Çevre Kirliliği ve Çevre Kirliliğinin Önlenmesi
 

Çevre Kirliliği, Küresel Isınma

Çevre Kirliliği ve Çevre Kirliliğinin Önlenmesi

A. Çevre Kirliliği

Her türlü madde ya da enerjinin doğal birikimin çok üstündeki miktarlarda çevreye katılmasına çevre kirliliği denir.

İnsan milyonlarca yıl evvel dünya üzerinde yaşamış ve bulunduğu çevreyi de kendi arzusuna göre değiştirmeye başlamıştır. Bilhassa 20.yüzyıldan sonra artan nüfus, ulaşım, sanayinin gelişmesi ve insanın bir anlık para kazanma hırsı ile birey çevresini unutmuş ve kirliliğe terk etmiştir.

Kirlenme, kirleticilerin etkilediği ortamın niteliğine göre; hava, su ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırılır.çoğu kirletici, aynı anda birden çok kaynağı etkileyebilir.çevre kirliliği canlılar içinde en çok insanları etkilemektedir.böylece insanoğlu dolaylı yoldan kendine zarar vermiş olur. Çünkü; insan doğaya değil doğa insana sahiptir. İnsan doğaya zarar verince içinde bulunduğu halkaya zarar vermiş olur.

B. Çevre Kirliliğinin Sınıflandırılması

Çevrenin temel unsurlarından olan doğa, kendine has fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklere sahiptir. Bu özelliler dikkate alındığında çevre kirliliği şu bölümlere ayrılır:

B. l. Fiziksel Kirlenme

Çevreyi meydana getiren toprak, su ve havanın fiziksel özelliklerinin tamamının veya bir kısmının insan, hayvan ve bitki sağlığını tehdit edecek, olumsuz yönde etkileyecek biçimde bozulması ve değişmesi olayıdır. Örneğin; çeşitli fabrika atıklarının akarsu ve göllere boşaltılması, doğal erozyon ile toprakların göl ve denizlere taşınması açık kahverenginden, kırmızı siyaha kadar değişen renk almasına neden olmaktadır. Bu olay suların fiziksel kirlenmesidir.

B. 2. Kimyasal Kirlenme

Doğal çevreyi oluşturan toprak, su ve havanın kimyasal özelliklerinin canlıların hayati faaliyetlerini ve aktivitelerini olumsuz yönde etkileyecek biçimde bozulmasıdır. Örneğin; çeşitli fabrika katı ve sıvı atıklarının verimli tarım arazilerine veya akarsu ve nehirlere boşaltılması söz konusu tarım topraklarının, akarsu ve göllerinin zararlı ağır metallerle kirlenerek kimyasal kirlenmeye maruz kaldığım gösterir.

B. 3. Biyolojik Kirlenme

Doğal ortamı oluşturan toprak, hava ve suyun çeşitli mikroorganizmalarla kirlenmesi ve dolayısıyla mikrobiyolojik yapının bozulması mikrobiyal kirlenmeyi, aynı ortamların mikroorganizmalarla kirlenmesi ise biyolojik kirlenmeyi tanımlar. Örneğin, tarım alanlarının kanalizasyon suyu ile sulanması veya kanalizasyon sularının akarsu, göl ve denizlere boşaltılması ile kanalizasyon sularında bulunan hastalık yapıcı mikroorganizmalar toprağa, suya ve atmosfere geçerek bu ortamların mikrobiyolojik kirlenmesine yol açar.

