Durugörü Nedir?
 

Durugörü Nedir?

En basit tanımıyla Durugörü: Beş duyunun dışında, eşyaları, olayları ve düşünceleri algılama ve görmedir. Ruhsal görü adı da verilen bu yetenek, Duyular Dışı Algılamalar içinde üzerinde en fazla araştırma yapılan yeteneklerimizden biridir.

Beş duyu organlarımızdan biri olan gözler, bu algılamada fonksiyon görmezler. İki kaşın arasında; gözler genellikle kapalıyken ya da her hangi bir objeye konsantre edildiği bir sırada adeta televizyon ekranında bir film seyredercesine, bir takım şekillerin görülmesidir. Bu yeteneği gelişmiş kişilere durugörü medyumu adı verilir.

Başlıca Durugörü Çeşitleri

l. Basit Durugörü

Herhangi bir anlam ve mesaj taşımayan bir takım imajların görülmesidir. Çoğunlukla gözler kapalıyken beliren birtakım imajlardan oluşur. Durugörünün ilk aşamasıdır. İnsanların belli bir bölümünde bu yetenek kendiliğinden işler durumdadır. Ve bu oran hiç de küçümsenemeyecek boyutlardadır... Bu seviyede bir durugörüye sahip olan kişiler, gözlerini kapadıklarında istedikleri imajları rahatlıkla görebilirler. Bu imajlar ya kendi isteklerine bağlı olarak görülür, ya da bir takım imajlar otomatik olarak gelip geçer.

2. Mekan İçinde Durugörü

Uzakta meydana gelen olayları ya da yerlerin algılanması ve görülmesidir. Normal olarak görülmesi mümkün olmayan uzaktaki bir yerin veya kapalı, saklı olan şeylerin görülerek tariflerinin yapılabilmesi bu seviyeli bir durugörü yeteneğinde mümkündür.

3. Zaman İçinde Durugörü:

Geçmiş ya da gelecekten bilgi veren kahinlerin kullandıkları yetenektir. Durugörünün en gelişmiş safhasıdır. Durugörünün bu safhasında görülen imajlar geçmiş bir zaman diliminde meydana gelmiş olan bazı olaylarla ilgili olabileceği gibi gelecekte ortaya çıkacak olan bazı olaylarla ilgili de olabilir. Burada da adeta bir film seyredermişçesine olaylar izlenebilir. Bu derece gelişmiş bir durugörü yeteneğine sahip olan kişilerin sayısı bir hayli azdır. Çok ender olarak görülür.

Kendinizi Test Edin

Gözler kapalıyken istenen bir imajın göz önünde canlandırılması durugörü yeteneğinin temelidir. Öncelikle böyle bir yeteneğinizin kısmen de olsa sizde işler durumda olup olmadığınızı kontrol edin: Gözlerinizi kapatın... 10 - 15 saniye bekleyin... Ve gözünüzün önünden geçen imajlar olup olmadığına dikkat edin... İmajlar kendiliğinden gelip geçiyorlar mı? İstediğiniz herhangi bir imajı zihin ekranınızda canlandırabiliyor musunuz? Yoksa hiç bir şey gözünüzün önünden geçmiyor ve her yer simsiyah mı görünüyor?

Gözleriniz kapalıyken her taraf simsiyah görünüyorsa durugörü yeteneğinizin tamamen işlemez durumda olduğunu söyleyebiliriz. Bir takım renkler hatta imajlar gelip geçiyorsa durugörü yeteneğiniz size göz kırpıyor demektir. Eğer istediğiniz imajları kolaylıkla zihin ekranınızda canlandırarak onu adeta televizyon ekranından seyredermişçesine canlı olarak görebiliyorsanız durugörü yeteneğinizin su üstüne çıkmaya başladığını söyleyebiliriz. (Basit durugörü)

Gözlerinizi kapattığınızda bir takım yerler , insanlar ve olaylar görüyorsanız bunların herhangi bir anlam taşıyıp taşımadığını kontrol ediniz. Örneğin gözlerinizi kapattığınızda bir arkadaşınızı ders çalışırken gördüyseniz; hemen onu arayarak gerçekten de o anda ders çalışıp çalışmadığını öğrenin. Ayrıntılara dikkat edin. O anda ders çalışmıyorsa daha önce çalışmış olabilir. Eğer böyle bir durum varsa arkadaşınızı ders çalışırken gördüğünüz ayrıntıların gerçek olup olmadığını araştırın. Ders çalıştığı masanın rengi, masasının üzerindeki eşyalar, odasının şekli vs...

Belki de birkaç dakika sonra ders çalışmayı planlıyor da olabilir... Bütün bu ayrıntılar sizdeki durugörü yeteneğinizin durumu hakkında bir bilgi verir. Tabii tek bir denemeyle karar vermeyin. Belki başka bir zamanda daha farklı görüntüler de alabilirsiniz. Böylelikle basit durugörü mü, mekan içinde durugörü mü; yoksa zaman içinde durugörü yeteneğine mi sahip olduğunuzu anlayabilirsiniz.

Göz önünde Canlandırma

Şimdi biz sıfırdan başlayarak, sizde durugörü yeteneğinin hiç ortaya çıkmadığını varsayarak, en temel pratik durugörü çalışmalarıyla konumuza devam ediyoruz... Gözler kapalıyken istenen bir imajın göz önünde canlandırılması durugörü yeteneğinin temelidir demiştik... İşte ilk alıştırmamız da buna yönelik olacak... Aşağıdaki egzersiz, göz önünde canlandırma becerinizi geliştirmede size yardımcı olacaktır.

3 adet siyah fon kağıdı alın. Beyaz bir kağıdın üzerine daire ve ortasına bir nokta, artı ve tepesi yukarıya gelecek tarzda bir üçgen çizin ve bunları keserek her birini ayrı ayrı siyah fon kağıtlarınızın tam ortalarına yapıştırın. Şekillerinizin eni ve boyu 10 cm olmalıdır.

Hazırladığınız fon kağıtlarınızdan birini alın ve karşısına geçip oturun. 2 dakika süre ile gözlerinizi siyah fon üzerindeki beyaz şeklinize odaklayın... Sonra gözlerinizi kapatın... Neler olduğunu hissedin. Gözlerinizi ilk kapattığınız an şeklin hala gözünüzün önünde bulunduğunu fakat belli bir süre sonra yavaş yavaş kaybolmaya başladığını fark edeceksiniz. Yapacağınız egzersizlerle bunun süresini uzatmaya çalışın. Kendinizi kasmadan tam tersine serbest ve rahat bırakarak bu çalışmaları her gün sürdürün... Böylece her geçen gün gözde canlandırma yeteneğinizin hızla gelişmeye başladığına şahit olacaksınız...

İmajinasyon ve Durugörü

Durugörü yeteneğinin temeli imajinasyona dayanır. Peki o halde imajinasyon nedir? Önce bunu biraz açalım, daha sonra da ileri durugörü tekniklerine geçelim... İmajinasyon, ruhsal enerjinin en belirleyici özelliklerinden ve yeteneklerinden biridir. Bazı araştırmacılar imajinasyonu ruhta şekillendirme olarak tarif etmişlerdir. Düşüncenin bir enerji olduğu günümüzde artık net bir şekilde bilinmektedir.

İşte her bir düşünce kalıbı, kendisine özgü bir enerji taşır. Böylelikle her bir düşünce bir enerji topunun üretilmesine sebebiyet verir. Düşüncelerimizle biz farkında olmadan pek çok imajlar yani şekiller-görüntüler yaratırız. Konunun bu yönü üzerinde araştırma yapan birçok parapsikolog, bu meseleyi "düşünce şekilleri" başlığı altında incelemişlerdir.

Toparlayacak olursak, kökeni ruhsal enerjiye dayanan tüm düşüncelerimiz çeşitli görüntülerin meydana getirilmesine sebebiyet verir. Ancak ne var ki, bu görüntülerin frekansları çok yüksek titreşimli olduklarından normal gözle görünemezler.

Ancak durugörü yeteneğine sahip kişiler tarafından görülebilen bu görüntülere imaj, bu görüntünün ortaya çıkmasına sebebiyet veren mekanizmaya da imajinasyon denmektedir. İşte bu imaj ve imajinasyonla ilgili yapılabilecek en basit tanımdır.

Düşüncelerimizin nasıl şekillenebildiğine en iyi örneklerden biri spatyomda meydana gelen olaylardır. Öte Alem'in yani spatyomun en belirleyici özelliklerinden biri, hepimizin bildiği gibi düşüncelerin anında şekillenmesidir. Bunun sebebi spatyomu oluşturan astral maddenin, fiziki maddeye oranla çok daha süptil yani yüksek titreşimli maddelerden inşa edilmiş olmasıdır. Konumuz dışı olduğu için biz spatyomu bırakalım ve dünyaya dönelim...

Tüm yaşantımız boyunca çok çeşitli imajlar yayınlar ve dışarıdan da çok çeşitli imajlar alırız. Örneğin karşınızdaki bir kişi elmayı düşünürken, aslında onu imajine etmektedir. Yani onun şeklini zihninde canlandırmaktadır. Siz bunu iki farklı şekilde algılayabilirsiniz. Ya sezgisel olarak elma kelimesi zihninizde belirir, ya da elma kelimesi değil, elmanın görüntüsü zihninizde canlanır.

Birincisine telepati, ikincisine ise durugörü adı verilir. Görüldüğü gibi telepati ile durugörü arasında hem büyük bir paralellik, hem de büyük bir fark bulunmaktadır. Bu tanımdan ortaya çıkan önemli bir sonuç vardır. O da aslında tüm Duyular Dışı Algılamalarımızın temelinde imajinasyon gerçeğinin bulunmasıdır. Basitleştirerek özetleyelim... Herhangi bir imaj çok farklı şekillerde algılanabilir... Örneğin:

Beş duyu organlarımızla algıladığımızda biz ona görme ya da duyma diyoruz... Yine aynı imaj sezgisel olarak algılandığında telepati, gözlerimiz kapalı ya da bir objeye konsantre olarak normal gözümüzün dışında ortaya çıkan görüntülerle algıladığımızda durugörü, fiziksel kulaklarımızın haricinde bazı sesler duyarak algılıyorsak duruişiti, bir sarkaç ya da çatal çubuğun hareketleriyle algılıyorsak radyestezi, ellerimizi herhangi bir nesneye dokundurarak o nesnenin başından geçenleri hissedebiliyorsak psikometri ve yine herhangi bir imaj fiziksel nesneler üzerinde fiziki etkiler meydana getiriyorsa biz ona telekinezi diyoruz...

Görüldüğü gibi ister fiziksel beş duyumuzla, isterse de beş duyumuzun ötesindeki yeteneklerimizle olsun, sonuçta tüm algılamalarımızın temelinde imajinasyonun bulunduğunu söyleyebiliriz... Bu anlatılanların sadece teorik bilgilerden ibaret olmadığı, yapılan deneysel çalışmalarla da ortaya konulmuştur. İlk kez 1960'lı yıllarda gerçekleştirilen ve daha sonraki yıllar, dünyanın dört bir köşesindeki parapsikoloji laboratuarında tekrarlanan deneylerde; imajinatif olarak şekillendirilen bir düşüncenin fotoğraf plağına geçirilebildiği ispatlanmıştır... Bu deneyler aynı zamanda ruhsal enerjinin maddeler üzerindeki etkisini göstermesi bakımından da önemlidir.

"Ruh ve Kainat" adlı kitabında Dr. Bedri Ruhselman İmajinasyonla ilgili bilgileri bir araya getirirken, iradenin yani konsantrasyonun imajinasyon üzerindeki önemini şu cümleyle özetlemiştir: "İmajinasyon irade ile başlar ve irade ile biter... İrade ise, herhangi bîr canlı varlığın bir şeyi istemesidir."

İmajinasyonla ilgili buraya kadar yapmaya çalıştığımız tanımlardan da anlaşılacağı gibi, yaşamımızın her anı imajinatif faaliyet içinde geçer... Uyurken bile rüyalarımızla yine imajinatif faaliyetimiz devam eder... Tüm var oluşumuz süresince çeşitli imajlar yayınlar ve çeşitli imajları alırız. Yayınlanan İmajlar: Kendi şuurumuz ya da şuuraltımızdan yayınlanan imajlardır.

Alınan İmajlar: Dışarıdan bize gelen imajlardır. Bunların ancak çok küçük bir kısmının farkında olabilmekteyiz. Ancak büyük bir çoğunu hiç fark etmeyiz bile... Fark edebildiklerimiz çoğunlukla beş duyumuza çarpanlardan ibarettir. Farkında olamadıklarımızın çoğu şuuraltımız tarafından algılanmaktadır. Ve yine bunların büyük bir bölümü şuuraltımıza büyük etkilerde bulunurlar. Hatta kendimizin zannettiği birçok düşüncelerimizin oluşmasında bile büyük bir etkide bulunurlar.

Kristal Küre veya Kum Diski ile Vizyon Görmek

Durugörü çalışmalarının vazgeçilmez unsurlarından biri hiç şüphesiz ki kristal kürelerdir... Çok eski çağlardan günümüz parapsikoloji laboratuarlarına kadar durugörü çalışmalarında hep kristal küreler birinci sırayı almışlardır.

Kristal bir küreye sahipseniz, onu kullanmadığınız zamanlar siyah bir kadifeye sararak kapalı bir kutu içinde ve karanlık bir yerde saklamanızı öneririz. Sizden başka hiç kimsenin onunla çalışma yapmasına izin vermeyin. Ve hiç kimseyi ona dokundurtmayın. Bütün bu önlemler, sadece sizin tesirlerinizin onun üstüne sinmesini sağlamak içindir...

Kristal kürenin bu denli tercih edilmesinin nedeni, durugörü çalışmalarında çok güzel sonuç vermesinden dolayıdır. Ancak gerçek bir kristal kürenin maliyeti yüksek olduğu için onun yerine; kum diski, siyah ayna, içi su veya siyah mürekkep dolu bir kase, ortasında mat siyah boyayla boyanmış bir daire bulunan bir tabaka beyaz karton, camdan ya da plastikten yapılmış küreler, ve benzeri başka objeler de kullanılmaktadır. Hatta ellerinin baş parmağının tırnağını kullanan durugörü medyumları da vardır...

Kristal küreden sonra durugörü çalışmalarında kullanabileceğiniz en iyi objelerden biri kum diskidir. Siz de kendi kum diskinizi evinizde kendiniz yapabilirsiniz. Kum diski yapmak için 17x17 cm kare ebadında, sağlam beyaz bir karton alın ve merkezinden 12cm çapında bir daire çizin. Dairenin içine bir tabaka yapıştırıcı sürün ve yapıştırıcı kurumadan üzerine ince deniz kumu serpin. Kuruduktan sonra kum diskiniz hazır demektir.

Bazı araştırmacı ve deneyciler, kum diskinin hiç yansıma yapmamasından dolayı kristal küreden bile daha fazla tercih etmektedirler. Durugörü deneylerinizde hangi objeyi kullanırsanız kullanın, mutlaka hepsini siyah bir kadifenin üzerine koyarak çalışmalara başlayınız..

Çalışma Öncesi Hazırlık

İlk egzersizlerinize kum diskiyle başlayabilirsiniz. Bunun için önce kendinize bir kum diski yapın. Ve onu kimsenin ulaşamayacağı bir yerde saklayın... Durugörü çalışmalarında arzu edilen başarıya ulaşmak için, uzun ve düzenli çalışmalar yapılması gerekir. Bu sabrı gösteremeyecekseniz hiç başlamayın... Unutmayın ki, kristal kürenizin ya da kum diskinizin başına oturur oturmaz geçmiş ya da gelecekten imajlar görmeye başlayamayacaksınız. Ve yine unutmamalısınız ki, bu adım adım ilerleyebileceğiniz hayli uzun bir süreçtir. Önce basit ve ne anlama geldiği belli olmayan bazı imajlar göreceksiniz...

Basit durugörü, mekan içinde durugörü ve zaman içinde durugörü adım adım ilerlenecek bir süreçtir. Bu sürecin hangi aşamasına kadar ilerleyebileceğinizi önceden belirleyebilmek mümkün değildir. Bu uzun sürece kendinizi hazırlayın... Durugörü çalışmalarına başlamadan önce gevşeme çalışmalarını çok iyi yapabiliyor olmanız şarttır.

Çalışmaya konsantrasyonunuzu arttırıcı yardımcı fonksiyonlardan da yararlanabilirsiniz. Örneğin sadece çalışmalarınız sırasında kullanacağınız özel kokulu bir tütsü konsantrasyonunuzu ve çalışmanızla ilgili zihinsel çağrışımları belli bir noktada tutabilmenize yardımcı bir etken olarak size olumlu katkılarda bulunabilir. Çalışmalarınızdan önce ılık bir duş alın.

Çalışmalarınız sırasında mutlaka yeni yıkanmış temiz elbiseler giyin. Eğer mümkünse sadece bu çalışmanız sırasında giydiğiniz özel bir kıyafet de seçebilirsiniz. Çalışmanızı eğer şartlarınız müsaitse hep aynı odada ve mutlaka yalnızken gerçekleştirin. Çalışmalarınızı gün ışığının direk girdiği bir odada yapmayınız. Geceleri çalışmanız daha iyidir. Odanızın ışığını kapatın ve sadece mavi bir ışık, arkanızda olmak kaydıyla yanık tutulmalıdır. Çalışmalardaki başarınız arttıkça ışığı artırabilirsiniz.

Çalışma öncesi aşarı yemekten kaçının. İç sükunetinizi mutlaka sağlayın. Heyecanlanmadan, kendinizi hiç bir şekilde zorlamadan, kayıtsızca çalışmaya başlamak için kendinizi zihnen hazırlayın. Evet... Artık hazırsınız...

Pratik Uygulamalara Giriş

Objenizi, altında siyah bir kadife olmak kaydıyla masanızın üzerine koyun. Rahat oturacağınız bir sandalye ya da koltuk alın ve objenizin karşısına geçip oturun. Daha önce yattığınız yerden gevşemeye alışmıştınız ancak şimdi oturduğunuz yerden derin gevşemeye geçmeyi başarmalısınız. Bunu birkaç denemeden sonra rahatlıkla yapabilirsiniz.

Derin gevşemeye geçin. Gevşeme halini sağladıktan sonra yavaş yavaş gözlerinizi açın. Hiç hareket etmeyin... Objenize bakmaya başlayın... Sadece ona bakın... Gevşeme hali içinde kayıtsızca bakın ona... Gevşeme haline geçebilmek için nefes alma egzersizlerini yapmıştınız ancak şimdi gözleriniz açık gevşeme halinde bulunduğunuz bu yeni duruma kendinizi uyumlandırmanız gerekmektedir.

Diyaframınızı kullanarak ciğerlerinizin tamamıyla burnunuzdan yavaş yavaş derin bir nefes alın ve ağzınızdan verin nefesinizi... Bunu en az 7 defa tekrarlayın. Her nefes alış verişte tüm dikkatinizi başınızın üstüne yöneltin. Başınıza konsantre olun ve yanaklarınızı, göz kaslarınızı, alnınızı tamamen gevşetin... Gözlerinizi objenizden ayırmadan, ona bakmaya devanı edin. Eğer kristal küreyle çalışıyorsanız kürenin dış yüzeyine değil, tam ortasına bakışlarınızı yöneltin... Normal nefes alış temponuza döndükten sonra gayet rahat ve sakin bir şekilde objenize konsantre olun. Kendinizi kasmamaya özen gösterin. Kendinizi serbest bırakın.

Bu andan itibaren, durugörü yeteneğinizin ortaya çıkmasına müsait bir ortamın içinde bulunduğunuzu bilin. İşte tam o anda daha önce belirlediğiniz bir anahtar sözcüğü üç kez tekrarlayarak kürenizin içinde ya da kum diskinizde oluşmaya başlayacak imajları beklemeye başlayın. Bu anahtar sözcük çalışmalarınız ilerledikçe şuuraltınıza post hipnotik bir telkin yapacağı için, belli bir süre sonra bu sözcüğü söyler söylemez, imajlar kendiliğinden belirmeye başlayacaktır. Bu sözcüğün yararını çalışmalarınız ilerledikçe daha çok göreceksiniz. Bu anahtar sözcük: "Durugörüm çalışmaya başlıyor..." gibi bir cümle de olabilir...

Bir süre sonra bakışlarınızı yönlendirdiğiniz objeniz fülulaşarak gözünüzün önünden silikleşip kaybolacaktır. Sonra yeniden tüm netliğiyle ortaya çıkacaktır. Bu durum birkaç kez yaşanabilir. Bu sırada alnınızın çevresinde sanki sıkı bir bant varmışçasına bir duyguya kapılabilirsiniz. Ayrıca iki kaşınızın birleştiği nokta ile burun kökünüzün alnınızla birleştiği bölümlerde gıdıklanmaya benzer bir kaşıntı hissi de duyabilirsiniz...

Objeninizin gözünüzün önünden kaybolup yeniden belirmesi, göz merceklerinin dikkatini belli bir noktaya toplamasını kontrol eden kasların yorumlamasından dolayıdır. İlk denemelerinizde yaşadıklarınız bunlardan ibaretse, hiç bir imaj göremiyorum diye cesaretsizliğe kapılmayın. Unutmayın ki, İstanbul bir günde fethedilmedi...

Eğer sabır gösterirseniz, çalışmalarınız ilerledikçe diğer belirtiler de ortaya çıkacaktır. Örneğin, baktığınız objenizin yavaş yavaş gri bir sis tabakasıyla bulutlanmaya başlayabilir.... Söz konusu bulutlanma olayı iyice yoğunlaşarak tüm objenizi kaplayacaktır... Sonra bu sis ve bulut tabakası dağılmaya ve küçük bulutlar halinde dönmeye başlayacaktır. Bu arada parlak ışıklar ve kıvılcımlar objenizde görünmeye de başlayabilir.

Bu gelişmeler karşısında heyecanlanarak dikkatinizi dağıtmayın ve konsantrasyonunuzu bozmayın. Eğer bunu başarabilir ve zihninizi sakin tutmayı sürdürebilirseniz, bu durumda objenizin üzerindeki görüntüler artacaktır. Parlak renkli manzaraların parça parça görüntüleri ciddi ya da neşeli insan yüzleri, ağaçlar, evler gibi çok çeşitli görüntüler belirmeye başlayabilir. İlk başlarda bu görüntülerin uzun süre kalamadıklarına şahit olacaksınız. Bu görüntüler, uykuya giriş ve uykudan uyanış sırasında görülen rüya öncesi imajların akrabasıdır. Şimdi bunları siz uyanık bir zihinle görmektesiniz...

Bu aşamaya kadar gelebildiyseniz önemli bir mesafe kat ettiniz demektir. Sizde artık durugörünün, "basit durugörü" denilen aşamasının çalışmaya başladığını söyleyebiliriz. Zihninizi sakin ve gevşemiş tutarak objenize konsantre olmanın ustalığını deneylerinizle bizzat kendiniz, her geçen gün biraz daha iyi keşfedeceksiniz. Bu ilk başta size oldukça zor görünüyordu... Buna rağmen yine de zaman zaman benzer sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bazen görüntüleriniz bir anlık heyecanlanmanızdan dolayı kesilmeye devam edebilir. Ya da bir gün önce rahatlıkla bazı imajlar görürken, bir gün sonra hiç bir şey göremeyebilirsiniz. Bu, o günkü biyoritmlerinizden, fiziksel ya da psikolojik durumunuzdan kaynaklanıyor olabilir. Ancak tecrübeniz arttıkça bu istenmeyen durumlarla daha kolay baş edebileceksiniz...

Buraya kadarki çalışmalarınız sırasında gördüğünüz imajların size herhangi bir bilgi ya da mesaj aktarıp aktarmadığını tahlil etmenizi sizden istemedik. Bu nedenle siz de bu aşamaya kadar yapacağınız deneysel çalışmalarınızda gördüğünüz imajların ne anlama geldiği üzerinde durmayın. İlk başta sizden istenen basit durugörü yeteneğinizi ortaya çıkartmaktır. Mekan içinde durugörü ve zaman içinde durugörü aşamalarına geçmeniz için yapmanız gereken başka çalışmalar ve almanız gereken bir takım önlemler bulunmaktadır.

Kontrolün Ele Alınması

Basit Durugörü yeteneğinizin sizde işlerlik kazanması için önerilen egzersizleri yapmakla kapalı olan bir kanalı açmış olacaksınız. Eğer bunu yaparsanız hemen ardından almanız gereken bazı tedbirler vardır. Bu tedbirleri almayan hatta bu tedbirlerin alınması gerektiğini bile bilmeyen çok sayıda kişi bulunmaktadır. Bu kişilerin birçoğunda durugörü yeteneği hiç bir Özel çalışma yapmadan kendiliğinden açılmıştır. Bazıları ise yarım bilgilerle bir şeyler yapmaya çalışmış "yarı eğitilmiş" durugörürlerdir. Bunlar esen rüzgarın merhametine kalmış çevrelerinden gelen her türlü pozitif ve negatif tesirlere karşı hiç bir kontrol mekanizması geliştirememiş olan kişilerdir.

Sevgili ziyaretçilerimiz, durugörü yeteneğinizin ortaya çıkartılabilmesi için belli bir süre bazı imajların görülmesi için çalışılır. Ancak bu sağlandıktan sonra, bu imajları görmemek için ayrı bir çalışma daha yapılması gerekir. Şimdi bu da ne demek? Birkaç imaj görmek için bu kadar uğraş dur... Sonra da bu imajları görmemeye çalış... Evet... "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu..." diyebilirsiniz ama öyle değil...

Bu sözlerden amaç, kontrolün ele alınmasıdır. Yani istediğiniz zaman imaj görüp, istemediğiniz zaman görmemek prensibidir. Yolda yürürken, otobüste, araba kullanırken ya da bir vitrinin camına bakarken imajlar görmeye başlayan pek çok kişi vardır. Böyle bir duruma sebebiyet vermemek için kontrolün sizin elinizde bulunması gerekir.

Kontrolü nasıl sağlayacaksınız?

Bu son derece kolaydır. Yapacağınız tek şey: Durugörü egzersizleri sırasında imajlar görmeye başladıktan belli bir süre sonra; kendi iradenizle çalışmayı şimdilik bitirdiğinizi söyleyerek psişik yeteneğinizi kapatmaktır. Bunu söyledikten sonra fiziksel dünya faaliyetleriyle ilgilenin. O sırada ya da başka bir zaman diliminde isteğinizin dışında bazı imajlar görmeye başlarsanız hemen dikkatinizi başka bir şeye yönlendirin. Bu hemen yapılmalıdır. Yani isteğinizin haricinde bazı imajlar daha ortaya çıkar çıkmaz buna bir set çekmek gerekir. İmajlar iyice sizi kaplarsa onları kapamak zor olabilir. Tekrar ediyorum: Amaç siz istediğiniz zaman imajlar görmektir. Kontrol mutlak surette sizin elinizde bulunmalıdır.

Bu kontrol mekanizmasını kurmanızda size en fazla yardımcı olacak etkenlerden bir diğeri de, kendi kendinize gevşeme halindeyken vereceğiniz telkinlerdir. Bu telkinler arasında, sadece sizi büyük bir tehlikeden korumak amacıyla size mesaj ileten imajların, sizin isteğiniz dışında da şuurunuza yansımasına izin verebileceğinizi söyleyen bazı parapsikologlar bulunmaktaysa da, biz yine de en küçük bir riske atılmamanız için, tüm kontrolün sizin elinizde bulunmasından yanayız.

Durugörü çalışmalarında kullanacağınız anahtar sözcük size bu alanda da büyük bir kolaylık sağlayacak ve o sözcüğü söylemeden imaj görmeye başlayamayacaksınız. Psişik gücünüzün ortaya çıkartılmasında nasıl ki kendinizi kesinlikle kasmayın ve sıkmayın dediysek kontrolün ele alınmasında da aynı şeyleri söylemek durumundayız. Kontrolün ele alınması sizde kendinizi zorlamaya dönüşmemelidir. Tek bir cümleyle özetleyecek olursak; ihtiyacınız olan en önemli faktörler irade, istek, konsantrasyon, telkin ve bütün bunlara bağlı olarak düşüncelerinizi yönlendirmektir.

Kontrolün ele alınması konusunda son bir kaç uyarımız daha olacak... Durugörü çalışmalarınızı 30 dakika ile sınırlamayı alışkanlık haline getirin... Bu sürenin sonunda ne meydana geliyorsa gelsin mutlaka durmalısınız. Şuuraltınızı verdiğiniz emirlere itaat etmesi için kendi kendine telkin ve konsantrasyon çalışmalarıyla önceden eğitmiş olmalısınız.

Belli bir çalışmadan sonra ortaya çıkmaya başlayacak olan yeteneğinizin gelişmeye başladığından kimseye söz etmeyin... Bu sırrı içinizde saklayın... Ve asla kendinizi diğer insanlardan üstün görme gibi bir gidişe kaptırmayın... Belki şu anda böyle bir sözün size söylenmiş olması bile gereksizmiş gibi görünebilir ama durugörüsü son derece gelişmiş birçok kişinin büyük bir egoistçe tutum içine girebildikleri de ayrı bir gerçektir. Siz bende böyle bir şey olmaz diyorsanız da, yine de dikkatli olmanızı hatırlatmakta yarar görüyorum... Aksi takdirde negatif enerjileri bünyenize çekmeye başlayacağınızdan dolayı, istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilirsiniz...

Yapılan araştırmalar, deneyler ve istatistikler göstermiştir ki, psişik yetenekleri yeni yeni gelişmeye başlayan kişilerde; geçici sinirlilik, ani coşkulara ya da derin üzüntülere kapılmak gibi bazı heyecansal duygu halleri görülebilmektedir. Bu bir yere kadar normaldir. Duyarlılığınızın artması ve buna bağlı olarak da çevrenizden gelen negatif enerjileri anında fark etmenizden doğan bir tepkidir bu... Ancak bu konuda da kontrolü elinizde tutmak zorundasınız. Zaten bu durum geçicidir ve belli bir süre sonra psişik güçlerinizin gelişmesine uyum sağlamaya başlayacaksınız.

