Bülbülderesi Mezarlığı
 

Bülbülderesi Mezarlığı

Tarihçe

Bülbülderesi, Boğaziçi'ne, Kanlıca körfezine dökülen derelerden birisidir. Eskiden Bahâî körfezi ya da sadece Körfez diye anılan Kanlıca körfezinin arkasındaki korunun ve bu dere boyunun bülbülleri çok meşhurmuş. Mehtap olduğunda buraya gelen yüzlerce kayığın, bülbüllerin hoş namelerini dinlemesinden mülhem adı Bülbülderesi olarak anılmıştır. Bülbülderesi Selânikliler Mezarlığı ise Üsküdar’da aynı adı taşıyan semtte Bülbülderesi-Bağlarbaşı yolu üzerinde oldukça dik bir sırt üzerindedir. Kabristandaki en eski kabirler, 18. yüzyılın ikinci yarısına aittir. Adı Selânikliler mezarlığı olsa da farklı yerlerden olan kimselerin de kabirlerine rastlanmaktadır.[1]

Mezarlık, Bülbüldere mevkiinde Fevziye Camiinin hemen yanından başlayarak Selamsız Tepesi'ne kadar uzanır. Fevziye Camii'nin 1883 tarihinde kuruluşundan sonra 2 kısma ayrılan mezarlığın, ikinci kısmını Selanikliler gömülmeye başladığından "Selanikliler Mezarlığı" diye adlandırılmaktadır.[2]

Bülbülderesi, İstanbul’da, Karakaşlar cemaatinin defnedildiği mezarlıktır. Selaniklilerin çoğunlukta olduğu bilinmektedir. Üsküdar’da Selmanı Pak Caddesiyle Selanikliler sokağı arasında yer almaktadır. Sabetayistlerin mezarlığı olarak da zikredilmektedir. Bülbül deresi mezarlığında az sayıda da olsa bazı Kapancıların yer aldığı belirtiliyor. Mezarlıkta yatanlar arasında Atatürk'ün ilk öğretmeni Şemsi Efendi de bulunmaktadır. Çok eski mezar taşlarının bulunduğu mezarlıkta, her mezar taşının üzerinde bir kıta bulunmakta, medfunların çerçevelenmiş fotoğrafları da mezar başında yer almaktadır. Bazı mezar taşlarında "Sakladım söylemedim; derdimi gizli tuttum, uyuttum." ibaresi bulunur.[3]

Kimi kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Phagoura adlı biri, 1042’ye doğru patrikhanenin aforozuna uğrayarak yarımadayı terk etmek zorunda kalan Simeon Theologos’a Üsküdar’da bir arazi bağışlar. Simeon, burada bulunan çok harap bir durumdaki Hagia Marina Şapeli’ni ihya eder. Aynı isimdeki küçük manastırın da yeri de belirsizdir. Tarihte hiçbir iz bırakmayan bu tesisin bir tepe eteğinde ve bir bataklık yakınında olduğundan başka bir şey bilinmez. Bülbülderesi içindeki “Selanikliler Mezarlığı” arazisinin bu tesisin yeri olabileceği çok zayıf bir ihtimal olarak ileri sürülebilir.[4]

Bülbülderesi Mezarlığı'nın, Osmanlı döneminde bir dergâh mezarlığı olması büyük ihtimal. Mezarlık büyük olduğundan mı, yoksa araya hatırlı isimlerin girdiğinden mi bilinmez, Cumhuriyet özellikle tekke ve zaviyeleri kapattıktan sonra, dergâhlara defin işlemleri durdu. Bülbülderesi Mezarlığı'nı "dergâh mezarlığı" statüsünden çıkardı. Bülbülderesi, genel Müslüman mezarlığı sınıfına sokuldu.[5]

Selmanı Pak Caddesi, ileride Bülbülderesi adını alır. Burada bir dere var idiyse de, çoktan beri kurumuş olmalıdır. Yakın zamanlara kadar (yani 1950'ler) burada izinsiz çalışan bazı randevuevleri vardı, sonra bunlar Kadıköy'de "Paris mahallesi" denen yere taşındı.[6]

