Bediuzzaman Said-i Nursi Hazretleri, Cinler Hakkında Ne diyor?
 
bediuzzaman

Bediuzzaman Said-i Nursi Hazretleri, Cinler Hakkında Ne diyor?

Son yüzyılın yetiştirdiği alimlerden Bediüzzaman da risalelerinde cinlerden bahsetmektedir. Said Nursi, Sözler'de;

"İşte beşerin, sanat ve fennin imtizacından süzülen, maddi ve manevi fevkalâde hassasiyetinden tezahür eden ispirtizma gibi celb-i ervah ve cinlerle muhabereyi, şu âyet, en nihayet hududunu çiziyor ve en faideli suretlerini tayın ediyor ve ona yolu dahi açıyor. Fakat şimdiki gibi; bazan kendine emvat namını veren cinlere ve şeytanlara ve ervah-ı hadiseye müsahhar ve maskara olup oyuncak olmak değil, belki tılsımat-ı Kurânıye ile onları teshir etmektir, şerlerinden kurtulmaktır." [1]

demektedir. Yine Mektubat'ta, cinler taifesinin Hz. Muhammed (sav)'in peygamberliğini tasdik ettiklerini belirterek;

"Hayvanat taifesi, ölüler taifesi, cinler taifesı. melaikeler taifesi, o Zat-ı Mübarek'i tanıyorlar ve nübüvvetini tasdik ediyorlar -ki onlar, onu tanıyanların herbir taifesi-, bazı mu'cizatını göstermekle gösteriyorlar ve nübüvvetinin tasdikini ilân ediyorlar" [2]

şeklinde konuşuyor. Mektubatın 154. sayfasında cinlerin ve meleklerin Resulullah'ı tanıdıklarından bahsederek;

"Bunun da çok hadiseleri var. Numune için, şöhret bulmuş ve mevsuk imamların haber vermiş olduğu birkaç numuneyi, evvela cenazelerden göstereceği... Amma cin ve melaike ise, o mütevatirdir. Onların misalleri bir değil bindir. İşte ölülerin konuşmasının misallerinden..." [3]

diyerek konu ile ilgili misallere geçiyor.

Yine Mektubat'ın 158. sayfasında velilerin cinlerle görüştüklerini kaydeden Bediuzzaman,

"Resul i Ekrem (sav)'ın nuruyla, terbiyesiyle ve onun arkasında gitmeliyle, binler Şah-ı Geylanî gibi aktablar. Asfiyalar, melaikeler ve cinler ile görüşmüşler ve konuşuyorlar ve bu hâdise, yüz tevatür derecesinde ve çok kesrettedir. Evet ümmet i Muhammed'in (sav) melaike ve Cin ve tekellümleri ise, Resul-i Ekrem Aleyhissalatü vesselamın terbiye ve irşad-ı İ'cazkaranesinin bir eseridir" [4]

demekledir. Mektubat'ın 178. sayfalarında Peygamberimizin doğumuyla meydana gelen bazı ilginç olaylardan söz eden Bediuzzaman;

"Resul-i Ekrem Aleyhissalatü vesselam dünyaya geldikten sonra, bahusus veladet gecesinde, yıldızların düşmesinin çoğalmasıdır ki; şu hâdise On beşinci Sözde kat'iyyen bürhanlarıyla isbat ettiğimiz üzere; şu yıldızların sukutu şeyatin ve cinlerin gaybi" haberlerden kesilmesine alâmet ve işarettir. İşte madem Resul-i Ekrem Aleyhissalatü vesselam vahiy ile dünyaya çıkti; elbette yarım yamalak ve yalanlar ile karışık, kâhinlerin ve gaıbden haber verenlerin ve cinlerin ihbaratına sed çekmek lâzımdır ki. Vahye bir şüphe iras etmesinler ve vahye benzemesin. Evet bi'setten evvel kâhinlik çoktu, Kurân nazil olduktan sonra onlara hatime çekti. Hattâ çok kâhinler imana geldiler, çünki daha cinler taifesinden olan muhbirlerini bulamadılar. Demek Kurân hatime çekmişti. İşte eski zaman kâhinleri gibi. şimdi de medyumlar suretinde yine bir nevi kahinlik Avrupa'da ispritizmacıların içlerinde baş göstermiş. Her ne ise..." [5]

şeklinde konuşuyor. Bediüzzaman, cinlere de peygamber gelmesiyle ilgili olarak Şualar 337'de şu sözleri söylüyor:

"Hakikaten senin bu sualinin çok ehemmiyeti var. Fakat Risale-ı Nur'un en ehemmiyetli görevi beşeri dalaletten ve küfr-ü mutfaktan kurtarmak olmasından, bu çeşit meselelere sıra gelmiyor, onlardan bahis açmıyor, selef-i sâlihin dahi çok bahsetmemişler Çünkü öyle gaybı ve görünmeyen işlerde sü'-i istimal düşer. Hem şarlatanlar, hodfüruşluklarına bir vesile yapabilirler.

Nasılki şimdi ispirtizmacılar "Cinler ile muhabere namıyla şarlatanlık yapıyorlar; dinin zararına âlet ederler diye çokça medarı bahsedilmez, hem Hâtemül Enbiya'dan sonra, cinlere de peygamber gelmemiş' Görüldüğü gibi son yüzyılın alimleri de cinlerle ilgili bilgi verirken, Allah'ın yarattığı ve mükellef kıldığı varlıklar olan cinler taifesinin, insanlarla iç içeliğini dile getiriyorlar.[6]

Mini Lügat

Aktab: Kutuplar, tasavvufta yüksek derecelere ulaşmış mübârek, kıymetli zâtlar.
Asfiya: Hz. Muhammed'in yolundan giden ilim ve takvâ sahibi velî kullar.
Bahusus: Hususiyle, en çok, hele, bilhassa, özellikle.
Beşer: İnsan.
Bi'setten Evvel: Gönderilişten evvel. Hz. Muhammed'in ve Kuran'ın gönderilişinden önce.
Bürhan: Delil.
Celb-i Ervah: Ruh çağırma.
Emvat: Ölüler.
Ervah: Ruhlar.
Faideli: Faydalı.
Hâtemül Enbiya: Peygamberlerin sonuncusu, yani Hz. Muhammed (sav).
Hatime Çekmek: Son vermek.
Hodfüruşluk: Kibir, kendini beğenmişlik.
Hudut: Sınır.
İcazkarane: Herkesi yarışmada âciz bırakacak yolda. Herkesi âciz bırakarak, mu'cize olarak.
İhbarat: İhbarlar, bildirilen haberler.
İmtizac: Birbiriyle karışma, kaynaşma, uyuşma, uzlaşma.
İras Etmek: Netice vermek, sebep olmak, bırakmak.
İspirtizma: Ölülerin ruhlarıyla bazı şartlar altında haberleşmenin mümkün bulunduğuna inanan görüş ve bu maksatla yapılan tecrübeler. Cinlerle konuşup da ruhlarla konuştuklarını sananların fikri.
Kesret: Sıklık.
Melaike: Allah-u teâlânın nûrdan yarattığı latîf, mâsum ve günah işlemeyen kulları. Melekler.
Mevsuk: Güvenilir, delilli, vesikalı, sağlam.
Mu'cizat: Mucizeler.
Muhabere: Haberleşme.
Musahhar: Esir, ele geçirilmiş.
Mükellef: Sorumlu.
Mütevatir: Çok kimselerin naklettikleri haber. Yaygın haber. Herkesin veya alâkadarların işitip doğruluğunu kabul ettikleri kat'i, şüphesiz, sağlam haber.
Nazil: İnme.
Numune: Örnek.
Nübüvvet: Peygamberlik.
O Zat-ı Mübarek: O mübarek zat, yani Hz. Muhammed (sav).
Şah-ı Geylanî: Abdulkadir-i Geylani.
Taife: Bölük, takım, güruh, fırka, kavim, kabîle.
Tekellüm: Söyleme, konuşma.
Teshir Etmek: Boyun eğdirmek.
Tezahür: Meydana çıkma, belirme, görünme.
Veladet: Doğum.

