Beyin Dalgaları, I
 

brain waves, beyin dalgaları

Beyin Dalgaları, I

Hazırlayan: Akhenaton

Beyin Dalgaları

«Neysen o ol, gerçekler olmadan insan kim ya da ne olduğunu nasıl keşfedebilir ki? Çünkü her beyin eşsizdir. Eşsiz bir beyne sahip olan bir insanda varolan eşsizlik potansiyelini yine ancak o bireyin kendisi gerçekleştirebilir.»

Düşünce tarihi, sürekli olarak paradoksların, değişimlerin ve gelişimlerin içerisindeki büyük fikirlerin tarihidir. Bu düşünce tarihi incelendiğinde görülmektedir ki; insan beyini mutlu olduğunda medeniyetin, mutsuz olduğunda vahşetin kurucusudur. Düşüncenin ve duyguların üretildiği yer ise insanoğlunun beyinidir. Beynin kendini gerekli ve olası koşullara göre uydurabilme yeteneği sayesinde düşünce ve uygarlık tarihi daha ileri düzeyde gelişim göstermektedir.

Geleceğin beyni, tüm gücünü düşünceye, düşünmeyi düşünmeye, düşünmeyi öğrenmeye ve beyin dalgalarını çözmeye, anlamaya ve yorumlamaya verecektir. Beyin dalgaları algılanarak anında düşünceler kâğıt kalem kullanmaksızın iletilebilecek ve harekete çevrilebilecektir. Beyin dalgaları kullanılarak birçok nesneler, cisimler, cihazlar çalıştırılabilmektedir.[1]

Günümüz teknolojik gelişmeleri sayesinde beyin dalgaları kaydedilebilmektedir. Elektroansefalogram (EEG) ilo beynin faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan bioelektrik enerji büyütülerek kağıt üzerinde kaydedilebilmekledir. EEG aracılığı ile normal beyin dalgaları olarak alfa (8-13), beta (13-30 Hz) dalgaları tespit edilmiştir.[2]

Beyinde sürekli elektriksel aktivite vardır ve EEG, bu aktiviteyi kaydeder. Kaydedilen nöronların elektriksel aktivitelerinin şekline "beyin dalgaları" denir Nöronların toplam sinaptik aktivitesi, bu dalgaları oluşturur. Her insanın beyin dalgaları ona özgü ve tektir.[3]

Kayıtlarda sakin gözleri kapalı durumdaki erişkinin beyin elektrosunda alfa dalgaları egemendir. Dikkatini bir şeye yönelttiğinde ise alfa dalgalarının yerini beta dalgaları alır. Delta dalgaları derin uyku döneminde görülür. Teta dalgaları ise çocuklarda görülür.[4]

Hızlarına göre beyin dalgaları ve ilişkin oldukları durumlar şöyledir:

Delta (0-4 Hz) derin uyku,
Theta (4-8 Hz) hayal kurma,
Alpha (8-12 Hz) relaksasyon,
Smr (12-15 Hz) konsantrasyon,
Beta1 (15-18 Hz) problem çözme,
Beta2 (18-25 Hz) anksiyete.[5]

Bilinçaltına yeni imgeler yerleştirip onu ikna edebilmek, bedeni tamamen rahatlatarak, saniyede 7-14 Hz. arasında titreşen alfa beyin dalgalarının oluşturduğu bilinç seviyesine inmekle mümkündür. Bir başka ifadeyle, uykuyla uyanıklık arasındaki bu süreç alfadır. Meditasyon yapıldığında alfa düzeyindeyizdir. Burada dikkatin yoğun olması gerekir, yoksa beyin dalgaları thetaya düştüğünde uykuya dalarız.[6]

Kuşkusuz, çevremizdeki uyaranların bilincine varıp onlara karşı beklenen tepkileri verebilmemiz için öncelikle uyanık olmamız gerekir. Bu nedenle de kişinin bilincinin açık olması, çoğu zaman uyanık olmasıyla bağdaştırılır. Kişinin o anda hangi bilinç durumu içinde olduğu, uyanıklıktan komaya kadar uzanan geniş bir ölçekte değerlendirilir. Bugüne kadar yapılmış bilimsel araştırmalar uyurken, uyanıkken, baygınken, kısacası farklı bilinç durumları sırasında beynimizdeki elektriksel etkinliğin doğurduğu beyin dalgalarının nicelik ve niteliklerinin de değişime uğradığını göstermiştir. Bu da beyin dalgalarıyla değişik bilinç durumları arasında yakın ilişki bulunduğu anlamına gelir. [7]

Normal bilinçlilik, insanın uyanıklık dönemlerini içine alır. Genel uyarılmışlık insanın uyanık ve bilinçli olduğu durumdur. Bu durumda EEG ile beyin dalgaları alındığında "uyarılmışlık"ın genel yapısı hakkında bilgi verir. Uyanık ve gevşek durumda beyin dalgaları 10 hz'fik alfa ritminde seyreder. Bunlar düzenli dalgalardır. Kişi, herhangi bir şekilde uyarılma durumuna getirilirse (örn. çözmek üzere bir problem verilse) EEG hızlı ve düzensiz dalgalardan oluşan "aktiflik durumu"nu gösterir.[2]

Bilincin EMA teorisine göre, uyanıklığın seviyesi arttıkça beyin EMA ve sinir hücreleri arasındaki eşleşmede daha bir güçlenme ortaya çıkmalıdır. İnsanlarda, EEG ile ölçülen uyarılmış beyin dalgalarının genliklerinde uyku ve koma esnasında belirgin düşme olur. Seçici dikkat verilmesi veya uyanıklık halinde ise tam tersi olur. EEG örüntüsünde görülen uzaysal eşdurum - ki bu alttaki içsel EMA'nın da eşdurumu yansıtır - dikkat ve farkındalık ile doğrudan ilişkilidir. EEG'deki eşdurumun problem çözme için gereken yaratıcılık seviyesi ile doğrusal ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Meditasyon esnasında da eşdurumda artışı görülmüştür. AIDS'e bağlı bilişsel yıkımı olan hastalarda ise eşdurumda bozulma tespit edilmiştir.[8]

Genel uyarılmışlık hallerinin değişik durumlarını ayırdetmek için ayrıca kan basıncı, kalp atım hızı, solunum sıklığı, derideki iletim ve gözbebeği genişliği ölçümlerinden yararlanmak gerekir. Özellikle deride elektriklenme ve göz bebeği genişliği uyarılmışlık durumunun belirlenmesi için önemli bir ölçüttür.[2]

Beyin dalgaları hakkında bilinen veriler henüz yeterli değildir. Ancak işin ilginç tarafı, Psikokinezi dediğimiz olaylar oluşurken, bunları oluşturan medyumların beyin dalgaları laboratuar olarak incelenmiş ve bu kişilerin bol miktarda Deta ve Telta yayınladıkları gözlemlenmiştir. Tam burada "Acaba bu dalgaların psikokinezi ile yakın bir alakası var mı?" gibi bir soru geliyor insanın aklına. Parapsikologların çoğu, bu soruya "evet"le karşılık veriyor. Ancak kesin bir şey henüz ispatlanmış değil.[9]

EEG (Beyin Dalgalarının Ölçümü, Elektroensefalogram)

EEG, beyindeki sinir hücreleri tarafından hem uyanıklık, hem de uyku halindeyken üretilen elektriksel faaliyetin kâğıt üzerine beyin dalgaları halinde yazdırılmasıdır. Beynin normal elektriksel faaliyeti başta epilepsi (sara hastalığı) olmak üzere pek çok durumda bozulur. EEG'yi oluşturan beyin dalgalarının değerlendirilmesi ile bu bozukluğun yeri ve şekli hakkında bilgi edinilir. Özellikle epilepsi hastalığının teşhisinde ve tiplerinin belirlenmesinde tedaviye karar verdirecek olan inceleme yöntemi EEG'dir. Ancak kısa süren epileptik dalga şekillerinin gözle tanınması zor ve zaman alıcı bir işlemdir.

EEG okuyucusu, kaydı değerlendirirken, epileptik dalga şekillerinin genel tanımlarından yararlandığı gibi, tüm kanalların etkileşimleri, önceki ve sonraki dalga şekilleri gibi sübjektif bilgilerden de yararlanır. Bu yüzden EEG kayıtlarının yorumlanması bu alanda eğitilmiş, deneyimli bir uzman gerektirir. Böyle bir kişinin EEG kaydı yapılan her yerde bulunması pratik olmadığı gibi ekonomikte değildir. EEG kayıtlarını otomatik olarak değerlendirebilecek sistemlere gereksinim vardır. Günümüze kadar bu amaçla birçok yöntem geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Son yıllarda ise EEG kayıtlarının otomatik olarak değerlendirilmesi için YSA kullanılmaktadır.[10]

Dünya 1929 senesinde Alman psikiyatrist Hans Berger'in şu duyurusuyla beyin dalgaları ve bunların kaydedilebilmesi gerçeğiyle tanıştı:

«Beyin tarafından üretilen zayıf elektrik akımlarını grafiksel olarak kağıt üzerinde kaydetmek kafatasını açmadan mümkün olmuştur.»

Berger, bu yeni kayıt metodunu "elektroencefalogram (EEG)" olarak adlandırmıştır. (Electro = electriksel; encephalon = kafa; graph = çizim/görüntüleme);

«Beynin işlevsel durumuna göre örneğin uykuda, anestezide, hipoksia (oksijen eksikliği) durumunda ve epilepsi gibi belli sinir hastalıklarında, bu aktivite değişmektedir.»

Hans Berger tarafından tahmini 1928'de kaydedilen ilk EEG örneği aşağıda görülmektedir:

EEG

Bu gelişme, devrimsel bir buluş olmuştur. Aslında Berger, tamamen yeni ve çok önemli bir tıbbi bilim dalı keşfetmiş oldu: Klinik nörofizyoloji. Berger'in kullandığı elektrodlar, EEG' nin detaylı topografik ölçümü için çok büyüktüler. Bu durum Gray Walter adındaki İngiliz biliminsanlarınca bertaraf edildi.

1936'da kafatasına çok sayıda küçük elektrod yerleştirilmesi ile beyinde tümör etrafındaki elektriksel aktivitenin belirlendiğini ve içindekinin kaybolduğunu ispatladı. EEG'nin iki boyutlu haritalarını oluşturma olasılıklarıyla pekişerek Walter 1957'de toposkop'u icat etti.

Toposkop, her biri kafatasına tutturulmuş bir çift elektroda bağlı 22 katod ışık tüp (TV tüpü benzeri) bulundurur. Elektrodlar ve ilgili tüpleri iki boyutlu geometrik düzlem üzerinde ayarlandı, tıpkı her tüpün beyinde belirli alanların EEG ölçümlerini oluşturan bir kısım ritimlerin yoğunluğunun betimlemesi gibi. Gray Walter deneklerine birkaç zihinsel görev vererek EEG ritimlerinin farklı yollarla, farklı zamanda ve beynin farklı bölümleriyle değiştiği sonucunu görmüştür. Örneğin ilk olarak dinlenme halindeki alfa ritminin, dikkat isteyen zihinsel bir etkinlik esnasında neredeyse tüm beyinden kaybolduğunu ve daha hızlı olan beta dalgalarının hakim oldukları gözlemlenmiştir.

Epileptik noktaların tespitinde toposkopun büyük yardımı olabileceği gerçeği yanı sıra çok karmaşık ve pahalı oluşu ticârî başarısını ve yaygın kullanımını engellemiştir. Beyin elektriksel etkinliğinin topografik yaklaşımı, 80'li yıllarda masaüstü bilgisayarlarıyla birlikte yeniden doğmuştur. EEG beyin topografisi günümüzde renkli beyin haritalaması olarak da anılmaktadır.[11]

EEG'nin Temel Ritimleri

Frekans Hz Oluşumu
DELTA 0.5-4 Erişkinlerde uykuda görülür. Uyanık bebeklerde görülmesi normal, erişkinde patolojiyi gösterir.
TETA 4-8 Bebeklerde uyanıkken, erişkinde uykuda, emosyonel streste veya beyin patolojilerinde.
ALFA 8-13 Uyanık, gevşek durumdayken ve özellikle gözler kapatıldığında pariyetooksipital bölgede en yüksek genliklidir.
BETA >13 Sinir sistemi duysal bir bilgiyi işlerken veya zihinsel aktivite içindeyken [12]

Değişik Şuur Halleri

Değişik şuur halleri, parapsikolojide insanın uyanıkken bulunduğu olağan şuur halinden farklı şuur hallerini kapsayan bir terim olarak kullanılmaktadır. Terim, ilk kez ABD'li psikoloji profesörü ve parapsikolog olan Charles Tart tarafından ortaya atılmıştır. Elektroansefalograf aygıtının icadı, beyin dalgalarının ölçülebilmesine ve insanın "uyanık şuur hali"nden farklı olan şuur hallerinin sınıflandırılabilmesine olanak sağlamıştır. (Beyin dalgalarını 1924'de keşfeden Alman psikiyatr Hans Berger ile başlayan laboratuar testleri sonucunda beynin alfa, beta, Teta ve delta dalgaları diye adlandırılan elektriksel etkinliklerde bulunduğu saptanmıştır.) Bu alandaki bilimsel araştırma sonuçlarına göre, örneğin hafif hipnoz, meditasyon, dalgınken düş görme, uyku-uyanıklık arası gibi hallerde beyin, alfa ritmi denilen, 8 Hz. ile 13 Hz. arası dalgalar yayınlamaktadır. Beta dalgaları (14-27 Hz.) ise yalnızca insanın olağan "uyanık şuur hali" sırasında yayınlanmaktadır.[13]

Genel Sınıflandırma

Kimi parapsikologlar değişik şuur hallerini şu yirmi kategoride sınıflandırırlar:

  1. Rüyanın görüldüğü, hızlı göz hareketleriyle, yavaş beyin dalgalarının yokluğuyla nitelenen uyku hali (rüyalı uyku).
  2. Hızlı göz hareketlerinin yokluğu ve yavaş beyin dalgalarıyla nitelenen uyku hali (rüyasız uyku hali).
  3. Uykuya dalmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal.
  4. Tam uyanmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal.
  5. Aşırı uyarılma, ilaç alma ya da yoğun konsantrasyon sonucunda oluşan aşırı uykusuzluk hali.
  6. Depresyon, yorgunluk vs. sonucundaki uyuşukluk hali.
  7. Ekstaz (vecd), coşku ya da aşırı olumlu heyecanlanma hali
  8. Histeri ya da aşırı olumsuz heyecanlanma hali.
  9. Fragmantasyon (parçalanma) hali
  10. Hipnotik yolla geçmişe dönme hali (ekminezi sırasında geçmişi tekrar yaşarken içinde bulunulan şuur hali)
  11. Meditasyon hali. Bu şuur hali, alfa dalgalarının sürekliliğiyle,görsel imajinasyonun yokluğuyla ve zihinsel etkinliğin en az düzeyde oluşuyla nitelenir.
  12. Gözler kapalıyken hızlı göz hareketlerinin olmadığı trans hali. Bu şuur hali, alfa dalgalarının sürekliliğinin yokluğuyla nitelenir.
  13. Gözler kapalıyken hızlı göz hareketlerinin olduğu trans hali. Bu bir vizyon almanın, durugörünün, kısaca bir paranormal algılamanın söz konusu olduğu trans halidir.
  14. Dalgınken düş görme hali.
  15. Kişinin iç alemini gözlem hali ya da dış alemle ilişiği olmayan duyumlarla ilgili idrak (algılama) hali
  16. Baygınlık hali
  17. Koma hali
  18. Hafıza ile ilgili bazı haller
  19. Genellikle mistik deneyimlerde karşılaşılan bilinç genişlemesi hali
  20. "Uyanık şuur hali"nden farklı olmakla birlikte bilinçte bir kararmanın söz konusu olmadığı, Şamanizm'de rastlanan şamanik trans hali.[13]

