Celse 68
 

Celse 68

(16.10.1994)

Semiyum: İyi geceler dilerim. Suallerinize geçebilirsiniz.

Soru: İnsanlık Altınçağ'a geçerken Agartalıların buna karşı ilgileri ve görevleri nelerdir, o konuda konuşmak istiyorum.

Semiyum: Buyrunuz.

Soru: Efendim, aslında Altınçağ'a geçiş, Yüce Kitabımız Kuran'da yer alıyor ve bu bizim daha önce işlediğimiz, birlikte üzerinde çalıştığımız ayetin, 27/82. ayetin (ki, toplam 19'dur) devamındaki ayetlerde var. Bu bizi ziyadesiyle memnun etti. Hatırlarsanız 82. ayette; "O söz başlarına geldiği zaman onlara yerden bir dabbe (sudan yaratılmış canlı) çıkarırız. O, onlara insanların ayetlerimize içtenlikle inanmadıklarını söyler" diyordu. Şimdi, Agartalılar yeryüzüne çıkıyorlar ve Kuran'da bu ayette bahsedilen, sembolik olarak bahsedilen ilişki içine giriyorlar. Fakat 83. ayette: "O gün her ümmet içinden ayetlerimizi yalanlayanlardan bir cemaat toplarız. Onlar, bütün inkarcılar hep biraraya getirilip tutuklanarak ilahi huzura sevk edilirler." Yani Altınçağ'da, iki binli yıllar arifesinde, "ne kadar inanmayan, yeryüzü sahnesinin terketmesi gereken her ümmetten insan ve cemaat varsa, toplanıp ilahi huzura alırız" diyorlar. Bu dünyayı bıraktırıyorlar. 84. ve 85. ayette de," geldikleri zaman Allah der, ayetlerimi anlamadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yaptınız? Zulmetmeleri yüzünden o söz başlarına gelmiştir. Artık konuşmazlar." Kanalların Altınçağ dediği, Mutluluk Çağı dediği olaya iki bin yılı civarında ve iki bin yılından sonra safha safha geçecek toplu göçüşlere, yeryüzünün artık inanmayanlardan arındırılacağı bir çağa geçişe Kuran bu şekilde yer vermiş. Bu öncellikle böyle yorumluyorum. Sonra sizinle bağlantısına geçeceğim, ne dersiniz efendim?

Semiyum: Yorumlarınız tamamen doğrudur. Biz daha önceki bir celsemizde "Kuran'da herşeyin var olduğunu" söylemiştik. Bu ayetin, okuduğunuz bu ayetlerin birinci dereceden anlamında gerçekten yeni bir çağa geçişten bahsedilmektedir. Ve bu geçişin nasıl olacağı o şekilde belirtilmektedir. Bu ayetleri bu şekilde yorumladığınıza son derece sevinmiş bulunmaktayız. Çünkü birinci dereceden anlamı bunu işaret etmektedir.

Soru: Tabii bu ayetlerin başında Agartalılardan bahseden ayetimiz var; "O söz başlarına geldiği zaman onlara yerden bir dabbe çıkartacağız ve onlar insanlara gerekeni söyleyecekler" diyor. Ve 83. ayette "O gün ümmet içinde ayetlerimizi yalanlayanlardan bir cemaat toplarız." diyor. Şimdi, bu iki ayet birbirine bağlantılı. Bu toplama işinde Agartalıların rölü, yeri nedir? Yani kısaca Altınçağ'a geçiş olayında Kuran'da var olan bu olayda Agartalılar olarak sizin vazifeli olduğunuz ortaya çıkıyor. Bu konuyu biraz açar mısınız?

Semiyum: Düşündüğünüzün çok ötesinde biz zaten bu olayın içinde yer almış bulunuyoruz. Uzunca bir zamandan beri Agartalılar olarak her türlü imkanlarımız ile bu geçişin en hayırlı biçimde gerçekleşmesi için hizmet sunmaktayız. Öncelikle bunun bilinmesi gereklidir. Bizlerin son aşamada yeryüzündeki bütün insanların bilgisi dahilinde ortaya çıkacak olmamız vazifemizin görünür hale gelmesi anlamını taşımaktadır. Zaten yaptığımız bu çalışma, dikkat ederseniz bu son devreye denk gelmektedir. Neden biz insanlığa kendimizi bu devirde açıklamak ihtiyacını duyduk? Bunların tamamı birbiriyle bağlantılıdır. İnsanlığın Agartalıları bu şekilde tanıyacak olması en hayırlı yol olarak tespit edilmiştir. İnsanlık bu şekilde kendilerine yaptığımız yardımların idraki içinde tam olarak girecektir. Bizler kendimizi daha önceki celselerimizde belirttiğimiz gibi dünya insanına gösterdikten sonra, onların Yüce Kuran'da az önce ayetlerde okuduğunuz gibi kötü niyetli olanlarının, yeryüzünden ayrılması gerekenlerinin toplanıp yukarı aleme intikal işine karışmayacağız. Açıkçası bir yeryüzündeki bu geçişe fiziki manada yardımcı olmayacağız. Yani insan öldürmeyeceğiz. Bu bizim görevimiz değildir. Bize düşen görev değildir. Ama onların ilahi aleme intikalinde her türlü yardımcı görevleri yapıyoruz. Aslında o olay şu anda bile cereyan etmektedir. Ama ciddi ölçüde, herkesin ciddi ölçüde farkına varacağı toplu geçişler henüz başlamamıştır.

Soru: Şimdi, o zaman göçenlere, geçenlere her yönüyle yardımcı olacakken, kalanlara ne şekilde yardımcı olacaksınız efendim? Ondan bahsedebilir miyiz, burada kalanlarla ilişkiniz nasıl olacak?

Semiyum: Aslında o ilişki şu anda bile başlamış durumdadır. Bir kişiyle de, birkaç kişiyle de olsa başlamış durumdadır. Ve bu ilişki, artık siz insanların yeryüzü sahnesinden çekilinceye kadar devam edecek uzun bir ilişkinin başlangıcıdır. O yönüyle konuya bakarsanız biz yeryüzünde bu çağ değişikliğinden sonra kalacak insanlarla çok yönlü olarak ilişkiye geçeceğiz. Adeta onlara "abilik" yapacağız.

Soru: Ama geçiş sırasında kalan insanlarla ilişkiler nasıl olacak efendim?

Semiyum: Bu konu o kadar önemli değildir. Geçiş sırasında zaten herkes kendi derdine düşmüş olacaktır. İnsanlık bu aşamada zaten maddi manevi problemlerini devam ettiriyor durumda olacağı için bizimle son derece şuurlu ve yapıcı ilişki içinde olmaları beklenmemelidir. İstisnalar hariç olarak konuşuyorum.

Soru: Efendim, Yüce Kuran'da, "O gün her ümmet içinden ayetlerimizi yalanlayanlardan bir cemaat toplarız" deniyor. Biz kendi kaynaklarımızdan biliyoruz ki, 8 milyarın üzerinde nüfus var. Bu şekilde göçtükten sonra kalanlar olacaktır. Onlardan Kuran dolaylı olarak bahsediyor. "Kötüleri tutuklayıp götüreceğimize göre iyiler kalacaktır." diyor.Önce şunu soralım, efendim bu toplama nasıl olacak? Bu konuda biraz bilgi verebilir misiniz?

Semiyum: Aslında bu bizim Agartalılar olarak görevimiz değildir. Bunu az önce söylemiştik. Bu sorunun cevabı yine ruhsal çalışmaların içindedir. İsterseniz konuya bu yönüyle bakalım. Bu soru bizim kitabımızın konusu değildir.

Soru: Şimdi o zaman şöyle bir kavram çıkıyor ortaya. Daha önce yüz yirmi milyon insan kalacağından söz etmiştik. Siz bu sayıyı onaylamıştınız. Bu, şu anda ne dereceye kadar net olabilir efendim? Çünkü insanlığın durumu değişiyor. Bu bilgiyi de biliyoruz. Ne söyleyebilirsiniz?

Semiyum: "Yüz yirmi milyon insan" sözü genel bir ifadedir. Bütün çaba insan sayısının arttırılmasına yöneltilmiştir. Hem bizim, hem ilahi alemin bu yönde çok ciddi çalışmaları olmuştur. Olmaya devam etmektedir. "Yüz yirmi milyon insan" sözünü genel olarak ana hatlarıyla kabul edebiliriz. Ama inşallah o sayıyı daha yukarıya çıkartma imkanı olur. Yüz yirmi değil de yüz elli olur. Ama görünen o ki, daha yüksek rakkamlara çıkmak için insanlığın çok ciddi atılımlar içinde olması gerekecektir.

Soru: Tabi, bu geleceğe yönelik bir bilgi, bir hareket olduğu için daha fazlasını söyleyemiyorsunuz. Aslında kesin sayıyı siz bütün bu aglılamalarınız neticesinde zannedersem biliyorsunuz efendim.
Semiyum: Öyledir ama çok yerde okuduğunuz gibi, bu konularda baştan son söylenemez. Zaten yukarıda söylediğimiz gibi bu bizim çalışmamızın, kitabımızın konusu değildir.

Soru: Efendim, tabi sıkıntı olacak. Bu toplama işinde kuruyla yaş birbirinden nasıl ayrılacak. Bir felaket gelecek, bir bomba atılacak, (misal olarak veriyorum) savaşlar olacak. Bir aileden bir fert ölecek, ötekinden bir fert kurtulacak. Veya denizler kabaracak, dev dalgalar bir ülkeyi istila edecek. Onun içindir ki, insanlar nasıl kurtulacak? Bunlar hep cevap bekleyen, benim zihnimde cevap bekleyen sorular. Yani şöyle tahayyül ediyorum, ben son anda ne bileyim kurtarılması gereken, sözgelimi Agartalıların gemilerine çekilip alınabilir, ışınlamayla bir başka yere alınabilir diye tahayyülatımda bir imaj var. Bu imaja karşı yaklaşımınız nedir?

Semiyum: Hayır, düşündüğünüz gibi değildir. Düşündüğünüz manada mucizeye benzeyen hadiseler söz konusu olmayacaktır. Ama yeryüzünde kalması gereken, kısaca genel olarak "iyi" dediğimiz insanların bu şekilde mucizeyle korunmasına ihtiyaç olmayacaktır. Bunu ilahi alem görevlileri, herşeyden önce Azrail dediğiniz güç rahatlıkla ayarlayabilecektir. Bu konuda hiçbir endişeniz olmasın. Azrail yeryüzündeki insanın canını almak istememişse onu hiçbir güç öldüremez. Kişi kendini öldüremez. Sözgelimi kişi o tür düşünce içinde olamaz. Çünkü Azrail o düşüncesini bile engeller. O iş ilahi alemin, Tanrı'nın vazifeli kıldığı Azrail'in diğer meleklerin koordineli çalışmasının ürünüdür. Bu tür mucizelere, gemilerimize çekmelere gerek kalmayacaktır. Yani Yüce Allah iyi ile kötüyü birbirinden çok rahatlıkla ayırt edebilecektir.

Soru: Bir tarih, toplu göçüşlerde son nokta, son bir tarih mi yoksa muallaklık mı var?

Semiyum: Muallaklık bazı seviyeler açısından vardır. Çok yukarı seviyeler açısından öyle bir hadise söz konusu değildir. Nihayet biz Agartalılar, kendi imkanlarımız ile pek çok tarih öngörebiliriz. Ama müsaade ederseniz size bir tarih vermeyelim. Pek çok kaynakta geçtiği gibi iki bin yılından sonra safha safha Altınçağ'a geçilecektir. Ve safha safha bu geçişler olacaktır.

Soru: Yine akla şu geliyor efendim. Yani bu geçişte ve geçiş öncesinde sizin Agartalılar olarak insanlığa yaptığınız yardımlar, hizmetler gizli olarak yürütülüyor.

Semiyum: Genel olarak öyledir. Ama yeryüzündeki pek çok insan toplu geçişler öncesi sizin yayınladığınız bu kitaplar vasıtası ile Agartalıları tanımış olacaktır. Aslında tanımaya başlamışlardır bile. Doğal olarak az önce sözünü ettiğiniz Yüce Kuran'da bahsedilen ayetler hükmünü icra ettikten sonra safha safha insanlığın Agartalılarla olan ilişkileri artacaktır.

Soru: O zaman Kuran'da az önce sözünü ettiğimiz ayetlerde bahsedilen Agartalıların etkisi şu anda yapılan yardımları ağırlıklı olarak içeriyor efendim.

