Einstein'in İzafiyet Teorisi Ve Zamanda Yolculuk
 
Einstein, Zamanda Yolculuk, İzafiyet

Einstein'in İzafiyet Teorisi Ve Zamanda Yolculuk

Çetin Bal

GEÇMİŞE YOLCULUK VAR!

Einstein, İzafiyet Teorisi'ni ortaya attığından bu yana, fizikçiler dünya üzerinde dört boyut bulunduğunu kabul ediyorlar.O zamana kadar bilinen ve kabul gören üç boyut olan uzunluk, yükseklik ve genişliğe ek olan diğer fiziksel boyut ise zaman olarak biliniyor. Matematiksel olarak da kabul gören 4'üncü boyut, diğer üç boyuta eşit değer taşıyor. Ancak insanlar dünya üzerinde üç boyutta, her yönde hareket edebiliyorlar yani, yukarı ve aşağı, sola ve sağa, ileri ve geri. Ancak zamanda sadece ileri doğru hareket edebiliyorlar, zamanda geriye doğru hareket hiçbir zaman gerçekleşmiyor. Fakat fizik kanunlarında, zamanın geriye doğru hareket edemeyeceğini söyleyen bir kural mevcut değil. Zaten Einstein'in bu konuda ispatladığı hareket denklemi de zaman geriye döndürüldüğünde gayet iyi çalışıyor. Ancak henüz hiç kimse, zamanda geriye seyahat etmeyi başaramadı.

Zamanın iki yönlü ya da tek yolu bir yolculuk olup olmadığı konusu, Aziz Agustin'in "Zaman, geçici bir şey midir, yoksa her zaman mevcut olmuş mudur" sorusunu ortaya atmasından bu yana 1500 yıldır insanların kafasını kurcalamayı sürdürüyor. Bundan tam 100 yıl önce H.G.Wells,"The Time Machine/ Zaman Makinesi" adlı romanında bu konunun fizikçilere araştırılmasını önermişti.Mekanda (gerçekte mekan-zaman) istenen yönde yolculuk yapılabildiğine göre, "Acaba zaman içinde de istenen yönde seyahat edilebilir mi" problemi teorik fizikçilerin zihinlerini kurcalıyor.

İzafiyet Teorisi nedir?

Tam Türkçesi "Görecelik Teorisi" olan izafiyet teorisi üç bölüme ayrılır. Bir bölümü çeşitli hızlardaki aralar veya maddelerde geçen zamanın, uzay-zaman içinde değişik konumlarda bulunan gözlemcilere göre "göreceli" olduğunu varsayan bir teoridir.

Ünlü fizikçi Einstein, sonlu ve eğrisel olduğunu düşündüğü evrenin dört boyutlu olduğunu, dördüncü boyutun zaman olduğunu ileri sürmüştü. Mesela ışık hızına yakın bir süratle giden bir uzay gemisini, dünyada ikizi bulunan birinin kullandığını varsayalım. 10 yıllık bir seyahate çıkıp dünyaya geri döndüğünde, uzay gemisini kullanan ikiz, dünyada kendisini bekleyen ikizinden daha genç olarak dünyaya ayak basacaktır. Uzay gemisini kullanan ikiz ışık hızına yakın bir süratle hareket ettiği için, onun saatiyle 10 yıl, dünyadaki kardeşinin saatiyle 15-20 yıl olabilecektir.

ZAMAN MAKİNESİ

Ahlâkbilimciler, bu durumu hilekârlık olarak nitelendiriyorlar. Onlara göre eğer mevcut doğa gerçekten zamanın geri gitmesine izin veriyorsa, bunu gerçekleştirmenin de bir yolu olmalıdır diyorlar. Son günlerde Princeton Üniversitesinden bir fizikçi, kuramsal olarak zamanda geri yolculuk yapmanın mümkün olduğunu ortaya çıkardı.

Fizikçi Richard Gott'un bu teorisi, son derece saygın bir fizik dergisi olan "Physical Review Letters"de yer aldı. Bu teori, Einstein'ın İzafiyet Teorisi'nden yola çıkarak hayali bir zama MAKİNESİ yaratıyor ve şunu öne sürüyor: "Zaman ve uzay her ikisi de çok geniş kütlelerle karşılaşınca veya ışık hızı civarında bir süratle hareket edince kırılıyorlar."

Bu öneriyi ortaya atan ilk kişi, Gott değil. 1988 yılında, California Üniversitesinde çalışmalarını sürdüren teknoloji fizikçisi Kip Thorne ve iki çalışma arkadaşı da kendi teorik zaman makinelerini ortaya çıkarmışlardı ve bu çalışma da aynı derginin eski sayılarından birinde yayınlanmıştı."Caltech" adı verilen bu zaman MAKİNESİ, fizikçiler tarafından karadeliklerin çekirdeğinde bulunduğu kabul edilen, kurt delikleri içinde hareket etmeyi mümkün kılıyor. Karadeliğin çekirdeğindeki yoğunluk ve çekimin altında uzay, bir tünel meydana getirecek şekilde eğriliyor. Bu tünel dünyanın herhangi bir yerinde rastlanacak olan atom parçacığından bile daha dar olarak teşekkül ediyor. Tünelin bir ucundan giren herhangi bir cisim, diğer uçtan derhal dışarı çıkıyor, hatta bazı özel durumlarda geçmişe de hareket ediyor. Bu zaman makinesinin kullanılmasının ne derece mümkün olduğunu görmek oldukça zor. Zaman makinesinin, içinde insan karadelikteki ezici basınçtan etkilenmemeli ve tek bir atomdan bile daha dar olan ucundan dışarı çıkabilecek şekilde kendini küçültmeli. Daha da fazlası kurt deliği, patlamaya meyilli olduğu durumlarda, hemen arkasından bir ikincisi meydana gelmeli ve bir açıdan bu tüneli açık tutmayı sağlamalıdır.

Bu konuda Gott'un fikirleri de şöyle: "Thorne'nin bu makinesi fazla akıllıca bir şekilde düşünülmemiş. Ancak bu fikir benim de yola çıkarak başka türlü bir zaman makinesi ortaya çıkarmamı sağladı."Gott'un zaman makinesi, Thorne'ninkinden daha basit. Karadelikler ve kurt deliklerine yer vermiyor. Sadece ışık hızında hareket eden bir uzay gemisi ve uzaydaki kozmik hatlara yer veren bir teori. Aynen kurt delikleri gibi kozmik hatların evrende varolsa da olmasa da, sadece teorik düşünceler açısından varlıkları kabul ediliyor.





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: Bennn, 01.04.2017, 21:34 (UTC):
Emrah kardeş matematiği ele alırken yanlış olarak ele almışsın matematik kendi içinde sonsuz dallara ayrılır.x ve y kullanılırken mutlaka doğal sayımı,tam sayımı,pozitif mi negatif mi,reel mi gerçel mi mutlaka bildirilmelidir.Bunlar bildirilmeden x ve y nin değerleri farklı olacağı için bir sonuca varılamaz.x ve y bilinmeyen sayılar düşsel olarak sadece yardımcı eleman olarak kullanılır.Kesin sonuç istenilen durumlarda x ve y kavramlarını kullanamazsın.Zaman somut bir kavram değil haklısın ama canlılar üzerindeki zamanın etkisi yıpranma,yaşlanma ve ölüm olarak görülür.Bunlara sebeb olan yer çekimi,hava sürtünmesi,dünyanın dönmesi,güneşin etkisi gibi durumların hepsine zaman diyoruz.Bunlarında bir maddenin başka bir maddeyi etkilemesiyle oluştuğunu da biliyoruz.bilmediğimiz şey madde dışına çıkabilir miyiz çıkabilirsek neler olur neler yapılabilir.İnsanlar beyinlerinin %5 ini kullanarak kendilerini hayvanlardan daha üstün seviyeye getirip düşünebildikleri herşeyi sorgulamayı ve yapılabilirliğini denemektedir.Böyle bir düşsel gücü olan ve bunu zamanla gerçekleştirebilen insanlara bu imkansızdır,mümkün değildir demek sence ne kadar doğru olur?

Yorumu gönderen: Bennn, 01.04.2017, 09:33 (UTC):
Zamanda yolculuk imkansız olsaydı yaşam mümkün olmazdı.Nefes alıp verdiğimizde,kalbimizin her atışında bize zamanda yolculuk yaptığımızı kanıtlıyor.Lakin zamanda geri gidebilmek sorun.Eğer zamanda geri gidebilirseniz ordan tekrar ileri gelebilirsiniz ama benim toerim ise zamanda geri gidilemiyorsa o zaman ileri doğru giden zaman çizgisinde ileri doğru çok yönlü ve kendini resetleyip yeniden devam eden zaman çizgileri bulunmakta.Bu resetleme bir insanı ele alırsak doğum,yaşam,ölüm ve yeniden doğum(burda olay reenkarnasyona doğru gidiyor gibi görülüyor)insan için zamanda yolculuk tekrar sıfırdan başladığında gerçekleşmiş olur ve sonsuz zamanda mutlaka o insanın aynı ortamda aynı kişilerden doğup yeniden dünyaya gelme olasılığı vardır(farklı şekillerde de olabilir ve bu farklı şekiller sizin zamanı nasıl değiştirmek istediğinize göre değil zaten değişik bir hayata sıfırdan başlayıp o hayatı yaşamanızla gerçekleşir.(Burda kafa karıştıran nokta resetleme olayı var ise neden canlılar üreme ihtiyacı duyuyor? bu sorunun cevabı ise zamanda sürekliği sağlamak çünkü zaman eğer o anda yaşayan bir canlı varsa orda zaman vardır o zamanı algılamayan canlı hayat yoksa orda zaman kopar ve sürekliliği kesilir.Bir insandan örnekle öldüğü zaman onun için zaman durur ama bir çocuk dünyaya getirdiyse o çocuk zaman akış çizgisini devam ettirir ve zaman çizgisinde kopukluk yaşanmaz.Hiçbir insanın üremediği zamanda insan ırkı için zaman çizgisi kopacağı için artık insanlık silinir yerine başka bir canlı o zaman çizgisini devam ettirmek için yeniden doğar.Zamanın olması ve algılanması için canlılık mecburidir ve bu sonsuzdur.)Unutmamalıdır ki canlıların geçmişi değil geleceği değiştirme gücü vardır ama bu aynı zamanda henüz yaşanmamış geçmişi değiştirmek anla mına da geliyor.(henüz yaşanmamış geçmiş te ne demek oluyor yavhu :-)

Yorumu gönderen: Emrah ŞAHİN , 26.02.2017, 01:06 (UTC):
Son yüzyılda insanlığın,olmasını en çok istediği ve TOP10 da 1 numara olan Zamanda Yolculuk için geliştirdiğim teori...
Zamanın hızı belirsizdir. Zamanın hızını ışık hızıyla aynı kabul edersek o halde 30 yaşındaki bir insan ortalama 30 yılx365 günx24 saatx60 dakikax60 saniyex300.000 km hız ile çıkan sonuçla eşdeğer bir yaşta olur. Bu halde bile zamanda yolculuk mümkün olmayacaktır. Yani zamanda yolculuk teorisini ışık hızına göre değil,zamanın hızına göre hesaplamalıyız. Işık; gözle görülür somut bir varlık olduğundan hızını ölçebildik. Lakin zaman soyuttur, algılanması bile insandan insana farklılık gösteren ve aynı durumda asla ve asla nesneli olmayan bir kavramdır. Var olup olmadığı bile kesin değildir. Eğer ki zaman somut bir varlık yada kavram olsaydı, geçmişimiz somut bir şekilde bir yerlerde dururdu ve hızına göre ulaşabilirliği olabilirdi. Zamanı ölçebilseydik kavrayabilseydik veya tam anlamıyla anlayabilseydik zaten yaradılışın asıl nedenini anlardık ve geleceği bileceğimiz içinde sonuçlarını bilirdik. Ki bu durum yaradılışa aykırı bir durumdur. Einstain'in zamanda yolculuk teorisi için geliştirdiği izafiyet teorisi fiziksel matematiğin bir formülüdür. Halbuki gerçek evrende matematiği ve fiziği sürklase eden durumlar söz konusudur. Matematikten örnek verecek olursak; X ve Y sayılarının toplamı 10 olsun. Bu X sayısı 13'tür dersek her matematikçi Y sayısına -3 cevabını kolaylıkla verecektir. Gerçek evrenden örnek verecek olursak; 3 tane elma ağacının var olduğunu düşünün. Bu 3 ağaçta toplam 75 elma vardır. İlk ağaçtaki elmaları saydınız 30, ikinci ağaçtaki elmalarıda saydınız 65 elma buldunuz. Evet saymış olduğunuz iki ağaçtaki elmaların toplamı 65+30=95'tir. Matematiğe göre 3.üncü ağaçta -20 elma vardır ve hesap doğrudur. Peki gerçek evrende yani gerçek hayatta ağacın eksi sayısını vermesi mümkün müdür? Tabikide hayır. O halde zamanda yolculuk teorileri izafiyet teorisine göre değil , gerçek evren kanunlarına göre olmalıdır.Ki bu imkansızdır. Zamanda yolculuk,hayallerimizi süsleyen en önemli kuruntudur..

Yorumu gönderen: Bennn, 11.02.2017, 22:36 (UTC):
sonsuz zamanı olan sonsuz yaşamı barındıran bir evrende imkansız diye bi kavram yoktur.İmkansızın anlamı henüz gerçekleşmemiş olarak anlamlandırılmalıdır.İnsanın en büyük gücü düşencelerini gerçekleştirmeye çalışarak düz bir çizgide seyreden zaman ve yaşam akışını şekillendirebilmesidir.Şimdilik bu sadece gelecek zamana müdahele şeklindedir çünkü henüz insanlığın zeka seviyesi geçmişle geleceği dengede tutacak kadar gelişmemiştir.Hırs,kin,nefret,kıskançlık ve değer duygular yüzünden insanlık zamana müdahele etse hem kendi soyunu hem de diğer yaşayanların soyunu sonlandırabilecek müdaheleler yapabilme riski yüzünden şimdiki insanlığa zamana müdahele gücü vermek çok yanlış olur biz bulsakta diğer canlılar buna izin vermez.Birgün zamanda yolculuğu bulursak bu ya insanlık ırkı en üst zeka seviyesine ulaştığı ve artık zamana ve yaşama karşı bir tehdit oluşturmadığı içindir ya da diğer bütün canlılar da ne olacaksa olsun artık dediği içindir :)

Yorumu gönderen: Bennn, 27.12.2016, 20:40 (UTC):
neden zaman yolculuğu diye bi kavram oluşmuş çünkü insanlar hata yapar veya kayıp verir bunun sonucunda hayal kurup keşke olmasaydı der ve aklına birden bi fikir gelir ya keşke bi zaman makinesi olsaydı da geçmişe gidip o hatayı düzeltseydim veya kaybettiğimi geri getirebilseydim der bunun sonucunda insanlar düşüncelerini araştırmaya yöneltmiş ve kim bilir birgün cevabıda bulurlar ama onun yerine ilk önce kendi vücudumuzla konuşmayı öğrenebilsek(mecazi anlamda değil gerçekten konuşabilmek yani mesela karnınız ağrıyor ve neden ağrıdığını bilmiyoruz ama bir şekilde vücudumuzun dilini tam anlamıyla öğrenebilseydik ona göre tedbirler alıp daha mutlu daha az pişmanlık olan bir yaşam sürebilirdik )ve daha sonra doğa ile konuşmayı öğrenebilsek(doğa ile konuşmak mı ne yani şimdi ben yoldaki otlarla mı konuşacağım :)tabiikide hayır otlar nasılsınız bugün demiyeceksiniz ama o otun içinde,ağaçtaki meyvede,havada,suda senin için ihtiyacın olan maddeler var eğer bir şeyin herhangibir maddesine ihtiyacın varsa onun da sana ihtiyacı vardır ki senin vücuduna girdiğinde sana zarar vermeden yardımcı bir şekilde kalsın ve bu aynı zamanda onunla farketmesende iletişim içindesin demek) o zaman yaşamı daha iyi anlayıp daha az keşkeler kullanırdık.inançla bilim zıt şeylerdir inanç elindekiyle mutlu olmanı öğretir ama bilim keşkelerden türemiştir.İnanç mutlu bir hayat verir ama bilim dünyanın sonunu getirebilir.Ama biri inanır biri keşke derse ki bu hep böyle oluyor bilime yönelen üstünleşir elindekiyle mutlu olmaya çalışan güçsüz kalır biri ezilir biri ezer ama her halukarda gideceğimiz yer hepppppp aynıdır.

Yorumu gönderen: abdurrahman yördem, 27.12.2016, 14:54 (UTC):
sevgili Benn,
seviyeli ve karşıdakine birşeyler kazandıracak tartışmaya teşekkür ederim. öncelikle kendi şahsi görüşüm; bilimin kafası karışık. çünkü Allah'ın kitabında belirttiği bazı güçleri ve doğruları keşfettikçe dünya üzerinde kurdukları düzenin sona ereceğini bildiklerinden hem tek ilahlı dinleri özellikle İslam'ı dışlayacaklar, hem de bilim (Allah'ın yarattığı ayetler)yapacaklar mümkün değil.
Kuran-ı Kerim iyi incelendiğinde; evrenimizde, çeşitli hız boyutlarının olduğunu, burada yaratılmış varlıkların olduğu açıkça görülür. bugün enerjinin bir boyutu olan elektriğin insanlar tarafından programlandığında nelerin yapılacağını görüyoruz. aydınlatmadan, telefona, bilgisayarlara, televizyona
burada enerji ile ilgili tespitinde kısmen haklısın. enerji programlandığında çeşitli şekiller alacağı doğru. zaten Rabbimizin ilahi programı da bu şekilde çalışıyor. çeşitli hız boyutlarında bulunan yaratılmış ve programlanmış varlıklar evrenimizdeki görüntüleri oluşturmaktadır.
ancak insanın bedenine verilen canlılığın bu görüntülerle ilişkisi yoktur. bu konuyu daha sonra açıklayabilirim.

Yorumu gönderen: Bennn, 26.12.2016, 18:40 (UTC):
Saygıdeğer Abdurrahman bey maddenin dönüşümü kanunu zaman yolculuğu ve ışınlanma alanında atılacak ilk adımlardır tam olarak açıklamak için bunları gerçekleştirmek gerekir ki zaten gerçekleştirsek konu hakkında tartırşmamıza gerek kalmaz.Madde ile canlılık aynı şeydir madde içinde enerji taşıyorsa( ki taşımadan madde olamaz)madde diğer maddelerle birleşip sizin tabirinizle canlı organizmayı oluşturabilir ama tek başına madde hareketsiz canlılık göstermez(herhangi bir canlıyı en ufak birimine kadar ufaltırsanız canlılık görülür mü? her canlıda maddenin iki türü olan organik ve inorganik maddelerden vardır ama sonuçta her ikiside maddedir)maddeden enerjiyi çıkarırsanız enerji sonsuz hayatındaki gezintiye geri döner ve enerji için zaman kavramı yoktur enerji kendisine insanoğlu için kullanılan geçmiş zamanda veya gelecek zamanda veya herangi bir noktada kendine kabuk bulabilir ve o kabuğa girerse madde halini aldığı zaman işte o an bizim için geçmiş zaman mı gelecek zaman mı yoksa herhangi bir nokta da ki uzaklıkta mı ona göre değerlendirilir.Burda önemli olan enerjinin gireceği kabuğa istediğimiz bilgiyi aktarabilmek......Bazı arkadaşlarlar için birşey diyeceğim sonsuzluk -1 veya sonsuzluk +1 in sonucu nedir ki şimdiki zamandan bi madde başka zamana gidemez demiş.Zaten madde gitmiyor enerjisi gidip gittiği yerde tekrar kabuğa girip madde olacak.Sürçülisan ettimse affola amacımız tartışmak ve açıklık getirmek.

Yorumu gönderen: abdurrahman yördem, 25.12.2016, 17:30 (UTC):
sevgili Benn,
yorumunda doğrular var. ancak zaman yolculuğunu açıklamamaktadır. maddenin enerjiye dönüşümü formülünde madde enerjiye dönüşür, enerji de belirli şartlarda maddeye dönüşür. ancak bu teoride böyledir. gerçekleşmesi için bir karadeliğe ihtiyaç vardır. çünkü bu değişimi oluşturacak ortam ancak karadelikte bulunur. zaten bu evrenin; Kıyamet karadeliğinde maddesini kaybederek enerji haline gelmesi arkadan yeterli enerji ile birleşerek yeniden madenin oluşturulması (ahiret evreninin oluşması) söz konusudur. bu olay çeşitli Kuran-ı Kerim ayetlerinde bize bildirilmektedir. ışınlama konusu da Kuran-ı Kerim ayetlerinde bildirilmektedir. (Sebe melikesinin tahtı, bilim adamı tarafından ışınlanarak km ler uzaktan bir anda getirilmiştir.) ancak burada zaman aynı zamandır. madde yer değiştirmiştir. zamanda yolculuk yapmamıştır. dahası maddenin ışınlanmasının mümkün olması RUH taşıyan bir canlının bedeninin bir yerden bir yere ışınlanması ile aynı tutulmaması gerekmektedir. çünkü CANLILIĞIN nasıl taşınacağını da düşünmek gerekir.

Yorumu gönderen: Bennn, 21.12.2016, 20:00 (UTC):
zamanda yolculuk mümkündür ki yaşadığımış her sadise geleceğe doğru gidiyoruz.Kainatta 3 tür oluşum var enerji,maddemsi kabuk ve madde.Enerji zamandan etkilenmez ama boşta da durmaz maddemsi kabuğun içine girip şekil almak ister ve maddeye dönüşür madde aşınır,yıpranır zamandan etkilenir.Zamanda yolculuk için Einstein in maddenin enerjiye ve enerjinin maddeye dönüşümü formülü ile (bu aynı zamanda ışınlanmanın da formülü)zamanda ileri veya geri gidilebilinir ama teknoloji henüz o seviyeye gelmedi.

Yorumu gönderen: abdurrahman yördem, 18.12.2016, 19:31 (UTC):
ZAMAN YOLCULUĞU

geçmişten bu yana
insanoğlunu heyecanlandıran konu
zaman yolculuğu.
Hatta zamanda yolculuk yapanlarla ilgili iddialar.
Herkesin, herzaman ilgisini çeker.
Çünkü gayb ile ilgili bilgiler orada.
Ancak kaderin değiştirlmesi noktasına gelindiğinde
tekrar tekrar düşünülecek konu.
...
bedenen geçmişe de geleceğe de gitmek imkansız.
Ufak bir deneyle kanıtlayabilirim.
Bir saattir bir odada duruyorsun,
yarım saat öncesine yolculuk yaptığını düşünelim.
Bu yarım saat içersinde odadaki havayı soludun,
bu ara bir bardak su içtin.
Şu anki bedeninle yarım saat öncesine gidebilsen
şu anki bedeninde bulunan atomlar
yarım saat önce önündeki bardakta,
çevrendeki havada olacaktı.
aynı atomların hem senin bedeninde
hem bardakta ve çevrendeki havada olması
mümkün olmayacaktı.
...
bunun sonucunda geçmişe de gitsen
geleceğe de gitsen
şimdiki bedenini oluşturan malzeme,
başka bir oluşumda olduğundan
ve hem senin bedeninde
hem de başka oluşum içinde
olamayacağından
zaman yolculuğu
bedenen imkansızdır.
..
ancak zaman yolculuğu
zamanı seyredebilme şeklinde
mümkündür.
Zamanı yanımıza getirerek
seyredebiliriz.
Bunun basit bir şeklini
zaten yaşıyoruz.
50, 60 yıl öncesi
çekilmiş bir filmi seyrederken
o yıllardaki mekanları, insanları, olayları
seyrediyoruz.
...
sonuç
geleceğe veya geçmişe gidip
kendimizi öldüremeyiz.
Ancak
geçmişte çekilmiş küçüklüğümüzle
ilgili videoyu seyrederiz,
belki gelecekte
ileri bir teknoloji ile
(radyodalgalarının yakalanması ile) (cin suresi 9. ayet)
gelecekteki yaşlılığımızı da

Yorumu gönderen: varolan gerçek, 03.12.2016, 16:39 (UTC):
bir bilimsel teori demek mümkün çünkü bunun önce insan genetiğiyle olması gerekiyor gerçek görüntülerin önce bir insanda hayatlandırllıp sonrasında teyit edilmeli bu insan dogal bir ortamda ipnotize edilip önce görüleri saptanmalı ki bu insanın genellemede rüya dediğimiz kavramdamı* yoksa gelecekle hiç alakamız olmamasına ragmen gördüklerimi yoksa citti anlamda bir ışık tutmasımı önceden bunu görmek gerek eger bir insan cep telefonu ve teknolojinin kavramının çok farklı yönlerini görürse paylaşıldıgı zaman buna kanat edilir ise bunu ancak insan beyninin yaratıcagı bir kesin eger citti anlamda insan beyni ile yapılırsa bir kaç yılda citti anlamda ilerleme kaydedilir zaman makinesi hangi kavramını bulmalıyız sizce arkadaşlar

Yorumu gönderen: Bennn, 11.11.2016, 21:18 (UTC):
zaman=hareket=yıpranma:zamanda geri gidilse bile hareket ve yıpranma oluşacağı için zamanda geri giderken bile aslında ileri gitmiş oluruz ve yaşadığınız ortamda yaşamakta iken eğer siz ordaysanız zamana müdahele edemezsiniz sizi etkilelen yerin zaman akışı içinde olmamanız gerekir.Tek şık kalıyor uzay

Yorumu gönderen: Xx, 07.11.2016, 00:15 (UTC):
Za ma nda yolculuk teorisini buldum denemek lazım proje büyük . Ya olursa eloktro manyetiklerin dalgalarının çakıştırılarak kapı şekli denemek lazım.

Yorumu gönderen: Muhammed Atan, 02.11.2016, 17:34 (UTC):
Bakın Beyler Bayanlar Size Bi Soru " Bir insanda Merak Olmadan Ve İlgi Duydugu İşi Yapmadan Şuan tartıştığınız Işık hızı veya benzeri konular nasıl var olucaktı"

Albert Einstein'ın dediği gibi Ben Zeki Biri Değilim Sadece meraklı biriyim. Sorduğum Soruyu Düşünün Beyler Bayanlar :)

Hem Ben Fizik Biliminin Çok Biyik Bir Hayranıyım..

