1941 Pearl Harbor Baskını
 

Unsolved History - The Myths of Pearl Harbor

1941 Pearl Harbor Baskını

Kategori: Tarih

Pearl Harbor Saldırısı (Japonca: Shinju-wan kougeki; İnci körfezi saldırısı, dönemin Japonca adlandırması: Hawai kaisen; Hawaii deniz savaşı, "Pearl Harbor Bombardımanı" veya "Pearl Harbor Savaşı" olarak da anılır.), Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'nin 7 Aralık 1941 (Japonya saatiyle 8 Aralık 1941) sabahı Hawaii adlarının Oahu adasında bulunan Pasifik Filosu ve Pearl Harbor askerî üslerine karşı düzenlediği sürpriz saldırıdır. [1] Bu  saldırı, savaşta tarafsız kalmak isteyen ABD'nin savaşa girmesine neden olmuştur.

Japonya'nın, İkinci Dünya Savaşı başladığında Almanya ve İtalya ile ittifak kurması, ABD'de tedirginlik yaratmıştı. Bunun üzerine ABD, ülkesinde bulunan Japon varlıklarını dondurdu, ayrıca petrol ve savaş malzemelerinin gönderilmesini yasakladı. 1941 yılının Temmuz ayı geldiğinde, ABD, Japonya ile olan bütün mali ve ticari ilişkilerini kesti. Japonya, buna cevap olarak saldırı hazırlıklarını başlattı.[2]

Operasyonun amacı, Büyük Okyanus'ta kuvvetle muhtemel olan bir Amerikan askeri müdahalesini önlemektir. Saldırı sonucu 12 Amerikan savaş gemisini ciddi şekilde hasara uğratmış veya batırmış ve 188 savaş uçağını imha etmiş, ve 2.403 Amerikan askeri ile 68 sivilin ölümüne neden olmuştur. Bununla beraber Pasifik Filosu'nun üç uçak gemisi, üssün önemli tankerleri, denizaltılar ve fabrika gemileri gibi unsurları limanda değildi ve zarar görmekten kurtuldu. Bu bakımdan, saldırı askeri olarak başarılı sayılmamaktadır. [1]

1941 Aralık ayına gelindiğinde Japonya ve ABD arasındaki gerilim onuncu yılına girmişti. Delano Roosevelt, Japon yayılmacılığına karşı hep tetikte olmuştu ve Japonya'nın Çin üzerindeki hevesleri rahatsızlık vericiydi. O sırada Japonya bütün demir, çelik ve petrolünü ABD'den alıyordu ve bu malzemeleri stoklamadan ABD'yle aralarını bozmak istemiyordu.

Japonların İtalya ve Almanya ile üçlü ittifaka girdiği 1940 Eylülünden beri sinirler gergindi. Japonya Hindi Çin'in tümüne el koyunca ABD Japonya'ya petrol, demir ve çelik ambargosu uygulamaya başladı. Arkasından da Panama kanalını Japon gemilerine kapadı. 1941 Ekiminde Japonya'nın savaş yanlısı partisinin başkanı General Hideki Tojo başa geçti. İki taraf da savaşın kaçınılmaz olduğunu biliyordu, ancak yine de Washington'da anlaşma arayışları devam ediyordu.

25 Kasım 1941'de ABD ile görüşmeler devam ettiği halde Tojo uçak gemilerini Hawai'ye doğru yönlendirdi ve askerlerini Malezya sınırına yığdı. 6 Aralık'ta Roosevelt, Japon imparatoruna barış için son bir çağrıda bulundu ama işe yaramadı. Amerikalılar ise Japonların ilk Singapur'a saldıracağım ve ABD'nin İngiltere'ye yardım edip etmeme konusunda kararsız kalacağını hesaplayacaklarını düşünüyordu. ABD'ye karşı doğrudan bir saldırı olacağım düşünmüyorlardı. Uzmanlar o kadar emindi ki, Japonya'nın Singapur'a saldırması sabırla bekleniyordu.

Ohau'da üslenmiş iki Amerikan radar operatörü 2 Aralık'ta bir Japon saldırı gücünün yaklaştığını bildirdiğinde yanlış yaptıkları düşünülmüştü. Pearl Harbor yönetimi de alarma geçmeye gerek olmadığını düşünmüştü. Pearl Harbor'un hedef olabileceğini gösteren hiçbir delil yoktu. Honolulu'daki bir Japon ajanından Pasifik filosu hakkında bir rapor istendiği bilinmesine rağmen bunun bir öneminin olacağı düşünülmemişti. Sonuçta Washington Japonya'nın önce Singapur'a saldıracağından emindi.

En sonunda 7 Aralık 1941 sabahı Pearl Harbor'da sıradan bir gün gibi başladı. Subaylar ve gemi personeli kıyıdaydı. Uçaklar yerlerinde duruyordu ve cephaneler başka yerde saklanıyordu. Filosunun attığı demiri koruyacak torpido ağları bile yoktu. Çünkü Pearl Harbor güvenli bir yerdi. [3]

ABD donanmasına gerçekleştirilecek olan, saldırı, Japonya Birleşik Donanması'nın Komutanı Amiral Yamamoto İsoroku tarafından titiz bir şekilde planlamıştı. 23 Kasım'da Komutan yardımcısı Nagumo Çuiçi'nin yönetiminde 6 uçak gemisi, 2 savaş gemisi, 3 kruvazör ve 11 destroyerden oluşan bir filo, Hawaii'nin yaklaşık 440 km kuzeyindeki bir noktaya doğru hareket etti. Saldırı bu noktadan 360 uçakla gerçekleştirildi. Yerel saatle 7.55'te başlayan saldırı, ABD savaş gemilerine ağır darbe vurdu.[2]

Düşünülmeyen, hiç beklenmeyen saldırı iki dalga halinde gerçekleşti.

İlk dalga Pearl Harbor'u 7 Aralık 1941'de sabah 7:55'de vurdu. Japonlar altı uçak gemisi ve 432 uçak göndermişti. 9:45'de görev sona ermişti ve uçaklar gemilere döndü. Oahu'daki Amerikan uçakları, sekiz savaş gemisi, üç destroyer, üç keşif gemisi imha edilmişti. İki binden fazla kişi de ölmüştü.

Japonlar ise sadece 29 uçak kaybetti.

Amerikan Pasifik Donanması Komutanı Amiral Kimmel ve Hawai Askeri Bölge Komutanı General Short, Pearl Harbor'da Japonlara savunmasız yakalandıkları için görevden alındılar. Amerikalılar şans eseri daha büyük kayıp vermekten kurtulmuştu. Pasifik filosunun bir parçası olan üç büyük uçak gemisi ve dev petrol tankerleri saldırı sırasında Pearl Harbor'da değildi.

Böylece Amerikan donanması ciddi ölçüde zarar gördü, ancak Roosevelt'in "daima utanç içinde hatırlanacak bir gün" diye nitelendirdiği saldın gününün hemen ertesi günü yeni gemilerin inşasına başlandı.[3]

Sonuçları

Saldırı başlamadan 90 dakika önce (8 Aralık 1941 Japonya saati ile) Japonya, İngiliz Malayası'nı işgal etti. Bunu sabahın erken saatlerinde Hong Kong'un yeni bölgelerine saldırı ve Filipinler'e, Wake Adasına, Tayland'a saatler hatta günler süren saldırılar ve 10 Aralık'ta Prince of Wales ve Repulse gemilerinin hava saldırısıyla batırılması takip etti.

8 Aralık 1941'de Birleşik Devletler Kongresi, sadece Montana'lı cumhuriyetçi Jeannette Rankin'in muhalif oyuna rağmen Japonya'ya savaş ilan etti. "Birleşik Devletler'e, saldırı ve ilişkilerin kesildiğine dair notanın geç verilmesi ile hakaret edilmiş, vuku bulan olaylar haince düzenlenmişti". Roosevelt savaş ilanını aynı gün imzalayarak onayladı ve önceki günün "rezalet içinde yaşanılacak bir gün" olduğunu söyleyerek kongrenin duygularına gönderme yaptı. Devamlı askeri seferberlik üzerine yoğunlaşmak oldu, Amerikan hükümeti bir savaş ekonomisi oluşturmaya başladı.

