İnsansız Bir Dünya (The World Without Us)
 

İnsansız Bir Dünya (The World Without Us)

İnsansız Bir Dünya ("Bizsiz Dünya"), ABD'li gazeteci Alan Weisman'ın, insanlar aniden yok olduğunda doğal ve yapay çevreye neler olabileceğini konu alan kitabıdır. St. Martin's Thomas Dunne Books tarafından yayımlanan kitap, Weisman'ın Discovery dergisinde yazdığı "Earth Without People" adlı makalenin genişletilmiş halidir. Büyük ölçüde düşünce deneyi şeklinde yazılan kitap, şehirlerin ve evlerin nasıl bozulacağı, insan yapıtlarının ne kadar uzun süre dayanabileceği, kalan yaşam formlarının nasıl evrimleşeceği gibi konulara odaklanır. Weisman, insanların yaşadığı çevrelerin 500 yıl içinde ormanlaşabileceği, radyoaktif atıkların, plastiklerin, bronz heykellerin ve Rushmore dağlarının yeryüzünde insan varlığının en uzun ömürlü kanıtları olabileceği sonucuna varır.

Daha önceki 4 kitabın ve pek çok makalenin yazarı Weisman, akademisyenler, bilim insanları ve otoritelerle görüşmek için dünya turuna çıktı. Doğal çevre etkenlerini açıklamak ve öngörüleri doğrulayabilmek amacıyla bu görüşmelerden alıntılar yaptı. Kitap çeşitli dillere çevrildi ve Fransa, Almanya, Japonya, Portekiz, İspanya, İtalya, Finlandiya ve Türkiye'de yayımlandı. Birleşik Devletler'de başarılı olan kitap Eylül 2007'de New York Times Best Seller listesinde altıncı ve San Francisco Chronicle'nin listesinde ilk sırada yer aldı. "Bizsiz Dünya", ayrıca Time ve Entertainment Weekly dergilerinin 2007 yılının kurgusal olmayan yazında en iyi 10 kitap listesinde ilk sırada yer aldı.

Weismann'ın "Bizsiz bir Dünya" adlı kitabı, Türkiye'de Altın Kitaplar Yayınevi tarafından satışa sunuldu. Kurguya göre gezegendeki insanlığın yok oluşundan saatler sonra dünyadaki ışıklar sönmeye başlayacak.

2 Gün Sonra

Elektrik kesintisinin ardından, Manhattan'daki gelişmiş metro ağının sular altında kalmasını önleyen pompalar devre dışı kalacak. İnsanların dünyadan birden bire kaybolmasının ardından New York gibi metropollerin altındaki tünelleri ve metroyu sular basacak.

İlk Hafta

Santralin yakıt ihtiyacını sağlayacak birileri yoksa dünyadaki şehirlerin ışıkları sönmeden önce santraller duracak. Tek çalışan santral sıradışı bir yapısı olduğu için Hoover santrali olacak. Yeraltı tünelleri de 36 kadar saat sonra, tünellere sızan suyla mücadele eden insanlar olmadığı için suyla dolmaya başlayacak. Nükleer santrallerde ise ortalama 2 yıl yetecek enerji vardır. Ancak üretilen enerji tüketilmeyeceği için reaktörler iki gün içinde kendiliğinden kapanacak. Santraller kapanırken güç azalacak şehirlerde kademe kademe karanlık başlayacak. Birkaç hafta sonra gezegen derin bir karanlığa gömülecek.

10 Gün Sonra

Marketlerdeki ve buzdolaplarımızdaki gıda maddeleri bozulmaya başlıyor. Evimizde beslediğimiz hayvanlar dışarı çıkamadıkları takdirde ölmüş olacak. Ama onlar için dışarı çıkmak demek hayatta kalmak demek değil. Fare gibi hayvanlar yavaştan evleri işgal etmeye başlayacak.

6 Ay Sonra

Kent alanları artık yaban hayat içermeye başlayacak. İnsanlar yüzünden yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalan vahşi hayvanlar "anayurtlarına" dönmeye başlayacak.

