Battal Gazi Destanı, II
 

Battal Gazi Destanı

2. Bölüm

Battal Gâzi oğullarını aramaya devam eder. Bu sırada oğullarını devlerin kaçırdığını öğrenir. Yolda Güzende cazunun karısının olduğu yere gelir ve büyücü kadını da öldürür. Fakat dağdan gürültülü ses gelir. Güzende cazunun oğlu, Battal Gâzi’ye annesini, babasını nasıl öldürdüyse oğullarını da kendisinin öldürdüğünü söyler. Battal
Gâzi dağa tırmanır ve Zülkarneyn’in kızlarını kapattığı makama gelir.

Daha önce evlenmek için teyzelerinin aklına uyup annelerini zehirleyen kızlarını Zülkarneyn buraya hapsetmiş ve veziri Arastatalis buraya Battal Gâzi’nin geleceğini haber vermiştir. Bunun üzerine Zülkarneyn Battal Gâzi’ye hitaben mektup yazar. Battal Gâzi mektubu okuduktan sonra makamın içinde birçok esir kız görür. Kayserin kızı da oradadır. Battal Gâzi ifritiin odasına girer. İfrit kızları şişe bağlamış pişirmektedir. Battal Gâzi orada ifriti öldürüp kızları kurtarır. İstanbul’a doğru yola koyulurlar.

Bu arada Battal Gâzi, İstanbul’da Abdülvehhâb’ı görüp onu tekrar İslam dinine çevirir. Kayser Malatya’ya varmış ve kâfir askeriyle Müslümanlar saflar bağlayıp durmuşlardır. Battal Gâzi Malatya’ya yetişir. Kayser, Battal Gâzi’yi ateşte yaktığını zannetmektedir. Battal Gâzi’yi görünce şok olur. Kızının Müslüman olduğunu öğrenince içi yanar ve o gün cenk olmaz. Battal Gâzi her zaman olduğu gibi savaşı Müslümanların lehine çevirir. En sonunda kâfir askeri bozulur ve Esatur yedek atla İstanbul’a doğru kaçar. Bir manastıra gelir ancak Battal Gâzi onu manastırda yakalar, Malatya’ya getirir. Battal Gâzi, Müslüman olmasını teklif eder. Esatur, oğlu Tekfur’u bulup getirirse Müslüman olacağını söyler ve bu teklifi yazılı olarak da Battal Gâzi’ye sunar.

15. bölümde Battal Gâzi, Kaf dağına oğullarını ve Tekfur’u kurtarmaya gider. Esatur, Battal ile birlikte Sinbat kalesine gelip deniz kenarına erişir. Esatur en iyi gemicisi Kantar’ı Battal Gâzi’ye vererek gönderir. Altı ay denizde gezerler fakat iz bulamazlar. Birgün bir yüce dağ görünür. Gemiyi oraya getirirler. Akşam olunca dağdan bir ateş görünür. Battal Gâzi oraya gider. Kırk zenci ifrit oturmuşlardır. Seylan şehrinin pâdişâhı Asced’in Dilefruz adlı kızını kaçırmaya
gelmişlerdir.

İfritlerin başı kızı kaçırıp gelir. Battal Gâzi bunları uykuda basıp öldürür ve kızı tekrar sarayına iletir. Kendisi bir çeşme kenarında uyur. Uyandığında çevresinde, Hz. Muhammed’i rüyasında görüp yanına gelen dervişleri görür. Onların makamına gidip yiyip içerler. 7 günden sonra gitmek isteyince dervişler izin vermez ve Hz. Muhammed’in burada 40 gün kalmasını söylediğini ilettiler. Bunun üzerine Battal Gâzi, harçlık olması için kolundaki bir cevheri satmak üzere dervişlere verir. Dilefruz Battal Gâzi’yi bulunca,  Battal Gâzi’ye ve dervişlere mücevherler hediye eder. Dervişler bu cevherleri satıp harçlık etmek isteyince kuyumcu bunları Asced’e şikâyet
eder. Asced bunları, kendi hazinesini soymaları gerekçesiyle tutuklatır. Tam ortalık karıştığında Dilefruz gelip babasına olanı biteni anlatır. Asced Müslüman olup kızını Battal Gâzi’ye verir.

On gemi ve on bin asker hazır edip yola koyulurlar. Battal Gâzi bir adaya çıkar. Adada zengi ifritleri yendikten sonra denizden bir sandığın geldiğini görür. Sandıkta bir çocuk vardır. Çocuk Müslüman olduğunu, babası ölünce Yahudi amcasının gelip şehri aldığını söyler. Battal Gâzi gidip şehri teslim alıp çocuğu tekrar oraya sultan yapar ve Kaf dağına doğru yola devam eder. 7 gün sonra Asced, bundan sonra insan olmadığını ve başka varlıkların memleketi olduğunu söyler.

Bir ak dağa varırlar. Yol bulup Asced askerini dağa çıkarıp konaklar. Çevrelerini canavar kılıklı garip varlıklar sarar. Asced iyice korkmuştur. Bu arada Battal Gâzi rüyasında Hz. Ali’yi görür. Hz. Ali uyanınca suyun yüzünden gelen elmayı yemesini söyler. Battal Gâzi uyanınca suyun yüzünden gelen elmayı yer ve bu diyarın yetmiş 2 dilini öğrenir. Asced’in yanına çıkar. Bakar ki canavarlar ulumaktalar. Onların diliyle konuşur ve pâdişâhlarını öldürüp derisini yüzüp onun kılığına girer. Oradan da on gemi ve on bin asker alır. Oradan Kıl Buraklar’ın diyarına giderler. Battal Gâzi onların pâdişâhı Unuk’u da öldürüp derisini yüzüp onun kılığına girip on gemi ve on bin asker alır. Toplam 30000 askerle Kaf dağına varır. Deniz bittiği yere gelirler.

Battal Gâzi orada dolaşırken 5.000 yaşında Zülkarneyn zamanından kalan pirlerle karşılaşır. Onların birisini Hilal cazuya elçi gönderir. Fakat Hilal cazu onu öldürür. Battal Gâzi getirdiği canavarlara savaş mahalline geldiklerini ve savaşmalarını emreder. 7 gün katı savaş olur. En sonunda Hilal cazu Battal Gâziyle karşılaşır. Battal Gâzi, Hızır’ın oklarından ona fırlatır ve elini deler, kılıçla kolunu koparır. Hilal cazu şehre kaçar. Battal Gâzi, Hızır’ın yardımıyla şehre girer ve Hilal cazuyu bulup oğullarını sorar. Hilal cazu oğullarını perilerin aldığını söyler. Battal Gâzi, Hilal cazuyu öldürüp tahtın altında mahpus olan Tekfur’u kurtarır. Oradaki bütün cazular kaçıp dağılırlar. Battal Gâzi orada Zülkarneyn makamını ziyaret eder.

Bir süre sonra Tamus-ı Peri çıka gelir. Battal Gâzi’ye teşekkürlerini sunar ve oğullarının kendi damadı olduğunu ve 100.000 perinin pâdişâhı olduklarını söyler. Hızır gelerek Battal Gâzi’ye acele etmesini çünkü İslam’ın üzerine düşman geldiğini haber verir. Battal, hemen İstanbul’a gelip Esatur’un yanına çıkar. Esatur hastadır. Oğlu
Tekfur’u görüp Müslüman olur ve çok geçmeden ölür. Battal Gâzi Tekfur’u kayser yapıp oğlu Beşir’i onun yanına bırakır.

16. hikâyede Babek adlı sahte peygamber anlatılmaktadır. Battal Gâzi birgün pınarın başında otururken Bağdat tarafından bir kervan gelir. Kervanın ulusu Mümin halifenin yaşamını yitirdiğini yerine Mutasım’ın halife olduğunu ancak yalancı bir peygamberin türediğini,  bu kişiye ok batmadığını ve kılıç kesmediğini söyler. Domuz etine ve şaraba helal dediğini, ne derse olduğunu, yerden hazine çıkardığını,  kızı babaya, kardeşi kardeşe helal ettiğini belirtir. Acem vilayetini ele geçirdiğini anlatır. İsmi Babek olan bu yalancı peygamberin babası Bağdat’ta hırsızmış. Bağdat’tan sürülerek bir köye sığınır ve çobanlık yapar. Köyün ileri gelenlerinin cariyesiyle zina yapar. Babek o zinadan doğan çocuktur.

Babek otururken birgün yanına yaşlı adam suretinde Cebrail olduğunu söyleyen şeytan gelir. Babek’i peygamber olduğuna inandırır. Şeytanın yardımıyla Babek’e silah işlemez ve ateş yakmaz. Şeytan ona hazine yeri söyler. Babek hazineyi çıkarıp, o malla etrafına asker toplar. Birçok İslam diyarı dinden çıkıp Babek’e tabi olur. Babek Bağdat’ı kuşatır. Battal Gâzi Bağdat’a gelir. Bağdat’ta Babekle cenge başlar. Babek’e ne yaptıysa öldüremez. Ok batmaz, kılıç kesmez. Battal Gâzi bu durum karşısında âciz kalır. Bu arada Allah’ın yardımıyla Battal Gâzi’ye de ok batmaz kılıç kesmez olur. Bir türlü yenişemezler. Halife 5 yüz bin askerle yardıma yetişir. Fakat ne yaptıysa Babek’i öldüremez. Âciz kalıp dağa çıkar ve abdest alır. Bu arada uykusu gelir ve rüyasında Hz. Muhammed’i görür, Hz. Muham

med Battal Gâzi’ye silahların üzerine söyleyeceği duayı yazmasını ister, çünkü silahların önünde şeytanın durduğunu belirtir. Battal Gâzi aynen öyle yapar. Babek şeytanın gelmediğini fark edince kaçar. Bir köyde sarp bir kale yaptırmıştır, oraya sığınır. Battal Gâzi kaleye tırmanıp kaleyi fetheder. Babek buradan da kaçar. Her nerede yakalanmak üzere olsa Babek kaçar. Battal Gâzi en s11 ağaca sıkıştırdığında şeytan Babek’i kaçırır.

Babek tekrar bir köye gelir. Şeytanın yardımıyla hazine bulup seksen bin asker toplar. Battal Gâzi tekrar bunu bulur. Babek’in ordusunu bertaraf eder. Babek hemen kaçar. Battal Gâzi ardınca takip eder. Battal Gâzi birgün namazdayken Babek onu yakalar. Ne kadar kılıç çaldıysa işlemez. Âciz kalıp tekrar dağın arasında kaybolur. Battal Gâzi, Babek’in ardınca denize kadar gelir. Babek’in gemisine biner. Burada Battal Gâzi’yi tutup kılıçla öldüremeyince geminin lengerine bağlayıp denize atarlar. Bu ara sel eser ve gemi parçalanır. Tufandan Babek ve Satha kurtulur. Çin vilayetine gelirler. Çin pâdişâhının yanına gidip ona hazine gösterir ve oranın halkını kendine bağlar.

Battal Gâzi’yi denizin dibinde kızıl yüzlü bir adam kucaklayıp, denizaltı âlemine götürür. Orada tahtü’s-sera denilen yere varırlar. Yiyip içtikten sonra Babek’ten söz açılır. Oradakiler Babek’in Dipçin denilen şehre gittiğini ve şehrin pâdişâhı Vakkas’ı kendine bağladığını söyler. Battal Gâzi, Dipçin şehrine gelir. Yüzlerce askerle cenk eder. Ağır yaralar alır. Tam bunaldığı anda Tamus-ı Peri ordusuyla gelir ve kâfir askerini bozguna uğratır. Babek tekrar kaçar. İstanbul’un naibi Nistur, Babek’i İstanbul’a getirtir ve Tekfur ile Battal Gâzi’nin oğlu Beşir’i öldürüp Rum’un başına geçer. Malatya’yı basıp Battal Gâzi’nin 40 yakın arkadaşını şehit eder. Battal Gâzi Malatya’ya gelir. Babek’in ordusunu tekrar bozguna uğratır. Babek bu sefer yakındaki Süheyl’in kalesine sığınır. Battal Gâzi, gece kaleye gizlice girip Babek’i yakalar, Süheyl Müslüman olur. Battal Gâzi, Babek’i ne kadar dine davet etse de olmaz. En son Battal Gâzi, Babek’i Bağdat’ta ateşte yakarak öldürür.

17. hikâyede Battal Gâzi’nin Raıd cazuyla macerası anlatılır. Birgün halifenin kızı Safiyye Banu kaybolur. Halifenin karısı Saide Banu bahçede feryat ederek ağlar. Bahçede 2 yeşil kuş aralarında konuşurlarken halifenin kızını Raıd cazunun kaçırdığını söylerler. Saide Banu durumu halifeye anlatır. Halife Battal Gâzi’ye bildirir. Battal Gâzi, halifenin kızını bulmak için yedi deniz ötedeki Aynü’l-Kıtır’a gider.

Battal Gâzi 3 gün yol gider. Muazzam bir şehre gelir. Orada put yapan bir kâfiri öldürür. Halk Battal Gâzi’nin üstüne yürür. Şehrin maliki Tefanuş gelip halkı dağıtıp Battal Gâzi’nin ayağına düşer. Battal Gâzi, Raıd cazunun halifenin kızını çaldığını anlatır. Tefanuş kendi kızının da kaybolduğunu ve kızını getirirse Müslüman olacağını söyler. Battal Gâzi tekrar yola koyulur. Bir gemiye biner. Gemi batar, fakat Aşkar yüzme bildiğinden onunla başka bir gemiye ulaşmayı başarırlar.

Gemide Arakıl kayserin oğlu Kanatar da vardır. Bir süre sonra karaya çıkarlar. Çıktıkları yere Raıd cazu gelir. Kanatar’ı tutup iki parça eder. Büyüyle 4 yüz kişiyi ateşe yakar. Battal Gâzi bir ok atıp Raıd cazunun gözüne saplar. Raıd cazu hemen yok olur. Geride kalan yüz kişi Battal Gâzi’nin karşısında Müslüman olurlar. Tam bir ay giderler. Sindebar şehrine gelirler. Orada Ay şah vardır ve onun kızını da Raıd cazu kaçırmıştır. Ay şah da kızını getirirse putperestlikten döneceğini söyler. Battal Gâzi, Ay şahla ava çıkar. Bir geyiğin peşine takılır. Epeyce takip eder. Bu sırada bir göle girip yıkanır, ancak atı ve elbiseleri yok olur. Hemen Hızır peygamber gelir ve Battal Gâzi’yi Âdem peygamberin makamına iletir. Battal Gâzi oradayken Tamus-ı Peri çıkagelir ve onun yardımıyla Raıd cazunun makamına gider. Yanına kılıç, yay ve ok getirtir. Okların üzerine dualar yazar. Bu dualı oklarla Raıd cazuyu öldürür. Battal Gâzi kızları kurtarır. Ay şaha ve Tefanuş’a kızlarını verir. Onlar da Müslüman olurlar. Battal Gâzi, Mısır’a da uğrayıp Kârûn’a da kızını verir.

Seyyid'in Havariclerle Cenk Etmesi ve Liderleri Hakem Melunı Katletmesi

18. bölüm, hikâyeler içinde en kısa bölümdür. Burada Hariciler anlatılır. Eba Müslim Gâzi Horasan’da Haricileri kırmış ancak Yezidi soyundan Hakem adlı bir kişi kalmıştır. Bu kişi 30000 asker toplayıp Hayber’de Anter lainle görüşür. Anter lain de 20000 asker alır. Gece baskınıyla Bağdat’ı ve halifeyi basarlar. Halife kaçar, şehir tarumar olur. 8. gün şehir tam düşmek üzereyken Battal Gâzi yetişir. Hakem’i esir ederler ve Tamus-ı Peri’nin yardımıyla da kâfir ordusunu dağıtırlar. Hakem ve Anter’i baş aşağı asıp diri diri derilerini yüzüp öldürürler. Battal Gâzi Tamus’a izin verir, onlar makamlarına geri dönerler.

