Al Bastı ve Al Karısı Nedir?
 

Alkarısı Nedir, Albastı, Alkarısı, Albastı.

Al Bastı ve Al Karısı Nedir?

Prof. Dr. Esma Şimşek

Fırat Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı

Lohusa hanımların korkulu rüyası olan alkarısı, Çin Seddinden Akdeniz kıyılarına; Buz denizinden Hind'e kadar yayılmış bir inanıştır Bütün Türk Boylarında bilinen alkarısı; al bastı, al albıs, albis, almış, almiş, gibi isimlerle anılır. Bu inanış sisteminin geçmişi, çok eskilere dayanmaktadır. Türklerin, İslamiyetten önceki dinleri olan Şamanizm'de, alkarısı ve al basması olarak nitelendirilen "kötü ruhla" ilgili birçok inanışlar vardır. Yakutlarda, Kırgızlarda, Kazaklarda, Özbeklerde, Kazanlarda, vs. lohusa hanımı, "al karısından korumak için değişik çarelere baş vurulur.

Al karısı, Kırgız - Kazak Türklerinin inanışına göre iki kısımdır:

Kara Albastı:Ciddi ve ağırbaşlı bir ruhtur.[1]

Sarı Albasıtı: Doğum yapan kadının ve çocuğun ciğerini söküp suya atar.

Hoca veya Baksı (Şaman)ların okumasıyla giderler. Sarışın bir kadın suretindedir. Bazen, keçi veya tilki suretlerine de girer.  Baksı veya Ocaklı adamlar, "Albastı "yi yakaladıkları zaman :"Ey al bastı, zalim, Koy ciğerini yerine, Zavallının canın iade et. Sözümü tutmazsan, Bana hürmet etmezsen, Gözlerini çıkarırım" şeklindeki efsunu söylerler.Genel olarak al karısı, lohusa hanımlara ve atlara musallat olan korkunç bir yaratıktır. Uzun boylu, uzun parmaklı ve uzun tırnaklıdır. Çok çirkin ve iğrenç bir suratı vardır. Bedeni yağlı, uzun ve siyah saçlıdır. Saçları, aynı zamanda darma-dağınıktır ve kocaman bir başa sahiptir. Dişlere at dişi gibi iri ve seyrek, ayakları ise terstir. Bunlar lohusa kadınların ve yeni doğan çocukların ciğerlerini yiyerek beslenirler. Daha çok kırmızı elbise giyerler; su başında ve ağaçlık yerlerde yaşarlar.

Gagauzlarda ise, insanlara kötülük yapan fene ruhlar olarak "Rusaliler", "Çarşamba karısı / Babası", "Cuma karısı/Babası" ve "Devler" vardır. Devlerin fiziki yapıları anlatılırken,bunların tepelerinde bir tek gözlerinin olduğu söylenir.[2] Dede Korkut Hikayelerinde de, Oğuz Boyunun başına bela olan bir "Tepegöz" vardır. Bu vücuduna, hiç bir silahın tesir etmediği olağanüstü özelliklere sahip bir yaratıktır ve insanla perinin evliliğinden dünyaya gelmiştir. Tepegöz, her gün çok sayıda hayvan ve iki insan yer.[3] Biz biliyoruz ki, al karısı da, periler taifesindendir. O halde Tepegözün annesinin bir peri kızı olmasını ve Gagauzlar'da kötü ruhların temsilcisi olan devlerin tek gözlerinin olması sebebiyle aralarında, rahatlıkla bir bağ kurabiliriz. Bazı araştırıcılara göre, albastı, Türklere Cermenlerden geçmiştir. Eski Cermenlerin Alp Ruhu ile, albastı aynı kaynaktan gelmektedir. Yani, "al bastı" aslında "Alp+bastı"dır. Zamanla değişikliğe uğranarak, bu hale gelmiştir.[4] Cahit Öztelli ise, "al karısı" ile ateş arasında bir bağ kurar.[5]

Hiç şüphesiz, alkarısınm varlığına inanılan her yerde, aynı zamanda bundan korunmak için de değişik çarelere başvurulmuştur. Bunlardan bir kaçı şu şekildedir: Kars'ta; özellikle geceleri, lohusa hanımı yalnız bırakmazlar, geceleri ışığı sürekli yakarlar, hasta yalnız kaldığı zamanlarda ise, ağzına sakız vererek onun uyumasına engel olurlar.[6] Elazığ'da; Lohusanın başucuna su, süpürge ve Kur'an-ı Kerim koyulur, yakasına iğne türü bir şey takılır ve yanında sürekli bir erkek (eşi veya yakın akrabalarından bir erkek) bekler.[7] Elazığ'ın diğer bölgelerinde ise kadının başına soğan, demir çubuk ve Kur'an-ı Kerim konur.[8]

Andolu'nun bir çok bölgesinde; lohusanın başına beyaz yaşmak ve kırmızı tül bağlarlar. Kırmızı altın takarlar ve hastaya kırmızı şeker hediye ederler.[9] Çünkü, al karısı, kırmızı rengi hiç savmez. Manisa/Karacaoğlanlı köyünde ise, kapının ağzına kazma kürek konur. Bir şişin üzerine, elma, portakal, üzerlik, çörek otu ve mavi boncuk, kırmızı bir kordelayla bağlanıp, lohusanın başına bırakılır.[10]

Çukurova bölgesinde de buna benzer tedbirler alınır. Çocuğun veya lohusanın yastığının altına soğan, ayna, tarak,ekmek, bıçak, hamayli koyarlar, yüzünü kırmızı bir örtü ile kapatıp, yatağına da bir iğne takarlar. Ayrıcı lohusanın bulunduğu yerdeki bütün suların ağzını kapatırlar. Çünkü, al karısı,bazen de kuş şeklinde gelip, suya boncuk atar ve o esnada çocuk ölür.[11] Bu tedbirler alınmadığı taktirde, alkarısı, lohusanın yanına gelerek, onu rahatsız eder. Bu durum bölgelere göre, hıbilik, kekoz, pispatik karakura, kuşboğması, vs. gibi isimlerle anılır.

Alkarısı, lohusanın yanına, değişik suretlerle gelir. Bazen, yakın bir akrabanın sıfatında, bazen çirkin bir kadın, bazen de kedi, köpek, keçi, kelle, vs. gibi şekillerde görünür, Alkarısı, daha kapıdan içeriye girer girmez, lohusanın üzerine bir ağırlık çöker. Hasta, o anda, aniden kalkıp dua okursa, alkarısı kaçar. Ama, hiç bir şey yapamaz, bağırmak istediği halde bağıramaz, al karısına yenik düşerse de, ya ölür, ya da büyük bir hastalığa maruz kalır.

Buraya kadar, hep, lohusa hanımlara musallat olan al karılarından bahsettik. Ancak, bunların dışında, erkeklere, genç kızlara ve atlara gelen alkarıları da vardır. Çukurova insanın inanışına göre, kim şalvarını veya siyah renkteki bir kıyafetini, yastığının altına koyup yatarsa onu al basar.[12] Elazığ'da, bu yaratığa Kekoz [13], Malatya'da ise Hıbilik [14] adları verilir. Ama bunlar, alkarısı şeklinde değildir, daha değişik varlıklardır. Çünkü, alkarısı, erkeklerden korkar. Ancak, Erzurum'da bir kaynak şahıstan aldığımız bilgiye göre, kendisini al basmıştır ve o al karısını görmüştür. Al karısı, çirkin, koca kafalı ve dağınık saçlı bir yaratıktır.[15] Genç kızlara musallat olan alkarısı ise "albıs" adı verilir. Bu, evlenmeyen bir kızdan türemiştir. Genç kızların yanına giderek, onların hastalanmasına sebep olur.[16] Al karısı aynı zamanda kısraklarında yanına gider. Ahıra giden al karısı, atı iyice yorduktan sonra, yelelerini de örerek kaybolur.

Buraya kadar olan kısımda, "alkarısını" folklorik açıdan inceleyerek, onu, bir inanış sistemi içerisinde ele aldık. Ancak, al karısının efsaneler içerisinde de ayrı bir yeri vardır. Konuları bakımından, değişik şekillerde tasnif edilen efsanelerin bir bölümü de, "olağanüstü varlıklar"la ilgilidir. İşte bu olağanüstü varlıklar arasında, alkarısı ile ilgili olarak da çok sayıda efsane anlatılır.Halkın inanışına göre, lohusanın veya bebeğin ciğerini yemeye gelen alkarısı, bir takım hilelerle yakalanıp, göğsüne bir iğne saplanırsa, tekrar eski yerine dönemez, o aileye hizmet edermiş. Konuyla ilgili olarak, Kars'ta [17], Erzurum'da[18], Erzincan'da [19], Gümüşhane'de [20], Diyarbakır'da[20], Bingöl'de [21], Elazığ'da [22] ve Malatya'da[23], birbirine yakın efsaneler anlatılmaktadır. Bu efsanelerin bir benzeri ise, Çukurova bölgesinde, şu şekildedir.

Hanımı yeni doğum olan bir adam, odaya giren al karısını görür. Al karısı, lohusanın ciğerini çıkartmak için uğraşırken, bir iğne bulup, bunun göğsüne saplar. İnsan şekline dönüşen al karısı, göğsündeki iğneyi çıkartması için adama yalvarır.

