Öyle Bir Genç Ki
 

Öyle Bir Genç Ki!...

Cihat Zafer

Beklediler... Bekliyoruz... Karanlığı kara yurduna iten güneş gibi gelecek... "Beklediğiniz genç benim!" bile demeden, damarına uyuşukluk zerk edilmiş nesilleri, "faaliyetlerin en şereflisine" götürme işine dört elle sarılacak gençlik gelecek diye... Biliyorum, geleceksin!

Donduran kış günlerinin ardından, buzları eriten bahar gibi geleceğini, fikirleri ve hisleri buz tutmuş nesilleri çözeceğini, "ebedî saadeti kazandırıcı" davanın "gönüllü erleri" haline getireceğini biliyorum... Geleceksin!

Yoldadır o gençlik ki... "Hizmette vazife düşse..." diye çırpınan bir genç olarak, aralarına karışmak istediğim "nesli cedid"in habercileri, onlardır... Gençliğin paha biçilmez, bir daha ele geçmez bir hazine olduğunun şuurundadırlar. Gün değil an dahi geçirmeden mürşidini bulması gerektiğinin, inancının ve milletinin layık olduğu yeri almakta geciktiğinin farkında...

El ele vermiş, ideali bir, omuz omuza yürüyen cemiyetin en ön safında, "bütün sahte değerlerin yerine hakîkî kıymetleri koyma" davasındadırlar... Eli yüzü nur, o gençlik geliyordur.

Çığlık çığlık dört bir yana savurduğumuz "NEREDESİN" feryadını işitip; "Acele ettim, kışta geldim. Sizler, cennet asa bir baharda geleceksiniz." müjdesiyle irkilmiş... Kendisine; içinde yanan ateşin sıcaklığını gözbebeklerinde hissettiği zaman ve "Dertliyim!" diye haykırdığı andan itibaren, "süt bekleyen yavrucağızı yalancı memeyle kandırmak benzeri" bir tutumla cevap veren, kanayan yaralarına spor, müzik, gayri meşru ilişkiler ve Kaf dağı kadar yakın (!) mesafede, mükemmel bir meslek ile deva bulacağını iddia edenlerin karşısına dikilmiş; Yıldırım hızıyla hakikate erip "Elveda BOŞ yıllar, elveda aldanış" diyecek bir gençlik....

Gelecek gençlik, ilimde ve imanda bitmezi, eskimezi, değişmezi bulmuştur. Anadan, yardan, serden geçmiş de, inancından ve davasından dönmemenin timsali olmuş... Para, şöhret, kadın ve daha ne varsa, önüne sürülen bütün rezil teklifleri bir lahza düşünmeden reddeden... Sevgililer Sevgilisi'nin aşkından alıkoyan ve alıkoyma yolundaki bütün göstermelik engelleri "Bahanedir!" sedasıyla bir hamlede geçip; Mukaddesleri ellerinden alınanların sıcacık gözyaşlarını taze tenli eliyle silici...

İnanmasının lüzumuna inanmaz malum çevrelerin cemiyete empoze ettiği dindar tipinden derhal uzaklaşıcı ve bu tipi, hal, ve tebessümüyle devirici gençliktir gelecek gençlik...

Ben, o gençliğe "gel" derim... Ve gelecekler... "Kalınız, vazifeniz, ardımızdan yürümektir" gürleyişiyle bizi davanın başına çağıracaklar. O zaman... O kutlu vakit, getirdikleri baharın kutlu meyvelerine yetişemesek de, öze dönüşün, kendine gelişin heyecanını hissedeceğiz. O gençlerle gençleşeceğiz, o gençlerle büyüyeceğiz... [1]

Kaynaklar

[1] Gerçeğe Doğru Dergisi, cilt: 1, fasikül: 10, s.18-19.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36750950 ziyaretçi (102841749 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.