Al Karısı Hakkında Anlatılan Hikayeler
 

Al Karısı Hakkında Anlatılan Hikayeler

Al Karısı Hakkında Anlatılan Hikayeler

AL KARISI - I

Al karısı, loğusa kadınlara gider ve onların ciğerlerini çekermiş. Loğusa kadının yanında kimse olmadığı zamanlarda da evin bir yerinden çıkıp gelirmiş. Hele hastanın yeri karanlık oldu muydu, o muhakkak gelir ve kadının göğsüne oturarak elini kadının boğazına sokar, ciğerini koparır gidermiş. Bu esnada kadın, bir türlü kıpırdayamaz ve sesini çıkaramazmış. Çok ağır ve korkunçmuş. Yok eğer kadın, cesur çıkarsa da Al Karısının mücevher dolu olan beresini eline geçirirse, o artık kaçıp gidemezmiş.

Erkek sesi, öksürüğü bile, Al Karısı'nı korkutmaya yetermiş. Ocak olan ailelere gitmediği gibi, o aileden birisine ait bir giyecek eşyası loğusa kadının yanında bulundurulursa yahut giydirilirse, oraya da gitmezmiş. Elazığ'da Al Karısı ile ilgili anlatılan hikâyelerden birini derleyicisinin kaleminden kitabımıza aldık.

Ninemin annesinin dayısı İsmail Hoca, bir bahar gecesi kırda tarla suluyormuş. Hava soğuk olduğu için üşümüş. Etrafına bakınca da ötelerde bir yerde yanan bir ateş kümesi görmüş. Isınmak için oraya doğru yürümüş.

Yaklaştığında bir de ne görsün Al Karısı, loğusa bir kadın ciğerini kebap edip, çocukları ile birlikte yiyorlarmış. Bir yerde gizlenerek başlamış onları gözetlemeye... Yemişler, yemişler, fakat çocukları doymamış olacak ki, ciğerleri bittiği zaman: ''Anne, daha yok mu?" demişler. Al Karısı da onlara: "Şimdi yatın" demiş. "Yarın sabah İsmail Hoca'nın gelini doğuracak. Kaynanası da sarma saracak. Bir sahan da gelinine verecek. İşte gelinin yiyeceği üçüncü sarmaya bir kıl olup yapışacağım. Gelin beni yutacak ve içerden ciğerini çekip, çıkaracağım. Getiririm, yersiniz." diye onları uyutmuş.

İsmail Hoca bütün konuşulanları duymuş tabiî. Sahiden de gelini o sabah doğuracakmış. Kalkmış, oradan doğruca eve gelmiş ... Kimseye de bir kelime söylememiş.

Sabah olduğunda gelin doğurmuş ve hakikaten karısı da öğlen yemeği için sarma sarmaya başlamış. İsmail Hoca, yine bir şey dememiş. Sadece ayran tuluğuna su koyup ıslatmalarını tembih etmiş.

Öğlen olmuş, sarma hazırlanmış; bakmış ki, karısı bir tabak da gelini için ayırmış. O zaman demiş ki: "Hanım, ben oğlumu evlendirirken ahdetmiştim ki, gelinim ilk doğurduğu zaman onun yiyeceği üç lokmayı ben kendi elimle vereyim. Şimdi ver o sarmayı bana, sen de tuluğu al, gel benimle." demiş.

Gelinin odasına gitmişler. İsmail Hoca almış, tuluğu da yanına ve başlamış sarmalan geline yedirmeye. Birinci sarmayı vermiş, ikinci sarmayı vermiş, sıra üçüncüye gelince, onu tuluğun ağzını açarak, koymuş onun içine ve ağzını kendir ipiyle sıkı sıkı bağlamış.

Sonra ayran tulumu başlamış şişmeğe. Şişmiş, şişmiş...Nihayet "boommp" diye patlamış. Al Karısı, meydana çıkmış ve hemen İsmail Hoca onu yakalamış. Bir daha salmamış, evinde çalıştırmış. Tam on iki sene Al Karısı, İsmail Hoca'nın evinde hizmet etmiş. Evin adamı gibiymiş artık. Ama bir aksiliği varmış. Ona, "filan işi çabuk yap" deyince Al Karısı, o işi çok ağır aheste yaparmış. Eğer "ağır yap" dedi mi, hem çabuk hem de çok güzel yaparmış.

