Barnaba İncili, 1. Bölüm (Sunuş)
 

Barnaba İncili - Sunuş

Barnabas aslen Kıbrıslı olup Yahudi bir aileden doğmuştur. Asıl adı Joseph (Yusuf)'tur. Barnaba ise teselli oğlu anlamında ona sonradan verilmiş bir lâkaptır. Barnabas'ın kaleme aldığı İncil, İsa'nın bir şakirdi, yani zamanının çoğunu, mesajını yaydığı üç yıllık süre içinde bizzat Îsa'nın yanında geçiren bir kişi tarafından yazılmış ve bugüne kadar gelmiş, bilinen tek İncil'dir. Kabul edilmiş dört İncil'in yazarlarının aksine, o İsa ile doğrudan teması olmuş ve öğretisini doğrudan İsa'­dan almış biriydi.

Barnaba İncili, MS. 325'e kadar İskenderiye Kiliselerinde Kanonik (-gerçek-sahih-) bir İncil olarak kabul ediliyordu. Tevhid lehinde yazan Iraneus'un (MS.130-200) yazılarından, bu İncil'in İsa'nın doğumundan sonraki birinci ve ikinci yüzyıllarda elden ele dolaştığı anlaşılmaktadır. Putperest Roma dininin ve Eflâtun'un felsefesinin İsa'­nın aslî öğretileri içine girmesinden sorumlu olmakla suçladığı Pavlos'a karşı çıkan İraneus, kendi fikirlerini desteklemek için Barnaba İncili'nden geniş alıntılarda bulunmuştur.

İznik Konsülü 325 Yılında Yüzlerce Yazımla Birlikte Barnaba İncili'ni de Yasaklıyor

325'te ünlü İznik Konsülü toplandı. Teslis Pavlos Kilisesi'nin resmî inancı olarak ilân edildi ve bu kararın sonuçlarından birini de, o zaman elde bulunan üç yüz kadar İncil'den dördünün Kilise'nin resmî İncilleri olarak seçilmesi oluşturdu. Bunlar, Matta, Markos, Luka, Yuhannâ'nın yazdıkları İncîllerdir. Özünde Eflâtûnun ortaya attığı trinity fikri, İsa'dan sonra 1'inci ve 2'inci yüzyıllarda kaleme alınan bu İncîllerde yer aldı. İçlerinde Barnabas İncili'nin de bulunduğu diğer Încillerin bütünüyle yok edilmesi emredildi... Geçerliliği tanınmamış İncillerden birini yanında bulunduranın öldürüleceğine dair emir çıkarıldı...

M.S. 366'da papa olan Damasus'un (304-384), Barnabas İncili'nin okunmaması hakkında buyrultu yayınlandığı kaydedilir. Bu buyrultu M.S. 395'te ölen Sezarya piskoposu Gelasus tarafından desteklenmiştir. Bu piskopos İncil'i Apoler; fal kitaplar listesine almıştır. Apokrifa (-apocrypha-) basitçe 'halktan gizlenen' demektir. Böylece, daha bu aşamada İncil kimsenin eline geçmez olmuştur...

Pavlos Kilisesi 1700 Senedir Barnaba İncilini İmha Etmeye Çalışıyor

Barnaba İncili'yle ilgili daha bazı buyrultular da vardır. 382'de Batı Kiliseleri Buyrultusu'yla ve 465'te papa Innocentın buyrultusuyla yasaklanmıştır... Tüm bu buyrultular Şansölye Seguier (1558-1672) Kütüphanesi'ndeki B. de Montfaucan (1655-1741) tarafından hazırlanmış Yunanca elyazmalar katalogunda anılmaktadır...

Barnabas İncili'nin Dikkat Çekici Yolculuğu

İmparator Zeno'nun yönetiminin dördüncü yılı olan M.S. 478'de Barnabas'ın mezar ve kalıntıları keşfedilmiş ve kendi eliyle yazılmış İncili'nin bir nüshası göğsünün üzerinde bulunmuştur. Bu olay, 1698'de Antwerp'de yayınlanan Acta Sanctorum, Boland Junii, Tome II, sayfa 422-450'de geçmektedir...

Barnaba İncili'nin, buradaki metne de kaynaklık eden, İngilizce çevirisine esas olan el yazması Papa Sextus'un (1589 -1590) elindeydi. O'nun, kendinden pek çok alıntılar yapmış olan Iraneus'un yazılarını okuduktan sonra Bamabas İncili'ne büyük ilgi duyan Fra Marino adında rahip bir arkadaşı vardı. Bir gün bu rahip Papa'yı görmeye gitti. Birlikte öğle yemeği yediler ve sonra Papa uykuya daldı. Peder Marino Papa'nın özel kütüphanesindeki kitapları karıştırmaya başladı ve Bamabas İncili'nin İtalyanca bir el yazmasını ele geçirdi. Bunu cübbesinin yenine gizleyerek oradan ayrıldı ve kitapla birlikte Vatikan'dan çıktı. Sonra bu el yazma elden ele dolaşıp, nihayet Amsterdam'da, «hayatı boyunca bu parçaya büyük bir değer verdiği sık sık işitilen büyük bir isim ve yetkiye sahip bir kişi»ye ulaştı. Onun ölümünden sonra, Prusya Kralı'nın danışmanlarından John Frederick Cramer'a geçti. 1709'te Cramer bu el yazmayı ünlü 'kitap kurdu' saray prensi Eugene'e sundu. 1738'de kitap, Prens'in kütüphanesiyle birlikte Viyana'da Hofbibliothek'e geçti ve hâlâ oradadır...

Erken kilise tarihçilerinden önemli bir zat olan John Toland, bu yazmayı incelemiş ve ölümünden sonra 1747'de basılmış olan muhtelif çalışmalarında ona atıflarda bulunmuştur. İncil hakkında şöyle der: «Bu, tıpkı kutsal bir kitap görünümündedir.»

İtalyanca elyazma Canon ve Bayan Beggo tarafından İngilizce'ye çevrilerek, 1907'de Oxford Üniversitesi Basımevi tarafından basılıp yayınlandı. Bu İngilizce çevirinin hemen tüm nüshaları birden ve esrarengiz bir şekilde piyasadan kayboldu. Şu anda, biri British Museum'da, diğeri Washington'da Kongre Kütüphanesi'nde olmak üzere, yalnızca iki nüshasının var olduğu biliniyor. Kongre Kütüphanesi'ndeki nüshanın bir mikrofilm kopyası elde edilip, İngilizce çevirinin Pakistan'da yeni bir baskısı yapıldı... Jesus, A Prophet of Islam, Londra, 1979, s : 39 - 42).

Pavlos Öğretilerine Uyan Hıristiyanların Barnaba İncilini İnkar Çabaları ve Tarihi Gerçekler:

Hıristiyan literatüründe Barnaba İncili'nin adı nerede geçmişse, oraya bir muhalefet şerhi konmuş, bu İncil'in, sahte ve uydurma olduğu, dolayısıyla reddedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Hattâ bu İncil'in, bir Müslümanın hayal gücünün bir eseri olduğu iddia edilmiştir. Bu, iddia tarihi hiç bir dayanağı olmadan inkar amaçlı olarak ortaya atılmıştır; çünkü böyle bir kitap Müslümanlar tarafından bilinmiyordu. Eğer bilinseydi pek çok eserde ondan söz edilirdi. Taberî, Mes'ûdî, Ya'kûbî, Bîrûnî, İbn Hazm, İbn Teymiyye gibi Hıristiyan kaynaklarına vâkıf olan yazarlar, Hıristiyanlık ve onun kutsal kitaplarından bahsederken, Barnabas İncili'ne en ufak bir işarette bile bulunmamışlardır.

George Sale'nin, 1734 yılında, Kuran'ın İngilizce çevirisinde bundan bahsetmesinden önce Müslümanlar, Barnabas İncili'nin adını bile duymamışlardı. İbnü'n-Nedîm tarafından 995 yılında ve Hacı Halife tarafından 1657'de hazırlanan, geniş birer bibliyografya eseri olan 'el-Fihrist' ve 'Keşfü'z-Zünûn' adlı kitaplarda da bu İncil'in adı geçmemektedir. Bu eserlerin yanı sıra 18'inci yüzyıl öncesi süreçte Müslümanlarca kaleme alınan ve bugün bilinen hiçbir metinde bu İncilin isminden ya da içeriğinden bahsedilmediği gibi Islam uygarlıklarında söylenti-hikaye-efsane düzeyinde dahi adı bir kayda geçmemiştir.

Hz. Muhammed'in Doğumundan 75 Sene Önce...

Barnabas İncili'nin Müslümanlar tarafından yazılmadığının bir delili de şudur: Hz. Peygamber'in dünyaya gelişinden 75 yıl önce (M.S. 496), Papa I.Gelasius döneminde 'yanlış ve dînî düşüncelere aykırı kitaplar' adı altında hazırlanan listede (-Decretum Gelasianum-), Barnabas İncili'nin adı geçmektedir. Ayrıca 7'inci yüzyıl öncesinden günümüze gelen ikinci ve farklı bir belgede yasaklanan 60 kitap içinde (-List of the Sixty Books-) Barnabas İncili de yer almaktadır. Barnabas İncili'nin tarih boyunca aslında var olmadığı şeklindeki iddialara değinen Avustralyalı bilim adamı(-La Trobe Universitesi Bendigo-) Dr. Rodney Blackhirst, bir bilimsel makalesinde yukarıdaki iki listeye dikkat çekerek, şöyle demektedir:

«Bazıları, ortaçağın sonlarında Barnabas İncili isimli yazıma rastlanılması öncesi süreçte, böyle bir incilin tarihsel olarak var olmadığını kesin bir güvenle iddia ediyorlar. Oysa farklı yüzyıllardan, iki ayrı liste bunun tersini kanıtlıyor. İki listede de aynı yanlışın olması, aslında olmayan bir şeyin yanlışlıkla iki ayrı listede de "Barnabas İncili" adıyla yer alması mümkün müdür? "60 kitap listesi" sadece bu tek konuda yanlış olabilir mi? Barnabas İncili'nin hiç var olmadığı iddiası kimilerinde, bu İncil'den bugüne hiç bir parçanın gelmediği iddiasına yerini bırakıyor. Fakat o zaman "60 kitap listesi"nde yer alan kitaplardan sadece Barnabas İncili'nin bir iz bırakmadan kaybolması gibi bir sonuç akla yatkın olacak mıdır?»

Barnabas İnciline getirilen bu yasaklamalar, o çağlarda, bu İncil'i yazacak bir Müslümanın var olamayacağını açıkça gösteriyor. Çünkü o zaman daha Hz. Muhammed (doğumu 571) bile doğmamıştı.

Ayrıca yukarıdaki delillere ek olarak şunu vurgulamak yerinde olacaktır: Allah ve bir Peygamberi hakkında yalan söylemek demek olacak böyle bir sahtekarlık; yani bir İncil uydurma eylemi; yalancılık ve sahtekarlığa karşı duruşu ve doğruluk ve dürüstlük ahlakını Hz. Peygamber ve Kuran'dan alan bir Müslümandan beklenemez. Böyle bir şeyi iddia edebilenler, bazı değişiklikler ve tahrifler yaşadığı Spinoza, Goethe ve daha nice batılı entelektüeller tarafından ifade edilen 4 İncilin dışında ve 2000 sene önceki orijinal halinde veya orijinal haline yakın bir İncil'den güçlü yansımalar bulunan bir metinle karşılaşmanın şok ve şaşkınlığı ile bunu yapıyor olmalılardır.

Alman Protestan Kilise Komisyonu'nun kontrolünden geçerek basımına izin verilen eski ve yeni Ahit çevirileri, şu sunuşla başlar:

«Kutsal kitap gökten inmiş değildir. Eski Ahit (-Tevrat-)'in 39 kitabıyla dört İncil yüzlerce yılda yavaş yavaş gelişmiş ve son şeklini almıştır.» Burada Tevrat ve İncil üzerinde tarih boyunca tahrifat ve değiştirmeler yapıldığı gayet net bir şekilde kilise tarafından, ifade ediliyor.

