İmkansızlar Denizi
 

İmkansızlar Denizi

Ayşegül

Bu sabah, seninle uyandım; ama sen, yanımda yoktun. Aslında hiç olmamıştın; ama ben, yine de seninle uyandım. Günün ilk ışıkları, şu soğuk sonbahar sabahında güneşin elleri gibi dokunurken gözlerime, aklımda rüyalarım değil sen vardın. Ben kendime gelemeden, sen bana gelmiştin. Küçüğüm, geç gelmene rağmen erkenciydin...

Derken kelimelerin dansetmeye başladı gözümün önünde; "Seni sevdim!" dedin. İnanmadığımı söylediğimde "Beni çok kırdığını söylersem, belki buna inanırsın." dedin. Sustum, ne diyebilirdim? İMKANSIZLAR DENİZİ'nin en derinlerinde yüzüyordum. Çırpınırken, savaşırken, bir şekilde hayatta kalırken, en "imkansız" olarak çıktın karşıma! Nasıl git derdim? Kalman için rûhumdan kopan çığlıkları nasıl duymazdan gelirdim? "Kal, gitme..." diyemedim.

"Benden hoşlandın mı? Ben, senden hoşlandım." dedin... İnsanoğlu, ne garip; içine neler hapsediyor... İçerideki hapishane, dışarıdakine benzemiyor. Mâsum suçlular, haklı özgürlüklerini talep ederken; rûhunu acıtmak, yüreğini kanatmak pahasına mahkûmiyet kararı devam ediyor. Hapishâneye bir mâsum daha giriyor; "Küçüğüm, daha ilk kelimelerinle beni sıcacık bir battaniye gibi sardın." cümlesi, tüm mâsumiyetiyle cezalandırılıyor.

Kalabalıklar ülkesinde yalnız, saltanâtıma devam ederken; sen, beni periler diyarından sandın... Sihirli değneğimle ikimize dokunursam, sonsuza kadar mutlu yaşayacağımıza inandın... Ne acı ki gerçeklerin içinde hayâller, çabuk eriyor.. Tek bir insan, kocaman bir dünya olabiliyor, içine sevgi kainatını sığdırabiliyor...

Tek kişilik dünyana beni davet ettin; "Gel, seni kendimle topladım, ikimiz için bir dünya oldum." dedin.Ya ben, sıfırsam ve seninle toplanınca yine sen kalırsam...?

Tam "NEREDESİN AŞK?" diye sorarken, kendime geldim işte! "Selam," dedin; umut, sana büründü birden. "Beni yanına kabul et!" dedin, sen söylemeden ben kabul ettim; ama keşke bunu sen de bilseydin...

Şimdi, deli bir kasırga gibiyim. Her zerremde sen varsın! İMKANSIZLAR DENİZİ'nde en imkansız sensin! Hem hayat gibi varsın; hem öldüresiye, ölesiye yoksun! Ben, git desem de; sen, gitme gideme benden, kal ne olursun!

Haydi bana sarıl şimdi / Ne olur asıl şimdi / Gönlümüz gönlümüze esîr şimdi / Birbirimizden uzak her gün, asır şimdi / Sevdâ, başucumuzda dolaşır şimdi / Seni seviyorum de bana / Al koynuna asıl şimdi / Yüreğimizdeki hüzün dağlara bedel / Gözümden yaşları sil şimdi / Gönlüm, ben hiç sevemem derken / Bir ceylân bakışlıya esîr şimdi / Bir çiğ tanesi gibi her sabah erken / Bas beni bağrına; kalbim, senindir şimdi / "Seni seviyorum!" de bana / öp beni dudaklarımdan asıl şimdi... (Şiir: Mehmet Akif Ardıç, "Sarıl Bana")





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ((((calıkusuu)))), 07.07.2010, 07:34 (UTC):
Tek kişilik dünyana beni davet ettin; "Gel, seni kendimle topladım, ikimiz için bir dünya oldum." dedin.Ya ben, sıfırsam ve seninle toplanınca yine sen kalırsam...?Bu dizelerden sonra empatiye bile gerek yok gerçekten harika Ayşegül hanımın yazıları içinde en beğendiğim yazısı ve eklediği şiirde harika yazı ile bütünleşmiş kaleminize sağlık...

Yorumu gönderen: ayşegül, 27.09.2009, 17:31 (UTC):
size; sizin tarzınız da cevap vermemem,yorumunuza katıldığım izlenimimi bıraktı?ne var ki yaşca küçük olduğunuzu sanıyorum ve bu tutumunuzu genç olmanıza bağlıyorum."canım benim"i ben genelde kızınca kullanırım bunu iltifat olarak alıp,eğer kırıcı yorumuna ödül olarak algıladınsa,yanlış anlamışsındır CANIM BENİM!bu benim bu konuda son yorumum,ben yazar falan değilim,adminimizin hoşgörüsünü biraz zorladım ve sadece hissettiklerimi yazdım o kadar.ama şunuda ilave etmeden geçemeyeceğim,daha çooook saçmalamayı düşünüyorum:))

Yorumu gönderen: AZRA, 27.09.2009, 16:18 (UTC):
Sayın admin öncelikle herkes yorumunu özgürce yapabilir.Bir aşçı yemek yaptığında eleştirmenler yemeği eleştirir.Aşçı bu eleştiriyi kabul eder eleştiri ne kadar acı,sert ya da KABA olsa da !Ama sonuçta aşçı eleştiri ala ala en mükemmele ulaşır.Onu en mükemmele getiren o KABA cümlelerdir.Bana saçma gelen ise yazıların darma dağnık olması ve düşüncelerin daldan dala konması!!!Ben bu yazıdan hiç bir şey anlamadım.Siz bana anlaması kıt dersiniz ama sonuçta bende bir okuyucuyum.Son olarak söylemek isterim ki Ayşegül hanım bile bu kadar üstüne alınmamış ayrıca ben EMPATİ yaptığımda eleştiricime teşekkür ederim bana doğruları gösterdiği için!!!:)

Yorumu gönderen: Akhenaton (Admin), 27.09.2009, 15:45 (UTC):
Anlamadım; saçma bulduğunuz ne? Sizinle duygu ve ifâdeleri FARKLI YAŞAYAN insanlarla AYNI YOĞUNLULUĞU yaşamamak mı? Ya da siz(c)e ANLAŞILIR OLMAYAN, Duygu ya da terminoloji olarak yabancı gelen her yazıyı, şiiri ya da denemeyi SAÇMALIK olarak görüp bunu o yazı hakkındaki özgür kişisel yorum olarak niteleyebilmek mi?

Bu sitedeki her yazının herkese hitap etmesi beklenilemez. Ama YORUM YAZMANIN bile belirli nezaket ve SAYGI kurallarını gerektirdiği gerçeği de göz ardı edilemez. Lütfen yorumlarınızı yazarken; azıcık EMPATİ KURMAYI DENEYİN ve okuduğunuz bir yazıyı sizin hazırladığınızı, duygularınızı ya da bilgilerinizi kelimelerle kaleme döktüğünüzü ve başka bir arkadaşınızın yazınızı okuduğunda, ÇOK SAÇMA BİR YAZI OLMUŞ diye bu emeğinizi böyle ÖDÜLLENDİRDİĞİNİ düşünün. Çok zor birşey değil bunu yapmak. Sadece azıcık empati...

Yorumu gönderen: ayşegül, 27.09.2009, 15:37 (UTC):
canım benim;yinede lütfedip saçma olduğunu değerlendirecek kadar okuduğun için teşekkürler...biraz daha büyüyüp daha çok okuduğunda anlamaya elverişli hale geleceksin umarım.

Yorumu gönderen: AZRA, 27.09.2009, 15:10 (UTC):
admin valla ben olsaydım bu yazıya yer vermezdim...> Çok saçma olmuş yaa!!!Hiç bir şey anlamadım.Diyebileceğim tek şey saçmalığın dikalası!!!:)

Yorumu gönderen: ayşegül, 27.09.2009, 13:54 (UTC):
kesinlikle;son derece amatörce ve tamamen içten yazılmış bir yazı,özellikle tasarlanarak değilde,içimi titreten duyguları kelimelere dökmeye çalıştım sadece...sevgili adminimize hoşgörüsü ve harika şiiri için ayrıca teşekkür ediyorum.

Yorumu gönderen: Akhenaton (Admin), 27.09.2009, 12:47 (UTC):
Bu ay ki konular, tarih ağırlıklıydı. Ekim'e kadar olan 3-4 günü de şiir'e ayırmak uygun olacak herhalde :) Bu arada yazı, gayet içten ve güzeldi. Tebrik ederim...

Yorumu gönderen: Göksel, 27.09.2009, 12:06 (UTC):
imkansızlıklar denizi gayet güzel bir çalışma olmuş.Yani insanın içinde aynı anda bir çok duygu oluşturabiliyor;tedirginlik, sevgi,umutsuzluk,umut... Etkileyici bir yazı olmuş, fena değil yani.Daha güzel olabilirdi ama amötörce yazıldığı belli olan bir yazı hakkında daha fazla konuşmaya gerek yok.İnşallh bu yazıları geliştirirsiniz!!!Ama ilk deneme yazısıysa eğer başlangıç için fena değil:)!!!



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36667040 ziyaretçi (102693138 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.