Bülbülderesi caddesinde sağ tarafta set set yükselen mezarlık İstanbul'un hakkında pek az şey bilinen bir başka azınlığına, "Selanik dönmeleri"ne aittir. Bu cemaat, 17. yüzyılda İzmir'de doğan ve Yahudilik içinde ilginç bir akım başlatan Sabetay Sevi taraftarlarının bir kolundan oluşur. Sevi, 4. Mehmet ve Vani Efendi tarafından sorguya çekildiğinde, idam edileceği korkusuyla Müslüman olduğunu açıklamış; fakat Mesihlik iddiasından vazgeçmediği anlaşılınca Arnavutluk'a sürülmüş ve orada ölmüştü. Onu izleyenlerin Yakup kolu da Müslümanlığı kabul etti, ama içten içe Yahudiliği sürdürdü. Dolayısıyla bu hareket, Yahudilerin tarih boyunca karşılaştığı, yabancı toplumlar içinde var oluşunu ve kimliğini sürdürmenin yolu sorusuna verilmiş cevaplardan biriydi. Müslümanlığı seçmek ve böylece Yahudiliğin bütün simgelerinden uzaklaşmakla, mistik içsel disiplini güçlendirmiş oluyorlardı.

Selanikliler yakın zamana kadar hep kendi aralarında evlenerek cemaat varlıklarını sürdürdüler. Gene yakın zamana kadar, Nişantaşı'nda bir apartman dairesini gizli bir ibadethane olarak kullandıkları söylenirdi. Bilinen ilk mezarlıkları da Maçka'da, Teknik Üniversite'nin karşısındaki küçük mezarlıktır. Fakat geçen yüzyılın sonundan itibaren Bülbülderesi mezarlığını kullandılar.[6] Kanyoncular sağ tarafa, diğerleri sol tarafa gömüldü.[7]

Mezarlıkta birçok mezar, üstün nitelikli taş işçiliği sergileyen mermer lahitler şeklinde düzenlenmiştir. Yine birçok mezar taşının üzerinde bir kıta bulunmakta, medfunların çerçevelenmiş fotoğrafları da mezar başında yer almaktadır.[8]

İpekçi, Dilber, Kibar, Şamlı, Aker, Cezzar, Başkurt, Gencer, Atam, Ülger, Biren, Oğan, Atatür, Gerçel, Mısırlı gibi Karakaşî aileler cenazelerini genellikle, Sabetayistlerin mezarlığı olarak bilinen Üsküdar'daki Bülbülderesi Mezarlığı'na defnediyorlar. Bülbülderesi Mezarlığı'ndaki mezarların hemen tamamı Karakaşî'dir! [9]

Hans-Peter Laqueur'in Tarih Vakfı Yurt Yayınları tarafından yayımlanan "Hüvel Baki: İstanbul'da Osmanlı Mezarlıkları ve Mezar Taşları" araştırmasında Bülbülderesi Mezarlığı hakkında ilginç bilgiler var:

"Üsküdar'dan Bağlarbaşı'na doğru uzanan alan içinde, Bülbüldere-Bağlarbaşı Caddesiyle Selanikliler Sokağı arasında bulunan mezarlık, bu 2 caddenin de ismini taşımaktadır. Bülbülderesi ya da Selanikliler Mezarlığı. Mezarlığın alt tarafındaki giriş kısımları dikkat çekecek özellikler göstermez, çünkü burada, modern mezarlar ara­sında yalnızca 19. yüzyıldan kalma Osmanlı mezarları bulunmaktadır. Arazinin eğiminin arttığı, üst taraftaki 1.adada yer alan mezarlar, konumları ve biçimsel özellikleri bakımından yalnızca bu mezarlıktakilerden değil, İstanbul'un diğer bütün mezarlıklarından ayrılan özellikler göstermektedirler. 19. yüzyılın sonlarından günümüze ka­dar olan zaman dilimini kapsayan, oldukça pahalı mermerden me­zarları Güney Avrupa mezarlıklarında olduğu gibi çeşitli motiflerle (kesilmiş sütunlar, üzeri örtülmüş kül vazoları, açılmış kitap gibi kita­beler vs.) süslenmiştir. Ayrıca dik yamaçlara büyük bir özenle teras­lanarak oturtulan mezarlar, burada İstanbul'un hiçbir mezarlığında olmayan bir etkinin söz konusu olduğunu da bize göstermektedir. Bunlar 17. yüzyılda, Yahudilik'ten İslamiyet'e geçmiş olan Dönmelerin mezarlarıdır. Bu mezarlar aynı zamanda mezarlığa da ismini vermiştir, çünkü Selanik, dönmelerin önderi Sabetay Sevi'nin 1676'daki ölümünden 1924'deki Büyük Mübadeleye kadar Dönmelerin en büyük merkezi olmuştur." [10]

Selânikli ailelerin çoğu İstanbul'un önemli iş adamları, birçoğu da tekstilcidir. Mezarlığa yakın Bülbülderesi ya da Feyziye adıyla anılan cami vardır. Bu da anlamlıdır, çünkü Selânikliler'in kurduğu şişli Terakki ve Işık Liseleri, Feyziye Mektepleri olarak bilinir.[6] Bülbülderesi Mezarlığı Sabetayist Karakaşî grubunun mezarlığıydı. Fevziye Mektepleri de aynı grubun okuludur. Dolayısıyla mezarlarının bulunduğu yere yaptırdıkları caminin adı da Fevziye Camii olacaktı! Sabetayistlerin cami yaptırma "geleneği" vardı. Soner Yalçın, Efendi kitabında Selanik'in en büyük camii, Yeni Cami'den bahsediyor. 1899'da ölen Rabia Adviye adlı Sabetayist bir hanımın "Bedevî Dergâhı" yaptırdığı da biliniyor.[11][5]

Bugüne kadar yazılan kitap ve makalelerde, Feyziye Mektepleri için "Sabetayistlerin okulu" diye yazılmaktadır. Bu okulu 1873'te Selanik'te Kurân Şemsi Efendi (ki mezarı Bülbülderesi Mezarlığı'ndadır), okulun ilk müdürü Cavid Bey, 1900 yılında tüm mallarını okula bağışlayan Mısırlı ailesi ve okulun Türkiye'deki on kişilik kurucu listesinin tümü Karakaşî'dir. Ölülerini hâlâ Bülbülderesi Mezarlığı'na defnetmelerinin ve Feyziye Mektepleri'nin yüz otuz yıldır dimdik ayakta durmasının bir tek sebebi vardır: Karakaşîler, Yakubîler ve Kapanîler gibi asimile olmamıştır. Fakat şunun altını da çizmek zorundayım: Feyziye Mektepleri'nin Karakaşîlerin olması, okulda Türk, İngiliz, Fransız, Müslüman, Yahudi, Hıristiyan, Sabetayist (Kapanî, Yakubî) yani hemen her ırk, din ve dilden, her gruptan öğrencinin ders görmesine engel değildir.[9]

Mezartaşlarındaki Simgeler

Sabetayistlerin yoğunluğu ile bilinen Bülbülderesi mezarlığı hakkında bugüne dek çok konular işlendi, söylendi, farklı iddialarda bulunuldu. Fakat buradaki mezar taşlarının ne anlama geldiklerini bu mezar taşlarının ne anlamlar içerdiklerini, Yahudilik ve Kabala literatüründe ne gibi bir anlamları olduğuna dair bir çalışma yapılmadı. Bazı yazarlar Bülbülderesi mezarlığının Selanikliler bölümünde yatanların Sabetayist kökenli olmadıklarını iddia etmekteydi. Peki Müslüman mezarlıkları dinen bu kadar ihtişamlı, gösterişli ve bu kadar sembollerle dolu olabilir mi? Buradaki mezarların üzerlerindeki mezar taşlarında şiirler, ağıtlar, manalı sözler yazmakta ve fotoğraf portreleriyle de süslenmektedir. Mezarlarda Çerçeveli Fotoğraflar, Obeliskler, Süleyman Tapınağının İki girişini sembolize eden Jakin Boaz Sütunları, Üç başlıklı Mermer Sütunlar, mermer kabartmalı yüksek sütunlar, akasya motifleri ve birbiriyle tokalaşan el sembolleri ve ezoterik işaretler yer almaktadır. Yani genel olarak bir Müslüman mezarlığında olmayan bu sembolleri Bülbülderesi'ndeki mezar taşlarında bulabilirsiniz. Burada Karakaşlara ve Kapancılara ait mezarların çoğu Kıbleye de bakmamaktadır.

