Bir Meczubun Rüyası ve Melami Savaşları
 

Bir Meczubun Rüyası ve Melami Savaşları, Oktan Keleş

Bir Meczubun Rüyası ve Melami Savaşları

Oktan Keleş

Bu iki ciltlik kitabın ilk cildinin elime geçmesi mümkün olmamıştı. Kargoda bir problem yaşanmıştı. İkinci cildinin yayınlanmasıyla, kitapların ikisi birden geldi. Ben de geciktirmeden okudum. Çok ilginç kitaplar, çok öğretici aynı zamanda okunması çok hoş, çok zevkli kitaplar. Önce genel bir bilgi vereyim. Tasavvufi bir roman da sayılabilecek ama hani, derler ya; bu gördüğünüz filmin kahramanlarının gerçek kişilerle alakası yoktur” diye, işte bu kitapta kahramanların galiba gerçekte olup bitenlerle alâkası var. Şimdi yayınevinin verdiği bilgiden bir alıntı:

“Romanda yeni dünya düzeninin sahipleriyle müthiş bir hesaplaşmanın içinden yeryüzüne dönen Hızır Aleyhisselam, İlhami Abi adı altında iyileri kötülere karşı örgütlemeye çalışıyor. İyilerin örgütlediği şeytani ittifaka ve Haçlı koalisyonuna karşı savaştığı birliğin adı ise Melami Birliği! Hızır önderliğinde Rical-i Gayb Erenleri Yüce Yaratıcının planları çerçevesinde harekete geçiyor ve dünyayı büyük bir felaketten kurtarmaya çalışıyorlar. Yazar bu romanında yepyeni ve iddialı bir tez ileri sürüyor: “Dünya artık aynı dünya olmayacak.”

“Kitapta fırtına gibi esecek ve bütün ezberleri bozacak başlıklar şunlar: İstanbul metro tünellerinde oynanan esrarengiz oyun neydi? Yerebatan Sarnıcında tüyler ürperten esrarengiz toplantı ne zaman yapıldı? Hz. Hızır'ın 2000 yılında öldürdüğü çocuk kimdi ve niçin öldürüldü? Çocuk, Şeytani İttifak'ının ve Haçlı koalisyonunun gelecekteki liderlerinden biri olduğu için mi? Deccal ne zaman ortaya çıkacak? Yeni  Dünya düzencilerinin beklenen kralı Deccal mı olacak? Rical-i Gayb Erenleri ve Melami Birliği neyi ifade ediyor? Çocukların ruhunu çalan esrarengiz çete nerede ortaya çıktı? Kehf suresi İstanbul için neyi ifade ediyor?”

Gelin de okumayın, merak etmeyin bu kitabı!

Birinci ciltte, “Meczubun Rüya”sında ağırlık verilen şey, tasavvuf hakkındaki şaşırtıcı ve doğru bilgilerdi. Zaten bu bilgiler de doğru kaynaklardan alınıyordu. Mesela tefekkür, aşk, Hakikat, şükür, hamd, teşekkür... Teşekkür dedim de aklıma geldi. Şükr ile teşekkür bazen, Müslümanlar tarafından aynı anlamda kullanılmaya başlandı. “Teşekkür Allahım,” gibi. Bu sesleniş bana Evangelistlerin dizisi “Küçük Evi” hatırlatıyor. Pek derin bilgim yok; ama Allah'a şükr edilir. “Teşekkür” de dünyevi bir anlam var.

Beni, bu arada bu öğrendiğim bilgiler kadar etkileyen başka bir şey vardı. İkinci ciltteki romanın kişilerinden Nuri'nin söylediği şeyleri okudukça sanki kendim yazmış gibi hissettim. Muhteva olarak, kendi yazılarımı okuyor gibiydim. Mesela İstanbul'un kültür başkenti yapılması projesinin ilk gününden başlayarak, bu projenin nasıl bir aldatmaca olduğunu anlatmak için adeta çırpınmaya başlamıştım. Kim bilir kaç yazı yazdım veya kaç yazıda bu işe temas ettim! Mesela Çanakkale anmalarında çevrilen dolapları kimbilir kaç yazıda yazmıştım. Sayısızdır adeta. İşte ikinci ciltten birkaç alıntı:

“Çağımızın en büyük destanı Çanakkale savaşını sıradanmış, önemsizmiş gibi gösterip, “milli kahramanlık şuurumuzu” belleklerden silmek...”

Ordu, devlet, millet hakkındaki görüşler: “...Onun için bu milletin devletini, ay yıldızını yıpratmak için her yolu denemektedirler. Emellerine ulaşabilmek için dünya tarihinin her sayfasına damgasını vurmuş Türk ordusunu geçmeleri gerekmektedir. Çünkü, milleti, devleti geçtikten sonra, devleti de, Türk ordusunu geçtikten sonra alt edeceklerini bilirler. Ama bu sıralama hep ters gitmiştir.”

“Sözde, Anzakların torunları adı altında, Avrupa'dan, Avustralya'dan buralara gelip Çanakkale'den bir çok yer satın aldı. Bu ailelerin finansını sağladı. Sözde ölen dedelerinin ruhları olarak dedelerinin ruhları bu aileleri seçmişti. Bu aileler böyle beyinleri yıkanarak Çanakkale'ye gönderildi. Silahla alamadıkları Çanakkale'yi bazı kiliselerin öncülüğünde parayla satın alma projesi! “İlhami Abi”nin ağzından: O savaş, Çanakkale savaşı, ahir zamanın en büyük İslâm müdafaasıdır. O savaşta bizzat Efendimiz (s.a.v.) bulunmuştu.

“Belli seçilmiş kişilerle Avrupa kültürü İstanbul'a geliyordu. Kültür alış verişi masallarıyla!”“2010'dan sonra “Medeniyetler Uzlaşması” adı altında Türkiye'den resmen Ayasofya'nın minarelerinin yıkılmasını isteyecekler.” “İlk plan, İstanbul'un siluetini yok etmektir. Bu silueti gölgeleyecek, önüne, göstermeyen başka yapılar eklenecek. “Bu modern yapılanma, sosyal, ekonomik söylemlerin üzerine oturtularak planlanacak.”

Daha yazılacak çok şey var. Yenim dar değil de, yerim dar. Hilâlîlerle Haçlıların bu ilginç savaşını (Melamilik adı bu gizliliğe işaret ediyor, tarikat anlamı yok) anlatan romanın yayınevi, Kırkandil yayınları. Yazarı da Oktan Keleş.

Kitap İncelemesi: Afet Ilgaz





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: caner, 25.07.2016, 13:19 (UTC):
9

Yorumu gönderen: Ahmet Apaydın, 04.11.2010, 18:56 (UTC):
bu kitaba nasıl ulaşabilirim.
Numaram 05462029461



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36892958 ziyaretçi (103089238 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.