Alevi ve Alevilik
 

Alevi ve Alevilik

Prof. Dr. Hamdi Döndüren

Dördüncü halife Hz. Ali'nin soyundan gelen, onu diğer sahâbeden ve diğer üç halîfeden üstün tutan mezhebe mensup kimse. Alevîlik düşüncesi, ister açıkça, ister gizlice, Ali'ye uyup onun Kuran'daki nâs ve Resulullah (s.a.s.)'ın vasiyetiyle imamlığa tayin edildiğini ileri süren; imametin onun soyundan dışarı çıkmayacağına inanan ve onu diğer sahâbeden üstün gören zümrelerin başlattığı fikir ve siyasî kavgalarla ortaya çıkan" hareketin genel adıdır. Bu fikir ve harekete katılanlar, Ali'ye (r.a.) uydukları ve onu, öteki sahâbîlerin önüne geçirdikleri için Alevî; buna taraftar olanlara da 'tarafını tutan' anlamında "Şia" denilmiştir. Şia, Alevîliğin ifade ettiği katılıktan daha mûtedîl bir kelimedir ve İslâm âlimleri Alevîlik için Şia'dan farklı olarak 'Râfıza' 'Ravâfız' tabirlerini kullanırlar. İslâm tarihinde Hz. Peygamber'den sonra halîfe olarak Hz. Ali'yi tanıyanlara, Ali'ye mensup, inancı bakımından, Ali taraflısı anlamında "Alevî" tabiri kullanıldı. Alevîlik, halifelikte Hz. Ali'nin hakkının yendiğini, sahâbenin Hz. Peygamber'den sonra Ebû Bekir'e beyat etmekle, İslâm'a aykırı hareket ettiği iddiasını yansıtır. Alevîler Hz. Ali'nin hilâfette hak sahibi olduğunu şu sebeplere dayandırırlar: Ali, Hz. Peygamber'in tabii olarak varisiydi. O, İslam'ı ilk kabul eden kimsedir. Hz. Muhammed (s.a.s.)'in amcasının oğlu ve damadıdır. İslâm savaşlarının kahramanıydı. Yaşadığı sürece Hz. Muhammed'in en yakın yardımcısıydı. Onun bütün işlerine bakardı. Hz. Muhammed (s.a.s.) Ali'ye olan sevgisini ve güvenini bildirerek, onun kendisinden sonra halîfe olacağına işaret etmiştir. Bu yüzden onlar, Ebû Bekir, Ömer ve Osman'ın işbaşına getirilişini batıl saydılar. Yani bunu şerîat kurallarına ve Hz. Peygamber'in sünnetine aykırı görerek bununla savaşmayı dinî bir görev kabul ettiler. Ancak, Hz. Peygamber'in, Hz. Ali hakkında söyledikleri ve Ali'nin üstünlükleri doğru olmakla birlikte, Allah Resulü benzer sözleri Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer gibi diğer büyük Sahâbîler hakkında da söylemiştir. Üstelik, hastalandığında imamlığa Hz. Ebû Bekr'i geçirmiştir. Diğer yandan Hz. Peygamber, kendisinden sonra Müslümanların başına kimin geçeceğini isim vererek belirtmeden bu dünyadan ayrılmıştır. Böyle bir hadîs olsaydı, Hz. Ebû Bekir'in halife seçildiği sırada yapılan konuşma ve müzâkerelerde bu hadîsin söz konusu edilmesi gerekirdi. Çünkü ashâb-ı kîrâm, kendi aleyhine bile olsa, Hz. Peygamber'den işittiğini nakletmekten çekinmeyecek derecede üstün mezîyetlere sahiptir. Ancak, Allah Resulü'nün cenaze işleriyle uğraşması yüzünden, halîfe seçimi sırasında hazır bulunamayan Hz. Ali ile bu kadar önemli bir konunun istişare edilmemiş olması bir eksiklik sayılabilir. Fakat, Ensâr'ın hilâfet konusunu müzâkere etmekte olduğu topluluğa Hz. Ömer'le Hz. Ebû Bekir bile sonradan katılmıştı. Bu çok önemli meselede yanlış bir adımın atılması endişesi ve işin kısa sürede çözülmesi zarûreti, seçimin Hz. Ebû Bekir lehine yapılmasını gerekli kılmıştır. Nitekim daha sonra Hz. Ali de Ebû Bekir'e bey'at etmiştir.

Müslümanlar, Ehl-i Beyt denen 'Ali ve ailesini' öteki Ashâb-ı Kîram'dan ve Allah Resulü'nün öteki halîfelerinden ayırmadan severler. Onun ailesine yapılan haksızlığa ve zulme karşıdırlar ve tarih içinde de karşı olmuşlardır. Meselâ, Ahmed b. Hanbel (rh.a), "Ehlü's-Sünne ve'-l Hadîs" taraftarlarının Hz. Muhammed (s.a.s.)' in ailesine hak ettikleri muhabbeti gösterdikleri ve Ali İbn Ebî Tâlib'in (r.a.) haklarını tanıdıkları için "Ali'nin 'şiası, taraftarı" olduğunu ifade etmektedir. Aynı tavrı İmam-ı Â'zam da takınarak Abbasîlere karşı İmam Zeyd'i desteklemiştir. Bu anlamda Şia, îtikâdî ve siyasî bir mezhep olarak kabul edilirken, Alevîlik, Hz. Ebû Bekr es-Sıddık'a (r.a.), Ömer el-Faruk'a (r.a.) ve Osman Zünnureyn (r.a.)'e ve daha pek çok ashâb-ı kirâm'a buğz ve düşmanlık taşıyan fikirlerle dolu bir tarîkat görünümündedir. Bu ifrata sebep olan Emevilerdi. Emeviler devrinde, Ömer İbn-i Abdulaziz'in hilâfetine kadar cuma hutbelerinde Ali İbn Ebî Tâlib'e (r.a.) ve ehl-i beytine hakaret edilir ve lânetler okunurdu. Onların bu yanlış hareketleri öteki Müslümanları bağlamazdı. Çünkü onlar, bütün Müslümanları temsil edemezlerdi. Hele hilâfet konusundaki olayları göze alarak öteki, Müslümanları zalim görmek ve göstermek haksızlıktır ve haktan sapmadır. Ne Resulullah'ın üç halifesi ne de Ashâb-ı Kirâm, Ali İbn Ebi Talib hakkında düşmanlık eseri bırakmamışlardır. Alevîlik, zaman içinde parçalanmış ve sayısı yüze varan tarîkatlara ve yollara ayrılmıştır. Ancak bunları İmam Ebu Câ'fer es-Sâdık'ın içtihatlarıyla amel eden ve Müslümanlarla aralarında bir fark görmediklerini söyleyen, yeryüzünde Allah'ın hâkimiyetini istediklerini haykıran Ca'feriyye ve Zeydiye kollarına bağlı Müslümanlarla karıştırmamak gerekir. Câferî Müslümanları Şia içerisinde incelerken, dünü, bugünü ve îman-amel ilişkisiyle göz önüne almak ve ona göre değerlendirme yapmak faydalı olacaktır. Câferîlerle, Zeydîleri Alevîliğin diğer kolları olan Batînîler,  Karmatîler,  hatta kuzey Afrika ve Mısır'da uzun yıllar hüküm süren Fâtımîlerden, bugün Anadolu'da yaşayan Alevîler'den, Lübnan ve Suriye'deki Dürzî ve Nusayrîlerden ayırt etmek gerekir.

Alevîlerden Gulât olanlar yani aşırı gidenler Hz. Ali'de, diğer halifelerde bulunmayan ilâhî nitelikler ve özellikler olduğuna inanıyorlar. İslâm tarihinde bu görüşü ve inancı daha da ileri götürerek, Allah'ın Ali'nin varlığında, insan suretinde görünüş alanına çıktığını, onun bir ilâh-insan olduğunu söyleyenler bile çıktı. Ali'nin mehdi olduğunu, ölmediğini ve kıyamet gününden önce çıkarak dünyada adaleti sağlayacağını öne sürdüler. Bunlar "sebeîler"dir. İslâm'da ilk dînî ayrılık hareketini teşkil eden ilk Alevîlik, Hz. Ali daha hayatta iken San'alı bir Yahudi olan İbn Sebe'nin telkini ile başlamıştır. Bundan sonra Ali'nin ve soyunun, hatta İbn Sem'an, Ebû Mansur el-İclî, Ebu'l-Hattâb, Horasanlı Ebû Müslim gibi Ali ile aile bağı bulunmayan ve sadece taraftarlık yapan birtakım yabancıların öncülük ettiği tenâsüha, ibâhaya, farzları terketmenin caiz olduğuna ve imanın, imamı bilmekten ibaret bulunduğuna inanan birçok Alevî kolları meydana çıkmıştır.

Dağınık Alevî kollarını birleştiren Câ'fer es-Sâdık'a bir aralık gidip gelen ve inanışlarında İslâm'a aykırı şeyler bulunduğu için kovulan, İmam Câfer'in lânetlemesine uğrayan Ebî Mansur el-İclî ile Ebû'l-Hattâb'ın ekolü, "İsmâiliye" veya "Yedi İmam" mezhebini oluşturmuştur. Batınîlik adı verilen bu mezhep Yemen'de kökleşmiş, Irak, İran, Horasan ve Türkistan'a kol atmış ve batıda Endülüs'e kadar yayılmıştır. Bu mezhepten olanlar Bahreyn'de ve Ahsâ'da Karmatiyye mezhep ve hükümetini, Kûfe'de ve Basra'da birçok ihtilâlleri, Mağrip'te önce "Alevî Hükûmeti"ni, sonra Mısır'da Fâtımî halifeliğini vücûda getirmişlerdir. Cebel-i Dürûz'da Lübnan'da yaşamakta olan "Dürzîlik"le daha birçok fırka ve mezhepler Batınîlikten doğmuştur. Muhammed b. Nusayr de bu arada bugün Suriye, Lübnan ve Adana yöresinde sâlikleri bulunan "Nusayrîlik"i kurmuştur.

Hz. Ali'nin ölümünden sonraki gelişmeler, özellikle Kerbelâ olayı Hz. Hüseyin'in şehit edilmesi, Alevî topluluğun siyasî bir görüş çevresinde toplanmasına yol açtı. Sonraları Şia (Şiîlik) adını alan ve daha çok İran'da gelişen Alevî mezhebinin özünü besleyen bu olaylar zinciri oldu. İslâm ordusunun doğuya doğru ilerlediğini gören İran, bağımsızlığını kaybedeceğini anlayınca, İslâm'ın içinde doğan ve gelişen Hz. Ali taraftarlığını eski dîn ve siyasetleriyle kaynaştırarak benimsedi. Bundan Alevîliğin, bir başka kolu doğdu. Alevî inancı bu yeni ad altında hızla gelişti. Bu inanca, ruhun bedenden bedene geçişini (tenâsüh) kabul eden Hind inançları da yine İran etkisiyle karıştı.

