Ülker Yıldızı (The Pleiades)
 

Ülker Yıldızı, Süreyya, M45, Yedi Kız Kardeş, Peren, Pervin, The Pleiades

Ülker Yıldızı (The Pleiades)

"Ente şems’un, ente Bedr’un, ente nûr’un âlâ nûr,
Ente misbahus-süreyya Yâ Hâbîbi, Ya Resûl."


Ülker veya Süreyya, (M45, Yedi Kız Kardeş, Peren veya Pervin olarak da anılır, ing. The Pleiades) bir açık yıldız kümesidir. Boğa takımyıldızında (Taurus) bulunur (Yahudilerce kutsal olduğu kabul edilir). Dünya'ya en yakın açık yıldız kümelerinden ve büyük ihtimalle de en ünlü ve çıplak göze en güzel gözükenlerdendir. Ülker yıldız kümesinin yaklaşık 440 ışık yılı (135 parsek) uzaklıkta olduğu bilinmektedir.

Yıldız kümesinde son 100 milyon yıl içinde oluşmuş sıcak mavi yıldızlar başı çekmektedir. Astronomların hesaplarına göre Ülker yıldız kümesi, gelecek yaklaşık 250 milyon yıl boyunca varlığını sürdürdükten sonra dağılacaktır.

Bu küme, Hyades'in bir karış uzağındadır ve oldukça belirgin bir kümedir. Şekli küçük bir kepçeyi andırır. Birbirine çok yakın bu yıldızların kapladığı alan parmağınızın ucu kadardır. Böylesine sıkışık olmaları, bu kümeyi, ışıklı küçük bir grup haline getirmiştir. Ülker yıldız kümesi, fiziksel büyüklük ve yıldız sayısı bakımından Hyades'e çok benzer. Fakat Ülker yaklaşık 440 ışık yılı uzaklıkta olduğu için biraz küçük görünür.



Ülker'in teleskop kullanılarak ve uzun süre poz verilerek alınmış fotoğraflarında, bu yıldızların etrafında mavi renkli güzel bir "peçe" görülür. Bu yapı, ilk kez 1859'da gözlenmiştir. Ülker kümesi, uzayın oldukça tozlu bir bölgesinde bulunmakta ve genç yıldızların parlak mavi ışığı, çevrelerindeki bu tozu aydınlatmaktadır. Bu durum, Ülker kümesinin uzun poz verilerek teleskopla alınmış başlıktaki fotoğrafında da görülmektedir. Çıplak gözle altı üyesinin görünmesine rağmen bu kümenin 100'den fazla üyesi olduğu bilinmektedir. Böylesi kümelerdeki yıldızlar, yaklaşık olarak aynı zamanlarda, aynı gaz ve toz bulutu içerisinde (aynı kimyasal element oranları ile) doğarlar ve uzayda hep beraber aynı yönde ilerlerler. Yani gerçekten "kardeş" sayılabilirler!

Ülker kümesinin yaşı astrofizikçilerle 60 milyon yıl olarak hesaplanmaktadır. Bu, yeryüzü tarihi açısından oldukça yakın bir dönemdir. Yıldızların yaşam öykülerini anlamada, bu türden aynı anda doğmuş, fakat farklı kütle ve özelliklerdeki yıldız gruplarını incelemek gökbilimcilere çok önemli ipuçları sağlamaktadır.

Mitoloji

Mitolojide Ülker, Boğa'nın omzundaki bir damga biçimindedir. Boğa'nın boynuzları, Hyades'ten sola aşağıya Arabacı'ya doğru uzanır. Kümedeki yıldızların isimleri, Yunan mitolojisinde Atlas ve kızları Alcyone (Alsiyon ok.), Merope, Electra, Sterope, Celaeno (Selano ok.), Maia (Maya ok.) ve Taygete ile eşi Pleione'ye ayrılmıştır. Burçları, ekinlerin olgunlaşma zamanı ve deniz mevsiminde görünürdü. Efsaneye göre, Zeus, Titan'larla olan savaşında, zaferi kazandıktan sonra, savaşta karşı tarafı tutan Atlas'ı, yeri ve gökleri sırtında taşımaya mahkum etmiş; giderek yeryüzü ve gökyüzü haritalarını içeren kitaplar, bu nedenle Atlas diye isimlendirilir olmuşlardır. Bu gelenek, günümüzde de sürmektedir. Ülker, yani bu yedi ilahi kız kardeşin güzel olduklarına inanılırdı. Güzellikleri nedeniyle Olympos'lu bazı tanrılarla ilişkileri de olmuştur.

İsimler

Ülker'in görünen yıldızları Yedi Kızkardeşler olarak da bilinir. Doğulu ve batılı pek çok şair, eserlerinde bu yıldız kümesine atıfta bulunmuştur. Bunlar arasında Homeros, Ömer Hayyam, Hafız, Sadi, Milton... sayılabilirler. Mehmet Akif'in Çanakkale Şehitleri şiirinde geçen "yedi kandilli Süreyya" da Ülker olmalıdır. Fakat pek çok insan çıplak gözle kümenin yalnızca altı yıldızını görebilir. Bir varsayıma göre, yıldız ve takımyıldızlara ilk kez isim verenler zamanında, kümedeki yedinci yıldız da görülebilecek kadar parlaktı veya her nasılsa yedinci yıldız da fark edilmiş olmalı. Eski denizciler, bu gruba yelken açma yıldızları derler, yalnızca Ülker'in gözüktüğü dönemlerde denize açılırlarmış. Görünmediği zamanlar fırtınalar yakın sayılırmış.

