3 Semavi Dinin İlahileri
 

3 Semavi Dinin İlahileri

Javascript: Akhenaton

 

Müslüman İlahileri

Hıristiyan İlahileri

Yahudi İlahileri

Talaal Badru Aleyna Ben Zayıfken Yeşhua
Ya Taybe İsa Mesih Tanrı'nın Oğlu Mezmur 121
Kan Tutar Rab Işığımdır Er-Rahman el-Azer
Kabrimin İlk Gecesi Canım Köle Pazarında Ohel Moshe
Tahtadan Kutu Ey Tanrım Gökler Üstüne Yüksel Hava Nagila (Bizi Mutlu Kıl)
Muhammed'in O Gözleri Ey Göklerdeki Babamız Adonai Ori
Ey Rahmeti Bol Padişah Ne Zamana Dek Avinu (Our Father) The Lord's
Diriliş Muştuları - Bacım Kaldırırım Ellerimi Sana Ella - Avinu Malkeinu
Farkında Mısın? Baba Senin Sevgin Shabat Shalom Medley
Bayramsa Bayramınız Mübarek Olsun Yol Kapı ve Yaşam Sensin Yeshua Kadosh
Afgan Dağlarında Tanrı Sevgidir Arise! (Jeremiah 31)
Gururlanma İnsanoğlu Avlularına Al Beni Baruj Ata Adonai Eloheinu
Bilal Öldü Derler ise Sen Çok Başkasın Ya Rab Barbra Streisand Sings Hatikvah
Kardeş Olsam Toprağa Ey Küçük Beythelem Şehri (Noel İlahisi) BARBRA STREISAND - AVINU MALKEINU
Doğ Ey Güneş Gelin İmanlılar (Noel İlahisi) Yerushalayim Shel Zahav - Ofra Haza (Live)
Bir Güneş Doğuyor Yüce Rabbim Seni Seviyorum Rachem
Aman Çeşme Keder Yüklü Yolda Psalm 118 Adonai Li
Medine'ye Varamadım Beni Sevdin Rab Kadosh - Santo - Holy (Hebrew - Hebraico) - קדוש
Veysel Karani Babam Sensin Kadosh Adonai (Hebrew) Elisheva Shomron
Yetim Kız Korku Dolu İnsanlar Shimcha Kadosh
Allahu Allah Sen Çok Başkasın Ya Rab Hodu La'Adonai
O Gece Sendin Gelen Sonsuza Dek Kumi Ori קומי אורי Isaiah 60
Gönül Nuri Cemalinden Mesih Benim İçin Öldü Oseh Shalom
Ne Zaman Anarsam Seni O Sanctissima Yerushalayim The Shira Chadasha Boys Choir
Adı Güzel Kendi Güzel Ave Maris Stella Mi Zeh Melech HaKavod
Gül Yüzünü Rüyamızda Magnificat anima mea Dominum Choneni Elohim, from Psalm 51
Azrail Başına Geldiği Zaman Salve Regina Paul Wilbur - Shema
Seni Görmeyen Gözü Neyleyim The Angelus Oye Israel - Paul Wilbur
Bize Gülen Var O Sons and Daughters Sh´ma Yisrael / Baruch Haba
Beni Senden Ayırma God of Mercy and Compassion "I Lift My Eyes" (Psalm 121)
Araya Araya Litany of the Sacred Heart of Jesus Kol Berama
Can Elleri Abide With Me Mi Shebeirach
Ey Yolcular Sorfesten Moncester Adon Olam




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Ayşegül, 21.02.2014, 15:10 (UTC):
II. Çok küçük bir örnekle, bize gösterilenler nasıl acımasızca hüküm verdiğimizi açıklamak isterim. Oysa ki, yıllar yılı dünyaya aslında zannettikleri gibi olmadığımızı anlatmak için verdiğimiz çaba aşikar. Bir "Midnight express"in açtığı hasarı bile hala telafi etmekle meşgulüz ama başkalarına geldi mi Halide Edip vari bir "Vurun Kahpe"ye davranışı geliştiriyoruz.