Anadolu Alevîliği ise, sadece Batınîlik'in devamı değildir. Yesevî, Kalenderî, Hayderî gibi Türk tarikatlarının, Hurûfiliğin, Vücûdiyye ve Dehriyye inançlarının karıştığı, bazı Türk gelenek ve göreneklerinin ve halk şiirinin yaşadığı bir dünyadır. Onda "tenâsüh", "hulûl", "ibâha" ve bir çeşit "iştirak" ilkeleriyle birlikte, Türk şölenlerini andıran âyinler de görülür. XIII. yüzyılda Anadolu'nun fikir hayatında Orta Asya'dan ve Horasan'dan göçen bilgin ve mutasavvıfların derin etkileri olmuştur. Bu arada Harezm'li göçmenler, köylere varıncaya kadar Anadolu'nun dînî havasının değişmesine yol açmışlardır. Bu tarihi kökenlere dayanan Alevîlik günümüzde varlığını sürdürmektedir. Şiîlik, Bektâşîlik ve Kızılbaşlık gibi Alevî kollarının özel törenleri, toplantıları bulunmaktadır. Bu kolların hepsinde Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da şehid edildiği 10. Muharrem günü kutsal olup, matem günü kabul edilir. Şiîler o gün, özel anma törenleri düzenler, dövünür, ağlar, yakınırlar. Kızılbaş ve Bektâşîler bu günün acısını çeker, fakat dövünmezler. Alevî törenlerinin en büyüğü kadınların da katıldığı "cem âyini"dir. Bu tören cuma günleri düzenlenir. Cem âyininin küçüğüne "dernek" denir. Bu toplantılar sazlısözlü, içkili olur. Özel zikirler yapılır. Töreni yöneten dede tarafından bir sure veya ayet okunur. Ayrıca cem'âyininden başka "görgü âyini", canlardan birinin diğerini şikâyeti hâlinde "sorgu âyini" düzenlenir. Nevrûz, hem bahar bayramı, hem de Hz. Ali'nin doğum günü sayıldığı için, genellikle kutsal kabul edilir ve törenler düzenlenir .

Alevîlik, İran'da olduğu gibi Anadolu'da da daha çok şiir ve edebiyatla yayılmıştır. Alevîlerin büyük tanıdığı yedi şair; Nesimî, Fuzûlî, Hatâî, Pîr Sultan Abdal, Kul Himmet, Yeminî ve Virânî'dir. Bunlardan Nesimî ve Fuzûlî dışındakiler tam batinîdirler.

Yollarını müstakil bir dîn ekolü ve İslâmiyet'in esası kabul eden Alevîler, Hz. Peygamber, Hz. Ali, Oniki İmam ve Hacı Bektaş Velî'yi kendi yorumcu ve düşünürleri sayarlar.

"Nuseyrilik" ve "Alevilik" Makalelerine Eleştiri





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: Seyid ali, 20.11.2016, 16:01 (UTC):
Sevgili canlar,Yüce Kurani okuyunda ona göre yorumunuzu yazin lütfen. Kuranda 2 cesit Ayetler vardir. 1: Degismeyen Ayetler. 2: Degisen Ayetlet. Degisen Ayetler Emevilerdir yani sünnilerdir ve degisen Ayetlere uyanlar ikrarindan vazgecenlerdir. Islam Tarihini degistitenlerdir. Ebu Bekir, Ömer ve Osman.ve sonra kendine halife diyenlerdir. Örnegin 4 sünni imami.Bütün Hadisleri degistirenlerdir. Osman Hz.Alinin yazdigi Hasemi Lehcesiyle yazilmis Kurani yakti. Ali 'nin Hilafetini zorbalikla ve yalan dolanla aldilar. Hz.Ali hic bir zaman bunlara biat etmedi. Ömer Kilic zoruyla mekkelileri Ebu Bekire ve kendisine biat etmelereni uyguladi.Biz Aleviler degismeyen Ayetlerdeniz yani Ehli'Beyt'tiz. Ali -Imran Ayet 7,Bakara 58,Bakara 115, Isra 71 ve daha bir cok Ayet vardir. Siz cahillete yalniz Fatiha yeter. O kendine gazap etmedigin kullara erdirme bizi. Onlar Bekir ,Ömer,ve Osmandir. Düsündünüzmü hic Kadriler ve Melamiler ve Mevlaniler bizi Alevileri kötülemiyorlar ?Cünkü onlar bizim zikrimizi bilenlerdir. Bizim yolun dogru oldugunu bilenlerdir. Bi Aleviler olarak cahilin sözüne pünhan eylemryiz. Camiye gelince Tövbe suresi 107,108,109. Son cümlem Batini olunda 8yolunuz Ali'nin yolu olsun. Ben Hz.Ali"nin Sirrini aciklasam siz sünniler beni taslar ve dogru yaptik dersiniz. Saygilarimla hosa kalin. Ben Arif Ilmine Erenim. Sükür Allaha biz Muhammed Ali diyenlerdeniz. Biz sadakatle Bezmi Eleste Ikrar verenlerdeniz. Noktay-I BÜRHANA ERENLERDENIZ. 29 VE 33 HARFE ERENLERDENIZ. 4 KITABIN SIRRINI BILIRIZ VE HAKKTIR DERIZ. BUNLARI ARASTIRIN ONDAN SONRA ALEVILERI ELESTIRIN. BIZIM CEMEMIZ ALI-IMRAN 61 'FEHT 10'MAIDE 67'MAIDE 3 NUR 35 VE DA SAYRI AYETLERLE UYGULANIR.

Yorumu gönderen: atim-cafer, 18.01.2016, 22:01 (UTC):
alevilik ezelden beri asimile olmus islamiyetten önce var olan bir felsefedir!aslinda aleviligi incelemek gerektiginde aleviligin sır perdesini de aralamis oluruz.bu bakima ben de önce en-el hak diyim tabi ben derken siz de kelime anlamini arastirin!neyse kafasi karisik olan var aleviligi hz.ali ye islamiyette baglayan var hatta kendini aliye kaptiran alevi var ki bu da bizim icin iyi bir sey cünkü saf kisi sırimizi aciklar bu da bizim icin yeni bir maras katliami madimak corum felen olur daha kötüsü olur.sifreli konustuguma bakmayin önce sır perdesini aralayin bakalim ne cikacak perdenin arkasinda.kisacasi bizim aleviligimiz sizin anladiginiz alevilik degil aliyi sevenlere gelince siiler caferiler alici dir alevi degildir onlar namazda kilar sartlarini da yerine getirir hatta siz sünü olarak da alicisiniz ama alevi degilsiniz!yani anlayacaginiz ali yi sevmek siz müslümanlara karsi yeni bir olay yasanmamasi icin bir yanilgidir!saygilar

Yorumu gönderen: ernesto, 03.09.2015, 19:52 (UTC):
Aleviliği (Alevden gelen- ışık insanları) Aliden gelen olarak yorumlamak yanlıştır.

Alevilik bir Anadolu inancıdır. Müslümanlıktan ve Hiistiyanlık inancından öncede bu topraklarda yaşayan inancın adıdır.
İslamla ilgisi yoktur. İslamın ve eskiden Hiristiyanların zalim baskısı altında yok edilmeye çalışılmıştır her daim.
Burada yazılanlara bakıyorum da aynı zalimlik yine devam etmiş.
Şunu iyi bilin Aleviler içki içer. Onların kültürüdür bu.
İçki içilmeyen toplulukların bugün kan gölü haline geldiğini iyi görün.
Hepsi ülkelerinden kaçıp içki içilen ülkelere gitmek için canlarını veriyor.

Aleviler namaz kılmaz.
Hacca gitmez ve ramazan oruçları tutmaz.
Bunlar Arap gelenekleridir. İslamdan öncede vardı. Sonrada vardı.
Oyüzden saygılı olun ve bu insanları kendinize benzetmek için zalimlik yapmayın.

Yorumu gönderen: Sedat, 30.07.2015, 14:03 (UTC):
Alevi ve Alevilik başlıklı yazınızda
" .....Hz. Peygamber, kendisinden sonra Müslümanların başına kimin geçeceğini isim vererek belirtmeden bu dünyadan ayrılmıştır. Böyle bir hadîs olsaydı, Hz. Ebû Bekir'in halife seçildiği sırada yapılan konuşma ve müzâkerelerde bu hadîsin söz konusu edilmesi gerekirdi. Çünkü ashâb-ı kîrâm, kendi aleyhine bile olsa, Hz. Peygamber'den işittiğini nakletmekten çekinmeyecek derecede üstün mezîyetlere sahiptir. Ancak, Allah Resulü'nün cenaze işleriyle uğraşması yüzünden, halîfe seçimi sırasında hazır bulunamayan Hz. Ali ile bu kadar önemli bir konunun istişare edilmemiş olması bir eksiklik sayılabilir. ..."
Kendi kendinize bir sonuca varmanız gerekirken yetişme tarzınız doğdunuz andaki mezhebiniz sizin doğru yolu bulmanızı engellemektedir. Hz. Ali Halife seçiminde bulunmadı diyorsunuz. Peki nerdeydi ve hangi işle uğraşıyordu? Bu nu okurlarınıza yazmanız gerekmiyor mu? Aslında tarih çarpıtılmayacak kadar açıktır. Bunu görmek için profösör olmanıza gerek yok. Niyet her şeyin ölçüsüdür. Siz yazmamışsınız ben yazayım Allahın Resulü(S.A.A) defin işlemi sırasında Hz. Ali Hz. Muhammed'in cenazesini yıkarken haddini bilmezler Halife seçiyordu. Saltanata o kadar düşkünlerdi ki Allah'ın Aslanına bir şey danışma gereği hissetmediler ki
"Ey Peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini) yapmayacak olursan, Onun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır.( Maide/67.)"
"Bu gün size dininizi kamil ettim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam’ı seçip beğendim.( Maide / 3.
Bu ayetler niye ve nerede inmiştir?

Hz. Ali kibir saltanat düşkünü olsa Halife kendi idi.

Yorumu gönderen: Shadow Hunter, 25.06.2015, 14:04 (UTC):
Alevilik bir mezhep veya bir din değildir alevilik bir yoldur bir yaşam tarzıdır bir öğretidir.Öyle dışarıdan göründüğü kadar basit bir yapıya sahip değildir.Alevilik Hz.Ali'yi sevmek değildir böyle olduğunu düşünenler hiç bir zaman alevi olamazlar Alevilikte Hz.Ali'yi sevmek vardır.4 Kapı 40 Makam vardır.Münkirin aklı ermez sırrımıza.

Yorumu gönderen: derya, 22.01.2014, 21:07 (UTC):
hz aliyi sevenler alevi ise ben aleviyim çünkü bizim evde alevi sünni kelimesi hiç geçmez eğerki böyle konular çocukların yanın da konuşulursa ayrımcılığın temelini atmış olursunuz her insan aklı başında davranırsa böyle bir ayrımcılık olmaz alevi veya sünni herşeyden önce birer birey olduğumuzu unutmayalım ENEL HAK ENEL İNSAN

Yorumu gönderen: ahmed, 10.12.2013, 00:12 (UTC):
bu alevilik konusu cok karmaşık ağalar..iyiside var kötüsüde..hz ali ye peygamber diyen aleviler den tutun buna karşı çıkan alivilere kadar türlü türlü alevi tanıdım..hatta reenkarnasyona inanan alevi arkaşlara bile rastladım..nasıl bi mezheptir çözemedim gitti..bide çoğu ateistin alevi kökenli olduğu dikkatimi çekti..ya alevi kimliği altında gizlenen sapık bir topluluk daha var yada özünü kaybetmiş aleviler bunlar...bide alevilerin sevmediğim diğer bi huyları ise içkiye olan düşkünlükleri...içki içmeyen alevi nerdeyse görmedim yada ben öylelerine denk gelmişim..bir topluluk hakkında kesin hükümler verilemez hepsini tanımadan ama izlenimlerim böyle...allah hepimize hidayet versin..doğruyu yanlıştan ayırabilme kabiliyeti versin..

