3. Dünya Savaşı
 
3. Dünya Savaşı, Third World war

3. Dünya Savaşı

Hazırlayan: Akhenaton

1-9 Kasım 2017.

"3. Dünya Savaşı'nda hangi silahların kullanılacağını bilmiyorum. Ama 4. Dünya Savaşı'nda taş ve sopalar olacağını biliyorum." (Albert Einstein)

Önsöz

3. Dünya Savaşı, 1914 ile 1918 yılları arasında gerçekleşen 1. Dünya Savaşı'nın ardından gelen ve 1939 ile 1945 yılları arasında gerçekleşen 2. Dünya'nın devamı olarak 1947 ile 1991 yılları arasında süren Soğuk Savaş'a verilen isim ya da varsayımsal olarak gelecekte nükleer silahların geliştirilmesi, test edilmesi ya da kullanılması sonucunda gerçekleşeceği düşünülen bir dünya savaşıdır.

Söz konusu savaş birçok ülkede askeri ve sivil yetkililer tarafından beklenmekte ve bu doğrultuda savunma planları yapılmaktadır. Olası senaryolar ise nükleer silah kullanılmayan savaşa ya da gezegenin imhası ile sonuçlanabilecek nükleer savaşa göre planlanmıştır.

Özellikle popüler kültürde ön alan bu savaş çeşitli sinema filmi, televizyon dizileri ve video oyunlarına konu olmuştur. [1]

Soğuk savaşın hâkim olduğu yıllarda ABD ve Sovyetler Birliği (SB) hızlı bir nükleer silahlanma yarışı içine girmişlerdir. 1949 yılına kadar tek nükleer güce sahip olan ABD’yi, 1949’da SB, 1952’de İngiltere, 1960’da Fransa, 1964’te Çin, 1969’da İsrail, 1974’te Hindistan ve 1998’de Pakistan, 2006’da Kuzey Kore izlemiştir1049. Böylece nükleer aktörlerin sayısı artmış arttıkça da caydırıcılık daha karmaşık bir hale bürünmüştür. Kore Savaşı, Küba Krizi ya da Yom Kippur Savaşı sırasında yaşanan gelişmelerin tırmanarak nükleer silahların kullanılabileceği “3. Dünya Savaşı”na yol açmasından ve kıyametin eşiğine gelinmesinden korkulmuştur. [2][3]

“Orta Doğu” denilince ilk akla gelen, dün olduğu gibi bugün de “savaş ve ölüm”dür. Savaş ve ölüm kelimeleri, bölgeyle o kadar özdeşleşmiştir ki bugün “Orta Doğu=Savaş” denklemi tartışmasız kabul gören bir gerçekliğe dönüşmüştür. Hatta geleceğe ilişkin analiz yapan siyaset bilimcilerin büyük bir çoğunluğu, olası bir 3. Dünya Savaşı’nın kıvılcımının bu bölgeden parlayacağını iddia edebilmektedirler. [4]

Önde gelen Ortadoğu uzmanları uzun zamandır İran’a karşı bir savaşın 3. Dünya Savaşı anlamına geldiğini uyarmaktalar. [5]

Pek çok gözlemci dünyanın bugünlerde çok daha çetrefilli bir savaşa doğru sürüklenmekte olduğunu iddia ediyor. Bazıları ise aslında böyle bir savaşın düşük yoğunluklu olarak çoktan başladığını söylüyor. Katolik dünyasının dini lideri Papa Fransuva’nın 3. Dünya savaşı uyarısı yapması ve Noel mesajında Hıristiyanları ve tüm insanlığı aşırılıklara karşı uyarması boşuna değil.

Aynı şekilde eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in de 5. Din Şurasında yaptığı konuşmasında, bir yandan batıda artan dini hoşgörüsüzlük ve İslamafobia’dan diğer yandan ise bir merhamet ve barış dini olan İslam’ın bazı grupların davranışları nedeniyle bugün adeta şiddetle anılır olmasından duyduğu rahatsızlığı açıkça ifade etmesi ve Müslümanları yeniden barış ve düzen inşa edici medeniyet perspektifine geri dönmeye çağırması tesadüf olmasa gerektir. Çünkü dünya tarihini okuyabilenler açısından küresel sistemin geleceğine ilişkin karamsar olmak için çok neden var. [6]

Siyonistler, 1. Dünya Savaşı'nı Osmanlı'yı yıkmak, İslam birliğini parçalamak ve İsrail'in kurulmasına zemin hazırlamak için çıkardı ve hedefine ulaştı.
2. Dünya Savaşı'nı ise, Siyonizm'in dünya hakimiyetine engel gördüğü ve kontrol edemediği Almanya, Japonya gibi milli devlet engellerini ortadan kaldırmak için çıkaran hainler, şimdi de Muharref Tevrat'ın vaad ettiği Dünya İmparatorluğu'nu gerçekleştirmek için 3. Dünya Savaşı'nı çıkarmak üzeredir. [7]

Robert Michallef, 28 Kasım 2015’de Huffington Post’daki yazısında akıl almaz bir soruyu soruyor “3. Dünya Savaşı başladı mı?” Hepimizin çok dikkatli ve hassas olması gereken bir dönem yaşıyoruz. Biliyoruz ki tarih tekrar etmez. Ama tarihten ders almayanlar aynı yanlışları tekrar ederler. Sadece 1990’dan beri son imaparatorluğun sınırlarında yaşananları, böl ve yönet projelerinin acımasızlığını gördük.