1 Yıl Sonra

1 yıl sonra Otoyollar, park alanları ya da asfaltta (kısaca güneş gören her yerde) bitki popülasyonu artmaya başlayacak. Dünya çapında, kentlerin bulunduğu yerlerde bir zamanlar doğal olarak yaşayan hayvanlar sokaklarda gezmeye, binaları sığınak olarak kullanmaya başlayacaklar. Yollardaki çatlaklarda otlar bitmeye başlayacak. Bina duvarlarındaki bitki popülasyonu arttıkça binalar zarar görmeye başlayacak. Doğal süreçler sonucu yangınlar ve seller olmaya başlayacak. Dolayısıyla insan ürünü olan her şey yanıp kül olmaya başlayacak. Bu durum, ortaya azot çıkmasını sağlayacak ve bundan beslenen bitkiler yönetimi ele geçirmeye başlayacak.

2-4 Yıl Sonra

Sularla dolan tüneller yavaş yavaş çöktüğü için binaların temelleri zarar görecek. Yollar da çökmeler meydana gelecek. Soğuk bölgelerdeki su boruları içlerindeki suların donmasıyla çatlayacak. bu durum, binaların duvarlarının da ayrılmasına neden olabilecek. insanlarla birlikte yaşayan hamamböcekleri ve küçük kemirgenler gibi canlılar, besinlerin tükenmesi nedeniyle ve ısıtma olmadığı için soğuktan etkilenerek bir kaç kış içinde tükenecekler. cadde ve sokaklarda, binalarda çatlayan asfalt ve betonun aralarında otlar ve ağaçlar bitmeye başlayacak. hava kirliliği ortadan kalktığı için binaların yüzeyleri likenlerle kaplanmaya başlayacak.

5 Yıl Sonra

Binaların yıkılmaya başlaması ile borulardaki gaz açığa çıkacak.Küçük bir cam parçasından başlayan kıvılcımla bile dev yangınlar çıkacak. Büyük kentlerin çoğu, giderek biriken kurumuş yaprakların yıldırımların etkisiyle tutuşması sonucunda yangınlara teslim olacak. ahşap binalardan geriye pek bir şey kalmazken, betonerme binalar, her ne kadar hasar görselerde ayakta kalabilecekler.

5 yıl sonra bitkiler her yeri kaplamış olacak. "En fazla ne kadar kaplayabilirler ki!" deyip küçümserseniz buna bir örnek var: Kamboçya'daki Angkor Tapınağı. 15. yüzyılda terk edilen bu tapınakların üstündeki ağaçlar gelişigüzel büyümüş ve dallarını tapınak duvarlarına dolamış. Zamanla, bir zamanlar insanların kullandığı, çocukların koşup oynadığı parklarda ve çim alanlarda kendi kendilerine fidanlar büyümeye başlayacak ve bu popülasyon şehre, binaların olduğu tarafa doğru yayılmaya başlayacak.

7-10 Yıl Sonra

Gaz borularının ve ısınmak için binalardaki yakıtların elektrik kıvılcımlarıyla yanmasıyla binalar artık kullanılamaz hale gelecek. Bu yanmanın etkisiyle betonarmeler iyice çürümüş olacak ve dökülmeye başlayacak. Çatıları sağlam olmayan binaların çatılarından sızan sular binaların içlerinde çürümelere ve ahşap binaların çatılarının çökmesine neden olacak. ısıtma sistemleri artık çalışmayan binaların çatı ve duvarları, sızan suların sürekli donması ve erimesi nedeniyle çatlamaya ve dağılmaya başlayacak.

20 Yıl Sonra

Mevsimlerin üzerinden geçtiği kentler içlerinde su birikintileri kalan binalar çürüyecek. Çoktan sular altında kalmış olan metro hattındaki trenler ve tünelleri çökmekten koruyan metal sütunlar ve kolonlar paslanmaya başlayacak ve tüneller çökecek. caddeler, derelere dönüşmeye başlayacak.

Aslında 20 yıl sonra insansız bir yere neler olabileceğinin yaşayan bir örneği var: Ukrayna'nın Pripyat şehri. Pripyat 2014 itibarıyla tam 28 yıldır boş. 1986'da gerçekleşen nükleer felaketten bu yana bomboş bu şehir. Pripyat'ı detaylı bir şekilde inceledikten sonra göreceksiniz ki, nükleer bir felaketten sonra bile yaşam devam ediyor. Doğa, böyle bir faciadan sonra bile kendini toparlıyor. Yine bu süre zarfında dondurucu soğukların yaşandığı yerlerdeki binalar, duvarlarının çatlaklarında biriken suların donup genleşmesinden dolayı zarar görecek. Bitkiler bu genleşmenin büyüttüğü çatlaklardan sızıp rutubetin de etkisiyle çatlakların içinde ilerlemeye başlayacak.