Semiyum: Öyle söylenebilirse de olayın bizi ilgilendiren yönü; bu vesile ile Agartalıların kendilerini insanlığa gösterip örneklemesi suretiyle insanlığın idrakindeki, fikirlerindeki, görüşlerindeki büyük değişikliklerin ortaya çıkacak olmasıdır. Ayetlerde bu mana da mevcuttur. Şu anda insanlık kendisini dünyanın tek sahibi sanmaktadır. Bizi gördüğü zaman bırakın dünyanın sahibi olmayı, dünyanın çok kısa süreli bir konuğu olduğunu idrak edecektir. Bizim onlara söyleyeceğimiz Yüce Kuran'daki sembolik halde geçen sözler aslında bunlardır. İnsanlık bizi görüp tanıdıkça söylenecek söz ile kastedilen idrak uyanışı devamlı olacaktır. Biz insanlara "siz Kuran'ın ayetlerine inanmıyordunuz" gibi söz ile bir şey söylemeyeceğiz. Onlar bizi gördükçe kendileri alması gereken ibreti, dersi böylece alacaklardır. Kısaca biz kendimizi onlara örnek olarak sunacağız. Böylece ayetin hükmü yerine getirilecektir.

Soru: Peki efendim, Altınçağ'a geçiş ile birlikte Agartalıların ortaya çıkışı ve insanlığa kendini göstermesi arasındaki bağlantıyı Kuran'da peşleşe yazılı olduğu için önemli gördük. Ama neden böyle? Onu tekrar sorabilir miyiz?

Semiyum: Nedeni zaten sorduğunuz sorunun içindedir. Bu köhne, cahil devir işini bitirip yerini bilgiye bırakmaktadır. Bu bilginin içinde Agarta'yı da düşünebilirsiniz. Doğaldır ki, Kuran, Yüce Kitabımız, Yüce Kitabınız bu iki bilginin bir arada olmasını öngörmüştür. Bizlerin, sizlerin bu vesile ile yaptığımız bu iş, Kuran'ın çok ezelden hazırlanmış bu ayetlerinin hükmüne uymaktan başka bir şey değildir. Şuradaki kutsallığı, ilahiyatı, her şeyin ne kadar ince hesaplar üzerine inşa edildiğini sanırım idrak ediyorsunuzdur. Bu yönüyle celsemiz son derece isabetli ve hayırlı olmuştur. Ne sizlerin bizi tanımanız, ne insanlığın yeni bir çağa geçişi hesapsız olmamaktadır ve bu hesap Yüce Kuran'da ta ezelden belirtilmiştir. Bizler insanlık olarak ister dünya insanlığı, isterse Agartalı insanlar olalım, alemlere rahmet olarak en güzel surette yaratılmış olsak bile yine de Allah'ın yüce ilmi karşısında bir zerreden öteye hiçbir anlam ve değer taşımıyoruz. Tabi buradan bizim değersiz, anlamsız olduğumuz neticesine asla varmamanız gerekir. İnsanlık değerli ve anlamlıdır ama bütün değerli ve anlamlı olan yaratılmış her şeyin Allah'a ve onun ilmine karşı kıyası bir zerreden öteye gitmez. Bunu ayrıca belirtmekte yarar vardır.

Soru: İsabetli sözlerinize katılmamak elde değil efendim. Benim bu akşam başka sözüm yoktur. Size iyi geceler dilerim.

Semiyum: Biz de size iyi geceler dileriz.[1]

Kaynaklar

[1] Ö. S. Ayçiçek, Agarta 2.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Renan Seçkin, 06.12.2016, 04:57 (UTC):
Agarta diye bir yer yok. Gecen yuzyıl "asgart" kelimesinden türetilmiş ve gercekte kadim kaynaklarda geçen Şambala'ya kutup olarak kurgulanmış bir yer. Helena Roerich Tibet'te yıllarca bu mekanı aramış ve keşifleni paylaştığında şöyle demiş: Agarta diye bir yer yoktur, Agarta dedikleri aslında Şambala'dır.

Yorumu gönderen: anubis, 17.12.2015, 20:04 (UTC):
Yecuc ve Macuc mevzusu bakiyorum cok geciyor. Yecuc ve Macuc denen tanimlamalar iki ulustan bahseder bunlardan biri Turk topluluklardir yani Yecuc. Macuc ise Chinlilerdir. Orta-Asya bolgesindeki iki ana damar ve guctur tarih sahnesine cikislari itibariyle ve hep savas halinde olmuslardir Turklerin Orta-Asyadan goc etmelerine kadar. Kuran da da bu mevzu gecer. Zulkarneyn ayeti ile beraber. O da Buyuk Iskenderdir. Az biraz tarih bilgisi olan bunu bilir zaten. Kuran nihayetinde tarihsel bir metindir ayni zamanda. Donemin olaylarini sembolik gizemli bir dil ile anlatmis.
Siz de burada agarta shambala takiliyorsunuz. Gercege donun biraz. Omer Sami Aycicek belki konuyla ilgili 4 cilt kitap yazmis olabilir bazi sirlara konulara hakim olabilir. AMa Olmayan varliklarla konusma halinde. Insanlarida bu duruma inandirmaya calisiyor. Ben de celse muhabbeti adi altinda size 10 gunde 10 cilt yazabilirim. Abartmiyorum...