Çünkü, kendisi iğneyi çıkaramaz ve çıkaramadığı için de, kendi taifesine dönemez. Al karısı, o ailenin işini yapmaya başlar. Bu, çok güzel hızlı bir iş yapar. Evin bereketi, gün geçtikçe artar. Birgün, ev sahipleri ile ekmek yapmaya başlayan al karısı, su getirmek için kuyu başına gider. Orada oynayan çocuklardan birine, göğsündeki iğneyi çıkarması için yalvarır. Çocuk iğneyi çıkarınca, kadın yedi yıl hizmet ettiği eve doğru; "Evinizde hiç su bulunmasın; paranızın sayısını hiç bilmeyesiniz ve yaz-kış, evinizden odun ekmeksiz olmasın" der, sonra da çocuklara; suya atlayacağını, eğer suyun üzeri kan olursa, yakınlarının kendisini öldürmüş olabileceğini söyler. Al karısı suya atlayınca, suyun üzeri kanla dolar. O günden sonra da, bu ailenin evine hiç su bulunmaz, paralarının sayısını bir türlü öğrenemezler ve yaz-kış odunları hiç eksik olmaz [24]

Bu efsanenin benzeri, al karısı inancının hakim olduğu, hemen hemen her bölgede anlatılmaktadır. Malatya'da Elazığ'da Erzincan'da, Kars 'ta Diyarbakır'da, Bingöl'de, vs.hep aynı efsaneler biraz değiştirilerek, hikaye edilmektedir.Mesela, Elazığ'da anlatılan bir efsanede:[25] İsmail Ağa adında bir kişi, uzaktan gördüğü ateşe doğru ilerler.[26] Oraya vardığında, bir al karısını ciğer pişirerek çocuklarına yedirdiğini görür. Çocuklar, doymadıklarını belirtince, al karısı; "Yarın da, İsmail Ağa'nın gelini doğum yapacak, oraya gidip, o üçüncü lokmasını alırken, kıl şeklinde ağzına girip ciğerini alarak size getiririm" der. Gerçekten de, ertesi gün, İsmail Ağa'nın gelini doğum yapar. İsmail Ağa, bunun yanında bekleyip, yemek yerken, üçüncü lokmayı gelinin ağzına vermeyip, yanında getirdiği ayran tuluğunun içerisine atar. Tuluk şişmeye başlar. Sonra, tuluğun içerisindeki kıl, alkarısı şeklini alınca,bunun göğsüne iğne saplayıp, evlerinde çalıştırmaya başlarlar.[27] Al karısı 1-2 yıl bu aileye hizmek eder, ancak hep söylenenlerin tersini yapar.[28] Sonra, onların sülalesine dokunmayacağına söz vererek, kendi taifesine dönmek için bir suya atlar. Fakat, periler taifesi, bunu kabul etmeyerek öldürürler. Köylüler, daha sonra, bu al karısının kanlı cesedini, gölde bulurlar [29].

Al karısı, bazen de lohusanın yanına, bir kuş şekline girerek gelir. Buna, "Kuş boğması" adı verilir. Halkın inanışına göre, al; kocaman bir kuştur, buna "al kuşu" denir. Al kuşu, lohusanın yanındaki bebeğe basarak, onu öldürür. Bu, eve girerken, ağzı açık bir su kabı arar, bunun içerisine bir boncuk atar ve sırada etrafa bir ışık saçılır. Kuş, bu ışıktan faydalanarak bebeği öldürür. Suya atılan boncuğu, birisi görüp de eline alırsa, kuş kaçamaz ve oradakiler tarafından yakalanır [30] Bununla ilgili olarak, Çukurova bölgesinde, şöyle bir efsane anlatılmaktadır:[31]

Lohusanın bulunduğu odaya, al kuşu gelip de oradaki bir su kalıbına boncuk atınca, bunu, orada bulunan bir adam hemen alır.[32] Boncuk alınınca, al kuşu, bir kadın şeklinde göze görünür ve buna yalvarmaya başlar.[33] Adam, bir daha, ailesine ve sülalesine dokunmamak şartıyla boncuğu geri verir [34].

Bu efsanenin benzerine, diğer bölgelerde rastlayamadık, ancak, bazı bölgelerde, sebebi belirtilmeksizin, lohusanın yanında ağzı açık su kabının bulundurulmasının iyi olmayacağını belirtmişlerdir.

Al basması, erkeklerde daha farklıdır. Bunlar, daha çok gece uyurken, bir sesle uyanırlar. Gaipten gelen ses, bunları çok uzaklara, tehlikeli yerlere kadar götürerek orada bırakır. Bazen de, kedi, köpek, sırtlan, merkeb, gibi hayvan şekillerine girerler. Elazığ'da bu yaratığa, "Kapos", Bingöl'de, "Harparik", Malatya'da "Kıbilik veya Hıbilik", Diyarbakır'da ise "Kepoz" adları verilir. Çukurova bölgesinde ise, bu durum "Kırk Basması" adı ile bilinmektedir ve umumiyetle, erkekler, yastıklarının altına şalvar koydukları vakit olur. Şu anda hayatta olan bir şahsımız, başından geçen "Kırkbasmasını" şuşekilde anlatmaktadır:

"Gece, üzerimde büyük bir ağırlık hissettim, gözlerimi açtığımda, yanımda kısa kısa boyları olan kırk adamla karşılaştım. Bunlar, beni götürmek için uğraşıyorlardı.Kimi kolumdan çekiliyor, kimi bacağımdan, kimisi üzerime çıkıp, beni boğmaya çalışıyordu. O sırada, bazı akrabalarımı da gördüm, ancak hiç birisi bana yardım etmedi. Bir ara, dua okuyarak, biraz kendime geldim, o sırada baktım ki, gerçekten yatağın dışına çıkmışım, sanki beni birisi tutup çekmiş.Gözlerimi kapadığımda yine aynı kişilerle karşılaştım, yatağımı değiştirip başka bir odaya gittim, ama kırk adam da arkadan geldi. Neticede, bu durum sabaha kadar devam etti. Olanları anneme anlattığımda, annem ; "Şalvarını yastığının altına koyduğun için seni kırk basmış" dedi. Ancak, bu adamlar beni çekerken, ayağımı da ters tarafa doğru büktükleri için, bir hafta aksalarak yürüdüm ve ağrıyı hissettim" [1]

Bazen, lohusa ve erkeklerin dışında, genç kızları da al bastığını, daha önce zikretmiştik. Bugün, bu inanış unutularak, çoğu bölgelerde anlatılmaz olmuştur. Ancak, Adana'nın Osmaniye ilçesinde ikamet etmekte olan bir kaynak şahsımız, kendisini sık sık al bastığını belirtmiştir. İstemediği halde, bir gençle nişanlanan kaynak şahsıg ece rüyasında al basar. Yanına gelen kişi ise sevmediği nişanlısıdır. Adam, bunun yanına yaklaşınca, buna bir ağırlıkçöker, bağırma istediği halde hiç sesi çıkmaz, ellerini tutmak ister, yine tutamaz. Adam, olduğundan daha iridir, öyle ki upuzun kolları vardır, her bir tırnağı, 25 - 30 cm. boyundadır. Adam, kızı parçalayarak öldürmek ister. Neticede, bu kız nişanlısından ayrılır, fakat, al basmasından bir türlü kurtulamaz. Bunu sık sık al basar ve :"Bizimle geleceksin" diye kızı zorla götürmek ister. Kız, uyandığında, kendisini çok yorgun ve halsiz hisseder [1] Halkın inanışına göre, periler de, bazen insanlara aşık olurmuş. İşte, o zaman, aşık oldukları kızın başkasıyla evlenmesine razı olmayıp, bunu yanlarına almak isterlermiş. O kıza da bir peri aşık olmuştur ve kendiyle gelmesi için, her gece zorlamaktadır. Bu durum, ünlü masal araştırıcısı Stith Thomsun'ın /Motif Indeks'inde de "F300. Perilerle irtibat kurma veya onlarla evlenme" şeklinde görülmektedir. [25]

Netice olarak diyebiliriz ki :

a) Alkarısı ve albasması, insanlığın var oluşundan beri devam eden inanış sistemidir. Ayrıca bu, sadece bir halk inanışı olmayıp, aynı zamanda efsane tipidir. Değişik konuları ihtiva eden efsanelerin, "Olağanüstü Varlıklarla İlgili Olan Efsaneler" kısmında yer almaktadır.

b) Bu efsaneler, yurdumuzun hemen hemen her yöresinde, birbirlerine benzer şekillerde anlatılmaktadır.

c) Al basması, sadece lohusa hanımlarda değil, erkeklerde, genç kızlarda ve kısraklarda görülür.

ç) Efsanelerin dini ve inandırıcı bir özelliği vardır, aynı şeyler, al karısı içinde söylenebilir.[35] Bugüne kadar, birçok araştırıcı, al karısını veya al bastıyı bir inanış sistemi olarak değerlendirmiştir. Fakat biz, bu inanışların, zamanla nesilden nesile aktarılırken, inandırıcılık, kısa ve nesir şeklinde olma özellikleri ile efsaneleştiğini görüyoruz. Bunu da normal karışılamamız gerekir. Çünkü, hemen hemen her efsanelerin bir gerçeklik payıvardır.[36]

Bugüne kadar, Çukurova ve çevresindeki al karısı ile ilgili derlemeler, daha çok folklorik bir değer taşımakta olup, bu durumdan kurtulma çareleri üzerinde durulmuştur. Bizim birkaç yıllık yeni derlemelerimizde, erkekleri ve gençkızları da al basabileceğinin tespit edilmesi, derlemenin önemini göstermektedir.[37] 4-5 satırlık bir al karısı efsanesi veya inanışı, Anadolu ve bütün Türk boylarında bilinmektedir. Bu da bize, Türk Kültür birliğinin bir ispatıdır.[38]

