1979'dan 2006'ya Gerçekleşen Kıyamet Alametleri
 

1979'dan 2006'ya Gerçekleşen Kıyamet Alametleri

Kıyamet vakti, dünya hayatının son günü olmakla birlikte ahretteki sonsuz hayatın da başlangıcı olacaktır. Kıyamet günü yaşanacak birbirinden dehşetli olaylarla Allah'ın yüce kudreti insanların tümü tarafından idrak edilecektir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), kıyametten önce gerçekleşecek olan alametleri bundan 1400 yıl öncesinde hadis-i şeriflerinde detaylı olarak tarif etmiştir. Buna göre; savaşlar, anarşi, fakirlik, cinsel dejenerasyon artacak; doğal afetler sıklaşacak; insanlar güzel ahlaktan uzaklaşacak; sahte peygamberler ortaya çıkacaktır. Tüm bunların ardından, Allah Hz. Mehdi'yi vesile kılarak İslam ahlakını bütün dünyaya hakim edecektir.

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde yer alan bu bilgilerin gerçekliğini bize gösteren en önemli delil, bu olayların vakti geldiğinde tam tarif edildiği şekilde ve birbiri ardına gerçekleşmiş olmasıdır. Hadislerde bildirilen çok sayıda alamet, 1979'dan 2006'ya kadar yaşanan -dünya tarihine oranla- kısa bir zaman dilimi içinde "birbiri ardınca" gerçekleşmiştir.

Bu işaretleri anlamak için yapmamız gereken, kıyamet günü ve alametleri ile ilgili Kuran ayetleri ve Peygamber Efendimiz (sav)'in on dört asır öncesinden bildirdiği hadisler üzerinde dikkatle düşünmektir. Rabbimiz bir ayetinde "Ve de ki: Allah'a hamdolsun. O size ayetlerini gösterecektir, siz de onları bilip tanıyacaksınız..." (Neml Suresi, 93) şeklinde vaat etmektedir.

Ancak öncelikle belirtmek gerekir ki, her şeyin en doğrusunu Allah bilir. Her konuda olduğu gibi kıyamet hakkında da O'nun bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. Kesin olarak gerçekleşecek olan kıyametin vaktini sadece Allah bilmektedir:

"De ki: "Bilmiyorum, size vaat edilen (kıyamet ve azap) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur? O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.)" (Cin Suresi, 25-26)

Afganistan'ın Rusya tarafından işgali (1979)

"Talikan'a (Afganistan'a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala'nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah'ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Mehdi'sinin yardımcılarıdır." [1]

Hadiste Afganistan'ın ahir zamanda işgal edileceğine işaret vardır. Gerçekten de Rusların Afganistan'ı işgali olan 1979 yılı Hicri 1400 yılına, diğer bir ifadeyle Hicri 14. yüzyılın başlangıcına denk gelmektedir. Ayrıca bu rivayette Afganistan'ın maddi zenginliklerine dikkat çekilmektedir. Bugün Afganistan'da çeşitli sebeplerle işletilmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madenleri tespit edilmiştir.

Dördüncü Sulh (Arap-İsrail Barışı) (1979)

"Sizinle insanlar (bir nüshada Rumlar deniyor) arasında dört sulh olacak, dördüncü sulh, Heraklius ehlinden bir adam vasıtası ile olur ve bu yedi sene devam eder..." [2]

Hadiste Hz. İsa ile birlikte yeryüzünde bulunacak olan Hz. Mehdi'nin alametlerinden biri haber verilmiştir. Bu alamete göre Müslümanlarla Müslüman olmayanlar arasında 4. kez bir barış anlaşması yapılacak, bu anlaşma 7 yıl sürecektir. İslam aleminden birçok kimsenin kanaati, hadiste geçen "4. Sulh"un, 1979'da ABD-İsrail ve Mısır arasında Amerika'da Camp David'de yapılan anlaşma olduğudur. (En doğrusunu Allah bilir.)

Kabe'de Kan Akıtılması (1979)

"Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler... Hep birlikte Beyt-i Şerif'i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak." [3]

"İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina'ya indiklerinde büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır." [4]

Hadislerde "onun çıkacağı yıl" cümlesi kullanılarak, Mehdi'nin çıkış tarihinde Hac sırasında meydana gelecek bir katliama dikkat çekilmektedir. 1979 yılında, Hac sırasında gerçekleşen Kabe baskınında aynen böyle bir katliam yaşanmıştır. Çok ilginçtir ki bu kanlı Kabe baskını da ahir zamanın başlangıcının ve Mehdi'nin çıkışının diğer alametlerinin gerçekleştiği dönemin tam başında yani Hicri 1400 yılının ilk gününde, 1 Muharrem 1400 (21 Kasım 1979) tarihinde meydana gelmiştir.

Yine hadis-i şerifte kanların akacağından bahsedilerek öldürme olayına dikkat çekilmiştir. Baskın sırasında Suudi askerleri ile saldırgan militanlar arasında meydana gelen çarpışmada 30 kişinin öldürülmesi, bu rivayetin kalan kısmını da doğrulamıştır.

İran-Irak Savaşı (1980)

"Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de savaş konuşmaları, Zilhicce'de ise savaş vaki olacak." [5]

Hadiste belirtilen Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları İran-Irak savaşının gelişim aşamalarıyla aynı tarihlere denk gelmektedir: İran Şahı'na karşı olan ilk ayaklanma, bilindiği gibi, hadiste belirtilen 5 Şevval 1398 (8 Eylül 1976)'de olmuştur. Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştır.

Depremlerin Çoğalması

"Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır. depremler çoğalacak." [6]

"Kıyametten önce iki büyük hadise vardır. ve sonra da zelzeleli yıllar." [7]

Son birkaç yıl içinde meydana gelen büyük ve sürekli depremler, dünya kamuoyunun gündeminde devamlı olarak ilk sıralarda yer almaktadır. Amerikan Ulusal Deprem Enformasyon Merkezi verilerine bakılırsa 1999 yılında, yeryüzünde 20.832 deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerde yaklaşık olarak 22.000 insan hayatını kaybetmiştir.

(Afganistan ve Endonezya depremlerinde ölen yaklaşık 500 bin kişi bu istatistiklere dahil edilmemiştir)

Amerikan Ulusal Deprem Enformasyon Merkezi tarafından yapılan ölçümlere göre;

1556 yılı ile 1975 yılı arasındaki 400 yıllık dönemde meydana gelen deprem sayısı: 110 iken (5.0'dan büyük)

1980 yılı ile 2003 yılı arasındaki 23 yıllık dönemde meydana gelen deprem sayısı 1685 olmuştur. (6.5'dan büyük)

Bir başka deyişle, 400 yılda kayıtlara geçen deprem sayısı 110 iken,

Hz. Mehdi'nin çıkış alametlerine işaret eden 23 yıllık dönemde 1685 deprem yaşanmıştır.

Mısır Meliğinin Öldürülmesi (1981)

"Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir..." [8]

Mısır'ın yakın tarihi incelendiğinde hadiste de belirtildiği gibi, bir "meliğin" öldürüldüğü görülmektedir: 1970 yılında Mısır'ın başına geçen ve 11 yıl iktidarda kalan Enver Sedat. Enver Sedat, 1981 yılında bir resmi geçit sırasında muhalifleri tarafından düzenlenen bir suikast sonucunda hayatını yitirmiştir.

Ramazan Ayında Güneş ve Ay Tutulmaları (1981-1982)

"Mehdi için 2 alamet vardır ki... Bunun birincisi, Ramazan'ın birinci gecesi Ay'ın; ikincisi de, Ramazan'ın ortasında Güneş'in tutulmasıdır." [9]

"... Güneş'in oruç ayının ortasında, Ay'ın ise sonunda tutulması..." [10]

"Ramazan'da iki defa tutulma olacaktır..." [11]

Hadislerde dikkati çeken en önemli nokta Ramazan Ayı'nın ortasında hem Güneş tutulmasının, hem de bir ay içinde "Ay"ın ve "Güneş"in iki kere tutulmasının gerçekte çok düşük bir ihtimal olduğudur. Bu, belli döneme denk gelmesi olasılığı açısından normal şartlarda gerçekleşmeyecek bir durumdur.

Eğer bu hadislerde tarif edilen olaylar dikkatle incelenirse, rivayetler arasında çeşitli farklılıklar olduğu göze çarpar. Böyle bir durumda yapılacak en doğru şey, aynı olaya bakan farklı rivayetlerin ittifak ettikleri ortak yönleri tespit etmek olacaktır. Buna göre, hadis rivayetlerinin toplamından çıkan ortak sonuçlar şunlardır:

  1. Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları olacaktır.
  2. Bu tutulmalar ortalama 14-15 gün arayla olacaktır.
  3. Bu tutulmalar iki kere tekrarlanacaktır.

Bu tespitlere uygun olarak, 1981 yılında (Hicri-1401'de) Ramazan Ayı'nın 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutulmuştur.  Yine "ikinci olarak", 1982 yılında (Hicri-1402'de) Ramazan Ayının 14. günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur.  Ayrıca bu hadisede "Ay"ın Ramazan'ın tam ortasında DOLUNAY halinde tutulması ve dikkatleri çekecek bir alamet olarak belirmesi de son derece anlamlıdır. Bu olayların Hz. Mehdi'nin diğer çıkış alametleriyle aynı dönemde meydana gelmesi ve Hicri 14. yüzyıl başlarında, üst üste iki yıl (1401-1402) mucizevi bir tarzda tekrarlanması rivayetlerin işaretinin bu olaylar olabileceğini kuvvetlendirmektedir.

Şam Meliğinin Öldürülmesi (1982)

"Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir..." [12]

Şam kelimesi, yalnızca Suriye'deki Şam şehri için kullanılmaz. Şam, Arapçada kelime anlamı olarak "sol" anlamına gelir ve eskiden beri Hicaz bölgesinin (Mekke ve Medine şehirlerinin bulunduğu bölge) sol tarafında kalan ülkeleri ifade eder. Şam bölgesi yöneticilerinden de suikaste uğrayan çok sayıda kişi olmuştur.

Kuyruklu Yıldızın Doğması (1986)

"Mehdi'nin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan kuyruklu bir yıldız doğacaktır." [13]

"O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir." [14]

"O yıldızın doğması, Güneş ve Ay tutulmasından sonra olacaktır." [15]

Hadislerde belirtildiği gibi:

1986 yılında (Hicri 1406'da) yani 14. yüzyıl başlarında "Halley" kuyruklu yıldızı Dünyamızın yakınından geçmiştir. Bu kuyruklu yıldız parlak, ışıklı bir yıldızdır. Hareket yönü doğudan batıya doğrudur. 1981 ve 1982 (1401-1402) yıllarında meydana gelen Ay ve Güneş tutulmaları olayından sonra ortaya çıkmıştır. Bu yıldızın doğuşunun da diğer alametler ile aynı zamanda meydana gelmesi, Halley kuyruklu yıldızının hadiste işaret edilen yıldız olduğunu doğrular niteliktedir.

Tozlu Dumanlı Bir Fitne (2001)

"Tozlu dumanlı, karanlık bir fitne görülecek, bunu diğerleri takip edecek..." [16]

Bu hadiste ise, Hz. Mehdi'nin çıkışından önce, tozlu ve dumanlı, karanlık bir fitnenin görüleceğinden söz edilmektedir. Fitne, "insanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya hak ve hakikatten saptıracak şey, savaş, azdırma, karışıklık, ihtilaf, kavga" gibi anlamlara gelen bir kelimedir. Hadiste bu fitnenin ardında toz ve duman bırakacağı belirtilir. Ayrıca bu fitnenin "karanlık" olarak nitelendirilmesi, nereden geldiği belli olmayan, umulmadık bir olay olduğuna işaret kabul edilebilir. Bu açılardan bakıldığında söz konusu hadisin, 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin New York ve Washington şehirlerinde meydana gelen, dünya tarihinin en büyük terör olayı olarak nitelendirilen saldırıya işaret etmesi muhtemeldir. Televizyon ekranlarında ve gazetelerde de şahit olunduğu gibi, bu iki büyük terör olayının ardından büyük bir toz bulutu ve duman çevreyi sarıp kuşatmıştır. Patlamalar sonucunda çöken binalar ise, daha büyük bir toz bulutunun oluşmasına neden olmuş, hatta çevredeki insanların üzerleri tamamen bu tozla kaplanmıştır. Bu olay, hadiste haber verilen ve Hz. Mehdi'nin çıkışının bir alameti olarak bildirilen "tozlu dumanlı, karanlık fitne" olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

