Duruişiti
 

Duruişiti

Duruişiti, hiçbir maddî araç olmadan, bilinen hiçbir cihaz kullanılmadan bedensiz varlıklardan, uzak maddesel ortamlardan gelen ses ve konuşmaları duymaktır.

Duruişiti, medyumluğunun uygulaması çok eskilere dayanır. Duruişitir kimse sesi, ses organıyla değil, zihniyle işitir. Ses, beynin içinde ortaya çıkar, bu sesi medyumdan başkası işitemez. Dış âlemden gelen etkiler, söz, yazı, vizyon hâlinde nasıl yorumlanıyorsa, duruişitide de ses tarzında yorumlanmaktadır. Etkileri ses hâline çeviren medyumun kendi maddî organı, beyni ve seyyalevî bedenidir.

Duruişitinin ilk çalışmalarında, eski deneyciler, oldukça büyük denizminaresi kabuğunu (coquille) bir tür megafon gibi kullanırlardı. Böylece, dışarıdan gelen ses konsantre ediliyor, kuvvetlendiriliyordu. Duru görüde nasıl ilk çalışmalarda asıl haberci vizyonları almadan evvel kendiliğinden gelen, klişeler tarzında ortaya çıkan imajlar varsa, duruişiti medyumluğunda da aynı tarzda karışık, belirsiz, amaçsız, anlamsız ses kalıpları vardır. Önce fısıltı tarzında olan sesler gitgide kuvvetlenerek normal ses tonu kadar kuvvetli hâle gelir.

Doğal uyurgezerlikte, ekstaz (vecd) hâlinde, mistik murakabede, bazı ruhsal bunalım hâllerinde, kendiliğinden olarak ortaya çıkan duruişiti olayları vardır. Telepatiden farklıdır. Telepatide alınan etki, hissî ifadeler hâlinde ortaya çıkar. Duruişitide ise böyle bir durum yoktur, beynin içinde bilinen ses gibi ses işitilir ve tereddüde yer kalmaz. Sanki beyin içine yerleştirilmiş bir telefon alıcısı var gibidir.



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: abigailbuldum, 04.09.2016, 21:02 (UTC):
BEDİÜZZAMANIN İFADESİYLE KAİNATTA SAYISIZ SES, MÜZİK, MELODİ, EZGİ VE TİTREŞİM BULUNURMUŞ. NAGAMATI İLAHİ DENİRMİŞ BUNA. VE SADECE GÖNÜL GÖZÜ AÇIK KİŞİLER GÖREBİLİRMİŞ.
İNSANOĞLU BİR YETENEĞİ OLSUN İSTERMİŞ RAHMANDAN.O DA DİLEDİĞİNE VERİRMİŞ BU ARMAĞANI. KENDİNE EN YAKIN OLANLARI SEÇERMİŞ. BU DA FELSEFE VE DİNE, PARAPSİKOLOJİ İLE BİLİME YAKIN OLAN HERKESİ DİNLEYEN, HER FİKRE AÇIK OLAN KİŞİLERDEN SEÇİLİRMİŞ.
EVET HİÇBİR SANATÇI YETENEĞİNİ KENDİLİĞİNDEN EDİNMİYOR. ALLAH YA VERİYOR YA VERMİYOR ÇALIŞTIKÇA DA GELİŞİYOR. HEPSİNDE FARKLI BİR GÜZELLİK...BOŞUNA ALLAH VERGİSİ DENİLİP O KİŞİ ÖZEL SAYILMIYOR.....ASLINDA O ALLAHIN BİR ELÇİSİ,ONLAR GÜZEL İNSANLAR VE KAHIRLARI ÇEKİLMELİ. BİRİNE KÖTÜ DAVRANIYORLARSA BİLİN Kİ ALDIKLARI NEGATİF TİTREŞİMLERDEN,YAŞADIKLARI OLAYLARI DERİN YAŞADIKLARINDAN.HASTALIKLARI DA BUNDANDIR...ONLARDA ALLAHIN İYİ VE KÖTÜ YÜZÜNÜ GÖRÜRSÜNÜZ. VE YÜZLERİNE BAKAMAZ HALE GELİRSİNİZ.

Yorumu gönderen: abigail SORUMVAR, 02.09.2016, 18:46 (UTC):
SİZE SORUYORUM...PEKİYİ GECE TAM UYKUYA YATACAKKEN GELEN VE BENİ YATAKTAN KALDIRAN SENFONİK MÜZİK İLK PORTELERİYLE NE DEMEK YA DA UZUN UZADIYA ÇALAN BİLMEDİĞİM İTALYANCA BİR MELODİ YORGUN BİR BEYİNLE Mİ BAĞDAŞIYOR DAHA MI KÖTÜSÜ. BESTECİLER DE ESERLERİNİ BÖYLE BULUYORLAR . BEN NOTAYA DÖKEMEZKEN ONLAR DÖKÜYOR VE BESTE EZGİ OLUYOR. VE KULAĞIMDA DUYDUĞUM MÜZİKLER ASLA DUYMAMIŞ OLDUĞUM MÜZİKLER KULAĞIMA BİR YERDEN Mİ GELMİŞ DİYE ÇOK ARADIM. HAYIR BULAMADIM. NEREDEN GELİYOR BİLMİYORUM. KONUŞMA OLSA ŞİZOFRENİ BAŞLANGICI DERİM İNANIN.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36868201 ziyaretçi (103045514 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.