Budist Kutsal Kitabı Dhammapada, III
 

Budist Kutsal Kitabı Dhammapada

3. Bölüm

17. Kodhavagga (Öfke Bölümü)

221. Kişi öfkeyi ve gururu bırakmalı ve bütün bağlardan kurtulmalı! İsim ve biçime bağlı olmayan ve hiçbir şeyi kendisine ait saymayan bir kimsenin kederi de olmaz.

222. Öfkesini, tıpkı süratinden savrulan bir arabayı kontrol eder gibi kontrol eden insana gerçek sürücü derim; diğer insanlar sadece yularları tutarlar.

223. Kişi öfkeyi sevgi ile, kötülüğü iyilikle yenmelidir; açgözlülüğü cömertlikle, yalanı gerçekle yenmelidir.

224. Doğruyu konuşun, öfkeye kapılmayın, isteyene elden geldiğince verin; bu üç adım sizi tanrıların yanma götürecektir.

225. Kimseye zarar vermeyen ve bedenlerini sürekli kontrol altında tutan bilge kişiler, Değişmez Yere (Nibbâna) giderler; oraya gittiklerinde artık acı biter.

226. Her zaman uyanık olup gece gündüz çalışan ve Nibbâna’ya ulaşmak için didinen insanların tutkuları kaybolur.

227. Ey Atula, bu sadece bugün için söylenmiş değil! Eski bir söz vardır: Sessiz kalanı da, çok konuşanı da, az konuşanı da suçlarlar; bu dünyada suçlanmayan kimse yoktur.

228. Ne geçmişte, ne gelecekte ne de şimdi, daima suçlanan ya da daima övülen bir insan yoktur.

229. Fakat günden güne övgüyle seçkinleştirilen, akıllı, bilgi ve erdemce zengin kişiyi kim suçlamaya cüret eder?

230. O kişi ki Cambu nehrinden çıkan altın para gibidir. Onu tanrılar bile över, hatta ona tanrı Brahma tarafından bile övgü yağdırılır.

231. Bedensel öfkenizden sakının, bedeninizi kontrol edin! Bedensel günahlardan kurtulun, bedeninizle erdemli olmaya çalışın!

232. Dilinizin öfkesinden sakının, dilinizi kontrol edin! Dil günahlarından kurtulun, dilinizle erdemli olmaya çalışın!

233. Aklınızın öfkesinden sakının, aklınızı kontrol edin! Dil günahlarından kurtulun, dilinizle erdemli olmaya çalışın!

234. Bedenini kontrol eden, dilini ve aklını kontrol eden bilge kişi, gerçekten kendine egemen olan bir kişidir.

18. Malavagga (Kirlilik Bölümü)

235. Şimdi artık kura, bir yaprak gibisiniz. Yama’nın (Ölümün) elçileri size yakındır; çıkış kapısında hazırsınızdır ve yolculuk için hazırlığınız yoktur.

236 Kendinizi bir ada yapın, çok çalışın, bilge olun! Pislikleriniz uçup gittiğinde günahtan arınmışsınızdır; soyluların göksel dünyasına gireceksinizdir.

237. Yaşamınız bir sona erdi, artık ölüme yakınsınız; bu yolda ne dinlenecek bir yer ne de yolculuğunuz için bir hazırlık vardır.

238. Kendinizi bir ada yapın, çok çalışın, bilge olun! Pislikleriniz uçup gittiğinde günahtan arınmışsınız demektir; artık bir daha doğum-ölüm yoluna girmeyeceksinizdir.

239. Bilge kişi kendisinin kirini temizlesin, tıpkı gümüşün kirini birer birer, azar azar ve zaman zaman temizleyen demirci gibi.

240. Demirin pası nasıl demire yapışıp onu çürütürse, bir kötünün kirli işleri de onu izleyip, onu kötü yola sürükler.

241. Duaların lekesi tekrarlanmamasında, evlerin lekesi onarılmasında, vücudun lekesi tembellikte, gözlemci kişinin lekesi de düşüncesizliktedir.

242. Kötü davranış kadının lekesi, açgözlülük iyilik eden kimsenin lekesidir; bu dünyada ve ötekinde bütün kötü yollar kirlidir.

243. Fakat bütün lekelerden daha büyük bir leke varsa oda cehalettir. Ey Bhikkhular, bu lekeyi atıp lekesiz olun!

244. Yaşam, utanmaz kişiler için, ucuz kahramanlar, kavga çıkaranlar, onur kırıcı ve küstah davranan alçak kişiler için kolaydır.

245. Yaşam, her zaman her şeyin safını arayan alçakgönüllü kişiler için, önyargısız, sessiz, akıllı ve lekesiz kişiler için zordur.

246. Yaşamı heba eden, yalan söyleyen ve bu dünyada kendisine verilmeyeni alan, başkasının karısına yanaşan...

247. Ve sarhoş edici şeyler içen kimse, daha bu dünyada İçendi yaşam ağacını kökünden kesiyor demektir.

248. Ey insanoğlu, şunu bil ki kendini denetlemeyen kişinin durumu kötüdür; açgözlülük ve kötü huyluluğa dikkat et, kendini kedere sokma!

249. Dünya insanların inançlarına göre ya da insanların zevklerine göre verir. Bir kimse başkalarına verilen yiyecek ve içecekten rahatsız oluyorsa, o kişi ne gündüz ne de gece huzur bulamaz.

250. Bu duygusunu yenmiş ise, o zaman hem gece hem de gündüz huzur içinde olabilir.

251. Tutku gibi ateş, nefret gibi zincir,44 budalalık gibi kapan, açgözlülük gibi sel yoktur.

252. Başkalarının kusurları kolayca görülür fakat kendi kusurumuz görülmez; kişi komşusunun kusurlarını ayıklar bulur, kendi kusurlarınıysa kumarda hile ile zar saklar gibi saklar.

253. Kişi sürekli başkalarının kusurlarını görür ve onlara eğilim duyarsa, kendi tutkuları artar ve bu tutkulardan kurtulamayacak duruma gelir.

254. Gökyüzünde yol yoktur, bir Samana dış görünüşüyle Samana olmaz. Dünya zevkleri boştur, Tatlıâgatalar kibirden uzaktır.

255. Gökyüzünde yol yoktur, bir kişi dış görünüşüyle Samana olmaz. Hiçbir canlı ölümsüz değildir, sadece Buddha ölümsüzdür.

19. Dhammatthavagga (İyiler Bölümü)

256-257. Eğer şiddet yoluyla var oluyorsa, o kişi iyi değildir; öte yandan kanunu koruyan, akıllı, Dhamma yoluyla var olan kişi, doğaıyu yanlışı ayırt eder, bilgilidir ve başkalarına yol gösterir; böyle kişiye iyi insan denir.

258. Çok konuşan kişi bilgisiz demektir. Sabırlı olan, nefret ve korkudan uzakta olan kişiyeyse bilgili denir.

259. Çok konuşan kişi Dhamma taraftan değildir. Bir insan çok az şey öğrenmiş olsa bile, Dhamma’yı bütün olarak görüyorsa, o kişi Dhamma’nın taraftarıdır; o asla Dhamma’ya karşı gelmez.

260. Bir insanın saçının beyazlaşması onun saygıya değer olduğunu östermez; onun belki yaşı çok ileridir fakat ona " boş yere yaşlanmış" denir.

261. Doğru davranan, erdemli, merhametli, kendini kontrol eden, ılımlı, aynı zamanda kirlilikten uzak ve bilgili kişiye gerçek anlamda yaşlı denir.

262. Kıskanç, cimri, sahtekâr adam, sadece çok konuşmakla ya da görünüşünün güzelliğiyle saygıya değer bir hale gelmez.

263. Bütün bu kusurları kökünden söküp atan kişi, nefretten kurtulduğu ve bilgili olduğu zaman, ona saygıdeğer insan denir.

264. Sürekli yalan söyleyen disiplinsiz kişi, sadece kafasını kazıtmakla Samana olamaz; tutkusuna ve açgözlülüğüne esir düşmüş bir kimse hiç Samana olabilir mi?

265. Büyük olsun küçük olsun bütün kötülükleri susturan kişiye Samana denir; çünkü bütün kötülükleri susturmuştur.

266. İnsanı Bhikkhu yapan, başkalarından sadaka isteyip dilenmesi değildir; insanı Bhikkhu yapan, kutsal Dhamma’yı bütünüyle benimsemektir.

267. İyiliğin ve kötülüğün üstünde olan, bu dünyayı dikkatle yaşayarak geçen namuslu kişiye gerçek anlamda Bhikkhu denir.

268-269. Sessizliğinin nedeni aptallığı ve cehaletiyse o kişi bir Muni49 değildir. İyiyi seçip kötüyü bırakan, dengeli ve bilgili kişi gerçek bir Muni’dir; o bu dünyada doğruyu yanlışı tartarak yaşar.

270. Yaşayan varlıklara zarar veren kişi Ariya değildir; yaşayan varlıklara merhamet duyan kişiye Ariya denir.

271-272. Sadece disiplin ve ant içmekle, çok öğrenmekle, kendinden geçmekle, tek başına uyumakla değil, bütün dünyalık işlerden terk ve feragat yoluyla mutluluğu yakalarım. Ey Bhikkhu! Tutkularım söndürmüş kişi güvende demektir.

20. Maggavagga (Yol Bölümü)

273. Yollann en iyisi 8 katlı olanıdır; doğruların en iyisi Dört Gerçek’tir; erdemlerin en iyisi tutkusuzluktur; insanların en iyisi gözleriyle görmeyi bilendir.

274. Yol budur, aklı saflaştırmaya götüren bir başka yol yoktur. Bu yoldan yürü! Bu dünya, ayartıcı Mâra’nın bir hilesidir.

275. Bu yoldan gittiğin takdirde acılarına bir son vereceksin! Ben bu dünyadaki acılarımdan kurtulduktan sonra bunu öğütlemeye başladım.

276. Bizzat çaba sarf etmelisin. Yalnızca Tathâgatalar öğüt verir. Çabalayan ve kafa yoran, Mâra’nın esaretinden kurtulur.

277. Bütün canlılar yok olur: Bunu gören ve bunu bilen kişi, acılara tepki vermez, işte bu saflık yoludur.

278. Bütün canlılar kederle kaplıdır: Bunu gören ve bunu bilen kişi, acılara tepki vermez, işte bu saflık yoludur.

279. Bütün biçimler gerçek dışıdır: Bunu gören ve bunu bilen kişi, acılara tepki vermez, işte bu saflık yoludur.

280. Kalkışması gereken zamanda kalkışmayan kişi, genç ve güçlü bile olsa, tembellik doludur. İsteği ve düşüncesi zayıftır. Bu tembel ve aylak kişi, bilgiye giden yolu asla bulamaz.

281. Diline ve aklına egemen olan, bedeniyle kusur işlemeyen kişi, bu 3 yolu temiz tuttuğu sürece, bilgelerin gösterdiği yolda başarıyla yürüyecektir.

282. Kafa yormaktan bilgi ortaya çıkar. Bu ihmal edildiğinde bilgi kaybolur. Bu kazanç ve kayıp yollarını bilerek, bilgeliğini geliştirecek yolu seç.

283. Yalnızca bir ağaç değil, bütün istek ormanını kes! İstek ormanından tehlike çıkar. Ey Bhikkhular, şehvet ormanını çalılıklarıyla beraber kesip attığınız zaman, o ormandan kurtulacaksınız.

284. Bir erkeğin kadına duyduğu istek bütünüyle yok edilmedikçe, onun aklı, tıpkı annesinin sütünü arayan buzağı gibi esaret altında kalır.

285. Bir sonbahar nilüferini kopartır gibi, kendine duyduğun sevgiyi kopart. Huzur yolunu benimse! Nibbâııa, Sugata tarafından gösterildi.

286. " Yağmur mevsiminde de, kışın da, yazın da burada kalacağım" diye düşünen budala kişi, öleceğini hiç düşünmez.

287. Çocuklara ve sığır sürülerine düşkün olan kişiyi ölüm gelir ve alır götürür; onun aklı, uyuyan bir köyü selin alıp götürmesi gibi harap olmuştur?

288. Ölüm onu yakaladığı zaman ona, ne çocukları, ne babası, ne de akrabaları yardım edebilir. Hiç kimse onu ölümün elinden kurtaramaz.

289. Bunu bilen bilgili ve iyi insan, Nibbâna’ya götüren yolu aydınlığa kavuşturacaktır.

21. Parinnakavagga (Karışık Konular Bölümü)

290. Kişi küçük bir zevki bırakmakta büyük bir zevk görüyorsa, o bilge kişi, küçük zevki bırakıp büyüğünü göz önüne almalı.

291. Başkalarının acısında zevk arayan kişi, nefret bağlarına takılıp kalır ve asla nefretten kurtulamaz.

292. Yapılması gerekeni yapmayıp yapılmaması gerekeni yapan, itaatsiz ve düşüncesiz insanların istekleri sürekli artar.

293. Fakat uyanık bir şekilde bedenlerini kontrol eden, yapılmaması gerekeni yapmayan, bağlılıkla yapılması gerekeni yapan uyanık ve bilge kişilerin istekleri bir sona erer.

294. Gerçek bir Brahman, anne ve babasını öldürmüş, 2 yiğit kralı, tüm halkıyla beraber bir krallığı yok etmiş bile olsa günahsız sayılır.

295. Gerçek bir Brahman, anne ve babasını, 2 kutsal kral ile bir büyük rütbeli kişiyi öldürse bile günahsız sayılır.

296. Gotama’mn izdeşleri her zaman uyanıktır; gece-gündüz Buddha’yı düşünürler.

297. Gotama’mn izdeşleri her zaman uyanıktır; gece -gündüz Dhamma’yı düşünürler.

298. Gotama’mn izdeşleri her zaman uyanıktır; gece gündüz Sangha örgütünü düşünürler.

299. Gotama’mn izdeşleri her zaman uyanıktır; gece gündüz bedenlerini düşünürler.

300. Gotama’mn izdeşleri her zaman uyanıktır; gece gündüz canlılara duydukları merhametin sevincini yaşarlar.

301. Gotama’mn izdeşleri her zaman uyanıktır; gece gündüz düşünceye dalmanın sevincini yaşarlar.

302. Çilekeş olup dünyayı terk etmek zor; dünyayı sevmek de zor, manastırda yaşamak da zor evde yaşamak da! Başkalarıyla ortak yaşamak acı vericidir ve gezgin dilenci kederle kaplıdır; o nedenle kimse gezginci dilenci olmasın ve kederle kaplanmasın.

303. İnançlı, erdemli, ünlü ve zengin kişi, gittiği her yerde onurlandırılır.

304. iyi insanlar uzaktaki karlı dağlar gibi parlar; kötülerse karanlıkta atılan oklar gibidir, görünmezler.

305. Yerken yalnız, uyurken yalnız, dolaşırken yalnız olan, isteklerini yok edip kendini kontrol eden kişi, ormandaki açıklıktan nefes alır gibi mutlu olur.

22. Nirayavagga (Cehennem Bölümü)

306. Yapmadığına yaptım diyen de, yaptığına yapmadım diyen de. cehenneme gider. Ölümden sonra ikisi eşittir, gelecek yaşamdaki kötü insanlardır.

307. Omuzlarında sarı elbise taşıyan birçok kişi kötü huylu ve dengesizdir. Böyle insanlar kötülüklerinin karşılığında cehenneme giderler.

308. Böyle kötü bir adamın merhamet dolu manastırda yaşamasındansa, kızgın demir gülleler yutması daha iyidir.

309. Komşusunun karısına göz koyan kişi şu 4 şeyi kazanır: Onursuzluk, uykuların kaçması, cezalandırılma ve son olarak da cehennem.

310. Korkmuş kişinin elinde, kısa bir zevkten kalan kötü ad kazanma ve cehenneme gitme yanında, kral tarafından ağır bir biçimde cezalandırılma da vardır. O halde kimse komşusunun karısını düşünmesin.

311. Kabaca kopartılan kuşa otu yaprakları eli keser; bunun gibi kötü uygulanan çilecilik de cehenneme götürür.

312. Dikkatsizce yapılan görevler, tutulmayan sözler ve disipline itaatsizlik; bütün bunlar büyük bir ödül getirmez.

313. Yapılması gereken bir şeyi kişi tüm gücünü harcayarak yapmalı! Gezgin çilekeş dikkatsizse, yoldan kaldırdığı toz kendi tutkularının tozudur.

314. Kötü işi yapmamak daha iyidir, kişi sonradan pişman olur; iyi işiyse yapmak gerekir, bunun sonunda pişmanlık olmaz.

315. içten ve dıştan iyi korunan bir sınır kalesi gibi kişi kendini korumalıdır; bir anlık hata cehennemde acı çekmeye neden olur.

316. Utaıllmaması gerekenden utanan, utanılması gerekenden korkmayan insanlar yanlış öğretilere sarılmışlardır, kötü yola girerler.

317. Korkulmaması gerekenden korkan, korkulması gerekenden korkmayan insanlar yanlış öğretilere sarılmışlardır, kötü yola girerler.

318. Yasaklanmaması gereken zamanda yasak koyan, yasaklanması gereken zamanda yasak koymayan insanlar yanlış öğretilere sarılmışlardır, kötü yola girerler.

319. Neyin ne zaman yasaklanacağını ve yasaklanmayacağını bilen insanlar, doğru öğretiye sarılarak iyi yola girerler.

23. Nagavagga (Fil Bölümü)

320. Kötü sözlere, savaşta yaydan fırlayan oklara sabırla dayanan bir fil gibi dayanacağım; çünkü bu dünyanın yapısı kötüdür.

321. Savaşa eğitilmiş fili sürerler, kral eğitilmiş file oturur; insanlar içinde de en iyisi, kötü sözlere dayanan eğitimli insanlardır.

322. Katırların, soylu Sindhu atlarının ve büyük dişli fillerin eğitilmiş olanları iyidir; fakat kendini eğiten insan daha iyidir.

323. Çünkü kişi, iz sürülerek bulunan ülkeye bu hayvanlarla ulaşamaz, oraya kişi, eğitilmiş olan kendisiyle gidebilir.

324. Dhanapâlaka adı verilen büyük fili kızgınlık zamanı kontrol etmek zordur; bağlandığı zaman bir lokma bile yemez, ormanım özler.

325. Eğer bir kimse şişmanlar ve çok yemek yer hale gelirse ve eğer ağır uykuyla yerde döner durursa, bu aptal kişi, pislik içinde yaşâyan bir domuz gibi tekrar tekrar dünyaya gelir.

326. Önceden aklım şehvetle, yersiz isteklerle, dilediği yerde dolanırdı; fakat artık onu, tıpkı bir fil sürücüsünün öfkeli filini kontrol altına alması gibi kontrol altına alacağım.

327. Düşüncesiz olma, düşüncelerini koru! Kendini çamura batan bir fil gibi kötülüğe batmaktan çekip çıkararak kurtar.

328. Eğer kişi, kendisiyle gelecek ölçülü ve bilgili bir kimseye rastlarsa, bütün tehlikeleri atlatarak, mutlu ve dürüst biçimde onunla birlikte yolunu sürdürsün.

329. Eğer kişi kendisiyle gelecek ölçülü ve bilgili bir kimse bulamazsa o zaman, zapt edilmiş ülkesini terk eden bir kral gibi, ormandaki yalnız bir fil gibi yolunu tek başına sürdürsün.

330. Bir aptalla birlikte gitmektense yalnız gitmek daha iyidir; kişi ormandaki fil gibi yalnız gezmeli, birkaç isteği olmalı, hiç günah işlememeli:

331. Sırası gelirse dostlar edinmek hoştur, eğlenmek, nedeni ne olursa olsun, hoştur; ölüm anında yararlı bir iş hoştur; tüm kederden kurtulmak hoştur.

332. Dünyada anne olmak hoştur, baba olmak hoştur, Samana olmak hoştur, Brahman olmak hoştur.

333. Yaşlılığa kadar uzanan erdem hoştur, kökü güçlü bir inanç hoştur; bilgeliğe erişmek hoştur, günahlardan sakınmak hoştur.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36825609 ziyaretçi (102972288 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.