İkiye Bölünen Ay Mucizesi (Şakk-ı Kamer, İnşikâk-ı Kamer)
 

İkiye Bölünen Ay Mucizesi (Şakk-ı Kamer, İnşikâk-ı Kamer)

Peygamber Efendimiz'in (S.A.V.) gösterdiği 1000'e yakın mûcize, insanlık âleminin ayları ve yıldızları hükmünde parlayan sahabelerin gözü önünde cereyan etmiş ve yalan üzerine ittifak etmeleri imkansız olan bu nûrânî cemaat tarafından bütün teferruatıyla gelecek nesillere aktarılmıştır. «Benden bilerek yalan bir şey haber veren, Cehennem ateşinden yerini hazırlasın.» mealindeki hadis-i şerîfin ikâzına karşı bütün zerreleriyle titreyip herkesten fazla titizlik gösteren ve yalan bir haber karşısında susmaları mümkün olmayan o imân kahramanlarından bize ulaşan hâdis ve mûcizeler, bugün modern bilim tarafından da tek tek tasdîk edilmektedir. İslâmî kaynaklarda "Şakk-ı Kamer", "Şakku'l Kamer" ya da "İnşikâk-ı Kamer" olarak geçen "Ay'ın ikiye yarılma mûcizesi" de bunlardan biridir.[1]

Nasıl Gerçekleşti?

Şakk-ı Kamer Mûcizesi, Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimiz, peygamberlikle vazifeli kılındıktan 8 ay sonra vukû buldu. Kureyş Kabilesi'nin ileri gelenleri, bir araya toplanmışlar ve Allah Resûlü'nden peygamberliğini ispatlayacak bir mûcize istemeye karar vermişlerdi. Hep birlikte O'nun bulunduğu yere doğru ilerlerken, gecenin ilk saatlerinde yaşanıyor ve Efendimiz (S.A.V.), pırıl pırıl parlayan Ay ışığı altında Hz. Ali, İbn-i Yemân, Abdullah İbn-i Mes'ud, Enes İbn-i Mâlik, Abdullah İbn-i Abbas, Cübeyr İbn-i Mut'im ve Abdullah İbn-i Ömer gibi büyük sahabelerle sohbet ediyordu.[2][3]

Onları çevreleyen müşriklerin mûcize görme ısrarları, had safhâya varıp sabır sınırlarını zorladığında, Peygamber Efendimiz (S.A.V.), yerinden doğruldu ve mübârek elini gökyüzünde bir altın tabak gibi parlayan Ay'a doğru celâlle kaldırdı. Yaratıldığı günden beri vazifesinden hiç şaşmamış olan Ay, Peygamber Efendimiz'in bu işaretiyle bir anda ikiye ayrılmış ve gerideki Mina Dağı, Ay'ın iki parçası arasında kalarak muhteşem ve tüyler ürpertici bir manzara teşkil etmişti.

Peygamber Efendimiz, etrafındaki sahabelere «Şahit olun, şahit olun» diye tekrarlarken; Kureyş Müşrikleri, şaşkınlıkla birbirine bakınıyor ve «Bize büyü yapıldı!» diyorlardı.

Bir başka Kureyşli de, «Muhammed, sadece bize büyü yapmış ve Ay'ı iki parça olarak göstermiş olmalı.» diyerek bu hâdisenin civâr beldelerden gelen kâfile ve kervanlara sorulmasını istiyordu. Bu teklif, diğerleri tarafından da ister istemez benimsendi ve ertesi sabah, Yemen ve başka taraflardan gelen kervanlar, soru yağmuruna tutuldu. hepsi de gece seyahat ettikleri için Ay'ın ikiye bölündüğüne şahit olmuşlardı. Bunun üzerine Mekkeli müşrikler, «Ebû Tâlîb'in yetimindeki sihir, semâya da tesîr etti.» diyerek inatlarını sürdürdüler. Peygamber Efendimiz'in yanında olmamalarına rağmen, bu mûcizeyi gören diğer müşrikler gibi küfürlerinde sâbir kaldılar.[4]

Hemen arkasından Allah kelâmı nâzil oldu:

«Onlar, bir mûcize görseler, ondan yüz çevirip "Normal bir sihir!" derler. Yalan söylerler, nefislerine uyarlar.» (Kamer Sûresi, 3.) [1]

Neden Herkes Görmedi?

