Caber Kalesi ve Süleymanşah Türbesi
 

Caber Kalesi

Caber Kalesi ve Süleymanşah Türbesi

Ce'ber Kalesi

Caber kalesi, (Arapça: قلعة جعبر‎, Türkçe: Caber, Ca'ber, Cabir, Ceber kalası) [1] Sûriye'nin kuzeyinde, Fırat Nehrinin sol kıyısında eski bir kale. Bugün harâbe hâlinde olan bu kale, Rakka şehrinde Balis'e giden yol üzerinde, Rakka'nın 50 km batısında, Halep şehrinin 110 km doğusunda yer almaktadır.[2] Kuzey Suriye’de Fırat nehrinin sol kıyısında eski bir kale harabesi ve Rakka’dan Balis’e uzanan yol üzerinde bir konak yeri olan Caber Kalesi, Fırat’ın sağ yakasında Siffi’nin karşısındadır.[3]

Caber kalesi, Türkiye'nin Türkiye sınırları dışında sahip olduğu tek kara parçasıdır. Çok fazla bilinmez, akademik kaynaklarda yer alır. Suriye tarafından türlü yalanlarla yeri sürekli değişmiştir. Günümüzde sembolik olarak varlığı sürdürmektedir. Çok küçük bir alanda, az sayıda asker tarafından beklenmektedir.[4]

Tarihçe

İslâmiyet'ten önceki devirde ve İslâmiyet'in başlangıcı sırasında buranın ismi, "Davsara" idi. Müslüman coğrafya âlimleri, burası için "Davsen" adını kullandılar. Hicri 5. asırda Benî Kuşeyrli Ca'ber tarafından zaptedildiği için, bu isimle şöhret bulmuştur. Bu kale, 1087'de Sultan Celâleddîn Melikşah tarafından zapt edilmiş ve Halep'teki Ukaylilerin sonuncusu Sâlim'e verilmiştir. 1146'da Musul Emîri Atabeg Zengi tarafından kuşatılmış ise de, ölümü üzerine zapt edilememişti. Ancak daha sonra bu kale, Ukayliler tarafından Atabeg Zengi'nin oğlu Nûreddîn Zengi'ye teslim edildi. 1206'da Harzemşâhların istilâsına, 1260'ta da zâlim Hülâgü'nün yağmasına ve tahribâtına mâruz kalmıştır. Memlûklüler zamânında Haleb'e bağlanan kale, Kılavun'un hükümdârlığının son zamanlarında tâmir edilmiş sonra da Döğer adlı Türkmen Boyunun eline geçmiştir. Döğerli beyler, Memlûklüler ve Osmanlılar zamânında kaleye hâkim olmuşlardır.

Osmanlı vak'anüvislerine göre Ca'ber Kalesi, Osmanlı Devletinin kurucusu olan Osman Beyin büyük babası, Fırat Nehrini geçerken şehit olan Süleymân Şâhın gömüldüğü yerdir. Burada Süleymân Şaha âit olduğu tespit edilen türbe, Osmanlı Sultânı İkinci Abdülhamîd Han tarafından yeniden yaptırılmıştır. Ca'ber Kalesi Osmanlı Devleti zamânında Rakka kazâsına bağlı bir nahiye merkeziydi. Birinci Dünyâ Harbinden sonra Osmanlı Devletinin yıkılması üzerine 1918 yılı sonlarına doğru İngilizler tarafından işgâl edildi. Sonradan [2] Birleşmiş Milletler Cemiyeti kararı ile [3] Sûriye Devleti sınırları içine dâhil edilerek [2] Fransız mandasına bırakıldı.[1]

20 Kasım 1921'de Türkiye ile Fransa hükümetleri arasında imzâlanan Ankara İtilâfnâmesinin 9. maddesi gereğince; Osmanlı sülâlesinin kurucusu olan Sultan Osman Hanın büyük babası Süleymân Şahın, Ca'ber Kalesindeki Türk mezarı diye tanınan kabri, müştemilâtı ile berâber Türkiye'nin malı sayılmış ve Türkiye'ye orada muhâfızlar bulundurmak ve bayrağını çekmek hakkı tanınmıştır.[2]

üleyman Şah Türbesi

Süleyman Şah Türbesi

Türbenin muhafazasını sağlamakla görevli olan Jandarma İhtiram kıtasının ikameti için 30 Mayıs 1938 tarihinde modern bir karakol yaptırılmış, eski türbenin tamiri imkansız hale geldiğinden tarihi önem ve özelliğine uygun olarak, 1939 yılında da karakolun yanında yeni bir türbe inşa ettirilerek mezar buraya nakledilmiştir.

Süleyman Şah Türbesi Akçakale İlçesinin 10 km. Güneyinde, Rakka ile Balis arasında ve Rakka’ya 50 km. mesafede Fırat nehrinin sol sahilindeki Suriye toprakları üzerinde bulunmaktadır. Türbe Halep’in 130 km. Doğusunda, Deyrizor muhafızlığının ise 610 km. kuzeybatısındadır.

Türkiye ile Suriye heyetleri arasında 1956 yılında Halep’te yapılan üst seviyede bir toplantıda düzenlenen tutanağın 13 ve 14 ncü maddelerinde türbe için gönderilecek ihtiram kıtasının her ayın 7 sinde değiştirilmesi kabul edilmiştir.

Suriye Hükümeti, Fırat Nehri üzerinde 1966 tarihinde başlattığı Tabka barajının 1973 yılı içerisinde her türlü inşaatını bitireceğini ve barajın doldurulmasıyla “Süleyman Şah Türbesi”nin tamamen barajın suları altında kalacağını ileri sürerek, hükümetimizden türbenin yerini değiştirilmesi veya türbenin Türkiye’ye naklini talep etmiştir. Bu durum Türkiye ve Suriye hükümetleri arasında yeni görüşmelere yol açmıştır. İki hükümetin temsilcilerinin uzun bir süreden beri Ankara ve Şam’da yürüttükleri ikili konuda bir anlaşma imza edilmiştir.

Anlaşmanın ana maddeleri aşağıya çıkarılmıştır:

a. Türbe, müştemilatı ile birlikte Karakozak köyü yakınındaki yere nakledilecek,

b. Barajın kenarında, türbenin bu günkü mevkiine mümkün olan en yakın yerde mermerden bir kitabe dikilecek,

c. Türbenin bugünkü yerini tespit etmek maksadıyla, göl üstüne bir şamandıra konacaktır.

Türbe yerinin Suriye’nin yaptırdığı Tabka Baraj Gölünün suları altında kalması nedeniyle anlaşmada belirtildiği gibi, türbe ve karakol binası ek tesisleri ile birlikte Karakozak Köyünde 8797 m2 lik bir alan üzerine konuşlandırılmıştır.

Bu defa da Süleyman Şah Türbesini ve Karakolu, Suriye tarafından yaptırılan Teşin Barajı suları tehdit etmektedir.

Günümüzde Süleyman Şah Türbesi Kara Kuvvetleri Komutanlığından çıkarılan bir manga tarafından korunmaktadır.[3]

Türk Karakolu

Türbenin muhafazasını sağlamakla görevli olan Jandarma İhtiram kıtasının ikameti için 30 Mayıs 1938 tarihinde modern bir karakol yaptırıldı. 1939 yılında da eski türbe tamiri imkânsız hâle geldiği için tarihî önem ve özelliğine uygun olarak, karakolun yanında yeni bir türbe inşa ettirildi ve mezar buraya nakledildi.

Türkiye ile Suriye heyetleri arasında 1956 yılında Halep’te yapılan üst seviyede bir toplantıda düzenlenen tutanağın 13 ve 14 ncü maddelerinde türbe için gönderilecek ihtiram kıtasının her ayın 7 sinde değiştirilmesi kabul edilmiştir. Günümüzde her ayın 7 ve 20 sinde karakolun ikmali sağlanmakta ve personel değişimi yapılmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti 20. Zırhlı Tugayı 3.Hudut Alay Komutanlığı 3. Hudut Taburu'na bağlı bir manga asker tarafından korunmaktadır.[1]

Tabka Barajı

Suriye Hükûmeti, Fırat Nehri üzerinde 1966 tarihinde başlattığı Tabka Barajı'nın 1973 yılı içerisinde her türlü inşaatını bitireceğini ve barajın su toplamaya başlamasıyla Caber Kalesinin tamamen baraj suları altında kalacağını ileri sürerek, Türk hükümetinden türbenin yerini değiştirilmesi veya türbenin Türkiye’ye naklini talep etti. Yeni ortaya çıkan durum üzerine Türkiye ve Suriye hükümetleri arasında yapılan görüşmeler sonucunda imzalanan antlaşmaya göre; Türbe, müştemilatı ile birlikte Karakozak köyü yakınındaki yeni yerine nakledildi.[1]

Teşin Barajı

8797 m²lik bir alan üzerinde yer alan Caber Kalesi'ni, bu defa yeni inşa edilmekte olan Teşrin Barajı'nın suları tehdit etmektedir. 2006 yılından itibaren Suriye tarafından karakolun su altında kalmasını engellemek maksadıyla çevresine dolgu yapılmaya başlanmış ve karakol su tehdidinden kurtarılmıştır. Türkiye tarafından yeni bir karakol ve türbe inşasının yapılması planlanmaktadır.[1]

İlgili Yayınlar ve Referanslar

  1. Tonghini, Cristina, Qal`at Ja`bar Pottery, A study of a Syrian fortified site of the late 11th-14th centuries, with contributions by HJ Franken, HJ de Haas, J Kalsbeek and A Zaqzuq, Oxford, 1998.
  2. Zaqzuq, A.R., Fouilles de la citadelle de Ja`abar, SYRIA Revue d'Art Oriental et d'Archeologie، Tome LXII، Paris 1985، 141-142 .
  3. Musil, Alois, The Middle Euphrates-A Topographical Itenerary, New York 1927.
  4. Dussaud, R., Deschamps, P., Seyrig, H., La Syrie Antique et Mediévale Illustrée, Paris, 1931.
  5. Sourdel, D. "ḎJ̲abar or Ḳalat ḎJ̲abar." Encyclopaedia of Islam. Edited by: P. Bearman , Th. Bianquis , C.E. Bosworth , E. van Donzel and W.P. Heinrichs. Brill, 2007. Brill Online.
  6. Bell, Gertrude Lowthian, Amurath to Amurath, London 1911;

Kaynaklar

[1] tr.wikipedia.org/wiki/Caber_Kalesi
[2] Yeni Rehber Ansiklopedisi, "Caber Kalesi" maddesi, İhlas Gazetecilik, İstanbul 1993, c.4, s.256-257.
[3] www.egitimaileforum.com/forums/sinir-disindaki-turk-topragi-caber-kalesi-t5608.htm
[4] sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=caber+kalesi





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: hüseyin ulu, 08.10.2010, 20:40 (UTC):
bu karakolda 2ay askerlik yaptım 07.04.1984 SENESİNDE

Yorumu gönderen: hüseyin ulu, 08.10.2010, 20:25 (UTC):
bu karakolda askerlik yaptım

Yorumu gönderen: erbolbay, 26.08.2010, 12:59 (UTC):
Ata babamız Süleyman Şah'a saygı ve koruma nöbeti bana kısmet olmadı. Türk mezarı nam Süleyman Şah türbesini bekleyip,nöbet tutan Türk askerlerini kutluyorum!n

Yorumu gönderen: fevzi başkaya, 20.01.2010, 11:58 (UTC):
2. hudut taburu değil 3. hudut taburu bu yanlış lütfen düzeltin bende orayı koruyanlardan birisiyim



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36629504 ziyaretçi (102627094 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.