Yorumu gönderen: Genç zaman yolcusu, 24.10.2016, 09:32 (UTC):
   Aziz Augustinus, Şeklinde Yazılıyor

Yorumu gönderen: yorumcu, 21.09.2016, 22:28 (UTC):
zaman kavramı insanlar için dünyanın kendi ekseni ve güneşin etrafında dönme süresi hesaplanarak bulunmuştur ama dünyaya uzaydan bakarsanız dünya için zaman her 365 gün 6 saatte bir sıfırlanır yani başladığı yere döner güneş içinse henüz zaman kavramı görecelidir ve nasıl hesaplanacağı belli değil lafın kısası zaman kavramı sabit bir kavram olmayıp bu kavramın aşılıp aşılamayacağı da şimdilik muammadır.Zamanda yolculuk kavramı ele alınırken sadece insanların kendileri için bulduğu zaman kavramını değil tüm evreni kapsayan zaman kavramını bulursak çözeriz.

Yorumu gönderen: metriks, 16.09.2016, 21:49 (UTC):
belki zamanda ileri doğru yaşayarak giderken bazı yerlerine bu zamanı değiştirecek bilinçli veya bilinçsiz sıçrama noktaları koymuş olabiliriz veya bunu kainat koymuş olabilir.Eğer yaşadığınız bu zaman çizgisinde bu sıçrama noktalarını bulabilirsek geçmişe gidebilme olasılığı olabilir.Kafa karıştıran nokta konulan her bir sıçrama noktası geçmişte kalıyor burda devreye ilerde koyulacak sıçrama noktasını önceden bulacak makine veya aygıtı bulmak.Diğer sorun ise bu noktalar geçmişte ise geleceğe nasıl gideriz çünkü henüz sıçrama noktası oluşmadı ve oluşan her nokta geçmişe dönük oluyor.Henüz yaşanmamış bir gelecek zamanına sıçrama noktası oluşabilir mi?
yaşanmamış gelecek bir zamana sıçrama noktası oluşabilirse o zaman çizgisinin bir hikayesi olması gerekir(bu başlangıcı ve bitişi var demek)sonsuz zamanın başlangıcı ve bitişi var mıdır? (insan ırkı için en uzun yaşıyan insan 120 sene yaşadığından dolayı 0 ile 120 sene gibi bir süre zamanın insan olarak kaldığı başlangıç ve bitiş dönemi olabilir ama kainat için ne kadardır?)zaman çizgisi önü açık düz bir çizgi gibiyse zamanda ileri gitmek o anı yaşama hızından daha hızlı bir şekilde olamaz ama daire gibi devamlı dönen bir sirkülasyon içindeyse olabilir.

Yorumu gönderen: memoza, 13.09.2016, 22:16 (UTC):
bence zaman zamanda yolculuk daha çok cisim olarak değilde daha çok süğüt bir varlık olarak mümkün olabilir buda bir insanın beden olarak değilde fiziksel olarak değilde ancak fizik ötesi olan ruh ile bunu başara bilir peki ama ruh misalen geçmişe giderse nerede barına bilir ona bır beden gerek bence bu beden onun kendi bedenınden başkası olamaz yanı kışı ancak kendı geçmişine gidebilir vede kendı bedenıne girebilir başka bedene değil .Başka bedene giremez tıpkı parmak izi gibi dna gibi kişinin kendisine ayit olan bir takım kodlar vardır ve bence bu kodlar ruh ile beden arasındakı bağlantıdır yanı ruh ancak kendı bedenınde yer alabılır .Bence bunu bu şekılde yapmaya çalışsınlar insanları kendı geçmişindekı bedenlerıne yollamaya çalışsınlar.belkı başarılı olurlar .Zaman yolculugu için en mantıklı yol bence bu yoldur. Tabi geçmişintekı bedenındekı ruhu nerede muhafaza edılecek onu bılemem işin bu kısmınıda bunu yapacak olanlar hal etsinler fikrin buraya kadar olan kısmı bana ayit .....

Yorumu gönderen: mehmet ali, 28.08.2016, 11:58 (UTC):
Zamanda yolculuga inaniyrm ve aslinda bunun yapildiginida varsayiyorum.nostradamus gibi kainlere bakin hayatlari hep bir karisik soru isareti olabiliyr.belkide ulu onder mustafa kemal ATATÜRK bile ....

Yorumu gönderen: veysl, 07.08.2016, 13:06 (UTC):
anlamsız zaman yolculuğu bana göre yoktur olsada günümüz çok karışırdı einstein o zamanda nasıl bilece bu kadar şeyi bana mantıklı gelmiyor hı olurm7 bilmem

Yorumu gönderen: Barış özdemir, 25.05.2016, 10:50 (UTC):
teoriyi buldum zamanda yolculuk yapabiliyorum tek eksiğim teknoloji birisi beni bulsun. zamanda geriye gitmek mümkün fakat geçmişten geleceğe yani buzamana geliyoruz burdan ileritye gidilebilir. bu bilgiyi hayata aktarmalıyım :)

Yorumu gönderen: EFE, 20.05.2016, 09:18 (UTC):
Zaman da yolculuk mümkündür, bu yolculuğu gerçekleştiren kişi ZÜLKARNEYN'dir.Detayları ve daha fazlasını KEHF SURESİ ayetlerinden görebilirsiniz.

Yorumu gönderen: ersen, 12.05.2016, 22:02 (UTC):
bence zamanda yolculuk için ilk önce paralel evrenleri keşfetmemiz lazım bulunduğumuz zaman çizgisinde sadece ileriye gidebiliriz ama başka bir paralel evrene sıçrayarak ( bu sıçrama solucan delikleri kullanılarak olabilir belki :)bunu açıklamak için bir kağıda düz bir çizgi çekin onun altınada ona paralel başka bir düz çizgi çekin ilk çizdiğiniz şuanda yaşadığınız zaman boyutu alttaki çizgi ise sizinle aynı anda yaşayan başka bir sizin olduğu paralel evren çizgisi(sizin yaşadığınız zaman çizgisi ile paralel evrendeki yaşayan bir başka siz arasında mutlaka bir fark olmalıdır ki sonsuzlukta oluşmasını sağlamış olsun bu fark çok küçük olabilir veya çok büyükte ama fark ne kadar küçükse paralel evrenin sizin yaşadığınız zaman çizgisine yakınlığı arasında fazla fark olmasın ve aralarında sıcrama mesafesi yakın olsun)sonuç olarak iki paralel zaman çizgisi arasında sıçrayarak ileri geri gidebilmek düşünsel olarak mümkün olabilir.(Bu paralel evren veya evrenler olayı nerden çıktı demeyin son zamanlarda dizilerde ve filmlerde de konusu çok çıkmaya başladı ben ilk Fringe dizisinde duymuştum.Eğer bir sonsuzluk kavramı varsa bu kavramın içinde sonsuz seçenek,sonsuz zaman ve sonsuz evrende olabilir ).

