Ashabul Yemin
 

Ashabul Yemin

Hazırlayan: Akhenaton

"Ashabu’l-Yemin" (أصحاب اليمين), amel defteri sağ taraflarından verilenler ve cennetlikler anlamlarına gelen bir Kurân terimidir.[1] Kelime anlamı olarak sağa mensup olanlar, bereketli ve uğurlu insanlar, kıyamet gününde amel defterleri sağ taraflarından verilecek olan mutlu kimseler demektir.[2] İslâm dinine inanan ve bu ilâhî düzenin kanunları çerçevesinde yaşayarak, dünya ve ahiret hayatlarını mutlu kılan bahtiyarlar, Kurârı-ı Kerîm’de "Müttekûn" ve "Müflihûn" gibi ifadelerle vasıflandırıldıkları gibi "Ashabul-Yemin" ve "Ashabul-Meyrnene" tabirleriyle de isimlendirilmektedirler.[3]

"Yümn" kökünden türetilmiş olup “hayır, uğur, bereket” ve “sağ yön” anlamlarına gelen yemîn ile ashâb (topluluk, grup) kelimelerinden oluşan bu terkip, yaratılışın başlangıcında Allah’a vermiş oldukları sözü (mîsâk-ı fıtrî) bu dünyada bozmayan ve böylece hem kendilerine hem de diğer insanlara karşı olan görevlerini yerine getiren, âhirette ise amel defterlerini sağ taraflarından alarak önleri ve sağ yönleri Allah’ın nuruyla aydınlanıp bu hal üzere cennete girecek olan mutlu insanlar zümresini ifade eder.[4]Meclislerde büyüklerin oturmasına ayrılan sağ taraf ve ayrıca “uğur, bereket” anlamlarına gelen "meymene" kelimesi ile yapılan ashâbü’l-meymene (أصحاب الميمنة) terkibi de aynı anlamı ifade eder.[1]

Kurân-ı Kerîm, Ashabül-Yemin (kitapları sağ tarafından kendilerine verilerek Allah’a itaat eden salih kimseler) ve ashabü’ş-Şimal (Allah’a karşı isyan eden ve Allah’ın hükümlerini red eden fasık kâfirler) diye isimlendirir. Bu taksimin politik anlamdaki sağcılık ve solculukla asla ilgisi yoktur. İtaat edenler ile isyan edenler diye sağ ehli ve sol ehli diye isimlendirilir. Kurân’a göre hareket etmeyen herkes kâfir, ona uygun olmayan her fiili de küfür olarak ya da kitabı sol tarafından verilecekler diye nitelendirir.[5][6]

Hadislerde “ehlü’l-yemîn” diye anılan bu guruba "ashâbü’l-yemîn" ve "ashâbü’l-meymene" isimlerinin verilmesini, yaratılışın başlangıcında [7] Hz. Adem’in sırtından ya da sulbünden [8][9] çıkartıldıkları zaman onun sağ tarafında bulunmaları ya da sağ tarafından çıkartılmaları ile açıklayan müfessirler olduğu gibi, bunu hesap gününde kitaplarının sağ taraftan verileceğine [10], yüksek makam sahibi olacaklarına, cennetin sağ tarafında ikamet edeceklerine bağlayanlar da vardır.[1]

Ayrıca Ebu Bekir’in, Ebu Musa el-Eşari’den rivayet ettiğine göre, Resûlullah şöyle buyurmuştur:

"İki Cennet Sabikun ve Mukarrabin’e verilecektir. Orada tüm eşyaları altından olacaktır. Diğer iki Cennet de, Ashab’ul-Yemin’e verilecektir, onların eşyaları da gümüşten olacaktır." [11]

Ashabû’t-Yemin, Kurân-ı Kerîm’de 6 kez anılmaktadır.[12][2] Vâkıa sûresinde, insanların “ashâbü’l-meymene” (ashâbü’l-yemîn), “ashâbü’l-meş’eme” (ashâbü’ş-şimâl) ve “sâbikun” ya da “mukarrebûn” şeklinde üç zümreye ayrıldığı görülmektedir. Bu sûredeki ilgili âyetlerde ashâbü’l-yemîn, cennet ehlinden gösterilmiştir. Bunlar, dünyada haktan yana olup doğruyu savundukları ve yaratılışta Allah’a verdikleri sözü bozmadıkları için hak ettiklerinden kat kat fazla nimetlerle cennette mutlu bir hayat süreceklerdir. Yapılan tasvirlere göre bunlar, “dalbastı kirazların, meyveleri kat kat muz ağaçlarının, çağlayan suların, bitmez tükenmez meyvelerin bulunduğu ve gölgenin devamlı yayıldığı” yerlerde yaşayacaklardır.[1]

Allah, Kurân-ı Kerîm’de Ashâbu’l-Yemin’in ahirette ulaşacakları ödülü şöyle anlatır:

"Ashab-ı yemin, ne mutlu ashab-ı yemine! Onlar dikensiz sedir ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen, bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler. Biz ashab-ı yemin için ceylan gözlü hurileri yeniden yaratmışızdır. Onları bakire, ellerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır. " [13][2]

Kurân’a göre kitapları sağ tarafından verilecek olan ashabü’l-yemin ya da Allah’a itaat edenler yaptıkları yüzünden ahirette kurtuluşa erenler; Cennete girenlerdir.[14] Bunlar, aynı zamanda, el üstünde tutulan, Allah’ın lütuf ve inayetine mazhar olan, uğurlu, bahtı açık ve iyi, saadet sahibi kimselerdir. Kurân, bu bakış açısından sağ ehli olanların, iman içinde olup Allah’ı birleyen, namaz kılan, yoksula yediren, yoksulun halini soran, Allah’ın kullarına acıyan, boş konuşmayan, dedikodu peşinde koşmayan, boş zamanları hayırlı işlerle değerlendirip vakit öldürmeyen, bâtıl şeylerin peşine düşüp gâfillerle beraber olmayan, âhiret hayatına inanıp ona hazırlıklı olanların; Kıyamet koptuğu vakit, her şeyin altüst olduğu, yerin şiddetle sarsıldığı, dağların darmadağın un ufak olduğu, toz duman halinde dağılıp savrulduğu ve insanların 3 sınıf olduğu zamandaki hallerini şöyle haber vermektedir: [6]

"Sağ ehli (amel defterleri sağ ellerine verilenler), ne mutludurlar!... Sol ehli (amel defterleri sol ellerine verilenler) ise, (amel defterleri) o sol taraftan verilenler ne acıklı durumdadırlar!..." [15]

Kaynaklar

[1] Arif Aytekin, "Ashabu’l-Yemin" maddesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, cilt: 3, s.472.
[2] Durak Pusmaz, "Ashabu’l-Yemin" maddesi, Şamil İslam Ansiklopedisi.
[3] A. Rıza Demircan, "Kurân’a Göre Sağcılar ve Solcular", Tohum (aylık kültür ve fikir dergisi), Mayıs 1975, sayı: 87, s.14.
[4] Fahreddin er-Râzî, "Tefsîr", cilt: 29, s.142.
[5] el-Müddessir, 74/43-47.
[6] Hüsameddin Erdem, "Sağcılık" maddesi, Şamil İslam Ansiklopedisi.
[7] bk. el-A‘râf 7/172.
[8] M. Reşîd Rızâ, "Tefsîrü’l-menâr", Beyrut, ts. Dârü’l-Ma‘rife, cilt: 9, s. 389.
[9] Elmalılı Hamdi Yazır, "Hak Dini Kuran Dili", cilt: 4, s. 2329.
[10] bk. el-Hâkka 69/19-24.
[11] Fethu’l-Bari, "Kitab’ut-Tefsir", Rahman Suresi.
[12] el-Vakıa 56/27, 38, 90, 91; el-Müddessir, 74/39
[13] el-Vakıa,56/27-38.
[14] el-Müddessir, 74/38-40.
[15] el-Vakıa, 56/1-9.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36629465 ziyaretçi (102626962 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.