Beytü’l-İzze
 

Beytü’l-İzze

Hazırlayan: Akhenaton

Kategori: İslami Makaleler

Beytü’l-İzze, tasavvuf terimi olarak Hak’ta fâni olma halinde cem‘ makamına vâsıl olan kalp demektir.[1][2] Buna Beytü’ş-Şeref, Beytü’l-Kerâme ve Beytü’r-Recâ gibi adlar da verilir.[3]

Mahiyeti hakkında yeterli bilgi elde edemediğimiz, ancak dünya semasında bulunduğu ve Allah tarafından inşa edilmiş bir mâbet [4] olduğu kabul edilen Beytü’l-İzze’de, öncülerinin ismi "İsmail" olan sayısız meleğin bulunduğuna [5] inanılmaktadır. Bu mâbedin Müslümanlar açısından önemi, Kurân’ın Levh-i Mahfuz’dan buraya ve buradan da Cebrail aracılığıyla Hz. Muhammed’e indirilmiş olduğuna inanılmasından kaynaklanmaktadır.[6]

Bu görüşe göre Kurân, önce Levh-i Mahfûz’a, peşinden, Kadir Gecesi’nde, en yakın semadaki Beytu’l-İzze’ye toptan indirilmiş, buradan da, Hz. Muhammed’in, peygamber olduktan sonra Mekke’deki ikamet süresine bağlı olarak, yirmi veya yirmi üç veyahut da yirmi beş sene boyunca, parçalar halinde Hz. Muhammed’e gelmeye başlamıştır.[7]

Bu görüşe paralel olarak Beytü’l-İzze ile ilgili İbn Abbas’tan şöyle bir rivayet bulunduğu belirtilmektedir: [6]

"Kuran, zikir makamı (Levh-i Mahfuz)’ndan alındı, dünya semasındaki Beytü’l-İzze’ye konuldu. Cebrail de onu Resulullah’a indirir ve ağır ağır okurdu." [8]

Hâkim, bu rivayeti zikrettikten sonra isnadının sahih olduğunu kaydetmiş, Zerkeşî, Zehebî ve Süyûtî gibi bazı âlimler de Beytü’l-İzze’den söz eden bu ve benzeri bazı rivayetler için aynı değerlendirmeyi yapmışlardır.[2] Burada önemle belirtilmesi gereken bir husus, aklî istidlalle bilinmesi imkânsız bu gibi rivayetlerin, merfu hükmünde olduğudur.[9]

Halku‘l-Kurân tartışmalarında "kadîm kelâm" nazariyesini savunan Mutezile dışındaki kelam çevreleri, rivayetlere dayanarak, bir şey olarak Kurân’ın önce Levh-i Mahfûz‘a, sonra Beytü’l-İzze’ye ve oradan da Hz. Muhammed’in kalbine ilkâ edildiğini savunmuşlardır.[10][11] Bu tasavvurda Allah, Kurân metnini ezelde belirlemiş ve her ne pahasına olursa olsun, bu metni inzal buyurmuştur.[12]

Levh-i Mahfûz’da bulunduğu ifade edilen [13] Kurân-ı Kerîm’in âyetleri ramazan ayında mübarek bir gecede (Kadir gecesi) buradan indirilmiştir.[14] Bazı rivayetlerden bu indirilişin Beytü’l-İzze’ye olduğu anlaşılmakta olup buna göre nüzûlün bir başka safhası da âyet ve sûrelerin Beytü’l-İzze’den Cebrâil aracılığı ile veya aracısız olarak şartlara ve ihtiyaçlara göre Hz. Muhammed’e parça parça gönderilmesidir.[15]

