Deneyim #2
 

karabasan, nightmare

Karabasan Deneyimi, II

Bu Nasıl Rüya!

Muğla'nın Milas kazasında, orta yaşlı bir adam, bir gece rüya görmekledir. Kendisi ölmüştür... Yıkarlar, kefenlerler ve mezara defnederler. Rüya, çok net ve berraktır. Adam mezara konduktan ve üzeri örtüldükten sonra kapkaranlık bir yerde kalır. Bir müddet sonra sağ tarafında bir menfez açılır ve iki kişi girer. Bunlar kendilerini "Münker ve Nekir" olduğunu söylerler. Kendisini alıp o menfezden geçirerek geniş bir sahaya, pazar gibi bir yere getirirler.

Bir üzüm tezgahının başına geçirerek, karşısından gelen bir zata üzüm satmasını söylerler. Münker ve Nekir de kendisinin sağında ve solunda muhafız gibi durarak satışa nezaret ederler. Kendisinin alışverişte cüz'i bir haksızlık yaptığını gören Münker ve Nekir, hemen tezgahın başından alarak çok büyük bir kapının yanına getirirler. Kapı, kale kapısı gibi çok büyüktür. Kapının yanına gelir gelmez, kapı kendiliğinden açılır. Rüya sahibinin o anda gördüğü manzara çok korkunçtur: Müthiş bir yangın ve içerisinde yanan insanlar vardır. İnsanlar bir taraftan yarmakta, bir taraftan da derileri ve vücutları tazelenmektedir. Yanan insanların çıkardıkları feryatlar, dayanılır gibi değildir. Münker ve Nekir, adamı meydanın tekrar ortasına getirirler. Kendisine, "Cezanın orda görüldüğü gibi yanarak mı, yoksa bir başka şekilde verilmesini mi istediğini, hangisine razı olduğunu" sorarlar. Adam, gördüğü o müthiş yangında yanan insanların yanmasındaki cezaya razı olmayıp, bir başka cezaya razı olduğunu söylemesi üzerine, birdenbire vücudunda binlerce derece bir hararetin baş gösterdiği bütün bir dehşetiyle hisseder. Dayanılmaz bir ıstırap, çekilmesi mümkün olmayan acı ve azap başlamıştır. Avazı çıktığı kadar feryât ve figâna başlar.

Bu anda dönelim rüyanın geçtiği adamın evine. Adam, gerçekten avazı çıktığı kadar bağırmaya başlıyor. Vakit, gece yarısı... Karısı, uyanıyor. Bitişik odadaki yetişkin iki oğlu, uyanıyor. Konu-komşu duyup geliyor. Adam, bağırıyor. Yanındakiler, uğraşıyorlar; fakat bir türlü uyandıramıyorlar. Bütün uğraşmalar nafile; adam, bir türlü uyanamıyor.

Dönelim gene rüya içindeki adamın hararetten, yani içerisine düştüğü yangından bütün vücudu fokur fokur kaynıyor ve dayanılmaz bir hâl alıyor. Feryatlar, dayanılmaz şekilde... Bir müddet sonra Münker ve Nekir'in müdâhalesiyle ceza tatbiki sona erdiriliyor. Ve adama deniliyor ki, "İşte gördün ve anladın ki, ufak bir hatanın cezası bu. Şimdi seni, tekrar dünyaya iâde ediyoruz. Bundan sonra yaşayışını buna göre tanzim et!" Bu müsaadeden sonra rüya sahibi uyanır ammâ, simsiyah olan saçları da rüyanın dehşetiyle bembeyaz olur... (Bknz. Lucid Rüyalar)

Hatırlaması Bile Beni Korkutuyor...

2000 Yılının Kasım ayı, askerlik görevi için Amasya'dayım. Acemi erlerin eğitimi için gece intikali var. Bölükten önce bölük komutanıyla beraber dağ eteğine tırmandık. Daha sonra diğer subay ve astsubaylar, bölük komutanın yanına gelerek kamp kurdular. Aradan 1 saate yakım bir süre sonra, bölüğün çok aşağıda kaldığını gören bölük komutanı, bana bölüğün yukarı çekilmesi konusunda emir verdi. Ben de yamacı takip ederek aşağıya doğru hızla koşmaya başladım. Yeni kar yağmıştı ve her taraf ay ışığıyla beraber aydınlanıyordu. Koşarken sol tarafımda kocaman bir kayanın olduğunu ve üzerinde beyaz bir cismin kocaman gözleriyle bana baktığını gördüm. O esnada nasıl oldu bilmiyorum, sanki sürat motoru takmış gibiydim. Aynı anda da o nesneye başımı odaklamış koşarak bağırarak hızla uzaklaşıyordum. Neyse, bölüğün yanına sonunda ulaşmıştım. Gerekli bilgileri verdikten sonra tekrar yukarı çıkamam gerekiyordu; ancak cesaret edemedim ve yaşadığımı kimseye anlatamadım. Bölüğü bekleyerek yukarı bölük komutanın bulunduğu bölüme doğru hareket ettik. Aynı kayalığın dibinden geçerken aynı şeyin orda olmadığını gördüm. O gün bugün kesinlikle her aklıma geldiği an kafayı yemek üzereyim...

Recep Süvari

Karabasan 1

Silivri'ye yeni taşınmıştık. Evi çok sevmiştim ama çok eski bir evdi. Birkaç gün geçtikten sonra garip şeyler yaşamaya başladım. Eşimden ayrı oğlumla yatıyorum. Geceleri her gece karabasan geliyor ve beni rahatsız ediyordu. Sesimi çıkaramıyorum, beni rahatsız ediyordu; ama aralıksız her gece. Bir gece, oğlumun kılığına girdiğini gördüm ve bana seni delirteceğiz dedi. Ödüm patladı. Neyse, bir zaman sonra taşındık ve artık karabasanlar beni rahatsız etmiyorlar. Demek ki o Silivri'deki evde bir problem varmış.

İkra, İstanbul

Karabasan 2

İlk olarak, karabasanla başlamıştı. Odanın içini görüyordum; ama kımıldayamıyor ve de tam bir uyanıklığa geçemiyordum. Odanın ortasında bir şey vardı. Cismi yoktu ama biliyordum. Durup durup sonra da bana doğru geliyor ve geldiğinde müthiş bir uğultu ile üzerime çöküyor, nefes aldırmıyordu. Dört defa geldi, gitti. Uzatmayayım, bu olaydan yıllar sonra birgün vücudumdan dışarı çıkmalar başladı.

İlk önce hafifleyip havaya doğru uçuyordum. Bir yayın içinde gidip gelen ses tınısı gibi, vızıltı şeklinde başlayan uçuş, sonra sessiz devam ediyordu. Kordon meselesi de inanın doğruydu. Bir bağlantı ile yatan bedenime bağlıydım. Tek kötü olan şey, korkuya kapılıp aniden vücuda çekilmemdi. Bir kaç içinde epey çıkış yaptım. Bir keresinde pencere önündeydim ve havadaydım. Ayaklarımın hizası, pencere hizasında idi. O sırada dışarıdan geçen kişileri görünce, sanki onlar beni göreceklermiş gibi hemen kaçmıştım. Genelde çıkışlardan sonra kendime geldiğimde, müthiş bir huzur kaplıyordu içimi. Sırf bu huzur hissi yüzünden, çok kereler istedim bu çıkma işini. Ama isteyince de istemeyince de olmuyor. Tam artık olmayacak derken, bir anda (genelde gündüzleri ya sabaha karşı ya da öğle uykularında ve de genelde hemen yattıktan biraz sonra. Uçuş olayının bitmesi ise tam bir uyanıklık, yani yataktan kalkış) . Ama bu korkumu atsam ve de ah keşke kontrolü ele alabilsem... Genelde kontrol doğal iç duygularımda oluyor. Yani uyanıklık halimdeki aklım olsa, epey gezeceğim yerler olurdu. Hele hele kitap okuyup bilgi edinebilmeyi çok çok çok isterdim. Eğer bu olayı bir başkasından dinleseydim kesin kez bir sürü psikolojik ve dahi felsefik yorumlar yapar, kişinin derinlerinden bahseder; yani olayı başka açılardan ele alarak metafizik halden çıkartmaya çalışırdım. Ama iyi ki başıma geldi. Çünkü bütün bilgilerim, yorumlarım çöktü. Bu olayı yaşamayanlar, bence hiç de olur olmaz yorumlara kalkmasınlar, bir an önce yaşamaya baksınlar. Çünkü bu olayın objektif bir delili-açıklaması yok henüz. Ancak sübjektif deneyimlemelerle olabilecek bir şey. Velhasıl, yaşayınca bu olayı ne hayâl ne rüya. Ne diyeyim başka.

İsim yok (Denizli)  

Karabasan 3

Birazdan anlatacaklarıma inanmayabilirsiniz; ama ben sırf kimse inanmayacak diye bir sır gibi sakladığım yaşadıklarımı daha fazla saklayamayacağım ve paylaşmam gerekiyor artık.Nerdeyse her gece gelen o şeyi aslında ben çağırdım bu benim suçum.Bir gece arkadaşlarla ruh çağırdık hiçbirimiz bu konuda bilgili değildik ve çağırma işlemini yapan bendim gelen ruh değildi başka bir şeydi,onu gönderemedim.o geceden sonra ben kurtulduğumu sanırken bana musallat oldu nerdeyse her gece geliyor.Uykuya dalmadan hemen önce.Nefesim kesiliyor,kalbim hızlı hızlı çarpıyor,gözlerimi açamıyorum ve çok garip şeyler görüyorum.Bazen yaptıklarımı hatırlamıyorum sanki içime giriyor ve o beni yönetiyor.Ben üniversite öğrencisiyim ve bir arkadaşımla evde kalıyoruz.İlk defa yanımda biri varken uyumadan önce geldi ben bunu anladım çünkü geleceği zaman acayip bir uyku basıyor ve içime bir sıkıntı geliyor.O gece sadece yattığımı hatırlıyorum o kadar.Sabah kalktığımda arkadaşımın söylediklerini duyunca çok korkmuştum.Gece yarısı kalkmışım ve arkadaşıma uyumaması gerektiğini odada yalnız olmadığımızı söylemişim,arkadaşım dalga geçtiğimi zannetmiş ama sonra gözlerimi kırpmadan tam 5 dakika boyunca hep aynı noktaya bakmışım ve sürekli aynı cümleyi tekrarlamışım''Sabah ezanı okunana kadar uyuma,bu odada yalnız değiliz'' Bazen gelen o şeyi görüyorum gözüküyor ama ne olduğunu tam olarak bilmiyorum.Ben deli değilim anlayın ne olur onlar her yerde ve siz uğraşmadıkça asla sizinle uğraşmazlar.Sakın onları merak etmeyin pişman olursunuz tıpkı benim gibi...

Karabasan 4

Askerden yeni gelmiş, işsizlikten bunalmış ve sıcak bir yaz gecesinin ardından teras katta, bahçeye bakan cephede, camlar-kapılar açık, saat 2:30 gibi yatmıştım. Bayağı bir sıcaktı ki üstümde hiç bir örtü yoktu. Yatak da biraz geniş... Ben, yayıla yayıla yatıyorum. Tam uykuya dalacakken yatağın üzerine bir şeyin atladığını hissettim. Çünkü sırt üstü yatıyordum ve beni bacak arasına alacak şekilde basıyordu. Yatağa biraz daha üstüme doğru yürüyüp omuzlarımdan tuttu ve beni dehşet bir şekilde sarsmaya başladı. Tabii ben büyük bir güçle birlikte yataktan fırladım ve dua ede ede alt kata indim. Annem sağ olsun, beni okudu üfledi de o gece rahat uyuyabildim... Ertesi gece, yanıma Kuran-ı Kerim alarak çıktım ve aynı saatte yattım ve uyudum. Bu sefer, rüyama girdi. Rüyamda da sanki odada uyanıkmışım gibi görüyorum kendimi. Tavan, tahta ve bir sürü kafaları kel boyunlarından asılmış, morarmış erkek cesetleri görüyorum. Aralarından kaçmaya çalışıyorum falan, uyandım ve sakin sakin yine annemin yanına...

Neden Ben?

12 yaşımdan beri bu olayları yaşıyorum. Şu an (Aralık 2005), yaşım 16. Yatağıma yatıyorum, birden gözlerim kapanıyor. Sanki başka bir dünyadan gelen uğultular duymaya başlıyorum. Ne hareket edebiliyorum ne de bağırıp sesimi duyurabiliyorum. Birgün yine böyle oldu ve kendimi bir sokakta buldum. Gerçekti; hayâl ya da rüya değildi. Siyah giyinmişlerdi. Bana, "Bizimle gel!" dediler. Topluluk halindeydiler. Ben de, "Hayır!" deyince, çığlıkla karışık ilginç sesler gelmeye başladı. Bir kedi, bana saldırdı. Kaçmaya başladım... Euzu besmele ile kendimi sıktım ve birden bıraktım. Kendime geldim. Bu olayları sık sık yaşıyorum ve aynılarından babam da görüyor. Ara sıra çığlık sesleri duyuyorum. İlginç sesler... Karanlıkta acayip şeyler görüyorum. Sanki biri, beni izliyormuş gibi dua okuyorum, Kuran'la yatıyorum, olmuyor... "Sır Kapısı" gibi şeyleri çok izliyor, onlarla çok ilgileniyorum. Bu yüzden olabilir mi? Neden ben? Lütfen yardım edin, kafayı yiyeceğim. Uyku düzenim bozuldu. Başkalarına anlatınca inanmıyorlar. Anlatmak istemiyorum. Anlatmaya başlarken ya da bunları düşünürken, bir şeyler kırılıyor yada düşüyor. Lütfen yardım edin, bekliyorum

Cansu, İzmir

Ruh mu, Cin mi?

Ben, şu an 14 yaşındayım. Görme duyum çok kuvvetlidir. En ufak hareketi fark edebiliyorum. Bundan 3 sene önce yatakta yatarken tavanı izliyordum. Birden sağımdan bir şey geçtiğini hissettim. Acayip korktum. Gece yarısı olduğu için kalkıp annemin yanına gitmeye de cesaret edemedim. Artık herhangi bir yerde yalnız kalamıyordum. Gecede yorganı kafama kadar örtüp besmele çeke çeke uyumaya çalışıyordum. Ertesi gece yine yorganı üstüme çekmiş terlemiştim. Cam gözümün görebileceği bir noktadaydı. Camdan dışarı baktım. Bir anda havada süzülen insan siluetiyle karşılaştım. Ne yapacağımı bilemiyordum. Annemlere söylesem
bana inanmazlardı. İçime berbat bir sıcaklık çökmüştü. Yanıyordum. Sonra birden yorgan kıpırdadı. Ben, yorganı kafama kadar örttüğüm için kimin kıpırdattığını göremedim. Babam, bana iyi geceler deyince babam olduğunu fark ettim. Bir an için rahatlamıştım. Babama bakıyordum. Birden arkasında o insan siluetini gördüm ve göründüğü gibi kayboldu. Bunu uykusuz geceler izledi.

Yiğit Tosun

rüya Olamaz..

Selam. Ben, Rüya. Geçen yıl, Temmuz'un sonunda okulum erken tatile girmişti. Sınavlarımızı bitirmiştik. Kardeşimin hâlâ okulu vardı. O, her zamanki gibi okula gitmek için erken kalkmıştı. Ben, hâlâ uyuyordum. Kardeşim, yatağıma oturmuştu. Okul çantasını takmıştı. Ben, ona arkamı dönük uyuyordum. Onun yatağıma oturduğunu sanki hissettim ve elini arkama koydu. Ona döndüm ve "Git Murat sen okula, benim dersim yok." dedim. Arkamı döndüm, uyumaya devam ettim; ama yüzünü ve kıyafetini gördüm. Her şeyiyle kardeşimdi o. Uyandığımda anneme Murat'ın neden sabah beni uyandırmak istediğini sorduğumda, aldığım cevap beni ürpertti: Murat, benim odama dahi girmemiş. Annem, o evden çıkana kadar yanındaymış. Önce inanamadım. Kardeşimin okuldan gelmesini bekledim. Geldiğinde baktım ki çekedi sabah gördüğüm çeket değildi. Başka çekedi vardı ve benim odama hiç girmediğini, sabah beni uyandırmaya çalışmadığını söyledi. Hala rüya mıydı, gerçek miydi ve gerçekse ne olduğunu anlayamıyorum...  Ama onu öylesine içten gördüm ki ve hissettim ki; o, hâyâl veya rüya olamaz...

Rüya

Yalnız Değiliz

Öncelikle 34 yaşında ve çok iyi bir şirkette, iyi bir görevde olduğumu belirtmek isterim. Hayatımı, yaşayabildiğim derecede modern şartlarda yaşayıp, gece kulüplerinden, partilerden çok zevk alan, sosyal yaşantısı çok renkli bir hanım olduğumu da...  Sizlere sadece 1 olay değil, birbirini takip eden bir kaç olayı anlatmaya çalışacağım. Aslında yıllardır bunları unutmaya çalışmış ve en yakınlarımla bile paylaşmaya cesaret edememiştim. Ama sizlerin hikâyelerini okuduktan sonra, benim, yaşadıklarımın ne kadar gerçek ve de aslında ne kadar ürkütücü olduklarını bir kez daha kavradım.

Bizler, asla... Yalnız değiliz... 5 yaşlarındayken, geceleri korkuyla uyanır hâle geldim. Sebebi, belirsizdi..Hatırladığım tek şey, gece yatağa yatıp, gözlerimi kapatmaya korktuğum.. Bir anda, kapının arasından yattığım odayı kara kara, ağır, bulutumsu şeyler kaplıyordu ve ben, nefes alamıyordum. Bu olaylar, her gece olmaya başladı. Kimseyi bunlara inandıramadım. Çocukça kapris sandılar. Ve her ne sandılar ise.. Bilemiyorum. En sonunda, odama gitmeye korkar hâle geldim. Çünkü beni orda bekleyen, görünmeyen, ağır bir şey vardı... Gecelerim, ağlamakla ve korkuyla geçmeye başlamıştı ki... Ailem (Annem Yugoslav Arnavut, babam Yunan asıllıdır), bâtıl inançlara sahip değildir.. Öyle oldukları halde eve yaşlı birini getirip, kurşun döktürdüler, okuttular. Bir süre, boynumda küçük bir Kurân taşıdım. Sonra, yavaş yavaş bitti bu olay.. Bu, bir karabasan miydi? Bilmiyorum. Hâlen de bilemiyorum





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Umut, 10.09.2010, 11:32 (UTC):
Arkadaşlar, şimdi;

Karabasan hikayeleri için, hepsi yalan dolan olum şizofren olmuşunuz lan siz xD

"Neden Ben?" yazısı için görüşüm, o adamlar nereye gidiolarmış örenseydin kardeşim :) Hele bi gidip tanıtsaydın kendini, kaç kişiydiler felan xD Sen acaip acaip korku filmleri izlemişin. Hem paranoyak mısın arkadaş? "Hayır!" diye bağırıyon. Kızdırmışsın belliki kedi felan paniğe kapılıp "bu ne lan?" demiş, dalmış sana:.

"Ruh mu, Cin mi?" yazısı için ise düşüncem;
O insan siluet derken? Sen suit demek istemişin.. Half Life 2' de de var öyle bişe, gordon freeman' ın zırhıdır.

"rüya Olamaz.." yazısı için bunlar normaldir, komşunun çocuğu gelmiş, oturmuş, sende Murat demişin ona, tabii buda sana deli muamelesi yapmış gitmiş.. Haa cinse, hakketmişsindir, allahın emirine uymamışsındır. Birde, o sırada hava soğuk kış günümüydü? Bunu bilmek lazım. Eğer öyleyse, emin ol bir hocaya git.

"Yanlız değiliz..." yazısı için düşüncem ise; Şimdi lost filmini hatırladım xD Adada adamlar vardı, yanlız deiliz diyolardı. Bende korhuyorum ama nedecen işte, evlendinmi, karının yanında korkmadan yaşayacan.

Eğer yanlış bir düşünceyse, dikkate almayın. Allah sizin yakınınızdadır, size şah damarınızdan daha yakındır. onun izni olmadan hiçbirşey olmaz, dünyadaki tüm cinler toplansa dahi, allah izin vermedimi ne yazar?

Yorumu gönderen: fatih, 31.08.2010, 05:41 (UTC):
arkadaslar lafi uzatmayim basinizdan gecenlere yakin llaylar benim basimdan da gecti....
Cok korktum uykusuz geceler yorgunluk ice kapaniklik vs...
Caresi cok kolay su an cok rahatim allaha sükür kurtuldum..
Sag elinizi basinizin üstüne koyun ve 21 defa en az besmele cekin
Allahin izniyle kurtulursunuz...

Yorumu gönderen: recep sereflican, 22.06.2010, 13:00 (UTC):
slm ben recep simdi yasım 35 11 yasımda ben cok gördüm simdi 10 yasında oglum var oglum görüyor ne yapam gerek

Yorumu gönderen: esmeray, 14.12.2009, 20:18 (UTC):
arkadaşlar çok küçük yaşlarda başlayan bu olaylar beni hiç bırakmadı herkesin yazdıklarını okudum bendekı bıraz daha farklı özellikle yeni abdest alıp yattıysam yada namaz kıldıysam yada çok dua okuduysam oluyor aynen üstüme birşey çöküyor ve ben kurtulmak için yine bir sürü dua ediyorum gidiyor uyanıyorum oh be yatakodasındayım diyorum yatıyorum yıne başlıyor birde karabasanın yada boğulacağımı bir kaç saniye öncesine hissediyorum

Yorumu gönderen: şakird, 21.08.2009, 16:53 (UTC):
herkezin dedğilde çoğu insanın çok korkunç kötü belkide hem korkunç hemde savinçle karışık anıları vardır ama kesin olan tek şey korkudur korku ya alışmak mümkünmü aslında neden korkarız gördüğümüz şeyden mi bize benzemiyomu diye yada karanlıkta bir şey görememektenmi acaba gördüğümüz şeylere zamanla alışabilirmiyiz bilim adamalrı bunların herbirinin bir bilimsel açıklaması var derler ama katılmıyorum yaşayan bilir bilimadamları bunları yaşasaydı böyle bir şey diyeceklerinide hiç zanmıyorum ama unutmayalım ki nu olan herşey ALLAH ın izni ile oluyor biz eğer sınırlarımızı gözetirsek emin olun ALLAH ın izni ile bir şey olmaz bunlar bizi uyarıcı yöndedir olaylar büyüdüğünde bir hocadan bilgisi olan kişilerden yardım almalıyız selamun aleyküm



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36747846 ziyaretçi (102835974 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.