Bir Kurân Mûcizesi: Güneş'teki Sarı Develer
 



Bir Kurân Mûcizesi: Güneş'teki Sarı Develer

Kategori: Kurân'ın Sırları

«Muhakkak o ateş, öyle kıvılcımlar atar ki, her biri saray gibi. Sanki o kıvılcımlar, sarı deve sürüleri(dir).» (Mürselât 31-32)

Yukarıdaki fotoğraf, Güneş'teki termonükleer reaksiyonlar sonucunda meydana gelen ve milyonlarca kilometre uzağa fırlatılan dev alevlere aittir. Daha 14 asır öncesinden "saray" gibi muhteşem oldukları ifade edilen ve "sarı develer"e benzetilen bu alevler, fezânın karanlıklarıyla birlikte Kurân'ın da bir başka mûcizesini aydınlatıyor.

Resimlerdeki alevlerin çift hörgüçlü develere benzemesi, son derece hayret vericidir. Üstelik, bilim adamlarının bu reaksiyonlar hakkında elde ettiği son bilgiler, Mürselât Sûresi'nin 31. ve 32. âyetleriyle her noktada uyum sağlamaktadır.

Alman kaynaklı "Meyers Handbuch über das Waltall" adlı kitaptan aldığımız yukarıdaki resimde, sarı develeri andıran dev alevlerin meydana gelişini kare kare aktarıyor ve bu resimlerin sağdaki deve fotoğraflarıyla uygunluğunu göstererek ilgili ayetleri tekrarlıyoruz;

«Muhakkak o ateş, öyle kıvılcımlar atar ki, her biri saray gibi. Sanki o kıvılcımlar, sarı deve sürüleri(dir).» [1]


Güneş'ten Mesaj

Kurân'ın nâzil olmasıyla, kâinât, gerçek manada aydınlanmış ve sahibini bulan insanoğlu, yokluk karanlıklarından kurtularak; ebedî saadete namzet olduğunu öğrenmişti.

Her şeyin yönü ve kıymeti, bir anda değişiverdi. Kurân ve onu ders veren Zât'ın (S.A.V.) nûruyla dolan kâinatta, Güneş'in ışıkları da sönük kalmıştı. Çünkü Kurân, Güneş'ten sadece bir lamba olarak bahsediyordu.

Mürselât sûresinin 30. ve 31. âyetlerinde ise, dehşet verici bir ateşe dikkat çekiliyor ve o ateşin sarı deve sürülerine benzeyen muhteşem kıvılcımlar attığı dile getiriliyordu.

«Muhakkak o ateş, öyle kıvılcımlar atar ki, her biri saray gibi. Sanki o kıvılcımlar, sarı deve sürüleri(dir).» [1]

Çok yakın bir geçmişte, Güneş üzerindeki termonükleer reaksiyonlar incelendiğinde hayret verici bir faaliyet gözlendi. Bu reaksiyonlar sonucunda uzunluğu bazen 1 milyar kilometreye kadar varabilen dev alevler yükseliyordu.

Peygamberimiz, Buhârî'den nakledilen ve Câmiüs-Sagîr'de geçen bir hâdisinde, Güneş ile Cehennem arasında münasebete işaret etmiş ve şöyle buyurmuştu:

«Öğle namazını serinliğe tehir ediniz. Muhakkak ki sıcaklığın şiddeti, Cehennem'in kaynamasındandır.» [2]

Elmalılı Hamdi Yazır, günümüzden tam 50 yıl önce yazdığı "Hak Dini, Kurân Dili" adlı eserin 5525. sayfasında, bu âyetlerin (Mürselat 30-31) tefsirini yaparken; ayetlerde "saray" şeklinde geçen benzetmenin ateşin büyüklüğünü, "deve sürüleri" şeklinde geçen benzetmenin de çokluk ve hareketi gösterdiğini ifade etmektedir.