İnsan beyninin çeşitli frekanslarda dalgalar yaydığı çok eski zamanlardan beri bilinir. Özellikle gizli bilimlerle uğraşan pek çok kişinin bunu binlerce seneden beri bilmesine karşın, pozitif bilimin bu gerçeği bazı aygıtlarla tespit ederek kanıtlamasının mazisi oldukça yenidir.

İnsan beyninin şimdiye dek beş çeşit dalga yayınladığı halen biliniyor. Bunlardan Alfa dalgaları,Beta dalgaları ve Gama dalgaları özelliklerine göre normal beyin dalgaları sayılır. Teta ile Delta dalgaları ise marazi dalgalardır. Genellikle beyin özürlü kişilerin yaydığı dalgalardır. Ancak bizim daha sonra da değineceğimiz gibi bu dalgalara Parapsikolojik denemelerde de rastlanmıştır.[14]

Alfa (α) Ritmi (Alpha Rhythm) ve Alfa Dalgaları

α ritmi, gözler kapatıldığında gözlenir. 50 μV amplitüdlü, 8-12 hertz frekanslı, düzenli bir dalgadır. En belirgin parietooccipital bölgeden kaydedilir. Memeliler arasında türden türe çok az değişir. Kedide insandakinden frekansıbiraz daha yüksektir. Uykuda bu ritm, tamamen kaybolur.[15]

Alfa ritmi, zihin dinlenmesine (gevşemişliğine) bağlı olarak beyin içindeki elektriksel aktivitedir. Saniyede ortalama 10 dönüştür.[16] Normal yetişkin şahıslarda çoğunlukla iyi gelişmiş ortalama 9-10 frekanslı Alfa dalgaları görülür.

Alfa dalgaları insan gözlerini kapattığında ve tamamen sakin olduğunda görülür. Bu dalgaların fizyolojik orijinleri halen tartışılmakta. Hemen şunu ilave edelim ki: Yoga, Meditasyon gibi çalışmalar yapılırken yapılan ölçümler beynin Alfa dalgaları yayınladığını göstermektedir. Düşünme faaliyetinin olmadığı tam sükunet anında beyin bol miktarda Alfa dalgaları yayınlar. Şahıslarda sükunet hali bozulur bozulmaz; Alfa dalgaları basılırlar. Örneğin derin bir konsantrasyon veya meditasyon hali içinde bulunan bir kişiye herhangi bir konu hakkında soru sorulacak olursa Alfa dalgaları derhal daha düşük amplitütlü Beta dalgalarına dönüşürler.

Alfa dalgaları bilinen beyin dalgaları içinde en güçlü ve salıklı dalgalardır. Bu dalgalar, çocukluktan itibaren yavaş yavaş gelişerek beyin tarafından yayınlanır. 1.5 yaşındaki bir çocukta Alfa dalgalarına nadir rastlanır. 3-5 yaşlarındaki çocuklarda ise bu dalgalar daha belirginleşir. Çocuk, 10 yaşına geldiğinde dalgaların iyice organize olduğu anlaşılmıştır. 16-18 yaşlar ise bu dalgaların tam düzeninin kurulduğu devre olarak biliniyor.Yaşamın yaşlılık döneminde ise çocukluk dönemlerinde olduğu gibi bu dalgaların gittikçe yavaş olduğu anlaşılmaktadır.

Alfa dalgalarının oluştuğu duruma parapsikoloji de Alfa Durumu adı verilir. Son yıllarda Parapsikolojinin Alfa ritmine eğilmesi pek çok bilinmeyene ışık tutacaktır. Çünkü bu durum kontrol altına alındığı takdirde paranormal olayları açıklamak iyice kolaylaşmaktadır. Bu görüşten hareketle bir teori geliştirilmiştir. Bu teorinin ışığında Alfa dalgalarını ışık, ses gibi çeşitli uyarıcılarla belirgin duruma getirerek arttırmak amacıyla imal edilmiş çeşitli aygıtlar her geçen gün gelişmektedir. Son senelerde bu aletlerin geliştirilmesine verilen önem sonucunda halen parapsikoloji laboratuarlarında kullanılan pek çok portatif aygıt bulunmaktadır.

Esasında parapsikologların halen üzerinde çalıştıkları Alfa Durumu, çok eski zamanlara dayanır. Okültizm, Yoga ve pek çok inisiyasyon ekollerinde zaten biliniyordu. Bütün bunları deneysel olarak ispatlamayı amaçlayan parapsikologlar en azından Alfa Durumunun Telepati, Duru görü ve Kehanetlerle alakası olduğunu bilmektedirler.  Filipinli rahmetli ve ünlü şifacı Tony Agpao'nun Almanya'da doktorlar denetiminde gerçekleştirdiği enteresan bir olay vardır. Olay, aynen şöyle gerçekleştirilmiştir:

Agpao, bir EEG aygıtının elektrotlarını kendi kafasına,bir diğer EEG cihazının elektrotlarını da bir sara hastasının kafasına raptettirir. Grafik Olarak beyin dalgaları çizilmeye başlandığında Agpao'nun grafiğinde son derece sağlam ve sağlıklı Alfa dalgaları olduğu görülür. Oysa sara hastasının grafiği ise son derece sağlıksız ve düzensizdir. Üstelik sıkça patolojik Delta dalgaları da görülmektedir. Agpao, hastanın elini tutunca, kendi beyin grafiğinin değişmediği halde hastanın grafiğinde son derece sağlıklı ve Agpoa'nınkiler kadar düzenli Alfa dalgalarının görüldüğü grafik olarak izlenmiştir. Agpoa elini hastanın elinden çekince hastanın grafiği yine patolojik dalgaları göstermeye başlamıştır. Olay defalarca denenmiş, hiçbir seferinde durum değişmemiştir. Deney süresi boyunca Agpoa' nun düzenli Alfa dalgaları hep muntazam kalmış, ancak hastanın elini her tutuşunda da kendi düzenli Alfalarını hastaya nakletmeyi becermiştir. Böylece görülen şudur ki; Kişide yapay veya nakil yoluyla meydana getirilen Alfa dalgaları, Epilepsi, Sara bile dinlememektedir. Çünkü bilindiği gibi bu tür hastaların beyin grafikleri son derece düzensizdir.

Alfa ritminin önemi parapsikoloji'de çok önemlidir. Çünkü alfa dalgaları, frekans ve amplitütleri en yüksek olan dalgalardır. Bu dalgaların düzene konulması için önerilen çalışmaların başında ise nefes egzersizleri gelmektedir.[9]

Alfa blokajı

Alfa blokajı: Denekler gözler kapalı ve kasları gevşek bir durumda iken beyin elektriksel aktivitesinde alfa ritmi izlenirken, deneğin gözlerini açması ile veya gözlerini
açmadan zihinsel bir aktivite yapması ile alfa ritmi yerini beta ritmine bırakır.[12]

Düşük alpha: 8-10: iç farkındalık, zihin/beden etkileşimi, denge
Yüksek alpha: 10-12: merkezleme, iyileşme, zihin/beden bağlantısı

Alpha dalgaları 7. 5 ve 13 Hz arasındadır. Alpha dalgalarının can alıcı noktası 10 Hz civarındadır. Rahatlayınca ve heyecan yatıştığında devreye girer. Alfa dalgalarının beta dalgalarına kıyasla genliği daha yüksek, frekansı daha düşüktür. Beta dalgaları saniyede 15 ila 40 Hz yaparken, alfa dalgaları saniyede 9 ila 14 Hz arasında devir yapar. Elinizdeki iş bitince, bir toplantıdan dışarıya çıkıp hava aldığınızda alfa dalgaları faaliyete geçer.

Sağlıklı alpha üretimi, zihinsel beceriyi arttırır, zihinsel ahenge yardımcı olur, rahatlama duygusunu arttırır. Bu durumda elinizdeki herhangi bir işi başarmak için hızlı ve etkili hareket edebilirsiniz. Alpha hakim olduğu zaman kişiler kendilerini rahat ve sakin hissederler. Alpha bilinç ile bilinçaltı arasında köprü gibidir. Gevşemiş, rahatlamış normal insanlarda görülen başlıca ritimdir. Hayatımızın büyük bir kısmında, özellikle 13 yaştan sonra daha aktiftir. Alpha ritimleri beyinde bütün parçaları birbirine bağlayan beyaz bir maddeden çıkar. Alpha kişi uyanık olduğu zaman devrededir. Occipital bölgede (kafanın arkası) ve frontal kortekste yoğunluktadır. Alpha dışadönüklük, yaratıcılık ( bir problemin sonucuna ulaşırken alpha gözlemlenir) ve zihinsel aktivite sağlar.

Eğer alpha dalganız normal limitlerinde ise iyi bir ruh halinde olursunuz, dünyaya daha doğru bakarsınız ve sakin hissedersiniz. Alpha, sınıfta veya işte öğretilen bilgiyi öğrenme ve kullanma anlamında beynin en önemli frekanslarından biridir. Gözlerinizi kapatarak veya derin nefes alarak alpha seviyesini arttırabilirsiniz; Hızlı nefesler alıp vererek düşürebilirsiniz. Araba benzetmemizdeki yeri Alpha dalga seviyesi vitesin boşta olması anlamına gelmektedir. Alpha, bir konudan başka bir konuya kolayca geçmemizi sağlar.