Alçak gönüllüğü kesinlikle elden bırakmamak ve ruhsal olgunluğunuzu psişik gelişmenizle orantılı bir şekilde yürütmek en önemli amaçlarınızdan biri olmalıdır... Amacınız sadece ruhsal güçlerinizi geliştirmek olduğu müddetçe, arzu edilen dengeyi hiç bir zaman kuramazsınız. Şu deyişi,hiç unutmayın: "Psişik gelişmede her adım için, ahlaki gelişmede iki adım atın." Başka söze gerek var mı?... Bu maddeyle ilgili sanırım başka söze gerek yok ama uyulması gereken temel prensiplerle ilgili son bir nokta daha var:

Durugörü egzersizlerine ilk başladığınız günden itibaren tüm çalışmalarınızı, meydana gelen gelişmeleri, yaşadığınız tecrübeleri, o gününüzü nasıl geçirdiğinizi, duygusal olarak kendinizi nasıl hissettiğinizi, kendi kendinize verdiğiniz telkinleri kısacası her şeyi sanki günlük tutuyormuş gibi baştan sona not ediniz. Başarıları ve başarısızlıklarınızın sebeplerini bu şekilde çok daha iyi tahlil edebilirsiniz. Aynı zamanda bu işlem sizde belli bir çalışma disiplinini de beraberinde getirecektir...

Görünmeyen Gözlerinizi Açın...

Durugörü çalışmalarında fiziki gözlerin hiç bir etkisi yoktur. Görülen tüm imajlar duyular dışı bir algılama ile fark edilmektedir. Bu nedenle durugörü yeteneğiniz çalışmaya başladıktan sonra gözlerinizin açık ya da kapalı olmasının hiç bir önemi yoktur.

Gözlerinizin açık ya da kapalı olması sadece uyguladığınız teknikle ilgili bir ayrıntıdır. Genellikle pratik durugörü tekniklerinde uygulanan yöntem, gözlerin açık olduğu ve az önce sizlere aktarmaya çalıştığımız bir objeye konsantre olma metodudur. Eğer bu metot size uygun gelmiyorsa gözlerinizin kapalı tutulduğu teknikler de vardır. Bu metotta fiziki gözlerinizi kapatıp, görünmeyen gözlerinizi açacaksınız... Şimdi bu metodu görelim... Siz kendinize bu metotlardan hangisi uygun görüyorsanız onu seçebilirsiniz...

Aşağıdaki teknik tamamen kendi kendinize yapacağınız telkinlere dayanır... Aşağıdaki sözleri kendi kendinize içinizden telkin edebileceğiniz gibi, daha önce hazırladığınız bir teyp kasetinden de yararlanarak kendinize dinletebilirsiniz... Gözlerinizin kapalı olduğu bu tekniği uygulayabilmek için yatağınıza uzanın ve nefes alma tekniklerini de kullanarak derin bir şekilde gevşeyin...

"Zihninizi tamamen boşaltın... Zihninizi biraz sonra çıkacak görüntülere kaydırın... Zihninizin derinliklerinden, karanlıklar içinden çıkacak olan ışığı düşünün... Sadece ışığa konsantre olun... Kendinizi asla zorlamayın... İlk denemelerde göremeseniz bile zaman içinde kendi kendinize telkin ettiğiniz tüm imajları rahatlıkla görebileceksiniz... Acele etmeyin... Kendinizi serbest bırakın... Birazdan karşınızda ışığı göreceksiniz... Önce hafif bir dumana bakıyormuş gibi bir his duyacaksınız...

Yoğun ve kuvvetle aydınlatılmış bu dumana bakın... Dumanı izlerken gittikçe zayıfladığını hissedeceksiniz... Yavaş yavaş kaybolacak... Kaybolurken siz o dumanın içinden çok sevdiğiniz bir yeri göreceksiniz... Belki de evinizin çok sevdiğiniz ya da kendinizi rahat hissettiğiniz bir bölümü... Dumanın içine bakın... Birazdan dağılıp gidecek ve sizin sevdiğiniz yer ortaya çıkacak... Onu gittikçe daha net olarak göreceksiniz... Duman kalkıyor... Ve siz birazdan orayı açık olarak göreceksiniz... Oraya bakın... Bakın oraya... Bütün dikkatiniz o hayale yönelmiş olsun... Bütün dikkatiniz o hayale yöneldi...

Görüntünün kesinleşmesini ve berraklaşmasını bekleyiniz... Kendinizi serbest bırakın... Gevşeyin... Daha çok gevşeyin...Görüntü gittikçe daha berraklaşıyor... Görüntüyü izliyorsunuz... Görüntü kaybolabilir... Telaşlanmayın... Yeniden ortaya çıkacaktır. Dikkatinizi o görüntüye yönlendirin... Onu tekrar görüyorsunuz... Onu izleyin... Şimdi de görüntünün içinden bir çiçek çıkmasını isteyin... Bunu düşünün... Çiçek karşınızda beliriyor... Bütün dikkatinizi bu görüntüye yönlendirin... Bütün dikkatiniz bu çiçek üzerinde... Dikkatinizi her ayrıntısı üzerinde tutunuz... Rengine dikkatle bakın... Şimdi başka bir renk seçin...

Çiçek sizin seçtiğiniz bu renge bürünecek... Renk değişimi düzenli olacak... Çok yavaş bir şekilde gelişecek... Aradaki bütün renklerden geçip sizin tercih ettiğinize yaklaşacak... Sonunda çiçeği sizin tercih ettiğiniz renkte görene kadar dikkatle çiçeğe bakın... Zihniniz bomboş... Siz bütün dikkatinizi incelemekte olduğunuz görüntüye yönlendiriyorsunuz... Görüntü iyice netleşti... Çiçeğin kokusunu bile hissedebiliyorsunuz... Koklayın... Bu koku sizi daha da gevşetiyor... Zihniniz bomboş... Çiçeği son bir kez koklayın ve bırakın gitsin... Zihniniz bomboş... Görüntü kayboldu... Zihninizi yeni bir görüntüye hazırlayın..."

Sevgili ziyaretçilerimiz önemli bir hatırlatmada bulunmak için küçük bir parantez açma ihtiyacı hissediyorum. İlk başlarda bu telkinlerinize karşılık alamasanız da çalışmanızı sanki imajları görüyormuş gibi sürdürün.Ya da siz başka bir şey telkin ederken, zihninize başka bir görüntü de gelebilir. İlk başlarda o gelen görüntüyü belli bir süre izleyin. Ancak daha sonraları onu geri gönderin ve siz istediğiniz görüntüyü zihninizde canlandırın. Bu kontrolün elinizde tutmanız bakımından yararlıdır. Bu küçük hatırlatmadan sonra, biz tekrar çalışmamıza geri dönelim.

"... Şimdi de kendinizi televizyonunuzun karşısında düşünün... Daha önce seyrettiğiniz bir programı orada yeniden izleyebilirsiniz... Ekran tam karşınızda duruyor... Kendinizi onu seyrederken düşünün... Programın bir parçası az sonra ekranda belirmeye başlayacak... Tüm dikkatinizi ekrana yönlendirdiniz... Onu seyrediyorsunuz... Sanki gerçekten ona bakıyormuşsunuz gibi son derece net görüntüler gelmeye başladı... Programı seyredin... Bekleyin... Program gittikçe netleşiyor... Bomboş bir zihinle görüntülere bakın... Aynı zamanda sesini de duyuyorsunuz... Hepsi çok canlı ve gerçek bir izlenim veriyor...

Az sonra gözlerinizi açacaksınız... Şimdilik bu sakin ve hoş durumda kalın... Kaslarınızın gevşek durumunu koruyun... Hafızanızın boşluğunu koruyun... Biraz sonra gevşeme halinden çıkmadan gözlerinizi açacaksınız... Sakin ve rahat durumunuzu koruyun... Evet... Şimdi yavaşça gözlerinizi açın... Ve ilgisiz bir seyirci gibi çevrenize bakın... İlgisizce bakın... Çevrenizdeki cisimlere bakın... Hepsinin çevresine bakın... Cisimlerin çevresinde renkli haleler göreceksiniz... Şayet renklen açık olarak görüyorsanız bir sonraki cisme geçin... Bu deneyden çok memnunsunuz... Özellikle bazı cisimler çok renkli haleler çıkartıyor...

Bu cisimlere geçin... Tekrar gözlerinizi kapatın... Zihniniz bomboş... Vücudunuz gevşek... Bu harikulade bir gevşeme durumu... Uyanınca kendinizi tamamen yenilenmiş hissedeceksiniz... Biliyorsunuz ki alıştırmanın her tekrarı gevşemenize ve kolaylıkla düşüncelerinizi sakinleştirmenize yardım edecek... Bu alıştırmanın her tekrarı gittikçe daha kolay bir şekilde istenilen şuur durumuna girmenize yardım edecek... Ve duyu dışı algılamalarınız kolaylıkla gelişecektir... Her zaman düşüncelerinizi kontrol edebileceksiniz... Görüntülere hakim olacak ve durugörü algılamanızı geliştireceksiniz... Görüntüler denetiminiz altında olacak...

Sadece görmek istediğiniz görüntüler belirecek... Düşünceleriniz yapıcı yararlı ve pozitif olacak... Yaşamınız mutlu verimli ve başarılı olacak... Az sonra yavaş yavaş bu gevşemiş şuur durumunu terk etmeye başlayacak ve normal şuurunuza geri döneceksiniz... Bunun için kendinizi hazırlayın... Gittikçe gevşeme şuurundan çıkıyorsunuz... Normal uyanık halinize dönünce yenilenmiş olduğunuz, iyimser olduğunuzu ve yeni bir enerjiyle dolu olduğunuzu hissedeceksiniz... Normal şuurunuza geri dönüyorsunuz... Ellerinizi, ayaklarınızı ve başınızı oynatın ve kendinizi gerin... Tamamen uyandınız... Son bir kez gerinerek gözlerinizi açın..."