Yorumu gönderen: Kadir ,Almanya Münih, 18.12.2010, 20:38 (UTC):
Ben Almanyaya gelene kadar Aleviliyi iyi tanimiyordum. Cok ülkeli insanlarla calisiyoruz,Ben insanlari seviyorum.Sen sevki sevgi göresin,cok sayida alevi islam inancina ait saygi deger büyüklerimiz ve kücüklerimiz var.Bunlarin hepsini Cok amma cok seviyorum,ibadet sekli ayri ayri olsada yolumuz birdir. Allah Hepimizi dogru yoldan ayirmasin,sevginiz ve sayginiz sonsuz olsun.


Yorumu gönderen: Dervis Muhammed, 07.12.2010, 19:35 (UTC):
Buraa yazarken sürekli Ali'yi sevmek Alevilikse ben de aleviyim diyenler, milleti bu kadar saf zannetmeyin. Hem Ali diyeceksiniz hem ilk 3 halife denen Hz. Fatima Ana'nin katillerine, hem de Hint, Ayse, Lanetullah muaviye e hazret diyeceksiniz, yemezler beyler!!!

Yorumu gönderen: Kul Himmet, 14.11.2010, 21:48 (UTC):
Aleviler ; Atatürk ve Türkiye Cumhuriyetinin bekçileri ve sigortasıdır... zaten Atatürke kin kusan zihniyet Alevilerede kin kusuyor. Biz yanmaktan korkmuyoruz ama bizi yakmak isteyenler cehennemde yanmak korkusu yüzünden gözleri kapalı bizi yakıyorlar. Yazık hem de çok yazık çünkü siz insanları kandırabilirsiniz ama gücünüz Allaha yetmez. Ha aklımdayken söylim, Aleviler Allahtan korkmazlar çünkü Allahı severler. Sevilenden korkulmaz.

Yorumu gönderen: bahtiyar, 29.10.2010, 19:39 (UTC):
alevilik hz ali yi sevmek yada ona bağlılığın bir sembolü ise ben bir sünni olarak sizden daha fazla aleviyim hz aliyi sizden daha fazla seviyorum.hz ali demek ehli sünnet vel cemaat demek.hz ali alevilerin tekelinde de değildir

Yorumu gönderen: Günay Aktürk, 24.10.2010, 12:44 (UTC):
Alevi felsefesini daha iyi anlamak isteyen insan, o güne kadar bildiği bütün bilgileri unutması gerekir. Aleviliğin bir tanrı yada dini inançla uzaktan yakından alakası yoktur. Alevilik, bilim ve insanlık yoludur. Cem ayini doğumu anlatır. Yani bir bebeğin anne karnında ki kırkıncı günde ilk şeklini alması... Kırklar meclisinin de açılımı budur. Kadınımız erkektir erkeğimiz kadın, felsefesinin anlamı ise, ana rahmindeki bebeğin kırkıncı gününde cinsiyetinin henüz belli olmadığından kaynaklanır. Diğer yandan Alevilikteki Ali kavramı işin bir diğer ilginç yanıdır! Ali bize iyi adına bir şey vermedi ama biz Ali'yi çok değiştirdik, süsledik püsledik vs.vs.. Gerçekten de Ali olarak yaşamış bir insan tarihte mevcuttur. İslam adına kelleler almış, insanlara korkuyla kendi dinini kabule zorlayıp sindirmiştir. Böyle olmasının yanında biz Aleviler ise, bir şekilde Muaviye tarafından haksızlığa uğrayı katledilmiş ve Ali'den sonra gelenler de yine Muaviyenin soyu tarafından zehir ile katledilmiştir. İlk üç imama büyük bir titizlikle sahip çıkan müslümanların, o dönemde İmam Ömer ve Muaviye arasındaki yakınlığın derecesini iyi araştırmaları gerekir!!! İslam ile Aleviliği aynı kefeye koyanlar, ikisi arasındaki uyuşmazlıkları tarafsız bir tarzda incelesinler. Aleviliği İslam ile bağdaştırıp, müslümanca yaşamak demek Aleviliğin tam da zıttı bir yönde yaşamak demektir. Alevilikte çok eşlilik, kadının ikinci planda tutulması, hristiyanlara ve yahudilere yada daha başka halklara kin beslemeleri, kesinlikle ve kesinlikle yoktur. Aynı zaman da islamda da, cem ayini, semah, ozan geleneği, dede ve baba makamları, saz kültürü, bilimi saf dışı bırakıp her hangi bir dinin peşine takılıp gitmek te yoktur. Alevilikte Aksini iddia eden bir insan, konunun özüne inmedikçe sağlıklı bir sonuca ulaşamaz.

Yorumu gönderen: umut, 28.09.2010, 01:15 (UTC):
gercekten kanım dondu yazılanları okudugumda demekkı hz huseyını sehıt eden ve allahın resulunun ehlıbeytım dedıgı ınsanların yolunda gıden ve tek sucları o soydan gelmelerı ve ınsanı kamıl olma yanı allahın kuranı neden gonderdıgını özuyle anlayan ınsanların yasadıgı zulumlere gözunu kapıyan sizler kalmıs alevılıgı bılmeden yorum yapıyorsunuz cahılle sohpet etme demıstır atamız en guzelını demıs lutfen alevı kardeslerım bu yorumlara katılmayın bırakın cahıl kendı cahıllıgınde bogulsun bız kımsenın ıbadetıne karısmayız ne olursan ol gel yeterkı insan ol yaradılanı severız yaradandan ötürü.... bu sözler yeter size

Yorumu gönderen: nuseyri , 28.09.2010, 00:49 (UTC):
ben arap alevisiyim ibadet deyislerle sazla sozle olmaz yanlis yapiyosunuzz

Yorumu gönderen: özdemir, 21.07.2010, 01:05 (UTC):
Anadolu Alevîliği ise, sadece Batınîlik'in devamı değildir. Yesevî, Kalenderî, Hayderî gibi Türk tarikatlarının, Hurûfiliğin, Vücûdiyye ve Dehriyye inançlarının karıştığı, bazı Türk gelenek ve göreneklerinin ve halk şiirinin yaşadığı bir dünyadır.(dünya üzerinde birden fazla din yok birbirini tamamlayıcı ve destekleyici olan inanc bütünü var ve alevilikde dahada eskilere kadar olan iyi ve güzelikler islamla birlikte güzelce harmanlanmıştır. yapılan yanlışlıklar ve söylene yanlış anlatımlar aleviligi anlatmaz alevilik= müslümanlıkdır zaten) Onda "tenâsüh", "hulûl", "ibâha" ve bir çeşit "iştirak" ilkeleriyle birlikte, Türk şölenlerini andıran âyinler de görülür. XIII. yüzyılda Anadolu'nun fikir hayatında Orta Asya'dan ve Horasan'dan göçen bilgin ve mutasavvıfların derin etkileri olmuştur. Bu arada Harezm'li göçmenler, köylere varıncaya kadar Anadolu'nun dînî havasının değişmesine yol açmışlardır. Bu tarihi kökenlere dayanan Alevîlik günümüzde varlığını sürdürmektedir. Şiîlik, Bektâşîlik ve Kızılbaşlık gibi Alevî kollarının özel törenleri, toplantıları bulunmaktadır. Bu kolların hepsinde Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da şehid edildiği 10. Muharrem günü kutsal olup, matem günü kabul edilir. Şiîler o gün, özel anma törenleri düzenler, dövünür, ağlar, yakınırlar. Kızılbaş ve Bektâşîler bu günün acısını çeker, fakat dövünmezler. Alevî törenlerinin en büyüğü kadınların da katıldığı "cem âyini"dir. Bu tören cuma günleri düzenlenir.(hicri cuma miladi perşembe akşamı) Cem âyininin küçüğüne "dernek" denir. Bu toplantılar sazlısözlü, içkili olur.(sadece su icilir) Özel zikirler yapılır. Töreni yöneten dede tarafından bir sure(bir cok sure ve du okunur.)veya ayet okunur. Ayrıca cem'âyininden başka "görgü âyini", canlardan birinin diğerini şikâyeti hâlinde "sorgu âyini" düzenlenir. Nevrûz, hem bahar bayramı, hem de Hz. Ali'nin doğum günü sayıldığı için, genellikle kutsal kabul edilir ve törenler düzenlenir .
Müslümanlar, Ehl-i Beyt denen 'Ali ve ailesini' öteki Ashâb-ı Kîram'dan ve Allah Resulü'nün öteki halîfelerinden ayırmadan severler. Onun ailesine yapılan haksızlığa ve zulme karşıdırlar.(küfür ve kadledişlere asırlardır sesiz sedasız seyreden kimlerdi acaba)
Bu ifrata sebep olan Emevilerdi. Emeviler devrinde, Ömer İbn-i Abdulaziz'in hilâfetine kadar cuma hutbelerinde Ali İbn Ebî Tâlib'e (r.a.) ve ehl-i beytine hakaret edilir ve lânetler okunurdu.(burda aleviler neden ayrıca bir yerde cem yapmalarının sebebinin birini zaten siz sölemişsiniz)
kısacası: o prof diplomasını veren adama yazıklar olsun 2 kelime yazı yazarken bile yalan yanlış anlatmışınız. bu kadar madi hatadan koca bir devlet yıkılır. fazla yazmamışınız yoksa daha neler yazardınız neler. ha namasa biz aleviler kendini bilenler namazınıda niyazınıda yapar. sizler tarihte neler yaptınız soy agacına bakın görürsüzüz suclamıyorum sadece araştırma konusu icin yön gösteriyorum. olmamış hoca efendi olmamış.

Yorumu gönderen: FIRAT, 17.07.2010, 23:32 (UTC):
ALEVİLİK DİYE BİR FELSEFE Mİ VAR?UYDURMAYIN NOLUR YAAA...

Yorumu gönderen: Akhenaton, 12.07.2010, 11:21 (UTC):
Seviyeli yorumunuz için teşekkür ederim.

Yorumu gönderen: garip, 11.07.2010, 23:42 (UTC):
Merhaba canlar Prof. Dr. Hamdi Döndüren'nin araştırma yazısını ve siz değerli canların yorumlarınıda okudum inançlı insanlarsınız samimiyetinize inanıyorum ben bir aleviyim sizinde bildiğiniz gibi bizim sizin gibi devlet bütçesinden faydalanan araştırmalar yapan diyanetimiz yok sayıcada çok fazlasınız,bu fazlalıkla beraber kitaplarınız araştırmalarınız çok fazla türkiye cumhuriyetinin sünni islam devleti olması dünyada bir alevi devletinin olmaması bizi 1-0 durumuna düşürüyor.Lakin dikkatinizi çekmek istediğim canlar gerçekten dürüst ve samimi olmanız.Bana somut olarak alevilerin birbirlerinin ibadet hanelerini bombaladığını alevilerin insanları kılıçtan geçirdiğini alevilerin insanları kadın çocuk demeden yaktığını somut olarak yazabilirmisini veya bunu kanıtlayabilirmisiniz dağa dün hıristiyanlar haçlı seferi adı altında binlerce canı katletti müslümanlar cihat diyerek binlerce canı katletti kan döktü bugün yahudiler binlerce canı katlediyorlar bizim suçumuz nedir bir insan öldürmek tüm insanlığı öldürmüş sayılır dedi isek biz allahın devletinden başka devlet tanımayızda kurmayızda dedi isek cana kıymadık adam yakmadık katledilen öldürülen biz oldu isek insanı sevmek kutsallaştırmak kötümüdür.imam aliyi ve ehlibeytini seviyoruz onlar için binlerimizi yüzbinlerimizi vermeye hazırız sizce tek sorun bizim sizler gibi namaz kılmamamızmı bizi sizmi yargılayacaksınız yoksa allahmı ne gelirse haktan gelsin varsın bizi cehenneme salsın biz alnımızı secdeye vurup yanı başında canlar katledilirken deve kuşu gibi yapmadık yapmıyoruzda bizi iyi tanıyın canlar samimiyetimize iyi bakın biz imam ali ile savaşanlara hasanın katilini imam hüseyinin kanını içenlere hazreti demiyoruz imam hüseyinde bilirdi iktidarın sırtını sıvazlamayı ama dik durdu biz hüseyniyiz zulmün önünde eğilmedik eğilmeyeceğizde 72 millete bir gözle bakmayan bizden değildir.kendi dışındakileri kafir gören bizden değildir.Bizim allahımız gaddar değil bizim allahımız kulunu sever elinde ateşle onu yakmak için bekleyen bu dünyada onu adına ateşle insan yakanın allahıdır ona benzeyen yobazdır.

Yorumu gönderen: Akhenaton, 09.07.2010, 00:38 (UTC):
Herkesin söz hakkı var. madem yanlış buluyorsunuz, kendi bakış açınızı yansıtan bir yazı hazırlayın ve gönderin. Eğer yayınlanmazsa deyin ki, websiteniz TEK TARAFLI ve ÖNYARGILI. Yok, kendi doğrularınızı paylaşmak yerine "Neden önyargılı davranıyorsun?" önyargısı. Eğer bir eleştiriniz varsa, deyin ki Şamil İslam Ansiklopedisi şu maddesine katılmıyoruz deyin, karşı çıktığınız noktaları VE KENDİ BAKIŞ AÇINIZI yansıtan bir yazıyı gönderin. Bunların hiçbirini yaptınız mı? Hayır! Konularının çoğunluğunu "Mezhepler" oluşturan dinler tarihi kategorisindeki bir yazıya elbette eleştiri olacaktır. Ne yani, dinler tarihinde "Alevilik" maddesini kaldırayım, siz de rahat edin ben de mi olsun? Ya görüşlerini yaz. Kimse görüşlerine bir kısıtlama getirmiyor. Ama farklı bakış açılarına da saygı duy. Hem kendi bakış açını yansıt, hem de başkalarının bakış açılarına tahammül et. Sizden beklenen olgunluk, budur...

Yorumu gönderen: Evlad-ı Saadet, 08.07.2010, 23:13 (UTC):
Alevilik Hz.Resulullahın(s.a.a)Ehlibeytini 12 İmamları İmam Aliyi takip etmek onların her davranışını örnek almaktır.Yüzlerce yıl baskı zulüm görev biz Ali evlatları bu baskılara rağmen ve ilim medreselerinden yoksun kalmamıza rağmen sözlü olarak ilmimizi aktararak taliplerimizi Ehlibeyt yolunda aşkında sevgisinde tutmaya çalıştık bu süreçte anadolunun çoğunluğu biz Alevilerin müridi talibiyken bu gün bu sayı 3 te 1 lere düştü ama şunu bilin ki Mahşer günü bu attığınız iftiraların ve cahilce sözlerinizin cezasını çekeceksiniz bir kaç cahil insana bakarak ve günümüz Bektaşilerine bakarak Alevilik hakkında yanlış bilgiler vermenizve yalan bilgi yaymanız sizlerin helakına sebeb olacaktır bu yüzden hatanızı düzeltin Cenab-ı Haktan af dileyin ve Alevilerden helallik isteyin ve bu site'de bir daha kopyala yapıştır yaparak yalan bilgileri yayınlamasın.

Yorumu gönderen: cemre, 07.07.2010, 21:36 (UTC):
namaz farsça bir kelimedir arapçad aki karşılıqı salat tır dua nın hiç şekli ve zamanı yoktur isteyen istediqi yerde istediqi sekilde dua edebilir. buna da kimse karışamaz

Yorumu gönderen: özgül, 05.07.2010, 09:18 (UTC):
merhaba arkadaşlar herkesin dini kendinedir.alevi bir çok arkadasım var.ewet namaz kılanıda var kılmayanı da sordugumda bana dedıdıgıne göre onların namazını cem evlerınde her persembe günü dedeleri kılıyormuş.bana mantıksız gelıyor herkes yaptıgı seyden sorumludur.Camiye gıtmıyoruz dıyor neden olarakda hz.Ali camide kendi hizmetlisi tarafından öldürüldüğü için.