Bu ifâdeye uygun olarak, sadece Güneş'i konu alan Alman kaynaklı "Die Sonne" adlı eserde, püskürmelerin Güneş yüzeyinden 5000 kilometre yukarıdaki renkli tabakada (cromosfer) cereyan ettiğini, yılda 7000'e kadar püskürme olduğunu ve bu hadisenin uzaya kırmızı bulutlar atılıyormuşçasına büyük bir hareket meydana getirdiğini anlatmaktadır. Aynı eserde, bu hareketin hızı, saatte 7200 kilometre olarak açıklanır.[3]

Büyük İslam âlimlerinden Bediüzzaman ise, Mektubât adlı eserinde Cehennem'in suğra (küçük) ve kübra (büyük) olmak üzere iki adet olduğunu ve küçük bir çekirdeğin büyük bir ağaç meydana getirmesi gibi, suğranın da ilerde kübranın çekirdeğini teşkil edeceğini bildirir. Aynı eserte suğra olarak belirtilen küçük cehennemin bir nakle göre mağma tabakası olduğu belirtilmektedir.[4]

Sonuç olarak, kainatta abes (faydasız) bir şey yaratılmadığı gerçeğinden hareketle, Dünya'nın, Güneş'in ve diğer yıldızların bağrında saklanan ateş kütlelerinin Cehennem'de yer alacağı hükmüne varılabilir. Güneş çekirdeğine ait sıcaklığın, ilim çevrelerince 20.000.000 santigrad derece olarak ifade edilmesi, bu hükmü doğrular mahiyettedir.

Dev teleskopların daha dün görebildikleri gerçekleri Kurân'ın 14 asır öncesinden herkesin anlayacağı şekilde tarif etmesi, tamamen kör ve sağır olmayan insanların Allah'ı tasdik etmesiyle sonuçlanmaktadır.

«Yakında biz onlara ufuklarda ve kendi nefislerinde âyetlerimizi (gerçekleri) göstereceğiz. Hatta onların hakiykat olduğu, kendilerine tebeyyün edecek (apaçık görünecek)'tir.» [5][6]

Kaynaklar ve Dipnotlar

[1] Kurân-ı Kerîm, Mürselât 31-32
[2] Hadis referansı belirtilmeli.
[3] "Die Sonne", s.174, 177.
[4] Bediuzzaman Said Nursi, "Mektubât", s.8.
[5] Kurân-ı Kerîm, Fussilet Sûresi, 53. Ayet.
[6] Kemal Çinel, "Güneşten Mesaj", Gerçeğe Doğru, Zafer Dergisi, c.1, fasikül 5, s.6-7.



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: OmSL, 09.11.2016, 05:57 (UTC):
Aşşağıdaki yorumumda paylaştığım ayetlerde evrenin bitişik olduğu ve ayrıldığı sonra da sürekli genişleyeceğinden bahsediliyor. 1912 yılına kadar evrenin sonsuz olduğu düşünülüyordu, şuan fizikte formüllerini kullandığımız Newton bile evrenin sonsuz olduğunu savunuyordu. Fakat 1912 yılında Hubble evrenin sürekli genişlediğini keşfetti. Lakin biz bunu 1400 yıl önceden biliyorduk( Biz göğü büyük bir kudretle bina ettik ve şüphesiz. Biz, (onu) genişleticiyiz.(Zariyat Suresi, 47 ) . Gelelim diğer ayet-i kerime, BigBang(Büyük Patlama) 1920 yılında ortaya atılmış bir teoridir ve çoğu fizikçi tarafından kabül edilmektedir, bu teoriye göre evren önceden iç içe küçük bir taneyken bir patlama sonucu genişlemiş ve şuanki halini almış. Lakin biz bunu da 1400 yıl önceden biliyorduk(O inkar edenler görmüyorlar mı ki (başlangıçta) göklerle yer birbiriyle bitişikken, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı? (Enbiya Suresi, 30)). Ve BigBang teorisine göre evren bir gün yok olacaktır. Ki biz bunu da 1400 yıl önceden biliyorduk ((Allah) Geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar; güneşi ve ayı emre amade kılmıştır, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedir. İşte bunları (yaratıp düzene koyan) Allah sizin Rabbiniz'dir; mülk O'nundur. O'ndan başka taptıklarınız ise, 'bir çekirdeğin incecik zarına' bile malik olamazlar. (Fatır Suresi, 13)) . Kısacası Güneşi cehennem sanıp günaha girmeyin. Bu kusursuz evreni yaratmaya gücü yeten Rabbimin yolundan çıkanlara ona şirk koşanlara ve Şeytan' a cektireceği azabı Güneş görse o bile erir gider...
Esselamü Aleyküm...

Yorumu gönderen: OmSL, 09.11.2016, 05:46 (UTC):
Selamün Aleyküm,
Güneşin cehennem olduğunu söylemek bence çok yanlış ve hatta haşa Allah' ı küçümsemek olur. Nitekim evrende( teleskopların görmeye gücünün yettiği evrende) güneşten 250 kat daha büyük ve güneşten daha sıcak yıldızlar var(Örn, Eta Carinae Yıldızı) ve bildiğiniz gibi güneş samanyolu galaksisindeki en büük yıldızdır yani güneş de bir yıldızdır.Ayrıca, Allah Mürselat Suresi 8. Ayet' te şöyle buyurur: Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman. Mürselat suresinin tüm ayetlerini okursanız kıyamet ile ilgili ( İnsanın yaradılış mucizesi de dahil) olduğunu anlarsınız. bu surenin 8. ayetinde Allah bize kıyamet kopacağı zaman yıldızların yok olacağından bahsediyor ki bu yıldızlara güneş de dahil. Bizim toplumumuzda şöyle bir algı var kıyamet koptuğunda sadece dünya yok olacak. Bana göre bu çok yanlış bir algı. Kıyamet tüm evrene kopacak. Güneş, yıldızlar, saturn , mars , neptün vb.. tüm gezegenler, tüm yıldızlar hepsi yok olacak. Gökyüzü bizim çıplak gözle gördüğümüzün -matematikğimin yetmeyeceği kadar kat ve kat fazlasıyla büyük. Yani cehennemin güneş olduğunu söylemek bence haşa Rabbimi küçümsemek demek. Lakin gözümüzün önünde Allah tarafından yaratılmış ve yanına yaklaşan herşeyi yok edecek sıcaklıkta olan bizim dünyamızdan kat ve kat daha fazla büyüklükte olan ve milyarlarca yıldır yanmaya devam eden bir yıldız var evet Güneş, düşünün Güneşi yaratan Rabbim cehennemi nasıl yaratmıştır? Ayrıca şuna da değinmek istiyorum. O inkar edenler görmüyorlar mı ki (başlangıçta) göklerle yer birbiriyle bitişikken, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı? (Enbiya Suresi, 30) Biz göğü büyük bir kudretle bina ettik ve şüphesiz. Biz, (onu) genişleticiyiz.
(Zariyat Suresi, 47).

Yorumu gönderen: Bedir, 13.07.2015, 18:56 (UTC):
A.hulisi kitaplarinda cehennemin gunes oldugu açikca vurguluyordu buna inanmiyanlar ötelerinde bir cehennem arıyorlardi bu kur an mucizeleri onlara yeter yetmezse obür aleme kör ve sagir olarak giderler....

Yorumu gönderen: erkan, 17.03.2014, 11:26 (UTC):
güzelmis

Yorumu gönderen: mehmet emin, 01.09.2010, 08:14 (UTC):
ALLAH(C.C) UNUN kahrında bile bir zarafet bir estetik var. sana inandık ve azabından yine sana sığındık.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36667078 ziyaretçi (102693256 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.