Bir Baba Ölünce...
 

Bir Baba Ölünce...

Mehmet Akif Ardıç

15 yıl önce bir 12 Şubat'ta kaybettiğim babam Lütfü Ardıç'ın hatırasına.....

“Kimdir ölü: toprağa veren mi, toprağa karışan mı? Söyle kimdir gerçek ölü: ölüp giden mi, ardında kalan mı? Söyle kimdir gerçek ölü, ruhunu teslim eden mi, yoksa ümidini ölüme bağlayan mı?” Mehmet Akif Ardıç, “Bir Yürek Yangınıyken Sen İçimde” şiir kitabından.

Bazen sevdiklerimizi kaybettiğimizde aslında tek kaybettiğimiz sadece o insanlar değil; yüreğimizde ona ait olan parçalar, yürek atışlarımızdaki enerjidir de. Bazı insanlar için bir insanı kaybetmek, doğanın bir parçasıdır. Bazı insanlar için “Her nefis ölümü tadacaktır” ayetidir ve bizi Yaratan’a dönme yolculuğudur ve “biz sizi sevdiklerinizin canlarıyla imtihan ederiz” ayetinin bir gereğidir. Ama bazı insanlar için anneler ve babalar öyle bir sevgi kaplar ki yüreklerde, onları kaybettiğin zaman yüreğinden en büyük parçalar ölür.

İşte ben, babasının cenazesinde üzerine incinir diye toprak atamayanlardan biriyim… Çünkü mezara koyduğumuz artık yaşamayan biri değil hala Baba’dır. Mezara koyduğumuz, yüreklerimizin bir parçasıdır. Mezara koyduğumuz, Baba’nızın öldüğünü unutup akşam yemeğine oturmadan daha babam gelmedi, onsuz yemeğe başlamayalım deyişiniz, onun gelme saatine bakışınız, sonra aniden onun ölümünü hatırlayarak içinize saplanan acı bıçaktır… Boş kalan, eskiden onun oturduğu sandalyeye, kürevitin köşesine ya da koltuğa bakıp nefes alamamaktır.

Hani ölü ağlayıcıları vardır. Cenazeden cenazeye koşup ağlamak için gözlerine soğan süren, üstünü başını yırtan… Cenaze sahiplerine bakıp bunlar niye ağıtlar yakmıyor, bunlar niye hiç gözyaşı dökmüyor diye size dudak bükerler. Soğanlar, gözyaşı soğanları eksildikçe onlar dudaklarını büktükçe büker ve iki çizgi alaycı paralel çizgiye dönüşür. Ama bizim gözlerimizden yaş akmaz… Çünkü yüreğimiz, ölmüştür………. Çünkü gözyaşı pınarlarımız kurşun yağmuruna tutulup delik deşik olmuştur. Çünkü ölen, sizin anne’niz, sizin baba’nız değil; bizim babamız ve aslında bizlerizdir….

Sözüm babaları hala yaşarken, böyle bir nimete sahipken onların değerlerini bilmeyenlere… Onların değerini anlamak için illa ki vaktin geçmiş olmasını beklemeyin… Onların aranızda olduğu her saniyenin değerini bilin… Ta ki iş işten geçip onun yokluğunu duyacağınız, nefesinizin çoğu kez kurşun gibi ağırlaşıp havaya karışamadığı günler ermeden önce…

Mehmet Akif Ardıç.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: hacı nezire sarıkamış, 01.03.2017, 16:24 (UTC):
allah yarhmet eylesi



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 41878107 ziyaretçi (111629088 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.