Hakkari'de 1984 Yılında Bulunan Barnabas Nüshası

1984'te Hakkari civarında bir mağarada, İsa Peygamberin konuşma dili olan Ârâmî dilinde ve Süryânî alfabesi ile yazılmış ceylan derisinden bir kitap bulunduğu ve bunun Barnaba İncili olduğu, yurt dışına kaçırılmak istenirken kaçakçıların yakalandığı ve kitabın bir yerde muhafaza edildiği ifade edilmektedir. Kitabı bulanların, kitabın içeriğini anlamak amacıyla, Hamza Bektaş'a kitabın ilk sayfasını getirdikleri, Bektaş'ın tercüme ettiği sayfaya göre bu kitabın Barnabas İncili olduğu ve aşağıda bulunan İncil metninin girişine benzer ifadelerin bu sayfada yer aldığı detayları verilmektedir. (bk. İlim ve Sanat, Mart-Nisan 1986, sayı: 6, s. 91-94).

Pavlos Öğretileri ve Resmî Roma Hıristiyanlığı

Paulus=Pavlos=Pavlos=Bolis, Tarsuslu Saul MS 10-67 yılları arasında yaşadı. Pavlos Roma Yurttaşlığı’nı kazanmış Yahudi bir aileden geliyordu. Bu nedenle hem Yahudi adı Saul’u hem de Romalı Adı Pavlos'u kullanıyordu. Yahudi önderi I.Gamalyel dönemi’nde Kudüs’te hahamlık öğrenimi gördü.
İlk dönemlerinde bağnaz bir Ferisi (-Yahudi din adamı-) olarak Hıristiyanlığı Yahudilik karşısında büyük bir tehdit saydığı için Kilise Üyeleri’ne yönelik kıyımlarda, yüzlerce inananın öldürülmesinde etkin roller oynadı.

Daha sonraları, «inananların peşine düşerek Şam'a giderken yolda İsa’nın görüntüsü’yle karşılaştığını, böylece tövbe ettiğini» iddia etti. İddiasını doğru kabul eden Hıristiyanların arasında yaşadı. Kısa bir süreç ardından ise bir topluluğun lideri haline gelerek inananlar arasında önemli ayrışmalara neden oldu. Dini Yahudi olmayanlar arasında yayması farklı yönlerinden birisidir.

Hıristiyanlığın bir Yahudi Mezhebi olmaktan çıkıp bir Roma Dini’ne dönüşmesine belirleyici katkı’da bulunan kişidir Pavlos. Yeni Ahit'in yaklaşık 1/3 ünü oluşturan mektupları günümüze ulaşmış en eski Hıristiyan Metinleri'dir ki bugünkü Hıristiyan İlahiyatı’nın temellerini oluşturur. Yeni Ahit'teki Resullerin İşleri Kitabı’nın yarıdan çoğu Pavlos’un etkinlikleri’ni aktarır.

Romanın resmî dini haline gelen Hıristiyanlık Pavlos'un takipçilerinin dini anlayışını yansıtır. Roma kilisesi=Pavlos kilisesi, tevhide (Allah'ın birliği inancı) inanan ya da buna yakın diğer Hıristiyan mezhep ve topluluklarını ortadan kaldırmak için mücadele etmiş. Bu uğurda aforoz (dinden atma) ve ölüm cezaları uygulamış ve bunlarla korkutmuştur.

Pavlos'un İlk Günah - Kefaret Anlayışı

«İlk Günah Kavramı - her doğanın günahkar doğduğu iddiası -»'nı ileri süren Pavlos mektup ve etkinlikleriyle, Tevrat'ta yer alan Allah'ın emirlerinin dikkate alınmayarak uygulanmamaları sonucunu verecek biçimde kefaret inancını kurmuştur. (-Kefaret; İsa Peygamberin çarmıha çekilerek kendini, insanların günahtan kurtulmaları için feda ettiği, böylece sadece Hz. İsa'ya inanmanın sonsuz kurtuluş için yeterli olacağı inanışı. -Barnabas İnciline ve İslam kaynaklarına göre ise çarmıha gerilen kişi, Hz. İsa'ya ihanet eden ve bunun cezası olarak mucize ile İsa'ya benzetilen Yahuda İskariyot'tur.-)