 Fakat zamanla birgün Al Karısı, kendisini, salmalarım söylemiş. Tövbe ettiğini bildirmiş ve İsmail Hoca da bunu tutup salıvermiş.

Serbest bırakılınca da "Hay vah hay. Tam on iki sene hizmet ettim de genç ölümün çaresi nedir, diye sormadınız." demiş. Yakalama çabaları sonuç vermemiş, kaçıp gitmiş.

 Ertesi gün köyün yakınlarında bir gölde kanlar içerisinde boğulmuş hâlde bulmuşlar.[1]

AL KARISI - II

Ömer Dede'nin gelini doğum yapmış. Dedik ya Al Karısı, loğusalara başında kimse olmadığı zaman gider ciğerini çekermiş, diye. Bu nedenle yeni doğum yapmış kadınlar tek başlarına bırakılmazmış. Ömer Dede'nin ve karısının da gafletlerine gelmiş olacak ki, gelini tek başına bırakıp akşam gezmesine gitmişler. Geç vakit eve döndüklerinde Ömer Dede, merdivenlerden elinde ciğer olan bir kadının indiğini görünce onun Al Karısı olduğunu anlamış. Kadına:

-Çabuk götür onu nereden aldıysan oraya koy, demiş. Kendisi de hemen gelinin odasına koşmuş. O'nun can çekişircesine çırpındığını görünce, baş ucunda, Kurân okumaya başlamış. Gelin yavaş yavaş soluk alarak kendine gelmiş.

Ömer Dede, loğusanın başına Kurân-ı Kerîm, soğan, sarımsak, tuz, iri iğne koyarsanız Al Karısı, loğusaya yaklaşmaz diye ev halkını tembihlemiş.[2]

AL KARISI - III

Genç bir delikanlı, dağda gezerken bir ev görüyor. Evde üç-beş tane kadın ve kız yaşamaktadır. Genç delikanlı, bunlardan birisine aşık oluyor ve evleniyorlar.

Gel zaman git zaman, gelinle damat kızın annesinin evine misafir oluyorlar oturup sohbet ediyorlar. Vakit ilerleyince genç adam yatıyor. Kızlar ve anaları sohbete devam ediyorlar. Kızların Annesi soruyor: "Kızım, nasılsın? Evliliğin nasıl, memnun musun?" diye. Kız, "Anne, çok iyiler; fakat insan ciğeri yemiyorlar." der. Annesi, "Köylerinde loğusa var mı?" diye sorar. Kız; "Var, ama çok iyi birisi. Yazıktır anne!" diyor. Annesi, oklavaya binip genç adamın köyüne gidiyor. Loğusa kadının ciğerini alıp geliyor. Közde pişirip yiyorlar.

Kız acıyor, "Anne, ölmüş müdür?" diyor. Annesi, "Ölmüştür ama kızım, eğer bu közlerden götürülüp ezilir ve suya atılıp suyundan geline içirilirse, loğusa kadın sağalır." diyor. Diğer tarafta uyur gibi gözüken genç adam, bunu duyuyor. Kadınlar yattıktan sonra genç adam, közden bir parça alarak doğru köye gidiyor. Al karısının anlattıklarını uygulayarak loğusa kadını hayata döndürüyor.[3]

Avundukların Al Ocağı

Gürünün tanınmış ailelerinden biri olan Avundukların evi, al ocağı olarak bilinir.