Yorumu gönderen: semih, 16.04.2015, 23:27 (UTC):
Arkadaslar
bunlar saptirma amacli kurgulanmis konular
bence o semiyum
semum dur semumu arastirin anlarsiniz.
Allah cc insanligi yaratmasindan gayesini ve herseyi kurani kerimde belirtmistir kitaptan ayrilmayin.
Felsefe yapmayin Su raportaji yapan kisiye gelince kandirilmis hepsi bu
cunki rivayetler derki ahir zamanda o deccalin ates gosterfigi su su gosterdigi atestir.
distluk iyilik diye yaklasip herseye sevecenlik diye yaklasip yasaklari serbest haramlari helal yapiyorlar.
Allah cc in emir ve yasaklarina uyun sinavda oldugunuzu bilim acele etmeyin zaten surda en fazla 70 yil sonra olup hakikati kendiniz goreceksiniz.
Allah cc dunyanin gecici mekan oldugunu belirtmis isterseniz gunese kent kurun yinede oleceksiniz sinavdasiniz .
bunun bilincinde olun bence

Yorumu gönderen: cengiz, 25.09.2010, 10:13 (UTC):
kuranı kerimi okurken hiç bir şey anlamazdım taki agartalılar maya 2012 vs. konularını okuyana dek. yukarıda yazılanlar ancak benim için bir mana ifade etmekte. Bilgi layık olana gider.

Yorumu gönderen: Sıradan Vatandaş, 10.08.2010, 03:02 (UTC):
Bakın arkadaşlar, agartayla yaptıgım araştırmalarda(benim yapabilecegim araştırma ancak okumayla olur zaten).Sözde bu medeniyetin herkese göre ayrı bir misyonu var. Kimine göre ecüc-mecüc olayında insanların safında yer alacaklar.Ecüc Mecüc olayı kıyametin en büyük alametlerindendir bahsedilen Ecücle Mecüc'ün zahiri bir benzetme olabilecegi düşünülür (iyi insan kötü insan gibi)uzaylı olabilecegi de düşünülür ama sorun bu degil kuran-i kerim açık ve net belirtir insanlıga bu durumda yardım edebilecek tek şey onların imanıdır. Kimilerine göre bu agartalıların misyonu insanlık yoldan çıkacak bunlarda onlara yol gösterecektir.Bu yüce yaratana bir hakarettir onun gönderdigi peygamberlerine hakarettir dinlere hakarettir kutsal kitaplara hakarettir. Yüce allah dini gönderir dogruyu yanlışı gösterir iyi yoldaysan mutlu mesut gidersen yok yanlış yoldaysan helak edilirsin...Bu kadar basit kainatın efendisinin bizleri yola getirmek için yerin altında gizliden bir medeniyet biriktirmeye mi ihtiyacı var sanıyorsunuz? Ecüc ve Mecüc olayına takıldım ben...En dogru bilgi (eger inanıyorsan)kuranı kerimdir orda derki ecüc mecüc iki ayrı kavimdir bunlar dünyaya terör salmıştır hz zülkarneyn gelir bu milletler arasına AŞILAMAYACAK bir set çekmiştir bunlar o seti kıyamet zamanı aşacak ve dünyaya talan edeceklerdir... Demekki ikiside kötü medeniyet hiç birisi iyi varlıklar degil ozaman hangisi agartaysa onlarda kötü? olamaz mı? Kurani kerim diyor ben demiyorum. Gelelim iz bırakmadan yok olan medeniyetlere helak edilenler gayet açık kuranı kerim yazar yazmadıkları varmıdır bunu bilmemiz imkansız. Bİr medeniyet gösterin yeryüzünde hiç bir iz birakmasada ona komşu olan başka milletlerce ondan bahsedilmesin ya da onlardan bir iz taşımasınlar. Yok böyle bir şey. Mu Atlantis hala varliğini sürdürüyor yok arkadaşım öle birşey su altında böyle bir medeniyete dair şehirler bulunmuş eee ne biliyon helak edilmiş sapkın bir millet olmasın allahın helakından mı kaçmış bu agartalılar güldürmeyin adamı =)...Eger kutsal kitaplar Sodom ve gomoreden bahsetmeseydi onların helakından bahsetmeseydi tesadüfen bulunsaydı onlarıda mı fantastik yaratıklar olarak kabul edip inanacaktık... İnsanlar hep inanacak bir şey ararlar ya istersen kültablasına tap bana ne ama karanlıkta yolunu aydınlatabilecek tek şey senin aklın zekandır. Saygılar Dip Not İnanmayin böle şeylere =))

Yorumu gönderen: Sıradan Vatandaş, 10.08.2010, 02:36 (UTC):
Hiç bir uygarlık, iz bırakmadan tarih sahnesinden silinmemiştir.Zaten eger öyle ise hiç bir şekilde varliklarini kabul edemeyiz.Şimdi bakiyorum tüm agarta yazılarını eksiksiz okudum. Bahsedilen kitapları gözden geçirdim.İyi kurgulanmış ama bahsettiginiz bu zeki bilge agartalilar.Vasata yakın zekaya sahip bir araştırmacının sorularına neredeyse geçiştirme vasata yakın zeka kıvraklıgıyla cevap vermiş...Diyelim ki ben bir agartalıyım cok bilgeyim zekiyim fantastik yeraltı canlısıyım kendime muhatap olarak muhtemelen Stephan Hawking gibi bir dahi seçerdim ki söylediklerimi anlayabilsin diye. Burda şöyle bir durum var bu yazıyı ve bu röportajı yaptıgını iddia eden zaatı muhterem büyük bir megoloman kendini önemli bir şahsiyet sanıyor öyle oldugunu diretiyor daha dogrusu. Bir yazida bir pilotun agarta ülkesine gittigini okudum evet başarısızlıkla sonuçlanan bir görevi daha başka bir yolla ört bas edemezsiniz üsleriniz size ya deli gözüyle bakacak ya da inanacak affedileceksiniz. Almanlar bu efsane için kmlerce yol katettiler eee tamam işte bir ordunuz var kana susamış ama aç gözlü bunları doyurmak için çok fazla bir servetiniz yok çünkü zaten dünya malını tüketecek kadar talan etmişler bu adamlara farkli bir servet göstereceksin ki emirleri eksiksiz yerine getirsinler nitekim delirip bu yalana sende inanabilirsin bakiniz Adolph Hitler. Güya rus hükümetine bu agartalilar mektup yazmışlar neymiş cağın vahşeti komünizmi destekleyen bi yazı icraatlarından cok memnunlarmış eee tabi ki insanları kandırmak için din kullanılır politikada degil mi? Çağlarca bu yapılmıştır ama bu komünizmde imkansız adamlar zaten dine bagliligi sapkinlik kabul ediyorlar yaptıklarını desteklemek için bu agarta çılgınlıgının destegini almak şart gibi neredeyse...Şimdilik aklıma gelenler bunlar... Ya bu efsaneyi uyduran vatandaş J.R.R. Tolkien nin orta dünya ve oranın yaratıklarından etkilenmiş ya da Tolkien bu deliden etkilenmiş... Bu zırvalara inanmayacak ve mantıklı yorumlar yapabilecek kadar zekiyim yanlış anlamayın sakın zeki degilim ama zekam gündelik işlere yetiyor...Eger agartalılar bu yazımı okuyup bendeki zeka parıltısını gördülerse beni kesin başbakan yaparlar ülkelerine... Evet evet aslında ben bu agartalılara inanmaya başladım zaten benim babam da bir Elf.

Yorumu gönderen: hakan, 17.04.2010, 20:28 (UTC):
yahu niye sulandırıyorsunuz bilip bilmeden.ömer sami ayçiçek'in bu uygarlıkla ilgili 4 ciltlik kitabı var.alın okuyun.

Yorumu gönderen: ...., 24.03.2010, 22:23 (UTC):
4 eşliliğe karı kız ayagına nası bakıyomus bu semiyun bi sormak lazım

Yorumu gönderen: şevket, 20.07.2009, 19:33 (UTC):
hocam bütüm bunlar bir senaryodan ibaret değil demi gerçekte böyle bir insan ırkı varmı bu konuda dah fazla bilgi verirseniz sevinirim.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36786150 ziyaretçi (102903922 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.