Duanın Ruh Hastaları Üzerindeki Tesiri
 
dua, depresyon, rus hastalıkları, hastalığı, psikoloji, din

Duanın Ruh Hastaları Üzerindeki Tesiri

Bilhassa ruh hastalıklarında manevi dertler de duanın çok önemli bir tesiri bulunmaktadır. Büyük ruh tedavi uzmanlarından Doktor Mahzar Osman, devrin başkanına Bakırköy Ruh ve Sinir Hastanesi'nin çok dolu olmasından dert yanarak;

“Bizim hastanelerde yer kalmadı. Çok hasta var. Aslında bunların çoğu, bizim hastamız da değiller. Eskiden tekkeler vardı, şeyhler vardı. Onlar, bu hastalara nefes eder iyileşirlerdi. Siz tekkeleri kapattınız, hastaları çoğalttınız. Bu hastalar bizlik hastalar değil. Şimdi madem ki tekkeleri kapattınız; şunu yapın hiç olmaz ise: Dergahları kapatılan bu şeyh efendileri imtihan ederek onlardan birer-ikişer-üçer kişi veriniz hastahanelerimize, hastane de yatan hastaların 4'te 3'ü iyileşir, çıkar o zaman.”

demiştir. Dr. Alexis Carrel ise şöyle demektedir:

“Dua, dünyanın çekim kuvveti gibi gerçek bir kudrettir. Hiçbir tedavinin fayda etmediği vakalarda insanların sadece dua gücü ile hastalıklarından ve melankoliden kurtulduklarını gördüm.

Her gün içten gelen bir aşkla dua ederseniz yaşayışınızın bütün bütün değiştiğini sezersiniz. Dua bütün davranışlarınızda silinmez izler bırakır. Devamlı bir huzur ve iç ferahlığı vardır.”

F. Dostoyevski de şöyle söylemektedir:

“Duadan geri kalma. Eğer samimiysen, her defasında duanda yeni bir mana olacaktır. Bu da seni iyiliğe yöneltir.”

Koca Ragıp Paşa'nın sözü ne güzeldir:

“Hakîkat ehline tevfik rühnemâ yetişir.
Bu yolda sâlika Hızır istemez; Hüdâ yetişir.”

Dua etmeyi öğreten Yüce Rabbimiz Kitabında nasıl dua edileceğini de öğretmiş ve tesir olunacak şekilde ayetlerden duaları da işaret lütfetmiştir

“Avnî” mahlasıyla şiirler kaleme alan Fatih Sultan Mehmed, bir dizesinde şöyle demektedir:

“Kimsesiz hiç kimse yok
Her kimsenin var kimsesi.
Yalnız kaldım yetiş,
Ey kimsesizler kimsesi.”

Gandhi, daima dua eder ve şöyle söylerdi:

“Dua ve ibadet olmasaydı çoktan çıldıracaktım.”

Allah, her derdimize deva verir elhamdülillah. Çünkü O, kitabında şöyle buyurmaktadır:

قُلْ مَا يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامً

“De ki: Yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?" (Furkan suresi, 77)

وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُواْ لِي وَلْيُؤْمِنُواْ بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ

“Kullarım sana benden sorarlarsa muhakkak ki ben onlara çok yakınımdır. Bana duada bulunanların duasını kabul ederim." (Bakara suresi 186)

ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ...

(...) “Bana dua ediniz ki kabul edeyim.” (Mü'min suresi 60)

Evet Yüce Allah, dua etmeyi ve istemeyi bizzat emir buyurmuştur. Sevgili Peygamberimiz de buyururlar ki:

”Muhakkak ki Rabbimiz, haya sahibidir. Kulları ellerini kaldırıp kendisinden bir şey istedikleri vakit onları boş çevirmekten haya eder.”

Her gün beş vakit namaz kıldığımız zaman okuduğumuz Fatiha'da ve her rekatta bunu söylemiyor muyuz:

إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ

İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn

“Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden isteriz.” (Fatiha 5.)

Kimin vermeye gücü var ki? Güç O’nun, varlık O’nun... O’nun verdiğini kimse geri çeviremediği gibi vermediğini de kimse veremez. Rabbimiz, şöyle buyurdu:

وَإِن يَمْسَسْكَ اللّهُ بِضُرٍّ فَلاَ كَاشِفَ لَهُ إِلاَّ هُوَ وَإِن يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلاَ رَآدَّ لِفَضْلِهِ يُصَيبُ بِهِ مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

“Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O’ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun keremini geri çevirecek de yoktur. O, hayrını kullarından dilediğine eriştirir. Ve O bağışlayandır, esirgeyendir.” (Yunus suresi 107 )

Demek ki her şey, yalnızca Allah'tan istenir.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Feyyaz yildiz, 20.09.2015, 09:28 (UTC):
Allah hayrinizi kabuletSin

Yorumu gönderen: rabia, 08.06.2015, 09:32 (UTC):
Hiç kimse demez tabi fazilet sahibiyse eyyyyy yatır bana şunu bunu ver diye..
Kendinde bir çok fazilet eksisi olan bu devrin insanın kendine o günahkar ağızla ettiği duamı geçerlidir bir velinin duasımı geçerlidir?
Peygamerin hadisi var darda kalınca kabirdeki Allahın veli kullarından dua isteyin diye..Kabir zayi etmk yok etmek kabirdekini hiç saymak sonradan türemiş bir batıl görüşte vehhabilerde var..

Yorumu gönderen: Ayşenur, 02.10.2010, 08:28 (UTC):
İnsanların yatırlara gidip yalnızca Allah'ın rahman olduğunu bile bile çaput bağlayıp o zat-ı muhteremden dilekte bulunmasına kafam ermiyor!Çok ayıp ve günah. Onlara şah damarından daha yakın Rab'leri varken nasıl bir akıldır bu?? Diyanet'in yüz kere söylemesi de kâr etmiyor .Üzülüyorum.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 46848822 ziyaretçi (119816969 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler