Deneyim #8
 

Karabasan Deneyimi, VIII

Tavandan Kendimi Seyrettim

Arkadaşlar, çok uzun seneler önce başımdan geçmişti bu olay. Yaklaşık 19 yıl önce -o zamanlar ilkokul 3'e gidiyordum- hâlâ unutamadığım bu olayı sizinle paylaşayım dedim.

Okuldan eve gelmiştim. Evde kimse yoktu. Eve tek başıma girmeye o zamanlar hep korkardım. Asla tek başıma giremezdim. Anahtarımla kapıyı açar; okul önlüğümü, çantalarımı içeri atar; kapıyı hızlıca çeker ve koşarak oradan uzaklaşırdım. Bu hep böyle olurdu.

Arkadaşlarım, birgün durumu fark etti. Dolayısıyla başladılar dalga geçmeye, "korkak." "eve tek başına giremiyor." "korkak", "korkaaak", "korkaaaaaak", "ahahaha!" filan gibi. Bu durum karşısında eve girmeli ve onlara korkmadığımı ispatlamalıydım.Öyle de oldu. "Bakın, saçmalıyorsunuz. Şimdi gidip eve gireceğim ve size camdan 'hello' diyeceğim." dedim. "O zaman, korkmadığımı hepiniz göreceksiniz." diye de ekledim. Sonra, hiç korkmuyormuş gibi, sallana sallana eve doğru yürüdüm. Aslında "yusuf yusuf" oluyordum. Çok korkuyordum; ama insanların dilinden kurtulmalıydım.

Neyse. Kapıya geldim, anahtarımla kapıyı açtım. Korkudan orada yığılıp kalacak gibiydim. Kapıyı kapamamla korkum ikiye katlandı. Kendimi toparladım. Olmayan ve görünmeyen hayaletlerin, ruhların, perilerin, cinlerin arasından geçip cama koştum. Aşağıya bakıp, "Gördünüz mü lan, korkmuyorum işte düdükler!" gibi laflar söyledim. Onlar da bana, "korkudan evde uzun süre kalamayacağımı, hemen dışarı çıkacağımı, korkmuyormuş numarası yaptığımı" söylediler. Haklıydılar. Ben de; "Yok öyle bir şey! Kalırım!" dedim. Camı da kapatıp içeri gittim.TV'yi açtım. Bir yandan da ruhlar, ben görmeden üstüme çullanmasınlar diye sırtımı hep duvara veriyordum.

Aradan bir beş dakika filan geçti. Ben, korkudan evin köşesi olan bir yere geçip oradaki koltuğa uzandım. Vaktin geçmesini bekledim. Ama benim için bir dakika bile geçmiyordu. Çok korkuyordum. Bir tık çıksa avaz avaz bağırabilirdim. Vaktin geçmesi için uyumanın iyi bir fikir olduğuna karar verdim ve gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım.

Sonra ne mi oldu? Başlıkta gördüğünüz o yazı oldu. Kendimi tavandan koltukta kendimi seyrederken buldum. Çok şaşırmıştım. Birden bütün korkularım gitti. Kendimi üstün,doğaüstü bir güç gibi hissettim. Ama yaklaşık üç-dört saniye içinde odada bir gariplik olduğunu gördüm. Gariplik, hemen yanımdaki koltukta oturan biriydi. Evet, korktuğum başıma gelmişti.Benim yattığım koltuğun hemen yanındaki koltukta birisi oturmuş, kabuklu fıstık yiyor ve TV seyrediyordu. Bu durum karşısında birdenbire çok korktum; ama onun sadece koltuktaki bedenimi gördüğünü, diğer ben olan ruhumu; yâni tavandaki beni görmediğini fark ettim.Öylece tavanda durdum. Hiç kıpırdamadım. Üç dakika kadar onu izledim. Tıpkı ablama benziyordu; ama daha farklıydı. Çok benziyordu; ama o değildi. Bunu bilebiliyordum. Târif etmesi zor. Nasıl desem, bir yaratık gibiydi. Homurdanıyordu sanki .Aklıma bir fikir geldi. Birden yüksek ses çıkarıp bağıra bağıra üzerine atlarsam benden korkar diye düşündüm .Düşündüğüm anda da kendimi yatakta bedenimde buldum. Direk sol tarafıma doru saldırarak bağırmaya başladım. Her şey, çok hızlı oldu. "İnşallah rüyadır!" diye düşündüm o kadar kısa zaman içerisinde; ama gözlerimi açıp onun olduğu yerdeki koltuğa atlayınca onun bir rüya olmadığını gördüm. Gerçekti. Yüz yüze, göz gözeydim. Ama artık olan olmuştu. Planımı tam olarak uygulamalıydım: Ondan korkmuyormuş gibi yapmalıydım. Bir nevi blöf aslında.

Hışım içerisinde, tıpkı bir manyak gibi gırtlağına sarıldım. O da ufak tefekti. Benim boylarımdaydı. Yere düştük ve boğuşmaya başladık. Beni üzerinden atıp içeriye koridora doğru kaçmaya başladı. Ben de hemen peşinden koştum. Bir yandan da "Aaaaaaaaaa!" diye delirmiş gibi bağırıyordum. Çok sinirli görünmeye çalışıyordum. Gözlerimden yaşlar geliyordu bir yandan korkudan .O, en sonunda kaçıp banyoya girdi. Ben de neredeyse tuttum tutacak gibiydim ki, kafamı banyo kapısına çarpıp yere düştüm. Benim için en ilginç olan kısmı burasıydı. Onu kovalarken, onun banyoya girdiğini gördüğümde, banyo kapısının bir değil de iki tane olduğunu gördüm. Yâni biri bildiğimiz banyonun kapısı, kapalı olarak yerindeydi. Diğeri ise hayalet bir kapı gibiydi; ama o kadar çabuk oldu ki, ben durumu idrâk edemedim. Kapıların açık mı kapalı mı olduğuna karar veremedim. "O geçiyorsa ben de geçerim" mantığıyla içeri girmek istedim peşinden.Sonrası mâlum... Yerde biraz baygın kalmışım.

Kendime geldiğimde hemen kapıyı açıp içeri girdim; ama hiç bir şey yoktu. Artık korkmuyordum. Hem zaten olanlar olmuştu. Daha ne olabilirdi ki? Kafamı sıvazlaya sıvazlaya içeri gittim. Aklıma fıstıklar geldi. Biz, o günlerde evde fıstık filan bulundurmuyorduk. Yani garip bir durum. O gördüğüm her kimse yada her neyse, kabuklu fıstık yiyordu. Hemen içeri koştum. Boğuşma sırasında kucağından yere dökülen bir sürü fıstık kabuğunu ev halkına delil olarak sunacaktım. Ama olay yerine geldiğimde, yerde ne bir kabuk ne de bir fıstık buldum. Anlıyacağınız o fıstıklar da benim dünyama ait fıstıklar değilmiş.

Simdi bana; "Deli." diyebilirsiniz. "Sen çok korkuyordun. O korkuların etkisiyle bu tür rüya ve hayallerin görülmesi ve yaşanması gayet normaldir." de diyebilirsiniz. Hatta; "O, aslında senin ablandır. Seni keklemiştir." de diyebilirsiniz. Ama ben, sunu iyi biliyorum: O ânı yaşadım ve asla unutmadım. Üzerinden On dokuz yıl geçti. Bir daha, o güne benzer hiç bir olay yaşamadım. Şu anda sabahın 6'sı. Bütün gecedir evimde tek başıma oturdum. Ne bir ruh geldi, ne de hayâlet. Gerçi, bâzen ben bile onun gerçek olmadığına inanmak istiyorum. "Hayâl görmüşümdür." diyorum. "Aslında öyle bir günü hiç yaşamadım, ben uyduruyorum." diyorum...





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: samet , 23.09.2014, 23:32 (UTC):
Yaklaşık yarım saat önce yaşadım bu olayı
Rüyamda biriyle kavga ediyordum kavga ettiğim kişiyi maket pıçayla karnını çizdim sonra tekrar yapmak için üzerine gittim adam çok bağırıyodu kendi kendime -sadece çizdim ne olcakki diyodum sonra adamın karnından kan fışkırdı daha çok bağırıyordu korkmaya başladım adam orda yere yıkıldı ölmüş gibi geliyodu ardaşım kaç burdan deyince karanlığa doğru kaçtm sanki ensemden bi şey tutupta beni yastığımn üzerine bastırıyomş gibi oldu rüya olduğunu anladım uyanmaya çalıştım ama olmuyodu sonunda uyandım bi ses geliyodu gözlerim karardı acı çekiyomuş gibiydim korkunç bi uğultu vardı galiba ölüyorm ölüm böyle bi şey dedim bi süre devam etti sonra bağırmaya çalıştm yapamadm kalkmak için uğraştm oda olmuyoduu vücudum felç gibiydi hareket edemiyodum bi an aklıma besmele çekmek geldi bi süre sonra kendime geldim yattığım yerden fatiha ihlas ayetelkürsi okudum korkudan başka bi arkadaşmın yanına gittim sigara içtim kendime daha yeni yeni geliyorum ensemde hala o tutmanın acısı var o yatağa bidaha yatmicam



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36627286 ziyaretçi (102622841 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.