Kaynaklar

[1] Sözler, s.258.
[2] Mektubat, s.152.
[3] Mektubat, s.154.
[4] Mektubat, s.158.
[5] Mektubat, s.178.
[6] Şualar, s.337.





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: gizli, 20.06.2017, 12:05 (UTC):
saidi nursi çevirilerinde maide suresi 57 58 59 . ayetleri kafasına göre yorum veren ingiliz ajanıdır.
cennet mekan adbulhamit han dan da helallik almamıştır.

Yorumu gönderen: NURDAN HAKIKAT , 26.03.2017, 19:16 (UTC):
SELAMUN ALEYKUM;

Bediuzzamansaid nursi ve risale i nur hakkinda yanlis yorum yapan kardesler::


1. Ben kendim olarak risale i nuru okurken hicbir sey anlamamistim fakat okuya ukuya lügata baka baka anlamya basladim.

2.Risale i nur`a taasupcasina(arastirmadan vs.) elestirirde bulunan kardesler::

öyle elestiri yapanlar bilip bilmeden elestiride bulunup risale i nuru hic okumadan anlamdigi icin ahmakcasina yorumluyor.

önce bir anlamina bakin,bakdikdan sonra yorumlayin.

Yorumu gönderen: mesud, 08.01.2017, 11:07 (UTC):
öncelikle Bediuzzaman gibi asrın en büyük aliminin yorumunu buraya koyanlardan Allah cc razı olsun
Risalei Nurlar imani meselelerde anlaşılmamış binlerce konuyu en avam insanların anlayabileceği bir şekilde anlatmıştır. Burada okuyup anlayamıyoruz itirazına Saadettin Taftazani nin kader meselesini 70 sahifede sadece alimlere anlatabildiği meseleyi 3 sahifede Risaleler halletmiş olması bir örnektir.
Cemaatçi suçlaması: Risalei Nurların yazıldığı zamanda hiç bir cemaatin olmadığı tekkelerin kapatıldığı ezanın Türkçe okutulduğu bir dönemde imanı kurtarmak görevini yapmıştır. Nur cemaatini feto ile karıştırılmaması gerekmektedir zira bu anarşistlerin ne mal olduğu nasıl bir inanca sahip olduğu islam ile feto karşı karşıya gelince nasıl fetoyu tercih ettikleri ortadadır
Konuların zor olması Risalelerin suçu değildir 1950 lerin en sade diliyle yazılmıştır. Fakat imani meselelerin derinlikleri bazı konularda ancak kurani tabirlerle anlatılabilmektedir
İlim insanların ayağına girmez insanlar Kurani ilimleri öğrenmek için nasıl dünyevi menfaatlar için ing. öğrenilebiliniyor Risalelerde öğrenilebilir.
Derseniz sadeleştirilsin hangi ilim ler sadeleştiriliyor tıp mı fizik mi Kurani ilimleri neden hafife alıyoruz
Üstadı şeyh said ile karıştırılmaması lazım ayni zamanda yaşamış üstadın tüm uyarılarına rağmen ayaklana hadisesine karışmıştır.


