Başlık Parası
 

başlık

Başlık Parası

Başlık, kimi bölgelerde, evlenirken damadın kaynatasına ödemesi görenek olan topluca paraya verilen ad.

Zamanımızda bazı kız babaları, halen erkek tarafından para almak suretiyle söz vermektedirler. "Başlık" veya "ağırlık" adı ile alınan bu para rüşvet kabilinden bir haramdır [1] İslâmi hayatta yeri olmayan, Hz. Peygamber'in yürürlükten kaldırdığı, ancak bugün bile bazı toplumlarda varlığını sürdüren bir âdettir. Bazı yörelerde buna "kalın" da denir.

Asrımızda bazı Müslüman topluluklarda kız babaları, hakları olmadığı halde, kızlarını verdikleri erkeklerden veya erkek tarafından "başlık" adı altında bir para veya mal almakta ve ekseriya bu parayı kızlarının satış bedeli olarak telakkî ettiklerinden, kızlarına vermemekte; kızlarının düğün giderleri için sarf etmemekte ya da cüz'i bir miktarını harcamaktadırlar. Bu durum özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da görülmektedir.

İslâm'ın gelişinden önce toplumda kadına gereken değer verilmiyordu. Kadın alınıp-satılan bir mal durumundaydı. İslâm kadını insan olarak erkekle aynı haklara sahip kıldı; ona inanç, ibadet ve ahlâk sistemindeki müşterek yükümlülüklerinin yanı sıra, muamelatta da şahsiyet, mülkiyet ve benzeri haklar kazandırdı.

İslâm dini evlilik müessesesinin kolay teşkîli için azamî kolaylığı sağlamış, evliliği zorlaştıran unsurlardan da sakındırmıştır. Yukarıda izah edildiği şekliyle başlık almak İslâm'da yasaklanmıştır. Başlık evlenmeleri güçleştirmektedir. Buna karşılık Kuran-ı Kerîm "Kadınlara mehirlerini cömertçe verin, eğer ondan gönül hoşluğu ile size bir şey bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin." (en-Nisâ, 4/4) buyurarak "mehir" adıyla bir evlilik (nikâh) bedeli koymaktadır. İslâm'ın kuralı olarak mehrin özüne vâkıf olunduğunda evlilik olayı kolaylaşır.

Mehir, kadının nikâh akdi ile kocasından hak ettiği maldır ve bunu kocasından alır.[2] Evlenen kadın mehir adıyla bir mala hak kazanır. Mal ile değişimi mümkün olan bir menfaat da mehir olabilir. Mehir kadınlardan istifade karşılığında bir bedeldir. Mehir verilmesi, kadınların değerini yüceltme, ihtiyaçlarını karşılama, çeyiz tedâriki, istikbâllerini güvence altına alma ve nikâhın önemini belirtme gibi ilâhî hikmetleri ihtiva eder.

Mehir kadının hakkı olduğu için tasarrufu da ona aittir. Kadının velîsi ancak kadının izniyle mehri kullanabilir. Kadının izni olmadan hiç kimse mehri kullanamaz ve bu mehirden istifade edemez. İzinsiz tasarruf haramdır.[3]

Mehir miktarını fazla tutmamak, evlenecek erkeğin mali durumuna göre ayarlamak gerekir. Bu konuda sosyal bakımdan önemli olan, mehrin insanların güç yetirebileceği bir derecede Olması ve kızlarla evliliğin arasını açıp sosyal zararı olan bir hal almamasıdır. Kız tarafı mehir talebinde katı davranmamalıdır. Mehrin fazlalığının çok defa genç kız ve erkeklere ahlâkî bakımdan zararı da olmuştur.[4] Peygamber Efendimiz (s.a.s.) "Mehrin hayırlısı kolay (az) olanıdır." [5] buyurarak mehrin az ve ödenebilir olmasını tavsiye etmiştir.

Başlığı mehirle mukayese etmek gerekirse; mehir nikâh akdi sırasında tespît edilen ve kadına ait olan bir mal veya bedeldir, babanın bunda bir hakkı yoktur. Başlık ise satış bedeli olarak telâkki edilmektedir. Hür insan satılamayacağına göre, bu para satış bedeli olamaz; rüşvet mahiyetinde olup haramdır. İslâmî bilgisi olmayanlar, istedikleri bu parayı mehre benzeterek, hareketlerine meşrûiyet kazandırmağa çalışmaktadırlar. İslâm hukukuna göre bu parayı vermiş bulunan bir erkek, kız babasından bu parayı geri isteme hakkına sahiptir. Elde mevcut değilse, ödetme yoluna gidebilir.

İslâm'a teslim olmuş bir kimse, haram olan bu parayı kabul etmemeli cehalet sebebiyle almış bulunuyorsa geri verme asaletini göstermelidir.[6]

Kaynaklar

[1] Günümüz Meselelerine Açıklamalı Fetvalar, 2/463 Mehmed Emre
[2] Ömer Nasûhi Bilmen, Istılâhât-ı Fıkhiyye Kâmusu, İstanbul 1985, II, 10
[3] Halil Gönenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, İstanbul 1983, II, 140
[4] Dr. Ömer Ferruh, İslâm Aile Hukuku, Trc. Prof Dr. Yusuf Ziya Kavakçı, İstanbul 1969, 119-120
[5] el-Câmiu's-Sağîr, II, 241
[6] Şamil İslam Ansiklopedisi, "Başlık" maddesi, www.sevde.de/islam_Ans/B/baslik.htm





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: sarah, 26.05.2014, 00:18 (UTC):
Asagida bir linkten alintiladigim rivayet, donemin Arabistan, Irak, Suriye, Filistin, Misir, Iran ve Azerbayjan memleketlerinin Halifesi Sahabe Umar (ra)'dan.
Bunu yazmama "cebrail" rumuzlu kisi vesile oldu. Muhammed asm'in muslumanlara 1390 yil once ogrettigi kadin haklarini bugun hala uygulayamamamiz ve dahi Umar(ra)'in bize 1370 sene evvelinden ogrettiklerine de ustelik islam adina itiraz etmemiz, maalesef ahirzamanda jahiliye devrine daha yakin oldugumuzun emmarelerinden.
Allahumma arinal Haqqa Haqqan, warzuqna ittiba', wa arinal batila batilan, warzuqna ijtinabah.
(Allahim bize Hakki Hak olarak gosterip, bizi ona ittiba (tabi olup uyaraak yasamak) ile riziklandir, batili (yanlis) da batil olarak gosterip, bizi ondan sakinmakla riziklandir.)
enfal.de/oe56.htm
Mehir meselesinden dolayı Kureyşli bir kadın ile Hz. Ömer arasında geçen olay da eleştirmeye ve itiraz etmeye çok güzel bir örnek teşkil eder. Hz. Ömer mehrin 400 dirhemden fazla olmasını yasaklamış ve bu hususta insanlara bir hutbe vererek şöyle demişti: (Ebu Davud, Nikâh, 27, Hadis No: 2106): "Kadınların mehirlerinde aşırıya kaçmayın. Eğer bunu yapmak dünyada bir iyilik veya ahirette bir takva olsaydı hepinizden önce bunu Resulüllah yapardı. Ne hanımlarından herhangi birine, ne de kızlarına 12 ukiyye (40 dirhem) gümüşten fazla Mehir vermemiştir. Kim ki, 400 dirhemden fazla verirse, fazlasını beyt-ül mal için alırım…" Minberden indikten sonra Kureyşli bir kadın ona şöyle dedi: "Buna hakkın yok ey Ömer!" Ömer de ona "niyeymiş"? dedi. Kadın şöyle cevap verdi: "Çünkü Allah Teala, "Evvelki (eşinize) yüklerle Mehir vermiş de olsanız, o verdiğinizden bir şey almayınız. O malı bir iftira ve açık bir günah isnadı yaparak geri alır mısınız?" (Nisa 4/ 20). Bunun üzerine Hz. Ömer şöyle dedi: "Bir kadın isabet etti ve bir erkek yanıldı." Ebu Yala, el-Kebir'de şöyle rivayet etmiştir: Bunun üzerine Hz. Ömer dedi ki, "Allah'ım beni affet! Bütün insanlar Ömer'den daha iyi biliyor. Sonra minbere çıkarak şöyle ilan etti: "Ey insanlar! Kadınların mehirlerini 400 dirhemden fazla vermenizi yasaklamıştım. Artık kim isterse malından dilediği kadar versin." (İbn Mace, Nikâh, 17, Hadis No: 1887)

Yorumu gönderen: atabek, 30.09.2010, 11:04 (UTC):
allah evlenecek olan mümin kardeşlerimize kolaylık versin,talebimiz toplumda sözü geçen bireylerin bu cahiliye adetlerini bir an önce kaldırmaları ve kadın kardeşlerimize islamda olan gerçek haklarının verilmesi ,islami bir toplum olduğumuzun evlilikle bir sünnet-i seniyeyi yerine getirerek gerçekleştirilmesini istiyoruz lütfen bir an önce bunların önüne geçelim bütün islam alemine saygılarımı sunrım.

Yorumu gönderen: cebrail, 12.04.2010, 19:44 (UTC):
Yazdiklarinizi okudum ve üzüldüm Allah insanlara zorlastirmayin zira kolaylastirin ,ilave evliligin en güzeli sade ve masrafsiz olanidir,,,ilave ,evlenemeyen genclere yardimci olun,,,,isin özü burda insanlara mehir veya ödeme degil islami birlasimde kadin hak ve talebine uygun davranabilme yoludur magdur etmeme ama yorum yaparken bu gerekliymis gibi adet timiz gibi gelecege de bugunkü durumda kadina maddiyat talep ettirmektir bu da yanlis hukiki olarak kadina taninan haklara bakarak bunlar fazlasiyla karsilanmaktadir bana göre benim görüsüm bu olay sacmalik birakin sartsir surtsuz evlensinler zira ayrilik durumunda hukuk bu konuda zaten katidir genclere engel olacak sekilde evliligi yorumlamak ta yanlistir.....



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36848820 ziyaretçi (103011566 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.