C. Çevre Unsurlarına Göre Çevre Kirliliği

C. 1. Toprak Kirliliği

Toprak kirliliği, bilindiği gibi temizlenmesi en zor,bazense hiç mümkün olmayan tehlikeli bir ortam yaratır. Hayvan dışkısı mezbahalardan ve her türlü ekin biçme etkinliğinden gelen atıklar, toprak kirlenmesinin en önemli kaynağıdır. Bilinçsizce yapılan ilaçlama ve gübreleme, kaliteli ve birinci sınıf toprakların yerleşim ve endüstri için kullanıma açılması, toprak kirliliğini hızlandırmıştır. Pek çok kimyasal madde içeren tarım ilaçlarının (örneğin böcek öldürücüler, ot öldürücüleri, mantar ilaçları) su ve toprak kirlenmesinde önemli payı vardır. Toprağın yapısı bilinmeden yapılan gübreleme ve zararlılara karşı yapılan mücadelede kullanılan tarım ilaçlarının fazlası, bitki ve canlılara zarar verdiği gibi, yağmur suları ile içme ve kullanmayla yer altı su yastıklarına karışmakta hatta denizlere kadar sürüklenerek su kirliliğine neden olmaktadır. Erozyonla çok miktarda tarıma elverişli toprak kaybı söz konusudur. Verimli toprağın yok olmasından dolayı tarımsal üretimdeki düşüş, kalite bozulması, vitamin zincirindeki eksikliklerin yanı sıra erozyonla taşınan topraklar denizlerde ve akarsularda bulanıklık oluşturarak su içi ekolojik dengeyi de etkilemektedir.

Arazinin iyi ağaçlandırılmaması ve ormanların kaçak olarak kesilerek tarım alanı haline getirilmesi erozyona sebep olmakta, bu da dolaylı yoldan su kirliliğini oluşturmaktadır. Bunların yanı sıra sağlık sorunlarının da ortaya çıkması canlı yaşam için ciddi problemler oluşturmaktadır. Ancak makro ölçeklere bakıldığı zaman, insanların hızlı bir şekilde yüzey şekilleri üzerinde değişikliklere sebep oldukları görülmektedir.

Aşınma sonucu biriken tortular, toprağın bozulmasına yol açan bir başka etmendir.
Endüstri devriminin hızlanması ile bölgeler üzerinde şu değişimler hızla meydana gelmiştir.

  1. Bitki örtüsünün kalkması
  2. Arazilerin yanlış kullanıma açılması
  3. Ararsal yayılmalarının hızlanması
  4. Erozyonun hızlanması
  5. Flora ve faunada hızlı değişimler

C. 2. Hava Kirliliği

Hava, dünyayı çepeçevre saran gaz tabakasıdır. Hava canlılar için çok önemli bir gaz karışımıdır. Havanın kirletilmesi ise bütün canlıların yok olması demektir.

Hava kirliliği, havayı oluşturan gaz maddelerinin oranlarının değişmesi ve zehirli gazların aşırı birikmesi olayıdır. Hava kirliliğine yol açan beş temel madde; karbon monoksit, parçacık halindeki maddeler, kükürt asitleri, hidrokarbonlar ve azot oksitlerdir. Başlıca kirlilik kaynakları; motorlu taşıtların, enerji santrallerinin, sanayi tesislerinin, konut ısıtma sistemlerinin yakıt artıklarıdır. Ayrıca çöplerin, kömür atıklarının, tarıma elverişli toprak kazanmak amacıyla doğal çevrenin yakılması da benzer sorunlara yol açar. Dünyada nüfusun hızlı bir şekilde artması taşıt ihtiyacını da artırmıştır. Otomobil, uçak, tren, vapur gibi nakliye ve yolculuk vasıtalarından çıkan gazlar, hava kirliliğinde önemli rol oynamaktadır.

Evlerden ve fabrika bacalarından çıkan gazlar havayı kirleten faktörler arasındadır. Kentsel bölgelerdeki hava kirliliğine yol açan bir başka önemli madde de kurşundur. Kurşun, sanayi tesislerinden, zararlı canlılarla mücadelede kullanılan kimyasal maddelerden çıkar. Kirleticiler dışında bazı doğal etkenler de hava kirlenmesine yol açar. Güneş ışığındaki morötesi ışınlar hidrokarbonlarla ve azot oksitleriyle birleşerek fotokimyasal sis oluştururlar, ve bu da sıcaklık terselmesi (Özellikle kış günlerinde hava hareketlerinin olmadığı zamanlarda çevredeki soğuk hava çukur alanlara yığılır. Bu durumda, yere yakın kısımlarda hava soğuk, üst kısımlarda ise daha sıcaktır. Bu nedenle genel durumun tersine, yerden yükseldikçe hava sıcaklığı belli bir yüksekliğe kadar artar: İşte bu olaya sıcaklık terselmesi denir. Bu durumda, yere yakın alanlarda yoğunlaşan soğuk hava, bazen bir sis tabakası oluşturarak hava kirliliğinin artmasına sebep olur.) dönemlerinde atmosfer durgunluğuna neden olur.

Havada kirlenmeye yol açan maddelerin insanlar üzerinde çeşitli etkileri vardır. Havadan solunan karbon monoksit, kandaki oksijenin yerini alarak, vücuttaki hücrelere taşınan oksijen miktarının azalmasına yol açar. Kükürt oksitleri, solunum borusu ve akciğer dokularını etkileyerek, solunum sisteminde geçici ya da kalıcı rahatsızlıklara yol açabilir.

Başka pek çok kirletici de, etkileri doğrudan ya da kısa sürede gözlenememesine karşın, halk sağlığı konusundaki kaygıların giderek çoğalmasına neden olmaktadır.

Ulaşımın ağırlıkla karayolu trafiğine dayandığı Türkiye’de özellikle büyük kentlerde hava kirliliği önemli bir sorun durumundadır. Batı yönü dışında tümüyle dağ ve tepelerle çevrili Ankara, bu konuda çarpıcı bir örnektir. Sık inşa edilmiş binalarla dolu olan, değişik kömür ve akaryakıt türlerinin yakıldığı kentte kışlar büyük bir kirlilik içinde geçer.

Hava kirlenmesinden kaynaklanan ve 1980’lerin ortalarında gündeme gelen bir başka önemli tehlike de atmosferdeki ozon katmanının (tabakasının) incelmesidir. Havalandırma sistemlerinde, spreylerde, otomobillerde ve buzdolaplarında kullanılan kloroflorokarbon kökenli kimyasal maddelerin yol açtığı delinme, kutup bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Yeryüzüne ulaşan morötesi ışınların zararlı etkilerini azaltan ozon tabakasının delinmesi, bazı uzmanlara göre 20-30 yıl içinde etkisini gösterecek, yeryüzünde 40 milyon dolayında insanın cilt kanseri olmasına ve yalnızca ABD’de yaklaşık 800 bin kişinin ölümüne yol açacaktır. Bazı uzmanlar bu tahminlerde büyük yanılgı payı olduğunu öne sürmekte ise de, ozon katmanının delinmesinin yeryüzü için büyük bir tehlike oluşturduğu üzerinde herkes aynı düşüncededir.

C.3. Su Kirliliği

Doğal olarak kirlenmemiş bir su ortamında bulunan canlılar o su ortamıyla belirli bir denge içindedirler. Dıştan gelen herhangi bir olumsuz etken (bu etken suya karıştırılan bir kirletici olabilir) o ortamdaki doğal dengeyi bozabilir. Toplumun yapısı değişip kentleşme ve endüstrileşme süreci geliştikçe, su kaynaklarının çok yönlü kullanımı artmakta ve karmakarışık bir hal almaktadır. Örneğin toplumların yaşama düzeyi yükseldikçe kişi başına kullanılan su miktarı arttığı gibi, teknolojik gelişmeye bağlı olarak etkileri henüz bilinmeyen pek çok kirletici de sulara karışmaktadır. Bunun sonucunda su kaynaklarının sulama, su ürünleri, dinlenme, spor gibi amaçlarla kullanılabilirliği azalmaktadır.

Su kirliliği ayrıca, göllerin yaşlanmasına ve kurumasına yol açan ötrafikasyonu hızlandırır. Böylece suyun çeşitli amaçlarla insanlar tarafından kullanılması da kısıtlanmış olur. sanayi atıklarının, böcek ilaçlarının ve öteki zehirli madde atıklarının, sudaki çözünmüş oksijeni tüketmesi, balıkların kitle halinde ölümüne neden olur.

Tarım ilaçları, böcek öldürücüler ve kimyasal gübreler de su kirlenmesinde önemli rol oynarlar. Bu tarım atıklarının etkileri, kentler ile kentlerin çevresinde yoğunlaşmış yerleşim birimlerinin atıkları kadar büyük boyutlarda olmamasına karşın önemli kirleticilerdir.

Evlerden, ticaret ve sanayi kuruluşlarından kaynaklanan kanalizasyon atıkları su kirlenmesine yol açan başlıca etkenlerdendir.

Sudan yararlanan sanayi kuruluşları da bir dizi değişik etkisi olan kirleticilerin sulara karışmasına yol açar. Sanayileşmenin hızla ilerlemesiyle, sanayi atıkları, kanalizasyon atıklarını birkaç kat aşmıştır. Su kirliliğinde en önemli oynayan sanayi dalları, kağıt, kimya, petrol ve demir-çeliktir. Enerji santralleri de büyük miktarda atık ısının sulara karışmasına neden olur. Plastik üretiminde kullanılan maddeler, insan, hayvan ve bitki yaşamı için büyük tehlike oluşturmaktadır.

Türkiye’de Marmara Denizi, Haliç, İzmir ve İzmit Körfezleri, Burdur Gölü su kirliliğinin en yoğun olduğu bölgelerdir. Ama yoğun turizm etkileri ve enerji santrallerinin yapımı Akdeniz kıyılarını da tehdit etmektedir.
Su kirliliğine sebep olan bir başka etken de atık ısıdır. Isıl kirlenme, biyolojik ve kimyasal tepkimeleri hızlandırır ve çözünmüş oksijen miktarının hızla azalmasına yol açar. Su sıcaklığı balıkların yaşamasına olanak vermeyecek düzeye yükselebilir. Bu durum, zararlı alglerin gelişmesine de ortam hazırlayarak, besleyici madde atıkları, deterjan, kimyasal gübre ve insan atıkları gibi kirleticilerin etkisini çoğaltır. Sonuçta, atık ısı, göllerdeki ötrafikasyonu hızlandırır.

Su kirliliğine yol açan etkenleri, kısaca şöyle sıralayabiliriz.:

  1. Tarımsal faaliyetlerin sonucu
  2. Toprak erozyonundan, (doğal kayma ve yapay olgular sonucu)
  3. Bitkilerin çürümesinden kaynaklanan kirlenmeler
  4. Hayvansal atıklar
  5. Tarımsal mücadele ilaçlarından kaynaklanan kirlenme
  6. Endüstriden kaynaklanan kirlenme
  7. Kimyasal kirlilikler
  8. Fizyolojik kirlilikler
  9. Biyolojik kirlilikler
  10. Atmosferik kirlilikler
  11. Zehirli varil veya tehlikeli atıkların gizli gizli gömülmesi veya atılmasından kaynaklanan kirlenmeler.
  12. Yerleşim alanlarından gelen kirlenmeler
  13. Rüzgarın etkisiyle taşınanlar
  14. Endüstri ve evsel atıklar.

Faaliyet gösteren bu taş ocaklarının yakınlarında bulunan yerleşim alanları, taş ocaklarındaki patlatma işlemi sonucunda, gürültü ve sarsıntı kirliliğine maruz kalmakta, kuyu ve dereler taşmaktadır. Patlama ve sarsıntılar sonucunda yöre halkında korku ve huzursuzluklar da meydana gelmektedir. Öneriler: Kayacın patlatılması, kamyona yüklenmesi, ham madde silosuna taşınması, kamyonun malzemeyi boşaltması, kırma işlemleri, bantlarda taşınma, elekleme, mamulün kamyonlara yüklenmesi, kullanım yerine taşınması, çalışan insanların temel ihtiyaçlarını karşılaması vb. işlemler sırasında çevreye verilen zararlı atıkların, çevreye yayılmasının önlenmesi veya en aza indirilmesi amacıyla şu işlemlerin yapılması önerilmektedir; Kayacın patlatılması için patlayıcının çok miktarda kullanılması yerine, çok sayıda yere az miktarda patlayıcı kullanılarak yapılmalıdır.

Malzeme kamyona yüklenmesi sırasında spreyleme yöntemiyle nemlendirilmeli ve mesafe uzaksa kamyonun üzerine branda çekilmelidir. Ayrıca kamyonun ham madde silosuna geçişte kullandığı yol asfaltlanmalı veya toz kalkmasını önleyecek duruma getirilmelidir. Malzemenin ham madde silosuna aktarılması sırasında çıkan tozun en aza indirilmesi için malzeme nemlendirilmelidir. Malzemenin kırılması ve bantlarda eleklere taşınması sırasında çıkan toz ve dumanın önlenmesi amacıyla kapalı sistemler (su pulverizasyon toz indirgeme sistemi) kullanılmalı ve sprey sulama yapılmalıdır. Mamul kamyonlarla taşınırken çıkan toz, duman ve iri taneli malzemenin çevreye yayılmasının engellenmesi için kamyon üzerine branda çekilmelidir. Böylece çeşitli büyüklükteki taşların seyir halindeyken can ve mal güvenliğini tehdit etmemesi sağlanmalıdır. Endemik bitkilerin bulunduğu alanlara yakın yerlerde bu işletmelere izin verilmemelidir.

D. Çevre Kirliliğini Önlemek İçin Alınması Gereken Tedbirler

  1. Sanayi kuruluşları, gürültü sınırlarını normal seviyede tutmalı.
  2. Termik bacanın ses çıkarması engellenmeli.
  3. Kara ve demiryollarının yakınında oturan insanlar gürültü kirliliği konusunda bilinçlendirilmeli
  4. Görüntü estetiğini bozan binalar düzenlenmeli.
  5. Modern toplu konutlar yapılmalı.
  6. Dış görünüşü bakımsız olan fabrikalar kendilerine çekidüzen vermeli.
  7. Termik santral kaldırılmalı.
  8. Yeşil alanlar artırılmalı.
  9. Bir an önce doğalgaz kullanımına geçmeli.
  10. Fabrikalar bacalarına filtre takmalı.
  11. Çukur bölgelerde temiz hava akımını sağlayacak sistemler kurulmalı.
  12. Çevre kirliliği haritası çıkarılmalı.
  13. Hava kirliliği ölçümleri yapılmalı.
  14. Yeşil alanlar artırılmalı.




Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: hayhay, 05.05.2016, 20:22 (UTC):
Her türlü madde ya da enerjinin doğal birikimin çok üstündeki miktarlarda çevreye katılmasına çevre kirliliği denir.

İnsan milyonlarca yıl evvel dünya üzerinde yaşamış ve bulunduğu çevreyi de kendi arzusuna göre değiştirmeye başlamıştır. Bilhassa 20.yüzyıldan sonra artan nüfus, ulaşım, sanayinin gelişmesi ve insanın bir anlık para kazanma hırsı ile birey çevresini unutmuş ve kirliliğe terk etmiştir.

Kirlenme, kirleticilerin etkilediği ortamın niteliğine göre; hava, su ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırılır.çoğu kirletici, aynı anda birden çok kaynağı etkileyebilir.çevre kirliliği canlılar içinde en çok insanları etkilemektedir.böylece insanoğlu dolaylı yoldan kendine zarar vermiş olur. Çünkü; insan doğaya değil doğa insana sahiptir. İnsan doğaya zarar verince içinde bulunduğu halkaya zarar vermiş olur.

Yorumu gönderen: KÜRŞAT????!!!!!!, 25.04.2016, 12:44 (UTC):
ÇOK KLASİK DAHA DEĞİŞİK OLSAYDI..

