>


   
 
  Büyücü ve Şeytan İlişkisi
 

Büyücü ve Şeytan İlişkisi

Büyücüler eşlerin arasını bozmak, ehli kuvvetlerini sarsmak, güçten düşmelerini sağlamak ya da dalgın hale getirmek, erkekle kadını bağlamak ya da ayırmak, yangınlar çıkarmak, ticareti bozmak, ürünlere zarar vermek, hayvanları telef etmek, alışverişlerin zararla sonuçlanmasını sağlamak gibi yıkıcı ve fesat çıkarıcı islerle uğraşırlar. Şeytan’ın hizmetinde çalışan erkek ve kadın büyücüler, hizmet sürelerine ve liyakatlerine göre iblis devletinde belli bir makam ve dereceye sahip olurlar. Kendilerinden bile olsa hiç kimseye inanıp güvenmezler.

Büyücü, amacına ulaşabilmek için şirk içeren birtakım ayinlerde bulunarak cinden yapılmasını arzu ettiği şeyi talep eder. Bu, herhangi bir insana eziyet edilmesi olabilir. Cini, bu amaçla o kimseye giderek onun bedenine nüfuz eder ve acı vermeye ve büyücünün onunla ile ilgili isteklerini gerçekleştirmeye başlar. Bu nedenledir ki, Allah’ın izni ile bu cini bedenden kovulduğu takdirde büyü de O'nun izniyle geçersiz olacaktır.

Büyücü, harcadığı onca çabaya, şeytani talimatları yerine getirme konusunda gösterdiği özveri ve fedakarlığa, şeytanı memnun etmek için işlediği suç, cinayet ve günahlara canını, malını ve sahip olduğu her şeyi karşılık beklemeden şeytana satmasına rağmen tüm bu çaba ve özverisinin karşılığı kesinlikle bununla orantılı olmaz. Çünkü büyücünün yaptığı büyüler, kesinlikle süreli olmaz. Bu süre içinde bozulup etkisini yitirir.

Büyüler arasında kısa süreli, 3 gün süreli, haftalar, aylar, hatta yıllar boyunca etkili olanları vardır. Bu süre tamamen büyü yapan ve ona yardım eden şeytan yoldaşının konum ve gücüne bağlıdır. Tabii büyüde kullanılan malzemelerin de bunda etkisi olur.

Bazı büyücüler; uyuşturucu, aklı baştan giderici ve sarhoş edici maddeler kullanarak büyü yaparlar. Örneğin eşek beyni bu maddelerden biri olup ondan yiyen kimsenin aklında uyuşma ve zekasında gerileme olur.

yücü ve Şeytan İlişkisi

Büyücüler eşlerin arasını bozmak, ehli kuvvetlerini sarsmak, güçten düşmelerini sağlamak ya da dalgın hale getirmek, erkekle kadını bağlamak ya da ayırmak, yangınlar çıkarmak, ticareti bozmak, ürünlere zarar vermek, hayvanları telef etmek, alışverişlerin zararla sonuçlanmasını sağlamak gibi yıkıcı ve fesat çıkarıcı islerle uğraşırlar. Şeytan’ın hizmetinde çalışan erkek ve kadın büyücüler, hizmet sürelerine ve liyakatlerine göre iblis devletinde belli bir makam ve dereceye sahip olurlar. Kendilerinden bile olsa hiç kimseye inanıp güvenmezler.

Büyücü, amacına ulaşabilmek için şirk içeren birtakım ayinlerde bulunarak cinden yapılmasını arzu ettiği şeyi talep eder. Bu, herhangi bir insana eziyet edilmesi olabilir. Cini, bu amaçla o kimseye giderek onun bedenine nüfuz eder ve acı vermeye ve büyücünün onunla ile ilgili isteklerini gerçekleştirmeye başlar. Bu nedenledir ki, Allah’ın izni ile bu cini bedenden kovulduğu takdirde büyü de O'nun izniyle geçersiz olacaktır.

Büyücü, harcadığı onca çabaya, şeytani talimatları yerine getirme konusunda gösterdiği özveri ve fedakarlığa, şeytanı memnun etmek için işlediği suç, cinayet ve günahlara canını, malını ve sahip olduğu her şeyi karşılık beklemeden şeytana satmasına rağmen tüm bu çaba ve özverisinin karşılığı kesinlikle bununla orantılı olmaz. Çünkü büyücünün yaptığı büyüler, kesinlikle süreli olmaz. Bu süre içinde bozulup etkisini yitirir.

Büyüler arasında kısa süreli, 3 gün süreli, haftalar, aylar, hatta yıllar boyunca etkili olanları vardır. Bu süre tamamen büyü yapan ve ona yardım eden şeytan yoldaşının konum ve gücüne bağlıdır. Tabii büyüde kullanılan malzemelerin de bunda etkisi olur.

Bazı büyücüler; uyuşturucu, aklı baştan giderici ve sarhoş edici maddeler kullanarak büyü yaparlar. Örneğin eşek beyni bu maddelerden biri olup ondan yiyen kimsenin aklında uyuşma ve zekasında gerileme olur.

yücü ve Şeytan İlişkisi

Büyücüler eşlerin arasını bozmak, ehli kuvvetlerini sarsmak, güçten düşmelerini sağlamak ya da dalgın hale getirmek, erkekle kadını bağlamak ya da ayırmak, yangınlar çıkarmak, ticareti bozmak, ürünlere zarar vermek, hayvanları telef etmek, alışverişlerin zararla sonuçlanmasını sağlamak gibi yıkıcı ve fesat çıkarıcı islerle uğraşırlar. Şeytan’ın hizmetinde çalışan erkek ve kadın büyücüler, hizmet sürelerine ve liyakatlerine göre iblis devletinde belli bir makam ve dereceye sahip olurlar. Kendilerinden bile olsa hiç kimseye inanıp güvenmezler.

Büyücü, amacına ulaşabilmek için şirk içeren birtakım ayinlerde bulunarak cinden yapılmasını arzu ettiği şeyi talep eder. Bu, herhangi bir insana eziyet edilmesi olabilir. Cini, bu amaçla o kimseye giderek onun bedenine nüfuz eder ve acı vermeye ve büyücünün onunla ile ilgili isteklerini gerçekleştirmeye başlar. Bu nedenledir ki, Allah’ın izni ile bu cini bedenden kovulduğu takdirde büyü de O'nun izniyle geçersiz olacaktır.

Büyücü, harcadığı onca çabaya, şeytani talimatları yerine getirme konusunda gösterdiği özveri ve fedakarlığa, şeytanı memnun etmek için işlediği suç, cinayet ve günahlara canını, malını ve sahip olduğu her şeyi karşılık beklemeden şeytana satmasına rağmen tüm bu çaba ve özverisinin karşılığı kesinlikle bununla orantılı olmaz. Çünkü büyücünün yaptığı büyüler, kesinlikle süreli olmaz. Bu süre içinde bozulup etkisini yitirir.

Büyüler arasında kısa süreli, 3 gün süreli, haftalar, aylar, hatta yıllar boyunca etkili olanları vardır. Bu süre tamamen büyü yapan ve ona yardım eden şeytan yoldaşının konum ve gücüne bağlıdır. Tabii büyüde kullanılan malzemelerin de bunda etkisi olur.

Bazı büyücüler; uyuşturucu, aklı baştan giderici ve sarhoş edici maddeler kullanarak büyü yaparlar. Örneğin eşek beyni bu maddelerden biri olup ondan yiyen kimsenin aklında uyuşma ve zekasında gerileme olur.

ŞEYTANIN TUZAĞI NEDİR?

Yaptığı büyünün uzun süreli olmasını isteyen büyücü, onu tekrar etmelidir. Aslında bu da şeytanın bir tuzağıdır. Şeytan, bu tuzak sayesinde büyücünün sürekli kendi peşinden koşmasını ve yardım dilenmesini sağlar. Nitekim büyücünün başarıya ulaşabilmesi için ömür boyu şeytanın yardım ve desteğine ihtiyacı vardır. Karşılığında hiçbir şey istemeksizin ona gönüllü olarak köle olmayı kabul etmiştir.

Şeytan, sözlerini tutmaya yetkin bir varlık değildir. Çünkü o; aldatıcı, iki yüzlü, yalancı ve sahtekardır. Kurnazlık, ihanet ve kötü niyetlerin somutlaştığı bir varlıktır. Hiçbir zaman bununla yetinmez. Büyücüyle sözleşme yaparak canını ve malını yaşarken ve ölümünden sonra şeytana verdiğini ikrar ettirir. Ölümünden sonra sahip olduğu varlık, şeytanın kontrolüne geçer. Eğer büyücünün eşi ve çocukları varsa onların başına inanılmaz olaylar ve hastalıklar gelir ve miras kalan mal varlığı, tamamen tükenip gider. Eğer bekar ise şeytan onun malını içki ve kumarla tüketecek birini bulur ve mirasın yok olup gitmesini sağlar. Tarihte yaptığı büyülerle servet sahibi olmuş hiçbir büyücü görülmemiştir. Aksine yoksul, hasta ve kederler içinde ölmüşlerdir.

ŞEYTANA KUL OLUNUR MU?

Şeytanın büyücü kuluna aşıladığı en önemli sıfat, kuşkudur. Her şeyden kuşkulanır. Hiç kimseye güvenmez, inanmaz. Şeytan, büyücünün kalbine kuşku hissini öyle bir ekmiştir ki, çalışırken sürekli şeytanı anmak, ona tevessülde bulunmak ve ona yönelmek ihtiyacını duyar. Bu da şeytanla olan bağını perçinler. Büyücü, geçen yıllar içinde sabah-akşam şeytanı zikreden, onu kalbinden, beyninden ve fikrinden çıkarmayan aşağılık bir köleye dönüşür. Şeytana kul-köle olur.

Oysa Allah, sadece kendisine yönelmemizi ve kul olmamızı emrediyor:

شَرَعَ لَكُم مِّنَ الدِّينِ مَا وَصَّى بِهِ نُوحًا وَالَّذِي أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ وَمَا وَصَّيْنَا بِهِ إِبْرَاهِيمَ وَمُوسَى وَعِيسَى أَنْ أَقِيمُوا الدِّينَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا فِيهِ كَبُرَ عَلَى الْمُشْرِكِينَ مَا تَدْعُوهُمْ إِلَيْهِ اللَّهُ يَجْتَبِي إِلَيْهِ مَن يَشَاء وَيَهْدِي إِلَيْهِ مَن يُنِيبُ

Şura 13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh, kebure alel muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb.

Dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiğimiz (farz kıldığımız) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek, size de şeriat kıldık. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine hidayet eder (ulaştırır).

أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَا بَنِي آدَمَ أَن لَّا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

Yasin 60: Elem a'had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta'buduş şeytân, innehu lekum aduvvun mubîn.

“Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.”

وَأَنْ اعْبُدُونِي هَذَا صِرَاطٌ مُّسْتَقِيمٌ

Yasin 61: Ve eni'budûnî, hâzâ sırâtun mustekîm (mustekîmun).

“Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.”

Allah bütün Sahabe'nin bunu yaptığını söyluyor. İşte;

وَالَّذِينَ اجْتَنَبُوا الطَّاغُوتَ أَن يَعْبُدُوهَا وَأَنَابُوا إِلَى اللَّهِ لَهُمُ الْبُشْرَى فَبَشِّرْ عِبَادِ

Zümer 17 - Vellezînectenebût tâgûte en ya'budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâd (ıbâdi).

“Onlar ki: Taguta (insan ve cin şeytana) kul olmaktan kaçındılar. Çünkü Allah'a yöneldiler.(Allah'a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!”

Bütün sahabe Allah'a ulaşmayı dileyerek O'na yönelmişler ve şeytana kul olmaktan kaçınmışlar. Rabbimiz de onları kulluğa kabul ederek hem dünya hem de cennet müjdesiyle mükafatlandırmış onları.

Allah bizleri sadece O'na kul olalım diye yaratmış bizleri. Zariyat 56'da böyle buyuruyor:

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

Zariyat 56 - Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûn (ya'budûni).

“İnsanları ve Cinleri başka bir şey için değil, sadece BANA KUL OLSUNLAR diye yarattım.”

Allah'a kul olarak her iki cihan mutluluğunu yaşamak varken, şeytanın elinde oyuncak ve mutsuz olmak NİYE?

Sihir yapabilmek için habis bir nefis sahibi olmak gerekir. Çünkü şeytandan yardım alabilmek ve onunla münasebet kurmak için habis olmak başka bir deyişle şeytanlaşmış olmak gerekir.

Öncelikle büyücünün şeytan ile arkadaş olması için bazı şirk'i ve küfrü gerektiren hallerde bulunması lazım ki şeytan ona yardım etsin. Büyücü, müşrik ya da kafir olduğu zaman, şeytan onu sever beğenir ve ona hizmet eder. Şu gerçek bilinsin ki şeytan bir büyücü, kafir ya da müşrik olmadan ya da büyük bir günah işlemeden ona yardım etmez. (Mahremi ile zina gibi v.s.)

Büyücü küfre düştüğü zaman şeytan onu seviyor ve ona hizmet ediyor. Geçmiş bazı olaylardan haber veriyor. Bazı harikulade görülmemiş işlerin olmasına sebep oluyor, iki kişinin arasının açılmasına, ya da birbirlerini şiddetli bir şekilde sevmeye ya da karı kocanın birbirleri ile beraber olmalarına mani olmağa... v.b. şeyler yapmaya başlıyor. Gittikçe küfür bataklığına düşüyor. Bu haller, ona zevk veriyor. Artık iman etmesi ya da tevbe etmesi zorlaşıyor. Çoğu da bu hal üzere kafir olarak ölüyor. Bu duruma düşmekten Allah'a sığınırız.

İnsanın tabiatı bozulup haramdan lezzet almaya başlayınca şeytanla irtibat kurmanın yollarını arıyor. Eğer tam küfür bataklığına düşmemiş ise cinlerden arkadaş edinip onları bazı hizmetlerde kullanacağını zannediyor. Sonunda bu yollardan birisi ile şeytanla oluyor. Fakat bu hal onun imansızlığına sebep oluyor.

Bu tür insanlar, dünyanın en sefil, en huzursuz ve en rezil insanlarıdır. Rahat uyku uyuyamaz, sıkıntıdan kurtulamazlar. Üstelik evlatları ve ailesi de devamlı rahatsızlık içindedirler. Büyücüler arasında şeytanla irtibat şu yollardan biri ile oluyor ki bunların hepsinde de büyücü, açık bir küfre düşüyor. İnsanlar, bu tür büyücü ile Kurân ehlini birbirinden ayırt edemiyor. (Çünkü kendilerine genellikle büyücü değil; “hoca”, “medyum” gibi adlar veriyorlar)

Yine insanlar, bazen o büyücünün yanına gittiğinde kendisine Kurân ile ilaç yaptığını zannediyor. Onun için bu yolları izah edeceğim ki hak batıldan ayrılsın.

1) Bu usülde büyücü, Kurân'ı necis (pis, kirli) bir şey ile yazar ya da yazdığı Kurân'ı necis bir şey ile siler. Şeytan, o insana gelir, Kurân'dan şu ayet ya da sureyi hayız kanı ile yazması karşılığında ona yardımcı olacağını söyler. Mısır'da tevbe etmiş büyücülerden bir tanesine sihrinde nasıl başarılı olduğunu sorarlar, o da:

“Ben, Yasin'i bir tabağa yazar; sonra o yazıya bevl eder, o sidik ile yazıyı silerdim. Bu şekilde yaptığım büyüde başarılı olurdum.”

der. Bu usüller, şüphesiz küfürdür. Kurân'dan bir ayet ya da bir sure ile alay etmek, şüphesiz küfürdür.

Kardeşlerimizden de bazıları, sidik ile büyünün çözüleceğini zannederek; “Eve, kapılara domuz yağı sürülmüş. O da sidik ile çözülür. Sidik ile kapıyı yıkayın.” diyorlar. Hatta sidik içenler olduğunu duyduğum için üzülerek yazıyorum ve bu tür insanların bu tür hatalara düşmemelerini temenni ediyorum. Ve diyorum ki;

Efendimiz (sav)'in yolundan ve ona hakkı ile tabi olanların yolundan başka şifa yoktur.

2) Bu usulde ise şeytan, büyücüden kendisi için bir hayvan kesilmesini ister. Bu da genellikle siyah tavuk olur. Bu tür olanlardan bazılarına şahit oldum ki siyah tavuk istiyorlar. Veya başka bir hayvan, fakat siyah rengi tercih ediyorlar. Büyücü, bu hayvanı besmele çekmeden kesiyor. Kanından da hastayı atlatıyor. Sonra o hayvanı harabe bir eve ya da mekana attırıyor. Çünkü, şeytanlar böyle mekanları sever. Orada yaşarlar. Sonra da şirk ve küfrü gerektiren azimet (tılsım) okuyor. Cinnin de istekleri yerine geldiği ve o habis'i sevdiği için artık onun isteklerini yerine getiriyor. Bu büyücüye giden insan, eğer cahil olur ise bunda pek sakınca göremiyor. Hatta büyücü bile küfre düştüğünü bilemiyor. Cin ile irtibat kurmak için küfür ve şirk gerektiren azimetler okuyor... Allah'tan gayrisi için, cin için o hayvanı kesiyor ve böylece helak oluyor. Nitekim. Resulullah (sav);

“Kim Allah'tan başkası için keserse; Allah ona lanet etsin.”

buyuruyor.[1]

3) Bu usulde ise herhangi bir kadın ile erkeğin birbirlerini sevmeleri ve ayrılmaları, ya da kadın ya da erkeği bağlamak, annesini babasını kötü göstermek, işini kötü göstermek için yapıyor. Bunu da yaparken karanlık bir odaya giriyor. Perdeleri kapatıyor, ışıkları söndürüyor. Eğer muhabbet için yapıyor ise güzel kokulu buhur yakıyor. Mesela; anber, günlük, cavi vb... Eğer ayrılık için yapıyorsa kötü kokulu buhur yakıyor. Ve bu işleri cünüp olarak yapıyor. Hatta bu işleri yaptıran kadın ile zina ediyor. Sonra cinlerin reislerine tapınır gibi tazim edip azimet okuyor. Bu okuma esnasında yanında siyah bir kedi beliriyor. Bazen bir ses duyuyor herhangi bir şey görmüyor. Sonra o şeytana emrediyor. O şeytan da yapabilirse sihirbazın dilediğini yapıyor.

4) Bu usulde ise büyücü, küfrün en kötüsü ile küfre düşer. Sonra şeytanın arkadaşlarından, dostlarından ve sevdiklerinden olur. Şöyle ki; büyücü, Kurân'ı alır ve helaya girer. Kurân'ı ayaklarının altına koyar ya da üstüne oturur. Küfre açık olan tılsımlar okur. Sonra çıkıp bir odaya girer. Artık şeytanın sevdiklerinden olmuştur.

Beykoz'da bir melun büyücü var. Onun yanına "hoca" diye tedavi için gidiyorlar. Onun kendi itirafı şöyle:

"Ben, Kurân'ı kıçımın altına alıp oturuyorum. Benim cinlerim bana o zaman yardım ediyorlar."

diyor. Sen nasıl bir Müslümansın ki böyle bir insanın yanına gidiyorsun?..

Sonra bu insan (büyücü) mahremi ile zina etmeden, dine imana sövmeden, mürted olmadan, livata ya da yabancı bir kadın ile zina etmeden şeytan bununla arkadaş olmaya razı olmuyor. Yaparsa ondan razı oluyor, isteklerini yerine getiriyor.

Sonra şeytan bu sihirbaza vuruyor. Ve geceleri uyku uyuyamıyor. Hatta bazılarını felç ediyor. Bazılarıyla da alay ediyor. Çıldıracak duruma getiriyor.

Şeytan, bu insana çok işler yaptırıyor. Burada bir misal vereceğim, gerisini siz kıyas edin. Şeytan bir erkek suretinde temesül ederek zekerini o sihirbazın ağzına, yüzüne, kulaklarına sürüyor. Bu sefer kendi kendini de kurtaramıyor. Bu tür insanların, ölümleri de çok kötü bir şekilde oluyor. Dünyada da, ahirette de perişan oluyor. Allah, onların şerlerinden korusun. Amin!

5) Bu usulde ise büyücü, Kurân-ı Kerîm'den bir sureyi, harflerini tek tek olmak üzere tersten başlayarak yazmaya başlar ve üzerine azimet okuyarak cinle irtibat kurar.

Bu tür olanlarda bazen cin ile irtibat için bu şekilde yazıyor ve şeytandan yardım istiyor. Bir hasta geldi. Üzerindeki muskayı bana gösterdi. Orada "Ey iblis, bana yardım et!" ibaresi vardı. Hastaya söylediğimde şaşırdı. Yanımda başka Arapça bilen insanlar da vardı. Onlara bu ibareyi siz de okuyun dedim. Okudular ve şaşırdılar. Onu yazana telefon ettim tevbe etmesi için. Kızdı ve hatasını kabul etmedi.

Uyanık olun kardeşler....

6) Bu usulde büyücü, baliğ olmamış bir kız çocuğu istiyor. Sonra çocuğun avucuna bir tılsım yazıyor. Bu tılsımı bazıları tırnağına, bazıları da alnına yazıyor. Bazıları ise tırnağa sadece mürekkep sürüyor. Sonra da azimet okumağa başlıyor. Sonra çocuğa ne gördüğünü soruyorlar. Çocuk, bir şey görmediğini söylüyor. Tekrar tekrar azimet okunuyor. Bazen büyücü, okumaktan bayılacak kadar hasta düşüyor. Sonra tekrar soruyor: "Bir şey görüyor musun gelen oldu mu?" Büyücü, o cinne soruyor ve cin cevap veriyor. Çocuk da olayı anlatıyor.

Bu tür bazı büyücüler de hastanın avucuna bakıyor. Avucunun içindeki çizgilerden geçmiş ve gelecek ile alakalı haberler veriyor. Bu haberleri verirken ona şeytan ilham ediyor. Bazıları bunun şeytandan olduğunu biliyor. Bazıları da 6. his deyip kendisini bir şey zannedip beğeniyor. Bu tür insanlara gitmek ve haberlerine inanmak kesinlikle yasaklanmıştır.

7) Bu usulde büyücü, yıldızların insanlar üzerindeki tesirine inanır. Belli bir yıldıza ibadet eder ve ta'zimde bulunur. O yıldızın kendisine yardım edeceğini zanneder, ve ondan istekte bulunur. Onun bu isteğine karşı bir ruhani yıldızdan iner gibi görünür. Aslında o yıldızın o insanın kendisine ne ibadetinden ne de istediğinden haberi vardır. Şeytan, o yıldızdan iniyormuş gibi görünür ve onun emrinde olduğunu söyler. Sonra da onu küfür bataklığında şiddetli bir şekilde vurarak bırakıp gider. Yıldızların insanlar üzerinde hiçbir tesiri yoktur. Büyüklerinin ve küçüklerinin. Bu tür sihirbazın büyüsü, Kurân okunur okunmaz hemen çözülür.

8) Bu usulde büyücü, hastadan bir elbisesini ister. Bazen mendilini, bazen takke ya da şapkasını ya da o hastanın üzerinde kokusu olan herhangi bir elbisesini ister ve onun üzerine küfri azimetler okuyarak hasta hakkında bazı bilgiler verir. Bazen ayağını bir pamuk ip ile ölçer ve Kurân'dan Hümeze suresini sesli olarak okur. Sonra sessiz olarak küfri bazı azimetler okur. Sonra cinne seslenir.

Eğer hastalık cinden ise ipi kısaltmasını, eğer nazar ise ipin uzamasını, eğer tıbbi ise kendi haline bırakmasını söyler. Cin de onun dediğini yapar ki cin çok yalancı olduğundan hastalar hakkında söylediğinin ancak yüzde biri doğrudur, diğerleri yalan.

Bu tür insanlara giden hastaların çok azında cin çarpması ve sihir alameti vardır, diğerleri hepsi evham ve vesvesedir. Çoğuna da bu vesveseleri bu tür büyücüler vermiş ve o insanın hasta olmasına sebep olmuşlardır. Sağlam insan, büyücülere gidip sağlam olduğu halde bir müddet sonra hasta olmaktadır. Şerlerinden Allah'a sığınırız.

Kaynaklar

[1] Müslim





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Asi asya, 08.05.2016, 07:32 (UTC):
2.maddeyi bizzat cindar bir hoca benden istedi bana para ver 4 siyah horoz keseyim sana cin vericem dedi.Allaha hamd ve şükür ederimki ben onu dinlemedim.Ve irtibatimi kestim.Ey müslüman manevi hastalığınız varsa tek cikar yol.Allah ve dostlarindan yardim istemektir.Nakşibendi tarikatinda ilimce bizden üstun sofiler vardir.Zikirler dualar edip.5 vakit namazinizi kilin.Günahtan sakindikca biiznillah hic bir cindar size zarar veremez.

Yorumu gönderen: Bayram, 22.04.2016, 15:18 (UTC):
Sıkılmadan okudum hepsi doğrudur. Allah'ım salih amel ve iman sahibi müslümanlara yardım et. (Amin)

Yorumu gönderen: efe, 19.03.2016, 21:13 (UTC):
Emeğinize sağlık

Yorumu gönderen: Serkan, 03.12.2015, 01:53 (UTC):
Tam anlamiyla mukemmel bir yazi emegine saglik sıkılmadan okudum

Yorumu gönderen: h cart , 21.04.2015, 07:47 (UTC):
cokfaydalı acıklamalar allah razı olsun

Yorumu gönderen: aydın, 28.10.2010, 13:38 (UTC):
Allah razı olsun...

Yorumu gönderen: ozan , 19.08.2010, 13:40 (UTC):
selamın aleyküm açıklama ve emeğiniz için teşkkür ederim çok açıklayıcı olmuş

Yorumu gönderen: hayatimimafediniz, 07.08.2010, 14:17 (UTC):
icimde yasiyor bana kötü seyler yaptiriyor korkuyorum allahim yardim et bana yalvariyorummmmmmmmm.((ölmek istemiyorum ebru25

Yorumu gönderen: adam dursun, 10.06.2010, 07:54 (UTC):
yazılanlar doğrudur



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 45526022 ziyaretçi (117650722 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.