Câliyetü'l Ekdâr
 

Câliyetü'l Ekdâr

"Câliyetü'l-Ekdâr" risâlesi, derin âlim ve büyük veli, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî yazmıştır. Bu risâlede Allah (cc)'ın 99 ism-i şerîfini ve Bedir savaşında bulunan sahabe-i kirâmın isimlerini bildirilmekte ve Peygamber Efendimiz'e salavat getirmektedir. İlk olarak sayılan isimler, şehit olan Sahabe-i Kiram'ın isimleridir. Mevlana Halid-i Bağdadi, bu isimlerin ve salavat-ı şerîflerin hürmetine ve kıymetine sığınarak, kendisinin, bu kitabı okuyanların ve bütün Müslümanların sıhhatleri, selametleri, rahatlıkları ve huzurları için dua etmektedir. Her kim ki bu kitabı okursa, bu duaları etmiş olur ve sevap kazanır.[1][2]

“Câliyetü’l-Ekdâr”, uzun bir duadan ibarettir. 99 esma-i hüsna ve Ashab-ı Bedir’in isimlerini vesile kılarak dua etmiştir. Duayı şöyle bitirmiştir:

“Allahım! Ya Allah, ya Rahman, ya Rahîm…

Senden, yüce isimlerinle, mükerrem meleklerinle, Rasullerinle, ki en faziletli salât ve selâmlar üzerlerine olsun, Ehl-i Bedr’in sendeki hakkı için ey Rabbim, onlara ilka/ihsan ettiğin nurundan bir göz açıp kapaması kadar da olsa ihsan etmeni, onlara verdiğin rahmet rüzgârlarından bana da vermeni diliyorum.

Ey Ehl-i Bedr! (Size ihsan edilen) hoş kokulu rahmet rüzgârlarıyla ve nurlarla bana yardım ediniz. Beni bütün desise ve belalardan kurtaracak gizli bir bakışla da olsa imdadıma koşunuz.

Ey Sâdât (efendilerim)! Sizden bu istekleri dilemeye ben layık olmasam da, bu liyakatsizliğimi görmezden gelerek ve hoşgörülü davranarak bu nazarla imdadıma yetişirsiniz.

Benim amellerim her ne kadar korkulan sarp yollar, uçurumlar gibi olsa da, sizin korumanızı maksat edinenler için himayeniz rahatlık ve kolaylıktır. Çünkü sizler, sizin himayenizin, Kurân’ın muhkemi olduğunu söylüyorsunuz. Sizler saygı ve cömertliğin incelikleriyle saygı duyulanlarsınız. Sizler Yüce Sevgili’ye götüren vesilelersiniz. Sizler en sağlam yola sevk eden vasıta ve vesilelersiniz. Sizler hidayete ermişlerin en üstünüsünüz. Sizler yol gösteren yıldızlarsınız. Sizler düşmanların üzerine atılan taşlar gibi onları bertaraf edenlersiniz. Sizler zifiri karanlığın kandillerisiniz. Sizler, helak olmak ve boğulmak üzere olan herkesi çekip kurtaranlarsınız. Ben ise sizin zelil, hakir, kusur dolu, hata dolu kölenizim.

İsm-i Azam’ın hürmetine Ya Allah, ya Vahid, ya Ehad, ya Ferd, ya Samed, ya Mevcud, ya Cevâd, ya Bâsıt, ya Vedûd, ya Kerîm, ya Vehhab, ya Zü’t-Tavl, ya Hannân, ya Mennân, ya Gani, ya Muğnî, ya Fettah, ya Rezzâk, ya Alîm, ya Halîm, ya Hay, ya Kayyûm, ya Rahman, ya Rahim, ya Bedîu’s-Semâvâti ve’l-Arz, ya Zü’l-Celâli ve’l-İkram!

Haramından uzak tutup beni helalinle yetir. Senin dışındaki şeyleri benden uzaklaştırıp fazlınla beni zengin kıl. Onların senin üzerindeki hakkı hürmetine Ya Rabbi! Ey Rabbim! Ben senin ve onların kopmaz kulpuna sımsıkı tutunmuşum ve maksada ulaştıracak yegane sebep olan senin ve onların sağlam ipine sımsıkı sarılmışım. Ey Bedir ehli! (Bana yardım edin!)

Allahım! İsm-i celâlin hürmetine senden nimetin devamını, korumanın tamamını, rahmetin genişliğini, afiyet vermeni, yaşamın daha da rahat olmasını, en mutlu ömrü, en kâmil ihsanını, en geniş nimetini, en hoş ve tatlı fazlını, en faydalı lütfunu diliyorum.

Allahım! Bizim lehimize ol, aleyhimize olma! Allahım! Bize verdiğin mühleti saadetle sonlandır. Emellerimizi fazlasıyla gerçekleştir. Sabah ve akşamlarımızı afiyetle birleştir. Sonumuzu ve gidişatımızı rahmetine eriştir. Günahlarımızın üzerine affının rahmet kovalarını dök. Ayıplarımızı ıslah ederek bize ihsanda bulun. Takvayı azığımız, bütün gayretimizi rızanda kıl, bütün tevekkül ve itimadımızı ancak Zatına mahsus eyle. Bizi istikamet yolu üzerinde sabit kıl. Bu dünyada ve kıyamet gününde nedamet gerektiren şeylerden bizleri koru.

Allahım! Günahların yükünü bizden hafiflet ve bizi iyilerin hayatıyla rızıklandır (onlar gibi hayat ver). Önemsediklerimizle bu dünyada ve ahirette bize sen kâfi ol. Şerli kimselerin şerrinden ve yalancıların hilelerinden bizleri uzak tut. Bizim boyunlarımızı, babalarımızın, annelerimizin, üstadlarımızın, şeyhlerimizin boyunlarını cehennemden azad et.

Ya Azîz, ya Cebbâr, ya Kerîm, ya Settâr, ya Gaffâr, ya Alîm, ya Hâliku’l-Leyli ve’n-Nehâr!

Efendimiz, koruyucumuz, sadık, emin Muhammed’e, âline, ashabına ve müminlerin anneleri olan hanımlarına, nesline, temiz ve güzel ehl-i beytine ve kıyamete kadar onları takip eden nesle salât olsun, peygamberlere de selam olsun. Hamd alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.”

Kaynaklar

[1] www.imamhatiplim.org/331/Caliyetul-Ekdar-Sesli-ve-yazili
[2] arsiv.huzurpinari.com/index.php?option=com_content&task=view&id=921&Itemid=90





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ayla yarka, 22.09.2015, 16:17 (UTC):
YÜCELERDEN YÜCE ALLAHIM HEPİMİZİN KALPLERİNDEKİNİDE ALENEN VE GİZLİ YAPTIKLARIMIZIDA BİLENDİR.
ONUN İÇİN TEK YARGILAYICIDA ODUR.BİZE DÜŞEN KENDİ YAPTIKLARIMIZDAN ALLAHA SIĞINMAKTIR.KİMSE KİMSEYE DUAN KABUL OLMAZ DEMESİN KİM YARIN PİŞMAN OLUR BİLİNMEZ.HERŞEYİN BİLGİSİ YÜCE ALLAHIN KATINDADIR.BİRBİRİMİZİ YEMEYİ BIRAKIPTA ALLAHIN AFFINA SIĞINALIM O DİLERSE İNSANI SAÇINDAN YERE VURUR ÖYLE PİŞMAN EDERKİ BU DÜNYA ONA DAR GELİR
ALLAHA AFFINA VE AZABINA SINIR KOYMAYIN
VE HER KUL ÖNCE KENDİNİ YARGILASIN BAŞKASINI DEĞİL.ÇÜNKİ ALLAH TEK YARGILAYICIDIR.ALLAH HEPİMİZİ AFFETSİN



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 46136705 ziyaretçi (118652310 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler