Dünyanın En Büyük Suç Örgütü CIA
 

Dünyanın En Büyük Suç Örgütü CIA

John Tiffany

1947'de kurulan CIA, sadece Amerikan Başkanına karşı sorumludur.Bu konumu CIA'ye 'başka görevler ve fonksiyonlar' üstlenmesine izin vermektedir.

Yapılan tahminlere göre CIA, kurulduğu günden bugüne kadar 100 000 'e yakın çok ciddi suç islemiştir.Faaliyetlerini finanse etmek için ise Amerika'ya ithal edilen çok büyük ölçüdeki eroin ve kokain ticareti de dahil çeşitli silah ve uyuşturucu kaçakçılığına bulaşmıştır.

CIA'nin ilk operasyonlarından birisi İtalya'da iktidara gelmesi çok büyük bir ihtimal olan Komünist Partisi'ne karşı yapılmıştır. Komünistlerin iktidarını engellemek için CIA oyları satın almış, kara propagandaya dayalı yayınlar yapmış, muhalif liderleri tehdit ederek dövmüş ve komünist organizasyonlara sızarak bu organizasyonları yönlendirmeye çalışmıştır.

CIA'nin Amerikan haber organizasyonlarına sızdığı ve bazı "gazetecileri" propaganda amaçlı ajanlar olarak kullandığı artık çok iyi belgelenmiş bir gerçektir.Bu tip faaliyetler 1949' yılında başını Frank Wisner'in, Allan Dules, Richard Helms ve Philip Graham'ın çektiği bir grupla "The Washington Post" gazetesinde başlamıştır.CIA'ya bağlı yönetim kurullarıyla en az 25 basın organizasyonunun ve 400 gazetecinin CIA'yla bağlantıları ortaya serilmiştir.

Sıkça ortaya atılan bir büyük yalan ise Amerika'nın Ortadoğu'da ve öteki ülkelerde demokrasiye katkıda bulunmak için caba sarfettiğidir.CIA'nın tarihi buna zıt yüzlerce örnekle doludur.İşte bu örneklerden bazıları:

1953'de demokratik yolardan secimle iktidara gelen Iran başbakanı Muhammed Musaddık, İngiliz tekellerinin elinde bulunan petrol rezervlerini ulusallaştıracağını açıklamasından sonra CIA tarafından düzenlenen bir darbeyle devrildi ve yerine Amerikan kuklası Şah getirildi. Şah, göreve gelir gelmez SAVAK adında çok acımasız bir istihbarat örgütü kurdu.

1953'den beri CIA'nın "beyin kontrolü" üzerine illegal bir takım deneyler yaptığı söylenmektedir. Bu deneyler arasında Amerikan karşıtlarına LSD ve öteki uyuşturucular verildiği ve bu uyuşturucuların intiharlara yol açtığı iddia edilmektedir

1954 yılında, CIA demokratik seçimle iş başına gelen Guatemala başkanı Jacob Arbenz'i bir darbeyle devirmiştir. Arbenz, Rockefeller'in sahip olduğu United Fruit Company'i ulusallaştırmaya çalışmaktaydı.Daha sonraki 40 yıllık sürede CIA tarafından iktidara getirilen diktatörler toplam
100.000'den fazla kişiyi katletmişlerdir.

1954-1958 yılları arasında CIA görevlisi Edward Landsdale, 4 yılını Kuzey Vietnam'daki komünist hükümeti ortadan kaldırmak için bir dizi kirli operasyonlar düzenleyerek geçirdi.

1956 yılında CIA, "Özgür Avrupa Radyosu" adında bir radyo istasyonu kurarak Macaristan halkını Sovyetler'e karşı kışkırtmaya çalıştı. Bu yayınlarda CIA, çıkartılacak isyanın ABD tarafından destekleneceğini ima ediyordu. Bu yayınlara kanan bazı isyancılar, Sovyet ordusunun Macaristan'ın işgal etmesine zemin yarattılar ve çatışmalarda 7000 Sovyet askeriyle 30 000 Macar, hayatını kaybetti.

1957-1973 yılları arasında,Laos'ta yapılacak seçimleri ertelemek için CIA neredeyse her yıl bir darbe düzenledi. Bu darbelerin amacı, iktidara ortak olabilecek yeterli popülariteyi yakalamış olan Pathet Lao adlı solcu grubun önünü kesmekti. 1950ler'in sonunda Pathet Lao'yu ortadan kaldırmak için CIA, paralı askerlerden oluşan bir gizli ordu kurdu. CIA'nin ordusunun Pathet Lao'ya yenilmesinden sonra Amerika, bu küçük ülkeyi bomba yağmuruna tuttu. Bu küçük ülkeye Amerika tarafından atılan bombalar, ABD'nin 2.Dünya Savaşında kullandığı bombalardan daha fazlaydı!

1959 yılında Haiti'de "Papa Doc" olarak bilinen Duvalier'in diktasına Amerikan ordusu çok büyük yardımlarda bulundu. Duvalier'se, bu yardımlarla halk üzerinde büyük bir baskı ağı kuran kendine bağlı bir polis teşkilatı yarattı.

1961 yılında CIA, 1500 kişiden oluşan Küba sürgünlerini Castro'nun Kubas'ını işgal etmek için adaya yolladı. Sonuç, fiyasko oldu.

1961 yılında Dominik Cumhuriyeti'nde, CIA anti-komünist ve ABD'nin dostu olan Rafael Trujillo'ya suikast düzenledi. Ekvator'da CIA destekli ordu, seçilmiş başkanı istifaya zorladı. Kongo'da CIA, demokratik yollardan iktidara gelen başkan Patrice Lumumba'ya suikast düzenledi.

1963'te CIA, Dominik Cumhuriyeti'nde bir askeri darbe düzenleyerek secimle iş başına gelmiş Juan Bosh'u devirerek yerine kukla bir cunta getirdi. Bu donemde Ekvator'da CIA destekli ordu, başkan Carlos Julio Arosemana'yı devirdi. İşin ilginç tarafı, CIA tarafından iktidara getirilen Arosemana (daha önce başbakan yardımcısıydı) Amerikan politikalarına yeteri kadar hizmet etmediği gerekçesiyle yine ABD tarafından devrildi.

1964'te Brezilya'da CIA destekli bir grup, seçimle iş başına gelmiş iktidarı devirdi. İktidara gelen cunta, 20 yıllık surede çok kanlı politikalar uyguladı.

1965'te Endonezya'da demokratik yollardan iktidara gelmiş Sukarno devrilerek yerine General Suharto getirildi.Suharto, komünist oldukları gerekçesiyle sayıss 500.000 ile1.000.000 arasında değişen sivil insanları katletti. Zaire 'de ( Kongo) CIA destekli bir darbeyle Mobutu Sese Seko, diktatörlüğünü kurdu.

Yunanistan'da CIA'nın desteğiyle kral, başbakan George Papandreu'yu görevden aldı. 1967 yılında CIA destekli bir darbeyle seçimlere iki gün kala hükümet devrildi ve seçimlerin en favori adayı Goerge Papandreu'nun onu kesildi. Tarihe "Albaylar Cuntası" olarak gecen 7 yıllık bir süreç başladı ve bu süreçte CIA'nin yönlendirmesiyle komünistlere karşı suikastlar ve işkenceler yapıldı.

"Phoneix Operasyonu" adı altında CIA, Güney Vietnam'lı ajanlara yardım ederek "Viet Kong liderleri" oldukları iddia edilen kişilerin Güney Vietnam köylerinde öldürülmelerine yardim etti. 1971 yılı Kongre raporlarına göre bu operasyonda, 20.000 kişi hayatını kaybetti.

1980'de, El Salvador'da, San Salvador'un baş piskoposu olan Oscar Romero, başkan Jimmy Carter'e kendi halkını katleden askeri hükümete ABD tarafından yapılan yardımları kesmesi için ricada bulundu. Carter, bu isteği reddetti. Kısa bir süre sonra sağcı lider Roberto D'aubuisson, baş piskopos Romero'yu halka yaptığı bir konuşma esnasında kalbinden vurdurttu. Ülkede iç savaş başladı.Dağlık bölgelerdeki köylüler, askeri hükümete karşı ayaklandılar. Amerikan askeri güçleri ve CIA , askeri hükümeti bu ayaklanmayı bastırması için ağır silahlarla ve istihbarat bilgileriyle besledi. Bu çatışmalarda 63.000 kişi hayatını kaybetti.

1981'de CIA, çok yüksek fiyatlarla İran'a silah satarak bu silah satışından elde ettiği gelirle Nikaragua'da Sandinistalar'a karşı savaşan Kontralar'ı besledi. Başkan Reagan, Sandinistalar'ın Amerika'ya "uncle" (amca) diyene kadar baskı altında tutulacağına yemin etti. CIA, Kontralar'a "The Freedom Fighter's Manual" (Özgürlük Savaşçılarının Kılavuzu) adlı bir kitapçık dağıttı.Sandinistalar'a karşı yapılacak sabotaja, propagandaya, haraca, rüşvete, şantaja, işkenceye ve politik suikastlere dair işe yarar bir takım bilgiler, bu kitapçıkta öğretiliyordu.

1983'te Honduras'ta, CIA, bu kılavuzun bir benzerini Honduras ordusu görevlilerine verdi. Bu kitapta çeşitli işkence tiplerine dair metotlar öğretiliyordu. Honduras'sin meşhur taburu "Tabur 316", bu teknikleri binlerce kişinin üzerinde uyguladı ve en az 184 kişi bu işkencelerde can verdi.

1984'te çıkartılan "Bolend amendments" adlı yasa, Kontralar'a yapılan legal Amerikan yardımlarını azalttı. Daha sonra çıkartılan bir başka yasayla bu yardımlar tamamen ortadan kaldırıldı. Direktör William Casey, yardım organizasyonunu illegal yollarla Albay Oliver North'a devretti. İran'la yapılan silah ticaretinden elde edilen gelirler, "insani yardım" adı altında toplanan paralar ve istihbarat bilgileri, Oliver North eliyle Kontralar'a aktarıldı.

Nikaragua devleti, Kontralar'a askeri malzeme taşıyan bir C-123 uçağını vurdu. Ölen iki pilottan birisi, CIA ajanı Eugene Hasenfus'a, düşürülen uçakta CIA'yla ilintili "Southern Air Transport"ta aitti. Bu olay, CIA'ın illegal yollardan Kontralar'a yardım edilmediğini iddia eden Ronald Reagan'ı yalanlayan bir örnek olarak tarihe geçti. Uzun zamandır bilinmesine rağmen Iran/Kontra skandalı, ancak 1986 yılında medyanın gündemine geldi.

ABD, Panama'yı işgal ederek daha önce kendisinin iktidara getirdiği ve 1966'dan beri CIA adına çalışan General Manuel Noriea'yı devirdi. Noriega, 1972 yılından beri CIA'nın bilgisi dahilinde uyuşturucu ticareti yapıyordu.

CIA, yaptığı illegal faaliyetleri finanse edebilmek amacıyla Mossad'la birlikte çok büyük ölçekli uyuşturucu kaçakçılığı yaptı.

CIA, "altın üçgen" olarak bilinen ve uyuşturucu kaçakçılığının önemli ayaklarından birisi olan Burma'da askeri diktatörlüğü destekledi. Burma diktatörlüğü, "State Law and Order Resrotation Council (SLORC)" adında bir organizasyon kurdu. Bu organizasyon, 8 Ağustos 1988'de yapılan bir protestoda en az 6.000 kişiyi katletti. SLORC'un en yakın işbirlikçileri ise Halliburton, Texaco ve Unocal gibi tekeller oldu. Bu tekeller, Bush yönetimi altında Afganistan'da ve Irakta da faaliyetler başlattılar.

Bütün bu örnekler, CIA'nın rol oynadığı kirli oyunları gözler önüne sermektedir. Burada sorulması gereken en önemli soru şudur: "Aranızda gerçekten ABD'nin Ortadoğu'da demokrasiyi inşa edeceğine inananınız var mi?"




Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36742043 ziyaretçi (102825444 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.