Yorumu gönderen: Ggg, 12.04.2016, 12:51 (UTC):
Güzel ama hepsi aynı

Yorumu gönderen: Duygu, 18.12.2015, 17:44 (UTC):
Gerçekten çok işime yaradı☺

Yorumu gönderen: Selena, 11.10.2015, 13:24 (UTC):
Bunun yazari

Yorumu gönderen: özge , 08.10.2015, 16:38 (UTC):
çok işime yaradı bunu yapanın ellerine sağlk

Yorumu gönderen: melek, 10.05.2015, 08:40 (UTC):
Çok teşekkürler.İşime çok yaradı.Bana göre öğretmende beğenir.

:D

Yorumu gönderen: EFE, 05.05.2015, 17:55 (UTC):
ÇOK TŞK EDERİM :) AMA HER SİTEDE AYNI :(

Yorumu gönderen: uyamca, 22.04.2015, 11:43 (UTC):
harikaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa??????????

Yorumu gönderen: saane, 13.04.2015, 14:31 (UTC):
şimdi okicam merağ edim

Yorumu gönderen: serhat, 05.04.2015, 10:07 (UTC):
isime yaradı cok saol :D

Yorumu gönderen: misafir, 28.03.2015, 17:10 (UTC):
Çok guzel bir site sayenizde ders icinden 100 aldim cok sagalun!!!!!!!!!!!!!

Yorumu gönderen: hakan, 26.03.2015, 08:16 (UTC):
bunları önleyiniz

Yorumu gönderen: sahip, 18.03.2015, 15:25 (UTC):
Bazıları da çok ergence yorum atıyor.Normalce beğendiğinizi söyleyebilirsiniz.

Yorumu gönderen: harun, 06.01.2015, 17:25 (UTC):
çevre kirlliği çok kötü bir şeydi

Yorumu gönderen: adsızzz, 15.12.2014, 18:54 (UTC):
arıtma tesisleri kurulmalı
çöpler çöp kutusuna atılmalı
yere çöp atanlar uyarılmalı
arıtma tesisleri kurulmalı
geri dönüşümü olan maddeler geri dönüşüme gönderilmeli
ağaç dikilmeli

Yorumu gönderen: deniz, 31.05.2014, 16:43 (UTC):
çokta güzel olmasa iyimişş :):):)

Yorumu gönderen: adı yok, 30.05.2014, 18:26 (UTC):
çoğğğ güzel sosyal ödevim için lazımdı

Yorumu gönderen: mustik955, 28.05.2014, 17:25 (UTC):
inşallah fenden 100 alırım bunu çok istiyorum .....güzel bir site

Yorumu gönderen: mira, 28.05.2014, 17:21 (UTC):
gerçekten çook güzel bir site konuyu kısa ve güzel bir şekilde anlatmış keşke ilk önce bu siteye baksaydım daha güzel bilgiler toplardım..bu siteden yararlanmadım ama çok geğendim ellerinize sağlık çok güzel olmuş :))

Yorumu gönderen: MUstAfA, 28.05.2014, 17:11 (UTC):
100 100 bekliyorum..............

Yorumu gönderen: musti34, 28.05.2014, 17:00 (UTC):
proje ödevinden 100 almak istiyorum ...

Yorumu gönderen: mustafa, 28.05.2014, 16:09 (UTC):
çok uzun

Yorumu gönderen: eray, 25.05.2014, 12:13 (UTC):
çok teşekkürler bu konuyu yazandan çıkarandan ALLAH RAZI OLSUN.

Yorumu gönderen: illuminati araştırmacısı, 24.05.2014, 07:35 (UTC):
çok uzun be ya

Yorumu gönderen: dilara su, 20.05.2014, 15:01 (UTC):
çok teşekkür ederim ödevim için yardımcı oldunuz çok saolun inşallah proje ödevimden 100 alırım :)

Yorumu gönderen: ali mert, 19.05.2014, 09:01 (UTC):
ödevim vardı teşekkür ederim

Yorumu gönderen: ARI, 11.05.2014, 16:35 (UTC):
GUZELMİŞŞŞŞŞŞŞŞŞ

Yorumu gönderen: semih balcı, 10.05.2014, 15:36 (UTC):
çoook güzel proje ödevime yardım etti

Yorumu gönderen: AHMET KALECİ, 07.05.2014, 14:36 (UTC):
VERDİĞİNİZ BİLGİLER İÇİN ÇOK TEŞEKÜR EDERİM

Yorumu gönderen: aslı, 05.05.2014, 14:31 (UTC):
çooook saolun proje ödevime çok yardırdımcı oldu resim de çok güzel

Yorumu gönderen: sahra, 03.05.2014, 10:20 (UTC):
çoooooooooooooook teşekkür ederim. proje ödevimde çok yardımcı oldu...

Yorumu gönderen: tugayreis, 21.04.2014, 15:59 (UTC):
çokkkkkk saol sosyal ödevimi yaptım ama biraz uzundu

Yorumu gönderen: aybuke, 18.04.2014, 14:39 (UTC):
çok teşekkürler sayenizde ödevimi yaptım

Yorumu gönderen: pelin, 14.04.2014, 20:45 (UTC):
işime yaradı

Yorumu gönderen: ATA , 06.04.2014, 19:16 (UTC):
cok güzel her site boyle değil ellerinize sağlık :)

Yorumu gönderen: EsMa NuR KaRa, 19.03.2014, 06:55 (UTC):
Çok Teşekkür Ederim Çok Güzel Bir Site Yazdığınız Yazılar İşime Yaradı Yanlız Biraz Daha Kısa Olsaydı Çok Daha İyi Olurdu ... Bu Siteyi Kurduğunuz İçin Teşekkür Ederim ...

Yorumu gönderen: malmıyım, 09.01.2014, 11:19 (UTC):
çokuzun ama

Yorumu gönderen: gizem, 23.12.2013, 16:28 (UTC):
çok güzel ama biraz uzun yapmışsınızözetini yazsaydınız daha iyi olurdu

Yorumu gönderen: YuNuSCaN, 19.12.2010, 09:07 (UTC):
eyvallah hacı valla sağol züper olmuş işime yaradı :D ;)

Yorumu gönderen: fedf, 18.12.2010, 15:51 (UTC):
çok güzel

Yorumu gönderen: berkay, 18.12.2010, 08:02 (UTC):
performans ödevimi burdan yaptım bu kuruma çok teşekkür ediyorum

Yorumu gönderen: zeynep , 17.12.2010, 12:56 (UTC):
çok güzel tam ödevime göre tşk...

Yorumu gönderen: £rKaN, 17.12.2010, 10:13 (UTC):
ç0kkkk teşekkür ederim 100 aldım

Yorumu gönderen: gizem, 15.12.2010, 17:54 (UTC):
siteniz çok güzel performans ödevimi yaparken bu sitenin de yardımı oldu sağolsun

Yorumu gönderen: $€£æ, 14.12.2010, 19:09 (UTC):
bilgi ylasım saolun ödm için grekli oln ksım d şıkıydı stn onu yazmıstım GooGleye ama olsnn

Yorumu gönderen: eren, 14.12.2010, 17:36 (UTC):
çok güzel yahu

Yorumu gönderen: beyzanur, 12.12.2010, 14:20 (UTC):
HASRET abiye çok teşekkür
ediyorum çünkü bundan tam 98
aldım ve çok mutluyum HASRET
abiye yeniden teşekkür ediyorum

Yorumu gönderen: hasret , 09.12.2010, 19:33 (UTC):
performans ödevimde bu siteden yararlandım sizlere ve busiteyi kuranlara teşekkür ederim

Yorumu gönderen: Dilara, 05.12.2010, 08:46 (UTC):
çok teşşekkkür ederim



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36621953 ziyaretçi (102613159 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.