Depresyon Nedir?
 

Depresyon Nedir?

DEPRESYON: ÇAĞIN HASTALIĞI

*Kendinizi  hemen her gün  mutsuz, karamsar, kederli, gergin ve ağlamaklı mı hissediyorsunuz?

*Arkadaşlarınızın hatta ailenizin sizi anlamadığını düşünüyor, onlardan uzaklaşıyor musunuz?

*Dikkatinizi ve düşüncelerinizi toparlamakta, ve karar vermekte güçlük mü çekiyorsunuz?

*Değersizlik ve suçluluk düşünceleriyle mi boğuşuyorsunuz?

*Eskiden isteyerek ve severek yaptığınız şeylere karşı ilgisiz ve isteksiz misiniz?

*Yapacağınız işleri sık sık erteliyor musunuz; gündelik  işler bile altından kalkılamayacak kadar ağır mı geliyor?

*Kendinizi günün hemen her saatinde yorgun ve keyifsiz mi hissediyorsunuz?

*Cinsel isteksizlik mi yaşıyorsunuz?

*Eskisinden farklı olarak önünüze her gelen yiyeceği yeme isteği mi duyuyorsunuz? Ya da tam tersi iştahsızlık ve kilo kaybı mı yaşıyorsunuz?   

*Bu gününüz veya geleceğinizle ilgili umutsuz ve karamsar düşüncelerle mi dolusunuz?      

*Adet düzensizliğiniz oluyor mu?

*Bir türlü uykuya dalamıyorsunuz, dalsanız bile sık sık uykularınız bölünüyor; ya da hep uyuma isteği mi duyuyorsunuz?

*Sık sık hazımsızlık  veya doktorların tanı koyamadığı, psikolojik dediği vücut ağrıları mı çekiyorsunuz?

*Eğer  sevdiğiniz kişinin/kişilerin üzülmeyeceğini bilseydiniz hayatınıza son vermeyi düşünür müydünüz? Tekrarlayan ölüm düşünceleri, intihar planları veya eyleminiz mi var? 

Bu belirtilerden en az 5 tanesi, en az 2 haftadan beri  sizin aile, iş, okul ya da arkadaşlarınızla yaşantılarınızı etkilemeye başlamış; ilişkilerinizi bozuyor, gününün büyük bir kısmını kaplıyor, kontrol edilemez ve başa çıkılamaz durumlar yaratıyorsa sorununuz depresyon olabilir. Vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun.

Bu arada; her insanın hayatının belli bir döneminde depresyon geçirebileceği ve bunun bir güçsüzlük göstergesi olmadığı aklınızda bulunsun. Bu dönemde; çok önemli kararları hemen vermemeye çalışın ve zorlansanız bile küçük de olsa faaliyetlerde bulunun (yürüyüş, bir arkadaşla sohbet, elişi, yemek, tamirat vb.).

Kimler depresyon riskini daha çok taşır?

•Evlilik yaşamıyla ilgili çatışmalar yaşayanlar,

•Eşinden ayrılanlar ya da eşi ölenler,

•Yeni bir ortama giren, ortamla ilgili ani değişiklikler (okul ve iş değişikliği gibi) ve buna bağlı uyum sorunları yaşayanlar,

•Ağır fiziksel hastalık ya da diğer aile bireylerinde beliren hastalıklar,

• Aile bireylerinden birinin ya da beraber yaşanan kişilerin ayrılması ya da kaybı. 

Birçok kişi bu tür olumsuz olaylar yaşıyorken neden yalnızca bazıları depresyona giriyor?

Bugünkü bilgimize göre, depresyondaki en önemli yatkınlık etkenini kalıtım ve bazı kişilik özellikleri oluşturuyor. Bazı durumlarda kişi hayatında onu etkileyen önemli bir sorun olmadığı halde niçin kendisini bu kadar ‘kötü’ hissettiğine anlam veremez. Bu durumlarda sorunun kaynağı diğer hastalıklarda olduğu gibi (örneğin yüksek tansiyon, şeker gibi) biyolojik sebeplerdir. Yakın akrabalarında depresyon olan kişilerin depresyona girme oranı  daha yüksektir.  

Kişilik özelliği açısından baktığımızda kimseyi incitmemeye, herkesi hoşnut etmeye çalışan; duygularını düşüncelerini çevresindekilere ‘kırılır, benden uzaklaşır’ kaygılarıyla (özellikle öfke, kırgınlık gibi olumsuz duyguları) ifade edemeyen kişiler depresif duygu ve düşüncelerle baş etmekte güçlük yaşayabilmektedirler. Ayrıca, depresyon bazı ilaçlara ya da bedensel hastalıklara bağlı olarak da ortaya çıkabilir. 

Son yirmi beş yılda toplumda depresyon görülme sıklığı on ile yirmi kat arasında artmıştır. Depresyon özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşmaktadır. 

Depresyon ve intihar

Depresyonda intihar girişimlerine yönelik önlemler yaşamsal bir önem taşır. Eğer sizde veya çevrenizde depresyon belirtilerini görüyorsanız en kısa zamanda bir uzmana başvurun (psikolog, psikiyatrist)  

Depresyonun Mantığı

Depresyondaki olumsuz düşünceler, hatalı ve tek yanlı işleyen bir mantık sisteminin ürünüdür. Bu mantık sisteminin bir tarafından ne verirseniz verin, diğer taraftan mutlaka karamsar ve umut kırıcı yorumlar çıkar. Bunlar:

1. Keyfi çıkarsamalar: Yeterince kanıt olmamasına karşın, yaşanan olaylar ve içinde bulunulan koşullar hakkında olumsuz sonuçlar çıkarılır. Örneğin, bir öğrenci not ortalaması yüksek olmasına rağmen kendini yetersiz ve başarısız görebilir.

2. Seçici odaklanma: İçinde bulunulan durum ya da yaşanan deneyimlerin kötü yanları üzerinde odaklanılır.

3. Kişiselleştirme: Kişi, kendisiyle ilgili olmayan ya da çok az ilgili olan olayları üzerine alınır. Örneğin, yolda karşılaştığı ve muhtemelen onu görmemiş olan bir arkadaşının selam vermemesini, ‘Beni önemsemiyor’ veya ‘onu sıkıyorum benden kaçıyor’ biçiminde yorumlayabilir.

4. Aşırı genelleme: Tek bir olaydan genel sonuçlar çıkarılır. Üzerine yemek döken biri ‘zaten bütün aksilikler de hep beni bulur’ şeklinde yorum yapabilir.

5.Ya hep ya hiç biçiminde düşünme: Her türlü olay 'ya hep ya hiç' kuralına göre değerlendirilir. Mükemmel olmayan her şeyin berbat olduğu yargısına varılır. Bir öğrencinin üniversite sınavında istediği bölüme girebilmesine rağmen istediği üniversite olmadığı için kendisini başarısız değerlendirmesi ve mutlu olamaması gibi.

6. Küçümseme veya büyütme: Kişi başarılı olduğu işleri küçümserken, hatalarını abartır. Örneğin bir çok alanda başarılı olan bir kişi, bu başarıları küçümseyerek başarısızlık yaşadığı tek konuya odaklanabilir. 

Maskeli depresyon ne demektir?

Depresyon belirtilerinin arka planda olduğu veya hiç görülmediği, kişiler arası ilişkilerde bozulmanın olmadığı depresyon çeşididir. Sıklıkla psikolojik belirtiler ve yaşamsal sorunlar inkar edilirler ya da olduğundan daha az gösterilirler. Bunlar yerine hekime; bedensel belirtiler, alkol-madde kullanımı ya da cinsel işlev bozuklukları ile başvururlar. Genellikle 35-45 yaş arası kadınlarda iki kat daha fazla görülür.

İnsan ömrü boyunca defalarca depresyona girebilir önemli olan bir kereliğine depresyonu yenmek değil, depresyonu yenebilmek için gerekli yolları öğrenerek hayat boyu bunları depresyon önleyici silahlar olarak kullanabilmektir.   

En uygun depresyon tedavisi ilaç tedavisi ve psikoterapinin birlikte yürütülmesiyle olur. Toplumdaki yaygın inancın aksine depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar bağımlılık yapmazlar ve uyuşturmazlar.  Yan etkileri ise son derece azdır ve tehlikeli değildir. İstenildiğinde doktor önerisi ile rahatlıkla kesilebilirler. İlaç tedavisine ek olarak uygulanan psikoterapi ile kişinin olumsuz düşünce ve davranış biçimlerinin değiştirilmesi ve hastalıkla mücadele etmesi için daha aktif olması amaçlanır.[1]

Kaynaklar

[1] www.hayatinizayenibirsayfaacin.tr.gg/Depresyon-ve-Tedavisi.htm






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36703183 ziyaretçi (102756095 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.