Bizi bu noktaya getiren üst aklın emperyalizm olduğunun, yaptıklarına ve yaşattıklarına bakarak ve bir asırdır çözülemeyen çelişkileri izleyerek üst aklın o kadar da akıllı olmadığını söyleyebliriz. Ama tarihi üst aklın tercihlerine indirgemek de yaşadıklarımızda kendi payımızı inkâr etmek olur. Bu badireden çıkmak için sadece gıda politikaları yetmeyecek. Üst akıl korkusu ile değil, ortak aklı hayata geçirmenin yollarını arayarak, ortak projeleri tanımlamamız ve hayata geçirmemiz gerekiyor. [8]

Nükleer Soğuk Savaş, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bitmiş, yaygın kabul gören “Küreselleşen Dünya” söylemiyle de, 21. yüzyıl barışa kavuşmuş görünüyordu. Oysa, bugün ülkemizde ve Dünya’da 3. Dünya Savaşı’nın başlayıp başlamadığı tartışılıyor. [9]

Wall Street’te başlayıp dünyaya yayılan hareket “Kapitalizm çöküyor mu?”, “Yeni bir dünya savaşı mı başlayacak?” sorularını beraberinde getirdi. Bu sorulara yanıt aranırken Almanya Başbakanı Angela Merkel “Kimse Avrupa’ya yarım yüzyıl daha barışın hâkim olacağına inanmamalı” dedi. Bir senaryoya göre mali krizi çözmeye çalışan Avrupa ülkeleri yedi yıl içinde birbirleri ile savaşmaya başlayacak. Avrupa için çizilen bu karanlık tablo kadar korkutucu bir diğer senaryo da Ortadoğu için konuşuluyor. Hatta kimilerine göre İsrail-İran savaşı başladı bile. [10]

Yeni yüzyılla birlikte, dünya geleneksel olmayan bir savaş usulüne sahne oluyor. “Renkli devrimler”, “bahar” hareketleri, terör ordularının yaygın kullanımı iç içe geçiyor. Batılı haydut devletler, dünyayı küçük parçalara bölerek ele geçirme amacında olduklarını açıkça söylüyorlar. Sisteme karşı gelen ülkelerde “yumuşak” ve “sert güç” kullanıyorlar. “Müttefik” diye sırtını sıvazladıkları ayran budalası ülkeleri başka ülkelere karşı maşa diye kullanarak “vekâlet savaşları”nı sahneye koyuyorlar. “Vekil ülkeler”e terör ordularını besletip, zamanı gelince aynı orduları aynı ülkelere yolluyorlar. Kiralık ordular ve dijital aktivistler yeni savaşların askerleri. İşte bu birkaç yıldır karşı karşıya kaldığımız Amerikan usulü “savaş kokteyli”. Yeni adıyla “karma savaş” sistemi.

3. dünya savaşı düzenli ordularla değil, “karma” sivil çetelerle gerçekleşmektedir. Bu savaşta “sahnenin önündekiler”le aldatılan halk, “sahnenin arkasındakiler”i görebildiği oranda güçlenecektir. Sahne önündekiler o kadar güzel, yumuşak, iyicil maskelerle ortalıktadırlar ki, arkadaki kan içicileri görmek zorlaşmaktadır. Her kanaldan dünyaya akan yalan rüzgârı, bırakın sahnedeki oyunu görmeyi, toplumları, maskeli aktörlerin savunucusu yapmaktadır. [11]

ABD ve müttefikleri, sağladıkları hakimiyeti devam ettirmek, enerji kaynaklarının, enerji ulaşım hatlarının, kara, deniz ve hava ulaşım güzergâhları ve merkezlerinin etkili bir şekilde kontrolünü devam ettirmek, mevcut askeri üs ve tesislerinin emniyetle devamını sağlamak, sanayi üretimleri için pazar potansiyelinden azami ölçüde yararlanmak, yüksek savunma harcamalarını finanse etmek, egemenlik bölgelerindeki ülkelerin yönetimlerinin kendi kontrolleri dışına çıkmalarını engellemek maksatlarıyla, İslâm ülkelerinin etnik ve mezhepsel farklılıklarını olabildiğince tahrik ederek, bölünmelerini ve farklılıklarının ihtilaf haline dönüşmesini sağlayacak şekilde; ekonomik, teknolojik, siyasi, askeri, iletişim ve bilişim gücünü kullanarak İslâm ülkelerinin kendilerinden olan unsurlarını azami ölçüde ve kışkırtıcı şekilde destekleyerek çatışmalarini sağlamak, çatışma ortamının oluşması için provokasyonlar düzenlemek suretile, İslâm dünyasına karşi ilan edilmemiş, gizli, sinsi, kirli ve asimetrik yöntemlerin uygulandığı bir savaş uygulamaktadır. Buna ilan edilmemiş kirli 3. Dünya Savaşı diyebiliriz.

İslâm dünyası, kendi coğrafyasının; ülkelerin üniter yapılarının içindeki etnik ve mezhepsel farklılığa sahip unsurlarının birbirleri ile savaştırıldığının, ilan edilmemiş, gizli, sinsi, kirli ve asimetrik 3. dünya savaşının alanı haline getirildiğinin farkına varmalıdır. [12]

Soğuk Savaş

Mueller, ‘3. Dünya Savaşı’ olarak nitelediği Soğuk Savaşın, esasen ideolojik bir içerik taşıdığını ve SSCB’nin komünizm ideolojisini terk etmesiyle birlikte Soğuk Savaşın sona erdiğini belirtir. [13]

Uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından Soğuk Savaşla ilgili çeşitli tanımlar yapılmış olsa da, bu tanımlar temel olarak birbirlerine benzerler. Bir tanıma göre Soğuk Savaş, 2. Dünya Savaşı’ndan galip çıkmış iki büyük devlet ve bu devletlerin çevresinde kümelenmiş küçük devletler arasında doğrudan silah kullanmaksızın devam eden anlaşmazlık ve çatışma dönemidir. [14] Bir başka tanıma göre ise Soğuk Savaş, iki güç arasında yaşanan ve total silahlı çatışmaya dönme tehlikesi taşıyan kısa istikrarsızlık dönemleri ile bezenmiş uzun süreli bir düşmanlık durumudur. [14][15]

Ekonomik Savaşlar

Çin'in en zengin iş adamlarından Jack Ma, ekonominin 3.Dünya Savaşı'na hazırlandığını söyledi fakat bu savaşın askeri bir savaştan ziyade, internet ve diğer mobil platformlar üzerinden yaşanacak bir ticari savaş olacağını da sözlerine ekledi. Online ve mobil platformlardan ticaret savaşının ülkeler arasında gerginlik çıkarmasını beklediğini söyleyen Ma, Çin ve ABD'nin bu kez bu savaşta aynı safta birlikte savaşacağını belirtti. [16]

Nükleer Savaş

Bugüne kadar insanlık tarihi, iki Dünya Savaşı yaşadı. 1. Dünya Savaşı 10 milyon kişinin ölümü ve 20 milyon insanın sakatlanması ile sonuçlanmış iken, 2. Dünya 52 milyon insanın ölümüne ve 34 milyon insanın sakatlanmasına yol açmıştır. III. Dünya Savaşı için 20.000 nükleer füze birkaç dakikada tüm insanlığı yok etmek için hazır beklemektedir. Oysa uzmanların belirttiğine göre bu füzelerden sadece 200 tanesi bu iş için yeterli.

Son Dünya savaşı kitle kırımına yol açan silahların çekincesiz kullanılabileceğini gösterdi bize. 6 Ağustos 1945 saat 8.15'de Hiroşima kentinin üzerine normal güneş ışınlanndan 800 kat daha güçlü ölüm güneşi çöktü ve kent insanlarını yakıp kavurdu. Bu korkunç olayı gerçekleştiren uçağın kaptanı Titian Adası'ndaki hava kuvvetlerine gönderdiği haberde "herşey öngörüldüğü biçimde yerine getirildi ve başarı tamamdır" diye bildirdi. Başkan Truman, bu tarihi olayla ilgili anıların da: "öğle yemeğinde iken Ulak Frank Grahan tarihi haberi getirdi ve Sayın Başkan, bomba atıldı, basan önceki deneylerden ve öngörüldüğünden büyük oldu." dedi. Ben hemen kadehlere şampanya koydum ve beyler biraz önce Japonya'ya tahrip gücü 20.000 TNT olan bomba attık. Atom bombasıdır dedim diye anlatmıştır. Hiroşima'ya kullanılan bu bombadan 3 gün sonra tahrip gücü daha yüksek ikinci bir bomba Nagazaki'ye atılmıştır.

Nobel ödüllü Prof. Alfred Kastler'in ifadesine göre 1 megatonluk nükleer bombanın 100 km² l l ik bir alanda tüm yapı ve insanları, diğer 100 km² ı l ik alanda ise yapıları ve insanların en az yarısını yok edeceğini hesaplamıştır. Bugün nükleer silahların toplam gücünün 20.000 megaton olduğu ve yerkürenin de yuvarlak olduğu gözönüne alınırsa topyekün nükleer bir çatışmada 500 milyon km²'lik bir alan tümü ile yok olacaktır. Bu insanlığın sonudur. [17]

Kehanetler

Nostradamus'un 3. Dünya Savaşı Kehaneti

Nostradamus'un kehanetlerine göre 3. Dünya Savaşı 2076'da, dördüncüsü ise 2106'da çıkacak. 4. Dünya Savaşı sonrasında bin yıllık barış çağı yaşanacak. Dünya yok olmayacak. İddia şöyle devam ediyor: Hayat, 3797 yılında sona erecek. Nostradamus'a göre sadece insanlık bitecek, dünya hiç yok olmayacak.

Peter McHall, Nostradamus'un astrolojik takvimine şöyle dikkat çekiyor:

"Hz. İbrahim ile birlikte Koç Çağı başladı. İnsanoğlu Yaratıcısı'nın bilincine vardı. Hz. İsa ile birlikte Balık Çağı başladı. Şu anda ise Kova Çağı'nda bulunmaktayız ve bu çağda doğal afetler dünyanın kapısını çalacak. Bu da insanoğlunun yeteneklerinin koşullara uyum sağlamasını sağlayacak." McHall'a göre, Nostradamus Kova Çağı sonrası 1000 yıllık bir dönem görüyor. Sona doğru girilecek bu 1000 yıllık dönemde 'barış çağı' yaşanacak. McHall'un yorumlarına göre, 2050 yılına kadar büyüksavaşlar olacak. Avrupa büyük acılara gebe kalacak ve Almanya tekrar ikiye bölünecek. İran Şahı'nın devrilmesiyle başlayan ve 2050 yılına kadar sürecek olan 73 yıl 7 aylık 'Arap egemenliği' de 2050'de sona erecek."

McHall, Nostradamus "Arap egemenliği" kelimesi ile neyi kastettiğini açıklayamıyor. Almanya'nın yeniden birleşeceği 2050 yılına kadar savaş ve hastalıklarla boğuşacak olan yaşlı dünya, bu tarihten sonra 26 yıl sürecek bir huzur dönemine giriyor.

Fransız kahin, 'büyük kaos' dönemi dediği 4. Dünya Savaşı'nın tarihini de belirliyor: 2106!.. Kahinin hesabına göre, üç kuşak sonramız 'en kanlı dünya savaşı' ile tanışıyor ve bu savaş 25 yıl sürüyor. Nostradamus, Kuzey-Güney çekişmesi diye adlandırdığı bu kanlı savaşı şöyle anlatıyor: Fas'tan çıkıp gelecek kralları Avrupa'ya Ruhları parçalayıp, kentleri yakıp yıkmaya. Asya'nın büyüğü dev ordularla aşacak karayı, suyu, Mavileri, babayı ve haçı kovalamaya.

McHall bu dörtlüğü şöyle yorumluyor: "Afrikalılar, eski Avrupa'nın üstüne yürümek için Doğu Asyalı halklarla anlaşıyor. Bir başka yerde Anibal'dan bahseden Nostradamus, İsa'dan 200 yıl önce filleriyle İspanya üzerinden Roma'ya yürüyen komutanı anımsıyor ve şöyle diyor: Başka bir deyişle, geçmiş günlerin sömürülen ülkeleri, yeni bir dünya savaşının başlamasına sebep olacak." Afrika ve Asya'nın Avrupa çıkarmasının ardından Amerika 2. Dünya'nda olduğu gibi bir kez daha 'Yaşlı Kıta'ya yardıma geliyor. Nostradamus, bu kehanetini de kitabının ikinci cildinin 78'inci dörtlüğünde şöyle anlatıyor: Punya ve Galya kanlarından oluşan o adaları Kana boyuyor denizin derinliklerinden büyük neptün. Ve, kolaylıkla elde edebilmek için bu kıyıları Öyle zararlı, çok daha fazla gökte yazılandan McHall'un yorumu şöyle: "Büyük Neptün, yani ABD, Fas ve Tunus üstüne atom bombaları gönderiyor. Patlamalar öyle bir aydınlanmaya neden oluyor ki, geceler gündüz gibi oluyor ve Dünya, bu savaşlardan sonra 1000 yıllık barış çağına giriyor." [18]

Araştırmacılar Nostradamus yüzlerce yıl önce Trump’ın seçileceğini ön gördüğünü kaydediyor. İlgili kehanette şöyle diyor:

“Deliliğini gizleyen sahte Trampet (Trompet), Bizans’ın yasalarının değişmesine sebep olacak. Para standartlarını değişmesini isteyen bu adam Mısır’dan fermanın geri çekilmesini talep edecek.”

“Trampet’in büyük çelişkileri olacak. Bir anlaşmayı bozacak, yüzünü cennete kaldıracak, ağzı kanlı olacak ve kanda yüzecek, yağ çeken bir yüzü olacak, ağzından tatlı yalanlar dökülecek.”

Nostradamus, Avrupa’nın Araplar tarafından işgal edeceğini ön görmüştür. Ayrıca Rusya’nın da Avrupa’yı işgal edeceğini belirtmiştir. Bu durumda Arapların ve Rusya’nın ittifak yaptığını söylemek mümkün. Sadece Avrupa’yı değil Rusya’nın Türkiye ve İran’ı işgal edeceğini söylemiştir. Rusya, Amerika’ya da saldıracağından Amerika’nın Avrupa’ya yardım edemeyeceğini belirtmiştir. [19]

Albert Pike'nin 3. Dünya Savaşı Kehaneti

Albert Pike’nin “Morals and Dogma” adlı kitabıyla aynı yılda, 1871 yılında kendisi gibi bir başka Mason üstadı Giuseppe Mazzini’ye yazdığı iddia edilen mektup, 1950’li yıllarda William Guy Car adlı eski bir İngiliz istihbarat subayı tarafından British Museum’da bulunmuştur. William Guy Car, bu mektubu “Quoted in Satan: Prince of This World” adlı eserinde yayınlamıştır.

Mektupta Albert Pike’nin yazdığı iddia edilen bilgiler gerçekten insanı hayrete düşürüyor. Buna göre Pike mektupta aynen şu satırları yazmıştı:

15 Ağustos 1871, Washington DC

(...) İlluminati'nin amacına ulaşması için öncelikle bir dünya savaşı çıkarmalıyız. Bu sebeple Rusya’da Çar’ı (Çarlığı) zayıflatıp, Ateizm ve Komünizmi hakim kılmalıyız. Ajanlarımız vasıtasıyla Britanya İmparatorluğu ve Alman İmparatorluğu arasında gerginliği körükleyerek savaşa zemin hazırlamalıyız ve 1. Dünya Savaşı sonrası, Komünist düzeni iyice inşa etmeliyiz ki, tüm hükûmetleri yıkabilelim ve tüm dini düzenleri zayıflatabilelim.

Ardından 2. Dünya Savaşı'nı çıkarmalıyız ve bunu gerçekleştirmemiz için; Faşistler ve Siyonistler arasında savaşla sonuçlanacak bir gerginlik oluşturmalıyız. İsimleri Nazi olacak olan Faşistleri, savaş sonunda yok etmeli ve savaş sonrası Filistin’de İsrail devletini kurmalıyız. İkinci Dünya Savaşı sürecinde Uluslararası Komünizm, mutlaka Hristiyanlığı dengeleyecek bir güce ulaştırılmalı. Toplumlara ölçülü bir şekilde “Son Çöküş”ü yaşatacağımız zamana kadar bu denge bizim için gereklidir.

3. Dünya Savaşı’nı çıkarmamız için; İslam aleminin liderleri ve siyonistler arasında ajanlarımız vasıtasıyla, ayrı düştükleri konular üzerinden gerginlik çıkarmalıyız ve bu savaş, Müslüman Arap Dünyası ve İsrail Devleti’nin birbirlerini yok edecekleri şekilde dizayn edilmeli. Bu hengame içinde diğer milletleri bu konuda, fiziksel, ahlaki, ruhsal ve ekonomik olarak çökmeleri için mücadeleye zorlamalıyız. Nihilistlerin ve ateistlerin önlerini açmalıyız ve müthiş bir sosyal çöküş provoke etmeliyiz ki böylece bu kanlı kargaşa ve vahşetin doğurduğu korku içinde mutlak ateizm etkisi ortaya çıksın.

Albert Pike’nin 1871’de yazdığı söylenen mektup, gerçekten 1. ve 2. Dünya Savaşları’nı tasvir ve tavsif etmektedir. Fakat William Guy Car tarafından kütüphanede bulunarak kopya edildiği söylenen bu mektubun, orijinal nüshalarının bulunması şarttır. Orijinal belgeyi görmeden, William Guy Car'ın söylemiş olduğu iddiaları ciddiye alabilmemiz mümkün değildir.

Netice itibarıyla bu iddialar, ilk bakışta muhteşem bir kehanet gibi gözümüze çarpsa da, esasında bu mektubun William Guy Car tarafından uydurulmuş olabilme ihtimalini de göz ardı etmemeliyiz. Dolayısıyla böyle bir iddianın varlığını bilmeliyiz. [20]

Anton Johansson of Sweden'in 3. Dünya Savaşı Kehaneti

Anton Johansson of Sweden, Titanik’in batışını haber verdiği gibi ayrıca Rusya'nın Avrupa'yı istila edeceğini de haber vermiştir:

İran ve Türkiye Rus orduları tarafından işgal edilecek.
Ruslar Balkanları işgal edecek.
İtalya’da büyük bir yıkım olacak.
Kızıl fırtına Macaristan, Avusturya, kuzey İtalya ve İsviçre yoluyla Fransa’ya yaklaşacak.
Amerikan destek depoları Rusların eline düşecek.
Almanya doğudan saldırıya uğrayacak.
Rusya ABD üzerine büyük bir saldırı başlatacak. Bu yüzden ABD güçlerinin Avrupaya yardım etmesi engellenecek.

Johansson Rusyanın Fransayı işgal etmesi için Macaristan, Avusturya, Kuzey İtalya, İsviçre üzerinden farklı bir rota göstermiştir. Ayrıca Rusyanın güneyde İran ve Türkiyeyi işgal edeceğini, kuzeyde İsveç’i de içine alan İskandinav ülkelerini işgal edeceğini ifade etmiştir. Belki de Rus orduları bütün bu rotaları izleyecektir.

Rusyanın Gürcistan, Ermenistan, İran, Türkiye rotası; belki de Türkiye’nin bir NATO müttefiki olarak Avrupaya yardım etmesini önlemek ve Akdeniz üzerinde kontrol tesis ederek Güney Avrupa’ya karşı başka bir cephe açmak içindir.

Bir başka sebep belki de Mısır’ı işgal eden ve İran Şii İslam Cumhuriyetine savaş başlatan Arap güçlerine yardım etmek olabilir. Mümkündür ki Rusya, Arap Birliğinin İrana karşı savaşında onlara yardım etmiş, daha sonra da Rusya Türkiyeye saldırırken Arapların yardımını almış olabilir. [21]

Alois Irlmaier'in 3. Dünya Savaşı Kehaneti

Alois Irlmaier, 3. dünya savaşı ile ilgili, savaşın Orta Doğu’da başlayacağını bildiriyordu:

(...) “Her şey barışı çağırıyor. Şalom (Shalom – İbranice barış ve esenlik demek)! Sonra her şey ortaya çıkar ve açık olur; Orta Doğu’da aniden yeni bir savaş alevlenir, büyük deniz güçleri Akdeniz’de düşmanlarla karşı karşıya kalır! Durum oldukça gergindir! Fakat asıl kıvılcım Balkanlar’da ateşlenir: Büyük bir şeyin düştüğünü görüyorum. Hemen yanında kanlı bir hançer duruyor. Sonrasında da darbe etkisi çok açık olacaktır. İki kişi hiyerarşik sıralamada üçüncü sırada olan birini öldürecek. Bu iki kişi başkalarından para aldılar o yetkiliyi öldürmeleri için. Katillerden birisi ufak-tefek siyahi bir adam ve diğeri ise biraz daha uzun ve açık renkli saçı olan birisi! Bence bu olay Balkanlar’da gerçekleşecek fakat bunu tam olarak söyleyemiyorum. Bu olayın intikamı hemen gelecek bu uçsuz-bucaksız su üzerinden…

Ancak sarı ejder (Şahsi yorumum bu sarı ejderin büyük ihtimalle Çinliler olduğu yönünde. Aynı zamanda bir kimyasal olayı da öngörüyor olabilir.) Alaska ve Kanada’yı aynı günlerde işgal edecek. Gelişleri çok da uzak değil ve sonra sarı toz yağmuru yağacak.

Altın şehir yok edildiğinde bu olay başlayacak.

Amerika Birleşik Devletleri’nin “Büyük Şehri” (Başkent olabilir) roketlerle yok edilecek ve Batı Bölgeleri Asyalılar tarafından işgal edilecekler. Fakat bu işgalciler geri püskürtülecekler.

3. dünya savaşı kesinlikle gelecek ama yılını öngöremiyorum. Milyonlarca insan tarafından da gözlemlenecek, gökyüzündeki işaretler öncesinde olacak. Savaş, hasat zamanından hemen önce, yağmurlu bir gecede başlayacak.

Irlmaier’ın 3. dünya savaşı ile ilgili ürpertici kehaneti dünyamızın nasıl sonlanacağı konusunda bir hatırlatma gibi. Umalım ki gelecekle ilgili bu kehanetler gerçekleşmesin. Ama dünyanın gidişatına baktığımızda, çok da iyimser olamıyorum.” [25]

Baba Vanga'nın 3. Dünya Savaşı Kehaneti

Bulgaristan'da halkın büyük bölümü, bu yıl yeni bir dünya savaşı çıkacağına inanıyor. Bulgarların yüreğine üçüncü dünya savaşı korkusunu salan ise öngördüklerinin çoğu gerçekleşen ünlü Bulgar kahin Baba Vanga'nın (Vanga Nine) son kehaneti.

Ulusal yayınlarda yer alan habere göre 1996 yılında vefat eden ve görme engelli olan Bulgaristan'ın Nostradamus'u, ölümünden kısa süre önce, 2010 yılında tüm dünyayı saracak korkunç bir savaş çıkacağını ileri sürmüş ve şöyle demişti:

“2010 yılında aralarında Hindistan'ın da bulunduğu 4 Asya ülkesinin liderlerine suikast düzenlenecek. Bu suikastlar büyük yankı uyandıracak ve 3. dünya savaşının çıkmasına neden olacak. Kasım ayında başlayacak olan 3.dünya savaşı 2014 yılına kadar devam edecek.” [22]

Dini İnanışlar

Bknz. Akhenaton tarafından hazırlanan "Armageddon", "Megiddo Tepesi ve Armagedon Savaşı (Melhame-i Uzma)" adlı makaleler ve bknz. "Armageddon Savaşına Hazırlık" adlı diğer yazılar.

3. Dünya Savaşı Senaryoları

1. Senaryo: Avrupa, 2018’de savaşa girecek

Bu felaket senaryosuna göre ilk savaş Avrupa’da patlayacak. Avrupa ülkeleri sadece yedi yıl içinde birbirlerine girecek. Bu iddiayı ortaya atan İngiliz Daily Mail Gazetesi. Gazeteye göre başta Yunanistan olmak üzere Euro Bölgesi’nde yaşanan mali krizi çözmeye çalışan Avrupa’yı ne yazık ki barış dolu bir gelecek beklemiyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in şu sözleri de bu iddiaya dayanak olarak gösteriliyor:

“Kimse Avrupa’ya bir yarım yüzyıl daha barışın hâkim olacağına inanmamalı. Eğer Euro çökerse, Avrupa da çöker. Bu olmamalı.”

Bu senaryoya göre Avrupa Birliği ülkelerinin “Euro’yu kurtarma” girişimleri 20 ay gibi bir süre içinde başarısız olacak. 2012 yılının ilk aylarında Yunan halkı, Yunanistan Parlamentosu’nu işgal edecek ve isyan tüm ülkeye yayılacak. Fransa ve Almanya, Yunanistan hükümetine yardım etmek için barış gücü gönderecek. Daha sonra İtalya’da, Almanya’da, İrlanda’da ve İngiltere’de benzer olaylar patlak verecek.

Bozulan ekonomiler, işsizliğin ve sosyal kargaşanın giderek yayılmasına yol açarken, kıta genelinde ırkçılık ve yabancı düşmanlığı da güç kazanacak. Göçmenlere yönelik saldırılar artacak. Ekonomik kriz en büyük darbeyi 2014’te Letonya’ya vuracak. “İmparatorluk” günlerine dönmenin hayalini kuran Rusya, Letonya’daki Rusları korumak için önce Letonya’yı ardından da Estonya, Litvanya, Belarus ve Moldova’yı işgal edecek.