Yahudi mezarlıkları, Ortaçağ'a doğru kabirlerin yerini herkesin gömüldüğü büyük mezarlıklara bırakmış, buna paralel olarak kabrin mimari biçimi değişmiş, mermerden ya da taştan sandık şeklinde kabirler yapılmıştır. Yahudilik'te ölümle ruhun bedenden uzaklaştığına ve bu dünyayla ilişkisinin bittiğine inanılır, kabirde yatan cesedin herhangi bir acı çekeceği düşünülmez. İslâm geleneğinde mevcut kabir azabı ya da sorgulaması inancına Yahudilik'te rastlanmamaktadır.

İslam geleneğinde, hadis-i şeriflerde kabirler üzerine konan taşlara ve gelişi güzel yazılar yazılması yasaklanmıştır.[12] Ulemanın çoğu kabrin üstünün deve hörgücü gibi yapılıp yerden bir karış kadar yükseltilmesinin mendup, daha fazla yükseltilmesinin ise mekruh olduğunu beyan etmişlerdir. Ayrıca kabirlerin mermer, taş malzemeyle masraflı ve gösterişli bir şekilde inşâsı da caiz görülmemiştir. Ebû Yusuf'a göre, Kabirlerin üzerine oda ya da kubbe gibi şeylerin yapılması tahrîmen mekruhtur. Fakihlerin çoğunluğu, kabre yazı yazılmasını yasaklayan hadislerden hareketle mahiyeti ne olursa olsun kabir üzerine yazı yazmayı mekruh saymıştır.[13]

Mezarın şekli konusunda son olarak şunu söylemeliyiz ki Müslüman'ın mezarı, sade, tabii ve mütevazi, mezar yapımında kullanılan malzeme de basit ve ucuz olmalıdır. Hadislerde gelişi güzel yazının bile yazılmasının yasaklanmasına rağmen, Bülbülderesi Mezarlığının Selanikliler bölümünde şiirler, manalı sözlerle kitâbeler sergisi haline getirilmiş, mermer sütunlu ihtişamlı yapılarla üzerleri kapatılmıştır. Müslüman mezarlıkları bu kadarda ihtişamlı olamaz.

Buradaki kişilerin ne olduğundan çok mezar taşlarının ne anlamlar taşıdıklarını biraz inceleyelim... Bülbülderesi, Üsküdar Selanikliler sokağı arasında Selaniklilerin çoğunlukta olduğu Karakaşlar ve Kapancı cemaatinin de defnedildiği mezarlıktır. Mezarlığın Selanikliler tarafı Sabetayist mezarlığı olarak da zikredilmektedir. Burada sanat camiasından bürokratına, bilim dünyasından, siyasetçisine birçok önemli ismi bulabilirsiniz. Bu mezarlıkta birçok Müslüman mezarlığında bulunmayan, Müslüman mezarlarından ayırt edilebilecek birçok unsur bulunmaktadır. Çok eski mezar taşlarının da bulunduğu mezarlıkta, her mezar taşının üzerinde gizli anlamlar içeren semboller ve motifler vardır.

Bülbülderesi Mezarlığı Sabetayistler için özel bir önemi vardır. Sabetay Sevi ve 26 halifesinin soyundan olmayan kimsenin buraya gömülememesidir. Buradaki aileler birbirleri akraba ve ayrıca cemaatin en önde gelen aileleridir. Sabetay Sevi ve 26 halifesinin soyundan olmayan Sabetaycı aileler ise; Feriköy, Aşiyan, Zincirlikuyu, Karacaahmet, Edirnekapı, Nakkaştepe gibi mezarlıklarda, cemaate ait adalara ve bölümlere gömülmektedir.[14]

Selanik doğumlu Yazar Münevver Ayaşlı, hatıralarında Bülbülderesi mezarlığı için şunları söylemişti:

"Dönmeler, İstanbul’da da yine eskisi gibi İzmir’de Selanik’te olduğu gibi yaşamışlardı. Dönmelerde o kadar fark gözetenler vardı ki, kendi mezarlıklarına gömülmek isterler, zinhar Türk Müslüman mezarlıklarına gömülmek istemezlerdi. Kendi mezarlıkları Üsküdar’da Bülbülderesi Mezarlığıdır. Çok çok bakımlı Müslüman mezarlığından çok Hıristiyan mezarlığına benzer." [15]

Amerikalı Araştırmacı İrwin M.Berg, "Dönmeler Kimdir?" isimli makalesinde, Bülbülderesi mezarlığında yaptığı gözlemeleri şöyle belirmektedir:

"Sabetaycıların kendilerine özgü mezarlıkları vardır. İstanbul Üsküdar Bülbülderesi mezarlığı Karakaşlara ve Kapancılara aittir. Kapancıların ve Karakaşların mezarları birbirinden ayrıdır. Maçka Mezarlığı, Dönmelerin diğer bir kolu olan Yakubilere ait olan bir mezarlıktır. Daha bilinmeyen Dönme mezarlıkları da vardır. Bülbülderesi Mezarlığında ki mezar taşlarının üzerinde fotoğraflar, yazılar, manalı sözler vardır. Bilakis fotoğrafları olan aileler dönme oldukları hemen belli ederler. Bazı mezar taşları İslâmî simgeler taşır, mezar taşlarında Ruhuna Fatiha yazar. Fakat bu mezarlıkların çoğu kıbleye bakmaz. Bir mezar taşında manalı bir kelime görmüştüm. Bana bu nağmenin Sabetaycılar’ın inanç esasları içinde anlaşılabilecek gizli manalı nağmeler olduğunu söylemişlerdi. Sakladıkları kimliklerini mezar taşlarında manalı şiirlerle belirtmişlerdi." [16]



Bülbülderesi Mezarlığındaki Mezar taşlarında Portreli Fotoğraflar

Bülbülderesi mezarlığındaki Kapancılar ve Karakaşlar bölümündeki dönme mezarlarının üzerlerinde portreli fotoğraflar ve mezarların üzerlerinin kapalı olduklarını görürsünüz. Bunlar dönmeleri, diğer Müslüman mezarlıklarından ayıran en önemli özelliktir.[17]

Sabetayizm Araştırmacılarından John Freely’nin Sabetay mezarlıkları araştırmalarında Bülbülderesi'ndeki gözlemlerini şu şekilde aktarmaktadır:

"Bir yaşlı kadın bir mezarın başında dua ediyordu, mezar taşını öptü ve sağ eliyle sevgiyle sıvazladı. Yaşlı kadın sonunda yerden bir küçük taş aldı ve bunu özenle mezar taşının üzerine bırakmıştı."

Freely, burada tipik bir Yahudi adetinin Bülbülderesi'nde tekrar edildiğine işaret ediyor.[18]

Bu mezarları Müslüman mezarlarından ayıran en önemli özelliği birçoğunun kıbleye bakmayışıdır. Buradaki Mezarlıkların, Yahudi mezarları gibi üzerleri kapalıdır. Sabetaycıların masonlukla paralel olan ortak noktalarından biriside simgelere ve sembollere önem vermeleridir. Bülbülderesi'ndeki kabalistik ve ezoterik anlamlar taşıyan Mezartaşlarındaki sembollerin Yahudilik'te olduğu gibi Masonlukta da anlamları vardır. Sabetayistlerin Mezartaşlarındaki gizli şifreleri, Bülbülderesi'nin dışındaki diğer mezarlıklarda da bulabilirsiniz. Çerçevelenmiş fotoğraflar, Tevrat ve Kabala kaynaklı Süleyman Tapınağının İki Girişindeki Jakin ve Boaz sütunlarını, obeliskler, lahitler ve sandıklar, akasya motifleri, birbirine sarılmış eller vb. bulabilirsiniz. Gerçekten de mezarların bu kadar gösterişli ve anlamlı semboller içermesi Tevrat ve Kabala kaynaklıdır. Sabetaycılar mezar taşlarında bile kökleri olan Yahudilik’in ve Yahudi mistizmi Kabala’da anlamlar içeren gizli sembolleri kullanmışlardır.



Birbirine Sarılmış İki El ve Akasya Sembolü – Bülbülderesi Mezarlığı



Birbirine Sarılmış İki El Sembolü – Bülbülderesi Mezarlığı

Bu sembolleri Yahudi Mezarlıklarında da sıkça görebilirsiniz.

RAB'bin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü. Yeryüzünün temelleri açığa çıktı. RAB yukarıdan elini uzatıp tuttu, Çıkardı beni derin sulardan. Beni zorlu düşmanımdan, Benden nefret edenlerden kurtardı, Çünkü onlar benden daha güçlüydü.[19]

İki elin sıkışması işareti, Yakov’un (Bene İsrael)’in Tanrıyla yapmış olduğu anlaşmayı sembolize etmektedir.[20]



Davud yıldızı içinde birbirine sarılmış 2 el. Newyork – Brooklyn / Bet David Yahudi Mezarlığı



Texas State Mason Mezarlığı-ABD



Üstte Masonik Gönye ve Pergel, Akasya motifleri ve birbirine sarılmış 2 el. Texas State Mason Mezarlığı-ABD

Amerikalı Araştırmacı Üstad Mason “Albert Gallatin Mackey” Freemasonry adlı Masonik Ansiklopedisinde bu işareti şöyle açıklıyordu.

“Ellerin sağdan ve soldan birbirine sarılarak birleştirilmesi” masonlukta masonik kardeşliği ifade etmektedir.” [21]

El işareti, birbirine sarılmış eller, birbirine kenetlenmiş havada duran 2 el işaretleri Tevrat (Tora) kaynaklı bir semboldür. Genellikle rabiler bu işaretleri Şabat günü yaparlar.[22]

Mezarlardaki Kabalistik Semboller

Bülbülderesi mezarlığındaki mezar taşlarının birçoğunda Kabalistik semboller yer almaktadır. Bu sembollerden biriside eski Mısır kökenli Obeliks sembolüdür. Masonların önem verdikleri sembollerden biri de, Eski Mısır mimarisinin önemli unsurlarından biri olan "obelisk"tir. Obelisk, tepesi piramit şeklinde olan, tek parça, dikine uzun bir kuledir. Çünkü obeliskler ve üzerlerinde taşıdıkları Eski Mısır figürleri, masonlarca kendi sembolleri olarak kabul edilmektedir.

Yahudi Araştırmacı–Yazar Rachel Hachlili, Yahudi Mezar Gelenekleri adlı kitabında şunları belirtmektedir:

"Yahudiler eski Mısır kökenli obelisk sütunlarını mezarlarında sembolik olarak kullanırlar. Mezarlarını obeliks taşlar üzerine inşâ ettirirler, bunların nedeni Obeliks’in Kabala tezahüründe bir anlamının olmasıdır. Bu anlam onlara ayrıyetten eski Mısırda köle kaldıkları dönemdeki dayanışmayı ve gücüde hatırlatmaktadır." [23]

Araştırmacı-Yazar Üstad Mason John A. Weisse, Obeliks ve Franmasonluk adlı kitabında Obeliks’i şöyle tarif etmektedir:

"Eski Mısır'ın mirası Obeliks dünyadaki birçok masonların ve localarında sembolüdür. Hiram Süleyman Tapınağının 2 sütunu Jakin ve Boaz’ı yaparken Obeliks’ten ilham almıştır. Obeliks Kabala’da ihtişamlı gücün, kudretin bir tasviri görüntüsüdür. Obelisk yönüyle ezoterik anlamlar taşımaktadır." [24]



Bülbülderesi'nde Obelisk Sembolleriyle Örülmüş Mezarlar



Bülbülderesi Mezarlığı



Taş Obeliks Üzerinde Yukarıdan Aşağıya Doğru Sarkan Örtülü Sütun-Bülbülderesi Mezarlığı



Bülbülderesi Mezarlığındaki Benzer Sembolün Aynısı Örtülü Sütun. Beth Abraham Yahudi Mezarlığı Brooklyn- Newyork



Bülbülderesi Mezarlığındaki Benzer Sembolün Aynısı Yahudi Mezarlığı Örtülü Sütun, Beth Yakov Mezarlığı Brooklyn- Newyork



Resmin solundaki 2 Taş Obelisk Üzerinde Aşağıya Doğru Sarkan Örtü Motifi Bülbülderesi'ndeki mezar taşının birebir aynısıdır. Hemen sağda Obelisk motifli mezar taşları. Salem Yahudi Mezarlığı – Newyork / Brooklyn



Mt. Carmel Konverso Mezarlığı-Chigaco

Katolik mezarları Haç Mermerlerle kaplıyken, Kripto Yahudilerin Mezarlarında Obeliks Sembolleri görülmektedir.