Pearl Harbor saldırısı bölünmüş ulusu birleştirdi. Kamuoyu 1941 boyunca savaşa girmeyi desteklerken önemli derecede savaşa karşı kişi vardı ama saldırı Müttefik güçlerin daha sonra Casablanca Konferansı'nda, savaşın Mihver Devletlerinin koşulsuz teslimiyetine kadar sürdürülmesi kararı almaları sonucuna temel atacak şekilde, bütün Amerikalıları Japonlar'a karşı birleştirdi. Bazı tarihçiler yakıt depolarının ve tersanelerin yok edilmesine karşın ve hatta uçak gemileri limanda yakalanıp batırılmış olsaydı bile saldırının, Japonların yenilgisine hüküm kesmiş olduğuna inanmaktadır, zira "uyuyan Birleşik Devletler devi" uyandırılmıştı. Birleşik Devletler ekonomisi ve askeri olanakları öncelik silah olmak üzere hem Pasifik hem de Atlantik cephelerine sevk edilmekteydi.

Savaş deklarasyonu olmadan saldırının vahşet olarak algılanmış olması, Birleşik Devletlerdeki Japon asıllı Amerikalılar da dahil olmak üzere sonradan Amerikanın batısına göç eden Japonlar ile Japon sempatizanlarının sabotaj ve casusluk yaptığı yönündeki korkuları da alevlendirdi. Diğer faktörler ise Pasifik Kıyısı Sahil Güvenlik Komutanı General John DeWitt tarafından kişisel önyargı ile belirtilen sabotajı öne sür(mey)en yanlış istihbarat bilgilerini içeriyordu. Şubat 1942'de Roosevelt, bütün Amerikalı Japonların tutuklanması ve gözaltına alınmasını içeren Birleşik Devletler 9066 numaralı idari kararı imzaladı.

Nazi Almanyası ve Faşist İtalya, 11 Aralıkta, Japon saldırısından 4 gün sonra Birleşik Devletlere savaş ilan etti. Aslında Hitler ve Mussolini'nin Üçlü İtilaf Paktı ortak savunma koşulları gereği Amerika'ya savaş ilan etme yükümlülüğü yoktu. Aynı zamanda Avrupa İtilaf Güçleri ile Amerikan liderleri ilişkileri 1937'den beri aşamalı olarak kötüleşmekteydi. 1941 başlarında, Naziler Birleşik Devletlerin Kıta Avrupa'ya asker çıkartma planlarını öğrendiler, bu plan Rainbow (Gökkuşağı Beş) planıydı ve Roosevelt'in New Deal (Yeni Anlaşma) düşüncelerine sempatik olmayan kaynaklar tarafından halka sızdırılmıştı ve Chicago Tribune tarafından yayınlanmıştı.

Hitler, Birleşik Devletler ile savaşın kaçınılmaz olduğunu düşünüyor gibi görünüyordu ve Pearl Harbor saldırısı, Gökkuşağı Beş'in yayınlanması, Roosevelt'in saldırı sonrası Avrupa ilişkileri üzerine açıklamaları bunu muhtemelen etkilemiştir. Hitler ayrıca Lend-lease (Ödünç ver-Kirala)nın ötesinde Amerikan askeri üretim kapasitesini, ulusun iki cephede savaşabilme yeteneğini değerlendirdi ve zaman Barbarossa Operasyonu'nu gerektirecekti. Benzer şekilde Naziler savaş ilan ederek Avrasya'da Japonlarla yakın işbirliği için, Japonlarla dayanışma göstermesini de umut etmiş olabilirlerdi. Bununla beraber bu karar büyük bir stratejik hataydı ve Amerikan halkını kızdırmıştı. Bu durum Birleşik Krallık ve Müttefik güçleri desteklemek için, kamuoyu Japonlara karşı misilleme eksikliğini tartışmadan, hemen Avrupa cephesine girmesini sağladı. Tersine Japonya'nın dikkati Pasifik cephesine odaklandı; Amerikanları ezerek -ve sonrasında onlara karşı savunarak- ve İngilizlere karşı Güneydoğu Asya'dan Ortadoğu'ya kadar yardımcı kuvvetlerini zayıflatarak. Sovyetler Birliği'ne (asla sonuca ulaşamayacak) ikinci bir cephe açmak ayrıca İtilaf Kuvvetlerinin kombine savaş çabasının bir sonucu olacaktı.

Başkan Roosevelt, saldırı hakkındaki bulguları ve doğruların raporlanması için başkanlığını Birleşik Devletler Üst Adalet Mahkemesi yargıcı Owen Roberts'in yaptığı Roberts Komisyonu görevlendirdi. Hem Tuğamiral Husband E. Kimmel hem de ordu komutanı Korgeneral Walter Short (Ordu hava kuvvetleri Pearl Harbor'un da dahil olduğu ve genel olarak adanın korunması ile beraber hava savunmasını da yürütmekteydi) saldırı sonrası görevlerinden alınmışlardı ve Roberts Komisyonu tarafından makul savunma önlemlerini almadıkları için görevi suiistimal etmekten dolayı suçlanmışlardı. Bu değerlendirme hala süren bir tartışmaya da yol açmıştır. 25 Mayıs 1999'da Senato her iki komutanın da tüm görevi suiistimal suçlamalarından temize çıkmaları için bir öneri oyladı.

Kendi amaçlarının koşullarına göre, Pearl Harbor saldırısı, taktiksel olarak planlayanların ümit ettiğinden fazlasıyla başarılıydı. Yürüyüş olarak, herhangi bir çağdaki askeri tarih açısından birkaç kıyaslanabilir benzeri vardı. İngilizlerin 1940da İtalyan Taranto donanma üssüne yaptıkları sürpriz uçak gemisi saldırısı bile daha büyük strateji içermesine ve İtalyan donanmasının etkisizleştirilmesine rağmen Pearl Harbor saldırısından daha büyük yıkıcı ve zarar verici şekilde etkili değildi. Kayıplardan dolayı, Birleşik Devletler Donanması ve Ordu hava kuvvetleri, Filipinlerin Japonlar tarafından istilası sırasında ve/veya Pasifik Savaşında, saldırıdan sonraki altı ay boyunca herhangi bir etkili rol oynayamayacaktı. Birleşik Devletler Pasifik Donanması aslında o an için oyundan çıkmıştı ve Japonya, Pasifik'teki "donanma rekabetinde" şu an için endişeden uzaktaydı. Bunu Güneydoğu Asya'nın, Güneybatı Pasifik'in işgali ve savaşın Hint Okyanusunun uzaklarına kadar taşınması takip etti.

Pearl Harbor, Amerikan toprakları olarak en önemli saldırıya maruz kalmış olmasına rağmen, Filipinler ve Wake Adasını da içeren II. Dünya Savaşı sırasında Kuzey Amerika'daki ABD topraklarına birkaç saldırı daha vardır.[1]

Etkileri

Genel görüş, ilk zaferlerinin kolaylığından dolayı Japonların zafer sarhoşluğunun kurbanı olduğu yönündedir. Hâlâ bu savaşın "Amerika'ya yıkıcı nefes" olarak algılanmasına rağmen sadece üç gemi açık olarak yok edilmişti. Arizona, Oklahoma ve eski Utah (daha sonra tatbikatlarda hedef gemi olarak kullanıldı) zırhlılarıydı ev yine de kullanılabilir birçok malzeme kurtarılabilmişti ki bunların içinde Arizona'nın iki ana tareti de dahildi. Arizona 'nın ana taretinin magazininin patlaması ve Oklahoma 'nın alabora oluşu çok ağır hasar vermişti. Saldırı sırasında batan dört gemi California, West Virginia ve Nevada daha sonra kurtarılarak göreve geri dönmüştü. California ve West Virginia etkili dikkat çekecek şekilde desteklenmiş torpido savunma sistemine sahipti ki aldığı büyük derecede patlayıcı darbelere rağmen mürettebatının çoğunu saldırıdan koruyabilmişti. Sağlam kurtulan gemilerden çoğu, eskimiş 5"lik toplarının Japon tehdidine daha iyi cevap verebilecek DP topları ile değiştirilmesi de dahil olmak üzere ağır tamiratlardan geçirildi. Cassin ve Downes muhripleri yapı olarak tamamen zarar görmüşlerdi ama makine kısımları çalışıyordu ve sökülüp yeni teknelere takıldı, isimlerini kaybettiler ama Shaw ortaya çıktı ve hizmete girdi.

Saldırıya katılan 22 Japon gemisinden savaş sonunda sadece bir tanesi kurtulabildi. 2006 yılında ise saldırı sırasında Pearl Harbor da olan, sadece bir Amerikan gemisi yüzer durumdaydı: USCGC Taney (WHEC-37) Sahil Güvenlik Kotrası Taney.

Uzun dönemde, Pearl Harbor saldırısı Japonya için stratejik bir hataydı. Aslında saldırıyı tasarlayan Amiral Yamamoto, başarılı bir saldırının bile savaşı kazanmaya yetmeyeceğini tahmin etmişti, çünkü Amerikan üretim kapasitesi çok büyüktü. Japonların asıl hedeflerinden bir tanesi Pasifik'te üstlenmiş üç Amerikan uçak gemisini yok etmekti, ama orda değillerdi: Enterprise Wake Adasından dönüyordu, Lexington Midway Adası açıklarındaydı ve Saratoga San Diegoda Puget Sound Donanma Tersanesinde tamirat için bekliyordu. Birçok Birleşik Devletler zırhlısının görev dışı kalması Japonlar açısından muazzam bir başarı Her iki donanma ve dünya çapındaki diğer araştırmacılar tarafından olarak kabul edilmiştir.

Saldırı her ne kadar geniş ölçülü bir yıkım için kayda değerse de, uzun dönem için kayda değer bir şey ifade etmemektedir. Japonya, Amerikan Uçak gemilerini yok etmiş olsaydı, Birleşik Devletler, Pasifik Filosu açısından önemli bir darbe yemiş olacak ve bir yıl belki daha fazla bir süre toparlanamayacaktı. Böyle olunca Zırhlıların elenmesi, Birleşik Devletlere zırhlıların yerine uçak gemileri ve denizlatılar koymaktan ve bütün inancını bunlara yüklemekten başka bir seçenek bırakmadı ki bu araçlar Amerikan Donanması Japon saldırısını bu araçlarla durduracak ve nihayetinde geri sürecekti. Japon stratejisinin en büyük yanılgısı ise son Pasifik savaşı her iki donanmanın zırhlıları arasında olacaktı ve sonuç olarak Yamamoto zırhlılarını hiçbir zaman olmayacak kesin bir zırhlı savaşı için biriktirecekti.

Sonuç olarak, listelenmeyen hedefler, denizaltı üssü ve eski Karargah binası, diğerlerinden çok daha önemliydi. Japonya'nın ekonomisini durduran ve petrol transferini aksatan, büyük gemileri hareketsiz bırakan denizaltılardı. Ve eski karargah binasının bodrumunda kriptoanalitik birimi Hypo İstasyonu bulunuyordu. [1]

Japonya, Pearl Harbor baskınında hava gücünün deniz gücüne üstünlüğünü kanıtlamıştır.[2]

Resimlerle Pearl Harbor

Pearl Harbor

Pearl Harbor

Pearl Harbor

Pearl Harbor

Pearl Harbor

Pearl Harbor

Pearl Harbor

Pearl Harbor

Pearl Harbor



Pearl Harbor

Pearl Harbor

Pearl Harbor

Pearl Harbor

Pearl Harbor

Kaynaklar

[1] tr.wikipedia.org/wiki/Pearl_Harbor_Saldırısı
[2] ansiklopedi.turkcebilgi.com/Pearl_Harbor_Baskını
[3] www.okurgah.com/forum2/dunya-tarihi/1941-pearl-harbor-baskini/





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ksk lee, 23.11.2010, 11:56 (UTC):
çok güzel açıklanmış.resimler ve video ile de daha iyi anlaşılması sağlanmış. çok beğendim emeğinize sağlık teşekkürler

Yorumu gönderen: Göksen Merey, 07.03.2010, 07:58 (UTC):
çok aydınalatıcı ve kapsamlı, ama pasaifk savaşının en öenmli dönüm noktası midway'dir. kaçınılmaz sonun başlangıcı odur. ayrıca yamamato, büyük zırhlı yerine daha uçak talep etti diye biliyordum. alasak açıklarında savaş devam ederken ölmeside önemli bir etkendir.

Yorumu gönderen: UĞUR ARISLAN, 14.12.2009, 13:31 (UTC):
cok tesekkür ederim cok işime yaradı.ama 1941 pasifik savaslarını goremedım . bir imkanı varsa onuda sitede görebilirmiyiz? tekrar bilgiler için cok tesekkur ederim...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36890953 ziyaretçi (103084798 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.