Cennet Nimeti: Hurma
 

hurma, palm

Cennet Nimeti: Hurma

Suat Ünsal

Çocukluk yıllarımı hatırlarım. İftar sofralarının hazırlanmasını izlerdim. O özenli sofralarda yerini ilk alan ve beni çağıran en cazip şey hurma olurdu. O küçük yaşımda sanki oruçluymuşum gibi almaya çekinirdim ama, bir iki tane yürütmeme de kimse ses çıkartmazdı. Daha sonraları orucu kuyruğundan tutmaya başlamıştım. Oruç nedir; kuyruğu nasıldır, nasıl tutulur, bunları pek anlamadan, çocukça heyecanla orucu kuyruğundan tutmayı başarıyordum. Çünkü evdekiler öyle söylüyordu. Daha sonra da, annemin teklifiyle iki yemek arası oruçları başladı. Ve bir gün kendimi, sözde değil özde oruca geçmiş olarak buluverdim.

O günlerdeki Ramazan havasından bazı şeyler unutuldu, bazı yeni alışkanlıklar da hayatımıza girdi. Ama iftar sofralarının o tatlı hurmaları değişmeden kaldı.

O hurma ki oruçluya Rabbinden iftarın ilk hediyesidir. Oruçlu mü'minin, halsizliğini ve şeker ihtiyacını lütfettiği hurmayla gideriverir Rezzak-ı Kerim.

Bizler hurmayı severiz, fakat hurma hakkında bilgimiz aslında çok sınırlıdır. Onu genelde, iftar sofralarında, umre ve hac ziyaretlerini yapıp dönenlere gittiğimizde yeriz. Halbuki hurma her öğünde yenilebilecek bir meyvedir ve aynı zamanda çok yararlı bir gıdadır. Onda insan bünyesi için gerekli yağ, protein, vitamin, mineraller vs. her şey vardır. Bir insanın bir çok şeyi yiyerek alabileceği faydaları hurma tek başına karşılar. Bundan dolayı bir insan yalnızca hurma yiyerek ve su içerek yaşamını devam ettirebilir.

Son cümle eminim sizi biraz şaşırttı. Fakat rivayetlerde geçen yaşanmış olaylar bu gerçeği doğrular mahiyettedir: Efendimiz aleyhissalâtüvesselâm zamanında insanlar bazen uzun zaman yiyecek bir şey bulamazlardı. Sadece hurma yerlerdi, su içerlerdi, ama hasta da olmazlardı.

Sahabelerden bazıları, Hazreti Ayşe'ye: “Kıtlık zamanında evinizde ne yer, ne içerdiniz?” diye sorduklarında, şöyle demişti: “Evimizde bazen iki üç ay geçerdi de ateş yanmazdı.” “Peki ne yerdiniz?” “Hurma ve su.”

Peygamberimiz bir defasında hurmanın doyuruculuk ve insan bedeni için yeterliliğini açıklamak amacıyla Hazreti Ayşe'ye şöyle buyurmuştu: “Ey Ayşe, evinde hurma olmayanlar açtırlar.”

Gerçi bizler hurmayı daha çok tatlı yerine geçen bir ikram niyetiyle yesek de, onun insan bedenine çok daha büyük faydaları olduğu tıbben bilinen bir gerçektir. Kur'an âyetlerinden ve hadislerden birçok yararlarını bildiğimiz hurmanın, yakın zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalarla tıp açısından da ne kadar önemli bir nimet olduğu daha iyi anlaşılmıştır. Bulunan sonuçlar gerçekten ilginçtir.

Hurma sağlıklı insan için gıda, hasta insan için de bir ilâçtır. Bugün modern tıp, hurmanın insan vücudunun canlı ve sağlıklı kalabilmesi için çok önemli 10'dan fazla elemente sahip olduğunu keşfetmiştir. Bu nedenle günümüzde bilim adamları, insanın sadece hurma ve suyla yıllarca yaşayabileceğini onaylıyorlar. Bu konuda tanınmış uzmanlardan biri olan V. H. W. Dowson, bir hurma ve bir bardak sütün, insanın günlük besin ihtiyacını karşılamaya yeteceğini söylemektedir. Açıkçası, hurma, insan vücudu için gerekli bütün temel vitamin ve proteinlere sahip bir gıdadır.

Yaklaşık % 20 nem ihtiva eden taze hurmalarda % 60-65 şeker ve % 2 protein vardır. Kurumuş hurmalarda şeker oranı % 75-85 civarındadır. Ayrıca hurmadaki şeker, insan vücuduna bol miktarda hareket ve ısı enerjisi kazandıran, vücutta parçalanıp kullanılması kolay olan meyve şekeri fruktozdur. Kan şekerini hızla yükselten glikoz türünden değildir. Hurmadaki şeker, meyve şekeri olduğu için, sanılanın aksine şişmanlatmaz. Yoğun tempo yüzünden yorgunluk ve bitkinlik hissedenler bol bol taze hurma yiyebilirler.