Anlatıldığına göre, Avundukların büyük dedeleri olan Osman Dede, o dönemin en büyük alimlerinden biridir. Bir gün bahçesini sulamak için sabah namazı vaktinde giderken, bir de bakıyor ki, Al Karısı bir gelinin ciğerini eline almış yiyor. Bunu gören Osman Dede, hemen Al karısını tutup önce bir döver, sonra da eve getirerek evin büyük direğine bağlar. Osman Dede, Al karısını üç-dört gün çözmeyince Al karısı, pişman olduğunu belirterek bir daha yapmayacağını söyleyip yalvarmaya başlar ve şöyle der: ‘senin neslinin bulunduğu yere ve ocağa hiçbir şey yapmayacağım’. Osman Dede, bu söz üzerine Al karısını serbest bırakır. İşte o tarihten günümüze kadar bu ocağa gelen her loğusa kadın ve Al basmasından korkmuş olan kadınlar getirilerek misafir edilirler. Bu şekilde buraya gelen hastalar bu evden ekmek, çaput veya kül alarak evlerine dönerler.

Halk arasında Al karısının şerrinden koruyan yer olduğuna inanılan bu ocağa, bunun dışında çocuğu olup ta ölenler ve düşük yapan kadınların da geldiği görülür. Gerek Al basmış, gerek başka nedenlerden dolayı buraya gelenlere burada ekmek ikram edilir. Bunlar, evlerine dönerken bu evden bir parça ekmek, bir parça bez ve biraz ocak külü götürürler. Bunları da bir muska şeklinde yastıklarının altına koyarlar. Şayet hasta bunlardan iyileşmemiş ve durumu ağır ise, bu eve getirilerek Osman Dede’nin Al karısını bağladığı direğe bir tülbent ile bağlanır. Burada yaklaşık bir gün kaldıktan sonra alınıp götürülür. Böylece Al basmasından korkan veya bu korkuya uğramış olan kadın sıkıntısından kurtulmuş olur.[4][5]

Kaynaklar

[1] Meftune Güler, "Harput Efsaneleri", Elazığ 2000.
[2] Meftune Güler, a.g.e.
[3] Ali Kenanoğlu - İsmail Onarlı, "Hubyar Sultan Ocağı ve Beydili Sıraç Türkmenleri", Hubyar Sultan Derneği Yayınları 1
[4] Mehmet Ali Öz, "Bütün Yönleriyle Gürün", 1999, s.442.
[5] Ahmet Gökbel, "Güründe Ziyaret Yerleri", s.5.





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: Sadi eğilmez , 22.11.2016, 19:51 (UTC):
Köyde bizzat dayımın oğlunun eşine al karısı bastığı anda dayı oğlu yakalıyor 6 senedir evlerindeydi . bu sene rica ettim dayı oğluna bizim işler yoğun diye bize göderdi bizde kalıyor evi tertemiz yapıyor. Dusta kese bile attırıyorum

Yorumu gönderen: TOKAT, 23.09.2016, 14:11 (UTC):
TOKAT madımakçılar köyü BÖŞÖRENde yaklaşık 50 60 sene evvel akrabamızın ahırına biri girip adamın ATını gece çatlatana kadar kişleterek koşturuyor. gel zaman git zaman her gece atı bir huysuzluk tutuyor ve adam ahıra gidince hayvanı çatlayacak şekilde kan ter içinde buluyor. adam köyde bunu soruyo soruşturuyo ahıra biri her gece gelip atı bu çatlatana kadar koşturup kişnetiyor bu kimdir ne iğnesidir diye soruyor köylüye ve alkarısı olabileceğini söylüyorlar adam kendince bir plan yapıyor ve gece yanına silahını, gaz lambasını ve filkete(çatal iğne/çengel iğne) alarak ahıra gidiyor atın üzerine KATRAN deniler ağaçlardan elde edilen bi yapışkanı atının üzerine sürüyor iyice KATRAN öyle sağlam bi yapışkanki bi yapoıştığı şeyi daha kolay kurtaramazsın. AHIRA saklanıyor ve beklemeye başlıyor gece oluyo ALKARISI geliyo ve ata binip ortada dönmeye koşturmaya başlıyo adam ortaya çıkıyo alkarısı kaçacak kaçamıyor hemen yakasına FİLKETE YANİ ÇENGEL İĞNEyi geçiriveriyor eğer alkarısın yakasına çatal iğne takabiliyorsan kendi çıkaramadığı için sana esir oluyomuş. adamlar bu kadını şöyle tarif ediyorlar yakaladığında çok güzel bi kadın eli bereketli örneğin bi hamur açarmış bir avuç un ile koca bir aile doyarmış ye ye bitmezmil elide çok hızlıymış bütün işi kısa bi sürede yaparmış.