Oğlum buraya geldiğinde, uzun zamandır gitmediği berberine gitti. Aynı binada bir de kilise var ve ilginç tevafuk ki papaz'ın adı da oğlumla aynı. Ve bu muhabbetten doğan bir sohbet etme durumları vardır. Berberde karşılaştıklarında ona Kroakov'u anlatmış ve yer yüzünde beni böyle etkileyecek bir yer daha var mı bilemiyorum demiş. Yahudilere yapılanları bir insan olarak kabul edemiyorum deyince, berber oradan atlamış ve bizim oğlanı yahudi yandaşı olmak ve sizin de işaret ettiğiniz gibi lanetlenmiş bir topluma avukatlık yapmakla suçlamış. Filistinlilere zulüm edenlerle aynı kefede olduğunu söylemiş. Onları lanetlemeyenin Allaha şirk koştuğunu söylemiş. Bizim oğlan da tek bir cümle sarf etmiş: "Seninkini bilmiyorum ama, benim inandığım Allah böyle bir vahşet hangi toplumun başına gelirse gelsin onaylamıyor" demiş... Vaziyeti özetleyen kısa bir örnek işte...

Yorumu gönderen: Ayşegül, 21.02.2014, 14:56 (UTC):
I.Yok, aslında hıristiyan ilahilerinde beni iten ağırlıklı olarak bizim dilimizde olanlar oldu sebebi ise, önyargılı olmam değil de, hissiyatı yakalayamamış olmam. Ne de olsa inanç sistemlerine yabancı değiliz ki cümleler bizi şaşırtsın değil mi? Ben bir türlü duygu yoğunluğu alamadım. Ama "Salve Regina" bana daha bir ilahi havasında geldi... Anlamadığım halde, sanki acı ve fedakarlık duygularını anlatmaya çalışır gibi hissettim.Belki de çok farklı anlamları var ama ben öyle hissetim.


Hmmm... Mehmet Emin Ay benim de çok sevdiklerimdendir. Dürüst olmam gerekirse, çok azı ruhuma hitap ediyor ve bu yüzden çok nadir ilahi dinliyorum. Beatbox yapar gibi ilahi söyleyenlerden çok haz etmiyorum açıkçası. "Yolcular" vardı bir dönem mesela onlarda güzeldi. Sonradan Ender Doğan kendisi devam etti o da dinlenesidir. Öyle bir kaç örnek daha var ama az...

Yorumu gönderen: Akhenaton, 21.02.2014, 14:26 (UTC):
II. Gelelim ilahilere. Bu sayfadaki bütün ilahileri ben kendi zevkime göre seçtim. Yusuf İslam’ı severim. Ama sadece şarkılarını. Özellikle de “Lady D'arbanville” adlı şarkısını. Ama İslami ilahilerde benim favorim yabancı Müslümanlar değil, Mehmet Emin Ay ve Ömer Karaoğlu gibi isimlerdir. Hıristiyan ilahilerdense Prestiberyen Kilisesi’nden Sibel Üçal. Yahudi ilahilerini ise ilk defa bu sayfayı hazırlarken dinleme şansım oldu. Hıristiyan ilahilerinin size “itici” gelmesinin nedeni, sanırım teslis inançlarından geliyor biraz da. Yahudi ilahileri de öyle. Öyle ya, “lanetlenmiş kavim” diye kazımışlar kafalarımıza. Oysa İsrail demek, dindar Yahudiler demek değildir sadece. Savaşa hayır diyen onlarca samimi Yahudi’yi ekranlar da sık sık göremezsiniz. Çünkü İsrail, bunu görmenizi istemez. Irak’ta ya da ebu-Garih hapishanesindeki vahşetlere karşı çıkan batılı dindar Hıristiyanları da Amerika. Oysa biri öldürmeyeceksin der, öbürü ise sağ yanağına tokat atana sol yanağını çevir der. Yani Amerika’nın ve İsrail’in samimi dindarlarının sahip oldukları devletlerin Hıristiyanlık’la ya da Yahudilik’le değil; bu devletleri de yöneten güçlü ailelerin ve baronların para ve güç hırsıyla ilgisi vardır. Hani Bediuzzaman da cemil Meriç de bu yüzden iki Batı kavramının altını özellikle çizerler. Tabii ki onlar için asla mahzun edilmeyeceklerdir tabirini kullanan Kuran da.