Hurma aynı zamanda lif, yağ ve proteinler açısından da çok zengindir. Hurmada sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, kükürt, fosfor ve klor da bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, A vitamini, betakaroten, B1, B2, B3 ve B6 vitaminlerini de içerir. Hurma, lif yönüyle de zengin olduğu için yemek aralarında atıştırılması kabızlığa iyi gelir.

Yine, hurma bedenî ve zihnî gelişmeyi sağlar. Meyveler arasında vücut için en gıdalısıdır. Ayrıca potasyum, beyne oksijen gitmesine de yardımcı olarak berrak düşünebilmeye vesile olur. Vücut sıvıları için uygun alkalik özelliği sağlar. Zehirli vücut atıklarını dışarı atması için böbrekleri uyarır. Karaciğeri kuvvetlendirir. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardım eder ve sağlıklı deri oluşumunu sağlar.

Hurma, betakaroten açısından da son derece zengindir. Betakarotenin hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önleyici özelliği vardır. Hurmanın çok tüketildiği ülkelerde kansere tutulma oranı çok azdır. Boğaz hastalıkları için de faydası olan hurma, boğaz ağrısını keser. Bronşit, öksürük ve soğuk algınlığı şikâyetlerini giderir.

Bilim adamları hurmanın stres ve gerginliği giderici etkisine de dikkat çekiyorlar. Stresli ve gergin olanlara sabah, öğle ve akşam olmak üzere üçer-beşer adet hurma yemesi tıp çevrelerince tavsiye edilmektedir. Berkeley Üniversitesi uzmanlarının yaptığı araştırmalarda, sinir vitamini olarak adlandırılan B6 ile kasların çalışmasında önemli rol oynayan ve bu sebeple kalp krizini önleyici tesiri olduğu bilinen magnezyumun hurmada bol miktarda olduğu ortaya çıkmıştır.

Öte taraftan, hurma içerdiği B1 vitamini ile sinir sisteminin sağlıklı olmasını kolaylaştırır. Vücuttaki karbonhidratların enerjiye çevrilmesine, protein ve yağların vücudun diğer ihtiyaçları için kullanılmasına yardımcı olur. B2 vitaminiyle de, vücudun enerji sağlaması ve hücrelerin yenilenmesi için protein, karbonhidrat ve yağların yakılmasına yardımcı olur.

Bilindiği gibi bugün doktorlar, kadına doğum yaptığı gün hazmı kolay bir sıvı ile şekerli bir yiyecek verilmesini gerekli görürler. Bunun gayesi, annenin zayıf ve mecalsiz vücuduna ve yorgun azalarına enerji ve canlılık kazandırmak ve yeni doğan bebek için gerekli sütü ifraz etmesi için, süt guddelerini harekete geçirmektir. Yeni doğan yavrunun tek gıdası olan sütün meydana gelmesi ve terkibindeki karbonhidratın artması için hurma, en harika tesiri göstermektedir. Anne sütünün bu terkibi ise, yeni doğan bebeğin hayatı ve vücudunun takviyesi için zarurî olmaktadır. Kur'an'da, Rabbimizin, Hz. Meryem'e doğum yaptığı gün hurma ve su ile gıdalanmasını emir buyurduğu açık bir mucize olarak bildirilmiştir:

“Hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine olgunlaşmış taze hurma dökülsün. Ye, iç, gözün aydın olsun.” (Meryem, 25-26)

Hurma ile ilgili tüm bu bilgiler, Allah'ın sonsuz ilmini ve insanlara olan rahmetini, şefkatini ortaya koymaktadır. Görüldüğü gibi modern tıbbın ancak günümüzde tespit edebildiği hurmanın—özellikle de hamilelik dönemindeki—faydalarına Kur'an'da 14 asır önce işaret edilmiştir.

Basit bir toprak, su ve sıcaktan, böyle hem gıda, hem meyve, hem de ilâç olan o mükemmel hurmaları yaratmasıyla, Allah, kudretinin mucizelerini gösterir. İçindeki vitamin, mineral ve elementlerin o kadar hassas olarak konulması ise, biraz düşünebilen insana, ağacın, suyun ve sıcağın basit birer perde olup, onların Allah'tan bizlere özel ikramlar olduğunu gösterir. Bu noktada yüce Kitabımız Kur'an da dikkatimizi hurma ve üzüme çekerek der ki: “Aklı bulunanlara, bu iki meyvede tevhid (Allah'ın tek yaratıcı olduğunu göstermek) için büyük bir âyet, bir delil ve bir hüccet vardır.” (Nahl, 67)

Faydalanılan Kaynaklar

  1. 1. Kur'an-ı Kerim'de Besinler ve Şifa, Doç. Dr. Davut Aydüz, Timaş.
  2. 2. Kur'an ve Tıpta Hurma, Farika Teymur, Zafer Dergisi 1984, Aralık sayısı.
  3. 3. Şifalı Bitkiler Ans. Ayhan Yalçın, Geçit kitabevi





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36901649 ziyaretçi (103104295 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.