Yorumu gönderen: Sitepın havking , 26.03.2016, 01:14 (UTC):
Beyler olayı aslında tamamen somut düşünmek lazım bencede evet mümkün lakin benim teorimde şu;zamanda yolculuk gerekli şartlar saglandıgında olur fakat geri gitmek söz konusu degildir tam anlamıyla ileri gitmekte kısaca özetlicek olursam ışık hızında yolculuk yapıldıgı taktirde bi nevi zamanı kırmış oluyoruz bu kırılma sonucu zaman bizim için daha yavaş akmış oluyo mesela dünya yılıyla 50 yılı ışık hızıyla yaşarsak bizim için o 50 yıl takriben 20,25 yıl olmuş olacak yani biz uzaydan tekrar dunyaya geldigimizde dunyada 50 yıl yaşanmış olurken bizim sadece 20,25 yılımıza màl olmuş olcak umarım anlatabilimişimdir

Yorumu gönderen: tahmin, 12.03.2016, 19:08 (UTC):
Bence eğer zamanda yolculuk olma ihtimalı olsaydı.gelecegin gecmişii olan şimdiye coktan yolculuk olmuştu

Yorumu gönderen: Mehmet Ali , 01.03.2016, 07:06 (UTC):
Ne dersek diyelim gene herşeyi her olasılığı bize Zaman gösterecek

Yorumu gönderen: misafir, 20.01.2016, 03:42 (UTC):
Zaman makinesi : 100 milyon isik yili uzakliginda bulunan bir galaksiyi izlerken onun 100 milyon yil önceki halini izliyor olmamiz.

Yorumu gönderen: Selim, 29.12.2015, 13:02 (UTC):
Zamanda yolculuk diye bir şey varsa şuan çoktan zaman makinası yapılmıştır ve insanlar geçmişe gidip geçmişi değiştirebilirler.

Yorumu gönderen: NASA Uzaydaki Mustang'in Sırrını Araştırıyor, 29.11.2015, 19:49 (UTC):
Zamanın mevcut oluşu ve bunun organizmalar üzerinde yarattığı değişimi yaşıyor olmamız, bizim sonumuz olduğu gibi evrenin de bir bitiş noktasının olduğunu ,3. boyutu yaşayıp einstein'ın 4. boyut olarak nitelendirdiği zamanı (geçmişi belki de geleceği) çeşitli basit kayıt mekanizmalarıyla elimizde tuttuğumuzu görebiliyorsak yolculuğu da mümkün kılacak ışığı keşvetmemize az kaldı demektir.

Elinize bir kağıt alın ortadan ikiye katlayın. bir kalemle herhangi bir yerinden delin. Açın tekrardan katladığınız sayfayı. Bir deliği bulunduğunuz yer olarak düşünün diğer deliği ise milyar ışık yılı ötede bir nokta olarak. Mümkün olmayan bir yolculuğu evreni ikiye katlayıp (kırılma) delerek (karadelik) kalemle (american mustang -bununla gitmek istedim :)) ulaşmamız şimdilik düşünsel yolla mümkün.

Aziz Agustin'in sorusunu tekrar sormak istiyorum şimdi ;

"Zaman, geçici bir şey midir, yoksa her zaman mevcut olmuş mudur"

Bu arada benim gibi yanmış beyinlerle karşılaşmak ayrıca sevindirdi :)

Yorumu gönderen: Dincer Nevin, 30.10.2015, 19:26 (UTC):
benim bu konuda hic fikrim Yok daha basit bir turceyle anlamak istiyorum. Izafiyet teorisi hakkinda bilgilerinizi aktarirsaniz sevinirim. Cunku bu konulari ilk defa okuyorum . Tesekkur ederim.

Yorumu gönderen: Maeglin, 28.09.2015, 20:56 (UTC):
Zamanda yolculuk yapmanin tek yolu karanlik madde enerjisini kullanmaktir yapilmasi gereken tek şey çarşaf gibi kabul edilen Uzayi karanlik madde enerjisiyle Delik acmak ve o delikle boyut atlamak mumkun ama farkli boyutlarda bizim binlerce yansimamiz olabilir binlerce yasanan ayni olay ve binlerce ve o olaylarla ilgili karsilasilan farkli sonuclar

Yorumu gönderen: ben de üstün zekalıyım, 20.09.2015, 17:45 (UTC):
4. boyut zamandır.Dünya dönerken uzayı büker.Bu bükme sonucu zaman sapmaları oluşur.mesela bazen evde televizyon bir anda açılp kapanır bu palalel evrenle alakalıdır yani 4. boyutla. +. boyutta olan bir şey buraya yansımıştır. aslında palelel evrende yaşayanlar da biziz bu olayı annamanız için Yıldızların Arasında adlı filmi izleyin.O filim size bu olayı bende iyi anlatıcaktır.Bu arada ben yalnızca 11 yaşında bir kız çocuğuyum TÜZYEKSAV Kolejine gidiyorum.

Yorumu gönderen: Asıl Gerçek, 14.09.2015, 11:44 (UTC):
Benim düşündüğüm teori'de bu arkadaşlar Allah Kur'an-ı Kerim'de bahsediyor biz insanın beyninin hepsini kullanmasını sağlasaydık bu onlara zarar verirdi gibi bir şeydi tam hatırlamıyorum ama bizim beynimizde evrendeki tüm gerçekler var ve düşündüğünüz her şey beynimizle gerçek olabilir ama biz sadece bunun çok azını bilmek zorundayız yoksa bu herkese zarar verir her şeyi düşünen ALLAH(c.c) elbette bunu da düşünmüştür. Zamanda yolculuk var bulunabilir ama Allah buna bence izin vermeyecektir yoksa dünyadaki adalet ortadan kalkar.Birde şöyle düşünün Allah Kur'an'da diyorki Her canlı ölümü tadacaktır bu demekki zamanda geri gitseniz bile sadece bunu biz farkederiz ama diğer insanlar için bu aynı kalır eğer herkes farketseydi çok farklı olurdu.

Yorumu gönderen: Hüsamettin Aşkın, 14.08.2015, 17:24 (UTC):
Bence zaman yolculuğu mümkün değil.. Yani bi düşünün zamanda geriye gittiniz ve babanızı öldürdünüz.. Mantıken sizin de hiç var olmamış olmanız gerek.. Bu teori benim değil ve bazı bilim adamları bu teoriyi şöyle çürütüyor; Birbirine paralel evrenler olduğunu söylüyorlar... Yani her an sanki yeni bir evren oluşuyor ve biz oraya gidiyoruz.. Ya da tüm evrenler zaten vardı ve biz durmadan aralarında tek yönlü olarak geçiş yapıyoruz.. Peki bu evrenin içindekileri belirleyen bir önceki evrendeki olayları değiştirirseniz mantıken yine bu evren hiç oluşmamış olmuyor mu?? Diyelim ki evrenler oluştuktan sonra birbirleriyle bağı kopuyor.. Peki önceki değiştirdiğimiz evren , sonrakinin yerini alacak bir evren yaratmıyor mu ?? Yani evrenler paralel ise ve bir sonraki evren zaten varsa ve siz onunla aynı hizada başka bir evren yaratırsanız, bu iki evren çakışmaz mı ?? Ve bence bu evrenin sonuna neden olur.. Sonuç olarak zamanda yolculuk yapılabilse bile evrenin sonunu getirir..

Yorumu gönderen: yalnızca tahmin, 04.08.2015, 20:01 (UTC):
Aa ben metin bu arada yorumlar nasıl düzeltilir bilmiyorum da :))

Yorumu gönderen: yalnızca tahmin, 04.08.2015, 19:50 (UTC):
Size şunu söyleyebilirim arkadaşlar; zamanda yolculukmu hayalinizi yıkmak istemem ama ilk kuralı unutuyorsunuz madde ve enerji asla yoktan var Vardan yok edilemez.yani bir zaman da seyahat söz konusu olursa
Karşınıza aynen şu çıkar ayrildiginiz zaman diliminde bir boşluk geldiginiz zaman diliminde bir fazlalık olur ve zaman dilimleri arasında bir dalgalanma olur yani düz zaman cizgimizin bir bölümünde bir boşluk bir bolumunde bir taşma olur kisaca tüm zaman dilimleri yok olur.
Sonu kesin değil ama su gerçek boşluk alanı doldurmak için bir dalgalanma geldiğiniz evreni yok eder. Gittiğiniz evrende ise ulaştığınız anda tüm evrenin size baskısı olur ve bu baskı tarif edilemez.
KISACASI böyle bir zaman yolculuğu yapılabilir olsa bile vereceği zarardan dolayı gelecekte yasak olurdu
Unutmayın bu sadece benim hayal gücümün düşündükleri
:D

Yorumu gönderen: nurefşan, 03.07.2015, 00:42 (UTC):
bu yolculuğu maddeye dayandırmak aptallık olur. zaten maddeyle bağdaştırılamadığı için yıllarddır çözülemiyor. iş tamamen madde dışı tamamen beyinle çünkü şuan oluşturduğumuz madde boyutları bile beynin bir ürünü. geçmişe gideceksek de bu beyinin yeniden hayal etmesi durumu olabilir ki bu yolculuğu daha önce yapan insanlar da olmuş. ama beyni istediğimiz zaman bu yolculuğa hazır hale getirme durumu işte işin kilit noktası. bunu da ancak yüksek bir beyin kontrolü sağlayablir. zamanda yolculuk da iki çeşit bence kendi bulunduğun ortamda ve bu ortamın dışında olan. uzayda zaman yolculuğu aslında ışık hızına ulaşmak diye anlandırılabilir. ama dünyada m.ö. gitmek için madde ddeğişimi de gerekir.

Yorumu gönderen: Teknika, 11.05.2015, 12:00 (UTC):
Bence zamanda yolculuk için hiç bir makine ve cihaza gerek yok! Hatta ben buna eminim diyebilirim. Yıllardır süren ciddi araştırmalarım var. Hatta önemli tespitlerim de var.

Bu sadece düşünce yoluyla ilgili bir durum. Nasıl ki kafamız çok yoğunsa, zamanın nasıl geçtiğini bile anlamıyoruz. Aynı şekilde zamanda yolculuk için beynin derinliklerine ulaşabilmek de zamanda yolculuğun kapılarını aralayacaktır! Eski bir zamana gitmek, geleceğe gitmekten daha olası bir durum. Mesela eskiye gidip, şimdiki tecrübe ile pek çok hata düzeltilebilir. Bu gerçekten mümkün görünüyor! Çalışmalarım devam ediyor.

Yorumu gönderen: emre, 19.03.2015, 10:24 (UTC):
bence zamanda geri gelmek için zamanın kaynağını bulmalıyız
bu şekilde zamanda geri veya ileri gidilebilir

Yorumu gönderen: batuszn, 25.02.2015, 19:20 (UTC):
Zamanda yolculuk yada sıçramak bu mümkün olabilecek bir ola ama asıl sorun bunu nasıl geçmişe veya geleceğe yollaya bilecegimizdir bir insanı atomlarına ayırabilir tekrar eski haline getirebilirsiniz ama bunu nasıl geçmişe veya geleceğe yollayacaz bir insanı veya nesneyi atmalarına ayırmak ona zamanda yolculuk yaptirabilecegimiz anlamına gelmez atom gözle gorulur elle tutulur bi şey degildir ama ama evrende kapladığı bi alan vardır biz onu gidemiyoruz diye onun zaman yolculu yapacağını veya bir yerden bir yere isinlanacagini zannetmeyelim zaman yolculuğu öyle karmaşık bir olaylı bu isin içinden çıkmak neredeyse imkânsız geçmişe yolculuk yapabiliriz ama ayni boyutlarda bulunamayiz herkesin doğduğu ve öldüğü bir zaman vardır biz bunun ne gerisine nede ilerisin de bulunabiliriz dünyanın evrenin kuralıdır bu zamanda sadece yolculuk yapabiliriz ama geçmiş ve gelecekte bulunamayiz arada boyut farkı var bu kuralı ihlal etmek imkânsız eğer geçmişte ve gelecekte bunu bilseydik yaşan ve yaşanacak olan her olayı değiştire bilir ve bir felakete yol acabilirdik evren yaratılırken bunların hepsi hesaplanmış ve bu boyut farkları ortaya çıkmıştır boyutları asmak imkânsız.
Kısaca zamanda yolculuk yapılır ama boyutlar aşılamaz. Benim görüşüm.

Yorumu gönderen: ŞEFİK KORAY, 13.02.2015, 14:50 (UTC):
CANIM OĞLUM , SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM, BİTANEM ARAS IM.

Yorumu gönderen: ali beşaltı, 07.02.2015, 12:16 (UTC):
evrende yolculuğa gelince bende bir teori paylaşayım insanı atomlarına ayırıp geri birleştirilebilirse işte o zaman bu mümkün olur yani insanı oluşturan şifreyi çözmek lazım buda her bir organı oluşturan dna rna ve daha bilinmiyen diyer şifreler e ayrıştırmak ve daha sonra bunu istenildiği kara deliğe ve
gönderilir yada geçmişteki kişiyi bu zamanda oluşturabiliriz daha çok ayrıntılı hesaplamalarım var zamanla anlatırım

Yorumu gönderen: Cr7, 02.02.2015, 14:41 (UTC):
zaman bi somutluk dgl evet ama var bu nedenle yolculuk sadece gtmk dgl kutlesi hzli olan birseyinde zamanda yolculuk ypmasi mumkun pararel evrende bukulme olabilir kendini baska bi dunya baska bi sen olark grrblirsin. Kitaptada alemden aleme boyuttan boyuta gececgmz syleniyor

Yorumu gönderen: rahman, 27.01.2015, 21:43 (UTC):
Kuran ı anlamak mesele bence.o boş bir kitap değil.