Üç Sütun (Chochmah & Geburah & Chesed)

Üç sütunun Kabaladaki anlamını Masonik bir yayın organı olan Çırak Kalfa Usta kitabında şöyle anlatılmaktadır:

"Üç Sütunu Mabedin girişindeki 2 Sütun (Jakin & Boaz) ile karıştırmamak lazımdır. Bu 3 sütunun adları Kabbala’nın 3 Sefirotunun adıyla aynıdır. Bilindiği gibi, İbrani Kabalası ilahi tezahürün özel bir ifade şeklidir. Sefirotlardaki Üç Sütun, Chochmah, Geburah ve Chesed'dir. Dördüncü bir Sütun, görünenin görünmeyene bağlayan Binah (yüksek zeka), maddeden kurtulduğu için, mevcuttur, fakat ölümlü gözlere gözükmez." [25]





Üç Sütun Sembolü – Bülbülderesi Mezarlığı



Üç Sütun Sembolü-New Hill Mason Üstadların Mezarlığı / Chigaco-ABD



Üç Sütun Sembolü-Mt. Carmel Konverso Mezarlığı-Chigaco



Dört direk üzerine oturtulmuş sandık “Ahit Sandığı”



New Oerleans Yahudi Mezarlığı – ABD. Ahit Sandığını sembolize eden bir mezar taşı.



Bülbülderesi Mezarlığı. Sembolize edilen Ahit Sandığı.



Mezar taşındaki Kabala kökenli Işık sembolü – Bülbülderesi Mezarlığı



Bülbülderesi'ndeki mezar taşıyla benzerlik gösteren Yahudi Mezarlıklarındaki Kabala kökenli Işık sembolü. Mikalov Yahudi Mezarlığı – Prag /Çek C.



Mt. Carmel Katolik (Konverso) Mezarlığı – Chigaco / ABD

Mt. Carmel Konverso (Dönme) Mezarlığının Girişinde Haç’ın altında Yahudiler için çok kutsal sayılan ve İsrail Devleti’nin de Sembolü olan Menorah ve hemen yukarısında Bülbüldere Mezarlığında bulunan Kabala kaynaklı Işık Sembolü

Akasya Sembolleri

Musa bütün İsrail topluluğuna seslenerek şöyle dedi: RAB'bin buyruğu şudur:

"Aranızda armağanlar toplayıp RAB'be sunacaksınız. İstekli olan herkes RAB'be altın, gümüş, tunç; lacivert, mor, kırmızı iplik; ince keten, keçi kılı, deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya dalı armağan etsin." [26]



Bülbülderesi Mezarlığı – Mezar taşındaki Akasya Dalları



Bülbülderesi Mezarlığı – Mezar taşındaki Akasya Dalı



Bülbülderesi Mezarlığı – Obelisk şeklindeki mezar taşının Üzerindeki Akasya Dalı



Bet Abraham Yahudi Mezarlığı – Newyork / Brooklyn Bülbülderesi'ndeki Akasya Dalı Sembolü Yahudi Mezarlıklarında mevcuttur.



Texas State Mason Mezarlığı-ABD

Hiram, efsanede, öldürücü darbeyi yedikten sonra düşer. Masonik ritüelde, Aday, iste o zaman, tabuta yatırılır, üzerine siyah bir örtü, bunun üzerine de bir akasya dalı konur.[27]

Akasya dalı masonlukta ve Kabala'da mistik bir semboldür. Akasya masonlukta sonsuzluğu sembolize eder. Akasya dalı bir anlamda da Masonların ilk üstadı Hiram Abiff’de hatırlatır. Hiram öldürücü darbeyi yedikten sonra gömüldüğü yere Akasya ağacı dikilmiştir. Böylece akasya, Masonlar için kutsal bir anlam, Üstat derecesinin önemli sembollerinden birisi olarak kabul görmüştür.[28][29]

