Bitmeyen Çekişme
 

masum aşk

Bitmeyen Çekişme

Ayşegül Osmanoğlu

Sabah kalktım ve güneşin selamladığı hayata ben de gülümsedim. O da bana gülsün, beklentilerimi getirsin istedim..

İnsanları en çok mutsuz eden şeylerden biridir beklentilerin karşılık bulmaması.. Bir kadın, en çok sevdiği tarafından sevilme beklentisi üzerine kurar hayâllerini... Ya bir erkek?? Sevilmek, şımartılmak istemek ya da bir şefkat bulutunun bizi sardığını hissetmeyi beklemek, sadece biz kadınlar için midir?

Oysa ki doğanın en güçlü yaratığı gibi görünen erkekler, en az biz kadınlar kadar muhtaçtır sevildiğini hissetmeye.. Biraz uzaklaşsan, nasıl da çocuksu bir kırılganlık ifadesi oluşur yüzlerinde.. Ve yine çocuksu bir hırçınlık sergilerler, ki bu da ilgi çekmeye çalışmanın yine çocuksu bir göstergesidir.

Bana göre erkekler; karpuz gibidirler. Yani,dışarıdan sert sağlam dayanıklı görünürler; ama o kalın kabuklarının içine bakmayı başardığınızda tatlı yumuşak yanlarının farkına varırsınız. Elbette ki onların da aralarında ham (yani olgunlaşmamış) olanları, içinde siyah çekirdekleri bolca barındıranları olsa da, bunu genele yansıtmak çok da doğru olmaz.

Empati yapıyorum bazen... Diyorum ki; bir de karşı taraftan bakmayı dene! Sadece kadınlar ve kediler mi sevilmek için yaratılmış? Hayır, elbette ki hayır! Ama aksini düşünmemizi engelleyen, sanırım toplumumuzda çizilmiş ve dayatılmış erkek profilinden meydana geliyor. Ya hiç sevemiyorlar, ya da sevince, akıllıca sevmeyi başaramıyorlar ve hep ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar (bknz. Mecnûn).

Kadında sevgi ve aşk biterse, efendice döner arkasını gider ya da sinesine hapsedip yaradılışına özgü o sabır ipine tutunur. Ama erkek, "Ya benimsin, ya da  toprağın..." der ve olabilecek en kötü ihtimalleri uygular... Kadınlardaki doğru yönde yapıcı tutumlar, erkekler de maalesef karanlık kuyularda kalıyor.. Söz konusu, sevgi mevzûlarıysa..

"Severim, korurum; ama asla sevgiye muhtaç değilim. Ben, hem seni, hem de kendimi severim." duruşu var çoğunlukla. Yani, sevilme beklentisi hissediyorlarsa da; bu, süreklilik arz eden bir durum değil demek ki... Sanırım -istisnaları kaide dışında tutarsak- onlardaki asıl hedef, sadece elde etmek üzerine kurulu. Yoksa sevilmeye ihtiyaç hisseden bir yürek, bu arzusu yerine gelince neden onu kaybetmek istesin ki...

Şu kadarını belirteyim ki, bu yazıya başlarkenki asıl amacım, erkeklerin de sevilmeye ihtiyaç hissettikleri ve hatta muhtaç olduklarını kadınlara anlatmaktı... Fakat... Sanırım milyonlarca yıllık mevzûda henüz bir arpa boyu yol kat edememişiz ki, hâlâ bir kadın bunları yazabiliyor.. Yazdırmayın erkekler, yazdırmayın...

Ayşegül Osmanoğlu,
8 Kasım 2010.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ayşegül, 17.11.2010, 17:17 (UTC):
neden karpuz?:)çünkü kavun demek içimden gelmedi hem içten hem dıştan yumuşak:)karpuzu çağrıştırdılar çünkü dıştan sert içten tatlı ve yumuşaklar-ki bu normal erkekler için geçerli-artı ve eksi yönde olan tipler var tabii olmaması gerektiği kadar yumuşak veya neredeyse acımasız olacak kadar sert eh onlar istisnalar...

Yorumu gönderen: Deniz, 17.11.2010, 17:06 (UTC):
tabiki tüm canlilar gibi erkeklerinde sevgiye ilgiye hatta şimartilmaya ihtiyaclari var..evet bunu çogunlukla belli etmezler guclu gorunmek koruyucu olmak adina ama gercekte sevildiklerini belli ettiginizde çok mutludaolurlar heralde:)..guzel bi yazi olmuş begendim aysegulde niye karpuz:)

Yorumu gönderen: ayşegül, 17.11.2010, 09:27 (UTC):
işte bende bunu söylüyorum zaten erkekler"karpuz"gibidir derken:)erkekler karpuz,kadınlar lahana...her bir katmanında yaprağında farklı bir renk ve dokusu vardır kadınların:)hımm bu sabah bir kitapta okudum diyor ki;"erkekler vahşidir bu kabullenebilinir bir gerçek ama kadınlar kesinlikle acımasızdırlar.."ne kadar doğru bilinmez kişiden kişiye farklılık gösterir:)

Yorumu gönderen: Ali, 17.11.2010, 00:12 (UTC):
ben, bir erkek olarak söylüyorum sevgiye sevilmeye o kadar çok ihtiyacım var ki kelimelerle tarifi zor hatta imkansız. ve ben, itiraf ediyorum ki sevilmeye erkeğin kadından daha çok ihtiyacı var. erkek görtündüğü gibi sert değil, tam tersine kadından daha naiftir daha kırılgandır daha acizdir.
kadınlar erkeğin güçlü bir aslan olduğunu söyleyerek hep evcilleştirmiştir ve hep böyle sınırlamıştır.
erkek bilindiğinin aksine ne güçlü ne de daha dayanıklıdır
aksine zayıf ve acizdir
sevilmeye o kadar çok ihtiyacı var ki
bunu bilemezsiniz
ama hep güçlü olduğu söylendiği için bunu hep bastırmış ve açığa vurmamıştır
erkek bunu itiraf edemiyorsa ,
yine kadının yüzündendir
kadınlar asla zayıf erkeleri beğenmemiştir
hep güçlü olması telkininde bulunmuşlardır sonrada duygusuz oldukları için itham etmişlerdir hayır duygusuz değil, sırf kadına kendini beğendirmek için kendini öyle göstermiştir. çünkü kadın hiç bir zaman zayıf erkeği kendini muhtaç hiseden erkeği tercih etmemiştir.
ama bilemedi kadınlar
sevilmeye en çok erkeğin ihtiyacı olduğunu
doğanın en zayıf canlısının erkekler olduğunu bilemedi ya da bilmek istemedi
erkeği tarih buyunca hep
kadın şekillendirdi
erkek kadınsız olmadı ama, kadın erkeksiz olmuştur.
ah bir bilse kadınlar erkeğin ne kadar çok sevilmeye ihtiyacı olduğunu
kadın ana olduktan sonra da oğluna sert duygusuz olmasını hep telkin eder
halbuki unutur onun bir insan olduğunu
ve her canlı gibi şefkate sevgiye ihtiyacı olduğunu
ve zamanla unutur aslında erkeği aslında onların şekillnedirdiğini
ah bilselerdi onlardan çok erkelerin sevgiye muhtaç olduklarını ah bilselerdi ilk insanın erkek değil de, kadın olduğunu....



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36829230 ziyaretçi (102978787 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.