Bir Baba Olarak Peygamberimiz
 

Bir Baba Olarak Peygamberimiz

Mehmed Paksu

Peygamberimiz (S.A.V.) her haliyle örnek bir babaydı. Özellikle kendi çocuk ve torunlarına çok düşkündü. Onlar için şefkatli bir baba, merhametli bir dedeydi. Kızı Fatıma ile arasında çok sıcak bir samimiyet vardı. Onu kendinden bir parça olarak görür, gözü gibi korurdu.

Hz. Fatıma, babasına çok düşkündü, bunun için de çok benzerdi. Simasıyla, oturuşuyla, kalkışıyla, ahlakı ve edebiyle, her yönüyle tam babasının kızıydı. Peygamberimiz bir sefere çıkacağı zaman en son ona uğrar, dönüşünde ise önce onun yanına giderdi. Peygamberimizin evi ile Hz. Fatıma'nın evi yan yanaydı, arasında bir kerpiç duvar vardı. Çok sık görüşürler, çok sık birlikte olurlardı. Öyle ki, Hz. Fatıma babasını ziyarete geldiğinde, Peygamberimiz (S.A.V.) sevgili kızını karşılamak için ayağa kalkar, alnından öper ve yanına oturturdu.

O gün, Hz. Fatıma'nın düğünü vardı. Mütevazı bir yemek hazırlandı ve davetlilere ikram edildi. Yemekten sonra Efendimiz, bir eliyle Hz. Ali'yi, diğer eliyle de Hz. Fatıma'yı tutarak evlerine götürdü. Fatıma'yı bağrına bastı. Daha sonra şu tatlı öğüdü verdi:

-Kızım, evimizden çıkıp, başka bir eve, ülfet etmediğin bir kimseye gidiyorsun. Sen kocana yer ol ki, o sana gök olsun! Sen ona hizmetçi ol ki, o sana köle olsun! Kocana yumuşak davran! Öfkeli hallerinde sessizce yanından kayboluver. Öfkesi geçinceye kadar ona görünme! Ağzını ve kulağını muhafaza et! Kocan sana fena söylerse, söylediklerini duyma ve sakın karşılık verme! Ona karşı gelme! Daima senden güzel söz işitsin, güler yüz görsün. Bu suretle sana iyi gözle baksın.

Sonra alnından öptü. Hz. Ali'ye teslim etti ve "Hanımın çok iyi bir hanımdır" buyurdu. Her ikisini de Allah'a emanet etti. Sonra mübarek eliyle kapının iki kanadını tuttu, bereket duası yaptı.

Peygamberimiz (S.A.V.) Hz. Fatıma'yı evlendirdikten sonra da ondan kopmadı, ilişkileri azalmadı; yine her sabah gider onları namaza kaldırırdı. Peygamberimiz bu taze yuvaya çok önem veriyor; Müslümanların geleceğini bu yuvanın etkileyeceğini bilerek onları yönlendiriyor, eğitiyordu. Hz. Ali ve Hz. Fâtıma arasında işbölümünü bizzat kendisi yapmıştı. Ev işlerini kızına, dışarı işleri de Hz. Ali'ye vermişti. Kendisi de bu konuda zaten tam bir örnekti. Hz. Aişe annemiz, Peygamberimizin evdeki halini anlatırken diyor ki:

"Herkes evinde ne yaparsa o da onu yapardı. Elbisesini yamar, ayakkabılarını tamir eder, koyunların sağar, kendi işini kendisi görürdü." (Huzur Ailede Başlar. Gül Yurdu Yayınları)





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: huseyin, 27.10.2013, 16:14 (UTC):
butungenclereornekmisal



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36901563 ziyaretçi (103104107 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.