Ay Mûcizesinin herkes tarafından görülmesi, Cenâb-ı Hak tarafından dünyada murâd edilen "imtihan sırrı"na ters düşecek ve ister istemez, bütün insanların imana gelmesine yol açacaktı. Bu yüzden Ay'ın iki parçaya ayrılması, insanların uykuda veya evinde oturduğu bir zamanda ânî ve kısa süreli olarak gerçekleşti. Ay'ın her gün farklı saatlerde doğması ve farklı menzillerde bulunmasının yanı sıra, o asırda gökyüzünü sürekli inceleyen âlimler de yok denecek kadar azdı. Aynı zamanda bâzı ülkeler, sis ve bulut gibi engellemelerden, bâzıları da saat farkından dolayı Ay'ı göremiyordu. Örneğin; bu mûcizenin gerçekleştiği saatte İngiltere ve İspanya'da Güneş yeni batıyor, Çin ve Japonya'da sabah oluyor, Amerika'da ise gündüz saatleri yaşanıyordu.[5]

Ay'ın görülmesi için yeterli olan şartlar, Arap yarımadasının dışında en iyi Hindistan'da gerçekleşmiş ve Dhar şehri kralı Raja Bjoh ve râiyeti tarafından bütün teferruatıyla takip edilmişti.[6]

Chamal nehri kıyısındaki sarayın balkonundan Ay'ın ikiye ayrıldığını gören kral, önce dünyanın sonunun geldiğini zannederek büyük bir korkuya kapılmış, daha sonra da bunun Arabistan'da zuhûr ettiğini duyduğu Peygamber'in bir mûcizesi olabileceğini tahmin ederek vezirini Mekke'ye göndermişti. Raja'nın veziri, Peygamber Efendimiz'le görüşme şerefine erişmiş ve Şakk-ı Kamer'in O'nun mûcizesi olduğunu anlayarak İslamiyet'i seçmişti.

Bugün, bu bahtiyâr hükümdarın torunları olan Bjohzâdeler, Hindistan'daki Dhar şehrinin hemen dışında ikâmet ediyorlar.[6]

Başkaları da Görmüştü

Şakk-ı Kamer Mûcizesi, sadece Raja ve saraydakiler tarafından görülmemiş; Hindistan halkı tarafından da seyredilmişti. Mûcizenin gerçekleştiği tarih, daha sonra bir başlangıç yılı olarak kabule dildi ve bazı eserler üzerine işlendi. Hatta bu ülkede ele geçirilen bir heykelde;

«Ay'ın ikiye yarıldığı senede yapılmıştır.»

ifâdesi bulunuyordu. Bu durum, bazı müfessirler tarafından sıkça nakledilmiş ve çok önemli bir delîl olarak gösterilmiştir.[7][8]

Orbiter IV, 67-1805


Bilim Görüyor

14 asır önceki astronomi ilminin ve haberleşme imkânlarının yetersizliği sebebiyle tam olarak görülemeyen veya görüldüğü halde haber olarak yaygınlaşamayan Şakk-ı Kamer Mûcizesi, 4 Mayıs 1967 yılında Florida'daki Cape Kennedy Uzay üssü'nden fırlatılan Orbiter IV uydusundan çekilen ay fotoğraflarıyla ister istemez gündeme gelmiştir. Orbiter IV'nin bu çalışmasında, Ay'ın Dünya'mızdan görülmeyen arka yüzü resimlenmiş ve 3000 kilometre mesafeden çekilen yakın plan fotoğraflarıyla Ay yüzeyinin •'lik bölümü incelenebilmiştir. 67-1805 numara ile arşivlenen bu fotoğraflarda, daha önce küçük bölümler halinde çekilen Ay fotoğraflarında fark edilemeyen bazı hususlar göze çarpmaktadır. Ay'ın arka yüzeyi, uzunluğu 240, genişliği de 8 kilometreyi bulan bir yarık tarafından boylu boyunca kuşatılmaktadır.[6]

Bu çatlağın merkezi, 65 derece güney ve 105 derece doğu olarak belirlenmiştir. Doğal sebeplerle meydana gelen çatlaklar, dalgalı ve düzensiz bir çizgi oluşturdukları halde, bu çatlak, mükemmel bir çizgi şeklindedir. özel bir sebebe dayandığı intibâını uyandıran bu çatlaklar, Ay'a ilk defa ayak basan astronot Neil Armstrong'un da dikkatini çekmiş ve kendi ifadesiyle onu hayrete düşürmüştür. Size bu haberi aktardığımız "The Muslim Digest" adlı dergi, Mısırlı âlimler tarafından Neil Armstrong'a  Şakk-ı Kamer Mûcizesinin anlatıldığını da ifâde etmektedir.[1]


Üç Asırlık Harita

Kurân, hâdis ve nakiller, Şakk-ı Kamer mûcizesi gerçekleşip Ay'ın iki parçaya bölündüğünü ifade ettiğine göre, bu parçaların tekrar birleşmesi sırasında meydana geldiği tahmine dilen çizginin Ay'ın tamamını dolaşması gerekmektedir. Yani, birleşme çizgisi veya çatlağı, Ay'ın dünyadan görünen yüzünde de bulunmalıdır.