Bu arada Malatya’da Emir Ömer ve Dilefruz vefât eder. Halifenin kızını Battal Gâzi’ye verirler. Battal Gâzi Malatya’yı oğullarına emanet eder. Bu arada Esatur’un Kanatos adlı oğlu gelir ve Rum’un kayserliğini ister. Her yıl haraç vermeyi kabul eder. Bu arada kısa bir zaman sonra halifenin kızı da vefât eder. Battal Gâzi hac vaktinde Mekke’ye gider. Hac yapıp oradan Medine’ye geçer ve artık orada yaşar.

Fakat bir süre sonra Osman adlı bir yiğit gelip Kanatos’un 600.000 asker toplayıp Malatya’ya yürüdüğünü anlatır. Battal Gâzi yaşlanmıştır. Hz. Muhammed’in emriyle tekrar yola koyulur. Bu arada Müslümanlar da asker toplanmış, Bağdat’a halifeye haber vermişlerdir. Halife Mutasım ölmüş, yerine oğlu Bahtiyar geçmiştir. Ordular karşı karşıya gelir. Bu savaşlar sırasında Abdülvehhâb şehit olur.

Kâfir askeri İslam ordularını kırıp dağa sürer. Battal Gâzi geldiğinde İslam ordusunun kırılıp iyice yorulduğunu görür. Battal Gâzi hemen savaşa girip durumu Müslümanların lehine çevirir. Bu arada halife ve peşinden Tanus-ı Peri yetişir. Kâfir askerini bozarlar ve Kanatos kayser kaçar. Battal Gâzi, savaştan sonra bütün dostlarından helâllik alıp kayserin peşine düşer. Kayser kaleye sığınmıştır ve yaptığına pişman olmuştur. Battal Gâzi, 3 gün şiddetli cenk eder. Orada delikli taş bulup İshak peygamberin zinciriyle kale burçlarını yıkar.

Öğleye doğru yorulunca biraz uyumaya karar verir. Fakat uzaktan tozlar belirmiştir. Bu arada kayserin kızı Battal Gâzi’ye âşık olmuştur. Bu tozları görünce Battal Gâzi’yi öldürürler diye taşın üstüne durumu anlatan bir not yazıp taşı Battal Gâzi’ye atar. Taş Battal Gâzi’nin göğsüne dokunur ve takdir-i ilahi Battal Gâzi vefât eder. Kız kaleden çıkıp Battal Gâzi’yi uyarmak için geldiğinde Battal Gâzi’nin öldüğünü anlar. O da hançeriyle kendini öldürüp Battal Gâzi’nin üzerine düşer. O aralık bir sel kopup yağmur yağar ve her ikisinin üstü toprakla örtülür. Kayser gece İstanbul’a kaçar. Meğer gelen tozlar Battal Gâzi’nin oğullarına aitmiş. Ali ve Nezir gelip ararlar fakat bulamazlar. Ali ve Nezir rüyalarında babalarının şehit olduğunu görürler. Bütün İslam âlemi yasa boğulur. Bütün zengin, fakir ve Gâziler Seyyid Battal Gâzi’nin yas ve matemini tutarlar. Halifeye de postacı gönderirler. Halife çok yas ve matem tutar. 3 gün 3 gece feryat eder. Sonra bütün İslam diyarına mektuplar gönderip Seyyid Battal Gâzi’nin şehit olduğunu bildirirler. Bütün İslam diyarında olan müminler Seyyid Battal Gâzi’nin yasını tutarlar. Her iklimde ruhu için hatimler okutulur. Ayetler ve naatlar ederler. Fakir ve dervişler, zengin ve yoksul dualar ederler. Bütün hizmetlerini yerine getirirler. İşte Seyyid Battal Gâzi’nin gazaları burada tamam olur. Bütün Gâzilerin ruhları için ve Allah tealinin rıza-ı şerifi için Fatiha.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36766436 ziyaretçi (102868515 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.