Pavlos'un bu öğretileri ile sadece «kalp temizliği ve İsa'ya inanmayı» yeterli gören, Allah'ın koyduğu kurallar ve O'nun emirlerinden soyutlanan bir din yapılanması ortaya çıkmıştır. Böylesi bir din anlayışı ne diğer dört kanonik incilde ne de Barnabas incilinde Hz. İsa tarafından dile getirilmemiştir.
Barnabas'ta; Hz İsa döneminde, dini kuralların titizlikle uygulandığı ve doğru inanca sahip olmanın, Tevrat'ta yer alan (-domuz eti yasağı gibi-) yasaklamalardan kaçınmanın ve sünnet olma emrinin uygulanması ve ibadetin samimiyetle ve sürekli yapılmasının Hz İsa'nın temel direktifleri arasında olduğu görülür.

Bugünkü haliyle Yeni Ahit'te (-incilde-) yer alan şu metin konumuz itibariyle oldukça dikkat çekicidir:

«Hz. İsa'ya tâbi(uyanlar) olanlar kendisinin yeryüzünde olduğu zaman diliminde ve göğe yükseltilmesinin sonrasında Tevrat’a bağlı Yahudi cemaati ile, Kudüs'teki Mabede gitmeye devam etmişlerdir»(-Resullerin İşleri, 3,1)

Barnaba İncil'inde Çelişkiler Olduğuna Dair İddialar Hakkında

Yukarıda sıralananlara göz atıldığında Barnabas İncili'yle ilgili herhangi bir konuda Müslümanların sorumlu olmadığı oldukça açık bir şekilde anlaşılmalıdır. Müslümanların bu İncil'e ilgilerinin sebebi bir Peygamber olarak kabul ettikleri Hz. İsa'nın gerçek yaşam kesitlerinin detaylarına ve Allah'ın gönderdiği kitaplardan biri olduğuna inandıkları İncilin gerçek haline duydukları doğal meraklarıdır.

Bu incilin 2000 sene önceki gerçek incilin tam olarak aynısı olduğunu da iddia edemeyiz. Çünkü, Kanonik kabul edilen diğer 4 İncil gibi bu İncil de Hz. İsa'nın dili olan Aramice değildir, belki en azından birkaç kere tercüme edilmiş bir metindir; örneğin, Aramiceden önce Latinceye daha sonra İtalyancaya çevrilmiş olabilir. Türkçe çeviriye kaynaklık eden İngilizce'ye ise bu yüzyılın başında tercüme edilmiştir. Bu tercümeler esnasında mütercimlerin yetkinlik derecelerinin ya da bilgisel yetersizliklerinin; kasıtsız kelime yanlışlıkları ve unutkanlıkların roller oynadığı pekala düşünülebilir.

Bu İncil vasıtasıyla sezilen ve tarihsel süreciyle varılan sonuç "asıl İncil'den" güçlü esintileri yansıtmasıdır.

Çelişki olarak iddia edilenler metinde yer alan temel konu doğrultularında değildir, tam tersine, Barnabas İncili'ni diğer İncillerden ayıracak en açıklayıcı kelime "baştan sona tutarlılık" olacaktır.

"Nasıraya doğru gemiyle yola çıkmak"

En çok çelişki iddiasının vurgulandığı yer, 20'inci bölümde, Galile denizi üzerinden "Nasıra'ya doğru gemiyle yola çıkılması"dır. "Nasıra'ya gemiyle gidildi" şeklinde bir cümle kurulmamıştır. 16'ıncı bölümde Hz. İsa'nın şakirdlerini çağırarak bir dağa çıktığı ifade edilmektedir. Bu bölümden sonra bir yolculuktan bahseden ilk bölüm 20'inci bölümdür. Dolayısıyla "Nasıra'ya doğru nereden hareket edildiği" belirgin değildir, ancak bilinmeyen bir yerden başlayan yolculuğun bir kısmının Galile Gölü'nün geçilerek yapılması pekala mümkündür.

20'inci bölümde; "Nasıra kentine gemiyle yanaşıldığı" da yer almaz, sadece, "Nasıra kentine gelince" denir. Nasıra'ya doğru giderken Hz. İsa ve şakirtlerinin yolculuğun bir kısmını Galile gölü üzerinden yaptıkları, sonucunu çıkarmamız metne göre mümkündür.

Öte yandan gerçek-dışına çıkılarak, Barnabas İncili metninde güya "Nasıra Limanı'ndan" bahsedildiği, güya "Kudüs'ten Nasıra'ya gemiyle gidildiği" ekleniyor ki, Barnabas'ta bu şekilde ya da aynı anlama gelecek ifadeler kesinlikle yer almıyor.

Yukarıda yer alan objektif-net-tarihi verilere karşı, duygusallığı yansıtan bir alaycılık ile gerçek-dışı demogojik yaklaşımlara yönelebilen bazı çevrelerin yukarıda adı geçen onlarca tarihi belgeye göz gezdirmeleri, hiç değilse kolayca edinebilecekleri Dr. Rodney Blackhirst'a ait yukarıda bir yargı paragrafı alıntılanan makaleyi okumaları önerilebilir. 

Diğer çelişki iddiaları Romalı bir valinin (Plate=pilatus=pilotus) ismi hakkında dile getiriliyor, iki ayrı dönemde gelen iki valinin isimlerinin aynı olması ihtimal dahilindedir. Ya da bazı detaylarda tercüme yanlışlıkları ya da çelişki iddialarının kendilerinde yanlışlıklar söz konusu olabilir.
 
Hz. İsa Peygamber, neden "Gelecek Mesih ben değilim." diyor?

Mesih nitelemesini İsa'dan sonra gelecek Peygamber hakkında telaffuz edilmesi, Hz. İsa'nın Mesih olmadığından değil, metinden de anlaşılacağı üzere o dönem topluluklarının Mesih denildiğinde bunu en son gelecek Allah'ın Elçisi olarak algılamalarıdır. İsa, "Sen Mesih misin?" şeklindeki sorulara yanıt verirken kendinden sonra gelecek Allah'ın Elçisi'nden haber vermektedir. Barnabas İncili'nin ilk başlığında, girişi ve 6'ıncı bölümünde de İsa Peygamber için "Mesih" denmektedir.

İsa Peygamber'in "Sen Mesih misin?" şeklindeki soruya verdiği cevabı bu gerçeği gösteriyor:

«..Çünkü ben, sizin «Mesih» dediğiniz, benden önce yaratılmış ve benden sonra gelecek ve inancı (dini) son bulmasın diye gerçeğin sözlerini getirecek olan Allah'ın Elçisi'nin ayakkabılarının iplerini veya çoraplarının bağlarını çözecek değerde değilim.»

Tahrifler sonucu sürrealist ve ancak ruhban derecelilerin anladığı(!) anlaşılmaz semboller anlatımı haline gelen ve bünyesinde tahrif ve değişmelerden doğan yanlışlardan yüzlerce sancıyı taşıyan 4 kanonik (!) İncil'den örnekler vererek, gerçek ve pek çok "çelişki"leri gerçek anlamda göstermek mümkündür. Bu çelişkiler doğu ve batıda, yerinde ve yeterince ele alınarak ilgilenenlere gösterilmiştir. Alman Protestan Kilise Komisyonu'nun, yukarıda yer alan, İncil'e yazdığı sunuş yazısı da bu gerçeğin başka türlü bir ifadesi olarak değerlendirilebilir.

Barnaba İncili, anlaşılmaz hale getirilmiş bir dinin özündeki gerçek halini; aydınlık ve açıklığı, Peygamberlerle iletilen ilahi mesajların tazeliğini okuyanlara hemen hissettiriyor. Barnabas İncili'nin Matta, Yuhanna, Luka ve Markos ile kıyaslamalı okunuşunda, diğer İncillerdeki çıkarmalar ve değiştirmeler nedeniyle nasıl anlam bütünlüğünün bozulduğu ve cümle düşüklükleri oluştuğu, böylece yarım ya da aralarda kalan konu ve cümlelerin aslında nereden başladığı ve nasıl geliştiği de ortaya çıkıyor. Ve nasıl insafsız bir tahrif budamasına maruz kaldıkları da anlaşılıyor.



Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: ethem, 31.10.2016, 09:48 (UTC):
Barnabas ile ilgilenmeyin. Çünkü yazan zaten kendi eklemelerinin varlığını yazıyormuş. Değişen bölümünü aklınca doğru bulup ya da değişmemiş tarafını yanlış diye düşünüp, günahkar olma hatta ayeti inkardan dinden çıkma ihtimali olabilir. kur'anı Kerim varken diğeri gereksiz.

Yorumu gönderen: ferhat, 27.09.2016, 22:21 (UTC):
Barnabas İncili de uydurmadır böyle bir incil yoktur.

Yorumu gönderen: Kemal Reis, 03.01.2016, 12:23 (UTC):
Yorumlarin cogunu okudum.Hepsi degisik olmakla beraber bilinenleri asagi yukari anlatiyor.Ben soyle dusunuyorum.Evrenin bir yaraticisi oldugu ,ama bunu izah tarzi ve algilanmasinin degisik sekilde kutsal metinlerde anlatildigi gorulmektedir.Bu baglamda algilamam ve inancim su sekilde ortaya cikiyor.Butun dinler tanriya varmak ve kavramak icin bir irmak bir nehir gibi denizlere nasil suhuletle akarsa denizi burada mazaci anlamda tanri olarak kabul edersek ,herkes tanrisina degisik yollardan ulasmaktadir.Birbiriyle savasmanin hic bir anlami yok.Allah bilenlerden eylesin.

Yorumu gönderen: God_is_Love, 30.01.2015, 17:24 (UTC):
answering-islam.org/turkce/sorular-cevaplar/barnabasincili.html başına world wide web ekleyerek bu siteye bakabilirsin.google'a islamacevap yazsanız da olur.

Yorumu gönderen: mehmet, 13.12.2014, 16:29 (UTC):
bir olan Allah her kavme peygamberler göndermiştir.aslında tüm inanıilarda tanrıya inanıi var ama o devrin liderleri dini kendi çıkarları ugrunda orjinal dini hozdular ama son peygamber muhammed tüm kavimlere ve cinlere kadar elçi olarak göndermiştir.kıyamet gününe kadar kuran kerim Allah tarafından korunacaktır.

Yorumu gönderen: Burak, 28.09.2014, 11:44 (UTC):
Kuranında böyle bir nüsrası çıkarsa inanacakmıyız. Yoksa o dönemdeki din düşmanları yazmış mı diyecegiz.

Yorumu gönderen: ilhan yılmaz, 20.09.2010, 13:27 (UTC):
xero' ya cevap...Güzel kadeşim,Hz. Muhammed ve Kuran incilin değiştirilmesinden ziyade,insanların hak incile uymayıp yoldan çıkmalarından ve tabii olarakda dünyanın hem nüfus,hem ekonomik hem sosyal v.b. değişim ve gelişmelerinden dolayı gönderilmişlerdir.Orijin yani ilk kaynak olan Allah tüm peygamberleri ve kitapları göndermiştir.Her peygamber islamdır.Her kitap o zamanın kuranıdır.Amentümüzde tüm kitaplara ve tüm resullere inanırız diyoruz ya, işte bundan.Allah kitabınıda korur,Evrenleride korur ve yönetir,yaşam ve ölüm hep O Yüce'nin sevk ve idaresinde yürür,elimizde hiçbir gücümüz yoktur.Allah'a inanmak kötü birşeyde değil. İyi olun diyor sadece,Allah c.c.uyanmış iyilerden olmamızı nasip etsin,yoksa zaman su gibi geçiyor,ölüm yakın,hayat bir rüya.Kalın sağlıcakla.

