Derin İnsan Olmak
 

Derin İnsan Olmak

Ayşegül (Hiçdüşünce)

Bazı insanlar için kullanılan çok derin bir kelimedir DERİN... Kim derin insan olmak ister bilemiyorum; ama ben, kesinlikle istemem. Bir kere derin insan; kendisine ulaşılması zor insandır. Ona yaklaşmak için en az onun kadar derin olmak gerekir

Bir de bu tiplerin kendi aralarında geliştirdiği ve sadece kendilerinin anlayabildiği (bir tür ezoterik durum yani) bir dil vardır. Biz sıradan fâniler, bu üstün gurubu anlayabilmek durumuna vâkıf olamayız. Bunun için lütfedip onların bize yaklaşması ve kendilerini anlayabilmemiz için dillerini öğretmeleri gerekir. Zaten her şeyin bir dili var artık. İnternet dili, ticaret dili, hatta doktorların, avukatların bile kendi aralarında geliştirdikleri bir dilleri vardır. Ama şahsen ben, en çok alışveriş ve moda dilini konuşmayı severim:)

Yahu yemek yemeye gittiğin restaurant'larda bile bir dil olduğunu öğrenmedik mi TV'deki çok amaçlı yemek programı sayesinde... Hani kaşıkları, çatalları saat bilmem kaç yönüne çevirirsen, şunu demek istersin falan... Ne oldu??? İnsanlar, birbirleri ile iletişime geçmek için artık zamanı gerimi sarıyor?Dumanla da haberleşir miyiz yakında? Konuşmak; kibarca isteğini ya da istemediğini iletmek daha şık değil mi? Ha, ne diyordum, bak konu nerdeeen nereye geldi. Derin insan meselesini anlatıyordum

Bu derin insanlar -artık onları kim seçmiştir bilmiyorum ama- halk arasında kendilerini seçilmiş, diğer fânilere göre çok çok üstün gören kişilerdir ve gerçekten de çok derinde olup gerçek hayat ile bağlantıyı koparmışlardır... Kurdukları yapay dünyalarında duyguları da yapaydır. Çok derinden severler; ama üç gün sonra o derinlik, birdenbire başka bir derinlik sarhoşluğu içinde kaybolur gider. Güya halktan biridirler. Tabii bu da bir maskedir; ama oturdukları yerlere sıradan insanların ulaşacak yol parası bile yoktur. Kendilerince belirledikleri standartlara uymayan herkes, ALT TABAKA'dır.

Hep merak etmişimdir; bu dayatma sosyal kuralları kim belirledi diye... Bana göre dini kaynakların pek etkisi yok gibi; çünkü asıl derinliğe örnek olan, "Komşusu aç yatarken kendisi tok yatan bizden değildir." felsefesini benimsemiş sıradan insanların sıradan hayatlarında yaşanıyor... Başkasının acısına karşıdan bakıp üzülmekte değil gerçekten onunla birlikte o acıyı yaşayabilmekte, acılı zamanlarda bir kap yemeğinin yarısını olmayanla paylaşabilmekte, arkadaşının, komşusunun ya da çevresindeki herhangi bir yakınının başına güzel bir şey gelince sanki kendisi gibi sevinebilmekte yatıyor...

Derin insan olmak, yüreğindeki sevgi derinliği ile ölçülmeli... O derinlik dipsiz olmalı... Öyle ki; kim gelirse gelsin, o yürekte yer bulabilmeli... Giydiğin markada, yaşadığın lüks katlarda, ya da ülkemi beğenmeyip yurtdışından aldığın ıvır-zıvır da değil....

En sevdiğim hikayelerdendir; hani adam oğluna; "Sen, adam olamazsın." demişti; ama oğlu, vezir olmuştu. Yaptığı ilk iş de, babasını ayağına çağırıp; "Bak, sen adam olamazsın demiştin. Ama ben, vezir oldum." demişti... Baba: "Ben, sana vezir olamazsın demedim; adam olmazsın dedim. Bak, yaşlı babanı ayağına çağırdın makamını göstermek için. Oysa ki adam olaydın, sen babanın ayağına gelirdin dua ve rızasını almak için..." demişti. Acaba burada derinlik kimde?Etikette mi?..

Elbette ki gerçek manada derin insanlar da var Benim örnek olarak anlatmak istediğim hemen aklıma gelen bir tane var. Mesela; bir toplantıda kalabalığa çay servisi yapan arkadaşımız, dalgınlıkla çayı taşırıp tepsiye dökmüştü. Çok utanmıştı; ama saygı değer bir ablamız; "Ne kadar cömertsin. Elin, çok bol... Bak, rızkın taşıyor." diyerek hem arkadaşımızın gönlünü ferahlatmış hem de içinde çok DERİN manalar yatan bir cümle söylemişti. Düşünen insanlar, bu cümle üzerine bir kitap bile yazabilir. Tabii gerekli gönül derinliğine sahiplerse...

Ayşegül.
11:35:15; 29 Nisan 2010, Perşembe





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ayşegül, 01.05.2010, 08:01 (UTC):
pembe:)

Yorumu gönderen: Akhenaton, 01.05.2010, 07:36 (UTC):
Ben de öyle ummuştum. :)9

Yorumu gönderen: ayşegül, 01.05.2010, 06:06 (UTC):
sayın akhenaton:)hem eleştirel hemde açıklayıcı yorumunuz için teşekkür ediyorum.kavram karışıklığı yaşamadım yanlız bunu belirteyim...yazının sonuna doğru aslında"asıl" derinliği kısada olsa anlatmaya çalıştım.derinlik;(bu arada özür dilerim,ben sizin gibi türkçe yazım kurallarına uyumlu yazamıyorum çok tezcanlıyımdır,kolayıma gelen şekilde yazıyorum)mevlana'da,yunus'da mehmet akif'de atlas kaftanı ile pazarlarda ciğer satan aziz mahmud hüdai'de ve daha nicelerinde...maddede manayı görebilmek bunu anlama kabileyeti dalınç ve tefekkür,kendi içinde hiç bitmeyen-bitmemesi gereken seni daima bir adım ileriye taşıyacak Hakk'a yaklaştıracak gönül yolculuğu,ilerledikçe derinleşirsin..."Derin düşünmek, uçlarda gezmek ya da marjinal noktalarda farklılık yaratmak adına kendini toplumdan üstün görmek değildir"bu cümleniz aslında benim yazımı daha iyi özetliyor.çünkü bir takım insanların derin olmaktan anladığı bu...ben sapla samanı birbirine karıştıran insanlar için yazdım.okumayı,öğrenmeyi seven bir toplum değiliz.kim,hangi kelimeye hangi manayı yükler onu süsleyip pazarlarsa halk onu benimsiyor ve asıl olmayanı asıl sanıyor...derin kelimesini denizlerde ki derinlikten ibaret sanan gönül derinliği deyince"aman oda neymiş?kaçıncı yüzyıldayız bunlar çooook eskidendi,artık dünya değişti"diyen insanlar var:).elit duruş'u şık giyinmek,lüks restaurnat'larda yemek yemek pahalı zevklere sahip olmak zanneden insanlar var,yanında ki arkadaşını kuru fasulye-pilav yediği için bilmem ne olmakla suçlayan,yada"ondan ancak bu kadar olur kebap yiyen insandan ne beklersin ki"diyen az mı?bunun tersi olmayı elit olmak sananlar var çook gördüm.yanisi,evet bir kavramlar kargaşası yaşıyoruz toplum olarak,benimde anlatmak istediğim buydu,kendimde kargaşa yaşamış gibi göründüysem ne demek istediğime iyi bir örnek olmuşum demektir:)yazım harika yorumunuzla taçlanmış oldu tekrar teşekkür ediyorum.çoğunlukla üstü kapalı yada ucu açık cümleler kuruyorum,hep beraber fikir yürütelim iyi yada kötü hiç kimse"benim fikrim onlarınkine göre manasız kalıyor"demesin ufacıkda olsa düşüncesini paylaşsın diye...amacım düşündürmek insanları kendi iç aleminde ki derinliğe yönlendirmek...:)derin'e yolculuk sadece bizim inançlarımızla sınırlanmaz yada mana bulmaz...kendi inanç sistemleri içerisinde bu yolculuğa çıkmış çok değerli düşünürler de vardır...

Yorumu gönderen: Akhenaton, 30.04.2010, 21:22 (UTC):
Yazınızda "derin olmak"la aristokrasi ve elitizm'i karıştırdığınızı; bir kavram kargaşası içine düştüğünüzü düşünüyorum. Hani şu insanlara tepeden bakan, "Biz, asılız." diyen bilmem ne Saylan'lar gibi, yok "Dağdaki çobanla benim oyum bir mi?" sözlerini zırvalayan aristoktasici elit(!)ler gibi ya da aydın ve entellektüel olmayı illa bi şekil sakal bırakmak zanneden bilmem ne Kongar'lar gibi, her fırsatta İstiklal Marşı'na düşmanlıklarını belirten "Küçük" ve "Küçücük" insanlar gibi; ya da binlerce Mehmetçiğin hergün gencecik yaşta şehir oluşuna kılları bile kıpırdamayan; ama gayrimüslim bir gazeteci öldüğünde yollara dökülüp "Hepimiz X'iz, Hepimiz Y'yiz" diye saçmalayan; fakat bir kerecik olsun "Hepimiz Mehmetçiğiz, hepimiz Mehmetçik anasıyız ya da hepimiz Türk'üz..." sözünü hani çok "banal" bulan Marslı-Venüslü aydın(!)lar gibi aynı kefeye sokabiliyorsanız "Derin düşünme"yi ve "derin düşünenler"i... "Derin düşünmek" ne demek? Tefekkür etmek, maddenin ardındaki mananın peşine düşmek değil mi? İZM'lerin mizmlerin peşine düşen toplumlara inat, yüreğinin ve beyninin içinde kendi İZ'ini arayan en anlamlı yolculuk değil mi? Derin düşünmek, uçlarda gezmek ya da marjinal noktalarda farklılık yaratmak adına kendini toplumdan üstün görmek değildir. Derin düşünmek, derin olmak; önce CİNS olmayı gerektirir üniversitedeki hocamın deyişiyle. Hani şu; "Ne cins insansın sen ya." anlamındaki cinslik değil. İzlerin peşinden gitmek yerine kalıcı izler bırakan ve daima da izler bırakacak olan, şu izm bu izm yerine hakikatin izini süren insanlardır bunlar. Hani şu Fatih'e İstanbul'u fethettiren Akşemseddin'ler gibi... Yanılıyor muyum hocam?

Yorumu gönderen: bence's daugter, 30.04.2010, 08:22 (UTC):
Canım annem yazıların çok güzel umarım böyle devam edersin çünkü yazıların herkesin anlayabileceği ibr dilde!AY LAV YU!:)



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36681219 ziyaretçi (102717229 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.