Nefes: Üst ve alt solunum birlikte hareket edecek şekilde dakikada 12-15 nefes alış veriş düzeyindedir. Nefes kapsamlı, ritmik ve düzenlidir.
Dağılım: Beynin bütün lobunu içerir, göz kapalıyken occipital lobda yoğunlaşır.
Subjektif duygu durumları: Relax (rahat), sıkıntısız, uykusuz, sakin, bilinçli
İlişkili iş ve davranışlar: meditatif ve eylemsizdir.
Fizyolojik ilişki: Dengelenmiş ve iyileşmiştir.
Eğitim sonucu: Rahatlama sağlatır.[17]

Beta (β) Ritmi ve Beta Dalgaları

Beta (β) ritmi, 10-15 μV amplitüdlü, 18-30 Hz frekanslıdır. Daha çok frontal bölgeden kaydedilir.[15]

Alfa dalgaları yayan bir kişiye ses ve ışık gibi bir uyarıcıyla müdahale edildiği takdirde Alfalar derhal basılarak kendilerinden dört kere daha düşük olan Beta dalgalarına dönüşürler. Beta dalgalarının maddeyi uzaktan kontrol edip, onda istediği hareketi temassız olarak meydana getirebileceği gibi teoriler varsa da bunlar henüz ispatlanmış değildir.[9]

Beta, fazlasıyla meşgul olduğumuz hallerde devreye girer. Hızlı, seri ve inişli çıkışlı dalgalardır. Heyecanımız arttığında veya dış faktörlerce fazlaca uyarıldığımızda beta dalgaları yayınlamaya başlarız. Konuşan biri, ders veren bir öğretmen beta dalgaları yayar. Konuşma sırasında tartışma çıkarsa, ortalık gerginleşirse beta dalgalarının frekansı artar.[18]

Beta dalgaları, şş zamanlı olmayan aktif beyin dokusunu yansıtır. Simetrik dağılımda genellikle her iki tarafta görülür, önde daha fazladır. (frontal) Kortikal hasarda kaybolabilir ya da azalabilir. Heyecanımız arttığında veya dış faktörlerce fazlaca uyarıldığımızda beta dalgaları yayınlamaya başlarız. Konuşan biri, ders veren bir öğretmen beta dalgaları yayar. Konuşma sırasında tartışma çıkarsa, ortalık gerginleşirse beta dalgalarının frekansı artar.

Genellikle normal ritimdedir. Dışsal ve içsel uyarıcılara duyarlılık veya kaygılı olma durumunda veya gözler açıkken dominant ritimdir. Gözlerimiz açıkken, dinlerken, düşünürken, analitik bir problem çözerken, karar verme veya yargıya varma durumunda, etrafımızda olan biten bilgiyi işleme sırasında aktiftir. Beta araba senaryosunda beşinci vitesi / yüksek hızı temsil eder. Beta bandı oldukça geniş bir banttır. Düşük, orta ve yüksek olmak üzere üçe ayrılır:

Düşük beta (12-15 Hz), "SMR"

Nefes: Ortalama olarak 2 saniyede bir nefes alışverişi yapılır. Kaburgaların devrede olduğu yetersiz üst solunum hızlı ve düzensiz bir şekilde gerçekleşir.
Dağılım: beynin yan tarafında ve lobda lokalizedir ( frontal, occipital vb)
Subjektif duygu durumları: odaklanmış ama rahat, entegre
İlişkili iş ve davranışlar: Dikkat eksikliğine yol açabilir.
Fizyolojik ilişki: Hareketle ketlenir, vücudu sınırlandırmak smr'yi arttırabilir.
Eğitimin Etkileri: SMR'yi arttırmak rahat odaklanma sağlar, dikkat gerektiren yetenekler düzeltilebilir.

Orta beta (15-18 Hz)

Nefes: Üst solunumla dakikada 30 civarında düzensiz nefes alış verişi gerçekleştirilir.
Dağılım: Beynin birçok alanı üstünde bölgesel ayrışmıştır.
Subjektif duygu durumları: Düşünme, kendinin ve etrafın farkında olma.
İlişkili iş ve davranışlar: zihinsel aktivite
Fizyolojik ilişki: Tetikte, aktif ama huzursuz değil.
Eğitimin Etkileri: Zihinsel yeteneği arttırabilir, odak, tetikte olma, zeka

Yüksek beta (18 Hz üstünde)

Nefes: Üst solunum devrede olarak dakikada 20 ortalamada ritmik nefes alıp verme şeklindedir.
Dağılım: Çok fazla bölgede odaklanmıştır.
Subjektif duygu durumları: Tetikte olma, huzursuzluk
İlişkili iş ve davranışlar: Zihinsel aktivite, örn: planlama ve program.
Fizyolojik ilişki: zihin- beden fonksiyonlarının genel aktivasyonu.
Eğitimin Etkileri: Tetikte olmaya neden olur ve huzursuzluk yapar.[17]

Delta Dalgaları

Hastalıklı sayılan düzensiz dalgalardır. Frekansları 4-7 ve amplitütleri 50 mikro volt'un üstünde olan dalgalardır.[9] Delta dalgaları, saniyede 1.5 ila 4 Hz arasında gidip gelir. Son derece de düzensiz yayılır. Bilinçsiz zihnin en derinlerinde, uykunun en derin saatlerinde bu dalgaları yayar beynimiz. Yatakta kitap okurken de yayılan dalgalar gene betaya dönüverir. Uykumuz gelince önce düşük frekanslı beta, kitabı okumayı bırakıp yanı başınıza koyunca alfa, uykuya geçmeye başlayınca Teta, uyku derinleşince de Delta devreye giriyor.[18]

Araştırmalar Teta ve Delta dalgalarının özellikle yaratıcılıkla ilgili olduğunu, bu dalgaların beynimizin içine doğru odaklanmamıza yardım ettiğini ve yaratıcı düşünceyi ortaya çıkardığını ileri sürüyorlar. Bu dalgaların en aktif olduğu dönem uykudan uyanma dönemidir. Bu nedenle uykudan uyanma süreci yaratıcılık açısından en yararlı dönemdir. Buna örnek olarak Descartes, yeni fikirlere en çok uyandıktan sonra, yatakta uykulu, yarı uykulu halde geçebilirmiş.

Yaratıcılık ile beynin dalgaları arasında ilintili olduğu belirginleştikçe, beynin elektriksel çalışmasını düzenleme faaliyetleri de daha popülerleşiyor. Birçok uzak doğu geleneği, aslında beynin kendisini dingin bir hale getirmeye yarıyor. Beynin dalgalarına egemen olduğunuzda, sinirlenmeyen, aşırı heyecana kapılmayan, zihni yaratıcılık sürecini uzatabilen biri haline geliyorsunuz. Kas gücünü çalıştırır gibi beynin dalgalarını çalıştırabiliyor, istediğiniz yönde harekete geçirebiliyorsunuz. En düşük frekanslar deltadır. 4 Hz'den düşüktür ve derin uyku durumudur ve bazı anormal süreçlerde aynı zamanda "empati hali" hissedildiğinde delta dalgaları bilinçaltı düşünceyi yansıtır. 1 yaşa kadar olan bebeklerde dominant ritimdir ve uykunun 3. ve 4. evresinde bulunur.

Yatakta kitap okurken de yayılan dalgalar gene betaya dönüverir. Uykumuz gelince önce düşük frekanslı beta, kitabı okumayı bırakıp yanı başınıza koyunca alfa, uykuya geçmeye başlayınca teta, uyku derinleşince de delta devreye girer. Fiziksel dünyadaki farkındalığımızı azaltmak için delta dalgalarını arttırırız. Aynı zamanda bilinçaltı düşüncelerimize delta dalgaları vasıtasıyla ulaşırız. Performans arttırmak isteyenler delta dalgalarını azaltır ve yüksek odaklanma ve yüksek performans elde edilir. Dikkat eksikliği teşhisi konmuş bireyler odaklanmaya çalıştıklarında delta dalgalarını düşüreceklerine arttırırlar. Uygun olmayan delta dalgaları odaklanmayı ve dikkati ciddi bir şekilde kısıtlıyor. Sanki beyin sürekli uykulu bir devreye kilitlenmiş gibidir. Başka bir açıdan delta dalgasını tanımlarsak; araba kullanıyorsunuz ve araba 1. viteste. Bu vitesle çok hızlı gidemezsiniz. Yani delta 1.vitesi temsil eder.

Nefes: Tamamen diyafram kullanılarak yapılan solunum sessiz, derin, kapsamlı ve çok yavaştır. Dışarıdan bakıldığında nefes almadığı düşünülen solunum dakikada 8 nefes alış verişin altında gerçekleşir.
Delta (0.1-3 Hz): Dağılım: Genellikle geniş yayılmış olabilir, yaygın.
Subjektif duygu durumları: derin, rüyasız uyku, non-rem uyku, trans hali, bilinçsiz.
İlişkili iş ve davranışlar: uyuşukluk, hareketsizlik, dikkatsiz
Fizyolojik ilişki: hareketsiz, hemen harekete geçememe.
Eğitimin etkileri: Arttırılırsa uykuya, trans haline, derin gevşeme durumuna neden olur.[17]

Gama Dalgaları

Süratli hareketlerde oluşan beyin dalgalarıdır. Amplitütleri düşük, frekansları 30-50 arasındadır.[9]

Teta (θ) Ritmi ve Teta Dalgaları

Teta (θ) ritmi, 100-200 μV amplitüdlü, 4-7 Hz frekanslıdır. Çocuklarda çok sık görülür. Hayvan çalışmaları beynin hypocampus kökenli olduğunu düşündürüyor.
18 yaşından sonra bu ritm kaybolur.[15]

Teta dalgaları, bastırılmış duygular ortaya çıktığında aktifleşiyor. Yaratıcılık için ihtiyaç duyulan beyinsel bağlantılar da Teta dalgaları sayesinde kuruluyor. Uzun bir yolda ilerlerken, yürüyüşe çıkıp bedeninizi dinlendirmek istediğinizde, gene ilginç ve yaratıcı fikirlerin dalgası Teta işbaşındadır.[18]

Delta ve Teta dalgaları, epileptiklerde, saralılarda bolca rastlanan dalgalardır. Zaten nöroloji dilinde de, saniyede 3 frekanslı dalga diken kompleksi adıyla Petit Mal epilepsisi teşhisini koydurtur. Asabi kişilerde, gözü sinirden kararmış kişilerde, hatta bol bol negatif şeyler düşünen kişilerde bu iki dalga türünü çok rastlanır.[9]

Theta dalgaları içe dönük odaklanma, meditasyon, bütünsel farkındalık sırasında kuvvetlidir. Uyanık olma ve uyku arasındaki durumu yansıtır. Bilinçaltıyla ilgilidir. Uyanık haldeki yetişkinler için anormal, ama uyku sırasında normaldir. Theta'nın hippocampal ve limbik sistem bölgesindeki aktiviteyi yansıtır. Theta endişe, kuruntu, huzursuzluk ve çekingenlik çıkarabilir. Theta dalgası öğrenme ve hafıza gibi kompleks davranışları ilerletir. Olağandışı duygusal durumlarda, stres veya hastalık gibi, üç büyük vericide (transmitter) dengesizlik olabilir ve bu da normal dışı davranışlara neden olur. Tekrar araba örneğimize geri dönecek olursak, thetayı 2. vites olarak düşünebiliriz. 1. vites (delta) kadar yavaş değil ama hala hızlıda değil.

Nefes: Derin, kapsamlı ve yavaştır. Ritm düzenlidir. Dakikada nefes alış veriş sayısı 8 ortalamadadır. Solunum diyafram kullanılarak gerçekleştirilir.
Dağılım: Bölgesel, birçok lobu içerebilir, yanal ya da yayılmış olabilir.
Subjektif duygu durumları: Sezgileri güçlü, yaratıcı, anımsamak, hayal, düş, değişken düşünceler, uykulu, birlik hali, üçüncü gözün açılması
İlişkili iş ve davranışlar: Yaratıcı, sezgisel; aynı zamanda dalgınlık ve odaklanamama olabilir.
Fizyolojik ilişki: Zihin/beden entegrasyonu, iyileşme.
Eğitimin etkileri: Arttırılırsa başı boş gezme, trans durumu. Düşürülürse, konsantrasyon artar, dikkat yoğunlaşabilir.[17]

Beyin dalgaları, müzik

Beyin Dalgaları ve Müzik

Günümüzde müzik, yaşamımızın bir parçası olarak görülmekte, hem beyinsel hem de fiziksel olarak bizi etkilediği kabul edilmektedir. Beyin dalgaları müzik ile hızlandırılıp, yavaşlatılabilmekte, kas gerilimi ve hareketlerini koordine etmeye yardımcı olarak, anksiyolitik etki yapmaktadır. Yıllardan beri bilinmektedir ki, gündelik yaşamımız esnasında beyinde 14-20 frekans arasında titreşimli beta dalgaları üretilir. Çevremizi bilinçli olarak algıladığımızda ve huzur içinde olduğumuzda 8-13 frekans arasında titreşimli alpha dalgaları üretilir. Yoğun yaratıcılık, meditasyon ve uykuda 4-7 frekans arasında titreşimli theta dalgaları üretilir. Beyin dalgaları yavaşladıkça huzur duygusu artar. Tıpkı beyin gibi insanın kalp atışları da ses ve müziğe son derece duyarlıdır. Müzik veya ses frekansının temposu ve volümü, kalp atışlarının değişmesine neden olur. Müziğin temposu arttıkça, kalp atışları da hızlanır, yavaşladıkça nefes alışları gibi kalp atışları da yavaşlamaktadır.[19]

Sonraki Sayfa >>




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: seçkin, 31.05.2016, 06:50 (UTC):
meditasyona yönelmelisiniz. günde 5dk den 2 sefer yaparak başlayabilirsiniz. o zaman ürettiğiniz dalga formları günden güne daha düzgün ve kararlı eğriler çizecektir uzamda. 7 gün sonra 10 dk, 2 hafta sonra 15 dk, 4 hafta sonra 20 dk ye çıkabilirsiniz. bu şekilde gündelik olarak tekrar ederseniz bir kaç ay içinde düşünme şeklinizin ve sağlığınızın olumlu yönde değiştiğini göreceksiniz.

sevgiler



Yorumu gönderen: Aleyna, 30.05.2016, 19:57 (UTC):
Bu Sene Tubitak Projesi İçin Hazirlanacağım Ve Bu Bilgileri Projemde Kullanacağım. Teşekkürlerr...

Yorumu gönderen: necla , 27.05.2016, 15:23 (UTC):
Teta ve delta dalgalarının bozukluğuna kişide ne gibi bir rahatsızlık olur lütfen cevap çok acil

Yorumu gönderen: Rst kontrol, 24.04.2016, 20:55 (UTC):
Selam istedigmiz frekansta kalmayi nasil control ederiz...saygilar

Yorumu gönderen: yusuf caliskann, 29.01.2016, 12:03 (UTC):
Lutfenn bana ulassin bu olayy bende gerceklesti ne yapmam gerktigini bilmiyorummm

Yorumu gönderen: gkn, 12.01.2016, 11:08 (UTC):
mp3 çalarlara baktıgımızda en iyisi bile 20 hz ile 20.000 aralıgında . yalnız burda ki verilen frekans aralıkları daha düşük bu frekansları en etkili biçimde nasıl dinleyebiliriz. Teşekkürler

Yorumu gönderen: gamze, 14.12.2015, 16:34 (UTC):
Güzel,doğru bilgiler.Fakat bence daha özet şeklinde daha sıkılmadan okuyabileceğimiz şekilde düzenlenebilir.örneğin yazılar daha büyük madde madde yazılabilir diye düşünüyorum.

Yorumu gönderen: Aslan, 09.12.2015, 13:49 (UTC):
Çok yerinde ve açıklayıcı bir yazı olmuş. Teşekkürler.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36944629 ziyaretçi (103183922 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.