adama beni bırak diye yalvarmış esir olduğu süre boyunca ama adam bırakmamış eee ele geçmiş böyle bi fırsat kim bırakırki tarlaya giderken evi ve evin küçük çocuklatrını Alkarısına emanet ederlermiş ve çocuklara özellikle tembih etmişler bak yavrum size ne derse desin yakasındaki iğneyi sakın çıkarmayın Alkarısı yalvarmış yeterrki beni bırakın sizden bi kurtulayım birdaha yedi göbek ötenize yaklaşmayacam ama bırakmamışlar neyse gel gelelim yine birgün tarlaya gidiyolar Alkarısı çocuklara bakıyo evde temizlik falan yapıyor bu çocuklara pastalar börekler tatlılar yapıyo ve diyoki yavrum çok bunaldım şu iğneyi çıkarın bi hava alayım ne olur yalvarıyorum der, çocuklar hayır olmaz babam kızar der, Alkarısı kaçmayacam lütfen der ve çocuların aklına girer veailenin tam tarladan artık gelme vaktiyken çocukları kandırarak kendini serbest bıraktırır aile eve gelir ve bu bidaha tövbe yedi göbek ötenize ilişmem deyip toz olur.

İşin garip tarafı şuki bu adi kadın söz verirse inanmayın çünkü annem bana lohusa iken annemide basmış. bide söz vermiş yedi göbek ötenize ilişmeyecem diye sahtekar kadını boğup öldürüyomuş göğsüne oturmuş.

neyse işte bende Alkarısıyla ilgili bu kadar şey biliyorum, çocukken yemek yemezsen yaramazlık yaparsan gece dışarı çıkarsan al karısı kaçırır seni diye korkuturlardı bizleri :)

Yorumu gönderen: Trakya , 13.08.2016, 03:31 (UTC):
Evet ciddiyim daha 2 gün olmadı bizim tanıdığımız bi abnin başına geldi T 10.08.2016da dere kıyında mekanı var doğa kamp alanı gbi atlarıda var adamın kısrağın her sabah yelesi örülüyo açıyolar ertesi gün aynı adam foto çekip facebook'a attıda gördük alkarısı yapıyomuş

Yorumu gönderen: Sirine, 30.06.2016, 20:18 (UTC):
Evet bende size basimdan gecen bir olayı anlatim.Artık alkarısimi 3 harflimi tam bilmiyorum ama ben lohusayken bana musallat oldular.Uyurken resmen suratimin iki tarafina gecenin korunde tokat yedim.Sacimi birisi arkadan cekiyodu aklima esimin esyasi geldi cunki annemlerde kalmistim.Bulamayinca oglumun yanina yattim dedim yarisi esimden sonucta:)Inanamazsiniz gitti birden ama aklimi kaciracaktim.Uzerime bisey cokuyodu resmen lohusaligim bitti basima tekrar gelmedi

Yorumu gönderen: Merve., 09.05.2016, 17:38 (UTC):
Arkadaşlar grrçekten böyle bi kadın varmış . Benim annemin dedesi ninemi izlerken yakalamış ve elini una degdirmiş . Onun elinin deqdigi şey çok bereketli olurmuş . Yani bunlar uydurma deqil .

Yorumu gönderen: şlk, 11.03.2016, 09:23 (UTC):
Ewt boyle bisey var

Yorumu gönderen: Onur, 02.03.2016, 14:07 (UTC):
Arkadaşlar bizim köydede 7 sene birine hizmet etmiş en sonu salivereklermis bunlar iğneyi çıkarıyorlar diyorki okadar çalîştırdılarda bi demedilerki evelikle büvelik ne işe yarıyor

Yorumu gönderen: Uzman21, 28.12.2015, 20:40 (UTC):
Arkadaşlar öncelikle al karısı dediğimiz yaratıklar cinlerin farklı bir turudur bizim doğuda (piraboq) yani yaşlı ve saçları gür kabarık olan kadın manasında.. Hitap edilir. Çok hikayelerini duydum yakında sizlerle paylaşacağım..

Yorumu gönderen: tuce, 18.12.2015, 12:14 (UTC):
ne sacması ya gerçek bede yaşadım bunlarıhede kaçkes

Yorumu gönderen: ÇAYKOLİK, 23.10.2015, 11:35 (UTC):











Köyler karanlıktı yoksuldu insan psikolojisi çökkündü gelin gelin olmaktan çıkmış bir de çok zor olan doğum gibi insanı fiziksel ve ruhsal olarak etkileyen sağlık sorunu diyelim bir de onu yaşamıştı sorarım ey ahali o kadın niye yalnız çünkü kocası önemsememiş kızın anası kızının evine yaklaşamaz kaynanaya ne gelin ölse mutlu olacak al karısı değil al babası bassa yeri değil mi:))((

Yorumu gönderen: imustafa, 20.10.2015, 19:41 (UTC):
buradaki çoğu arkdaş inanmıyor yada inanmak istemiyor ve bazı arkadaşlarımız okurken gülüyoruz diyorlar onlarada denk gelirde akıllanırlar alay konusu yapmaktan vaz geçerler böyle konuları. neyse gelelim benim konuma eskiden köyde eski ahırımız vardı üstü toprak örtülü her sabah kaltığımızda atların saçları ve kuyrukları örülü halde görürdük açardık sabah yine aynı bunu kimseye inandırmak zorunda değilin ama yemin ederim defalarca tekrarlanan bir olay taki o ahır yıkılıp yerine yenisi yapılıncaya kadar

Yorumu gönderen: Doğa, 08.09.2015, 11:50 (UTC):
Böyle bişi var ister inanın ister inanmayın bizim ailemiz al ocağı bizim büyük dedelerimiz de buna benzer bişi yaşamışlar ve bazı insanlar halamların evine geliyolar ve kül faln alıyolar

Yorumu gönderen: ceesur, 11.02.2015, 12:30 (UTC):
annemsiz büyüdük ve babasız.. 3 kardeş. annem kocaya kaçmıştı kuma üzerine gitti. kumasının adı Hacer..çoğunuz bilirsiniz.. :D Hani bu üçüz nineler var ya ordulu ..Annem bu üçüzlerle hala kızı teyze kızı falan olurlar.. hacer evli hacerin bir kızı olmuş adı nejla ondan sonra hastalığa kapılmış daha çocuğu olmamış anam dayımın kaçırması ile babam öldükten sonra onu buraya getirmiş kuma olarak. neyse 2 çocuğu oluyor 1 i erkek hatta ikizmiş, annem annem yeni doğum yapmış.evde oturuyordum diyor. diğerleri komşuya gitmiş hacer ve kocası..uyuklamışım diyor. bebek beşikte hani bu kuzinelerin yeri vardır duvarda oyuk şekilde ordadan bir tane çirkef kadın bacadan gelmiş çirkef pasaklı falanmış ve çocuğu seveyim demiş annem izin vermemiş kadın çok diretmiş. annem kadının eteğinden sıkıca tutmuş kadın beşikteki çocuğa eliyle beşiğin üstünden sıvazlamış ve bir hamleyle annemin elinden sıyrılmış bacadan gitmiş annem uyanmış çocuğu kontrol etmiş çocuğun ağzından köpük gelmeye başlamış ve bebek ölmüş. doğum yapalı 40 gün olmamış loğusa yeni doğum yapmış 40 gününü geçmemiş kadınlarda gözüken ateşli kabus hastalıktır (ecinni) o yüzden yeni doğum yapmış kadınları tek başına evde bırakmayın..40 gününü doldurmasını bekleyin.. ölen kızmı erkekmi şu an net hatırlamıyorum..bebekken 2 çocuğu ölmüş şu an 2 tane kızı var 24-25 yaşlarında..bu kardeşler benim anneden öz babadan üvey kardeşlerim oluyor..Annemin adı Zarife 2010 yılında eceliyle öldü. yaşlı üçüz ninelerden Hacer onun kumasıdır. 1983 ten beri..üçüzlerden sadece Hacer evlidir diğerleri sanırım hiç evlenmemiş.

Yorumu gönderen: ATAKAN, 29.08.2014, 17:01 (UTC):
ÇOK SAÇMA ARKADAŞLAR İNANMAYIN YA BU NEDİR ÇOCUKMUYUZ BİZ

Yorumu gönderen: Selçuk, 21.08.2014, 19:12 (UTC):
Al karısı 1 hikayesinin benzerini kısa film yapmışlar
youtubecom/watch?v=DU7ujObwnMo

Yorumu gönderen: Selçuk, 21.08.2014, 18:59 (UTC):
Arkadaşlar ben bu tarz şeylere normalde inanmam, inancım olmadığından da mantıklı gelmez falan filan, her neyse tokat-zileliyim ve orada anlatılanlar da bu tarz şeyler, babam da anlatırdı, babannemin başına gelmiş zamanında, ahırda hamile bir ata musallat olmuş falan, ama tuhaf olan şey ülkenin dört bir yanında inanılan bu durumun o kadar çok ortak ayrıntısı var ki, sallama olsa nasıl bu kadar birebir örtüşüyor diye düşünmeden edemiyor insan. Eğer tıbbi bir rahatsızlıksa al karısı ile iletişime geçmeler, farklı eylemler falan nasıl uydurulabilir ki? Neyse yalan ya da değil, toprağımdaki bu tarz özgün hikayeler olsun, masallar olsun zevkle okurum ve dinlerim. Çok zengin bir kültürümüz var, edebi açıdan bakıp heyecan duyun, meraklanın ve fazlasını araştırıp öğrenin, tavsiyem bu ;) Umarım birisi bir gün çıkar da bu hikayelerden adam gibi bir film yapar, hala bir tane izlenebilecek adam gibi filmimiz yok bu tarz hikayelerden.

Yorumu gönderen: zehra, 30.07.2014, 12:04 (UTC):
Olur

Yorumu gönderen: Emir, 26.07.2014, 21:51 (UTC):
al karısına inanmayanlar olabilir zaten akıl mantık işi deil ama şunu bilinki bunların hepsi gerçek şehirlerde pek görülmediği için inanmıyolar şehirde yaşayanlar birkez köye gidip yeni doğum yapmış bir kadının yanlızken yanına gidip gizlenin özelliklede yalnız ve karanlık yerdeki bayanların başına gelir.

Yorumu gönderen: mustafa, 08.07.2014, 10:49 (UTC):
ya şu bazı köylülerde ne kadar saf oluyor :) birisi bi şey dese herkes inanıyor. yahu inanmayın böyle şeylere anlamadınız mı adamlar resmen dalga geçiyor. yok efendim ciğer yermiş yok efendim erkekten korkarmış. gidin başkalarını kandırın bizim bu saçma sapan efsanelere kendimizi inandıracak vaktimiz yok. ahaha hala gülüyorum. ne garip insanlar var ahahha

Yorumu gönderen: Alperen Gürün, 15.03.2014, 20:13 (UTC):
Arkadaşlar (inanmayanlar) bakın ben (SİVAS) GÜRÜNlüyüm avunduklar denen bir sülale var evet , ve ben de bu konu hakkında anlatılan bir çok hikaye evet var ve ben buna bizzat şahit oldum anlatmak isterdim ama hem etkisinden yeni yeni kurtuluyorum hemde o kadar vaktim ne yazık ki yok onu gördükten sonra pisolojim alt üst oldu ama ben bizzat küçük yaşta gördüğüm için böyle oldum ve söylenenlere göre dedem de yakalamış bi tane doğrumu diye her sorduğumda hemen konuyu değiştiriyo...

Yorumu gönderen: Arslan, 02.03.2014, 10:14 (UTC):
Bu alkarısı olayları tamamen gerçek bizim köyde gôkhan diye bir adam var bu adam al karısınin doğum yapan bir kadını izlediğini gôrmüş ama başta alkarısi olduğunu anlayamamis ve bir ata benzetmş o zaman alkarısına doğru yürumüs ve alkarısı yüzünü döndügünde adam onu görmüş ve yakasına iğne yi batırmş ve evinde 4 yıl çalıştırmş

Yorumu gönderen: emo, 22.10.2013, 10:48 (UTC):
ya bi git ya siz nerde yaşıyorsunuz

Yorumu gönderen: dewdas, 18.10.2010, 06:30 (UTC):
ateş olmayan yerden duman çıkmaz

Yorumu gönderen: aSaf, 20.09.2010, 13:17 (UTC):
öncelikle böyle bi site hazırladıgınız için sizlere çok tşk. ederim al karısı vb gibi olaylara inanmayan arkadaslarım tabiki olacak ama bu bu gibi şeylerin gerçek olmadıgı anlamına gelmez. Şehir de yaşayan arkadaşlar bu gibi şeylerle hiç bi zaman karşılasmazlar al karısını köyde çayın üzerindeki köprüden geçerken banyo yaptıgını gördüm sacları uzun siyah kalcalarının uzerine kadar geliyor gögüsünün sol tarafında olanı saq omuzu üzerinden arkaya sağ tarafındakini ise sol onuzu üzerinden arkaya atmıştı 16 yaşında bi çocuk oldugum için önce çekindim kim acaba bu soğuk suda yıkanıyor diye çekine çekine oradan geçmeye basladım 10m kala öksürür gibi yapınca arkasını döndü ve bana baktı biraz korkmuştum çünki onunla ilgili çok şey duymuştum annemin büyük annesini de cigerini alıp gitmiş gibi şeyler falan. bana bir süre baktıktan sonra korkmadıgımı anladı ve suya daldı bi daha da görünmedi bu gibi şeyleri görmeyene sacma sapan gelebilir ama yaşayan arkadaslarım vardır elbet.

Yorumu gönderen: gamze nur, 18.08.2010, 11:18 (UTC):
dünya da bilmediğimiz daha fazla yaratık var.Biz sadece dörtte birinin çeyreğinin dörtte birini biliyoruz.Ama bu tür şeyler eskiden daha çok inanırlar.Ve bu tür şeyler insanın beynini yıkıyan daha sonra piskoloji bozmaya neden olur.Ama bu hikayeleri kim uydurmuşsa gayet hayal gücü gelişmiş.

Yorumu gönderen: burcu , 26.07.2010, 11:51 (UTC):
bncede bunlara inanmayın ya böyle bişey olamaz zaten ölmüş dirilmiş almış koymuş
ayrıca kuranda geciomu bakalım

Yorumu gönderen: ogün, 09.07.2010, 12:51 (UTC):
arkaşlar ben buraya girmesdim aklıma gelmesdi ama işyeriisde bi bayan çalışıyor onu tutmuş kocası adem in arkası dönük oldugundan gelebilmiş bunu bi tek erkekler yakalıabilio karısının gögsüne elini atmış alkarısıda hmn kaçmış eger atmasaymış ölebilirdi belki kadıncagız bunlar kocakarı uydurması diiil

Yorumu gönderen: Akhenaton, 07.06.2010, 09:17 (UTC):
Arkadaşlar, öyle zaten. bunlar, halk inanışları, anlatıları. Yani Anadolu kültürü. Bu sitedeki yazıların büyük bir kaynağı da eski ve yaşayan halk folklorudur.

Yorumu gönderen: Tuncay, 07.06.2010, 00:24 (UTC):
kocakarı uydurması gıbı bısey... okurken qülme krızı qecırdım :))))))))))

Yorumu gönderen: yalçın , 27.05.2010, 10:46 (UTC):
arkadaşlar sakın ınanmazlık yapmayın bu gerçektir biraz araştırın bakın sizde hak vereceksınız ama alkarısının varlıgına ınanın var tedbir olarak yanlız kalmasın bayanlar vede birtana yorgan vaya yastıgına ine taksın vede ALAh uzak eylesın inş

Yorumu gönderen: emre, 13.05.2010, 10:33 (UTC):
allahtan ümit kesilmez ben sadece allaha ibadet eder ve şükür ederim asıl alkarısı kendince yaşar

Yorumu gönderen: Burak , 01.05.2010, 10:42 (UTC):
Aynen yasemıne katılıyom zuhhhaaaa xD bune lan böle :D:D

Yorumu gönderen: esra, 29.04.2010, 15:44 (UTC):
ya bunlara inanmayın al karıaı tamamen psikoji ile ilgili birşey yok böyle birşey yaa

Yorumu gönderen: halide, 11.04.2010, 14:34 (UTC):
bi yorumlara bakıyorum bi hikayeye çok kararsızım inanıp inanmamakla.........

Yorumu gönderen: al karısı , 10.04.2010, 08:27 (UTC):
Ya gerçekten bu ciğer söküp yemeler saçmalıktan başka birşey değil böyle birşey mümnün değil yaa yok yiğeri yiyormuş yok ölüyormuş , Al karısı ve Al basması loğusa kadınlarla görülüyor ama bu tamamen yorunluktan olan birşey eski şaman inanışlarına aldanip insanları bunlarla kandırmayalım lütfen!!

Yorumu gönderen: ismail, 28.03.2010, 20:06 (UTC):
bunlar saçmalık
benim eşimde doğumunun ilk günlerinde hayaller gördü
ama tabiki bu aşırı yorgunluğa ve strese bağlı idi
ayrıca tıpta purpura blues diye bir terim var
bu saçmalık da ona bağlı olsa gerek

Yorumu gönderen: beyza, 23.03.2010, 16:54 (UTC):
yorumlara bakıyorumda hiç kimse inanmamış ama bu gerçek

Yorumu gönderen: sıbel, 07.03.2010, 11:06 (UTC):
boyle bır şeye ınanmıyorum ama anlatılan hıkayelere bakınca ınsanın korkmaması mumkün mü

Yorumu gönderen: banu, 06.03.2010, 17:46 (UTC):
allah inanmayanların başına vermezmiş

Yorumu gönderen: tuba, 03.03.2010, 07:52 (UTC):
böyle bir şey munkunmu ama genede insan tırsıyor niçin erkek sesi onu anlayamadık hem tırsıyoruz hemde saçma buluyor

Yorumu gönderen: ece, 03.03.2010, 07:00 (UTC):
böyle birşey var herkes bilsin


Yorumu gönderen: özgür, 18.02.2010, 19:39 (UTC):
benim annem dogum yaptıgında alkarısı erkek kılıgında kapıda duruyormuş elindede bir bebek varmış o bebekte annemin dogurduyu bebekmiş ama bebekte annemin yanında uyuyomuş

Yorumu gönderen: YASEMİN, 05.01.2010, 18:40 (UTC):
erkek sesi falan fişman çok saçma bence bunlara bakarken ürpermiyor aksine ğülüyoruz-bence-

Yorumu gönderen: cumhur yıldız, 03.12.2009, 13:07 (UTC):
birgün köyde dolaşırken kahveye gitmiştim ocagı çok keskin bir dede gelmişti dedenin yanı öyle kalabalıktıki bende dövüş çıktı sanmıştım oysamki dede alkarısını anlatıyormuş bende çok meraklandım kulak misafiri oldumbaktımki dedeanlatmaya başlamış dede şöyle anlatıyordu köyde gezerken bakmışkine bir agacın yanında üçtanea aile oturuyor birisi anne ikisi ise kız çocuk agacın yanında piknik ediyorlar piknikte bildigimiz piknik degil ciger pişirip yiyorlar alkarısının kızı derkine anne bizede ögretecekmisin annesi söyler neyi kızım der ciger almayı tabiki kızım nasıl oluyor demiş gece oldugunda hamile kadınların yanına gelip döşünün üzerine oturup elini bogazından sokup cigerini alıp kaçacaksın ama birtane isterki küçük erkek çocuk sesini duydugunda kacaçaksın çünkü hiç bir erkege gücümüz yetmez isterki erkek bebek olsu ocagı keskin olan dede bunları duyuduymaz hemen iblikten kanca yapıp üçünüde yakalayıp denizde bogdu

Yorumu gönderen: balkan, 13.11.2009, 21:10 (UTC):
ya bunlara inananlar varmı hala cigeri almış yerine koymuş böyle bişey olurmu ya



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36660903 ziyaretçi (102681542 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.