Yorumu gönderen: Akhenaton, 21.02.2014, 14:16 (UTC):
I. Aslında Yahudi kültürüyle İslam kültürü ve zevkleri hemen hemen aynıdır. Çünkü ikisi de erkek çocuk sünneti de dahil şeriat, yani ilahi yasa eksenli dini anlayışa sahiptir. Aralarındaki çatışma nedeni ise evvelden beri gelen vaat edilmiş topraklar sendromudur ki, onlar için cennet anlayışı da budur. İlahileri dinleyince, Kuran’da da övgüyle bahsedilen peygamberleredir bu ilahiler. Yalnızca dilleri ve anlatım şekilleri farklıdır. Hoş, İbranice de Arapça da aynı kökenden geliyor ya. Yahudi kültürü, sıkı sıkıya şirke düşman bir toplumdur. Kuran’da bahsedilen “Üzeyir’e Allah’ın oğlu dediler.” diye bahsedilenler küçük bir kesim dışında ki, şimdi yaşayan bir inanç değil. “İsrail’in tanrısı kıskanç bir Tanrı’dır. Benden başka tapındığın başka ilahların olmayacaktır” diye altını çize çize tevhid inancını vurgular Tevrat. Ne zaman ki Müslümanların yalnız başına Kuran yetmez, hadis lazım, icma ümmet lazım dediği gibi onlar da Talmud yasalarıyla gerçek Yahudilik inancının yapısını zedelemişlerdir.

Yorumu gönderen: Ayşegül, 21.02.2014, 10:09 (UTC):
III.

Bu bilglerden beni en çok etkileyen bir tanesini de burada paylaşmak istiyorum. Bir resim var -ki resim yüklemeyi bilmediğim için burayla ilgili yazımı erteleyip duruyorum- bu resimde cam bir bölmede oldukça büyük bir yığın halinde kadın saçları vardı. Düşünün ki, bir kadın da en fazla 200 ile 300 gram arası saç olurmuş en çok. Ama orada ki saç miktarı 2 ton'muş... Evet, yanlış okumadınız İKİ TON... Çok acıklı ve dehşet verici. Kadınların ve çocukların büyük bir kısmı laboratuvar deneylerinde kobay olarak kullanılmış ve insan aklını zorlayan muamelelere maruz kalmışlar... Elbette bu onların yaptıklarını haklı çıkarmak anlamında değil, çünkü böyle bir geçmişe sahip olmak onları, yaptıkları insanlık dışı davranışlarından dolayı daha da bir haksız duruma düşürüyor...

Neyse konu nerden nereye... Bizim ilahilerimizde kusursuz değil elbette... Kimileri yine çok ruhsuz olabiliyor. Kimisi imana getirebilirken, kimisi imanımızı epey bir zorlayabiliyor :) Son dönemlerde özellikle yurt dışından müzisyenlerin çok güzel eserlerini dinliyoruz. Elbette başı çeken Sami Yusuf olmuştur bu konuda. Her ne kadar öncesinde tek tük örnekler olsa da (en bilindik örnek Yusuf İslam'dır keşke ondan da bir eser olsaydı derim), İslami müzik tarzının popüleritesinin yaygınlaşmasında çok büyük bir katkısı vardır... Neticeye gelirsek, gerçekten ilgi çekici ve bilgilendirici bir mevzu olmuş... teşekkür ederiz..