Nitekim, Atıyye b. el-Esved birgün İbn-i Abbas’a gelerek yukarıdaki ayetleri okumuş ve bu ayetleri bir türlü anlayamadığını, zira, gerçekte Kurân’ın sadece bir gecede ve Ramazan ayında inmeyip muhtelif günlerde ve aylarda ve uzun bir zaman süreci içinde indiğini söyleyince, İbn-i Abbas ona bu ayetlerde sözü edilen nüzûlün Kurân’ın dünya semasındaki "Beytü’l-Izze"ye olan toplu nüzûlü olduğunu belirtmiştir.[16][17]

Kurân’ın Hz. Muhammed’e peyderpey ve parça parça nüzûlünden önce, Ramazan ayında ve mübarek bir gece olan Kadir gecesinde toplu olarak dünya semasında "Beytü’l-İzze"ye indirilmesindeki hikmet hakkında da çeşitli yorumlar yapılmıştır.[18] Bunlardan bazıları şöyledir:

Diğer kutsal kitaplardan farklı olarak Allah, Kurân’a iki ayrı özellik vermiştir. Hem toplu iniş hem de peyderpey iniş. Bu da O’nun gerek Kurân’a ve gerekse Kurân’ın indiği Hz. Peygambere ve O’nun ümmetine vermiş olduğu değeri gösterir.

Bundan başka, bir kitabın bir tek sicile değil de bir çok sicile kaydedilmesi yine ona verilen değeri ortaya koymaktadır. Ayrıca bu durum, Onun her safhada ne kadar korunduğunu gösteren açık bir delildir.[17]

Kaynaklar

[1] Tehânevî, I, 111.
[2] Abdullah Aydemir, "Beytü’l-İzze", T.D.V.İ.A., C.6, İstanbul, 1992, s. 90.
[3] İrfan Gündüz, "Beyt" maddesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, cilt: 6, s.86.
[4] Elmalılı Muhammed Harndi Yazır, "Hak Dini Kurân Dili", IX, sad. Komisyon, (trz.), ll.
[5] İbn Kesir; "el-Bidaye ve’n-Nihaye-Büyük İslam Tarihi", C.I, çev. Mehmet Keskin, İstanbul, 1994, I, 48-49.
[6] Dr. İsmail Erdoğan, "İslam Düşüncesinde Gizemli Beldeler", Dini Araştırmalar, Cilt: 6, Sayı: 18, s.201-202.
[7] Prof. Dr. İdris Şengül, "Tefsir Tarihi ve Usulü", Atatürk Üniversitesi, Ünite: 5, s.2.
[8] bk. İbn Ebû Şeybe, VI, 144; Hâkim, II, 223.
[9] bkz. ez-Zerkânî, I/47.
[10] Dr. İbrahim Aslan, "Levh-i Mahfûz’un Delâleti Sorunu", Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 50:1 (2009), s.32.
[11] Doç. Dr. Niyazi Beki, "Kurân’da İnzal ve Tenzil Kavramları", EKEV Akademi Dergisi, Yıl: 17, Sayı: 57, Güz 2013, s.259.
[12] Zeliha Bengü Özarslan, "Beşerî İdrak İle Vahyin Buluşma Noktası: Muvâfakat Fenomeni" (yüksek lisans tezi), Çukurova Üniversitesi, Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı, Adana 2006, s.53.
[13] el-Burûc 85/21-22.
[14] el-Bakara 2/185; ed-Duhân 44/2-3; el-Kadr 97/1.
[15] el-İsrâ 17/106; el-Furkān 25/32
[16] el-Beyh’aki, Kitabu’l-Esmai ve’s-Sıfat, Kahire, s. 236; el-Murşidu’l-Veciz, s. 10-11; el-İtkan, I;54; Menahilu’l-İrfan, I/38.
[17] Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Güngör, "Kurân’ın Peyderpey İndirilmesindeki Hikmetler", Diyanet Dergisi, Sayı: 3, Temmuz-Ağustos-Aylül 1988, s.6-8.
[18] el.Murşidu’l-Veciz, s. 24-2.7; el-Burhan, I/230; el-İtkan, I/54-55; Menahilu’l İrfan, s.9.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36892359 ziyaretçi (103087903 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.