Bağdat'ın Alevlerle Yok Edilmesi ( 2003)

"Ahir zamanda Bağdat alevlerle yok edilir..." [17]

2003 Irak Savaşı'nda, savaşın ilk gününden itibaren Bağdat, en yoğun bombardımana tutulan şehirlerden biri olmuştur. Ağır bombardıman, geceleri Bağdat'ın tıpkı hadiste haber verildiği gibi alev alev yanmasına neden olmuştur. Bağdat'ın gazete ve televizyon haberlerine yansıyan görüntüleri, yukarıdaki hadiste dikkat çekilen "alevlerle yok edilir" açıklaması ile tam olarak mutabıktır. Bu da ahir zamanda bulunduğumuzu gösteren açık alametlerden biridir.

Irak Halkı Üç Fırkaya Bölünür (2003)

"Irak halkı üç fırkaya ayrılır. Bir kısmı çapulculara katılır. Bir kısmı ailelerini geride bırakıp kaçarlar. Bir kısmı savaşır ve öldürülürler. Siz bunları gördüğünüz vakit kıyamete hazırlanın." [18]

Ahir zaman alametlerinden biri de Irak halkının üçe ayrılmasıdır. Hadiste haber verildiğine göre, halkın bir grubu "çapulculara" katılacaktır. Savaş sonrasında otorite boşluğu nedeniyle Irak'ta büyük yağmalama olayları yaşanmıştır. Gerçekten de halkın bir kısmı, hırsızlık, gasp, yağmalama gibi "çapulculuk" olarak nitelendirilebilecek faaliyetleri yapanlara dahil olmuşlardır.

Hadiste bir kısım halkın ise, bulundukları yerden bir an önce kaçmaya yeltenecekleri, hatta geride bıraktıkları ailelerini dahi düşünemez konumda olacakları haber verilmiştir. Gazetelerde bu yönde yer alan haberler dikkat çekicidir.

Hadiste halkın bir kısmının ise, savaşa katılacağı ve öldürüleceği bildirilmektedir. Irak Savaşı sırasında da, bir kısım insanlar çeşitli bölgelerde yaşanan çatışmalara katılmış ve hayatlarını kaybetmişlerdir.

Ayrıca hadisin ilk bölümünde dikkat çekilen, "Irak'ın üçe ayrılması" konusu fiziki anlamda da gerçekleşmiştir. Körfez Savaşı sonrasında, Irak coğrafi olarak üç bölgeye ayrılmıştır. 32. ve 36. paralelin arası, 32. paralelin güneyi ve 36. paralelin kuzeyi olarak belirlenen bu üç bölgenin oluşturulması, hadisin işaret ettiği gelişmelerden biri olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

Irak ve Şam'a Ambargo (2003)

Ebu Nadre (r.a.) dedi ki; Cabir (r.a.)'ın yanında idik, şöyle dedi: "Öyle bir zaman yaklaşıyor ki, Irak ahalisine bir kafiz (ölçek), bir dirhem (bir ağırlık ölçüsüdür) sevk olunmayacak". Dedik ki: "Bu kimden dolayı olur." Dedi ki: "Acemler ('Arap olmayanlar) bunu men' ederler." Sonra dedi: "Şam ahalisine bir dinar, bir müdy (kile, bir ölçü birimidir) sevk olunmayacak". "Bu kimden dolayı olur" dedik. "Rumlar'dan dolayı" dedi.[19]

Irak ve Şam'a ambargo uygulanacak olması kıyamet öncesinde yaşanacağı bildirilen olaylardan, yani Hz. Mehdi'nin geliş alametlerinden biridir. Irak'a, hadiste haber verildiği gibi, on yılı aşkın bir süredir ambargo uygulanıyor olması dikkat çekicidir. Bununla birlikte, Suriye'ye de ambargo uygulanması ihtimali sıkça gündeme gelmektedir.

Irak Halkı Şam'a ve Kuzeye Kaçar (2003)

"Masum ve temiz Irak halkı Şam'a kaçar." [20]

2003 senesinde Irak Savaşı başlamadan hemen önce on binlerce Iraklının, Suriye başta olmak üzere çeşitli ülkelere göç etme çabaları bu hadisteki olayla büyük bir benzerlik göstermektedir. Bu konuyla ilgili de çeşitli haber ve resimlere medyada yer verilmiştir.

Iraklıların Parası Kalmayacak (2003)

"Iraklıların elinde ölçecekleri bir tartı aleti ve alış-veriş yapabilecekleri bir para hemen hemen kalmayacak." [21]

Ahir zaman ve dolayısıyla Hz. Mehdi'nin çıkış alametlerinden biri de Iraklıların parasının değer kaybetmesidir. Bu hadis iki ayrı duruma işaret ediyor olabilir. Bunlardan birincisi, İran-Irak ve Körfez Savaşı sonrasında Irak'ta yaşanılan ekonomik çöküntüdür. Savaş dolayısıyla büyük zarar gören Irak ekonomisi, savaş sonrası devam eden ambargolar nedeniyle bir türlü düzelmemiştir. Halkın alım gücü düşmüş, yokluk ve fakirlik en önemli sorunlardan biri haline gelmiştir.

Ordunun Kaybolması (2003)

"Mehdi'nin beş alameti bulunur. Bunlar Süfyani, Yemani, semadan bir sayha (çağrı, nara), Beyda'da bir ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir".[22]

"...Kendisine bir ordu gönderilecek. Bunlar yerin bir çölünde iken yere batırılacaklardır." [23]

"Bir ordu savaş için gelir, çöle girdiğinde baş ve sonundakileri batar, ortadakiler de kurtulmaz." [24]

2003 yılında gerçekleşen Irak Savaşı sırasında Irak ordusunun büyük bir kısmının neredeyse birdenbire ortadan yok olması savaşın en dikkat çekici olaylarından biriydi. Birçok gazete ve televizyonda, Cumhuriyet Muhafızları olarak bilinen yaklaşık 60.000 kişilik ordunun ve Fedailer olarak bilinen yaklaşık 15.000 Iraklı askerin kaybolması haber olarak yer aldı. Yan sayfadaki hadislerde bu konuya dikkat çekilmesi, Hz. İsa'nın ve dolayısıyla Hz. Mehdi'nin geliş alametlerinden biri olan "bir ordunun batması" olayının gerçekleşmiş olabileceğini göstermektedir. (En doğrusunu Allah bilir.) Nitekim ilerleyen günlerde de savaş uçaklarının bir kısmının çöl kumları altına gömülmüş olarak bulunması, hadiste bahsedilen çölde bir ordunun batması olayının Irak ordusu ile ilgili olma ihtimalini güçlendirmektedir.

Irak'ın Yeniden Yapılanması (2003)

"Irak'a saldırmadıkça kıyamet kopmaz. Ve Irak'taki masum insanlar Şam'a doğru sığınma yerleri ararlar. Şam yeniden yapılanır, Irak da yeniden yapılanır." [25]

Hadiste Irak'ın yeniden inşa edileceğine dikkat çekilmektedir. Önce İran-Irak Savaşı, daha sonra Körfez Savaşı, son olarak da 2003'teki Irak Savaşı'nın ardından, Irak'ta pek çok şehir yerle bir olmuştur. Bu savaşın sonrasında yaşanan yağmalama olaylarının da etkisiyle büyük bir harabeye dönüşen Irak'ın yeniden inşa edilmesi mecburi hale gelmiştir. Bu durum gazete haberlerinde de çok geniş olarak yer almıştır.

Şam Irak ve Arabistan'da Kargaşa Yaşanması (2003)

Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "...Öyle bela ve musibetler olacak ki, hiçbir kimse, sığınabileceği bir makam bulamayacaktır. Bu belalar Şam'ın etrafında dolanacak, Irak'ın üzerine çökecek. Arabistan yarımadasının elini ve ayağını bağlayacaktır... Onlar belayı bir tarafta defetmeye çalışırlarken, diğer taraftan o yine ortaya çıkacaktır." [26]

Doğuda Yer Batması Tsunami (2004)

"On alamet görülmeden kıyamet kopmayacaktır; ... Biri doğuda, biri batıda, bir diğeri de Arap Yarımadası'nda meydana gelecek yere batma hadisesi..." [27]

Peygamber Efendimiz (sav)'in haber verdiği kıyamet alametlerinden bir tanesi, "doğu tarafında gerçekleşecek olan yere batma" hadisesidir.

Bu alametin büyük bir kara parçasının ya da insan topluluğunun ortadan kalkması, yeryüzünden yok olması anlamına gelmesi muhtemeldir. (En doğrusunu Allah bilir.) 2004 yılının son ayında Güney Asya'da gerçekleşen büyük tsunami felaketi bu alametle çok büyük benzerlikler göstermektedir. Dolayısıyla Peygamberimiz (sav)'in haber verdiği "doğudaki yere batış" alameti, bu büyük tsunami felaketine işaret ediyor olabilir. (Hiç şüphesiz en doğrusunu Rabbimiz bilir.)

Tarih boyunca Asya'da, Uzakdoğu'da çeşitli felaketler, depremler ve kasırgalar yaşanmıştır. Bu felaketlerde çok büyük yıkımlar gerçekleşmiş, çok yüksek sayılarda insan hayatını kaybetmiştir. Ancak 26 Aralık 2004 tarihinde Güney Asya'da gerçekleşen ve 400 bin kişiye yakın insanın ölümüyle sonuçlanan tsunami, bu felaketlerin en büyüğü olmuştur. Bu büyük felaket sırasında, yeraltındaki büyük levhaların hareketi sonucu oluşan 1000 kilometrekarelik kırılmalar ve kıtaların yer değiştirmesinin yarattığı büyük enerji, okyanuslarda meydana gelen çok büyük enerjiyle birleşip, Güney Asya ülkelerinden Endonezya, Sri Lanka, Hindistan, Malezya, Tayland, Bangladeş, Myanmar, Maldiv Adaları ve Seyşel Adaları'nı hatta 5 bin km uzaklıktaki bir Afrika ülkesi olan Somali sahillerini dahi vurmuştur.

Kıyamet alametlerinin birbiri ardına gerçekleştiği ahir zamanda meydana gelen bu tsunami felaketi, çok geniş bir alanı etkilemiş, şehirlerin deniz sularının altında kalıp yok olmasına, dünya haritasının değişmesine neden olmuştur. İşte bu nedenle de "doğudaki yere batış" ifadesi ile Güney Asya'da gerçekleşmiş olan bu felakete işaret ediliyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

Batıda Yer Batması Katrina (2005)

"On alamet görülmeden kıyamet kopmayacaktır; ... Biri doğuda, biri batıda, bir diğeri de Arap Yarımadası'nda meydana gelecek yere batma hadisesi..." [28]

ABD'nin Meksika Körfezi'nde yaşanan Katrina Kasırgası'nın meydana getirdiği büyük yıkım, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in haber verdiği bir diğer kıyamet alametini, "Batıdaki Yere Batış"ı akıllara getirmektedir.

Peygamberimiz (sav)'in ahir zamanda gerçekleşeceğini bildirdiği bu "yere batışın", tarihteki benzerlerinden çok daha büyük, çok daha etkili olması gerekmektedir. Nitekim Katrina Kasırgası da geçmişteki benzerlerinden çok daha büyük bir yıkım meydana getirmiştir.

"İnsanlara ölüm gelip evler mezar olduğu zaman halin nice olur." [29]

New Orleans Şehrinin Yere Batışı

Katrina Kasırgası birçok şehirde çok büyük tahribat oluştururken, New Orleans'ı yaşanamayacak hale getirdi. ABD'nin turizm ve kültür merkezlerinden biri olarak kabul edilen New Orleans'ın yüzde 80'i sular altında kaldı. Bazı yerlerde suyun yüksekliği 6 metreyi aştı. Dolayısıyla New Orleans suların altına gömülerek, adeta ortadan kalktı. Peygamberimiz (sav)'in haber verdiği "Doğudaki yere batma" alameti Endonezya'da yaşanan tsunami felaketine bir işaret olabileceği gibi, "Batıdaki yere batma" hadisesi de New Orleans şehrinin ortadan kalkışına bir işaret olabilir. Hiç şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.

Büyük Olayların ve Hayret verici Şeylerin Meydana Gelmesi

"Onun zamanında büyük hadiseler vuku bulacak." [30]

"Onun zamanında nice hayret veren haller zuhur edecektir." [31]

"Onun zuhur mebdeleri ve mukaddimeleri (çıkış alametleri) Resulullah Efendimiz (sav)'in irhasatına (peygamberliğine delil olan alametlere) benzer." [32]

Hz. Muhammed (sav)'in doğumundan önce büyük ve olağanüstü olaylar meydana gelmişti. Doğduğu gece yeni bir yıldız doğmuş, ateşe tapan İran Padişahlarının sarayının 14 burcu yıkılmış, İran'da 1000 yıldır yanmakta olan Mecusi ateşi sönmüş, Semavi Vadisi sel suları altında kalmış, Save Gölü kurumuştu...

1979: 2500 yıllık İran şahlığı yıkıldı ve İran Şahı Rıza Pehlevi öldü.
1980: 1980 yılı başlarında ilk AIDS vakaları tespit edildi. Şu ana kadar on binlerce kişinin ölümüne sebep olan bu hastalığa "Çağın Vebası" ismi verildi. AIDS, 1960'larda Amerika'da başlayan ve her çeşit cinsel serbestliği getirmiş olan "Seks Devrimi"ni sona erdirdi.
1985: Kuzey Kolombiya'daki Nevada Del Ruiz yanardağı 400 yıldır ilk kez patladı. Eriyen kar ve buzun oluşturduğu çamur yüzünden Armero kenti haritadan silindi. 20.000 kişi öldü.
1989: Soğuk Savaşın sembolü olan Berlin Duvarı inşasından tam 28 yıl sonra yıkıldı.
1990: Sovyetler Birliği yıkıldı ve Gorbaçov'la birlikte Bağımsız Devletler ortaya çıktı.
1991: Irak'ın Kuveyt'i ilhak etmesinden sonra yıllarca sürecek olan Körfez Savaşı başladı.
1993: Avrupa'nın ortasında bulunan Bosna ve Kosova'daki katliamda yüz binlerce Müslüman öldürüldü ve yüz binlercesi yurtlarından çıkarıldı.
2003: 60.000 senede bir gerçekleşen bir olay meydana geldi ve Mars gezegeni Dünya'ya en yakın konuma geldi. Dünyanın en kurak bölgelerinden olan Mekke'de meydana gelen sel felaketinde 12 kişi yaşamını yitirdi.

Kaynaklar

[1] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59
[2] Kıyamet Alametleri, Osman Çataklı, 299/8
[3] Kıyamet Alametleri, s. 168-169
[4] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35
[5] Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 166.
[6] Ramuz-El Ehadis, 476/11.
[7] Ramuz-El Ehadis, 187/2
[8] El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49
[9] El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47
[10] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37
[11] El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 49-53
[12] El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49
[13] Kıyamet Alametleri, s. 200
[14] El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53
[15] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32
[16] Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26
[17] Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, Cilt 3, sf. 177
[18] Fera İdu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar
[19] Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseyni
[20] Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, s. 210
[21] Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal, c.5, s. 45
[22] Naim Bin Hammad
[23] Müslim'den; Geleceğin Tarihi 4, s.31
[24] Hambel, Tirmizi, İbni Mace, Ebu Davud'dan; Geleceğin Tarihi 4, s.30
[25] Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal, c.5, s. 254
[26] Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal, c.5, s. 38-39
[27] Müslim, Fiten, 39
[28] Müslim, Fiten, 39
[29] Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, s. 392, no. 726
[30] El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 27
[31] Mektubat-ı Rabbani, 2/258
[32] Mektubat-ı Rabbani, 2/258





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: murat, 12.09.2014, 19:15 (UTC):
arkadslar kıyametden bu kadar korkmaya gerek yok eger ıman lı bır ınsansanız vede allahdan korkarsanız kıyamet sıze kopmaz

Yorumu gönderen: simten enön, 08.04.2014, 09:04 (UTC):
Eger bunlar olup bittiginde kiyamet kopacak deniyorsa hani nerede kopmadi bu hasa ALLAHIN varligini inkar etmek olur bence kuranin bildirdiklerini yanlis veyaa eksik yorumlamamizdan kaynaklaniyor bilmem ki ne akla hizmet boyle yorumlaniyor ve ilaveten bir de hep bunlar dinlerinde eksik itikattan ileri geliyor oyle degil mi?.

Yorumu gönderen: banu, 06.11.2013, 11:43 (UTC):
ALLAHIM alti saniye icerisinde yaradibsa eger bu dunyayi alti saniye erzinde de yerle_bir eder.

Yorumu gönderen: yahya, 19.12.2010, 13:38 (UTC):
yüce yaradan kimseyi şeytana uydurmsqın onu dostu eylemesin.son nefeste iman kur'an nasip etsin

Yorumu gönderen: z, 18.12.2010, 16:55 (UTC):
Allahın işine karışılmaz kıyametin gününün zaman gelecegini Allah bilir ama biz her zaman hazır olalım inşallah rabbimize iyi bir kul peygamberimize iyi ümmet oluruz amin

Yorumu gönderen: hüsnü doğan , 14.12.2010, 18:54 (UTC):
bence kıyamet alametlerini araştırıp kıyamatin ne zaman kopacağını beklemektense allahın bize koymuş olduğu yasaklara uyalım yepın dediği emirleri yerine getirelim ve ona layık bir kul olalım .....önemli olan bu gerisini allah bilir

Yorumu gönderen: ömür, 16.11.2010, 18:22 (UTC):
Allah'dan başka kimse bilemez kıyametın zamanını ama cok guzel solemıssın orneklerle desteklemıssın Allah hepımızın gunahlarını affetsın (amin)

Yorumu gönderen: Kemal, 10.11.2010, 22:15 (UTC):
Buradaki anlatılan ve ileri sürülen olay ve görüşlerde hem tutarsızlıklar var, hem de zorlama yorumlar var. Mesela son başlıkta: "1979: 2500 yıllık İran şahlığı yıkıldı ve İran Şahı Rıza Pehlevi öldü." diyor. Birazcık tarih bilgisi olan bu iddiaya güler geçer. Çünkü iran şahlığı olan Sasani Devleti Hz. Ömer zamanında ortadan kaldırıldı. Sonra bu bölgede Karahanlı ve Gaznali Türk Devletleri kuruldu. 1040 ylında İran bölgesinde Büyük Selçuklu Türk İmparatorluğu kuruldu. Sonra Moğol istilsı ile İlhanlı Devleti kuruldu. Bunların hiç birisi de Fars kökenli şahlıkla idare edilen devletler değildi. 1925'e kadar İran ülkesini Türk kökenli hanedanlıklar idare etti. Fars kökenli Şah Rıza Pehlevi 1925 yılında idareyi ele geçirdi. Yani yıkılan 2500 yıllık şahlık değil 54 yıllık şahlıktır. Lütfen İslam akaidine aykırı keyfi zorlama yorumlarla müslümanların zihni bulandırılmasın. Yazının alt kısmında verdiği kaynaklarda bir tane olsun Kuran ayeti yok. Ya da büyük müçtehitlerden örneğin İmam-ı Azam'dan bir kaynak yok. Zaten veremez de.

Yorumu gönderen: harun, 18.10.2010, 19:10 (UTC):
maşallah her hadise bir olay bulmuşsun o zaman herşy olmuş bitmiş

Yorumu gönderen: suat, 30.09.2010, 20:47 (UTC):
hadislerin örnek verilmesi cok güzel,,hepside olmus seyler ,,yani burda bize düsen dikkat etmemiz,kendi cikarimiza kim gelicek seninle mezara????yapayanliz kalicaksin amelinle,,eger oda varsa!!!!!!

Yorumu gönderen: hasan eryiğit, 29.09.2010, 08:55 (UTC):
allah sonumuzu hayırlı etsin günahlarımızızı affetsin imanlı ölmeyi nhasip etsin inşallah <bugünü düşünürüm gün geçti yarın varmı gençliğede güvenmem ölen hep ihtiyarmı< yunus emre

Yorumu gönderen: Hünkar (Çetin Kılıç), 09.09.2010, 18:49 (UTC):
"Allahu Teala ya zorda kaldığınızda sığınmayın "o" her yerdedir her yerde ona sığının ondan yardım isteyin şüphesiz ki "o" müminin tek yardımcısı tek rabbidir"Allahıma bir değil bin şükür olsun ki beni mümin olarak yarattı ve büyüttü allah birdir

Yorumu gönderen: serkan güclü, 05.09.2010, 21:59 (UTC):
cok güzel bilgiler tskler

Yorumu gönderen: ceyda, 31.08.2010, 22:24 (UTC):
tamamda tabiki dinimize inaniyoruz ,alahin varligina inaniyoruz.
arkadaslar kiyamet insanin hakka kavustugu gundur,kiyameti kopmustur.
bakin 1999 depremine,ne siddet ne afetle sallandik ve cokuntuler harabeler olustu.
ve cogu kisi yani olen ve yasayanlar o gunu yasayanlar kiyametin koptuguna inandilar..
ama ogun ruhu sad olanlar kiyamet koptugunu sanarak ruhlarini sad ettiler alahimiza.
iste kiyamet insanlarin bazen tek bazen toplu sekilde olmeleri.
yazdiklarim lutfen yanlis anlasilmasin...

Yorumu gönderen: fatihhan kurşun, 04.08.2010, 13:41 (UTC):
Bu bilgiler için çok teşekkür ederim sayfanız çok tanınmış olsa eminim bazı insanlar gerçeği görecektir.

Yorumu gönderen: inci tan, 23.07.2010, 11:16 (UTC):
bu harika bilgiler ve açıklamalar için teşekkür ederim

Yorumu gönderen: fatma, 17.07.2010, 20:01 (UTC):
Kıyamet alametlerinin, kıyametin zamanının çok konuşulduğu bir dönemde din hocamıza bu tür soruları yöneltmiştik, bize "Her insanın ölümü kendi kıyametidir." demişti. Haklıydı da, biz kıyametle ilgileniyor fakat kıyamet vaktinde ne durumda olacağımızı ve ne yapacağımızı hesap etmiyorduk, edemiyorduk. Allah'ım kıyamette O'na karşı utanç içinde kalmamamızı nasip eder inşallah...

Yorumu gönderen: erdi47, 05.07.2010, 18:12 (UTC):
arkadaşlar bahsettiğiniz alametlerin gerçeklik payını bi tarafa atsak dahi peygamberimiz (s.a.v) ve said nursi hazretlerinin mehdinin zuhur edeceği dönemi belirttikleri tarih geldi hatta çatttı bile

rabbim imanımızı güçlü tutsun bizi şeytanın şerrinden korusun...

Yorumu gönderen: davut koc, 05.07.2010, 02:54 (UTC):
bismillahirahmanirrahim
olmuş olanıda olacak olanıda elbetteki en sadece yuce yaratıcımız olan allah'u teala bilir ne nasıl olurbilmem ama kurban oldugum yuce allah bizleri tüm muhammed(sav) ummetiyle cehennem yuzu gomeden cenete giren cennet ehlinden eylesin her şeyden önce kimin ne yaptıgına deegıl kendi ne yaptıgımıza bakalım ben gunahkar bir kul olarak diyorum ki yuce allah tum muhammed(sav) ummetiyle birlikte yuce merhameti ve hidayeti ile gunahlarımızı bağışlasın dogru yola erenlerden eylesin eşhedu en la ilahe ilallah ve eşhedu enne muhamaden resulullah diye emanetini teslim edenlerden eylesin (amin)

Yorumu gönderen: pradator, 28.06.2010, 14:52 (UTC):
selamın aleyküm son zaman lar içerisinde yaşanan olaylar heralde kimsenin dikkatini çekmiyor. herkesin kafasında soru işraretleri var bir tane amerikalı bir profösör bütün dünyanın kafsında soru işrati bıraktı
yok 26 aralık 2012 de kıyamet kopacakmış yok bilmem ne
arkadaşlar kıyamet gününü allahtan başka kimse bilemez
allahu teala bi hadis-i şerifinde şöyle diyor :"De ki: "Bilmiyorum, size vaat edilen (kıyamet ve azap) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur? O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.)" (

Yorumu gönderen: 5666, 19.06.2010, 08:09 (UTC):
Allahımız böyle buyurmuz çekmemiz gerekir...

Yorumu gönderen: erdal , 11.06.2010, 13:30 (UTC):
selamun aleykum
tum musluman kardeşlerim allahın rahmetı v e bereketi özerinizden olsun
ben burda bir kaç kişinin yazdığı yoru7mları okuyunca
gerçektende çok şaşırdım ya bunlar çok cahil yada kasti
kımselerın gerçeklerın farkına vasrmasını istemıyorlar
ya şimdi diyorsunuzki gaybı allahtan başka kımse bilemez
ama kuranda yazıyor allah gaybı dilediği elçilerıne bildirir
ve zateni peygamber efendımızın hayatını okuduğumuzdan birf çok örnek vardır. mesela kuranda perslerle roma imparatorluğu hakında oluşan savaşı detayı detayına vermış
fatih sultan mehmetın istanbulu fethetmesı peygamber efendımız b ildirmiş,hasan ve hüseyin torununun şehit edileceği ve oalcağı yeri söylemış
evet şimdi söyluyorum
mademki allahtan başka kımse b ilmiyorsa peygamber efendımızın söyleyipte gerçekleşen bu gerçekler nedir hadi cevap yazınız
bakın sayın musluman kar deşlerım ahir zamanda olduğumuz ve mehdi çağında olduğumuzun deliline bakacak olursak sadewce ramazan aylarında 15 gun arayla guneş ve ay tutulmaları bu yeterlidir çünkü bunu peygamber efendımız bildiriyor ve gerçekleşıyor
ve diğer alametlerle hepsi
30 yıl içerısınde gerçekleşmesi zatenı kesın delildir şüphe yoktur
bu alametlerın yeryuzunde tekrardan gerçekleşmesini bekliyemeyız çünkü söyle düşünün peygamberımız
demıyorkı belirli asırlardan
guneş ve ay tutulması 15 gun arayla iki yıl ust uste gerçekleşmmesi ve diğer alametlerde olsun
farklı asırlardan gerçekleşecektır
hepsi bu geride bıraktığımız 30 yıl içerısınde gerçekleştı
o zaman zaman bu zamandır
hasidler bunu kesin kılıyor
teredut ve şüphe yoktur

Yorumu gönderen: Doğrusunu Allah bilir, 25.05.2010, 01:19 (UTC):
Hem doğrusunu Allah bilir diyorsun paranteziçinde hem de gelecekten haber veriyorsun.Bazı olayları hadislere bağlıyorsun.Günah kardeşim.Sen kendin bile doğruluğundan emin olmadığın şeylere konuşuyorsun.Ama bana desen ki ya eğer bu hadislerin yüzdeyüz doğru olduğunu sayarsak bu olaylar bu hadislerde anlatıldığını düşünsek acaba Mehdi gelmişmidir de ?Ozaman bu senin sadece düşüncen olmuş oluyor, bunda bir sakınca yok.Ama sen kesin dille konuşuyorsun.İŞşte asıl tehlike burada ve parantez içinde de yine en doğrusunu Allah bilir diyorsun.En doğrusunu Allah bilirse susacaksın.Öyle deyipte konuşursan en doğrusunu Allah değil ben biliyorum demiş oluyorsun.

Yorumu gönderen: mehdi, 25.05.2010, 00:38 (UTC):
Ayrıca mehdinin mehdi olduğunu kolay kolay kimse anlayamaz.Çünkü öyle büyük bir karekter, ne mehdi olduğunu yansıtır ne de ben mehdiyim der.Hiç ummadığın biri dünyayı kurtarıyordur , büyük devletlere kök söktürüyordur, tüm dünyaya adaleti getirmiştir, kuranın tek kitap ve Allah ın birliğini gerek askeri güç, gerek ekonomik güçle kabul ettirir ve otoriteyi kurup , ne kadar çürük din varsa hepsini siler, kiliseler kapanır, dünyada yeni bir devrim açılır.Dünya daki insanlar onun liderliği ve iyi kişiği karşısında boyun eğer bu faaliyetler sürer sen daha mehdi gelecek diye beklersin keza bir çok kişi, halbuki mehdi gelmiştir ve icraatlarını yapıp gitmiştir.Sen daha mehdi gelecek diye ümidi çevrendeki kişlerde ararsın.İşte mehdilik böyle bir şeydir.Bu icrratları kimse ne süpergüç devlet olmayla, ne zenginlikle, ne üstün zeka ile yapamaz.Ancak ve ancak Allah ın seçtiği ve onu bir çok üstün özellik ve yeteneklerle donattığı kişi yapabilir.Ayrıca Mehdi bunları kendi kafasına göre zaten yapmaz.Cebrail ya da bir melek belki de Peygamber efendimizin sueti ya da Allahtan gelen bir ses ile harekete geçer.Bunu unutma.Ve o işaret ona bir şekilde gelecektir.Ama bunu ne sen ne de ben bilmeycez o sadece onun nezdinde olacak.Ve icraatlarını yapıp gidecek.

