Dünya Görüşlerini Değerlendirme
 

Dünya Görüşlerini Değerlendirme

Ronald H. Nash

Kategori: Felsefe

Birçok insan sahte tolerans duygusuyla davranmaktadır. Diğer insanların fikirleri ne kadar açıkça sahte olsa bile aynı fikirde olmamakta isteksizdir. Bu şekilde düşünen çok kişinin sonuçta Rölativist (göreceli) dünya görüşüne adapte olacaklarını beklemek doğaldır. Bu Rölativist düşünceye göre, inançların yaratıcıları Rahibe Terasa veya Adolf Hitler bile olsa tüm dünya dinleri görünüşte eşittir. Bu düşüncenin mantrasını yazıya döktüğümüzde, ‘Senin görüşün sana, benimki de bana aittir.' Bu tür insanlar için bir dünya görüşüyle diğeri aynı derece iyidir.

Dünya görüşleri, birkaç teste göre değerlendirilmelidir. Aslında ben dört test ile yetinilebileceğine inanıyorum. Bunlar,Akıl Testi, Dışsal Tecrübe Testi, İçsel Tecrübe Testi ve Pratik Test.

Akıl Testi

Akıl testinden kastım mantıktır veya daha spesifik olmak gerekirse ‘tutarsız olmama' [1] yasasıdır. Burada özetle bunu anlatacağım. Tutarsız olmama prensibinin örnekleri her zaman hoş olmasa bile, ben yine de tanımımı yapacağım. Tutarsız olmama yasasına göre herhangi bir şey olabilen A, aynı anda ve aynı anlamda hem ‘B' hem de ‘B değil' olamaz. Örneğin, Bir ifade aynı anda ve aynı anlamda hem doğru ve hem de yanlış olamaz. Bir nesne, aynı anda ve aynı yerde hem daire hem de kare olamaz. Tanrı aynı anda hem var olup, hem de var olamaz. (Ya Tanrı vardır veya yoktur. İkisi birden olamaz).

Mantıksal hatanın varlığı daima bir problemin varlığına işarettir. Bu nedenle, bizim bir kavramsal sistemin (dünya görüşü) hem en ufak parçalarından (ifadelerinden) hem de tüm bütününden mantıksal tutarlılık beklemeye hakkımız vardır. Kavramsal sistem eğer mantıksal olarak ayakta duramıyorsa, demek ki açık bir problem vardır orada. Mantıksal tutarsızlık belki az veya çok ölümcül olabilir, bu ölümcüllük derecesi, mantıksal çelişki inancın daha az merkezi öğretişlerinde veya sistemin merkezi öğretişlerinde olmasına göre değişir.

Dünya görüşleri daima ‘Tutarsız olmama' yasası testinden geçirilmelidir. Tutarsızlık daima bir hataya işaret eder ve tutarsızlık suçlaması cidden gözden geçirilmelidir.
Bütün bu önemiyle birlikte, mantık testi dünya görüşlerini değerlendirmek için asla tek başına kullanılmamalıdır. Mantık sadece negatif testtir. Çelişkinin varlığı hatanın varlığı konusunda bizi uyarmasına rağmen, o inanç içinde çelişki bulunmaması gerçeğin varlığını garantilemez yani o inancın (dünya görüşünün) doğru olduğunu garantilemez. Bu nedenle bizim başka kriterlere de ihtiyacımız vardır.

Dışsal Tecrübe Testi

Dünya görüşleri sadece Akıl Testinden değil aynı zamanda tecrübe testinden de geçmelidir. Dünya görüşleri bizim kendimiz ve dünya hakkındaki bilgilerimiz ile uyum içinde olmalıdır. Benim tecrübe testine yönelik özet anlatacaklarım iki kısma ayrılır: Dışsal Tecrübe Testi (bu bölüm) ve İçsel Tecrübe Testi. Dünya inançlarını test etmek için kullanılacak olan insani tecrübelerimiz, bizim dış dünya ile olan tecrübelerimizi de içerir. Bizim fiziksel dünyada doğru diye bildiğimiz bir şey ile bu dünya görüşü çeliştiğinde insanların buna karşı çıkması doğrudur. Bu makalenin yazarının neden dünyanın düz olduğuna inanmaması veya Güneş Sistemi merkezinin dünya olduğuna inanmamasının bir nedeni Dışsal Tecrübe Testi'dir.

Dışsal tecrübenin bir parçası olarak dünya görüşlerinin, bizim dışımızdaki dünya ile bağlantı içinde olma beklentisinde hakkımız vardır. Dünya görüşü dış dünyadan algıladıklarımızı anlamamıza yardımcı olmalıdır. Aşağıdakiler gibi birçok dünya görüşü bu testi geçemez:

Acı ve ölüm illüzyondur.

[Dış dünyaki acı, savaşlar, ilişki bozuklukları, ölümün varlığını reddetme]

Bütün insanlar özde iyidir.

[Tarih boyu var olan savaşları, katliamları, hırsızlıkları, vs... görmezlikten gelmek]

İnsanlar mükemmelliğe doğru sürekli bir ilerleme süreci içindeler.

[Tarih boyu insanın kendi doğasında hiçbir gelişme olmayışını reddetme. Örneğin yüzyıllardır var olan savaşları, katliamları, hırsızlıkları, vs... hala 21. yy teknolojisi ortamında artan ölçüde devam etmektedir.]

İnsanın dış dünya tecrübeleriyle tutarsızlık içinde olan veya bu tecrübelerini görmezden gelen hiçbir dünya görüşü saygı duyulmayı hak etmez.

İçsel Tecrübe Testi

Gördüğümüz gibi, dünya görüşleri bizim dış dünya bilgimizle uyum içinde olmalıdır. Objektif (nesnel) testte ısrar eden birçok kişinin, nedense bilincimizin içsel dünyasına ilişkin subjektif (öznel) teste önem vermekte geri kaldıkları görülüyor. Dünya görüşleri aynı zamanda kendimiz hakkında bildiklerimizle de uyuşmalıdır. Bu konudaki çeşitli örnekler şunlar olabilir: Ben düşünebilen, ümit eden, zevkleri tadabilen, acı çekebilen ve arzulayan bir varlığım. Ben aynı zamanda sık sık doğru veya yanlış ahlakın bilincinde olan ve doğruyu yapamadığımda kendisini suçlu ve günahlı hisseden bir varlığım. Ben geçmişi hatırlayan, şu anın bilincinde olan, ve geleceği bekleyen bir varlığım. Var olmayan şeyleri düşünebilirim. Plan yapabilir ve planlarımı uygulayabilirim. Sadece uyarılara tepki vermek yerine amaçlı davranabilirim. Bir şeyi yapmayı isteyebilir ve yapabilirim. Ben diğer insanları sevebilen bir insanım. Başkalarının yerine kendimi koyabilir ve onların üzüntülerini ve sevinçlerini paylaşabilirim. Biliyorum ki, birgün öleceğim ve bedenim ölse de yaşayacağıma iman edebilirim.

Kendi iç dünyamıza bakmak ne kadar zor olsa da, iç dünyamızı reddeden veya önemsemeyen dünya görüşleri hakkında şüpheye düşmekte haklıyız. İçsel ahlaki sorumluluğumuza veya yapamadıklarımız konusunda hissettiğimiz suçluluğa veya gerçekten seven bir insanla karşılaşmamıza gereken önemi vermeyen dünya görüşleri açıkça kusurludur.

Pratik Test

Dünya görüşleri sadece felsefe sınıflarında değil, aynı zamanda yaşam laboratuarında da test edilmelidir. Bir dünya görüşünün bazı teorik testleri (akıl ve tecrübe testleri) geçememesi bir şeyken, o inancı savunanların beyan ettikleri inanç ile uyum içinde pratikte yaşamaları başka bir şeydir. Yoksa bazı insanlar başka inançlardan ödünç alınmış inanç altında yaşamaya mı zorlanıyorlar?

Örneğin ‘Herşeyin varlığından şüphe duyan, Şüphecilik dünya görüşüne inanan kişinin tren raylarının üzerine çıkıp, karşıdan gelen trene bakarak, ‘Acaba bu tren gerçekten var mıdır?'diyerek trenin varlığından şüphe duyamaması gibi. Pratikte dünya görüşünü yaşayamamasına iyi bir örnektir.

Hıristiyan düşünür Francis Schaeffer'in çalışmalarında bu pratik testin çok büyük rol vardı. Morris'in Schaeffer'in düşüncelerine göre, insanlar iki çevre ortamında yaşamak zorundadır, ‘bütün karmaşıklığı ve ve şekilleriyle dış dünya' ve ‘insan varlığının kendi karakterinin iç dünya'sı. Bu ‘iç dünya' şu insanı nitelikleri içerir: ‘önemsenme, sevilme ve anlam arzusu, varlığını yitirmekten ve başkalarından korkma'

Şimdi sizin kendi dünya görüşlerinizi test etmenizin tam zamanıdır.

Kaynaklar ve Dipnotlar

[1] İngilizcesi ‘Law of Non-contradiction'.
[2] Ronald H. Nash, "Life's ultimate questions: an introduction to philosophy", 1999.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36901582 ziyaretçi (103104145 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.