Yorumu gönderen: kenji, 24.01.2015, 13:42 (UTC):
hayat boş

Yorumu gönderen: Dr.Arda, 25.10.2014, 19:36 (UTC):
Arkadaslar zamanda sicramak mumkun...Yaziyi yazan arkadas guzel bi yazi yazmis.einstein in teorilerine gore zamanda geri gidilebilir...diyorsunuz ki neden gelecekten gelenler olmadi...belki geldiler ama farkli bir dunya cizgisinde olduklari icin biz gormedik.diger dunya cizgisindeki ben ve su an ki ben ayni kisiyiz ama tamamen farkliyiz...orda ki ben dunyanin lideri iken burdaki ben siradan biri olabilirim.yani gelecekten gelenlerin bizim dunya cizgimize dusme olasiliklari 10 uzeri 37 de 1 dir.Ayrica John Titor adli bi zaman yolcusu da 2000 yilinda bizim dunya cizgimize gecis yapmayi basarmisti...Uzun lafin kisasi insan akli herseyi basarabilir.Milyonlarca cihaz icat ettik.Kameralar bilgisayarlar jammerlar uydular...Tum bunlari yaptiysak zaman makinesi niye yapamayalim ki :).belki simdi degil ama gelecek teknolojisi ile yapilabilir

Yorumu gönderen: İhsan Altuğ, 21.10.2014, 18:59 (UTC):
Büyük patlama teorisi. Teori doğru ama yanlış temellere dayanıyor. Çünkü büyük patlama maddenin tamamının patlamasından değil anılan maddenin zerresinin patlamasından bir yöne doğru patlamasından oluşuyor. zerre patlarken asil olan madde halen yerinde duruyor. Sonsuz çekim gücü halen etkin, Büyük patlama sonrasında evren tek bir yöne doğru genişliyor. genişleyen evren teorisi de bu açıdan doğru. ama evrenin genişlemesi sona erip büyük birleşme meydana geldiğinde ki buna kıyamet deniyor her şey aslına dönecek bu da doğru. Sıkı durun büyük birleşme büyük patlamadan çok daha hızlı ve tersine doğru olacak. Bu şekilde kıyamet alametleri de gerçekleşecek. Tıpkı bir filmin hızlı bir şekilde geriye sarılması gibi, tıpkı insanın ölüm anında hayatının bir film şeridi gibi hızlı bir şekilde gözünün önünden geçmesi gibi bunlar doğru.
Hatalı olan şu; Evren ve kainat uzay içinde yüzmüyor. Tam tersine evren kainat tüm galaksiler her şey zaman denizi içinde yüzüyor. Zaman denizinin sonu şu anda belki yok ama başı büyük patlamanın gerçekleştiği ana maddenini bulunduğu yere dayanıyor, Olayı bir huni gibi düşünelim huni sınırları zaman iken içindeki tüm herşey kainat kosmoz bu huni içinde yer alıyor. ve ilerliyor. Bu ilerleme bir yere kadar olacak. ondan sonra büyük birleşme olacak.
Evrenin merkezi de bu hesaba göre yanlış yerde aranıyor.
Gelelim zamanda yolculuğa:
Kuranı Kerimde alemlerden bahseder belki binlerce alem vardır. Bu alemlerin hepsini alt alta çizgiler şeklinde çizelim bunlardan birisi de bizim içinde bulunduğumuz alem olsun. yukarıda çizdiğimiz çizgiler başka alemler, aşağıda çizdiğimiz çizgiler ise başka alemler olsun.
Aşağıya ve yukarıya çizmiş olduğumuz alemlerdeki çizgiler bizim dünyamızın bir kopyası aralarındake tek fark yukarıda yer alan çizgilerdeki alemlerin geleceği, aşağıda çizdiğimiz çizgilerdeki alemlerin ise bizim geçmişimiz olduklarıdır.Alemlerin hepsi dünyamız ve içinde yaşayan bizler ile alakalıdır. Alt çizgiler değişik periyodlar ile bizim geçmişte yaşadıklarımız, üst çizgilerde yer alan alemler ise aynı şekilde bir periyod içinde gelecekte yaşayacaklarımızdır. Tüm alemler iç içedir. Bir alemden diğer aleme geçiş mümkündür. Bunu yapan insanların varlığı da beğenmeseniz bile kesindir. örneğin Nostradamus gibi. Olay sizin atlama yaparak hangi aleme geçip, hangi alemleri gördüğünüzdür.

Yorumu gönderen: loveiyoloji , 24.09.2014, 17:14 (UTC):
bilimsel olarak her şeyin açıklaması olduğu gibi dinsel olarak da her şeyin bir açıklaması vardır

Allah göklerin ve yerin aydınlığıdır. Onun aydınlığının örneği: İçinde lamba bulunan bir oyuğa benzer. Lamba bir camın içerisindedir. O cam ise incimsi bir gezegen gibidir. Yakıtı, doğuya da, batıya da ait olmayan, bereketli bir zeytin ağacındandır. Bu ağacın yağı, neredeyse ateş dokunmasa bile aydınlık verir. Aydınlık üzerine aydınlıktır. Allah, dilediğini kendi aydınlığına yöneltip iletir. Allah insanlara örnekler verir. Allah her şeyi bilmektedir.24- Nur Suresi

Binmeniz ve süs olarak atları, katırları ve eşekleri yarattı. Ve daha bilmediğiniz birçok şeyi de yaratır.

bu açıklamalarında aydınlığı kullanırken, insanların ileride aydınlanmasına yarayacak ampul ve elektriğe de işaret etmektedir.

Arabayı oluştururken kullanılan tüm ham maddeler, bu hammaddelerin alabileceği tüm muhtemel şekiller, arabanın yakıtı olacak petrol, tüm bu maddelerin bir araya gelip, çalışacağı Evren'in kuralları hep baştan vardır. Yani tüm buluşlar da örnek olarak ele aldığımız araba da aslında Evren'de potansiyel olarak mevcuttur. Evren'i yaratan Allah, tüm bu icatların var olabileceği şekilde Evren'i düzenlemiştir
vb...araştırıp bunları öğrenebilirsiniz dinen ve mantiken düşündüğümüz zaman böyle bir şeyin olması mümkün değildir.çünkü bunları yapabilecek tek varlık allahtır

Yorumu gönderen: evladibere, 22.08.2014, 13:24 (UTC):
gökten meteor taşları yağdığını düşünün,ilk yapacağınız şey nedir?SIĞINMAK.neye yada nereye.size güven veren size zarar vermeyecek bir yere.En yakınınızda bir ağaç olduğunu düşünün,ilk olarak onun altına girmem diyen varmıdır ki?sığının sığınırsanız bir şansınız olabilir.Yada !!!

Yorumu gönderen: murat, 25.07.2014, 08:03 (UTC):
bence fizikçiler kendinden büyük işlere kalkışmışlar böyle bir makinanın olması doğa kanunlarına aykırı olduğu gibi olması imkansız bir teori'dir.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 41845885 ziyaretçi (111579306 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.