Bak Şu Vatikan Kilisesinin Yaptığına
 

Vatikan, Vatican

Bak Şu Vatikan Kilisesi'nin Yaptığına

İtalya'da ortaya çıkan itirafçı Vatikan'da dönen dolapları anlattı. Suçlamalar arasında 15 yaşındaki bir çocuğun öldürülmesinden genç kızlarla sekse kadar birçok olay bulunuyor

ROMA - Roma'da 2 Haziran 1983'te henüz 15 yaşındayken esrarengiz biçimde kaybolan ve kendisinden haber alınamayan Vatikan vatandaşı Emanuela Orlandi'nin, o dönemde Vatikan Bankası Başkanı Başpiskopos Paul Casimir Mancinkus'un talimatıyla kaçırıldığı ileri sürüldü.

İtalyan basınına sızan haberlere göre, tanıklardan Sabrina Minardi, martta İtalyan savcılara verdiği ifadelerde, Orlandi'nin Vatikan'daki "iktidar savaşı" nedeniyle Marcinkus'un talimatıyla Magliana çetesi tarafından kaçırıldığını, bir süre sonra da öldürülerek cesedin Roma'nın Torvaianica semtindeki bir inşaatın betonuna gömüldüğünü anlattı. Minardi, Roma'da San Giovanni di Dio Meydanı yakınlarındaki bir apartmanda bir süre gizledikleri Orlandi'yi zaman zaman Kardinal Marcinkus dahil olmak üzere, Vatikan'dan bazı papazlarla görüştürdüklerini de iddia etti. Minardi, o süreçte Orlandi'yi bizzat gördüğünü, ölümle sonuçlanan kaçırma eylemine ilişkin ayrıntıları ise seksenli yıllarda sevgilisi olduğu Magliana çetesinin elebaşısı Enrico De Pedis'ten öğrendiğini söyledi.

İtiraflarında "Renatino" lakabıyla da tanınan De Pedis ile Başpiskopos Marcinkus arasındaki karanlık ilişkilere de değinen Minardi, "Fidye amaçlı bir kaçırma eylemi değildi. Kaçırma eylemi talep üzerine yapıldı. Bunu Başpiskopos Marcinkus istemişti. Onun ardında kimin olduğunu bilmiyorum. Marcinkus'la Renato'yla birlikte bir yemekte tanıştım. Emanuela'yı birine mesaj yollamak için kaçırmışlardı" dedi.

De Pedis'in Marcinkus'la ilişkileri sayesinde Vatikan Bankasını kara para aklama işlerinde kullandığı imasında da bulunan Minardi, "Orlandi'nin kaçırılması, zannımca Vatikan'daki iktidar savaşından kaynaklandı. Gerçek nedeni bilemiyorum. Ama şunu söyleyebilirim: De Pedis, Marcinkus'u tanıyordu. De Pedis'in Vatikan'la sıkı bağlantıları vardı. Bu bağlantının, kara para aklamak için kullanıldığı tahmin etmek zor değil." diye konuştu.

Kadın götürme hizmeti

Minardi, İtalyan savcılara, o yıllarda De Pedis'in talimatıyla "Başpiskopos Marcinkus'a genç kız bulma işinde rol aldığını" da anlatarak şöyle konuştu. "Ben Başpiskopos Mancinkus'a bazen kız da götürüyordum. Kızları (Vatikan'ın yanı başındaki) Porta Angelica Caddesindeki bir apartmana götürüyordum. Bu işi toplam dört-beş ya da üç-dört kez yaptığımı hatırlıyorum. Apartmana, (Marcinkus) sivil kıyafetle sıradan bir insan gibi gelirdi."

Minardi, bu iş için Vatikan'ın yanıbaşındaki bir apartmanın kullanıldığına değinerek, hatırladığı kimi ayrıntıları da şu cümlelerle özetledi: "Flavio adında bir sekreter vardı. Resmi sekreter miydi, bilemiyorum.

Ama Marcintus'a sekreterlik yapıyordu. Beni ev telefonumdan arar ve de 'Hocamın buluşmaya ihtiyacı var' derdi. Bunu telefonla ima ederdi. O (Marcinkus) küçük çocuklardan değil, genç kızlardan hoşlanırdı. Apartmana girdiğimde onu görüyordum. Ama kapıyı hep Flavio açardı. Beni beş dakika kadar apartmana buyur ederlerdi. Ardından kızlara, 'İşiniz bitince bir taksiye atlayıp gidin. Yarın görüşürüz' diyerek çıkardım."

İtiraflar sızınca soruşturma açıldı

Roma Cumhuriyet Savcılığı, halen İtalya'nın kuzeyindeki Trentino kentinde uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak için tedavi gören Mirandi'nin itiraflarının basına sızdırılması nedeniyle de soruşturma başlattı.

Soruşturma çerçevesinde, itiraflarını basına sızmasında kilit rol oynayan özel haber ajansı AGI'nin Roma'daki merkezine polis tarafından baskın düzenlenerek arama yapıldı. Bununla birlikte savcılık, Mirandi'nin itiraflarının doğruluğunu teyit etmek amacıyla Orlandi dosyasını yeniden açmış bulunuyor. Mirandi'nin anlattığı hadiselerde, birkaç tarihsel yanlışlık bulunması da dikkati çekiyor. Ancak Mirandi, savcılığa verdiği ifadede kokain bağımlılığı ve bağımlılıktan kurtulmak için aldığı ilaçlar nedeniyle, tarihleri tam olarak hatırlamakta zorlandığını kendisi de itiraf ediyor.

De Pedis 1990'da, Marcinkus 2006'da öldü

Mirandi'nin itiraflarında Orlandi'nin kaçırılması talimatını verdiği ileri sürülen Başpiskopos Marcinkus, 1971-1989 yılları arasında Dini İşler Enstitüsü adlı Vatikan Bankasının başkanı olarak görev yapmıştı. Kara para aklanması, uyuşturucu ticareti ve Ambrosiano Bankasının iflası gibi pek çok karanlık olaya adı karışan Marcinkus hakkında, İtalyan yargısı tarafından tutuklama emri de çıkarılmış, ancak diplomatik dokunulmazlık nedeniyle tutuklama ve yargılama mümkün olmamıştı. Marcinkus'u uzun süre himaye eden dönemin Papası İkinci Jean Paul, 1997'de en son çare olarak başpiskoposu Vatikan'dan uzaklaştırmak için ABD'nin Arizona eyaletindeki Sun City kentinde bir kiliseye atamıştı. Marcinkus, bu kentte 2006'da hayatını yitirdi.

İsmini Roma'daki Magliana semtinden alan, yetmişli ve seksenli yıllarda pek çok karanlık cinayete imza atan suç çetesinin elebaşısı De Pedis ise 1990'da 2 Şubat 1990'da Roma'da Campo di Fiori yakınlarında ensesine kurşun sıkılarak öldürülmüştü. Çete başının Roma'nın göbeğinde bulunan ve Vatikan toprağı addedilen Sant'Appolinare Kilisesine defnedilmesi şaşkınlık yaratmıştı. Kilise yetkilileri, defne izin verilmesinin, De Pedis'in "kiliseye pek çok bağışta bulunmuş dindar bir kişi" olmasından kaynaklandığını ileri sürmüştü.[1][2]

Kaynaklar

[1] Anadolu Ajansı.
[2] Radikal Gazetesi.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: koyulhisarlımurat, 05.12.2014, 02:42 (UTC):
Vatikan'ın sakladığı skandal sır
Papalar tarihi son derece enteresan olaylarla doludur. Siyasetle uğraşan, iktidar için oluk oluk kan döken ve Haçlı Seferleri'ni başlatan Papalar'ın yanısıra, Katolik doktrini uyarınca kadınlarla ilişkiye girmeleri yasak olmasına rağmen aşklarıyla ve gayrımeşru çocuklarıyla tarihe geçmiş Papalar da vardır.
Ama en ilginci Vatikan'ın yüzkarası olarak görülen ve varlığı tarihten silinmeye çalışılan 'kadın papa' Joan'dır...nelere imza atmışlar bilinmez

Yorumu gönderen: kılıç, 25.11.2010, 06:28 (UTC):
müslümanlara başarılar dilerim

Yorumu gönderen: Kemal, 19.10.2010, 09:07 (UTC):
Tarihe baktığımız zaman son 1000 (bin) yıl içerisinde insanlık tarihinde en fazla saldıran, en fazla kan döken, en fazla gasp eden ve en fazla soy kırım yapanların katolik papanın emri ile yaptıklarına şahit oluyoruz. Haçlı seferleri, kızılderili katliamları, Afrikadaki soykırımlar, Asyadaki katliamlar, Avrupadaki mezhep savaşları (30 yıl ve 100 yıl savaşları), 1. ve 2. dünya savaşları vd.... hepsinde çoğunlukla doğrudan, bir kısmında dolaylı olarak vatikanın parmağı vardır. Hıristiyan olmakla birlikte ayrı mezhepten olanlara bile tahammülü olmayan bir anlayış. Orçağ Avrupasındaki engizisyon ve skolastik düşünce anlayışı bunun bir örneğidir. Ha ayrıca Hitler ve Musollininin de birer katolik olduğunu unutmayalım.

Yorumu gönderen: davud, 25.07.2010, 23:47 (UTC):
kaynak olarak sitenin haberi yayımladığı tam linki verseniz daha doğru olur, ya da tam yayımlandığı tarihi.. yoksa telif hakkı ihlâli olabilir..



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36853615 ziyaretçi (103019885 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.