Yorumu gönderen: Timur, 05.12.2016, 08:18 (UTC):
Bazı arkadaşlar kendi kişiliğini belli etmişler daha doğrusu kisiliksizligini o kadar adi yorumlar yapmışlarki insan olduklarından şüphe ederim.aynı zaman da cahil boş kesim olduğu da yorumlardan bariz belli. Önce neden anlamıyorlar onü bi düşünsünler. Sadece harf inkılabı yapıldı diye herşey anlaşılır mı oluyormuş. 1900 ve sonraki yılların eserlerine baksınlar okusunlar. Aynı zaman risalelerin ilmi boyutu var .80 cilt kitap ezberleyen bi zata gelip daha iki süre veya iki kelam bilmeyen insanlar hos olmayan beyanlarda bulunmuşlar.nasılki siirin bile yazildigi manasi var eger kelimede degisiklik yaparsan manasi bozulur oylede risalelerde manevi bi hava var cunku anlattigi seyler ilmi Allah i ve iman uzerine oldugu icin . Bir kere bile arastirip okumayan kisi ne yazakki burda ahkam kesebiliyorlar.İnanmaya bilirsin ama başkalarının saygı duyduğu insanlara da saygı duyarsın. Yazıkki aldığın oksijeni israf ediyorsun .

Yorumu gönderen: İsmail, 18.10.2016, 19:10 (UTC):
Kuran türkçeye çevriliyor,bu risaleler çevrilemiyor,ya da çevrilmiyor.Anlaşılmayan kitaplar ne işe yarar.Harf devrimi yapıldığı halde neden türkçe öğrenmemiş ya da türkçe yazmamış.
Ben yazdıklarından hiç bir şey anlamadım doğrusu. Çoğu menkibelerle risale yazmış anlaşılan. Bu durumda inanmakta nötr durumda oluruz. Anlayanlara hayırlı olur umarm.

Yorumu gönderen: Aciz Kul, 03.04.2016, 20:20 (UTC):
Hz.mevlam kendi bilecegi şekilde kendi katından nasıb eyleyecegi müslümanlara hayirları ve şifaları versin.dualarını kabul eylesin.

Yorumu gönderen: osman, 04.01.2016, 23:39 (UTC):
namazın önunden geçmeseymiş ve oldurulmeseymiş ilerde ailesine çok zulum ve eziyet edecek olan bi cocuktan bahsediliyor ledun ilmiyle alakalı olup hz hızır dahi çaçuk yaştaki birisini oldurmuş hadiste mevcut . . .

Yorumu gönderen: haydar, 22.11.2015, 18:30 (UTC):
bunça büyük alimler varken bu adamın alimligi boş laflardan son osmalı padişahın karşısına kamasıyla kılıçıyla çıkmaya çüret eden adam tımarhaneye kapatılan adam

Yorumu gönderen: Marco, 18.05.2015, 01:16 (UTC):
Not:Yorumu gönderen: muhammet, 17.03.2015 14:16:11:Cevaben

Ayrıca Muhammet arkadaşımızın, arkasından binlerce insanın gittiği vede saygı duyduğu bir insana hitap ederken hokkabaz gibi klavye kahramanı sözler sarfetmesi yerine daha terbiyeli olması gerekmektedir. En azından sevenlerine saygı bunu gerektirir.

Yorumu gönderen: Marco, 18.05.2015, 01:11 (UTC):
Emeğine sağlık,zorlansakta anlayabildik sanırsam :)

Yorumu gönderen: Pearl, 22.04.2015, 16:08 (UTC):
Hisbirsey anlamadim ben. Uyduruk alim cikartiyorlar sonra da asrin alimiydi falan filan laflar. Anmaz kilarken onunden gecen cocuk oldurulur diyen hangi kafa bu adamin diger soylediklerini ciddiye alir anlamam. Peygamberimizin torunu, peygamberimiz namaz kilarken ustune oturup namazin uzamasini vesile olmustur. Demek ki Said Nursi o zaman da yasasaydi peygamberimizin torununu katledecekdi. Ne ziyniyet ne alim mis!!! Bu Said Nursi!!!

