Bir Dinle Bak Gayrı Hey Canım !...
 

Bir Dinle Bak Gayrı Hey Canım!...

Cafer Tayyar Kendir

Hay Dost!..
Bir dinle bak, gayrı hey canım !
Toprağın esrarına yönel, dost kalırsın...
Dağların Yüklenemediğini bil;
Aldanma<sın !!!...
Hem aranan, hem bulunan ol ki;
Yorulmazsın...

Vakti kuşan aklınla ki;
Daralmazsın..
Ulaşamamanın hasretliğine kan;
Darılmazsın!..
Ağlamayı öğren ve unutma;
Bunalmazsın...
Şah damarında atarken, yakınlığını bildirir,
O'nunlasın.. (C.C)

Varlığını;
Esmalarında tecelli ettirir !..
Anlayamazsın..
Her şeye mührünü basar da;
Kavrayamazsın...
Senlik;
Benlikte gizlenir;
Araştıramazsın...
Bakmayı öğren ibretle;
Yanılmazsın...
Kılmayı öğren miraççasına;
Erkandasın!...
Sevmeyi öğren; Aşk'ı bulup;
Seyrandasın..

Kızmasını öğren; Affederek;
Darılınmazsın...
Kaybetmeyi kabullen;
İstiğfarlasın...

Şükretmeyi öğren O'na daima..
Huzurdasın...
İstemeyi becer gayri hey canım !
Duadasın...

Seneler; birbiri ardına gelip geçerken; yirmi sekiz yaşımın ilkbaharlarından seyrediyorum alemi.. Alemlerden kendimi...Bir İslam aliminin, satırlara döktüğü dizleri geliyor aklıma; "O Bedii Sanatın Toplandığı güzellik, İnsandır, Ademdir, Alemdir..; Sen çık aradan, Kalsın yaradan.." diyordu kalp sarayının labirentlerinde yolculuklara çıkmış o gönül eri.. Her Ben'de BEN diyen ALLAH'TIR! Sen çık aradannnn, kalsın Yaradannn!...

Toprağın esrarına döndüm yüzümü..Dağların yüklenemediği.. Halifetullah makamı...Ve İNSAN!.. Ey in_san !..San'ıp da aldanma... Kırk damla kandan bir damla meni ,"İnsan" denen varlığın hayat serüveni.!Kesretin vahdete vuslatı... Alak, mudga, cenin ve can... Zamanı muhal gizemlimi gizemli an!.. Zahirde dokuz ay on gün, zaman... Ve miniminnacık HZ. İNSAN!...

Dağların yüklenemediği o muhteşem emaneti taşıyan...Emanetin kendisinden bile ağır bir yük aslında İnsanoğlu'na..Lakin aldananlar yok mu, dünya nimeti zannedip körü körüne bağlananlar.. "Aldananlar"!.. En çok aldanışlarının farkında olmayanlar yaralıyor benliğimi.. Kimi zaman da ben, yaralıyorum ben'liğimi...Kendi aldanış'larımda.. İnsan'ın kendisine hükmünün geçmediği zamanlarda, aranan ve bulunan olmak en zor iş olsa gerek.. Amma velakin ; her şeye rağmen diyerek, hayatı Hayy'laştırmak adına, huyunu halis eylemek gerek... Kim olduğunu ve nefs'inin nemenemliğini hiç unutmadan hem de!...

Vakti kuşanmak sonra...Sabah'ı "YASİN"lemek; İnsan olup "Sünneti" anlamak..Bir'e yedi yüz verirken O cc. Yasin hürmetine, kaçıranlara , kaçırılanlara, umursamazcasına dönüp bakıp, ardından omuz silkenlere ne demeli ya rab!...Sonra Öğlen'i FETİH'lemek... Mekke'ne fethe çıkıp sefer eyle eyy kişi!...Her öğlen fetih ile buyur ediyor bahşişi !.. Tefekkürr!.. Nerdesin.. Yokluğunda nice bahşişleri kaçırıyoruz, sırat_ı müstakim yolunda hem de!...İkindi'yi AMME ile seyreylemek...Kıyamet.. O'cc.in hoş sedası..Ve sevgiyle azarlaması..Düşünmez misiniz!..İdrak etmez misiniz!...Cennet Akdini imzalamak varken ikindi vakti.. Offf!..Ya oyunda, ya oynaştasın ey kulum , bana dön gayrı !!!!!!!!...

Akşam iner...Akşamla birlikte müjdeler iner Medine_i Münevvere'den..VAKİA gelir Resulullah (S.A.V.) selamıyla.. Oku beni der.. Oku...Bir Burak bil beni, tariflenen cennetlere götüreyim seni..Ey iNSAN!!! BURAK gelmiş kapına kadar asırların ötelerinden, Sav. müjdesiyle hem de!..Görmüyor musun yoksa görmek mi istemiyorsun?..Vah ki kaçıranlara sır atını...Sırat'ını....YATSI.. Ve Kabir!..Ve uyku.. Ve küçük ölüm.. Hani yanında ARKADAŞ'ın?.. Dön yüzünü ol Kuran'a DÖNSENE!.. Kabirde arkadaş olur TEBAREKE insana..Ey ihmalkar!..Uykundan hayırlısı yanı başında göz kırparken en sevgili'nin kokusuyla, en hayırsız arkadaş'ı mı seçeceksin, öteler alemine sefer eylerken ?... Nurun ala nur olup , kılavuz'u yanına almak varken hem de!... "VAKTİ KUŞAN AKLINLA EY İNSAN!..." "KALPLERİN MUTMAİN OLDUĞU" iklimlerle kal.. "DARALMAZSIN"!... "

Ulaşamamanın hasret iklimlerindeyim şimdi , muhabbetullah dostlarımın.. Ilgıt ılgıt, buram buram hasretleri tüterken gözlerimde, sımsıcacık sohbetleri anar ağlarım...Muhabbet kokulu anılar tadında, hasret naatları yazarım durmadan.. Darılmadan..Sabırla..İslam bayrağını Taif'te dalgalandıran buruk yüreklerden taşıp, yüreğime akan hasretleri solurum İstanbul'lardan.. Dua'larım umudum olur, gözyaşım hüzün..Ben hüzünlere boyanırım.. Hüznüm, Yalnızlığım olur..Nefes nefes "Medine" topraklarında bir Fatıma'tüz-Zehra solurum hasretliğimde..Şu ezanlar şahidim olur, onları nasıl sevdiğime... Ve birden dönerim gerçeklere, hayalleri şimşek gibi çakıp kaybolur... İçlerinde ben kaybolurum...Duaya açılmış avuçlarıma damlarken rahmet katrelerinin sıcacıklığı, yüreğimde kor olur kaybolur.. Sinemde, kocaman bir yangın taşırım!... Şah damarımda atarken yakınlığını hatırlatır.. O'nunlayım.. O'nlarlayım...

VARIDATI SIRYANİ Cafer Tayyar KENDİR





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: serdar, 26.02.2010, 09:16 (UTC):
asjas

Yorumu gönderen: mehmet, 25.02.2010, 23:15 (UTC):
çok doğru

Yorumu gönderen: cafer tayyar kendir, 11.02.2010, 08:34 (UTC):
sevgi değerim
zaman zaman sitenize gelip ziyaretler yaparım ve haylide mutlu olurum. bu günse bu yazımı alıntı yapmışsınız çok memnun oldum.
velakin kaynak veya rumuz yok buna üzüldüm.
varıdatı sır-yani
acizane divanımın adıdır ve bu yazılarım ve şiirlerim orada bulunmaktadır
annelerimiz.nurulenvar
gonuldostu1.bu güncelerimde yazardım
yaklaşık bir yıldır pek yazamıyorum. mümkünse bu iktibas eylediğiniz yazımın altınada ismim ve mahlamı yazarsanız müteşekkir olacam

VARIDATI SIRYANİ
Cafer Tayyar KENDİR



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36901549 ziyaretçi (103104071 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.