Yorumu gönderen: yanlış yapıyorsunuz, 25.05.2010, 00:25 (UTC):
Kardeşim, böyle kıyametin kopacağına dair kesin delillerle konuşman seni Allah katında büyük günahlara sürükler.Ayrıca her hadisin kesin doğru olup olmadığı tartışılır.Eğer ben bir hadiste geçen hadise bir uyarlama yapacaksam sana bir sürü örnek göstereyim sonrada bu hadis bunu söylemişti diyeyim.Mesela; yecüc mecüc nerde?Deccal nerde?Sen mehdinin çıkacağını ve kıyametin kopacağını söylüyorsun?E nerde yecüc, ner de deccal, mantiken bunların şuan piyasada terör estirmeleri gerek.Ama benim 10 yaşımda da 30 yaşımda da hep aynı olaylar hep aynı savaşlar.Sanki döndürülüp döndürülüp tekrarlanıyo her şey.O nedenle eğer sen Mehdinin çıktığını sanıyorsan , sen kaygılanma mehdi Allah tarafından verilen üstün özellikler ve yetenekler doğrultusunda hedeflerine ulaşacaktır.Sakın birini de mehdi sanma.O kendini mehdi sanan kendi gücüyle ve imkanıyla iş yapar mehdi ise Allah vergisiyle iş yapar.

Yorumu gönderen: Salih, 17.05.2010, 16:06 (UTC):
Arkadaşlar bunlara kesinlikle inanıyorum ama aklıma bir şey takıldı. şimdi bu olaylar olduktan sonra bu sitede bu olayla ilgili gerçekleri ve hadisleri yazmışlar ya , şimdi diyorum ki gelecekte olacakları da hadislerde yine ülkelerle ilgili kısımları yazsalar da gelecekte neler olacağını bilsek.. Bu yazılan hadisler önceden beri vardı o zamanlar bunu okudaydık sonra bu olaylar gerçekleşseydi..aynı onun gibi bişey demek istedigim.. yanlıs anlamayın kesinlikle inanıyorum bu yazılanlara. sadece aklıma geldi böyle bi şey.

Yorumu gönderen: Oğuz, 29.04.2010, 07:26 (UTC):
Bugüne kadarki olaylardan ve okuduklarımdan, kıyametin önümüzdeki 5-10 yıl içinde gerçekleşeceğini bekliyorum. Dilerim, Allah kıyameti emredeceği günde kullarına temiz bir ahiret nasip etsin.

Yorumu gönderen: Guven , 19.04.2010, 10:23 (UTC):
Degerli Musluman kardeslerim ;cok guzel soyluyorsunuz gaybi Allah C.C'den baska kimse bilemez,evet bu dogrudur gelecegi kimse bilemez diyorsunuz ama biz su an o gelecekteyiz.Hani Peygamber efendimiz Hz Muhammed S.A.V'in belirmis oldugu iki parmak arasisi zaman islamin baslangicinda soylendi ve 1400 yil gecti,ey ummet-i Muhammed neden gercekleri gormuyorsunuz gelecegin bir gin gelecegine.CENAB-I ALLAH hepimize tum Musluman alemine ve hak dininde olum yollarini sasirmis olan tum insanliga hidayet eylesin.Allah bu siteyi hazirlayip emegi gecenlerden ve tum yorumlariyla ufkumuza gunes gibi acan musluman kardeslerimizden razi olsun.saygilarimla hurmetler......



Yorumu gönderen: Kemal, 09.03.2010, 22:18 (UTC):
Gaybı Allah'tan başka kimse bilemez. Kur'an-ı Kerim'de de kıyamet saatinin Allah(CC)'tan başka kimsenin bilemeyeceğini bildiren çok sayıda ayet vardır. Söz konusu hadisler ise Emevi ve Abbasi dönemlerinde uydurulmuş hadislerdir. Bilindiği gibi Şam Emevilerin, Bağdat ise Abbasilerin başkenti idi. Sanki dünyada bu iki ülkeden başka müslüman yokmuş gibi nerde ise islamın belirleyici merkezleri ilan edilmiş havası var. Halbuki bu iki ülkenin sınırları ingiliz ve fransız cetvelleri ile çizilmişti. Kur'an'da belirtildiği üzere dabbe, yecüc-mecüc ortaya çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Kıyametle ilgili en sağlam hadis ise: Kıyametin ne zaman kopacağı Resulullah (SAV) Efendimize sorulduğunda "sorulanın sorandan daha fazla bilgiye sahip olmadığı" şeklindedir.

Yorumu gönderen: xvx, 07.02.2010, 20:23 (UTC):
kimse geleceği bilemez.hadislerin kaynak olarak gösterilmesi saçma.

Yorumu gönderen: RAMAZAN, 12.11.2009, 12:05 (UTC):
kesinlikle bunların çoguna katılıyorum ve resullullahın dogru söyledıgı kaneatındeyım kıyamet tı hıssede bılıyorum ama en dogrusunu allah bılır inş affedilenlerden oluruz tesekurler

Yorumu gönderen: cemil can, 31.10.2009, 17:13 (UTC):
müsülmanım ama geregini yerine getiremiyorum ama inşalah allahım bana mehdinin savaşında şehitliligi nasib eder allah hepimizi afetsin kötü isanlardan korusun amin

Yorumu gönderen: hıhıhııhı, 30.09.2009, 22:29 (UTC):
ay ya mehdi cıksın artık adelet istiyoruz hadi mehdi gel dogrusu ben cok mereklıyım arara sorarım mehdşiyi kendimdn daha bulamadım bulanlar varsa banasoleyin ne olur

Yorumu gönderen: cemile kocabaş, 28.09.2009, 18:11 (UTC):
ölüme gitmek için allaha aklanarak gitmeyi nasip etsin ben ve ailemle cümle muhammat ümmetine nasip etsin



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36776456 ziyaretçi (102886203 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.