Yorumu gönderen: Necmiye , 08.04.2015, 04:39 (UTC):
Allah razi olsun aciklamaniza, guzel olmus,

Yorumu gönderen: Mehmet Fuat Ak, 01.04.2015, 13:49 (UTC):
Allah Razı Olsun

Yorumu gönderen: muhammet, 17.03.2015, 13:16 (UTC):
saİT nursi denilen hokkabaz sahtekar alim sıfatlarını taşımayan bu zart nekadar bilgiliymiş vay beeeee hiç bi,r yazılan yazıdan hiç bir bk anlayamadık neden cunki bu zatın nedediğini anlamanıza gerek yok yazılan yazının acaib harflerine bakarak uuuuuuuuu nasıl yazmış bu adam uuuuuuuuu nekadar akıcı ve akılcı konuşmuş bu evliya demeniz için turkceye tam manasıyla asla ve kattta cevrilmez piyasadaki butun tercumeler boyle dandik bir osmanlıcayla cevrilidir neden anlamadığınız şeylere uuuuuuuuuuı diyorsunuz saint poul saint nursi aynı terazide muşriklikte beraber yuruyorlar namazda onunden gecen cocuğa bile oldurulur mubahtır diyen bu zart ın içraat lerini kuranı kerim ile karşılaştırın celişkili bu zart kurana tam manasıyla karşısındadır

Yorumu gönderen: metin, 28.12.2014, 17:50 (UTC):
inanın 10 kere okudum anlayamadım.....bu yazının türkçesi olabilirmi

Yorumu gönderen: selami, 31.10.2010, 21:04 (UTC):
Allah razı olsun asrın aliminden.

Yorumu gönderen: ayşe, 06.10.2010, 10:28 (UTC):
sayfanız çok güzel olmuş aydınlatıcı olmuş allah razı olsun çok güzel ifade etmişsiniz açıklayıcı olmuş saolun arkadaşlar

Yorumu gönderen: Ali Demir, 13.09.2010, 09:12 (UTC):
Yarım asrı geride bırakmış bir akademisyen olarak manayı anlamada zorluk çekiliyor.
Acıklamanın daha sadeleştirilmesi iyi olurdu.

Yorumu gönderen: sami kiper, 10.09.2010, 08:55 (UTC):
iyi ki said nursi var, eserleri var ne mutlu asrın insanlarına. elhamdülillah

Yorumu gönderen: gul, 03.09.2010, 14:41 (UTC):
nem hatemul enbiya cinlerin peygamberimibilen kisi aciklasin kaynaginida yazsin tesekurler

Yorumu gönderen: ismail, 23.08.2010, 16:00 (UTC):
gerçekten zamanının büyük alimi allah ganigani rahmet eylesin öyle büyük insanların dünyada çoğalması için dua edelim arkadaşlar

Yorumu gönderen: ilyas, 29.07.2010, 15:19 (UTC):
lakabına lakık üslüp ve beyanatıyla güzel açıklamış

Yorumu gönderen: ayhan, 20.06.2010, 16:48 (UTC):
emegi geçenlerden allah razI olsun çok güzel bir paylasIm olmus

Yorumu gönderen: Programyapmak, 24.05.2010, 22:17 (UTC):
(:

Bu sayfada güleceğimi düşünmezdim!..

Taa ki..

Ali'nin yorumuna kadar (:

Yorumu gönderen: yusuf, 19.05.2010, 21:31 (UTC):
sonuç itibariyle hakikaten asra damga vuran bir alim.onun yaptıklarını siz yapabiliyormusunuz bırakın şucuyu bucuyu bilginizi alın çok güzel araştırmıs arkadaşlar ellerinize sağlık

Yorumu gönderen: Akhenaton, 06.05.2010, 18:37 (UTC):
Ali yazdı: "Bu site cemaatcimi? acaba"

:)

Yorumu gönderen: ali, 21.04.2010, 23:13 (UTC):
Bu site cemaatcimi? acaba

Yorumu gönderen: ömer, 27.01.2010, 14:13 (UTC):
ßen Çok ßeyendim Vede Hayatımda ßöyle ßir Şey Görmedim



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 47453287 ziyaretçi (120831281 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler