Bir Yürek Yangınıyken Sen İçimde
 

Bir Yürek Yangınıyken Sen İçimde

Şiir: Akhenaton

I.

Bir yürek yangınıyken sen içimde,
Sana küllerimden şiirler söyledim.
İnce yüzlerini üfleyip göğe,
Cehennemimden bir çiçek diledim.

Ateşten bir sevdayı kundaklıyor melekler,
Satarken Faust, cenneti bir öpücüğe.
Rûhum, kaç bin asırdır seni bekler;
Daha Adem’le Havva’dan önce.

Bilsen kaç bin asır sürer bu yalnızlığım,
Ayrılmadan dünya, gökyüzü ve denizlere.
Seni o leylî siyahlıkta tanıdım,
Sevdim, bir anne rahminde seni günlerce.

II.

Ben, bir uçurumun dibinde, rüzgârlardan kokunu getirmesini bekleyen çocuk,
İçimde tuhaf bir şey, tuhaf bir şey saklıyorum,
Küçücük ellerimin içinde kaybolup.

Ben, kalbinde kelimeleri yitiren Yâkub
Ben, parmaklarının henüz dokunmadığı
Utangaç ve bâkir ud.
Kirpiklerimde kötü bir şey
Çok kötü bir şey saklıyorum,
Akmasın diye gözlerimden, Bünyamin gibi alıkoyup.

Ben, Dâvûd gibi göğsümde dövüyorum tüm kılıçları
Ve göğsümle karşılıyorum
Bedenimi üfler gibi esen sert rüzgârları.
(Göğsümde çırpınan) balığı iki denizin birleştiği yerde unutup
Seni Mûsâ gibi çağırıyorum,
Seni Mûsâ gibi çağırıyorum,
Seni Mûsâ gibi çağırıyorum…

Biliyorum, kötü, çok kötü bir şey olacak
Ya kıyametler kopacak üzerime,
Ya gideceksin, göğsümden etler kopacak.

Esen rüzgâra bakıp şarkılar söyleyeceğim.
Lam ve Mim harflerinin üzerine yemin edip şarkılar söyleyeceğim.
Bebeğini yitiren bir anneye şarkılar söyleyeceğim.
Hızır’ın batırdığı bir gemiye şarkılar söyleyeceğim.
Biliyorum çok kötü bir şey, çok kötü bir şey olacak.

Sen şimdi yüzümü elinde tutar gibi tutuyorsun ufukları,
Yokluğunda rûhumun gemisine kasırgalar gibi esiyor,
Gözlerinde peygamber yutan bir balığın öyküsünü anlatıyorsun.
Bir ter kervânına yol gösterir gibi sahrâ gözlerin,
Aşkımın altın kadehine karşılık,
Nefesimi bir Bünyamin gibi içinde alıkoyuyorsun.
Sen… Sessiz bir liman gibi,
Ağırlıyorsun yüzünde avuçlarımı…

Ben, kalbinde kelimeleri yitiren Yâkub,
Kirpiklerimde kötü bir şey
Çok kötü bir şey saklıyorum…

Mehmet Akif Ardıç (Akhenaton),
17 Ekim 2014.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Akhenaton, 25.11.2014, 23:33 (UTC):
"Uzatın Ellerinizi Kara Topraklardan" şiirini sanırım "Mazlum" adlı bant tiyatrosunda dinlemiştim. Şairini bilmiyorum. Ama okuyan İbrahim Sadri'ydi yanılmıyorsam.

Yorumu gönderen: camelia, 25.11.2014, 23:25 (UTC):
ben uzatın ellerinizi kara topraklardan siirini tam olarak anlamak ıstedım aydınlatrsanız sevınırım..siir herkes de farklı manalar uyandırabılıyor..

Yorumu gönderen: camelia, 25.11.2014, 22:48 (UTC):
uzatın ellerınızı kara topraklardan bu siirde sıze aıt sanırım basarılarınızın devamını dilerim

Yorumu gönderen: Akhenaton, 22.10.2014, 07:10 (UTC):
Eyvallah, teşekkür ederim. Şiirime kattığın güzellik ve güzel yorumun için...

Yorumu gönderen: Atyk, 21.10.2014, 11:34 (UTC):
Sakladığımı nebilir Cebrail,Azrail, Mikail vede İsrafil
bende saklı benden öte ben varya ileri sebil
Kainatın sırrı mühürlendi benimle insan oldu nail
anahtar elinde tıpkı benzer Elif' e olmaz zail......



süpersin Akhenaton şiir süper olmuş, gönlüne sağlık



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36833358 ziyaretçi (102986582 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.