25 Yıl Sonra

25 yıl sonra Öncelikle belirtelim ki, kırsal kesimlerde insandan iz kalmayacak. Deniz seviyesine yakın olan şehirleri su basacak. Gökdelenlerdeki camlar sürekli darlaşıp genleşme baskısına dayanamayıp kırılmaya başlayacak. Boşalan ve harabe haline gelen bu gökdelenlerin yeni sahipleri kuşlar ve böcekleri olacak. Hamamböcekleri insanoğlunun artıklarıyla da beslendiği için bizim yok olmamıza üzülecekler, ama bu depresyon sadece 1 dakika sürecek ve hayatlarına kaldıkları yerden, kitapları ve bilumum şeyleri yiyerek, devam edecekler.

50 Yıl Sonra

Metro tünellerinin bakımsızlıktan çürümesi çökmesi sonucu tünellerdeki su yollarda dere oluşturmaya başlayacak.

Köprüler bakımsızlığın etkisiyle korozyon, yani paslanma sonucunda çökmeye ve yok olmaya yüz tutacak. Çürüme, köprüleri taşıyan ve binlerce ton taşıma kapasitesine sahip çelik kablolardan başlayacak.

75 Yıl Sonra

75 yıl sonra Artık kullanılmayan otomobiller bulundukları yerin iklimine göre değişen hızlarda çürüyecek. Kuru iklimdeki araçlar daha uzun sürede, nemli iklimdekiler daha kısa sürede çürüyecek.

50-100 Yıl Sonra

Doğa artık şehrin pis ortamını, kirli sokaklarını iyice temizlemiş ve kendi bünyesine almış olacak. Hemen hemen bütün binaların çatıları çökmüş olacak ve bu onların çöküşünü hızlandıracak. büyük depremler, belki de bazı kentleri yerle bir edecek.

150 Yıl Sonra

150 yıl sonra köpeklerimize ne olacak peki? Popülasyonu artan kurt sürüleriyle fazlaca haşır neşir olup, çiftleşip daha vahşi bir tür haline gelecekler (öngörülen bu). İnsan yok olduktan sonra en hızlı değişim ve temizlik muhtemelen denizlerde olacak, denizdeki canlıları avlayan kimse kalmayınca popülasyon arttıkça artacak. Köprülerin yıkılmasına sebep olan korozyon, insanoğlu yok olduktan 36 saat sonra suyla dolmaya başlayan yeraltı tünellerindeki çelik kirişleri de toza çevirmiş olacak.

200 Yıl Sonra

200 yıl sonra Çok dayanıklı olsa bile Eiffel Kulesi de yıkılmaz değildir. Normal şartlarda korozyondan korumak için her 6-7 yılda bir boyanan bu yapı, ilgilenen olmayınca korozyona yenik düşüp yıkılacak.

300 Yıl Sonra

Şehirdeki bir çok binayı yabani bitkiler saracak. Yapıların dayanıklılığı zayıflayacak. Binalardaki çelik iskelet dışındaki bölümler yavaş yavaş yok olacak. Asma köprüler bakımsızlıktan ve paslanmadan çökecek. ancak kemerli köprüler daha yüzlerce yıl ayakta kalabilecek.

500 Yıl Sonra

Yabanı bitkiler gökdelenlerin en tepesine kadar her yeri kaplayacak. Yabanı hayvanlar hayalet şehirlerin içerisinde barınmaya başlayacak. Belki de yeni canlı türleri ortaya çıkacak. Ilıman ve sulak bölgelerde ormanlar kentlerin yıkıntılarının üzerini büyük oranda kaplamış olacak. tarlalar da doğal bitki örtülerine kavuşacaklar. insan yapımı bir çok malzeme, özellikle plastik olanlar hala ortalıkta olacak. 500 yıl sonra İnsanoğlu yok olduktan 500 yıl sonra belki de insan medeniyetine dair hiçbir yapı, en azından hiçbir modern beton yapı kalmayacak. Romalılar tarafından bulunan betonun ilk hali yaşamaya devam edecek belki ama daha sulu bir içeriğe sahip modern beton zamana boyun eğecek.

1000 Yıl Sonra

1000 yıl sonra İnsana dair hemen hemen tüm medeniyet izleri silinmiş olacak. Her yer bitki, her yer doğa. Betondan, demirden, çelikten eser kalmayacak.

5000 Yıl Sonra

Atom bombalarının içerdiği nükleer başlıkların içindeki radyoaktif madde, aşınan başlıklardan dışarı sızmaya başlayacak ve plütonyum-239, çevredeki bir çok canlı için tehdit oluşturacak.

10.000 Yıl Sonra

10.000 yıl sonra nsan yapımı bir çok nesne toprağa karışırken, bronzdan yapılan heykeller çok da fazla bozulmadan insan ırkının yadigarı olarak kalıyor.  Beton, demir, çelik, kağıt, kısaca her şey çürümüş olacak. Ama sanmayın ki insan yapımı hiçbir şey kalmayacak. 10 bin yıl sonraya kadar dayanacağı öngörülen 3 adet yapı var: Çin Seddi, Gize piramitleri ve Rushmore Dağları. Çin Seddi, daha uzun bir süre varlığını sürdürebilecek. Gize piramitleri de kum tarafından kapatılana kadar yeryüzünü süslemeyi sürdürecek. (Mühendislik harikası olarak adlandırılan Hoover Barajı maalesef bu zamana kadar çoktan yıkılmış oluyor.) Rushmore Dağlarının binlerce yıl daha yeryüzünde kalması öngörülüyor, çünkü tek düşmanı rüzgar.

14.000 Yıl Sonra

Dünya ısısının azalmasıyla buzullar artacak. Buzulların şehirlerde yarattığı tahribat daha fazla olacak.

15.000 Yıl Sonra

Buzul çağı başlamış olacak ve orta enlemlere kadar inen buzullar şehirlerde ayakta kalan binaları yerle bir edecek.

35.000 Yıl Sonra

20. yüzyılda kurşunlu benzin kullanımı sonrasında ortaya çıkan kurşunun topraktaki derişimi normal düzeye inecek.

Buzul Çağı

Dünya sonunda Buzul Çağı'na girecek. Şehirler dev buzulların altında kalacak. Dev buzulların hareketleri sonucunda dev yapılardan arta kalanlar binlerce kilometre ötelere sürüklenecek. Belki New York'un Özgürlük Anıt'ı Avrupa sahillerine kadar gelecek.

100.000 Yıl Sonra

Atmosferdeki karbon dioksit oranı, endüstrileşmeden önceki düzeye inecek (bu daha fazla sürebilir)

250.000 Yıl Sonra

Atom bombalarından çevreye yayılan plütonyumun yaydığı radyasyon doğal düzeye inecek.

7.200.000 Yıl Sonra

Rushmore Dağı kafadarları, asteroit çarpması ya da güçlü bir deprem olmadıktan sonra varlıklarını sürdürmeye devam edecek. PCB ve dioksin gibi insan yapımı tehlikeli kimyasal bileşikler hala varlıklarını koruyor olacak.

1.000.000.000 Yıl Sonra

Plastiklerin bir çoğu hala bozulmadan kalmış olabilir. kimse bunların ne kadar dayanabileceğini tam olarak bilmiyor. Güneş ısısını artırmaya başladığı için yeryüzü giderek ısınmaya başlayacak. bir çok tür buna uyum sağlamakta güçlük çekerek yok olacak.

4.500.000.000 Yıl Sonra

Dört buçuk milyar yıl sonra ABD'deki yarım milyon ton Uranyum-238 maddesi, henüz yarı ömrünü tamamlamış olacak. Dünya, Güneş'teki değişimlere bağlı olarak daha da ısınmaya başlayacak. En az bir milyar yıl boyunca da, ilk zamanlardaki gibi bir mikrobik yaşam, varlığını devam ettirecek. Güneş, kırmızı dev haline gelerek iyice genişleyecek ve yeryüzü sıcaklıktan kavrulacak. Yeryüzünde yaşayan canlılar bu aşamadan çok uzun süre önce çoktan yok olmuş olacaklar...





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: MÜFREDAT, 03.09.2014, 14:36 (UTC):
Ammada Sallamışsınız yaaa



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36825735 ziyaretçi (102972551 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.