Kahinlik ve Durugörü

Yukarıda aktarılan metotlarla yapacağınız pratik uygulamalar sizde belli bir süre sonra basit durugörü yeteneğinizin işlemeye başlamasına imkan sağlayacaktır. Şu ana kadar görmüş olduğunuz imajların büyük bir bölümü sizin şuuraltınızdan kaynaklanan ya da sizin iradeniz sonucu sizin düşüncelerinizin sonucu ortaya çıkan görüntülerdi... Ancak psişik vizyonunuzu mükemmelleştirmek için hiç bir zaman çaba göstermekten vazgeçmemek gerektiğini unutmayınız. Henüz keşfedilmeyi bekleyen sınırsız derinlikler ve imkanlar sizi beklemektedir. Bu araştırma alanında son yoktur...

Çalışmalarınız ilerledikçe mekan içinde durugörü ve hatta zaman içinde durugörü yetenekleriniz de gelişmeye başlayacaktır. Eğer böyle bir ideale ulaşmayı hedeflediyseniz, yapacağınız tek şey muntazam ve düzenli olarak çalışmalara devam etmektir. Bu aşamalara gelebilmek ve bu aşamaları kalıcı halde tutabilmek için mutlak surette egonuza hakim olmanız şarttır. Eğer bunu başaramazsanız mekan içinde durugörü ya da zaman içinde durugörü yeteneğine ulaşsanız bile bu yeteneğinizi uzun bir süre elinizde tutamazsınız.

Merak etmeyin gelip de biri bu yeteneği sizin elinizden alamaz... Ancak onu siz onu elinizde tutamazsınız. Şahsen araştırmalarım süresince; egosunun büyümesine ve egoistçe bir tutum içine girmekten kendisini koruyamadıkları için, çok sayıda ileri seviyelere ulaşabilmiş durugörü medyumunun bu yeteneklerini kısa bir süre sonra kaybettiklerine şahit olmuşumdur. Dünya üzerinde de bunun sayısız örnekleri vardır...

Durugörü yeteneğinin en son aşaması geçmiş ve gelecekten bilgiler alabilmektir ki, buna zaman içinde durugörü adı verildiğini başta söylemiştik. Gelecekten bilgiler alabilmek demek gelecekte olacak tüm olayları noktasına virgülüne öğrenmek demek değildir. Gelecekten bilgi almak gelecekte meydana çıkacak olan sadece bazı belirli olaylar hakkında bilgiler alabilmek demektir. Durugörü medyumu daha çok hangi alanlarda merak sahibiyse ya da daha çok hangi alanlara karşı ilgi duyuyorsa o konularla ilgili bilgiler alabilir.

Kehanet yeteneğine sahip olmak demek aslında zaman içinde durugörü yeteneğine sahip olmak demektir. Bu açıklamadan hareket ederek, dünya üzerinde ortaya çıkan bilinen ya da bilinmeyen tüm kahinler bu yeteneğe sahip kişilerdi diyebiliriz. Bunların içinden en tanınmışı şüphesiz ki Nostradamus'tur. Eğer onun hayatını konu alan filmi izlediyseniz, kendisinin durugörü yeteneğinin nasıl çalıştığım ve gelecekte ortaya çıkacak bazı olayları sanki televizyon ekranından seyredermişçesine nasıl izlediğini görmüşsünüzdür.

Ancak hemen ifade etmeliyim ki, bu derecede ileri seviyeli bir durugörüye sahip olmak hiç de kolay değildir. Belli bir ruhsal olgunluk ve büyük bir sorumluluk ister... Nostradamus kendisine düşen bu sorumluluğu son derece büyük bir alçak gönüllülükle yerine getirmiş ve gelecekle ilgili almış olduğu tüm bilgilerini açık bir şekilde değil şifrelendirerek geleceğe emanet etmiştir. Bir başkası olsa böbürlene böbürlene bunları aktarmaya kalkabilirdi.

Yine konu açıldığı için hatırlatmadan geçmek istemiyorum, eski Sufi Geleneği'nde de bu prensip aynen uygulanırdı. Durugörüsü gelişen hiç bir Sufi gelecekle ilgili aldığı bir bilgiyi açık bir şekilde değil, üstü örtülü bir şekilde vermeye aşırı bir özen gösterirdi. Bu yolun edebi budur... Bu edebe uyamayacak olanlara bu yolun kapısı uzun süre açılmaz...

İşte bu nedenle, size yaptığınız çalışmalardan ve elde ettiğiniz gelişmelerden kimseye söz etmeyin demiştik... Turnike programına katılan Cenk Koray, küreler içindeki dolu kartları gözlerini kapatarak bir kerede bilmişti... Hem de önce boşları sonra da doluları söylemişti. Seyredenleriniz hatırlayacaklardır. Güner Ümit buna çok şaşırmış ve Cenk Koray'a bunu nasıl yaptığını sormuştu...

İşte o anda Cenk Koray'ın hali, tavrı ve verdiği cevap az önce sözünü ettiğim tam bir alçak gönüllülük ifadesiydi: "Gözlerimi kapattım gördüm..." diyerek kendisindeki durugörü yeteneğini telaffuz bile etmeden soruyu geçiştirmiş ve kendisindeki bu yeteneği normal, basit bir olaymış gibi göstermeye aşırı bir özen göstermiştir.

İleri Teknikler

Rahatlıkla birtakım imajlar görmeyi başardıktan ve bu imajlar üzerinde kontrol sağlayabildikten sonra artık ileri tekniklere geçebilirsiniz. Bu ileri tekniklerden amaç, sizdeki mekan içinde ve zaman içindeki durugörü yeteneğini ortaya çıkartabilmektir. Şimdi bunun nasıl gerçekleştirilebileceğini görelim: Çalışmalarınızı not ettiğiniz defterinizde artık yeni bir sayfa açıyorsunuz... Bu yeni sayfanın üstüne "kehanet çalışmaları" yazınız... Ve her çalışmanızı ayrıntılarıyla not etmeye devam ediniz.

Bu çalışmayı ister gözleriniz kapalı uzanmış bir şekilde isterseniz kristal kürenize, kum diskinize ya da içi su veya siyah mürekkep koyduğunuz kabınıza konsantre olarak yapabilirsiniz. Tercihinizi yaptıktan sonra derin gevşeme halini ağlayınız. Derin gevşeme halinin sağlanmasından sonra farklı bir uygulamaya girişeceksiniz. Şuuraltınızda rakamlarla, zaman arasında bir özdeşlik kuracaksınız... Şuuraltınız birkaç çalışmadan sonra bu programa kendisini uyarlayacaktır...

Zihninizde bir zaman reostası yapacaksınız... Reostanın düğmesini zihniniz, mekanizmasının işlemesini ise şuuraltınız düzenleyecektir... Konuyu biraz açalım... "O" içinde bulunduğunuz anı ifade edecek. "0"dan geriye doğru gittiğinizde zamanda da geriye doğru zihniniz kaymaya başlayacak. Bunu sadece düşüncelerinizi konsantre ederek gerçekleştireceksiniz. Siz düşüncelerinizi buna yönlendireceksiniz... Bundan sonrasını şuuraltınız programlayacaktır... Eğer o ana kadar kendisinden istediğiniz bilgiler ona gelmemişse ki, bu gelecekle ilgili istekleriniz sonucunda oluşacaktır, işte o zaman şuuraltınız ihtiyacı olan bilgileri kendi dışında arayacak, bulacak ve size taşıyacaktır. Bu inanılması son derece güç, olağanüstü bir mekanizmanın çalışmasıyla gerçekleşebilecek bir meseledir.

Peki bu pratikte nasıl uygulanacak? Derin gevşeme haline geçin demiştik... Oradan devam edelim... Zihninizde yatay bir hayali çizginin var olduğunu düşleyin... "O" rakkamı bu çizginin tam ortasında dursun... Ve bu hayali çizginin üzerinde, "O" rakkamının solunda ve sağında yan yana birbirine bağlı olarak duran sonsuz sayıda ekran bulunduğunu düşleyin... Derin gevşemeyi sağladıktan sonra bu ekranları gözünüzün önünde canlandırın... Ve kendi kendinize Şu telkinde bulunun:

"Az sonra geçmişe ve geleceğe bir yolculuk yapacağım... Bunu yapabilmek için ekranlara konsantre olacağım... "0" rakamının solundaki ekranları izlediğimde geçmişte yaşadığım veya başkalarının yaşadığı olayları izleyeceğim... "0" rakamının sağındaki ekranlar ise bana gelecekte yaşananı çak olayları gösterecek... İhtiyacım olan bilgileri şuuraltım bana sağlayacak... Çalışmalarım ilerledikçe bunu çok daha kolay gerçekleştireceğim..."

İlk denemeleriniz şuurunuzun derinliklerine doğru olmalıdır. Yani sizin daha önce yaşadığınız olaylardan birini yeniden izlemeyi istemelisiniz. Bunun için konsantre olun, gevşeyin ve tam karşınızda bulunan ekranlarda sol tarafa doğru gitmeye başlayın. Teker teker ekranları geçin. Bu geçişler gayet yavaş olsun. Sola doğru yirmiye kadar sayarak teker teker 20 ekranın önünden geçtiğinizi düşleyin. Yirminci ekranın önüne geldiğinizde gözünüzün önünde duran ekrana yönelin. Gayet rahat ve sakin olun...

Ekranı kendinizi hiç zorlamadan izlemeye başlayın. Önce ekranın aydınlandığını ve sonrada sisler içinden bir takım görüntülerin çıktığını fark edeceksiniz. Önce görüntülerin ne olduklarını anlamaya çalışmadan kayıtsızca izleyin... Görüntüler iyice canlandığında bu imajların daha önce yaşadığınız ne tür bir olaya ait olduğunu, ve ne zaman gerçekleştiğini anlamaya çalışın... Ancak bunu yaparken fazla mantık yürütmemeye özen gösterin... Çünkü aşırı mantık yürütmek sizi gevşeme halinden uzaklaştıracaktır.

Bu egzersizleri rahatlıkla yapabilir bir hale gelince artık çalışmalarınızı bir adım daha öteye götürebilirsiniz... Sıra gelecekle ilgili ekranları okumaya geldi... Bunu da aynı teknikle yapacaksınız. Ancak bu sefer "0" rakamının solundaki değil, sağındaki ekranları gözlemleyeceksiniz. Zamanın gerilerine değil, zamanın ilerilerine doğru bir yolculuğa çıkacaksınız. Bu yeni duruma kendinizi konsantre edin. Lazım gelen tüm bilgilerin şuuraltınız tarafından bulunarak size iletileceğinden emin olunuz. Ve bunu şuuraltınıza pek çok kez çalışmaya başlamadan önce telkin edin... "0" rakamından sağ tarafa doğru ekranları teker teker sayarak ilerlerken geleceğe süzülen bir yaprağın üzerinde olduğunuzu düşünün.

İsterseniz sihirli bir halının üzerinde uçtuğunuzu da imajine edebilirsiniz. Olayların henüz nesnelleşmediği bir zamana doğru hareket etmek istediğinizi kendi kendinize belirtmeniz çok önemlidir. Böylelikle şuuraltınız bundan haberdar olacaktır. Teker teker sayarak ekranların önünden geçerken geleceğe yolculuk yaptığınızın ve birazdan gelecekteki bir tarihte meydana gelecek bir olay hakkında bilgi alacağınızın şuurunda olun... Bu havayı yaşayın... Ekranları her sayışınızda biraz daha gevşeyerek geleceğe uzanın... Önünde duracağınız ekran size en doğru bilgiyi verecektir. İlk denemelerinizde yirminci ekranın önünde durun... Yakın bir gelecekte ortaya çıkacak bir olayın kısa bir bölümünü size gösterebilecek olan ekranın önündesiniz...

Ekranda görüntünün belirmesi için bekleyin. Zihninize bir şeyler doğması için çaba göstermeden sessizce bekleyin. Sanki gerçek hayatta o günün haberlerini televizyondan izlermişçesine önünüzdeki ekrana dikkatinizi yönlendirin. Az sonra gelecekten haberler verecek olan ekranınızda bir takım görüntüler ortaya çıkacaktır. Bunları dikkatle takip edin. Şuuraltınız gerekli olan bilgileri toparlayabilecektir. Ancak ona biraz zaman tanıyın. Onun bu yeni duruma akort olabilmesi için çalışmalarınızı disiplinli bir şekilde sürdürün. Bu sizdeki saklı bir yeteneğin geliştirilmesi için yapılan mucizevi bir eğitim çalışmasıdır...





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: Bay hiçkimse, 28.11.2016, 23:30 (UTC):
Yazıp yazmama hakknda kararszdım ama yazymaya karar verdim ben bu yazdıklarınızın hemen hemen hepsini kendi basıma yaptm ama kure falan hic bisey kullanmadan duz duvara bakarak yada gözümü içime açarak bu yazdklarını görünce şok oldum anahtar kelime mesela ben kendi kendime ışık kağıdı ismini vermiştim örneğin. şuan senin verdigin taktikleri okudum da bunların aynısını hic biyerde okumadan yapmak ve yaptığının aynısını olması gereken yöntem olarak okumak ,şuan olayı anladığını biliyorum kardeşim hepimiz aynı şeye bağlıyız ana bilgisayara bağlı milyarlarca bilgisayar gibi saygılar sevgiler :))

Yorumu gönderen: blue, 09.08.2016, 10:50 (UTC):
Yazınız mükemmel olmuş lakin telkinle veya teybe kaydettiğim kendi sesimle kendimi hipnotize etme imkanım var mı? yani hipnotize olup tekrar uyanamama olasılığım olabilir mi?ben bundan çekiniyorum. 2008 yılında esnaflık yaparken gelen müşterilerimin beyinlerini, okuyordum ama bu kendimi büyük görmemden doğruymuş şimdi konsantre sorunu yaşıyorum.aynı şekilde, jhiç tanımadığım bir kişi beni hep anıyordu. onu hissettim ve 2007 senesinde yurtdışından geldiğinde işyerime ona nihayet geldin dedim istemsiz bir şekilde bu nedir anlamıyorum ama hocam dediğiniz telkinleri yaparsam kendi kendimi hipnotize eder miyim? uygulamaya çekiniyorum..
sygılar

Yorumu gönderen: eylül, 10.07.2016, 20:08 (UTC):
Gördüklerimi ekrandan izler gibiydim. İlk gördüğümde durugörüye yormadım ama bu farklı bir şekilde tekrar edince acabamı demekten geçemedim. İlk gördüğümde ikisi kadın evde bir odada arkaları dönük bir işle meşgul oluyorlardı. İkisininde başı kapalı. Bilincim tamamen açık rüyada olup olmadığımı sorguladım belki rüyadır diye ama değil çünkü kontrol edemiyordum. İkincisinde ise üst üste yığılan kafa iskeletlerini gördüm... Kendimi nasıl geliştirebilirim bu işlerle adam akıllı ilgilenen yok mu? :/

Yorumu gönderen: emreceyhan46, 13.06.2016, 23:19 (UTC):
Merhaba yaklasik 1 yildir gozumu kapatinca belirli bir sekil goruyorum ve tarifini verebiliyorum yardimci olurmusunuzz

Yorumu gönderen: Guliz, 25.03.2016, 15:56 (UTC):
Yazınızı okudum ve bu kavramla ilk kez tanıştım. Gözümü kapadığımda ve bazen de gözüm açıkken kendimi daha önce yaşadığım eski mekanlarda, eskiden tanıdığım insanlarla görüyorum. Son zamanlarda bu sürekli olmaya başladı. Geçmişle kafayı yemiş gibiyim. Nesneler beni hemen içine alıyor ve zamanda yolculuk yapıyorum. Bu bir durugörü müdür?

Yorumu gönderen: sahip kıran, 24.05.2014, 01:03 (UTC):
şeytan işi bunlar, hayır gelmez.

Yorumu gönderen: Samet Kiremitci, 15.12.2010, 18:01 (UTC):
Biz bu yaz yeni evimize taşındık ve gece eski evimizi düşünüyodum sonra birden hayal ederek ordan kendi evime gelmeyi düşündüm inanırmısınız tüm yolları sanki bir arabadaymış gibi koşarak geldim yani kendimi izliyorum dışardan koştuğumu sonra eve geldim içeri girdim odamı açtım bide ne görüyüm yatakta yatıyorum tüğlerim ürpermişti o an bunları okumam iyi oldu.. çok hızlı bi durugörü yeteneğim var geliştircem.. bu konu üstünde konuşmak isteyeler veya beraber ilerletelim diyenler varsa FacebookTan bana uLaşabiLir..

Yorumu gönderen: morbeyaz, 26.11.2010, 22:08 (UTC):
Merhaba arkadaşlar

Bundan 5 sene önce ağır bir hastalığa yakalanıp yatağa düştüm ve yürüyemeyecek duruma geldim. Şimdi hamdolsun iyiyim. Bu hastalık beni bazı konuları araştırmaya itti. Reiki, kundalini, takyon gibi eğitimler aldım. Sembollerle çalışmalar yaptım. Şimdi bir tane kristal küre satın aldım. 1 metre siyah kadife adım ve bir tane de tahtadan kutu marangoza yaptırdım. Bu malzemeler evde duruyor. Şehir dışından birinden durugörü tekniklerini anlatan bir de kitap satın aldım. Bu tekniğe başlayıp başlamama konusunda kararsız kaldım. Bundan 2 ay önce sürekli geceleri beyaz uçuşan nesneler görüyordum. Bşka tarafa baka baka bunu aştım ama şu an ne yapmalıyım bilmiyorum. Mesela kayıp olan birini bulmak ne kadar güzel bir yardım değilmi? insanlara bu teknikle faydalı olmak istiyorum ama başımda bir öğretici olmadan başlamanın zarar verip vermeyeceğini bilmiyorum. Bu konu hakkında bilghi sahibi olan varsa ve buraya yazarsa sevinirim. Teşekkür ederim.

Yorumu gönderen: kadir, 26.11.2010, 19:21 (UTC):
ruhsal güçleri geliştirme teknikleri adlı kitabı internetten sipariş edebilirsiniz orda teknikler mevcut.

Yorumu gönderen: sezar, 18.11.2010, 19:42 (UTC):
sabah namazından hemen sonra uyuklamış gibi oldum ve duru görü ile karşımda amcam oğlunu gördüm.kalktım ve tel açtım . oda bende seni görüyordum . dedi.selamlar.

Yorumu gönderen: teslime, 08.11.2010, 10:12 (UTC):
ben rüyamda derste ne olacağını görüyorum fakat onun gerçek mi rüya mı olduğuna karar veremediğim için genelde onu gerçek sanarak çoğu şeyi ertesi gününe hazırlıyorum ve pskolojim çok bozuluyo kafam ağrıo aklım karışıyo :(

Yorumu gönderen: freund, 06.11.2010, 01:39 (UTC):
dealist dünyalarnzn karanlndan, materyalist dünyann aydnlna çkmanz dileiyle...

Yorumu gönderen: kamuran, 27.10.2010, 12:43 (UTC):
yapanlar ne yapmış ki... hiçbirşey.

Yorumu gönderen: DENIZ , 12.10.2010, 17:39 (UTC):
bende yaklasık 3 sene once uyumadan önce erkek arkadasımla konusurken bırseyler gordum ,beyaz ve siyah gıyımlı bır suru ınsan rahıp gıbı gıyınmıslerdı daga dgru kosuyorlardı .fılm sahnesı gıbıydı .sasırdım sankı o sahnenın ıcındeyddım hıc konusmuyor ınsanlar sadece yuruyorlardı .her zaman olmuyor hep gecmıstekı ınsanları goruyorum

Yorumu gönderen: betüllll.., 09.10.2010, 16:04 (UTC):
bir kac gun once parapsikoliji arastırdım ve durugörüyü o zaman öğrendim..
ya mesela eskiden yaşadığım olaylar,çokk eskiden küçükken gördüğüm rüyalar hepsinin görüntüsü renkleri,şekilleri hepsi zihnimde.Konsantre oldugum zaman onların hepsini yeniden görebiliyorum..Yani durugörü yapmaya yetenğim var mı??Mesela az önce arkadsmla konustum onun sacını nasıl yaptgnı falan aklımda hayal ettim.Yarın konustgmzda öyle midn diye sorucam..
Evett arkadaslarr durugörü yapmaya etenegim VAR MII????ve bir de Durugörü geliştirmeyle ilgili kitap önerilerinizi bekliyorum...

Yorumu gönderen: özge , 23.09.2010, 12:25 (UTC):
birkaç sene önce görüntler gelmeye başladı.bir yere giderken yolu tarif edebiliyordum.kendimin düştüğünü görürsem aynı gün oluyo ilmek görürsem biri ölüyo filan.çalışma falan yapmadım kendiliğinden oldu aslında çocukluğumdan beri birfarklılık var.hemen 3hrf yorduk korktum ve kurtulmak için elimden geleni yaptım şidi bunun duru görü olduğunu sanıyorum görüntüler tekrar geliyo busefer onalrı kovmak istemiyorum.benim olan benimdir.bana uzman yrd lazım lütfen bana dönün gerçek olduklarına inanmam lazım yoksa bilinçaltı oyunlarımı daha önce kanserdim sanırım bikere kalbim durdu bununlamı alakalı

Yorumu gönderen: Ekinsu, 22.09.2010, 17:33 (UTC):
merhabalar bende parapsikolojiyi okıdugumda durugörüye yöneldim yani otarafa itildigimi düşünüyorum. durugörüyle ilgili bilgileri okudugumda istenilenleri yapabiliyorum gözlerimi kapadıgımda istedigim hernesneyi görebiliyorum kişileride bazanda yaşadıgım olayları yada başkalarının yaşadıgı olayları görüyorum.durugörüyle bir baglantısı olabilir mi?

Yorumu gönderen: halim papila, 22.09.2010, 10:22 (UTC):
böyle bir sitenin oldugunu yenı ögrendim bu yetenege sahıp insanlarla konusmak ve paylasmak cok ıyı en azından sıze delı gözüyle bakmıyorlar bendekı bu durugörü hali artık cok ılerı duzeyde ıstedıgım seyı ruyamda görebılıyorum ama yorum konusunda cok sıkıntı cekıyorum en zoruda bu yetenege sahıp ınsanlarla arkadaslık yapmak yıllardır mac skorlarını net olarak söyleyebılıyorum bır ınsanla konusurken tavrını ve nıyetını hemen çözebılıyorum onun ıcın cok zor arkadas secıyorum bır ınsanın aklından gecenlerı sezebılmek bence cokda ıyı bırsey degıl

Yorumu gönderen: halil, 17.09.2010, 09:40 (UTC):
arkadaslar bırsey soracam sımdık bu durugorme olayı gozler acıkken olabılırmı?bende sole bır olay var fal bakıyorum amator ama fal bakarken kısının evı seklı rengı veya baska ıbarelerı goruyorum canlıymıscasına

Yorumu gönderen: bir genç kız, 17.09.2010, 08:55 (UTC):
arkadaşlar ara ara yaşadıklarımı hatırlayıp sizlere yazıyorum ben 3 yıl önce erkek arkadaşımın ölümünden bir hafta önce her gece bir rüyayı yarım kalıp ertesi gün tekrar görüyordum. kalabalık bi erkek topluluğu hepsi sırayla bir kapıdan giriyorlardı,hergün bir önceki günden devam ediyodu ryalarım. daha sonra tam erkek arkadaşımın ölümünden önceki gece bi kız arkadaşımla hapishane avlusunda gördüm kendimi ama içeri girmiyorduk avludaydık sonra erkek arkadaşımı gördüm yanımda durup eliyle soru işareti çiziyordu koşuyorduk hiç durmadan o kız arkadaşımla erkek arkadaşıma doğru tutulmuş bir silah gördüm ve uyandım ertesi gün tek fark hapisane avlusunda değildik ama diğer gördüğüm herşeyi yaşadım ve erkek arkadaşım 9 kişilik bir erkek grubu tarafından 5 dk öncesi benim yanımdayken o soru işareti şeklini parmağıyla çizip ayrıldığında kalbine sıkılan 1 el silahla öldürüldü. duyduğumda yanımda o kız arkadaşım vardı ve deli gibi koşuyorduk bu tarz şeyleri ara ara yaşıyorum

Yorumu gönderen: bir genç kız, 17.09.2010, 08:11 (UTC):
sizi az önce bi gazetede okudum ve sonra yazınızı bulup okudum ben 7. sınıfa gidiyodum bir gece sıra arkadaşımı rüyamda mezar taında adı yazılı bi cami avlusunda mezarda gördüm ve ertesi gün okula gittiğimde arkadaşımın gazetede boy boy fotograflarını görüp ağlaşan arkadaşlarım bana onun intahar ettiğini ve öldüğünü söylediler. sonra gidip o cami avlusuna baktığımda arkadaşımın mezarı oradaydı ve gerçekten bir önceki gün ölmüştü. :(

Yorumu gönderen: murat, 17.09.2010, 06:34 (UTC):
ben telepati,öngörü ve bu konuları çoktandır hayatımda kullanıyorum, karşımdaki kişilerin düşüncelerini enerjisini alıyorum ve genelde %80 tutturuyorum.ama metal ve cisimleri tepretme,cisimler üzerindeki hakimyet üzerinde çalışma yapmama rağmen bir sonuç alamadım.şayet cisimler ve insanlar üzerinde bir etki yapabilen varsa lütfen yazsın saygılar

Yorumu gönderen: ZİYA, 28.08.2010, 22:15 (UTC):
bende uyku prıblemı var geceleri yarı uyanık halde yatıyorum arada bı o haldeyken ruyalar goruyorum daha sonra gorduğum ruyaları yasıyorum

Yorumu gönderen: serhat duru, 24.07.2010, 06:05 (UTC):
sevtap arkadşımız duru görü yanı 3. göz iki gözun arasında bulunan cakran acılmış bunu gelıştırmen lzım ama tabıkı bıde reıkı yardımı alman lazım o zmn bu gucunu kulanıp ınsanlra yardım edblırısn

Yorumu gönderen: kadır , 23.07.2010, 18:13 (UTC):
yetenegın yoksa calısarak pek fazla ılerleyemezsın zaten

Yorumu gönderen: samim, 23.07.2010, 13:00 (UTC):
selm tüm arkadaşlara.arkadaşlar bu konuda çalışması olupda ilerleme kaydeden biri varsa lütfen yazsın ben1 yıldır çalışıyorum sadece sisler ve bulutlar ile yeşil -gri renkler görüyorum henüz bir resim göremedim yardımcı olursanız çok sevinirim

Yorumu gönderen: kadır, 30.06.2010, 18:41 (UTC):
ya arkadaslar ben yaklasık 1 yıldır bakmayı kestım artık ınsanların hayatları onları ılgılendırır ayrıca bu cok buyuk bır gunah dınımızde de bu acıkca belırtılmıstır bence gorduklerınızı boswerın bu tur konularlada hayatınızı bosa harcamayın kendınızı ne ustun bır ınsan olarak gorun nede buna kaptırın daha oncede dedıgım gıbı hayat yasanılan anıyla guzeldır bu benım sızlere soyluyecegım son seyler arada yıne bır sıteye bakarım bu sıteyı ben acmadım ama ben sızlere yardım edebıecegım kadarını yaptım bundan sonrası sızı ılgılendırır

Yorumu gönderen: mk, 30.06.2010, 12:32 (UTC):
rüyaları durugörüden farklı tutuyorlar ama rüyalarımın tuttuğu aşikar birebir!hatta görünmeyen varlıkları tasavvur edebiliyorum aslında görünmeyen varlıklarda,ruh dediğimiz olayda belki yaratıcı anlamını yüklediğimiz varlık dahi sadece enerjiden ibarettir.görebiliyorsak eğer o bir enerji ve doğüstü güçten ibarettir.ürkütücü tasvirlerden beri durmak ve bu gibi olayları mantık çerçevesine oturtmak gerekir!

Yorumu gönderen: ufuk , 30.06.2010, 11:32 (UTC):
benim de gördüğüm bazı şeyler var her zaman doğru çıkıyor.tuaf olanıda gözlerim açıkken imgeler görmem.ayrıntılarına kadar veriyorum nasıl olduğunu hala bilmiyorum ama benimki bir kişi üzerinde çalışıyorr sadece insanlara bakmam yeterli oluyor gözümden birden imgeler geciyor bende onlara anlam yüklemeye başladım bunlarda doğru çıkmaya başladı böyle bir durum benimkide önce bu yetenek gözlerimi kapatıp sayıları görmekle bnaşladı gözlerimi kapattğımda sayıları görüyordum ve hep doğru cıkardı testlerde şıkları görmek gibi sonrasıda zaten yukarıda yazıyor işte daha ne kadar ilerler bilmiyorum...

Yorumu gönderen: naz, 22.06.2010, 17:05 (UTC):
kadir evet bunları istersem gündüzde görebilirim ama kontrolsüz olarak hiç görmedim,rahat görebilmemin nedenini çizimle uğraşmama bağlıyorum, gün içinde de oturup nesneleri inceliyip onları hafızama kaydediyorum doğal olarak istediğimi hafızama getirmek benim çok zor olmuyor.

Yorumu gönderen: sevtap, 09.06.2010, 15:03 (UTC):
durugörünün şimdiye kadr adını b ile duymuş biri deildim internetten 2 aydan beri arastırıyorum şimdi anca bulabildim buna merak salmamdaki sebep ise birden ortaya çıktı şöyle söyleyebilirimki arkadaşlar bir gün arkadaşımla bir gece bir yere gittim ve saat;3 sıralarıydı birden hayal gördüm ve bir kadının baş parmagımın tırnagınmın ucundan tutarak bana hayatım hakkındaki kişiler hakkında olacak olayları gösterip söylüyordu tabi o anda hiç bir şeyi kaydedemedim ve birden kendime geldiğimde hemsini unuttum hatrlamaya calıştıkça aklıma gelmedi sonra araştırma içine girdim üç harflilerden başladım ve büyülere kadr araştrdım ama sonunda durugörü ile olduguna karar verdim çünkü söylenenlerin hepsi o gün bende oldu ama sonra bir daha yapamadım ama kişiler hakkında bi takım şeyler içime doguyo olarak olaylar içime doguyo ve gerçekleşiyo bu nedir tam anlamıyla bilmiyorum nasıl bir daha yapabilirim neden oldu bunu bilmek istiyorum merak ediyorum bana yardımcı olurmusunuz lütfen

Yorumu gönderen: bestekar, 04.06.2010, 11:47 (UTC):
ben bunların hapsini yapabiliyorum ama cinleri kullanarak aksi takdirde zaten cinleri kullanmadan kimse bu işleri yapamaz arkadaşlar unutmayın böyle çalışmalarla vaktinizi boşa harcamayın lütfen boş bunların hepsi

Yorumu gönderen: ömer, 29.05.2010, 16:04 (UTC):
aysun hanım boylemı kalmak ıstıyorsunuz

Yorumu gönderen: kadır, 06.05.2010, 17:14 (UTC):
erdem senın oncelıkle bu yetenegını gelıstırmek ıstıyormusun eger gelıstırmek ıstıyorsan bu yetenegın doguracagı sonuclarıda kabullenmen gerekecek yok ıstemıyorum dıyorsanda naza dedıgımgıbı aklına geldıgınde dusunme baska bırseye odaklan

Yorumu gönderen: cCc, 05.05.2010, 18:29 (UTC):
Arkadaşlar.Vücudun 5 duyu organı olduğu gibi ruhunda 6 adet duyu organı vardır. gözleriniz kapalıyken etrafı görme , bu dünya dışındaki varlıkları görme , başka kişilerin ne yaptığını görmek bunlar aslında doğaldır.DURUGÖRÜ dediğiniz olay hiç şüphesiz Allah (c.c) vergisidir.Bu özellikler çalışmakla kitap okumakla ilerlemez.bu yazıya inanmayan KALP gözü veya ruh organları hakkında 30 dak. ayırıp araştırma yapsın. Dediklerimi anlayacaktır.Bu şekilde özellikleri olan arkadaşların bunları çok fazla dillendirmemesi iyi olur.Bence bu konuda ilerlemek isteyen Allah Desin dili tatlansın.

Yorumu gönderen: erdem, 29.04.2010, 11:17 (UTC):
Geçenlerde aklıma biri geldi o an yapıtığım iş elimde ama sanki beynim ayrı düşünüyor düşündüğüm kişide öyle düşeneceğim biri değil 1dk geçmedi telefon çaldı ve arayan düşündüğüm kişi.Telefonu kapatınca anladımki biz beynimizi kullanmıyoruz beynimiz bizi yönetiyor.Ayrıca Naz arkadaşım sendeki durumunun aynısı bendede hatta yarım kalan rüyalarımı ertesi gün kaldığı yerden devam ettirebiliyorum Dizi gibi yada olayın gidişini değiştirebiliyirum. Kadir gündüz görme konusunda sormuştun Naz'a Bazen bir iş yaparken bir anda durum aklım çok uzaklara gidiyor ve sanki oan ordaymış gibi yaşıyor etrafı herşeyi yaşıyor sanki uyanık astral seyahet gibi..Eğer bunlar bir yetenekse yada aklımızın bir oyunu ise bunu daha da kontrol etmek için neler yapılmalı.

Yorumu gönderen: kadır, 24.04.2010, 16:25 (UTC):
pınar senın o gordugun sey ve duvarda yansımalar falan onlar gercek deıl sadece senın bılınc altında bunları gercekten goruyormussun gıbı gostermesıdır onceklıkle yapan gereken bırkac sey var ılk basta onları hıc dusunme gozunun onune gelırse baska bırseye odaklan besmele cek insanların ruhlarına gelınce buda aslında senın goz yanılsımadan ıbaret
ewt yetenegın var ama cok karmasık bır bıcımdesın sen yetenegını kontrol edemıyoosun bunun sonucları snın ıcın kotu seyler dogura bılıt bu yuzden sen sımdı bu yasadıklarını unut bır odaya gec derın bır nefes al ve yenı guzel bır yasama dogru ılerle ve ne olursa olsun bırdaha butur seylere kalkısma allah kurusun ımanından olursun ununtma yasam yasanılan anla guzeldır

Yorumu gönderen: pınar, 22.04.2010, 09:09 (UTC):
MERHABA uzun bir süre 3 harflilerle,ruh cağırma doğaüstü olaylarla uğraştım bunun sonucu olduğunu düşündüğüm birtakım olaylar gerçekleşti.yada ben öyle sanıyorum geceleri gözlerimi kapatığımda uzun boylu siyah 3 adını nitelendiremediğim varlık görüyorum etrafımda hızlı bir şekilde dönüyorlar ve beni uyutmuyorlar uzun bir süredir görüyorum ama alıştım korkmuyorum onlardan bunlar gibi çok şey var belli cisimleri duvadaki eşya yansımalarını insan şeklinde görüyorum insanlar otururken çok dikatli bakarsam o insana arkasından beyaz saydam ruh gibi gölge çıkıyor dolaşıyor dolaşıyor tekrar bedene girebiliyor garipten sesler duyorum özelikle eve yanlız olunca nefes ayak sesi tlfon sesi parlak ara ara yanan küçük ışıklar bana karabasan çok geliyor ilk geldiğined odamda adeta deprem olmuştu herşey uçuyordu ve düşündüğüm aklımdan geçen herşey oluyor ama hemen değil gün içerisinde bu tür yaşadığım şeyler zamanında yaptığım şeylerden mi kaynnaklandığını düşünüyordum bu yazıyı görünce acaba bende mi durugörüye sahibim diye mi düşündüm sizce ben ne yoldayım bana bu yaşadılarımın bir açıklamasını yaparmısınız sevgili dostlar.

Yorumu gönderen: bytk, 08.04.2010, 17:03 (UTC):
bılıomusunuz cok kısa zamanda doguda buyuk bır salgın olacak

Yorumu gönderen: kadır , 28.03.2010, 18:32 (UTC):
osaman kendını kondrol etmeyı ogren

Yorumu gönderen: aysun, 27.03.2010, 12:46 (UTC):
bu dedeğiniz durugörü ben de abartısız inanılmaz gelişmiş durumda bazende içimden geçenler anınıda eksiksiz çıkıyor bu durum beni huzursuz ediyor ama ben kendimi geliştirmedim kendimi bildim bile böyleyim

Yorumu gönderen: erkan, 23.03.2010, 20:49 (UTC):
bizler bedenlerimize mahkum sadece 5 duyusu olan varlıklarız. 6. duyusundan bahseden aklından şüphe etsin

Yorumu gönderen: KADIR , 21.03.2010, 18:30 (UTC):
serkan sana tavsıye edebılecegım bır kıtap yok eger bu yetenegının oldugunu dusunuyorsan burada yazılanları yapmaya calıs eger yetenegın varsa zaten ortaya cıkar

Yorumu gönderen: kadır, 21.03.2010, 18:21 (UTC):
naz senınkıde duru goru ama cok farklı bır yonden ortaya cıkmıs normalde duru goru yetenegıne sahıp ınsanlar zamanla bu sevıyeye ulasabılıolar sense dırek bu sevıyedesın ancak sen bunları sadece gecelerımı yapabılıosun yane gunduz uyanıkkende yapabılıo musun

Yorumu gönderen: serkan, 18.03.2010, 23:34 (UTC):
Durugörü çalışmaları için kitap tavisyesi istiyorum. Elinde olan varsa satın alabilirim. Zamanında çok yapan varmış ama istanbul gibi mega kentte bir durugörü bulamadım tavsiye alabilecek. Ortaya çıkmıyormu bunlar. Anlamadım gitti.

Yorumu gönderen: ilayda, 02.03.2010, 23:26 (UTC):
gerçekten çok güzel bilgilerdii...

Yorumu gönderen: naz, 20.02.2010, 17:10 (UTC):
ellerinize sağlık çok güzel anlatmışsınız.benim anlamadığım bi nokta var.Gece yattığım da hayal kuruyorum ve tabiki bunları gayet rahat seyredebiliyorum.mekanda, kıyafetlerde, kişilerin yüzlerinde istediğim değişikliği yapabiliryorum.bu zaten herkesin yapabildiği bişey değilmi? yoksa buda durugörü mü ?

Yorumu gönderen: kadır, 19.02.2010, 18:18 (UTC):
ben mas'ın dedıklerıne pek fazla katılmıyorum kjısının gelecegını veya gecmısını gordugum zaman o kısı gordugum seyı dusunmuyorkı hem benım onun gelecegını soylıye bılmem onun beynınden gecmesıde bıras ımkansız oluyor bu aslında beyın frekanslarıyla ılgılı deıl bence bu ksının yetenegının nekadar gelısmıs oldugu bır seydır

Yorumu gönderen: Amaterasu, 18.02.2010, 12:31 (UTC):
"""işin aslı başka insan ve insanların düşüncelerini ve o kişilerin hislerinin yogun oldugu zaman size gelen frekansı beyinizde şekillenmesidir.""demişsiniz sayın mas.Biraz bunu açar mısınız? Nostradamus geleceği gördüğü zaman gördüğü insanların beyin dalgalarından nasıl etkilenmiş olabilir?Gördüğü insanlar bile yoktu hayatta daha.

Yorumu gönderen: mas, 16.02.2010, 03:54 (UTC):
arkadaşlar durugörü çocuklugumdan beri var. burda anlatılan teknikler zaten vardı. yıllarca kendiliginden oluşuyor. uykusuz kaldıgım zamanlarda bırakın t.v ekranı gibi bir yerden birşeyler görmeyi görümün içindemiyim gerçek hayattamıyım onu bile karıştırdıgım zamanlar oldu. ama işin aslı başka insan ve insanların düşüncelerini ve o kişilerin hislerinin yogun oldugu zaman size gelen frekansı beyinizde şekillenmesidir. zaten asla birebir olayları göremezsiniz. sizin kişliginize göre gördüklerinizde farklıdır. saflıgınız ve olgunlugunuz artıkça mekanlarıda görebilirsiniz. son birşey birşeyler görmek önemli degil gördüklerinizin gerçek hayatta sizin karşınıza çıkmasıdır.matematikteki ispat kuralı gibi. zaten çıkmazsa hayal gücünüzün ürünüdür kendinizi kandırmış olursunuz. bu özelliginiz varsa farkındasınızdır. yazıyı okumaya başladınızda demek buymuş dersiniz.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36857425 ziyaretçi (103027433 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.