Ekminezi
 

ekminezi, hipnoz

Ekminezi

Hipnoz veya psikolojik ayrışma halindeki süjede, içinde bulunduğu yaşamındaki ya da geçmiş yaşamlarındaki (enkarnasyonlarındaki) izlenimlerin tekrar canlanması olayına ve bunu sağlayan yönteme verilen addır.

Grekçe "ektos" (dışında, dışta) ve "mnimi" (hafıza) sözcüklerinden türetilen terim, ilk kez Fransız araştırmacı Dr. Pitre tarafından kullanılmıştır. Ekminezi olayında, hipnoz haline giren süjenin, "anıları hatırlaması" değil, eskiden cereyan etmiş olayları "yeniden yaşaması" söz konusudur. Ekminezi deneylerinde, süjenin uyanık haldeyken tam hatırlayamadığı veya tamamen unutmuş olduğu olayları bile tüm ayrıntılarıyla yeniden yaşadığı görülmüştür.

Ekminezi, reenkarnasyonun en önemli kanıtlarından biri olarak kabul edilir. Çeşitli ekminezi deneylerinde, yabancı dil bilmeyen süjelerin yabancı dil konuştukları, hiçbir müzik aletini çalmasını bilmeyen süjelerin de org ve piyano ile klasik müzik yapıtlarını çaldıkları görülmüştür.

Süjelerin geçmiş yaşamları (enkarnasyonları) ve yaşadıkları ev hakkında verdikleri ayrıntılı bilgilerin de, sözü edilen yerlerde yürütülen soruşturmalar ve eski kayıtların incelenmesi sonucunda doğru olduğu anlaşılmıştır.

Hipnoz yoluyla ekminezi üzerinde en fazla çalışmış kişilerden biri olan ABD'li psikolog Helen Wambach, 1088 süje üzerinde yaptığı ekminezi deneylerinin verileri sonucunda, ekminezinin reenkarnasyondan başka bir açıklaması olamayacağı sonucuna varmıştır. Psikolojik ayrışma yoluyla ekminezi yöntemini Dr. Bedri Ruhselman geliştirmiştir.

KAYNAK BELİRTİLMELİ





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: koyulhisarlımurat, 05.12.2014, 03:00 (UTC):
Nitekim bundan bir kaç yıl önce Ankara`da bir gruba "Beşir`li Kirami" ismiyle "ben bir meleğim" diye gelen CİN, Sultan Alparslan`ın 1071`de Romenos Diojen ile yaptığı savaşı bütün safhalarıyla anlatmıştır ki, akıllara hayranlık verir... Savaş safahatını ve Alparslan ile Diojen`in konuşmalarını aynen ve kendi ağızlarından, kendi şive telaffuzlarıyla ve kendi lisanlarında verip, sonra da onu tercüme eden bu melek! bütün hazirunu adeta büyülemiş; ve kendisine bir ilâhmışçasına orada bulunan bazı kişilerin bağlanmasına yol açmıştır.

Bu sebeple bu gibi olaylarda operatörün yâni hipnotize eden şahıs ve hazirunun karşısına daima o kişi uyuduktan sonra bir CİN çıkmakta ve onların sorularını cevaplamaktadır.

Bu yüzden de asla reenkarnasyon diye bir şey olmayıp, meydana gelen görünümlerin içyüzü anlattığımız şekildedir...

Yorumu gönderen: koyulhisarlımurat, 05.12.2014, 02:53 (UTC):
işin aslı: ruh`la (!) temas sağlandığı iddia edilen celseler, esasında Ruh`la olmayıp, o kişinin yapısına uygun bir CİN ile görüşmeler şeklindedir. Ve yine daha önce anlatmıştık ki, CİN`lerin yaşama süreleri insanların ortalama 10 - 15 katıdır; hatta 1350 yıl önce doğmuş olup ve hala da hayatlarını sürdürenler dahi bulunmaktadır...

Ayrıca onlar için, bize göre gayb olan bir çok şey gayb olmayıp, her an göz altındadır.

Şimdi bu hatırlatmadan sonra gelelim bu olayın açıklamasına:

İnsan uyutulduğu andan itibaren beynin düşünce ve muhakemeyle ilgili olan devreleri bilinç kontrolundan uzaklaşıyor, ve beyin her türlü etkiye açık hâle geliyor.

Bu halde beden bütün fonksiyonlarıyla, o insanın yapıtaşına en uygun (frekanstaki diyebileceğimiz) CİN`in etkisi altına girmektedir. Artık o andan itibaren karşımızda az önceki insan değil de, bizle temas kuran CİN vardır.

Bundan sonra siz istediğiniz kadar o şahsı geçmişe götürmek isteyiniz, her an karşınıza o CİN çıkacak; ve kendisi için gayb olmayan geçmişi veya yakın geleceği tesbit ederek suallerinizi cevaplandıracaktır...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36853657 ziyaretçi (103019993 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.