Yapısı

Ülker'in X-ışınları fotoğrafı yıldızları sıcak atmosferleriyle ortaya çıkarıyor. Yeşil kareler yedi parlak yıldızı gösterir.

Küme çekirdeğinin yarıçapı yaklaşık olarak sekiz ışık yılı, gelgit yarıçapı ise yaklaşık 43 ışık yılıdır. Küme istatistiksel olarak doğrulanan 1,000'in üzerinde yıldız içerir, ancak bu rakama henüz çözümlenmemiş ikili yıldızlar dahil değildir. Kümeye hakim olan genç, sıcak, mavi yıldızlardır ve gözlem şartlarına bağlı olarak çıplak gözle görülebilir. Kümenin toplam kütlesinin 800 Güneş kütlesi olduğu hesaplanmaktadır.

Kümede pek çok kahverengi cüce içerir, nesnelerin kütlesi Güneş'in kütlesinin %8'idir ve henüz çekirdekleri nükleer füzyon tepkimeleri yaratacak kadar ağır değil. Gökbilimciler, Ülker kümesi ve diğer küçük gruplardaki kahverengi cücelerin incelemeleri için büyük çaba harcamaktadırlar çünkü küçük kütleye sahip cisimler çok sönük olduklarından, belirlenmeleri son derece güç. Yeni keşifler, gökbilimcilerin kahverengi cücelere ilişkin geliştirdikleri teorileri karşılaştırma olanağı sunmakta. Gerçekte, varlığı bilinen kahverengi cücelerin atmosfer yapıları hakkında çok az bir bilgi birikimine sahibiz.

Gözlem Bilgisi

Bu kümenin amatör gözlemciler için en önemli özelliği, çıplak gözle her koşulda gözlenebilecek kadar parlak, bir o kadar da etkileyici olmasıdır. Ülker, parlaklığı sayesinde, şehirden bile gözlenebilir. Işık kirliliği olan bir ortamda, kümenin altı ya da yedi yıldızı seçilebilir. Karanlık bir yere giderseniz, Ülker'in en azından bir düzine kadar yıldızını görebilirsiniz. Çıplak gözle bakıldığında, kümenin yıldızlarının dizilişi, Büyük Ayı takımyıldızı'na daha doğrusu bir kepçeye ya da tavaya benzetilebilir. Ancak çok daha küçüğüne.

M45'i gözlemenin en iyi yolu, ona çıplak gözle ya da dürbünle bakmaktır. Çünkü, küme gökyüzünde 2° yani yaklaşık dört dolunay çaplı bir alanı kaplar. Ortalama bir teleskopun yaklaşık 1° çaplı alanı gördüğünü düşünürsek, bunu daha iyi anlarız. Buna karşılık, eğer ayrıntı görmek istiyorsanız bir teleskopa gereksinim duyacaksınız. Bu kümede görebileceğiniz en önemli ayrıntı parlak yıldızların etrafındaki Merope ve Maya bulutsularıdır. Bu bulutsular, henüz "çocuk yaşta" diyebileceğimiz bu yıldızları oluşturan bulutsunun artakalanıdır. Atlas ve Pleione, kepçenin sapında yer alır. Anne Pleione (5.1 kadir), Atlas'a göre (3.6 kadir) daha sönüktür ve ışık kirliliği olan yerlerde kolay görülemez. Aslında bu yıldızlar güzel bir çift oluştururlar. Eğer Pleione'yi çıplak gözle görmekte zorlanıyorsanız, ona bir dürbünle bakmayı deneyebilirsiniz.

Pleione'nin bir özelliğiyse değişen yıldız oluşu. Bu yıldız o kadar hızlı döner ki, düzensiz periyotlarla uzaya madde fırlatır. Bu sırada, yıldızın parlaklığı bir miktar artar; ardından da normalin altına iner. Yıldızın parlaklığında bu tür bir değişim en son 1972 ile 1987 yılları arasında meydana geldi. Bu sırada yıldızın parlaklığı, 4.8 ile 5.5. kadir arasında değişim gösterdi. Ülker'le ilgili bazı tarihi kayıtlarda, zaman zaman Pleione'nin kaybolduğundan söz edilir. Yıldızın değişen parlaklığa sahip oluşu bu durumu açıklıyor.



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: mahir, 08.11.2010, 01:06 (UTC):
çünkü o pervin benim 9 yılık özlemım oldu hep yakınım da ıdı ama bı turlu tutamıyordum elerını allah bıze oyle bı kız nasıp etmıskı gökyüzündeki yedi yıldızdan bırı ya rabbı nasıl nasıl ulasayım gokyuzune ımkasızı bana kader yazmıssın basaramadım kendımı ona sevdıremedım INANMADI ASKIMA BUYÜK SEVDAMA INANMADI. .

Yorumu gönderen: mahir, 07.11.2010, 23:18 (UTC):
o yıldıza en güzel ısım PERVİN olmalı yedısine bır den çok yakısıyor



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36822780 ziyaretçi (102967461 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.