Kaynaklar

[1] Yrd. Doç. Dr. Aktan Müge Yılmaz, "Reşat Ekrem Koçu'nun İstanbul Ansiklopedisi Adlı Eserine Yansıyan Üsküdar Manzaraları", Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt: 4 Sayı: 17, Bahar 2011.
[2] uskudar.bel.tr/tr-tr/hizmet/rehber/Sayfalar/Rehber-Detay-Icerik.aspx?GuideID=3&SubID=65&ContentID=18422
[3] tr.wikipedia.org/wiki/Bülbülderesi_Mezarlığı
[4] Nuray Çırak-Selma Kaya, "İzmir Seferihisar İlçesi 3021 Ada, 4 Parseldeki Sondaj Kazı Çalışması".
[5] Faruk Aslan, "Mason Bektaşîler", Karakutu Yayınları, 2009, ISBN:9944714792, s.200.
[6] Prof. Dr. K. Murat Belge, "İstanbul Gezi Rehberi", Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul 2007, ISBN: 9789753330022.
[7] Rıfat N. Bali, "Anılarda ve Söyleşilerde Sabetaycılar", Tarih ve Toplum, Temmuz 2002, sayı: 223, s.32.
[8] istanbulkulturenvanteri.gov.tr/kentsel-anit/detay/envanter_id/61889
[9] Soner Yalçın, "Efendi: Beyaz Türkler'in Büyük Sırrı", Doğan Kitapçılık A.Ş, 31. Baskı, İstanbul 2004, ISBN 975-293-203-7, s.43-44.
[10] Hans-Peter Laqueur, "Hüve'l-Baki İstanbul'da Osmanlı Mezarlıkları ve Mezar Taşları", Tarih Vakfı Yurt Yayınları, Osmanlı Araştırmaları Dizisi, 2. baskı, İstanbul.
[11] Ilgaz Zorlu, "Evet, Ben Selanikliyim", 1998, Zwi GeyikYayınları, s. 42.
[12] İbn Mâce, Cenâiz, 43; Tirmizi, Cenaiz, 57.
[13] T.D.V İslam Ansiklopedisi, "Kabir" maddesi-Fıkıh, Ankara, 2005. Cilt: 24, s.234.
[14] Rüştü Karakaşlı, "Nazif Özge ve Gerçel Ailesi", Sosyalist Kültür Dergisi, 2009.
[15] Ayaşlı, Münevver, "Rumeli ve Muhteşem İstanbul", Timas Basim Ticaret San, 2003, İstanbul, s.99.
[16] İrwin M.Berg, "Who are the Donmeh", 2008. kulanu.org
[17] Marc Baer, "The Donme-Jewish Converts", Stanford University Press, 2009. s.204.
[18] John Freely, "The Lost Messiah", Penguin, 2001, s.257.
[19] Tevrat – Samuel Bap 22/16, 17, 18.
[20] Rachel Hachlili, "Jewish Funerary Customs", Second Temple period, BRILL, 2005, s.340.
[21] Albert Gallatin Mackey, "Encyclopedia of Freemasonry", Cilt 1, 1946, s.51.
[22] Miriam Chaikin, Menorahs, "Mezuzas, and Other Jewish Symbols", Houghton Mifflin Harcourt, 2003, s.46.
[23] Rachel Hachlili, a.g.e., s.340.
[24] John A. Weisse, "Obelisk and Freemasonry", Kessinger Publishing, 1993, s.35.
[25] Tanju Koray, "Çırak Kalfa Usta", Cesar Rigo Yayınevi, 1973, İstanbul, s.61.
[26] Tevrat – Çıkış Bap: 35 /4-5-7.
[27] Tanju Koray, a.g.e., s.104
[28] Albert Gallatin Mackey, "The symbolism of Freemasonry", Newyork, 1882, s.153.
[29] Araştırmacı Yazar Salim Meriç, odatv.com/n.php?n=bulbulderesi-mezarliginin-gizli-kalmis-sirlari-0703101200



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ANKARALI ADNAN, 24.05.2016, 15:57 (UTC):
BURASI BENIM COK DEFALAR YANINDAN GECTIGIM BIR YER.ANCAK HIC DÜSÜNMEMISTIM BÖYLE BIR MEZARLIK.GIRISI DE CAMI DIR.BU SAYFADAN SONRA ILK ISIM VATANIMA IZINE GELDIGIMDE BURAYI BIRDE CANLI GÖZLERLE GÖRMEK.NOT:HEMEN BU CAMININ KARSISINDA TARIKAT EHLI BIR TANIDIGIM VAR EVINE COK GITTIM VE YEMEGINI COK YEDIM.SIMDI BU COK IYI TANIMADIGIM AILENIN GERCEKLIGINIDE ARASTIRMAK ISTIYORUM.SAYGILAR.

Yorumu gönderen: Beyhan, 27.01.2016, 13:32 (UTC):
Çok aydınlatıçı bir çalışma



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36897933 ziyaretçi (103097842 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.