Cinlerle Evlilik
 

Cinlerle Evlilik

Hazırlayan: Akhenaton

Kategori: Cinler Alemi

Kehf sûresi 50. âyetinde mealen "Şimdi siz beni bırakıp da düşmanınız olduğu halde onu ve neslini dost mu edinirsiniz?" [1] denmektedir. Ayette geçen nesil kelimesi, cinlerin evlendiğinin burada sahih olduğu söylenmiştir.[2]

Hatta onlar, aile bağları açısından insanoğlundan daha tutucu ve birbirlerine daha düşkündürler. Bulundukları yerleri terk ettiklerinde hep kabile kabile yolculuk yaparlar. Kendi dinlerinden olanlara aşırı bağlılıkları vardır.[3]

Peki cinlerle insanlar evlenebilirler mi? Birçok tarihçiler ve hadisçiler, insanlarla cinlerin evlendiklerine dair birçok eser zikretmişlerdir. Mesela Ahmed b. Süleyman, En-Neccad, Emalisinde Ameşten, Ebû Bekr El-Haraiti ,le İ. Ebû Şeybe, "El-Kelait" kitabında bu konuları tahriç etmiştir.[4]

Hz. Peygamberin cinlerle evlenmeyi yasaklaması, fıkıh âlimlerinin "Cinlerle insanlar arasında nikahlanmak câiz değildir." demeleri, Tabiinden bazı kimselerin bu durumu hoş karşılamaması, böyle bir şeyin mümkün olduğunu gösterir. Çünkü mümkün olmayan bir şeyin cevazına veya adem-i meşruiyetine hükmedilmez.[5]

Kendi tecrübelerimize dayanarak söyleyebiliriz ki, bu konu, asla heveslenecek bir konu değildir. Böylesi bir evlilik, hem tehlikeli hem de sağlıksızdır. Bizim onların enerjisine  tahammül edebilmemiz ve uzun süreçte dayanabilmemiz hemen hemen imkansızdır. Her ne kadar ulema bu konuda tenakuzlu davransa da realite bu yöndedir.[4]

İsra sûresi 64. âyette Allah şöyle buyurmuştur:

"Mallarına ve çocuklarına ortak ol." [6]

Bir hadis-i şerifte peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:

"Eğer kişi hanımı ile ilişki kurarken besmele çekmezse, şeytan, zekerine girer ve onunla beraber o da cima eder." [7]

İbn-i Teymiye'ye göre de insanlarla cinler, birbiriyle cinsî temasta bulunabilir ve aralarında normal bir çocuk doğabilir. Bu, çok vukû bulmuştur demiştir.[8]

El-Hâfız-ı Hacer-i Abbas, şöyle rivayet etmiştir:

"Kişi, eğer âdet halinde olan hanımı ile cinsî temasta bulunursa, şeytan, ondan önce davranır. Kadın, ondan hamile kalır ve doğan çocuk da muhannes olur. Muhannesler, cinlerin çocuklarıdır." [4]

Cinlerle evlilik konusuna karşı çıkanların iddiaları şöyledir: Cin, ateşten yaratılmıştır. İnsan ise hava, su, toprak ve ateşten meydana gelmiştir. Buna göre ateş, kadın rahmine insan nutfesinin düşmesini önler. Çünkü nurfe, yaştır. Ateş ise yakıcıdır.

Oysa ki cinler, her ne kadar ateşten yaratılmışlarsa da, onlar, bu ana unsurları üzerinde kalmamışlardır. Allah, yemek, içmek, doğurmak, üremek ile kendi ana unsurlarını değiştirmiştir. Tıpkı topraktan yaratılan insanların atası Hz. Adem olduğu gibi. Çünkü İblis'ten başka cinlerden hiçbiri, ateşten yaratılmamıştır. Hz. Adem'den başka evlatlarından hiçbirisinin topraktan yaratılmadığı gibi.[4]

Başka bir deyişle insanların çoğalması, menî iledir. Cinnin çoğalması ise hava iledir. Yani erkekten dişiye bir gaz geçerek bundan yavru hâsıl olur. Bundan anlaşılıyorr ki, insan ile cinnin evlenmesi hayâl iledir. Hakikî evlenmek olmaz.