Yorumu gönderen: ayşegül, 21.02.2014, 09:58 (UTC):
II.

Sözü tekrar ilahiler getirecek olursak, hıristiyan ilahilerinde özellikle dilimizde olanlar etkileyici olmaktan ziyade itici buldum... Ya ne olursa olsun, inandığın bir şeyin karşı tarafa da aksetmesi için önce kendi ruhunda hissetmelisin. Ülkemizde Süryani olan vatandaşlarımız var ve bir kaç tv programında denk geldi izledim hatta dedim ki ya bizim makamdan söylüyorlar -ki bu çok doğal ne de olsa onlar da bu ülkenin insanı- ne ruhu rahatsız ediyordu ne de kulağı tırmalıyordu. İnandığını hissetmekle alakalı bence... yahudilerin ilahilerinde özellikle bir tanesi -er-Rahman El-Azer- bana duygulu geldi. Bilemiyorum belki de müzikal açıdan tanıdık tınılara sahip olması da etkin olmuştur. Yahudiler beni hep düşünce anlamında ikilem de bırakan bir toplum. Bir yanım dünya için tam bir baş belası olduklarını düşünürken, diğer yanımda ise -özellikle Kraokov'da ki toplama kamplarıyla ilgili öğrendiğim yeni bilgilerle beraber tarihte ki en büyük insanlık dramlarından birini yaşadıkları için gerçekten içim acıyor... Ama bu, sonradan dünya sahnesinde aldıkları "Deccal" rolünü bir türlü anlamama yardımcı olmuyor. Yani bu kadar acı ve ızdıraplı bir geçmişe sahip olan bir toplum nasıl olur da bebek kanında banyo yapmayı kendine hak görür?




Yorumu gönderen: Ayşegül, 21.02.2014, 09:49 (UTC):
I.

Bana, melek neye benzer diye sorsalar sanırım cevap olarak "ya taiba" ilahisinde ki cennet çiçeklerini tarif ederdim... Allah muhafaza eylesin...

Biz müslümanların dinledikleri ilahileri zaten biliyorum bir kısmı da çok sevdiklerimden... Tarafsız bir bakış açısına sahip olabilmek için diğer iki semavi dinin ilahilerden de bir kaç örnek dinledim. Hıristiyan ilahilerinine Hollywood filmlerinden oldukça aşinayım ama yahudilerin ilahilerini ilk kez dinledim.

Oğlumun dediği bir şey var ki, sanırım ben de aynı şeyi söyleyeceğim; "başka inanışların kutsal mekanlarını gördükten sonra, nasıl ibadet ettiklerini ve dualarını falan öğrendikten sonra, Allahın beni en doğru dinin içinde yarattığını daha iyi anladım ve şükrettim. Vatikan'da dahi içimde cız eden bir his uyanmadı. Bana daha çok sanatsal bir şaheser gibi geldi ve hayranlık vericiydi ama hepsi bu kadar" demişti... Onları büyütme aşamasında öğrettiğim en önemli ilke: Asla, hakkında bilgi sahip olmadıkları bir konuda karşıt görüş bildirmemeleri ve savundukları ne olursa olsun tam donanımlı olmalarıydı ve bunun için en önemli faktör karşı olduğunu tanımaktır. Bunları neden söylüyorum; vakti zamanında buradaki kimi bilgiler için "misyonerlik" yapmakla itham edilmişti site... Oysa, bakış açımız ne kadar geniş olursa, kendi gerçeğimizi o kadar iyi anlarız. Sorgulamayıp sadece bize öğretilenleri kabullenirsek o zaman Kuranda belirtilen "Ey akıl sahipleri" ya da "elbette düşünenler için pek çok ibret vardır" sözlerinin bir hükmü kalır mı? Bunca çeşitlilik neden diye hiç düşündük mü?






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36856732 ziyaretçi (103025999 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.