Uzay çalışmalarını yürüten ülkeler, şu âna kadar Ay'ın bu yüzünü çevreleyen bir çatlaktan bahsetmemiştir. Ancak burada ortaya koyacağımız delil, sanırız astronomi sahasında daha önceden ele alınmamış veya gözlerden saklanmıştır. Bu delil, İtalyan gökbilimcisi Cassini tarafından günümüzden tam 311 yıl önce çizilmiş olan Ay haritasıdır.

Modern astronomiyle uğraşan bilim insanları tarafından fevkâlâde önemli bir kaynak olarak kabul edilen ve bilimsel yönü tartışılmadığı için bir çok kitapta yer alan bu harita, günümüzde çekilen Ay fotoğrafıyla mükemmel bir uyum arz etmektedir. Cassini'nin 311 yıllık bu haritasında, dünyamızdan görülen Ay yüzeyinin tamamını kuşatan ve tesadüflerle meydana gelmeyecek kadar muntazam olan bu çizginin varlığı, son derece açık ve net olarak görülmektedir. Bu haritayı inceleyen insaf sahiplerinin, cetvelle çizilmiş gibi muntazam olan bu çizgiyi ne şekilde yorumlayacaklarını bilemiyoruz. Ancak iki büyük taşın üst üste konduğunu ve bazı yerlerde derince çizgiler çizildiğini görüp de bunların uzaylılar tarafından yapıldığını iddia eden Daniken gibi âlimlerin bu harita karşısında suskunluklarının sebebini az-çok tahmin edebiliyoruz.[1]

Cassini Moon Map

Ay Yüzeyi Değişiyor mu?

Bu makalede Cassini'nin haritasından bahsetmemizin sebebi, mûcizenin gerçekleştiği zamana en yakın kaynak olması cihetiyledir. Çünkü Şakk-ı Kamer'den bu yana geçen 14 asır zarfında Ay yüzeyinde önemli değişmelerin olabileceği ve çatlakların yapısının bozulabileceği anlaşılmaktadır.

Ay yüzeyindeki değişmelerin bir sebebi, sıvı haldeki lavların taşması olarak belirtilmektedir.[9] Geçmişteki yıkılma ve bozulmaların çoğu, bu aşındırmadan dolayıdır. Mesela Ebemkuşağı Körfezi (Sinus İridum), bunun açık bir örneğidir. Yakın sayılabilecek bir geçmişte çember şeklinde olan bu körfez, sıvı haldeki lavlar tarafından tamamen tahrip edilmiş ve bir yay haline gelmiştir.

Ay yüzeyinin değişmesine neden olan bir diğer faktör de, sıcaklık derecesindeki ânî farklılıklardır. Güneş'in Ay üzerindeki belli bir noktanın üzerine çıkmasıyla birlikte, Ay yüzeyindeki sıcaklık, sıfırın altında -80 santigrad dereceden sıfırın üstünde +120 derecelere fırlar ve Güneş battığında yine eksi değerlere düşer. Bunun neticesinde kayalar patlayarak parçalanır ve uzun bir zaman dilimi içinde Ay yüzeyinin görünümü değişir.

Ay'ın son derece yoğun bir meteor yağmuruna mârûz kalması da, yüzeyinin hızla değişmesine yol açar. Ağırlığı bazen tonlarla ifade edilen göktaşlarının yapmış olduğu tahribat, tek kelimeyle dehşet vericidir. Hatta saniyede 40 kilometre hızla düşen 1 GRAM'lık göktaşları bile, kurşun tesiri yapar ve en sert kayalarda en az 30 cm. derinliğinde ve 60 cm genişliğinde bir çukur açar. Bilindiği gibi Dünyamızın etrafını çevreleyen Atmosfer tabakası, bu taşlar için mükemmel bir kalkan vazifesi görmektedir. Buna rağmen nâdîr de olsa düşen göktaşının açtığı dev kraterler, herhangi bir atmosfere sahip bulunmayan At yüzeyinin âkıbeti hakkında fikir verebilir.

Yukarıda saydığımız bu sebeplerden dolayı Ay'ın çehresi, her an değişmekte ve farklı bir yapıya kavuşmaktadır. Bu yüzden şimdi değişmiş veya kısmen kapanmış olsa bile, 311 yıl önceki Ay haritasında gösterilen o muazzam çatlak, önem arz etmektedir.

Şakk-ı Kamer Mûcizesi'nin günümüz tekniğiyle apaçık görülevilecek olan delilleri, Hâlık-ı Kâinât (Kâinât'ın Yaratıcısı) tarafından çeşitli sebeplerle gizlenip örtülmüş ve imtihan sırrına uygun hâle getirilmiş olabilir.[1]


Sonuç

Modern astronomi biliminin Şakk-ı kamer Mûcizesi'yle alâkalı tespitleri (ve inkârları) hangi boyutta olursa olsun, inanalar için fazla bir şey ifade etmez. Çünkü bu mûcize, bizzat Allah tarafından haber verilmiş ve Kurân-ı Kerîm'de açıkça zikredilmiştir;

«Kıyâmet yaklaştı ve Ay, yarıldı. Onlar, bir âyet (mûcize) görseler, ondan yüz çevirip "Normal bir sihir!" derler. Yalan söylerler, nefislerine uyarlar.» (Kamer Sûresi 1-3)

Evet, bu mûcizeyle alâkalı olan Kurân âyetlerinin meali budur ve o âyetlerde bildirilen hakikatlere karşı artık boyun eğmek sorunda kalan ve ders almaya karar vermiş görünen modern bilim, öğrenci koltuğuna oturarak araştırmalarına devam etmektedir. Ay, sadece resimlerle değil; jeolojik açıdan da incelebildiğinde, Şakk-ı Kamer Mûcizesi, bambaşka bir boyut kazanacaktır.[1]

Kaynaklar

[1] Gerçeğe Doğru, İstanbul 1996, c.2, fasikül 15, s.3-8.
[2] "Tecrîd-i Sarîh Tercümesi", İstanbul 1945, cilt:9, s.367, 372.
[3] Elmalılı Hamdi Yazır, "Hak Dini Kurân Dili", İstanbul 1960, c.7, s.4622.
[4] Kadı İyâd, "Eş-Şifa", İstanbul hicrî 1290, c.1, s.238.
[5] Bediuzzaman, "Sözler", s.588b.
[6] The Muslim Diegest, vol.34, nos:3-4, p.35.
[7] Ömer Nasûhî Bilmen, "Muvazzah İlm-i Kelâm", 3. Baskı, İstanbul 1959, s.161.
[8] İsmail Tekin, "İnşikâkü'l Kamer", Ankara 1970, s.17.
[9] Bilim ve Yaşam Ansiklopedisi, "Bilim ve Teknoloji" cildi, Gelişim Yayınları, s.241.



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Derya, 10.05.2016, 19:02 (UTC):
Hİç bir şey anlamadımbenkIsa yazı istiyorum

Yorumu gönderen: Hatice metin, 22.04.2016, 21:00 (UTC):
Rabbimize çok şükür tektir ve haktır elhamdülillah

Yorumu gönderen: Osman Karakılıç, 18.04.2015, 22:34 (UTC):
çok teşekkürler güzel bir yazı olmuş.

Yorumu gönderen: kankalemi, 25.12.2014, 21:18 (UTC):
DÜZELTİYORUM 1679'DA

Yorumu gönderen: kankalemi, 25.12.2014, 21:03 (UTC):
Google'dan 'Cassini's map of the Moon' diye arama yaparsanız medyum olup olmadığını anlarsınız. Bu haritayı 1692'de yapmış. Görünen o ki medyummuş(!)

Yorumu gönderen: isimsiz, 29.01.2010, 21:16 (UTC):
"Orbiter IV'nin bu çalışmasında, Ay'ın Dünya'mızdan görülmeyen arka yüzü resimlenmiş"

cassini'ye bak 1679 yılında orbiter'in çekmiş olduğu fotoğrafın aynısını çizmiş.. hem de ayın dünyadan görünmeyen kısmının aynısını çizmiş.. helal olsun adama.. medyum muymuş acaba?

Yorumu gönderen: music_art, 26.01.2010, 12:05 (UTC):
ne mutlu ki müslümanım ( Elhamdülillah ) ve kayıtsız şartsız inanıyorum...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36636782 ziyaretçi (102639922 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.