Kaynaklar ve Dipnotlar

[2] Türker Acaroğlu (Bulgarcadan Çeviren), Gagauzlar(Hristiyan Türkler), Ankara 1939, 57, 72 - 73.
[7] Hülya Türkmen. Ağın(Elazığı) Folkloru ve Halk Edebiyatı. Elazığ 1990, 58 (F.Ü. Fen-Ed. Fak. Lisans Tezi)
[8] İsmail Görkem. Elazığ Efsaneleri ÜzerineAraştırmalar (Metinler veİncelemeler), Elazığ 1987, 221.
[11]1990 Yılının Ağustos ayında, tarafımızdan; Adana'nın Kadirli ilçesinde ikamet etmekte olan Zekiye Yücetürk'ten derlenmiştir. Yücetürk. ev hanımı olup. 45 yaşında ve okuma - yazması yoktur
[12] 1990 yılının Ağustos ayında, Adana'nın Kadirli ilçesine bağlı Köseli köyünde ikamet etmekte olan Ayşe Şimşek'ten derlenmiştir.Kaynak şahıs, 65 yaşında, ev hanımı ve okuma - yazması yoktur.
[19] Saim Sakaoğlu, 101 Anadolu Efsanesi, Ankara1989, 67 - 68.
[22] Mithat Yılmaz, "Elazığ'da Al Karısı..." İsmailGörkem, 221 - 222.
[25] Stith Thompson, Motif İndeks of Folk - Literatüre,Indiana Üniversity USA, 1955 - 1958.
[30] Cahit Öztelli, "Albastı, Al Karış......" Zekiye Yücetürk,
[34] Zekiye Yücetürk, ......
[38] turkoloji.cu.edu.tr/CUKUROVA/sempozyum/semp_1/simsek.pdf
[39] Abdulkadir İnan, Tarihte ve Bugün Şamanizm, Ankara 1986. 169.
[40] Abdulkadir İnan, 168 - 169.
[41] Abdulkadir İnan, 169.
[42] Daha geniş bilgi için bakınız :Cahit Öztelli, "Al bastı, Al karısı, Korunma ve Tedavisi"Türk Folklor Araştırmaları, 10
[43] Muharrem Ergin, Dede Korkut Kitabı, Ankara1971,168 - 184.
[44] Abdulkadir İnan, "Albastı - Al Karısı Üzerine Bir Etüt "Türk Folklor Araştırmaları, 7
[45] Müsel Köse "Al - Al Karısı Hakkında.."
[46] Abdulkadir İnan, 171,
[47] Asker Kartları, Halk bilim araştırmaları, Gelenekler,İnançlar, Cilt1, Mersin 1988, 43 -44.
[48] İsmail Görkem, 221 - 222.
[49] Ali Berat Alptekin, Fırat Havzası Efsaneleri (Eser, yayınlanmak üzere hazırlanmıştır.)
[50] 28 Eylül 1990 tarihinde, Öznur Yılmaz'dan aldığımız bilgiye göre ; Erzurum'da ikamet etmekte olan Fikri Olgunsu'yu al basmıştır. Kaynak şahıs, 45 yaşında, serbest meslek sahibi ve ilkokul mezunudur.
[51] Abdulkadir İnan, 171.
[52] Mürsel Köse, "Al - Al Karısı Hakkında...."
[53] Bilge Seyidoğlu, Erzurum Efsaneleri (Erzurum'daBelli Yerlere Bağlı Olarak Derlenmiş EfsanelerÜzerinde Birİnceleme), Ankara 1985,91 - 103
[54] Saim Sakaoğlu, 69.
[55] Muhsine Yavuz, Diyarbakır Efsaneleri Üzerine Bir Araştırma (Derleme - İnceleme), Diyarbakır 1988,78 - 89.
[56] Ali Duymaz, Bingöl Efsaneleri (İnceleme - Metinler),Elazığ 1989, 379(63) Ali Berat Alptekin, Fırat Havzası.......
[57] 1989 yılının Ekim ayında Ayşe Şimşek'ten derlenmiştir.
[58] Mithat Yılmaz, "Elazığ'da Al Karısı..."
[59] 1990 yılının Ağustos ayında, Adana'nın Kadirli ilçesine bağlı Köseli köyünde ikamet etmekte olan Mehmet Şimşek'ten derlenmiştir. Şimşek, 39 yaşında olup,lise mezunu ve D.S.I. de memur olarak çalışmaktadır.,
[60] 1990 yılının Temmuz ayında Nazife Gül Sekni tarafından, Fatma Güler Erdim'den derlenmiştir. Kaynak şahıs, 30 yaşında olup lise mezunudur ve memur olarak çalışmaktadır.
[61] Eylül1990 13 - 22; (2) 13(154), Ekim 1990, 15-20.
[62] Eylül 1962, 2926.(50) Cahit Öztelli. "Albastı, Al Karısı......."
[63] Aralık 1963, 3605 - 3606.Ahmet Turan."Türk Folklorunda Al Basması" Erciyes, 13
[64] Aralık 1966, 4261-4264.Mürsel Köse, "Al - Al Karısı Hakkında", Türk Folklor Araştımaları 9





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: Dila , 09.12.2016, 10:54 (UTC):
Sekiz aylık hamile idim eşim oğün işi dolayısıyla şehir dışına çıktı. Hiç unutmam gece iki gibi birden gözümü açtım çünkü üstümde bir ağırlık hissettim ve lambayı açık bırakmıştım ama heryer zifiri karanlık elleri kıllı gözleri alev kırmızı bir yaratık iki elini boğazıma bastırmış tı hiç korkmadım göz göze geldik ve euzubesmele çektim anında ışık yandı, uyumadım sabah ezanını bekledim, ezan dan sonra uyudum, hiç korkma yın çünkü kalp atışlarını biliyor lar birde duasız yattım yorgundum ondan geldi

Yorumu gönderen: Aley, 17.09.2016, 06:24 (UTC):
Ya yarınız saçmalamış o dediğiniz karabasan hatta onun bilimsel açıklaması bile var cinlere inanıyoruz da sizde saçmalayarak yazıyorsunuz eminim bu kadar takarak sadece kendinize zarar veriyorsunuz o tür psikolojik sorunlar neredeyse her insanda var sadece kafanızdan uyduruyorsunuz herşeyi bu kadar biraz büyüyün artık

Yorumu gönderen: ARKDAŞLAR LÜTFEN OKUYUN !, 08.05.2016, 20:26 (UTC):
ARKADAŞLAR HAKLISINIZ KARABASAN, CİN, RUH, AL KARISI GELEBİLİR. AMA SİZİNDE SUÇUNUZ VAR. BUNUN 2 SEBEBİ VARDIR ;

1 - ) Bunlarla ilgili çok araştırma yapıyorsunuzdur yada sıkça onlarla ilgili konuşuyorsunuzdur.

2 - ) Allah'tan , ibadetten, Kur'an'dan uzaklaşmışsınız demektir.

YUKARIDA BELİRTTİĞİM 2 HUSUSA DİKKAT EDİN. AYRICA GELİNCE KESİNLİKLE VE KESİNLİKLE

→ → → Ayetel Kürsi ← ← ←

Okuyun. Bu koruyucu duadır.

İNŞALLAH BUNLARI YAPTIKTAN SONRA DAHA RAHATSIZ EDİLMEYECEKSİNİZ .

Yorumu gönderen: Emir, 12.01.2016, 19:50 (UTC):
Al karısı al basması denen şey ümmü sübyan denen dişi bir cin dır.
Amacı insan soyunu yok etmektir hamile kadınlara ve yaşlılara çok gelir korunmak için duaları vardır.sürekli çocuk düşürenler için bu çin in musallat olma ihtimali vardır.bu işin üstadlarindan yardım almalarını tavsiye ederim

Yorumu gönderen: nur eda, 08.10.2014, 09:10 (UTC):
biz böyle şeyleri çok araştırıyoruz bişey olur mu

Yorumu gönderen: Ordos, 06.07.2014, 23:10 (UTC):
Alttaki mesajima ilavedir:
Insanin cinden ustun oldugunu soylemistik ki oyledir.Yazimizi okuyanlar arasinda her bilgi duzeyinden arkadaslar olabilecegini dusunerek konuyu acalim:3 hususta insana gore avantajlari var.1-Hiz:Yaradilis ozelliklari geregi(enerji bedenlidirler)insandan hizlidirlar.Isik hizinin biraz altinda seyrettikleri tahmin ediliyor..2-Biz insanlar 3 boyutlu yasiyoruz,4.boyutta olduklarindan 3.boyutta olanlari yani biz insanlari ve hayvanlari gorebiliyor ve izleyebiliyorlar,biz onlari bizim boyuta gecmedikce goremiyoruz.Bizim boyuta gecmeleri icin,hizlarini dusurmeleri gerekiyor.(Hiz dusunce, enerji maddeye donusur)
3-Dil problemleri yok.Turkce,Arapca,Ingilizce tum yazdiklarimi okuyabiliyorlar.(Tecrubeyle sabittir.)

Yorumu gönderen: ordos, 06.07.2014, 22:19 (UTC):
Arkadaslar,cinlerden korkmayiniz,biz insanlar onlardan ustunuz,bunu biliniz.Zaten,bizi rahatsiz etmeleri,ustun oldugumuzu kabullenememelerinden,kiskancliklarindan dolayidir.Biliyorsunuz,buyuk seytan dedigimiz Iblis,bir cindir,insanin yaradilisini hazmedememistir.Alttaki gonderimi okuyunuz ve uygulayiniz..Biz onlarin ilgilerini cekmedikce,asagidaki yazimda belirttigim zayifliklari gostermedikce bize ilisemeyeceklerdir.Allah'i cokca analim,gonlumuz mutmain olsun,rahatlasin,huzurlu olalim,boylece seytanin yolundaki cinleri de kendimizden uzak tutmus oluruz,olay bu kadar basit...

Yorumu gönderen: Ordos, 05.07.2014, 19:02 (UTC):
Halk arasinda "karabasan" yahut "alkarisi" denilen olay,insanin en zayif oldugu zamanda cin/cinler tarafindan rahatsiz edilmesidir.Gerekli zayiflik sartlari sunlardir:
1.Insan kirli olmalidir.Erkek cunup,kadin lohusa,adetli vs.
2.Gece ve karanlik olmalidir.(Cin,dalga bedenli yani enerjidir,gun isigindan veya elektrik isigindan hoslanmaz.)
3.Insan uykuda olmalidir.(uyurken cine karsi koyamaz.)
4.Insanin maddi,manevi sorunlari olmali,ibadetine ve Allah'i anmaya ara vermis olmali,ruhi duskunluk icinde olmalidir.
5.Insan evde ve yatakta yalniz olmalidir.(Cin kalabaliktan hoslanmaz)
Bu 5 kosul birarada ise cin saldirisina acik haldesiniz.
Biliniz ki,her an civarinizdaki cinler tarafindan izleniyorsunuz.
Korunmak icin,yukarida sayilan sartlarin birarada olusmamasina dikkat ediniz.Cunup iken uyumayiniz,diyelim ki sulariniz akmiyor,yatak odanizin,koridor ve banyonuzun en kuvvetli isiklarini yakiniz,yalniz yatmayiniz,esiniz yoksa kediniz veya kopeginizi yataginiza aliniz.

Yorumu gönderen: harbi doğru, 05.05.2014, 00:35 (UTC):
yıllardır bana yaşarım bu durumu çocukken ,gençken ve şimdi yaş 40 ı geçti...
uykuyla uyanıklık arsı hissederim geldiğini bazen gelmesini istediğimde oluyor. alışkın olduğumdan çoğu zaman rahatsız olmam ama bazı zamanlarda böbreklerimde, karaciğer ve ya dalak bölgesine fazla baskı uyguladığında sıkıntı verdiğide oluyor.yattığım yerde ekmek kırığı kaldığında olduğunu hissettim kalktığımda yattığım yeri elimle süpürüp yatarsam gelmedi kalkıp süpürme işlemini yapmayıp tekrar yattığımda yine geldiğine şahit oldum.gusul abdestli olmadığı zaman gelme ihtimali çok yüksek oluyor birde gündüz çok yatıp gece uyuyamayınca uyumak için zarlayınca kendimi geldiğini biliyorum. yok olmaz diyenler yaşamadıklarından diyor bunu yaşarlarsa bilirler bişey görme işi olmaz bunda yakalama işede olmaz gördüm diyende olmaz o an kanal değişiyor uyanmışsan gerçekten iş bitmiştir ama genelde gördüm diyenler o hal devam ettiğindendir gerçekten uyandıklarıda kalktıkları konumun farklı olduğunu bilirler.

Yorumu gönderen: serhat, 22.11.2010, 15:19 (UTC):
al karısı sadece hamilelere gelıomus siz neden korkuosunuzkı

Yorumu gönderen: isimsizim, 19.11.2010, 15:10 (UTC):
ses peki sen birşey göremiyip duyamıyorsan buraya nasıl yazı yazdın söylesene :D ???

Yorumu gönderen: erdem, 15.11.2010, 08:40 (UTC):
ban ankara mamakta 1 yıl boyunca oturdum oturduğum evde beni geceleri bir şey rahatsız etti geceleri yorganla yüzümü kapatmadan yatamıyodum göğsüme boğazıma ağzıma birşey bastırıyodu zor nefes alıyodum bütün vucudum hareksiz kalıyodu bilincim açık oluyodu bildiğim bütün dualar okudum fayda etmedi küfür bile ettim kurtulamadım yastımın altına bıçak koydum ve korkmadım bidaha gelmedi başka bi yoluda abdesli yatın baş ucunuzda kuran olsun ve inanın hiçbir şey size yaklaşamaz

Yorumu gönderen: ozan , 19.10.2010, 11:32 (UTC):
bnm arkadasımada olmustu kantarda calısırken yere bugday dokulmus ve bu gormemıs bugdayın ustenu tabı ıdrarını yapmıs tabı aksam saat 2 ila 3 arası sonra beyaz bır sey gordugunu soledı we korkudan bayılmıs orada

Yorumu gönderen: michie, 12.10.2010, 12:07 (UTC):
böyle bir şey yokk hepsi saçma sapan bir seyy

İNANMAYINNN!!...

Yorumu gönderen: Cinci Selim , 03.10.2010, 15:59 (UTC):
SES
Sana geldiğinde bana yolla o kırmızı leylayı,
Ben onu 18 numaradaki havalı leyla'ya çeviririm yada yeşile boyar uzaylı leyla yapıveririm :D
1 daha geldiğinde Selim'e git selim seni istiyor / seni çağırıyor de o beni bulur!
Yiyosa bulmasın! bu cümlemide ekleyip lütfen ona ilet.
3 ihlas ve 1 fatiha oku yatarken sonra şunları ekle ardından (yattım Allah kalkarım inşallah kalkamazsam dedikten sonra kelime-i şahadet getir)
Allah rahatlık versin ...
Uyanıkken'de sesini duyduğunda başta söylediğim duaları sesli oku basar gider, öle rast gele 1 yere gitmesin bana yolla ama :D

Yorumu gönderen: ses, 13.09.2010, 20:56 (UTC):
ben yardım istiyorum birşey bana musallat oldu birşey görüp duymuyorum ama bana yazı yazdırıyor..bana albasan olduğunu söyledi kırmızı leylaymış meleklerden su çalıp bana içirdiği için konuşabiliyormuş bnmle..yardımcı olun nasıl kurtulabilirim..

Yorumu gönderen: OGZ, 10.08.2010, 16:47 (UTC):
Gusül abdestsiz yattıgım gun olmustu bana bu agırlık cokuor her yer karanlık,, vs. bagrıp cagırmak ıstıosan yapamıosun sora bı dua turu bısı okuyunca senı bırakıo serefsızler

Yorumu gönderen: büşra , 10.08.2010, 14:00 (UTC):
okudum iletileride şu gelicem dediği kişileer tekrar geldi mi merak ettim

Yorumu gönderen: mustafa , 07.08.2010, 16:57 (UTC):
arkadaşlar bence birazda bilimsel yaklaşmak lazım tmm bende cinlere varlığına inanırım ama bu gibi durumlar genelde akşam veya gece yatmaya cok yakın yenilen yemekten oluyor.Mesala bende bu gibi durumlar(bağırmak istiyorum bagıramıyorum;gözümü acmak istiyorum uyanamıyorum vs...)evet bende bu hallar genelde ramazanda oluyor çünkü sahura kalkıp yemek yiyiyorum uyuyorum bazen bu durum ortaya cıkıyor.diğer aylarda cıkmıyor cünkü uyumaya yakın yemek yemiyorum bu gibi durumda olan arkadaşlar akşam az yesinler birde yatmaya yakın yemek yiyolarsa yemesinler bakim nolacak.

Yorumu gönderen: Belgin, 01.08.2010, 05:56 (UTC):
aslinda baska bisey ariyordum tesadüfen bu sayfayi buldum.
bana bu yaratik iki kere geldi. öglen vakitleri baya oluyor ama, önce rüyamda biri beni boguyor görüyordum gercektende bunu hisedip gözlerimi actigim an o yaratigi üstümde ucar görüyordum bana agirlik vermiyordu sadece bogazimdan bogmaya calisiyordu ama gözlerimi acar acmaz hemen kaciyordu ben hic korkmadim hatta güldürdü beni sanki o benden korkdu allah allah dedim baskalarini zor birakir acaba vahsi bakislarimdan mi korktu bunu bir türlü anliyamadim gözlerim iri gözbebeklerim cok keskindir ama ne alaka? neyse kendisi siyah, vücutu ince ve uzundu surati sanki screamin maskesine benziyordu ve ucup gittiginde kendi ayak tarafima dönüp ucup gidiyordu ayaklari yokdu ama kuyrugu vardi ve öyle bi dönüs yapiyorduki kuyrugu yüzümün önüne geliyordu... bunu bir kac arkadasa anlattim bana ondan seneler sonra biri dediki onu yakaladinmi diledigin oluyormus mesela yakaladin 1 ton altin diliyomusun o oluyomus ve onu bana anlattikdan sonra kafayi yedim onu neden kuyrugundan tutmadim diye okadar kolay gözüküyorduki eminim yakalardim ama o iki seferden sonra hic ugramadi daha aman hic ugramazin bide onu tutiyim derken kolumu kirarim kimbilir :)))

Yorumu gönderen: ökkes, 20.07.2010, 09:11 (UTC):
bn saat 2 gibi lavobaya kalkmak istdm ama kalkamadm elm kolumu tutan sanki barsey vardı bagrmaya clısyrm ama olmuyo ve icimdn bismillah cektm ve bini brakp tekrr gelecegini dedi

Yorumu gönderen: tugi, 11.07.2010, 22:08 (UTC):
arkadaslar banada bir seferinde oldu hemde isten gelmis arkadasima ugramistim ben pazarciydim ozamanlar ve disarida yagmur baslayinca arabada sohbet etmeye basladik felan derken ben koltugumu biraz yatiriyim dedim ve birden hafif bi uyuya kalmisim ve uyandigimda kafami elimi hicbiryerimi kimildayamiyordum yeminle.! ne sesim ne solugum cikiyordu ben kendime inanamadim bana ne oluyor diye. ve sadece karanrmalar görmeye basladim gözümün önünde ama inanki ne oldugunu anlayamamistim ki arkadasimda yanimda oturuyordu sigara iciyordu. bana dönüp ne ne dedin? diye soru sormaya baslayinca birden kipirdayiverdim. ve oda duymus garip bi ses cikardin dedi bana bende anlattim ama inanmadi tabi..

Yorumu gönderen: ahmet, 11.07.2010, 20:39 (UTC):
Benim adım ahmet Benim annemden duydugum Eskiden kadınları cok öldürürmüsler ve cocukları bogarmıs Albastı tabi yeni dogan cocugun basında 40 gün 40 gece kuran bekletiriyorlarmıs 40 günden pek emin degillim ama hepnize inanıyorum saygılar

Yorumu gönderen: eser, 07.07.2010, 13:33 (UTC):
arkadaşlar bende batıl inanç hurafe veyua palavra derdim ama bu sabah uyandığımda siyah pelerinli birisi sırtını dönerek gitti ve arkasından eteği gidşini seyrettim ve nette araştırma yapmaya başladım ve bu siteye girdim kafamda çelişki çok bu gördüğüm şey neydi uyanık olmasam diyeceğim gördüğüm rüyaydı böyle bir durum işte saygılar

Yorumu gönderen: ayşeğül maraş, 02.07.2010, 12:04 (UTC):
arkdaslar . ben daha bu gece yıen yasadım ve bu gecen kınden cook kotuydu. cok korkuyorum ve cok dardyım bana yardım edın ne olur. bır haftada ıkı defa oldu normade bana hıc olmazdı boyle seyler bundan hemn hemn 4. 5 yıl once olmustu sadece bır defa ondan sonra ıste bırde bu hafta olmaya basladı ve hepde sabaha karsı ılk ınde ezan okundu ondan sonra uyudumve n ebeklersın al bastı onda sadece uzerımde agırlık vardı ve sesım cıkmıyordu.. ama dun gece oldum oldum dırıldım cok kotuydu anlatmak bıle ıstemıyorum ve artık uymaktan korkuyorm.. bu al basması sebebı ne neden oluyor bılen varmı

Yorumu gönderen: süvari, 24.06.2010, 19:23 (UTC):
Değerli okuyucular ve saygıdeğer yazar ,Vehmi veya hayali veya efsanevi veya israiliyat her ne ise;aslı olamasa uydurması olmazdı.Aslı şu olmak gerektir;Cin ve İblisgiller ailesi Kur'anı Kerim' de anlatılır. Her şeyin esasını ve aslını açıklayan Kuran bu konuda da tatminkar açıklamalarda bulunmuştur.
Bu açıklamalara göre insan hayatını etkileyerek maddi manevi kargaşa çıkarmaya , kargaşanın yollarını hazırlamaya çalışacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda insan yaşadığı olumsuz ve negatif ve menfi ve şerli ve etkisinde kaldığı her çeşit bedensel ve ruhsal etkide biraz cehaletinin biraz da bu sözü edilen ve yokluklar dünyasına çalışan varlıkların payını araması aklın ve imanın gereğidir.Daha sonra devam edeceğim.
Teşekkürler

Yorumu gönderen: önder, 31.05.2010, 06:14 (UTC):
arkadaslar bazıları ınanmıyo galıba boyle seylere ben otelde calısyorum ve daha bu gece arkadasımın basına gelmıs ruya ıcınde ruya gordugunu soyluyo ruyasında dan uyandıgında hareket edemedıgını bırının onu tuttugunu soyledı bu sırada ne bagıra bılır ve haraeket edebılmiş

Yorumu gönderen: fatmanur, 30.05.2010, 11:41 (UTC):
yaaa alkarısı diye birşey yok fakat doğum yapan kadınların stres,korku gibi bazı sorunları sonucu halisilasyon görüyor ve insanlar buna değişik isimler veriyor bence böyle insanları korkutmaktansa bunun yanlış olduğunu üslubuyla anlatmak gerekir...yinede teşekkürler:)

Yorumu gönderen: ugur, 05.04.2010, 20:40 (UTC):
arkadaslar ben ıstanbuldan ugur ben hergece okuyup yatıyorum ama kackere yatagımda uzun fare gıbı kocaman bır yaratık gordum okadar psıkolojık tedavı gordum ama fayda etmedı banada haftada 2 yada 3 kere gelıyolar uykudan uyanmama ragmen gordum hatta yakaladım aılem sesıme geldı yorganın ıcınde yakaladım ama kayboldu bunlar dogru 12 senedır goruyorum bunları

Yorumu gönderen: tuğçe, 31.03.2010, 15:53 (UTC):
slm arkadaşlar bn inanıyorum çünki bn 3 çocuk annesiyim ilk bebemde bana geldi eşimin kılığında ne olduğunu anlamadım eşim işteydi kendişi açtı kapıyı girdi içeri bn de yemek yapmıştım hazırdı salata malzemesini hazırlamışdım daha önceden mutfak ta hazır dı bn de kızımın yanındaydım o arada eşim geldi sandım ama değilmiş sonra yatak odamda bebeğim yatıyordu bn de yanındaydım eşim bana kırlet atıyo bn de ona atıyorum attı bn de ona derken sıkıldım bn dedim ki hayırdır neden geldin bu saatte hiçbişiy demedi bnde yemek hazır salata yapcam dedim mutfağa gittim tabi aklım eşimde kaldı konuşmadı daya merak ettim bnde malzemeleri aldım yatak odama gidip orda yanında konuşarak yapıyım dedim odaya vardığım da elimde de bıcak vardı bıçağı görünce kapıları örte örte gitti anlam veremedim eşim sanıyorum halen birsorunu var sandım akşam oldu eşim geldi dedim bitanem öğlen geldin hiçcevp vermeden gittin neden dedim bi sorunmu var dedim o bana ne desin ne gelmesi sabah gittiğimle bn yeni geliyorum dedi kafam karıştı ya valla geldin hadda bana kırlet attın dedim yemin etti gelmedim diye sen rüya görmüşün dedi halbuki bn hiç uyumadım komşuma söyledim dedi al karısı seni yada bebeğini öldürcekmiş bıcağı görünce başaramamış kaçmış dedi bıcak tan ve iğneden korkarmış alkarısının ciğerine saplanırmış bıcak ve iğne yani arkadaşlar alkarısı bi gerçek buna ınanın ve önlem alın tşklerr

Yorumu gönderen: ibret, 27.03.2010, 00:15 (UTC):
dogom yaptıktan sonra yasadım bir oglum vardı.ilk hatstanede sabaha karşı odaya karartılar geldigini gördüm.oglumda yanımda idi sanki ona zara vereceklermiş gibi geldi.eve gecincede sürekli oglumla kaldıgımız odaya geliyordu yaklaşik 40 gun sürdü gece sürekli uyanıyordum vucudum ateşgibi yanıyordu üstumde bir ruzgar vardı sürekli aglıyordum .sonra butun vucudumda arılar oluştu heryerim tutuldu.elektirik akımına kapılmişta vucudumda ceyran varmiş gigi batmalar oluyordu suya kanmıyordum içtikce içim eriyordu ölüçek gibi hisediyordum.delirdigimi düşünüyordumki dogum yapan bir komşüm losayken sepepsiz agadıgın kimsenin susturamadını söyledi başka birin bunu söylemesi beni rahatlattı busadece bende olmamiştı birde oglumun suratında kıp kırmızı yara oldu sonra ilerki yılar içide başıma başka şeylerde geldi anladım ki birileri buyu yapıyordu.yakın akrabalarımdı onlar gittikten sonra bebeyin yuzu yara olmüştu bebekle onları odada yanlız bırak ma gafletinde bulunmüştum. oglum üç yaşındaykende birlikde yatıyorduk gene sabaha karşı birin beni karanlık kuyuya benzer bir boşlua cektiklerini görüyordum eşime seseleniyordum ama beni duymuyordu.oglum anne diye üstüme atladı beni uyandırdı.sesimi oglum duymuştu gun boyu huzrsuzlandı sebepsiz agladı sanki tamülümü zorluyordu yanagına tokat atım içim acıdı sonra niye böyle yapıyorsun dedim yapmıcam anne dedi uyudu dişarıdaydık bebek arabasında idi aklıma cami hocasına götürmek geldi rica ettim okudu hoca okudukca oglumun vucudu atıyordu hoca böyle hep ilkiliyormu diye sordu sabahki olayı anlattım şimdi oglum tek başina yatmıyor karanlık birodaya gitmiyor hatta odada bile yanlız kalmıyor neden diye sorunca korkuyorum diyor. çinller ve buyu kısmındada başima gelen başka olayları anlatım içimizde kötü niyetli insanlar var allahın sana verdiklerini kendi cabaları ile almaya kalkıyorlar bu caba onları dinde cıkarıken beni allah ve kurana yaklaştırdı kötülük yaptıklarını zannederken gözümdeki perdeyi kaldırmaya vesile oldular allah kularını imtan ederek hakı bulmasını saglıyor.kuranda peygamberlerin kısaslarını okudugunuzda sizde farkedeceksiniz hesini imtahana tutmuş



Yorumu gönderen: hüseyin , 01.03.2010, 10:48 (UTC):
okudugum bi yazıda bu durum için sinir sitres ve karmaşık durumlar içinde olan ve beynini çok yoran insanlarda beynin kendini resetlemesi olarak nitelendiriyordu bilim adamları hatta bu dudrumlarda beyinde kurtulmak istediginiz sözcük (aynı bir program şifresi gibi) söylendigi taktirde ki bu dua da olabilir(dua kendi yorumum) yada herhangi bi cümle beyin kendine geliyormuş.. ben denedim hatta bunu farklı yaptım öyle bir durumda kafamı sallamaya başlıyorum hızlı bir şekilde aslında sallıyamıyorum gibi hissediyorum fakat gerçekte salladıgımı bir gün duvara vurdugumda hissettim ve o an uyandım yani buda bi şifre gibi ama tabiki cenabı hak allah büyüktür herzaman ona sıgınmak ki her durumda bence en dogru olanı fakat bazende hiç birşeyin fayda etmedigi olmuştur dualar dışında ki defalarca ve defalarca okumanın ardından kurtuldugum olmuştur. özellikle bir gün nefesini duydugum ve ensemde hissettigimde dua okumaya başladım ve giderken bana yaşlı bi adammı kadınmı anlayamadım ortasında bi ses tonuyla yine gelicem dedi ve gitti... birde yalnızca gece degil günün her saatinde olabiliyor farketmiyo...sandalye üzerinde uyuya kaldıgım zamanlarda dahi olabiliyor etrafı görebiliyorum ama sadece agırlıgı oluyo üstümde aynı zamanda elimi kolumuda kıpırdatabiliyorum fakat sanki üzerinde tonlarca agırlık varmış gibi oluyo..

Yorumu gönderen: AlHerifi, 28.02.2010, 20:48 (UTC):
arkadaslar psikolojik sorunu olanlar en yakin uzman bir psikologa görünsün bu tür inanislar psikolojik bozukluktan ileri gelir eger yakininz böyle seylere inaniyorsa istegi karsisindada olsa mecburen ve derhal hastaneye yatirtmalisiniz yoksa hasta giderek aklini yitirip kendine ve cevresindekilere zarar verir.... bilim ve uygarlik sizinle olsun.

Yorumu gönderen: kıvılcım, 07.02.2010, 13:07 (UTC):
bu albasması denilen durum cinlerden kaynaklanır bunun gibi durumlarda İmamı Rabani kuddise sirruh hazretleri buyuruyorki la havle vela kuvvete denilince ve Allahü tealanın ismi anılınca bunlar kaçar gider bir de peygamber efendimizin bizzat kendi yazdığı Cin mektubu bulunan eve cin giremez bu mektup 365 gün dua kitabında mevcuttur arı sanata ait bir kitap Mehmet Oruç tarafından kaleme alınmıştır.Bir de tam ilmihal saedeti ebediyye HAKİKAT KİTAPEVİ tarafından basılan kitapta okunacak dualar yer alıyor istifade etmeniz dileğiyle

Yorumu gönderen: merhametli, 02.02.2010, 12:40 (UTC):
insan oglu allah ü taalanın istemiş oldugu gıbı bır yasam yasamazsa onun kanun kurallarına uymazsa işte allah ü taala da insanları bu ve benzeri olaylarla karsılastırır her işimizde allah demezsek yerken içerken yatarken kalkarken yürürken dururken ve saire aklımıza ne gelirse onu anmazsak ve onun kurallarına uymazsak sonuç vahim işte meleklerin kuruması yerine cin ve cinni cisimlerin mubtelası oluveririz bütün bunların olması kişinin rabbinden uzaklasmasından oluyor yanı Lohusa hanımların korkulu rüyası olan alkarısı yerine peygamber s.a.s efendımızın annesı o haldeyken nasılkı melekler bas ucunda yardımcı olmak ıcın hazır bulundularsa bugunde sızın bas ucunuzda bulunurlardı ama insan oglu kendı işini zora sokmakta pek meraklı sen yatarken ihlas sız yatarsan üstüne çökerler tabıkı allah ı anmak yerıne televızyon karsısında uykuya dalarsan işte sonuç bu olur ne olur şu kuran ı bı okuyun anlamaya calısn bakın bakalım boyle olaylarla karsılasıyormusunz ama sen derdinin dermanını yanlıs yerde ararsan tabıkı bulamzsın ayagı yaralanmıs bır insana ayagı yerını basına melhem calarsan o ayak iyleşmez olay bukadar basıt bütün olay allah ın istedıgı gıbı yasamaktan gecer yasayın pişman olmazsınız benım sıze yardımcı olmamın sebebı cokca cahıllıklerden söz edilmiş elbetteki yaratıcı bırcok yaratık yaratmıstır ama allah kımsenın haşa düşmanı degıldır bunu anlamaklazım bu ve bu gıbı olayları cahıl insanlardan sıkca duyuyoruz buda cok kötü bir durum kulaklardan duyulan bır olaya itimat etmeyın suan üst sayfalarda yazılan yazılara benzer sahıfelerce yazı yazarım sıze gercekmıs gıbı anlatırdım ama cogunlugu boş söz sizi herseyı yoktan yaratan allah cc teslım edıyorum saygılar sevgıler en güzel günler sızın olsun allah ın rızasından ayrılmayın

Yorumu gönderen: Güven , 31.01.2010, 08:54 (UTC):
Geçtiğimiz perşembe günü sabah ezanı okunurken uyandım fakat gözümü açıp kalkamadım, çünkü bedenim kontrol dışıydı, üzerimde ağırlık filan yoktu fakat başımde bir serinlik kalbimde ise bir sıcaklık hissediyordum ama hiç bir şekilde rahatsız ediciliği yoktu, sadece kıpırdıyamamanın verdiği bir çaresizlik ve korku durumu oluştu, birden çok etkileyici bir hanım sesi duydum (Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla!; daha'da YAKLAŞ_A_M_A!) diyordu, gecenin sessizliğinde sadece ezan sesinden başka bir ses daha eklendiği için haliyle korkum artmaya başladı, çünkü duyduğum hanım sesi sanki hemen yanımda gibiydi ve acaba banamı diyordu ? bende hareet etmek için kendimi zorlamaya başladım 1 dakika kadar uğraştım ve gözümü açabildim!
Gözümü açtığım anda sanki bir pencere çok az aralanmış gibi ılık rüzgar esmeye başladı.
Başucumda bir hanım vardı fakat inanın, böyle bir varlığın bu dünya üzerinde canlı olarak görülebilmesi imkansızdı, ne sima'sı nede başka bir yeri tarif edilicek gibi değildi.
Kesin olan bir durumdur'ki güzellik göreceli bir kavramdır ama bir erkek gözüyle herkesin kabul ediceği güzel hanımlar vardır, aynı durum tabiki hanımlar içinde geçerlidir!
Erkeklere örnek olarak şu ismi verebilirim çünkü bütün erkeklerin kabul ediceği bir isim olarak sallıyorum şu anda ; (Adriana Lima)
Dediğim gibi bu sadece örnek, bunun yerine kim hangi ismi koyarsa koysun sorun değil, şimdi Adriana yı en güzel göstericek şekilde makyajlasınlar hatta sırtına'da kanat taksınlar desinlerki bu melek !
Benim gördüğüm bu varlık'la yan yana getirilirse, hangi erkek olursa olsun ağız burun büker ~ (yüzüne bakmaz manasına.)
Çünkü dediğim gibi tarifi imkansız bir varlıktı bu gördüğüm yani Anlatılabilicek gibi bir güzellik değil ~(şurası şuna benziyor burası'da buna benziyordu diye benzetme yapılabilicek gibi'de değildi) bir ressam görse çizemezdi yani (benzetemez'di) diye düşünüyorum, ama tabiki kabaca anlatılabilir 4 şey vardı.

Yorumu gönderen: Güven , 31.01.2010, 08:52 (UTC):
1.si = Saçları bel hizasında (uzun) ve bembeyazdı ama şekli şemali anlatılıcak gibi değil.
2.si = Gözbebekleri kızıl renkti ve gözleri dikkat çekicek kadar ışıltılıydı.
3.sü = Ten rengi bu varlığın ten rengide beyaz fakat gözalıcı bir beyazlık değildi hatta saçlarının yanında biraz sönüktü.
4.sü = Üzerindeki kıyafetiydi, kıyafet gibi değildi aslında çıplak gibiydi fakat çok farklı Tonlardan oluşan bir kıyafetti ve sanki üzerine nakış gibi işlenmişcesine duruyordu, sanki kıyafet gibi değilde vücudun'da bazı yerler bu cok garip ve tarifsiz güzellikteki renklerle (boyanmış gibi'de denebilir) duruyordu ve bütün vücud hatları son derece belirgindi, boynunda fular benzeri gökkuşağına benziyen (rengarenk)tül gibi uçuşan 4 parmak genişliğinde bişey vardı ve üzerindeki renkler'de sanki (sim) serpilmiş gibi parıldıyordu çok ilginçti (benzetmeler'le ancak bukadar anlatılabilirdi)
Baş ucumda bu varlık duruyordu, dikkatimi çeken şey gözümü açtığım anda esen o ılık rüzgardan saçları dalgalanmaya başladı ama sanki her teli ayrı hareket edioyormuş gibiydi, sol eli başımda sağ eli ise kalbimin üzerindeydi, (başımdaki serinlik ve kalbimdeki sıcaklığın)sebebi belli olmuştu fakat bu varlık o an bana bakmıyordu, başımın arka kısmında bir yere bakıyordu (aslında öyle bir hali vardı'ki orda bulunan başka birisiyle konuşuyor gibiydi)
Sonra bana baktı, yüzünde hafif bir tebessüm ifadesi vardı ve korkma! dedi ama bunu söyledğinde dudaklarının kıpırdamadığını farkedince (herhalde ölücem) diye düşündüm, sonra bana söylediklerimi tekrarlaman gerekiyor! dedi, bende içimden kesin rüya görüyorum çünkü dudakların kıpırdamıyor dedim, evet bu bir rüya ama yinede söylediklerimi tekrar etmen gerekiyor! dedi ardından yine başımın arkasında kalan yöne baktı (bu yönü tarif etmemişim, şöyle düşünün sırtüstü yatıyorsunuz hareket edemiyorsunuz başınızın üzerinde kalan kısım, benim odamdaki kapı o yönde bende kapıda birisi olduğu düşünmeye başladım çünkü dediğim gibi o yönde biriyle konuşuyormuş hissindeyim)

Yorumu gönderen: Güven , 31.01.2010, 08:43 (UTC):
Tekrar bana baktı ve tekrar etmemi istedi, Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla diye başladı,bunun üzerine bende hiç tereddütsüz arkasından söylediklerini tekrar ettim, söyledikleri şimdiye kadar bildiğim hiç bir dua'ya benzemiyordu ve türkçe olmasına rağmen besmeleden sonrakilerin tek kelimesini bile hatırlamıyorum, bitti! Allah'tan kabulunü iste! dedi, bende öylece kaldım nasıl istiycem ? dedim,yüzündeki tebessüm ifadesinin arttığını gördüm, Rabbimize dua ettiğinde kabulünü nasıl istersin ? bunu düşün! dedi, ozaman kafama dank etti Allahım nekadar aptalım dedim (Amin)ve aniden bir ışık topu ayakucum'da kalan pencereden içeri girdi bu ışık topu ucuk pembeye benziyen mavi gibide aslında birkaç renk'te olabilir (garip renkler'de) diyim bu varlığın yanına geldi o topu başımdaki eliyle (elini başımdan çekerek) aldı ve o top elindeyken elini başıma koydu bende tamamen hareket edebilir hale geldim, yattığım yerden kalkarak yatağımın kenarına oturdum ve hemen kapıya baktım, kapıda burdaki arkadaşlardan birinin bahsettiği gibi rahib cübbeli gözleri alevtopu gibi dönen kafasında cübbesine ait kapşonu bulunan diğer varlığı gördüm bana yaklaşmaya uğraşıyor ama ama sanki görünmiyen (camekan) bir duvara çarpıyordu bu sebeple olsa gerek çok fazla sinirliymiş gibi hissediyordum diğer yandan ya o camekan kırılırsa ? diye düşünmeye başlamıştım'ki,yanımda bulunan olağanüstü güzellikte'ki varlık ; sana daha önce'de söyledim korkma! dedi, şimdi birdaha benimle beraber tekrarlaman gerekiyor dedi fakat bu sefer o'nun gözlerinin içine bakarak bunu yapıcaksın! dedi, söylediklerini odamın kapısın'da duran o karanlık varlığın gözlerine bakarak tekrarladım ve o karanlık varlık ateşler içinde yanarak ateştopu haline geldi, o esnada inanılmaz sesler çıkartıyordu bu sesler acı çekiyormuş gibi ve son derece yüksek tondaydı ve gözümün önünden hızla geçirek (geçerken yüzümde sıcaklığını ve hızın verdiği esintiyi hissetim)pencereden çıktı, yanımdaki inanılmaz güzel olan varlık ise bana yatağımda ayakucuma denk gelen yönün kıble olduğunu ve tam tersi istikamete yatmam gerektiğini söyledi, sonra izin verirsen gitmek isterim ! dedi bende (kalsan tam süper olurdu dedim) ama içimden :)
Tabi gidebilirsin dedim, içinde bulunduğum bu durum herneyse (çünkü rüya dedin) öyle bile olsa çok mutlu oldum benim için inanılması güç değişik bir deneyim oldu dedim , o'da gözlerini açtın ve beni gördün hakkını helal edermisin ! dedi, ettim gözlerimi kapatmamı istedi kapattım, ardından hafif bir ışık görebildim gözkapaklarımdan gözlerime ulaşan , ışık kaybolduğunda gözlerimi açtım yatağımda sırtüstü yatıyorum şaşırdım, çünkü oturuyor olmam gerekiyordu.
Başıma gelen bu olaydan itibaren (3 gündür) yattığım yönü değiştirdim ve bundan sonra kıble yönünü umursamadan hiç bir yerde yatamıycağım kesin, aslında bir daha aynı olayın başıma geliceğini bilsem yatabilirimde (fakat birdaha olucağına inanasım olmadığı için yatmam herhalde) :)

Yorumu gönderen: Fatih, 29.01.2010, 00:44 (UTC):
evet arkadaşlar böyle şeyler var hiç yaşamayan insanlar genelde inanmaz (babam gibi) daha sonra ise yaşadıkları zaman anlarlar ne olduğunu(babam gibi.) benim gibi çocukluğundan itibaren yaşayanlar içinse güzel tecrübeler değildir. bazılarına musallat olurlar ve yıllarca yakasını bırakmazlar. özellikle yazıda geçtiği gibi lohusa dönemindeki kadınlara dikkat. yanında mutlaka Kuran ı kerim ve bir erkek bulundurun. Annem lohusa döneminde bu illete maruz kalıyor evde yalnız kaldığı bir anda ve hala daha yakasını kurtarabilmiş değildir. bana ise çocukken daha fazla olurdu hatta ışık yanık odada annem karşı koltukta nakışla uğraşırken ben yarı uyanık vaziyetteyken olduğu bile oldu. şimdi ise 23 yaşındayım, bir kaç yıldır muhtemelen yaşımın büyümesiyle ilgili olarak çok büyük azalma gösterdi yaşadığım bu olaylar. Ayetel kürsi, felak, nas gibi koruyucu sureler okuyunca genelde daha sureye başlar başlamaz giderler. ama bazen neden bilmiyorum çok daha şiddetli oluyor ve sure okumaya başlarken gidiyor, bırakır bırakmaz yeniden başlıyor sıkmaya ve tamamen uyanana kadar devam ediyor. eğer benim gibi arkadaşlar okuyorsa bu yazıyı, öncelikle korkmayın. en önemlisi korku. sizin korkunuzla besleniyorlar çünkü. korktukça üstünüze gelirler. şunu unutmayın, Allah izin vermedikçe hiçbirşey yapamazlar bu yüzden Allah a sığının ve korkmayın. onun dışında en iyi önlem yatarken Peygamber efendimizin yaptığı gibi sağ elimizin avuç içi yastıkla yanağımız arasında kalacak şekilde yatıp Felak, Nas, Ayetel Kürsi gibi sureleri okuyup iki elimize üfleyip sonra da vücudumuza sürmek. bu gerçekten en etkili yöntemdir bu sıkıntıyı yıllarca çekmiş biri olarak söylüyorum bunu. ama bu da tek başına kalıcı çözüm değildir yani bunu yapmadığınız bir gece yeniden musallat olabilirler. bundan kurtulmak için ise kesinlikle büyücü falcı tarzı insanlara gitmeyin Allah korusun imanınız bile gidebilir büyüden korunmak amacı ile büyü yapmak bile imanın gitmesine neden olur, dikkat. ama büyüyle falla uğraşmayan (ve kesinlikle bu iş için para almayan) ve sadece Allah ın ayetlerini, surelerini yazarak yardım edebilecek bilgili, güvenilen bir hocaya danışabilirsiniz. en önemlisini tekrarlıyorum, korkmayın. ve Allah a dua edip, sure okuyun. Allah yardım edecektir.

Yorumu gönderen: Coax, 27.01.2010, 05:26 (UTC):
Bu 5. mesajım,yani ilk mesajım bunun altındaki 5. mesaj, lütfen okumak isterseniz ondan yukarıya doğru okuyun.

1998 deprem gecesi başıma gelen 1 olayı'da burda paylaşmak istiyorum, deprem gecesi benim en yakım olan kankam'daydım bu arkadaşımla 14 yaşımda 1 tesadüf eseri tanıştım ve ilerliyen zamanlarda babalarımızın köylü olduğunu ve babalarımızın aynı tarihte aynı gün öldüğün'den aynı tarihte alınan TV marka / modelinden tutun'da aynı gece aynı rüyayla uyanıp 1-1'imizi telefonla bu rüya için aramaya kalkıp telefonun çalmasını beklerken çalmadığını farkedip (Alo diyerek) konuşmaya başladığımız gibi 1 sürü gariplikler yaşadığımızıda (belki inanmasanızda) belirtmek isterim.
Evet aynı gece aynı rüyayı gördük rüya zaten 2 mizi içeren 2 mizle ilerliyen 1 şekildeydi sadece başlangıç farklıydı başlangıçta tek başımaydım 1 yerde onunla buluşuyorduk ben rüyayı benden başlayıp onunla 1 araya geldiğimiz yere kadar olan bölümü anlatınca sonrasını ondan dinledim ve neredeyse kafayı sıyırıcaktık (rüya'da gördüklerimizin çıkması'da cabasıydı) neyse bu arkadaşımla 1998 deprem gecesi 1 aradaydık uzay gezegenler uzaydaki kara delikler farklı güneş systemleri güneşin cehennem olma ihtimali 7 kat gökkubbe (farklı boyutlar) filan derken saat 23:00 sularında cinler ile ilgili 1 sohbet başladı ve bilgimiz dahilinde iyice derinlere gitti Kuran'da cinler vardı konuda ordan başlamıştı saat 3:00 gibi sohbetimiz bitti yatmak için yerimizi aldık tv açıktı ışık olarak kullanıyorduk o esnada, arkadaşım kumandayı eline aldı ve tv'yi kapatmak için tuşa basmak üzereyken 1'den sallanmaya başladık (düşünün cinler ile ilgili gece geç saatlerde 1 sohbet yapıyorsunuz ve sohbeti bitirip uyku moduna geçicekken sallanmaya başlıyorsunuz.)
Arkadaşımın oturduğu ev 14. kat (en üst katın 1 altı,) önce arkadaşıma sallantıyı farkediyomusun yoxa sadece benmi sallanıyorum dedim oda bana bakıyordu ve sallantı artmaya başladı fakat bu esnada gülüyoruz çünki evdeki hırsız alarmıda ötmeye başladı ve aynı anda dedikki (cinler alemine geçiyoruz herhalde) çünki sohbetimizde cinlerin farklı 1 boyutta bulunduğu sonucuna vardık, sonra yerimizden kıpırdamadan pencereye doğru baktık, karşı blok camdan 1 görünüp 1 kayboluyordu ve araba alarmları ötüyordu gayet sakindik kelime-i şaadetimizi getirdik hadi Bismmillahirrahmanirrahim gidelim bakalım dedik ve gülüşerek beklemeye başladık ama gidemedik çünki deprem oluyormuş :D yaklaşık 30 saniye sallandık ve durduk, bu durum bize çok güzel 1 anı oldu . d~.~b

Sonra yerimizden kalkıp camdan aşağıya baktığımızda bütün apartmandakilerin aşağıdan bize seslendiğini farkettik zile fln basıyorlardı deprem kaçın diye fakat biz yatıp uyuduk sabah saat 8 sularında artçı şokla uyandık sonrada tv'yi açıp haberleri izledik v.s. :D

Yorumu gönderen: Coax, 27.01.2010, 04:46 (UTC):
Bazıları bu durumdan dua yoluyla kurtulmayı tercih etmiş ve ağzını açamamış filan bunun ne önemi var, dua içindende okunabilir illaki ağzını kıpırdatmaya gerek yok, yani ben içimden 1 sürü pislik düşünsem kafamda kurgulasam konuşmaları fln dil tasdik etmedikçe günah sayılmazmı diyosunuz siz ? :D

Kuran'da insanlar öldüğünde kabire girene kadar herşeyi işiticekleri belirtilmiş (şüphesizki insan onu kabrine götürenlerin ayak seslerini ve telkinlerini(konuşmalaraını)çok net 1 şekilde işitir.)

burdaki işitmeden kasıt kişi içinden bile konuşsa işiticeği anlamındadır herkesi işiticeksin tepki veremiyceksin diyor Kuran.

Aynı bu karabasan üzerinize çökmüş gibi düşünün (ölümü yaşıyorsunuz o esnada) Bağırmak istiycexiniz sesisiz çıkmıycak kıpırdıyamıycaksınız (alın size karabasan) ölmeden ölümü tatmak şeklinde 1 durumdur bu albastı / külbastı / çayda çıra durumu :D

Yorumu gönderen: Coax, 27.01.2010, 04:25 (UTC):
Size 1'de tavsiyede bulunmak isterim ; böyle 1 durumla karşılaşırsanız korkmayın paniğe hiç gerek yok (hernekedar korkmayın desemde çoğunluk korkucaktır)ama sizi temin ederim korku yersiz, mesela gelsin hatta istediği kadar çirkin olarak karşıma dikilsin yirim ben onu sizde yiyin d~.~b , çünki yapabildiği hiç 1 şey yok sadece rahatsızlık veriyor , insanlar bu hayatta ne rahatsızlıklara maruz kalıyo neki o, üstelik ölmüşleri konusunda hem hassas hemde yapabilicek hiç 1 şeyi olmaması yani yaptırımı basit (zarar verebilitesi yok denecek kadr zayıf) 1 varlık olması'da bunun kanıtı, korkmaz üstelik üstüne giderseniz o tırsıp kaçıyor bukadr basit 1 şey, korkularımızla 100'leşelim bakalım kim daha korkak çıksın ortaya mantığı işler böyle durumlarda :)
köpekler bile korkanları salgıladıkları adrenalininden 10 kişinin içinden tespit edip saldırırlar, kormazsanız o korkucaktır.
Sözde Allahtan başka kimseden kormuyorum diyen insanların bu dangalaktan korkması gülünç bence zaty bana rahatsızlık verdiğinde hep gülmüşümdür oda benim bu tepkime uyuz olup sürekli geliyordu, ölmüşlerine küfürü yediğinde hiç 1 yapamayıp kaçıp gitmesi'de hassasiyeti olan 1 varlık olabiliceğini ve yaptırım olarak çaresizliğini gösterir yani (kişinin üstüne çökmenin) dışına çıkamıyor veled. ( =

Yorumu gönderen: Coax, 27.01.2010, 03:55 (UTC):
Blimselliğin dışına çıkmam'da en son olayımn üzerinden 1 yıl geçince netlik kazandı, çünki yılda 6~7 defa bu duruma mağruz kalırdım bede yorgunluktan kaynaklı olduğuna inanırdım (yeterince dinlenemiyorum) bu seble oluyor diyordum kendime ve her defasında dua okuyup kurtulurdum (3 ihlas 1 fatiha) kesin kurtarır 100 den fazla sefer deneyip tasdikledim anında açılırsınız ama küfür duadan daha etkili kesin çözüm oldu d~.~b demekki bu şeytansı 1 varlık ve küfür ettirmek yani günaha sokmak için yapıyor olma ihtimalide var.

Yorumu gönderen: Coax, 27.01.2010, 03:30 (UTC):
bilimsel açıklaması olan 1 durumdur bu anlatılan (albasması) durumu.
Genelde uyurken yaşanır,insanlar uyurken beynin büyük bölümüde kapanır ve dinlenir uyku esnasında beyincik beynin uyanıkken yapması gereken işlerin çoğunu üstlenir fakat aniden uyanma gibi 1 durum oluşursa bazen beyin tamamen açılamaz fakat beyincik beyinden açıldım bana bırak komutunu alıp yaptığı işleri beyine brakırsa beyinde açılmazsa geçici felc yaşanabilir yani beyin vücuda hükmedemez ve vücudunu insan ağırlık olarak hisseder parmağını dahi kıpırdatamaz gözü kapalıysa açamaz, düşünün işte (beyin devre dışı) hiç 1 uzuv beyin tarafından kontrol edilemez durumda (felç) fakat duyu organları beyne direk bağlı olanlardır (kulak (ses), burun (koku) ,göz (görme), ve tat gibi duyularımız beyne direk bağlı olduğundan böyle 1 durumda kalınırsa o an olan biten direk bu duyularla çok net 1 şekilde algılanabilir.
Bilimsel açıklaması olan bu durumun bizim burdaki halk arasında adı (Karabasan)dır.
Genelde herkesin başına musallat olabilir üstelik sabaha ezanı okunurken gelir ve bu esnada karabasanı görenlerde çoğunluktadır (uzun boylu siyah pelerinli (rahib cübbesi şeklinde) pelerinini iç kısmı kırmızı kapasında pelerine ayit kapşon takılı uzun boylu olduğu herkesçe söylenir ve sadece gözleri görünür (alev topu) şeklinde olduğu söylenir, o esnada üzerine ağırlık çöktüğünü ve ezan dahil bütün seslerin çok çok net olarak duyulduğunu söylerler.
Banada bu bahsedilen karabasan ben 6 yaşımdayken görünmüştü, o günden sonea hiç görmedim fakat zaman zaman üzerime ağırlık çöktüğü olurdu en son 3 sene önce zerime uyku esnasında çöktü sabah ezanı değildi evde yanlızdım gece 3 sularıydı ama değişik 1 şey oldu ve kulağımda nefesini hissettim bu beynimin oynadığı 1 oyun yada yorgunluktan kaynaklı 1 felc gibi 1 durum olmadığını düşündüm bilimselliğin dışına çıktım ve hiç 1 şekilde kıpırdıyamıyor olduğuma göre içimden ne istiyosun gibi 1 soru sordum ses yok konuş len dedim, belki inananmıyanlar olucak fakat konuştu yaşlı 1 ses erkeke mi kadınmı karar veremedim üstelik söylediğide bana o an komik geldi (ne istediğini belirsiz) dediki (kalkabiliyosan kalk hadi) d(~.~)b
Bunun üzerine bende kendimi kasıp uğraştım ve kalktım, etrafıma baktım hiç 1 şey yok yine yattım gözümü kapatır kapatmaz yine üzerime ağırlık çöktü bunun üzerinde küfür etmeye başladım öyle küfür ettimki bütün ölmüşlerine kadar hertürlü :D
o an kayboldu ve o günden itibaren 3 yıldır bana ne gelen ne giden oldu özledim fallaha :)

Yorumu gönderen: bykerimbey, 25.01.2010, 11:14 (UTC):
bu gibi yaratıklara inanmayın bunlar yüce kitabımız KURAN-I KERİM de yazmıyosa bence kesinlikle inanmayın ve KURANDA yazan ALLAHIN diğer yarattıklarıada ALLAH ın izni olmadan bizlere hiç bişey yapamazlar

Yorumu gönderen: hülya türkmen, 23.01.2010, 13:02 (UTC):
bu al dedikleri yaratık istediyi insanları ele geçirme gibi özelliye sahipmidir zaman zaman bende yaşadım da ve şimdi yorumlardan sonra kokmaya başladım

Yorumu gönderen: gizem, 18.01.2010, 13:53 (UTC):
ya gercek olabileceğne inanıyorm daa önce bole bsy basma glmdi ama yazıyı okuynca cok korktm dehsete kapıldım...bende elazıglıym daa öncdn bole bi seyn lohusalarn basına gldiini dymstm o zman bu kadar korkmamstm... bn geceleri yatarken bazen ustume bi agırlık cokuo ve boynumu kaldıramıoyrm aslnda hafifce oynatsam kalkacak ama yapamıyorm.kndmi zorluorm boynumu kaldırınca uyanıyrm..bide bazen tam uykuya dalma anımda sanki bi uçurumdan dusecek gbi oluyrm kndmi geri cekiyorm ve o anda uyuyorm....Acaba bunlarn sebebi ne olabilir yardımcı olursanız cok sevnrm....smdiden tskkrlr..

Yorumu gönderen: daknıs, 15.01.2010, 12:25 (UTC):
gece o yorumu yaptıktan sonra yattığımda başımda birşey dikildiğini gördüm çok korktum uyku sersemi sen kimsin dedim bana garip birşiveyle albasti dedi dedim nerden geldin dedi tirabizon dedim napıyosun odamda dedi tirabzon kolbastisi dedi sonra birtane daha siluet belirdi iki elinde de kılıca benzeyen bişeyler vardı korktum bu da ne dedim kemeçedur dedi sonra 4 saat boyunca kolbastı çalıp oynadılar artık onlarla dalga geçmiycem ben böyle işkence görmedim

Yorumu gönderen: cekuvura, 15.01.2010, 11:48 (UTC):
bunlar sadece gerceklerdi

Yorumu gönderen: darknıs, 15.01.2010, 05:05 (UTC):
peki ya kolbastıdan kurtulmanın yolunu bilen var mı?



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36890971 ziyaretçi (103084845 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.