ABD’nin kendini izole etmesiyle yalnız kalan İngiltere, AB’den çekilme kararı alınca, Rusya’dan güç alan Fransa, askerlerini harekete geçirecek ve Avrupa’ya yayılacak. Merkel’in uyarısı da gerçekleşmiş olacak. [10]

2. Senaryo: Yaz Başında İsrail İran’ı Vuracak

Bu senaryoya göre ilk savaş sadece altı ay sonra yanı başımızda çıkacak. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, İran’ın nükleer programına ilişkin şu ana kadar ki “en sert raporu” yayınlayınca Ortadoğu’da kılıçlar çekildi. İran’ın nükleer programını tehdit olarak gören; çünkü Şahap 3 füzelerinin menzilinde bulunan İsrail, raporun açıklanmasını ardından tehditlerini somutlaştırdı.

İngiliz gazetesi Daily Telegraph’a konuşan İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, “İran’ın tesislerini 500 sivil kayıpla yok ederiz” dedi. Zaten İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres de bu ayın ortalarında İsrail’de yayın yapan Channel 2 televizyonuna çıkıp, uluslararası camianın İran’ın nükleer programıyla ilgili sorunu askeri harekât yoluyla çözme yoluna yakın olduğunu söylemişti.

Aynı günlerde Angela Merkel’den de çarpıcı bir açıklama geldi. Merkel, Leipziger Volkszeitung gazetesine verdiği demeçte, İran’a yönelik bir askeri operasyon üzerinde düşünen bazı ülkelerin olduğunu belirttti. Tel Aviv’in İran’ın nükleer tesislerine saldıracağına işaret eden bu gelişmeler üzerine, İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, en kötü senaryoya karşı hazırlıklı olduklarını söyledi.

Dünya nefeslerini tutmuş tırmanan bu gerginliğini izlerken, Tahran’ın batısında Devrim Muhafızları’na ait bir cephanelikte 17 askerin hayatını kaybettiği bir patlama meydana geldi. İngiliz medyası İran’da gerçekleşen patlamanın ardında İsrail istihbarat örgütü Mossad’ın olduğunu iddia etti.

Ölen askerler arasında füze savunma sistemleri konusunda uzman devrim muhafızı General Hassan Moghaddam’ın olduğu belirtildi. Moghaddam’ın ölümüyle ilgili sorulan bir soruya İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, “Bunun daha fazlası olabilir” cevabını verdi. Tam da bu günlerde İngiliz Daily Telegraph hiç de şaşırtıcı olmayan şu ididayı ortaya attı: “İsrail gelecek yaz başında İran’a saldırabilir.”

Asıl korkutucu olan şu ki, bu kâbus senaryosu gerçek olursa İsrail’in İran’a saldırısı bölgesel bir savaşa dönüşebilir… Çünkü Mossad’ın eski başkanı Meir Dagan, İsrail’in İran’a müdahalesi durumunda Suriye ve Hizbullah’ın da bu savaşın içine gireceği uyarısında bulundu. İran ordusunun en üst düzey görevlilerinden General Mesud Cazayeri de “Yanıtımız Ortadoğu’yla sınırlı kalmaz” tehdidini savurdu. [10]

3. Senaryo: İsrail’in İran’ı Vurduğu Gün, Türkiye de Suriye’yi Vuracak

Londra’da yayımlanan Al-Quds Al Arabi gazetesi 15 Kasım’da Türkiye’nin Suriye’ye saldırdığı bir çatışma senaryosu çizdi. Buna göre İsrail’in İran’ı vurduğu gün, Türkiye de Suriye’yi vuracak. Arap medyası ve analistler Suriye’nin artan izolasyonunun bölgesel savaş olasılığı yarattığını öne sürüyorlar.

Bu senaryoya göre, Libya’dan sonra sıradaki ülkeler Suriye ve İran… Libya modelinin uygulanmaya çalışıldığı bu iki ülkeyi kanlı iç savaşlar bekliyor ve bu kez Amerika’nın üstlendiği rolü Türkiye oynayacak. Bu da Obama tarzı olarak değerlendiriliyor. Başkan Bush rejimleri değiştirmek için ülkeleri doğrudan işgal ederdi ama Demokratlara göre bu yaklaşım Amerika’yı batırdı. Onlara göre ekonomik kriz, Irak ve Afganistan maceralarının sonucu. Kötü örneklerden ders alan Obama ve Demokratlar Libya, Mısır ve Tunus’ta çok farklı bir model uyguladılar.

Libya’da yönetim ABD’nin istediği doğrultusunda değişti ama görünüşte Amerika kılını bile kıpırdatmadı. Bu senaryoya göre şimdi Suriye iç savaşa sürüklenecek ve burada asıl rolü Türkiye üstlenecek. Zaten Suriye’ye göre Türkiye, Suriye’deki rejimi değiştirmek istiyor ve muhaliflerine kapılarına açarak iç savaşı açıkça teşvik ediyor.

Buna göre aslında amaçlanan Suriye - Türkiye savaşı çıkartmak. Tabii ardından Suriye’nin en büyük destekçisi İran’da işe dahil olacak. Eğer Türkiye, İran’ı durdurulabilirse, Amerika ve İsrail, İran derdinden kurtulmuş olacak. Bu arada Türkiye de askeri ve iktisadi yönlerden zayıflamış olacak…[10]

4. Senaryo: Savaşı Kosova Başlatacak

Bu senaryoya göre 3. Dünya Savaşı’nı Kosova başlatacak. Bu iddianın sahibi Rusya’nın NATO daimi temsilcisi Dmitri Rogozine… Rogozine, Brüksel’de katıldığı bir televizyon programında bu iddiasının dayanağını şu sözlerle açıkladı: “Kosova’nın kuzeyindeki belirsizlik 12 yıldan buna yana sürmekte.

Ne var ki son dönemde meydana gelen olaylar Avrupa’nın güvenliğini tehdit ediyor. Bu durum dünya savaşına kadar gidebilir. Sırp halkının Kosova’daki gelişmelere tahammülsüzlüğü bu savaşa neden olabilir. 1. Dünya Savaşı da Balkanlar’da başlamıştı. Rusya, NATO’dan bir komisyonun kurulmasını istedi ama NATO reddetti. Rusya bundan böyle de Kosova’nın bağımsızlığını tanımayacak. [10]

5. Senaryo: ABD ve Çin Arasında Yaşanan Siber Savaş Gerçeğe Dönecek

Bu senaryoya göre ise savaşı başlatan, yükselen güç Çin ile ABD arasında tırmanan gerilim olacak. Bu ayın başında dünyanın en büyük güvenlik yazılımı şirketlerinden biri olan Symantec, ABD’de en az 48 kimyasal ve askeri tesise siber saldırı düzenlendiğini ve saldırıların kaynağının Çin olduğunu açıkladı. Synmantec, saldırıların kaynağını takip ederek Çin’in Hebei kentindeki 20 yaşlarında bir hacker’ı tespit ettiklerini belirtti. Amerikalı yetkililerden açıklama geldi: “ABD siber saldırıları savaş nedeni sayacak.”

ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi Başkanı Mike Rogers, “Çin’in internet üzerinden yaptığı saldırılarla ABD’den bilgi çalma çabalarının ‘tahammül edilemez bir noktaya’ geldiğini ve birçok devletin Pekin’i bu konuda durdurmak için harekete geçmesi gerektiğini” söyledi. Bu arada Çin-ABD gerilimi ticaret alanında da tırmandı. Amerika’nın, para birimleri yuanın değerlenmesini zorlayacak bir yasayı onaylaması durumunda Çinli yetkililer ticaret savaşı açacakları uyarısında bulundular…

21. yüzyılın iki rakip gücü ABD ile Çin arasında ticaret ve internet yüzünden çıkan gerilim son olarak da Tayvan yüzünden tırmandı… Obama Tayvan’a 6.4 milyar dolarlık silah satışını devreye sokunca, Çin bölgesel ve uluslararası işbirliğini kesme tehdidi savurdu.

Bu arada Avustralya’ya giden Başkan Obama 2012 başında Avustralya’ya 250 deniz piyadesi gönderileceğini açıkladı… ABD’nin bu hamlesinin Pekin hükümeti tarafından Washington’ın Çin’i çevreleme girişimlerinin son halkası olarak yorumlanması mümkün.

Arap medyası ve analistler Suriye’nin artan izolasyonunun bölgesel savaş olasılığı yarattığını öne sürüyorlar. [10]

6. Senaryo: Savaş, Türkiye-Japonya ve ABD-Polonya Arasında Olacak

Stratfor, dünyanın en çok sözü dinlenen, dış politika konularında Pentagon dâhil pek çok kuruluşa danışmanlık yapmış stratejik araştırma şirketlerinden biri. Analistlerinin çoğu eski CIA ajanı. Stratfor’un kurucusu, siyaset bilimci Dr. George Friedman’ın da bir senaryosu var. Friedman’a göre gelecekte Rusya ve Çin gerileyip çökecek. 3. Dünya Savaşı, Türkiye- Japonya ve ABD-Polonya arasında gerçekleşecek.

Bu senaryoya göre Türkiye 2020’de dünyanın en büyük 10. ekonomisine sahip olmuştur. Rusya ise çökmüştür. Hem Avrasya’nın hem de Arap dünyasının en güçlü aktörü haline gelen Türkiye, sınırlarını Avrasya ve Ortadoğu imparatorluğu haline gelene değin genişletir. 2050’ye gelindiğinde dünya güçleri büyük bir gerilim içindedir. Çünkü ABD, Türkiye’nin ve Japonya’nın Orta Asya ve Avrasya’daki hâkimiyetinden rahatsızdır.

Amerika’nın doğal müttefiki haline gelen Polonya, Ukrayna’yı ele geçirmesine ve Akdeniz’e inmesine engel olan Türkiye’yle çatışmaya başlar. Türkiye ve Japonya da ABD’ye karşı ittifak kurar. ABD, Türkiye ve Japonya’yı büyük bir tehdit olarak görmesine rağmen ilk etapta sıcak savaşa girmek istemez. Bu arada Amerika uzayda büyük bir insansız ordu kurmuştur. ABD uzaydaki silahlarını Türkiye’ye doğrultarak, Türkiye’den Ukrayna ve Balkanlar’ın kontrolünü Polonya’ya vermesini ve Kafkasya’dan çekilmesini ister.

Türkiye ise buna karşılık Japonya’yı yanına alarak savaşa girer. ABD’nin uzay sistemini hedef alan saldırı, Kasım 2050’de Japonlardan gelir. Türkiye, Polonya’dan kurtulmak için Almanya’dan yardım ister. Bu senaryonun sonu kötü bitiyor. Buna göre savaş Japonya, Türkiye ve Almanya’yı harabeye çeviriyor…

George Friedman'ın 3. Dünya Savaşı'nda Türkiye İle İlgili Kışkırtmaları

Nazi Soykırımı’ndan kurtulmayı başarmış Yahudi bir ailenin oğlu olarak Macaristan’da dünyaya gelen 1949 doğumlu George Friedman, ABD’de istihbarat-güvenlik konularında yıllarca kritik görevler icra etmiş “derin” bir isim. [23]

Friedman “Gölge CIA” Stratfor’u geçtiğimiz yıl Mayıs ayında bırakarak yeni kurduğu Geopolitical Futures’ta şu an Avrupa-Asya’daki görülen istikrarsızlığın 2. Dünya Savaşı öncesi döneme çok benzediğini yazmıştı. Friedman’ın “provakatif” denilebilecek bu çalışması “Krizler ve Kaoslar: 3. Dünya Savaşı’na mı gidiyoruz?” başlıklı özel belgeselinin tanıtım notu niteliğindeydi. Friedman’ın savunduğu “korkutan tez” şöyleydi:

” Bugün dünyada yaşayan 7.5 milyar insanın 5 milyara yakını Asya-Avrupa bölgelerinde. Bu bölgedeki istikrarsızlık insanlığın tümünü etkiliyor.

2. Dünya Savaşı Avrasya’dan çıkıp dünyaya yayılan bir çekişmeyle başlamıştı. Tüm dünya olmasa da ABD’nin de aralarında bulunduğu birçok ülke buna katıldı.

Bugünkü görünüm de o zamanlara çok benziyor. 2. dünya savaşı öncesinden bu yana bunları hiç yaşamamıştık. Avrasya’da yer alan neredeyse tüm ülkeler istikrarsızlaştı. Orta Doğu’da kanlı savaşlar yaşanıyor, Avrupa Birliği ekonomik krizler ve Rsusların askeri aktiviteleriyle kaostan kaosa sürükleniyor. Çin’de ise ekonomik sorunlar çözülmek bilmiyor, ülkede diktatörlüğünü gücü yükseliyor.

İnsanlığın kalbi Avrasya, 2. Dünya Savaşı öncesi yıllardan bu yana yana hiç görmediğimiz şekilde birbirilerine karşı gerilime sürükleniyor.

Benzerlik ve eşlik aynı anlama gelmese de yaşanan çekişmelerdeki gerilim ve şiddet formasyonları meşum. Tüm bu olan biten insanlık tarihinde yen bir döneme doğru temellerin kaydığını gösteriyor.”

Friedman son olarak şöyle diyor:

“Şu ana kadar bir kasırga kopmadı ancak gelişen formasyonlar 1930 ortalarındakine çok benziyor. 1930 ortalarındaki formasyon da dünya tarihindeki en büyük savaşa neden olmuştu. Tüm bölgeler istikrarsızlaşıyor ve fırtınalar birbirine dokunmaya başlıyor. Elbette konu bundan sonra ne olacağı.” [23]

Friedman'a göre 2050'de yeni büyük güçler olacak olan Türkiye, Polonya, Japonya ve ABD arasında yaşanacak olan küresel bir savaş kaçınılmaz. Friedman, Türkiye'nin Ortadoğu, Balkanlar, Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'ya hâkim bir imparatorluğa dönüştüğünü, bunun da ABD'nin sinirini bozduğunu söylüyor.

George Friedman'ın "Rusya ve Çin çökecek, Türkiye dünyanın ikinci süper gücü olacak." diyerek tüm dünyayı Türkiye'ye karşı kışkırtmaya çalıştığı biliniyor.

Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uznatısı PYD saflarında savaşan ve Türkiye'de yakalanan iki Çek vatandaşının kendilerinin Almanya ve Fransa tarafından eğitildiğini ileri sürmesi ile 2009'da yayınlanan kitabından pek çok kehanete yer veren George Friedman'ın "Rusya ve Çin çökecek, Türkiye 1 saatte Almanya ve Fransa'yı alır, Türkiye Balkanlardan Afrika'ya özellikle de Arapları yeniden ülkesine katacak." şeklindeki açıklamaları birlikte okunduğunda ilginç bir sonuç çıkıyor: Asıl maksat, herkesi Türkiye'ye kışkırtmak mı? Batıya, "Türkiye'ye karşı birlik ol", Müslüman ülkelere de "Türkler Osmanlı'da olduğu gibi devletlerinizi alıp topraklarına katacak." mesajı verilip korku rüzgarı estiriliyor.

Kaynaklar

[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/III._Dünya_Savaşı
[2] Mustafa Kibaroğlu, “Kitle İmha Silahları ile Terör: Kıyametin Yeni Eşiği mi?”, Avrasya Dosyası, Güz: 2006,Cilt:
12,Sayı:3, s:119.
[3] Prof. Dr. Sibel Turan - Yasin Usta, "Küreel ve Bölgesel Nükleer Güçlerin Kıskacında Orta Asya", II. Uluslararası Sosyal Bilimciler Kongresi, s.874.
[4] Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi Academıc Journal of History and Idea Cilt: III/ Sayı:8/ Mayıs /2016, s.152.
[5] Helga Zepp-LaRouche, "Üçüncü Dünya Savaşı’nın Arifesinde", Bürgerrechtsbewegung Solidarität.
[7] Ahmet Akgül, "Dış Politikamız: BOP'un Temelleri", Bilge Karınca Yayınları, İstanbul 2008, s.211.
[6] Prof. Dr. Birol Akgün, "İslam’ın Küresel Ötekileştirilmesi ve Türkiye" (26.01.2015 tarihli makalesi), Stratejik Düşünce Enstitüsü.
[8] Prof. Dr. Mustafa Koç, "Ortak Aklı Aramak" (makale), Ryerson Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü, Toronto, Kanada.
[9] Bozkurt Güvenç, "Atatürk’ten İnönü’ ye İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye", İktisat ve Toplum Dergisi, Mart 2016, sayı: 65, s.4-5.
[10] https://www.sabah.com.tr/galeri/dunya/3-dunya-savasi-nerede-cikacak/2
[11] Banu Avar, "Zemberek", Remzi Kitabevi, İstanbul 2016, s.9-10.
[12] "İslâm Dünyasına Yönelik Tehditler", ASSAM, Mayıs 2016, s.74-75.
[13] John Mueller, “Quiet Cataclysm: Some Afterthoughts on World War III,” Michael J. Hogan (der.), The End of the Cold War: Its Meanings and Implications, New York, Cambridge University Press, 1992, s. 40–42.
[14] Bernard A.Weisberger, "Cold War Cold Peace: The United States and Russia Since 1945", New York, American Heritage, 1985, s. 89.
[15] Şenol Sevim, "Soğuk Savaş Sonrası Avrupa Güvenlik Yapılandırması ve Türkiye" (yüksek lisans tezi), Ankara Üniversitesi, Ankara 2006, s.1.
[16] "Çinlilere Göre 3. Dünya Savaşı Kapıda", Sancaktepe Dergisi, Nisan-Mayıs-Haziran 2015, s.14.
[17] http://www.emo.org.tr/ekler/4b20b1f5a0d103f_ek.pdf?dergi=246
[18] www.nostradamuskehanetleri.com/2012/07/3dunya-savas-2076da-ckacak.html
[19] http://www.fakiryazar.com/3-dunya-savasi/
[20] http://www.ozelburoistihbarat.com/Content/images/archieve/illuminati-dosyasi-illuminati-uyesi-olan-ve-dunya-savaslarini-dogru-bildigi--bea3cd2a-9d59-462e-ace0-f93b7a6d01d7.pdf
[21] http://gelecekyorumlari.blogspot.com.tr/2013/02/3-dunya-savasi-rusyanin-avrupayi-isgali.html
[22] www.haberci71.com/popup/haber-ms-word.asp?haber=2198
[23] http://www.paraanaliz.com/2016/genel/3-dunya-savasi-mi-geliyor-2622/
[24] Oral Sander, "Siyasi Tarih: 1918-1994", 4.B., Ankara, İmge Kitabevi, 1994, s. 191.
[25] MessageToEagle.com, "Alois Irlmaier’ın Korkunç 3. Dünya Savaşı Kehaneti Gerçek mi?", çev. Şeref Kaplan, http://ufodunyasi.com/alois-irlmaierin-korkunc-3-savasi-kehaneti-gercek-mi/






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 46848964 ziyaretçi (119817253 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler