Adalet Mi! Kime Göre?
 

adalet, adaletsizlik, justice, injustice

Adalet Mi! Kime Göre?

Ayşegül (Hiçdüşünce)

İnsan psikolojisi, gerçekten çok ilginç. Ne kadar incelenirse incelensin, tam olarak bir sonuca varmak mümkün değil. Bazen odanın penceresinden vuran ayışığı bile mutlu eder insanı. Hayâllere dalar gidersin... Bazen bir çiçeğin kokusu, adını bilmesen de sana çok şey hissettirir; ama bazen, dünyaları satın alacak gücün olduğunu bilsen de mutlu olamazsın... Hep bir şeyler eksiktir... Ne olduğunu da bilemezsin. Çünkü her şeyin olduğuna inanırsın; ama aslında yoktur...

Ne ilginçtir ki, sıcacık bir ekmeğin ne tadını, ne kokusunu ona zorlukla sahip olan gibi hissedemezsin. Peşinde koşacak amacı olmayan insan, dünyanın en huzursuz insanıdır. Dedim ya, çok ilginç bir yapısı var insanın. Tabii bu kadar kalabalık bir dünyada daha da çeşitlilik kazanıyor bu ilginçlikler. Ama benim açımdan en garip olanı, adalet dengemizin şaşırdığı olaylar...

Örneğin bir Türk gider, başka bir ülkenin vatandaşı ile evlenir (kadın-erkek fark etmez). Çocukları olur ve bir süre sonra ayrılırlar. Bir "çocuk" davası başlar bu sefer. Biz, ne olursa olsun; çocuk, Türk anne ya da babada kalsın isteriz. Başka bir ülkenin kültürü ve dini ile büyüsün istemeyiz. Karşımızdakilerin de bir anne-baba olduğunu düşünmeyiz. Çevremizde ya da TV'lerde az mı gördük bunun örneklerini? Her defasında da tarafımız belli değil miydi?..

İşte tıpkı buna benzer davranışları başka konularda da gösteririz. Bâzen bir kâtili ya da hırsızı desteklediğimiz, onun için yüreğimizin sızladığı zamanlar olur. Hatta seyrettiğimiz filmlerde bile böyle bir konuya denk gelirsek; polisten kaçabilsin, yakalanamasın diye heyecanla bekleriz. Bunun nedeni nedir? Yani bu, nasıl bir hissiyat değişikliğidir?!

Yıllar önce, farklı bir bakış açısı ile okuyup (üzgünüm ama) sıkılarak rafa kaldırdığım "Suç ve Ceza" romanını tekrar okuduğumda bana çok şeyler düşündürdü. İlk sırada Raskolnikov'u bir kâtil olmasına rağmen neden sevdiğim? İyi ile kötünün aynı yüzün arkasına saklanmış olması...

Şunu da söyleyeyim; kâtil olması, onu kötü yapmadı benim gözümde. Ya da başka bir diğer kahramanın yaptığı kötülüklerden kurtulmak için ödediği kefaret de onu iyi yapmadı.. Dedim ya, adalet terazisi, şaşıyor zaman zaman. Bir kâtili gözümüzde suçsuz yapan sebepler, bir diğerini affettirmiyor. Bâzen de kendi çocuklarımızın yapıp da onayladığımız davranışları, nedense başkalarının çocukları yapınca kınar ve dışlarız veya oğlumuzun kız arkadaşı olduğunda onaylarız ama iş, kendi kızımıza geldiğinde yasakların sonu gelmez. Oysa ki oğlumuzun kız arkadaşı da başka bir ailenin gözünün bebeğidir.

Başka bir örnek de evliliklerde kendini gösterir. Kendi kızının veya oğlunun mutluluğunu isteyen anne-baba, gelinine ya da damadına aynı anlayışla davranmaz veya kendi anne babasına saygı isteyen taraf, diğer taraftan bunu esirger.. Nedir böyle düşündüren insanları?

Hakikaten insanların kafasının içine girip şöyle bir tur atmak istediğim zamanlar oluyor... En sevdiğimiz insanın yüzü, bazen bizi en çok yaralayan, inciten insanın da yüzü olabiliyor... Belki de bu sebeptendir, her defasında manasız affedişlerimiz... Ne kadar gitsek de, uzaklaşsak da geri dönüşlerimiz... Canımızın yanacağını bile bile; avuçlarımızı, yüreğimizi yakacağını bile bile sarılışlarımız bu ateşe...

Cehennem ateşinden ne çok korkar, kaçmak için ne gerekirse yaparız. Ama bu gönlümüzü yakan ateşe isteyerek atlarız. Hiç umudumuzu yitirmeyiz: "Belki de İbrahim'in ateşi gibi bu da gülistana döner." diye bekler dururuz. Bizi kül edene kadar yanarız, yanarız da bu bile sonumuz olmaz. O küllerden yeniden doğarız...

Ayşegül,
13:54:17, 17 Mayıs 2010, Pazartesi.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: AsiL, 29.09.2010, 13:07 (UTC):
düşünce güzel bazı ön yargılar hariç... genele hitab ediyor yinede...

Yorumu gönderen: şakird, 17.05.2010, 18:22 (UTC):
:D güzel bir yazı olmuş bu yazıda erkeklerin üzerine gidilmemiş :) aslında yukarıda ki resmi görür görmez kimin yazısı olduğunu anladım ama yazı gerçekten güzel ve doğru :)

Yorumu gönderen: ayşegül, 17.05.2010, 16:38 (UTC):
:)teşekkürler...

Yorumu gönderen: Kayıpgül, 17.05.2010, 15:16 (UTC):
Rafa kaldırdığın kitap aynıydı Ayşegül ama sen değiştin sen geliştikçe bakış açın değişti.Ve iyinin içindeki kötüyü kötünün içindeki iyiyi farketmeye başladın.Elini yakmadan ateşi hissedemessin bu yüzden bir bütün halinde gelişiyoruz.Önemli olan farkeden taraf olmak. Ellerine sağlık harika yazı olmuş.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36716195 ziyaretçi (102780024 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.