İmam Şiblî, cinlerle evlenmenin mümkün ve vâki olduğunu kabul etmekle beraber, buna engellerin de bulunduğunu belirterek insan neslinin insanlarla evlenmekle olacağını belirtiyor. Ancak "İnsanla cin arasında bir aşk meydana gelir de insan evlenmek zorunda kalırsa, o zaman iş değişir, zararından kurtulmak için evlenilir" diyor ve "Yine de zararından kurtulunmaz." diye ekliyor.

Seyyid Ömer diyor ki, bana bir cin kızı geldi. Benimle evlenmek istedi. Şemseddîn Hanefî'den sordum. Hanefî mezhebinde câiz değildir dedi. Böyle söyledim. Beni aldı ve yer altına, evlerine götürdü. Büyüklerine söyledi. Büyükleri dedi ki, Seyyid Şemseddîn'in cevabı başımızın üstündedir. Fakat cinnin insan ile evlenmesi, Şâfî mezhebinde câizdir. Biz Hanefî değil Şâfî'yiz.[9]

Ebû Sâid, Osman b. Said ed-Dârimî, "Etbaus-sünenî vel Ahbar" adlı eserinde diyor ki: Bize Muhammed b. Humeyd er-Râzî anlatmıştır: Cinlerden bir adam, bir kızımıza asıla kaldı ve "Ben haram işlemek istemiyorum." diyerek onu bizden istedi. Biz de kızımızı ona verdik. Aramızda şöyle bir konuşma cereyan etti:

- Siz nesiniz?

- Sizin gibi bir milletiz. Sizdeki gibi bizde de kabileler vardır.

- Bizdeki mezhepler sizde de mevcut mudur?

- Kaderiye ve Şia gibi her türlü mezhepler bizde de mevcuttur.

- Pekâlâ, sen hangi mezheptensin?

- Ben, Mürciedenim.

diye cevap verdi Bize Ebû Muaviye el-Ameş'ten şöyle duyduğunu nakletti: Bir cin, bizden kız aldı. Kendilerine "Sizce en güzel yemek hangisidir?" diye sordum. "Pirinç pilavı." diye cevap verdi. Bunun üzerine o yemeği biz ona getirdik. Yemeye başladı. Lokmanın kalktığını gördüm; lâkin onu göremedim.

Ebû Bekr b. Ebi'd-Dünya der ki: Abdurrahman, Ömer yolu ile Ebû Yûsuf es-Surûcî'nin şöyle dediğini nakletmiştir: Medine'de bir adama bir kadın gelip dedi ki: "Biz, size yakın bir yere indik. Benimle evlenir misin?" Adam, olur dedi ve onunla evlendi. Aradan bir zaman geçtikten sonra kadın, adama: "Buradan gitmemiz yaklaştı. boşa beni!" dedi. Kadın, ona gece bir kadın kılığında geliyordu. Sonra onu Medine sokaklarında aşk avcılığı yaparken görünce; "Onu istiyor musun?" diye sordu. Kadın, elini başına koyup gözlerini adama doğru kaldırdı ve "Sen, beni hangi gözünle gördün?" diye sordu. Adam, gözlerinden birini göstererek "Bu gözümle" deyince, kadın, parmağıyla o göze işaret ettiği gibi adamın gözü akmaya başladı.

Kadı Celâleddin Ahmed İbn-il - Kadı Hüsameddin er-Râzî şöyle anlatmıştır: Babam, beni çoluk çocuğunu doğudan getirmek için gönderdi. El-Birve denilen yeri geçince yağmur başladı ve biz, bir mağaraya sığındık. Bir cemaat halinde gece uyurken bir şeyin beni uyandırmakta olduğunu gördüm. Baktım ki, uzunlamasına yarık tek bir göze sahip olan orta boylu bir kadın yanımda duruyor.

"Korkma, sana bir zararım dokunmaz. Ben sana ay gibi güzel kızımı vermek için geldim." dedi. Korkumdan "Hayırlısı Allah'tan." dedim. Biraz sonra kalktım ki, bir sürü adam geldi. Hepsinin gözleri de öyle uzunlamasına yarıktı. aralarında kadı ve şâhitler de vardı. Kızla benim nikâhımı kıydılar.

Sonra kadın gidip kızı aldı ve bana getirdi. Kızın da aynı annesi gibi tek ve uzunlamasına yarık bir gözü vardı. Buna rağmen gayet güzel ve genç bir kızdı. Korkmuştum. Korkudan ne yapacağımı bilemiyordum. Durmadan arkadaşlarımı uyandırmak için taşlar atmaya başladım. Ama nâfile. Uyanmadılar. Bu defa dua ve niyaza başladım.

Sonra oradan ayrılma zamanı geldi ve ayrıldık. Fakat genç kız yanımdan ayrılmıyordu. Onunla tam üç akşam o hâl üzere kaldık. Dördüncü günü annesi çıkageldi ve "Galiba bu kızı beğenmedin ve ondan ayrılmak istiyorsun." dedi. "Evet." dedim. "Öyleyse boşa!"  dedi. "Peki, boşuyorum." dedim ve kadın, kızı alıp uzaklaştı. Bir daha kendilerini görmedim.[5]

Cinlerle İnsanların Evlenmesinin Meşruiyeti

İnsanın cinlerle, cinlerin insanlarla evlenmeleri mümkündür. Fakat ulemanın ekserisi, kerih (hoş görülmeyen) görmüş, Hanefi âlimleri ise cin ile evlenmeyi câiz görmemişlerdir.[9]

Müslümanlar, İmam Malik b. Enes'e mektup yazarak cinlerle evlenmenin hükmünü sordular. İmam Malik'in cevabı şu şekilde olmuştur: [4]

"Dinde bu hususta hiçbir sakınca görmüyorum. Ama hoş da karşılamam. Çünkü, cinden bir adamdır diye cevap verirse, İslam'da fesat alıp yürür. Büyük şayia ve dedikodulara sebep olur." [10]

İmam Hasan, Katade, İshak ve Hakem gibi âlimler de insanların cinlerle evlenmesini sakıncalı görmüştür. Ulemadan bazıları da cinlerin insanlarla evlenmesinin kesin olarak yasak olduğunu belirtmişlerdir. Delil olarak da Rum sûresi 21. âyette insanların kendi cinsinden olan kadınlarla evlenip muhabbet tesis ettiklerini ve bu sebeple kendilerine büyük bir lütufta bulunduğunu beyan gösterdiler. Söz konusu âyette şöyle buyrulmaktadır: [4]

"İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi O'nun varlığının belgelerindendir." [11]

Buna göre cinlerle insanlar arasında evlilik meydana gelirse eşler arasında uyum sağlanması mümkün olamaz. Çünkü cinsleri değişiktir. Evlenmenin hikmeti kalmaz. Çiftler arasında huzur ve sevginin gerçekleşmesi mümkün olamaz. Nitekim Zuhri'den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz, cinlerle evlenmeyi yasaklamıştır. Bu hadis, mürseldir.[4]

Kaynaklar

[1] Kurân-ı Kerîm, Kehf 50.
[2] Kütüb-ü Sitte, c.15, s.473.
[3] Volkan Kemal Erhenekon, "4. Boyutun Sakinleri Cinler", Düşünce Yayınları, İstanbul 2007, s. 34.
[4] Volkan Kemal Erhenekon, a.g.e., s. 64-67.
[5] İmam-ı Şiblî, "Cinlerin Esrarı", Ferşat Yayınları, İstanbul 2003, s.109, 114-117.
[6] Kurân-ı Kerîm, İsra 64..
[7] İmam-ı Şiblî, "Ahkamu'l-Mercan".
[8] El-Mecmû, 19/939.
[9] İsmail İpek, "Cinler Alemi - Gizemli Gerçekler", Gündüz Kitabevi Yayınları, Ankara 2008, s.54-55.
[10] Ebû Osman Said El-Abbas Er-Razi, "El-İlhamu vel-Vesvesetu".
[11] Kurân-ı Kerîm, Rum 21.





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: Smail, 04.12.2016, 23:24 (UTC):
gul uhuye süresi cinlerin süresidir cinli olan bir hastaya okursanız giderler okumanın şekli şudur 1 cisini 33 ayeti tam olarak okuyacaksınız diğer okumalarda baştan 4 eyet okuyacaksınız 39 sefer 41 okumayı tam 33 ayetini okuyacaksınız hastaya nefes edeceksiniz Artı olarak düzgün bir havas hocasından yardım alıp muskasını taşıyacaksınız yazılan ayetler fotokopi olmamalı safran ve misk ile yazılmalı

Yorumu gönderen: Mehmet, 03.12.2016, 13:03 (UTC):
Slm arkadaşlar cin görünmeyen varlıklardır.meleklerde bu kavrama girer madem göremiyoruz nasıl olurda bize zarar verebilir inanmayın böyle cin hikayelerine allahu teala cin var diyor mutlak vardır ama bizim bildiğimiz gibi değildirler bize dokunamaz temadta bulunamaz hiç birşey yapamazlar kafanızdan silin gitsin.allah bize zarar vermesine müsade etmez hayırlı günler

Yorumu gönderen: Engin., 24.11.2016, 09:33 (UTC):
Elif'e. Var derseniz var olurlar. Yok derseniz yok olurlar bu kadar basit.Tabi ki Cin vardır. Kast ettiğim bana zararı olur mu noktasın da. Nasıl mı; Şöyle ki: Bizi yaradan yüce Mevla(Haşa Huzur da) zalim olabilir mi? El-cevap: Asla,hayır. O hal de Yüce Allah müslüman kullarının yaşamını niye zorlaştırsın, niye gücünün yetmeyeceği yükleri getirsin. Ki bu dediklerim zaten İslam ın özüdür. Ayet-i kerime ne buyuruyor; Allah size gücünüzün üzerin de teklif de bulunmaz. Bitti,nokta.Bizler iman ettiğimizi düşündüğümüz bazı noktalar da aslın da gerçekten iman etmiyoruz, imanımızı gözden geçirirsek sanırım sorun kalmaz; tabi tıbbi bir sebebi yoksa.

Yorumu gönderen: Rafi, 12.11.2016, 07:20 (UTC):
Elif hanım'a:
Benim bu vakayla alakalı yaklaşık 7-8 canlı yaşanmış vakam var. Cinlerin bir bayana kına yakması onu sahiplenirlik anlamını içermiyor.Bakınız bayanlar'ın varoluşsal gerçeğinde ne vardı? Ferasetin açıklığı vardı (6.his) Burada Hz Peygamber SAV efendimiz'in eşi Hz Aişe ye iyi bakın (okuyun) göreceksiniz ki bayanların bu konulara ne kadar yakın olduğunu anlamış olacaksınız.Allah CC Kadını (Ünsiye) yaratırken onu Adem as dam örnek (hammadde) alarak yarattı (eğe kemiğinden) burada kadın süzülmüşlerden olup farklı bir ten ve güzel kokuya dahil edildi. Kadına yüklenen bu çekici ve gizemli mevcudiyet onu ince 'latif' kıldı. Bu yüzden o sadece İnsanların erkeklerine değil.,Cinlerin erkeklerine de aynı çekicilikte görünür. Buradan hareketle konuyu sonlandırmadan şunu bilmenizi isterim..Cinler zayıftır güçsüzdürler, İnsanlardan çok aşırı derecede korkarlar. İşte size çok uzun yazmadan diyorum ki tüm mesele de zaten KORKU dan kaynaklanıyor.Düşünün İnsanın en zayıf anı nedir? Der isek bunun cevabı Korktuğu andır. KORKU:İnsan fizyolojisinin içini boşaltan adeta bitik bir batarya haline dönüştüren fizyolojik şoktur. İnsanlar Cinler'e karşı güçlü heybetliyken gereksiz korkudan dolayı bir anda zayıf düştü ve cine fırsat verdi. Bir diğer neden ise VESVESE diye tanımladığımız gereksiz gerçek dışı konularla hem ruh,hemde duyusal düşünsellerimizi gereksiz bir boşluğa atan içsel komuşmalarımızdır.Bundan şiddetle sakının. Hatta VE hatta aklınıza dahi getirmeyin. Unutmayın ki neyi düşünür yeğlerseniz siz o sunuz. Bir hadisi Şerif'te "Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz VE nasıl ölürseniz öyle de dirilirsiniz"
Ne kadar açık VE net. Bu durumla alakalı kanıtlanmış çalışmalar mevcuttur. Örneğin Abn-i Arabi,İbn-i rüşt,Şeyh Yahya efendi (Kanuni'nin süt kardeşi) ve daha niceleri. Ben kendimden annemden ve kardeşlerimden örnekler sunarım ama korkuya neden olur diye sunmuyorum.Fakat şunu söyleye bilirim Onları aklınızdan silin. Sildikçe böyle birşeyin olmadığı kanısına varacak kadar rahat olacaksınız.
PEKİ NELER YAPMALIYIZ?
Daha evvelde söyledim. Herşeyin başı Eüzü Besmeledir. Sade bir besmeleyle kurtulurmuyum? Cevap olarak derim ki;önce aklından çıkarmayı başar ki besmele sana merhem olabilsin. İntihar'a giden bir vahim olayı düşünün aslında vahim olan burada ki eylemdir kişi neden kendi canına kıysın? Karşılığı ne olursa olsun 'Hayat'ın devamı var'
İşte bu örnek İnsan oğlunun Cin konusunda bir anlık gerek fizyolojik ve gerekse duyusal düşünsellikle ruhunuda etki altına sokup Cinlere fırsat vermesine açık bir örnektir. Unutmayın ki İNSAN,DİN,HAYAT,YAŞAM akla dayalı gerçek pozitivizm bir süreçtir. Bunların dışına çıkılmaz.

Yorumu gönderen: alahın kulu , 30.10.2016, 18:55 (UTC):
ben namazlarımı kılıyordum ve bir gün vesvese gelmeye başladı buraktım şimdi kılmak istiyorum başlamak istiyorum namazıma bana yardım edin ne bu vesvese nasıl kurtulunur

Yorumu gönderen: oktay , 22.10.2016, 18:52 (UTC):
elif kardeşim bu siteyi yeni keşfettim ve gezinirken bu yazıyı okudum. senin durumunu çok iyi anlıyorum kardeşim aynı olay dediğin gibi benimde başıma geldi yaşadıklarının benzeri benimde başımdan geçti ve dediğin gibi o günlere gülüyorum nasıl olmuş nasıl geçmiş bilmiyorum her şeyi kafamda çözdüm şükürler olsun şimdi rahatım
Asla kafaya takmıyorum geceleri bazen değişik olurum ama sıkıntı yok Çünkü her şeyi Allah yarattı Allah a sığınmak gerek...

Yorumu gönderen: Zeus, 01.09.2016, 13:33 (UTC):
İnşallah vesilemizle Allah azze ve celle sizi bu durumdar kurtarır ve huzurlu bir hayat sürersiniz. En engin sevgi ve En derin saygılarımla

Yorumu gönderen: elif, 24.08.2016, 14:34 (UTC):
Bunu yapacağım dua için teşekkür ederim. İyi anlamda bir değişikliğe şahit olurum inşallah.

Yorumu gönderen: Zeus, 24.08.2016, 12:51 (UTC):
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِمْ نَجَوْتَ مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ ٬ وَيَنْصُرَكَ اللهُ نَصْرًا عَزِيزًا فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللهُ وَ هُوَ السَّمِيعُ الْعلِيمُ

Bismillēhirrahmēnirrahîm. Necevte minel gazmizzâlimin. Ve yensurakellâhu nasran azîzē. Feseyekfîkehumullâhu ve hüvessemîul alîm.

Allah adına, Rahman rahim zalimleri atlattı, Allah zafer ve hikmet sanhibi o her şeyi bilendir.
Cuma akşamı bu duayı iki kağıda yaz 25 kez besmele 7 kez ayetelkursi, 3 kez felak 3 kez nas 3 ihlas ve 1 fatiha okuyarak kağıdın birini bir kova suya koy ve üfle o sudan bir tas üç yudumda iç kalanla boy abdesti al. diğer yazdığın kağıdı 21 kez besmele okuyarak katla ve bir bez parçasına sar ve nazarlık gibi iç çemaşırının üzerine tutuştur. ve her zaman yanında taşı inşallah şifaya vesile olur

Yorumu gönderen: elif, 24.08.2016, 11:31 (UTC):
Şuan herşeyi idrak edebiliyorum fakat bu zamana kadar ne kadar dua edip namaz kılsamda bu korkudan bir türlü kurtulamadım. Ozellikle namaz kılmak istediğim günlerde içimi sıkıntı kaplıyor nefes almaya bile zorlanıyordum. Bunların psikolojik olarak gerçekleştiğini anlıyorum ve son sözlerinizi ben cocuklugumdan beri uyguluyorum hala da bunların korumasi altındayım anlatmak istediğim şey onlarin varligini hissettigimde basima iyi seyler gelmemişti. Öldürmekten kastım ise köyde başıma gelen bir olaydı yani biz koyun cami avlusunda kuzenlerimle oturuyorduk ve etrafta kimse yoktu kardeslerim ve kuzenlerim konusup guluyorlardi ben bir an onlari duymadım yani sanki o an baska bir boyuta gecmis gibi oylece otururken arkamdan birisi erkek sesine benzer bir sesle ıslık çaldı korktum arkama döndüm kimse yoktu önüme döndüğüm zaman tepeden asagiya bize dogru kosarak gelen bir inek gordum biz tabi korkarak kacmaya calisirken ben yere dustum bizimkiler onden kacmislardı bile ben yere çakıldım daha da kalkamadim kuzenim bana elif kalk inek tam arkanda dedi ama ben bi turlu yerden kalkamadim o an yere duserken sanki icimden ruh cikmis gibiydi sanki o an ruhumu teslim etmistim ve dogrulup ayaga kalkamiyordum gercekten de kendimi ilk defa bu kadar gucsuz ve zayif hissetmistim. Belki o an besmele cekmek aklima gelmeseydi inek beni öbür tarafa şutlayacaktı. Ya suan anlatirken o gun ne kadar cok guldugumu hatirliyorum belki de guldugum icin yerden kalkamiyordum ama o gunku fisilti ve gece yattigim odada birinin yine fisildar gibi arapca kelimeler soylemesi benim korkularimi daha cok arttırdı.Kendime zarar vermek aklımın ucundan bile gecmezdi fakat hic olmadik anda intihara kalkıstım.Ben böyle bir kız değildim yani sanki bu surecte insan degil de ruh gibiydim. Ama birininde bana dokundugundan adım gibi emindim.
onlar hakkinda bu kadar bilgisiz olmak beni o psikolojiye itmis olabilir diye düşünüyorum benim daha buyuk korkulara saplanıp kalmama neden olan şey buydu. Özellikle birini sevdigim zaman daha cok husursuzlaşıp değişmeye başladım.Ama şuan nedense bir ay onceki ya da iki gun onceki gibi değilim ve sanki bos bir sey icin dil dokuyormusum gibi hissediyorum. Sanki bir yıl icin beynim uyusturulmus simdi kullanıma açılmış gibi.. Insan uzerinde sadece psikolojik arak baskin olduklarini bilseydim kendimi daha erken kendime getirebilirdim. Sanki aşık oldugum insan etrafimdaymis ve onunla yasiyormusum gibi hissetmiştim. Evin icinde onun varligini hissediyor gibiydim. Sanki beynimin içinde de onunla konuşuyordum. Ve o sey her ne ise bunu kanıtlar gibi varligini hissettiriyordu .Galiba tüm olanlar bunlardan ibaretti. Beni anlayabildiniz umarım.

Yorumu gönderen: Zeus, 24.08.2016, 06:09 (UTC):
Onlar aslında kimseyi öldüremez kendi cinsleri hariç çünkü onlarda bizim gibi sosyal yaşamları olan varlıklardır ve tıpkı insanlar gibi doğar büyür ve ölürler bunu mutlaka idrak et başlangıçta çok önemli onların bize fiziksel bir etkisi olmaz tıpkı bizim onlara olmadığı gibi ancak psikolojik olarak çok ama çok etkilidirler zaman zaman halüsinasyonlara kadar gidebilen sanki gerçekmiş gibi bazı olayları sana bire bir yaşatmaya çalışırlar vede başarılıdırlar (unutma ki hayatta gördüğün ve gerçek sandığın her şey sana beyninin yorumundan başka bir şey değil tamamı elektriksel sinyallerdir) . Bundan kurtulmanın yolu aslında çok basittir ama dirayet gerektirir.1. kesinlikle korktuğunu belli etmeyeceksin.2.onları hissettiğinde umursamayacaksın. 3. sana yardım edecek tek ve yegâne Allah(cc) olduğunu daima hatırlayacaksın. Bunu 7 gün ve gece idame ettir. İlk aşama bu sonraki aşamaların devamı gelecek inşallah.

Yorumu gönderen: elif, 22.08.2016, 13:56 (UTC):
Aslinda anlatmak istedigim seyleri zamanla unutmaya basladim emin olmadigim bir seyi birilerine anlatmak istedigimde komik duruma dustugum oldu ve insanlarin bana olan guveni azaldi fakat emin oldugum bir sey var ugrasmak yerine oldurmek istiyorlar fakat bunun nedenini anlamiyorum. Cevap verdiginiz icinde çok teşekkür ederim inşallah bu durum düzelir. Bi suredir iyiyim fakat evin icinde buyuk bir agirlik var bunu annemde hissediyor fakat dedigim gibi benim boyle seylere kafayi taktigim icin psikolojik olarak yaptigimi saniyorlar. Ozellikle ruyalarimi birebir olarak yasadigim gunleri hic tanimadigim insanlarin icinde kendimi buldugum zamanlari hatirliyorum. Damgalama olayi nedir pek bilgim yok fakat icinde bulundugum ruh hali ve bu olaylarin nedenini gercekten merak ediyorum ve boyle devam etmesini istemiyorum bu yüzden yardıma ihtiyacim oldugunu dusunuyorum bir bilginiz varsa lutfen bana yardımcı olun.

Yorumu gönderen: Zeus, 18.08.2016, 13:20 (UTC):
Sevgili elif nasıl anlar yaşadın bilemiyorum anlatmamışsın ama kına olayı seni damgalamış ve bu damgayla sahiplenilmiş olabilirsin, sıkıntıların ise karşı cinsten birinden hoşlandığın zaman daha bariz gösteriyormu sıkıntıların yada yemek yedğin zaman veya düşünceye daldığın zaman veya birini düşündüğün zaman. inşallah kurtulacaksın

Yorumu gönderen: elif, 13.08.2016, 08:44 (UTC):
merhaba, ben cok uzun zamandir arastirip bir turlu bi sonuca varamadigim bu konu hakkinda size birkaç soru sormak istiyorum.
Yasadigim seylerin gerçeklik payindan pek emin degilim asil merak ettigim sey onlarla herhangi bir zaman diliminde bir seyler yasamissam ve bu gercekse hala da devam ediyorsa ben bunu nasıl anlayıp kendimi nasil koruyabilirim. Bir suredir hem ruhen hem de bedenen huzursuzum bunun nedenini dusundugumde de gecmisimden bu yana yasadigim anlik ve uzerinde durmadigim bazi olaylar var. Hala gozle gorulur bir kanitim yok olmasini da istemem. Fakat cocukken elimde kınaya benzer bir lekenin aksam saatleride kaybolduguna dair bir anım var bu olay benim suana kadar yasadigim kisa kisa kesitlere bir delil oluyor. Bunun da anlamını merak ediyorum. Fakat bu anlattiklarima ailemin hic inanci olmadi. Sizin bana yardimci olabileceginizi düşünüyorum umarim mesajima yanit verirsiniz.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36857398 ziyaretçi (103027336 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.