Yorumu gönderen: cagatay, 13.06.2010, 05:35 (UTC):
soner olaya cok espirili yaklasmisin gercekten allah insana secdeyi emrediyor bence once secde yapsinlar sonra sazla yapilan ibadetlerde guzel olur bence sana katiliyorum alevilerin ibadetlerinde sadece secde olayi yok ama neden insani yoktan yaratan yuce allaha secde etmeyelimde kime edelim valla babamin yuzu secdeye gitmekten bembeyaz alevilerin yuzleri donuk ve kizil hic nur yok secdeyi tavsiye ederim gururlanmasinlar allah yucedir bu sozlerim alevilerin gucune gitmesin ne guzel olur cennette alevi sunli elele ben inaniyorumki alevilerin cogu 5 vakit namaz kiliyor hz aliyi sevmeyen olsun ali sevilmezmi o en buyuk islam alimidir allah bizleri cennette hz aliye komsu eylesin namaz kilmayan alevilere tavsiyem ecel yaklasmadan namazimizi kilalim selamlar

Yorumu gönderen: soner, 13.06.2010, 04:03 (UTC):
bir yanlisida ben duzelteyim alevilik bence dinde biraz kaytarmadir kardesimiz diyorki kuranda sadece toplu namaz var oda cuma diyor vay uyanik vakitlerden caliyor vakit namazlari belirtilmistir bazi aleviler 5 vaktide kilarlar bugunun turkiyesindeki alevilerin cogu ateisttir her dinden kapmislar bisey mesep diye kendilerini avutuyorlar bu olay seye benziyor peygamberimizin vefatindan sonra bazi araplar islamin 4 sartini kabul edip sadece zekati kabul etmemisler uyaniklar ceplerini dusunmusler benim anlamadigim aleviler cuma namazi kiliyorsa neden diger vakitleri kilmiyorlar nekadar cok ibadet okadar cok sevap lutfen muslumanin vakit namazlarindan calmayin yukarda allah var ben diyorumki aleviler cok akilli insanlar birde namazkilsalar cennette ne guzel dost oluruz alevilerle inanin namaz kilmadiklari icin yuzlerinde nur yok alevilerin ben aleviyi yuzunden tanirim gelin canlar namaz kilalim ahmede memmede kusupte cennetten olmayalim huuuuuuuerenlerrr

Yorumu gönderen: cemal, 08.06.2010, 23:08 (UTC):
Alevilik hakkında zerre kadar bir bilginiz yok.Bir de akademisyenim diye makale yazıyorsun.Makale dediğin tür gerçekliğe dayanır.Nerde yazdıklarında bilimsellik.Tek kelimeyle terbiyesizlik...

Yorumu gönderen: akın, 26.04.2010, 08:11 (UTC):
yazdıklarınızın nekadar gerçek dışı ve önyargılı yazıldığı belli alevilik felsefesini bilmeyen birsiniz kafadan dolma bilgilerle siteye siteye yazmış olduğunuz alevilik hakkındaki yazınız bir bilim adamına yakışmıyor çünkü alevilikte haftanın bir gününde cem yapılır oda perşembeyi cumaya bağlayan gecedir o gece aleviler cumaya takabul eden cuma namazlarını kılarlar ayrıca aleviler cemlerinde asla içki içmezler bu yorumunuz için sizi kınıyorum bilmediğiniz yüce bir inanış için yorum yapmayın aleviler allah muhammet ali ve onların soyundan gelen ehlibeyit soyudur

Yorumu gönderen: sefa karaoğlu , 16.02.2010, 10:47 (UTC):
bir şey tanımlanıp açıklanırken kesin doğru bilgiler olmalıki günahından sorumlu tutulmayasın cemlerde şarkı türkü olmaz içki olmaz cuma günü değil perşembe akşamı olur kafanıza göre kutsallığına erişemeyeceğin aleviliği yorumlama...........

Yorumu gönderen: baran koz, 19.10.2009, 22:43 (UTC):
alevilik her kula nasip olmaz..

Yorumu gönderen: dede, 20.08.2009, 13:31 (UTC):
Cem, Perşembeyi Cuma'ya bağlayan akşam yapılır. Çünkü, eski takvime göre Perşembe günü hava karardıktan sonra Cuma günü başlamış olur.

Kur'an-ı Kerim'de, Cuma Süresinde topluca kılınması emredilen tek Namaz Cuma Namazıdır ve burada da vakit belirtilmemiştir. Cem, Alevilikte Namaz İbadetidir. Kur'an-ı Kerim'de bir çok Ayet'te Gece Namazı emredilğinden Alevilikte Cem Ayini akşamları yapılır.

Sazlı sözlü içkili olur sözünüze ise; Saz ile söylenen deyişler, ilahiler, Mersiyeler dışında kesinlikle şarkı türkü söylenmez. Sözlerinde Hakk vardır, Ehl-i Beyt vardır. Kur'an-ı Kerimde Şura Süresi 23. Ayet'te de Ehl-i Beyt'i sevmemiz emredilmiştir. İçildiği söylenen içki ise bardaklar dolusu içilen bir içki değildir. Tadımlık, bir yudum kadar sembolik bir eylemdir ve özel bir anlamı vardır.

Cem'de bir değil, bir çok ayetler okunur ve Cemevinde yapılan her bir hareketin dayanağı Kur'an-ı Kerim'e dayanır.

Yorumu gönderen: şakird, 03.07.2009, 10:11 (UTC):
bir yanlışı düzeltmek isterim cemler perşembe akşamları yapılır :D



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36704914 ziyaretçi (102759478 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.