Yorumu gönderen: serkan, 20.07.2010, 10:42 (UTC):
Herkese selam olsun xero yorumu okudum ve eksik bilgilendirilmissin onu gordum sizin dininiz hak dinidir yalniz muslumanlik gelmeden once cunki o hristiyanliga mensup kisiler Allah ogul edin dis dedikleri icin dinden cikmislardir onlar boyle soylerken sen nasil olurda oyle bir yorum yaparsin sizlere neler oluyorda allah cocuk edindi diye biliyorsunuz allah soylediklerinizden uzaktir sizin kitabinizi koruyamiycak degildir Allahin herseye gucu yeter kitabi korumus olsa 3 demiyonuzmu 3 nedir nerdedir 3 yanlis olandir 1 diyenler ise dogru yoldadir kitabiniza da muslumanlar iman etmistir onu yalanlamamistir hristiyanlar o din mesuplari ise bu kitabi yalanlaya durmuslardir herseyin dogrusunu allah bilir

Yorumu gönderen: OGUZ, 25.05.2010, 12:45 (UTC):
Tüm "dinler" aynı kaynaktan, aynı sebeple, aynı yolla, aynı canlılara iletilmiştir. Aralarındaki tek fark, bir tanesi "son baskı"dır. Dileyen tek harfi bile değiştirilmemiş olan son baskıya icabet eder, dileyen önüne gelenin aklınca revize ettiği önceki baskılara uyar. İsteyen, yaradanın "bire bir" emirlerini okuyup irdeler, isteyen bir güzel insanın güzel yaşantısını anlatan anılarını okuyup duygulanır. Tüm dünya müslüman olsa bana ne, tüm dünya kafir olsa bana ne? Ben yalnızca kendimden sorumluyum...

Yorumu gönderen: xero, 25.05.2010, 01:04 (UTC):
barnabas incili muhammedi müjdeliyor ve gerçek incil olduğu idia ediliyor...iyi de müslümanlığın geliş sebebi önceki kitabların bozulmuş olmasıydı...oysa bu bahsedilen incil bozulmadan günümüze kadar gelebilmiş...tanrı kitabının yasaklanmasına neden göz yumuyor acaba? ya da koruyamıyor mu? bence bu barnabas incilinin gerçek olduğunu söylemek tanrıya yapılacak en büyük hakarettir...çünkü bozulmamış kitabı dururken,onu koruması gerekirken neden başka bir kitab(kuran) göndersin...

Yorumu gönderen: serdar, 23.05.2010, 16:58 (UTC):
hristiyan nasıl olunur adlı sitede barnabası yalanlıyorlar.zaten kabul etmeleri demek dinden çıkmaları demek. o yüzden verdikleri tepki gayet doğal.

Yorumu gönderen: osman, 11.03.2010, 02:31 (UTC):
tabiki inkar edecekler çünkü gerçek incilde içki haram domuz eti haram namaz oruç zekat var ve en önemlisi alemlerin efendisinin /MÜJDESİNİ/veriyor

Yorumu gönderen: sevda, 16.02.2010, 12:24 (UTC):
çok güzel

Yorumu gönderen: ismail, 20.12.2009, 16:24 (UTC):
arkadasım mantıklı konusuyor dediğin kitap incil ve incilin hükmü kuranda açık ve net olarak söylendi diğer 3 kitap gibi bitmistir lakin bun kitapların peygamberleri gerçektik eğerki bunlardan ilki bile saptırılmasa idi ozaman o dine tabi olacaktık iste bunlar derin mevzular mantık sunan kurandır bu kitapların gerçekliği kalmamıstır he tabiki bu kitapları okumayın demiorum okuyun ama kuranı ölçü alarak okuyun ozaman daha farklı hissedceksiniz.

Yorumu gönderen: sude, 25.11.2009, 08:52 (UTC):
merhaba bende barnabas inciliyle ilgileniyorum ama nerden bulacagimi bilmiyorum,ve mümkünse Almanca ceviriside varmi burda daha önce bircok alman arkadasimla bunu tartistim ve bana inanmadilar,incilde bundan bahsetmiyor dediler,onlarada varligini kanitlamak istiyorum insallah..cok tesekkürler..

Yorumu gönderen: ilk, 03.11.2009, 08:24 (UTC):
Açıklamalar ilgimi çekti. henüz Barnabas İncilini okumuş değilim. Ancak bu yazılanlar beni okuma sevdasına itti. Görelim bakalım.

Yorumu gönderen: ibrahim, 28.09.2009, 18:11 (UTC):
okudum cok mantıklı konusuyor bunu uydurmak kolay degil öbürleri ihtilaflarla, saçmalıklarla dolu



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36928082 ziyaretçi (103155151 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.