El Gafûr İsm-i Şerîfi
 

el-Gafur, Allah, God, Esmaül Hüsna

El Gafûr İsm-i Şerîfi

Hazırlayan: Akhenaton

El-Gafûr, "kullarının günahlarını çok örten, onları cezalandırmayan ve bağışı bol olan" demektir.[1] Allah-u Teâlâ'nın Esmâ-i Hüsnâ'sından biridir. Kullarını dünya ve ahirette rezil etmeyen onların günahlarını gizleyen, örten ve günahlarından dolayı cezalandırmayan. Gafûr ve Gaffâr, mübâlağa ifade eden isimlerden olduğundan, yalnız Allah için kullanılır.[2][3]

Allah, iyiyi-güzeli açığa çıkaran, kötüyü-çirkini örtendir. Günahlar, çirkin davranışların neticesidir. Allah, dünyada üzerlerine örtü örtmek, âhirette de cezalarını vermekten vazgeçmek sûretiyle bunları örter.[4] Allah'ın affediciliğini ifade eden "Ga-fe-re" kökünden ism-i fâil olan Gâfir de Allah'ın sıfatlarındandır. Gafîr; günahkârı rezil-rüsvâ etmemek için hatasını gizleyen, onu cezalandırmayandır.[5] Kur'an'da iki defa geçen Gâfîr, mübâlağa anlamında olmadığından Allah'ın dışındakiler için de kullanılabilir: [3]

وَاخْتَارَ مُوسَى قَوْمَهُ سَبْعِينَ رَجُلًا لِمِيقَاتِنَا فَلَمَّا أَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ قَالَ رَبِّ لَوْ شِئْتَ أَهْلَكْتَهُمْ مِنْ قَبْلُ وَإِيَّايَ أَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ السُّفَهَاءُ مِنَّا إِنْ هِيَ إِلَّا فِتْنَتُكَ تُضِلُّ بِهَا مَنْ تَشَاء  [6]0

«Mûsâ, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Mûsâ, "Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helak ederdin. Şimdi içimizden bir takım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helak mı edeceksin? Bu sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen bağışlayanların en hayırlısısın" dedi.» (Araf 155) [7]

Allah, kullarını sadece bir kere değil defalarca bağışlar. Öyle ki, O'nun bağışlaması sayılamaz. Allah dünyada üzerlerini örtmek, âhirette de cezasını vermemek suretiyle bunu örter. Allah, insanı üç türlü örtü ile örtmüştür.

  1. İlk örtü; insanın ayıp ve çirkin görünen yerlerini gizleyen elbiseleridir.
  2. İkincisi; insanın fikir, düşünce ve hayallerini kalbinde gizlemesidir.
  3. Üçüncüsü ise; Allah kulunun günahlarını örtmüş, gizlemiş; günahlarını sevaba çevirmiş, sanki hiç günah işlememiş gibi ahirette yalnızca sevaplarını yazan kitaplarını vermiştir.[8][9]

Kulun Günahtan Türeyen Üç İsmi Vardır

  1. Zâlim. Bu isim şu âyette geçer: "Artık onlardan kimi kendi nefsine zulmeder.."
  2. Zalûm. Bu isim ise şu âyette geçer: "Çünkü o (insan), çok zalim, çok cahildir."
  3. Zallâm. Bu da şu âyette geçer: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım!"

Günah işlemede aşırı giden kimse, "Zallâm"dır. Sanki Allah, o kuluna şöyle söylemektedir: Ey kulum! Zulmetme ve günah işlemede senin üç adın vardır. Buna karşı benim de günahları bağışlama da üç adım vardır. Eğer sen günah işleyerek ve zulmederek "zâlim" olursan, tevbe ettiğinde ben de "gâfir" olurum. Eğer "zalûm" olursan ben de "gafûr" olurum. Eğer daha aşırı gider ve "zallâm" olursan, ben de "gaffâr" olurum. Bil ki, senin sıfatların ve günahların sana yakıştığı gibi sonlu ve sınırlıdır. Oysa benim sıfatlarım ve bağışlamam, bana yakıştığı gibi sınırsız ve sonsuzdur. Sınırsız ve sonsuz olan daima sınırlı ve sonlu olana galip gelir. Bu yüzden, ne kadar günahın olursa olsun asla bizden ümidini kesme. İçtenlikle tevbe edersen, kabul ederiz. "Dedi ki: "Sapıklar dışında Rabb'inin rahmetinden kim umut keser?" (hicr 26) [10]

Allah Teâlâ'nın mağfireti çoktur. Bir kulun kusuru ne kadar büyük ve çok olursa olsun onları örter, meydana çıkarıp da sâhibini rezîl etmez. Kusurları insanların gözünden gizlediği gibi, melekût âlemi sâkinlerinin gözünden de gizler. İnsanların görmediği bâzı şeyleri melekût âlemi sâkinleri görürler. Gafûr ism-i şerîfi, kusurların onların gözünden de gizlenmesini ifade eder.[11]

Günahların açıkça işlenmesi, teşhir edilmesi toplumun diğer fertlerine kötü örnek olacağı gibi, insan şahsiyetini de zedeler. İnsanlar yaptıkları kötülükleri başkalarının da işlediğini görünce psikolojik olarak rahatlar; musîbetin paylaşılması elem yükünü hafifletir ve o kötülüğün daha rahat ve cesurca işlenmesine psikolojik zemin hazırlar. İnsan, hayatının zayıf bir döneminde yapmış olduğu bir kötülüğü terk ettikten sonra unutmak ve başkalarının da unutmasını ister. Ancak günahını başkalarına anlatmışsa, insanlar onu hayat boyunca o kötülüğü ile hatırlayacaktır. Bunun için kötülüğün şuyûunun vukûundan daha zararlı olduğu kabul edilmiştir.[3]

Kişinin günahını gizlemesi bir nevi pişmanlık olduğundan, tövbenin kabulü için ilk adım sayılmış ve Allah, günahını gizleyen insanları affedeceğini bildirmiştir. Peygamber Efendimiz; [3]

«Allah, kıyamet gününde mümin kuluna yaklaşır, şefkatiyle örterek insanlardan gizler; "Şu, şu günahını biliyor musun?' der; kul, "Evet Rabbim biliyorum' der. Allah, tekrar "Şu şu günahını da biliyor musun?' der; o kul, "Evet Rabbim" der. Böylece o insan bütün günahlarını ikrar eder. "Artık ben kurtulamam." diye düşünmeye başlayınca Allah, "Ben senin bütün o günahlarını dünyada örttüm. İşte bugün de onları mağfiret edeceğim" der.» [12]

buyurmuştur.[3]

Hz. Ebû Bekir, Resûlullah'a, "Bana namazlarımda edebileceği bir dua öğret!" dediğinde; Peygamber Efendimiz "Ey Allah'ım, ben nefsime çok zulmettim, günahları ancak sen bağışlarsın, fadlından günahlarımı mağfiret et; şüphesiz ki Gafûr ve Rahîm olan ancak sensin" de buyurmuştur.[13]

Ebû Hüreyre anlatıyor. Hz. Peygamber'in şöyle dediğini işittim: «Bir kul günah işlediğinde: "Ya Rabbi! Bir günah işledim, beni bağışla!" derse Rabbi: "Demek kulum, günâhları bağışlayan ve cezalandırmayan bir Rabbi olduğunu bildi? O halde kulumu bağışladım" der. Sonra Allah'ın dilediği kadar bir süre geçer. Kul yine bir günah işler ve: "Rabbim! Bir günah daha işledim, beni bağışla" der. Rabbi yine: "Demek kulum, günahları bağışlayan ve ceza­landırmayan bir Rabbi olduğunu bildi? O halde kulumu bağışladım" der. Sonra tekrar Allah'ın dilediği kadar bir süre geçer. Kul yine bir günah işler ve: "Rabbim! Bir günah daha işledim, beni bağışla" der. Rabbi, üç defa: ""Demek kulum, günahları bağışlayan ve cezalandırmayan bir Rabbi olduğunu bildi? O halde kulumu bağışladım" der ve şöyle söyler:"Artık o, dilediğini işlesin.» [14][15]

Bu iki isimden kulun alacağı nasip, iki maddede özetlenebilir: İnsan nefis ve şeytana uyarak bir günah işlediğinde, derhal tövbe etmeli ve ümitsizliğe düşmemek için Allah'ın Ğafur olduğunu hatırlamalıdır. Kulun bu isimden alacağı diğer nasip ise, mü'minlerin hatalarını örtmesi, başkalarına anlatmaması ve onları bağışlamasıdır. İnsan, kendi cüz'î izzetine karşı işlenen küçük hataları affedebilmelidir ki, sonsuz izzet ve azamet sahibi olan Allah'a karşı işlediği isyanların affını dilemeye yüzü olabilsin.[16]

El-Ğaffar ismi cemilini açıklarken ifade ettiğimiz gibi Rabbimiz vücudumuzun içini kan, kemik, et, sinirle donatmış, ama dışımıza incecik bir cilt perdesi çekerek güzelleştirmiştir. İçimizden geçen kötü düşünceleri kapatacak bir perde vermiş. İşte el-Ğafur'a iman eden bizler de; hem kendimizde ve hem de başkalarında bulunan ayıpları, kusurları, günahları teşhir etmemeliyiz.[17]

Etimoloji

El-Gafûr, günahkâr kullarının günahlarını çokça örten ve onları sorgulamayıp, affeden demektir. "el-Gafr / merhamet etmek"in asıl anlamı setretmek, örtmek demektir. Boyanın kiri örtmesini anlatmak üzere de bu kökten gelen kelime kullanılır. Başı örten başlığa "el-miğfer" denilmesi de buradan gelmektedir.[18]

Bu kelime, sözlükte "bir şeyi örtmek, gizlemek, ıslah etmek, bağışlamak" anlamına gelen "gfr" غفر kökünden türetilmiştir ve 234 kelimede kullanılmıştır. Istılahta günahları örten, kusurları, hataları bağışlayan, mağfireti ve rahmeti çok ve geniş olan anlamlarına gelmektedir.

"el-Gafûr" ismi ise, Kurân-ı Kerîm'de 91 defa müstakil veya Esmâül-Hüsnâ'dan bazı isimlerle birlikte terkip oluşturmak sûretiyle tekrarlanmıştır. Bu isim, sadece iki âyette tek başına geçmektedir.[19][20]

لَقَدْ كَانَ لِسَبَإٍ فِي مَسْكَنِهِمْ آيَةٌ جَنَّتَانِ عَن يَمِينٍ وَشِمَالٍ كُلُوا مِن رِّزْقِ رَبِّكُمْ وَاشْكُرُوا لَهُ بَلْدَةٌ طَيِّبَةٌ وَرَبٌّ غَفُورٌ   [21]0

«Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir.".» (es-Sebe, 15) [22]

meâlindeki bir âyette, "Rabbun gafûr" şeklinde, 71 yerde ise Esmaü'l-Hüsnâ'dan "Rahîm" ismiyle birlikte "gafûr rahîm" terkibiyle kullanılmıştır. Aynı ismin tek başına varid olduğu âyetlerden birinde de yine "rahmet" köküyle bağlantılı olan "zü'r-rahme" terkibiyle kullanıldığı görülmektedir.[23][20]

Bu isim, beş defa "Gaffâr" şeklinde geçmiştir.

İmam Gazzâli, bu ismin yapısındaki mübalağayı affa konu teşkil eden günahların çokluğuna paralel geniş ve kapsamlı bir ilâhî mağfiret ile izah etmekte, günahların sadece bir kısmını veya bir türünü bağışlayanın bu isimle anılamayacağını belirtmektedir.[24][20]

Yine İmam Gazzâli, Ğaffâr ismiyle Gafûr ismi arasındaki ince farkı şöyle açıklar:

«Ğaffar, tekrar tekrar affeden demektir. Ğafur ise, affediciliği tam olup, afv ve mağfiretin en ileri derecesinde bulunan mânâsına gelir.» [16]

El-Gafûr İsm-i Şerîfinin Havvassı

  1. Bu ismi celilin 1286 defa tilavetine devam edenin günahlarını Cenâb-ı Hak, afv ve mağfiret buyurur. Kendisine karşı gazap ve düşmanlık zarar ve tesir etmez. Gazap anında kendini gören sükûnet bulur. Hiddetinden eser kalmaz.[1][9]
  2. Ya Gafur ismini zikredeni Allah af ve mağfirette bulunur. Fakirlikten kurtulur. Korktuklarından emin olur, korunur. Şiddet ve öfkeli kişilere karşı Ya Gafur ismi okunursa öfkeleri yatışır. Her farz namazının ardından Ya Gafur ismini okumaya devam edene; ruhaniler gelerek isteklerini yerine getirir.[25]
  3. Her kimde sıtma, baş ağrısı veya bir hüzün hasıl olsa, bu ismi şerifi bir kağıt üzerine üç satır olarak her satıra "Ya Gafûr" şeklinde üç kere yazar ve yanında bulundurursa, Allah-u Teâla ona şikayet ettiği şeyden şifa verir.[26]
  4. El-Gafûr ism-i şerîfini söyleyenin son nefeste Kelime-i tevhîdi söylemesi ve ölümü kolay olur. (Yûsuf Nebhânî) [27]

Kaynaklar ve Dipnotlar

[1] İmam-ı Gazali, "Esmaül Hüsna Şerhi", Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005, Mütercim ilavesi, s.233-234.
[2] Beyhâkî, "el-Esmâ' ve's-Sıfât", s.104-106.
[3] Zübeyir Tekkeşin, "Gafûr" maddesi, Şamil İslam Ansiklopedisi, www.sevde.de/islam_Ans/G/gafur.htm
[4] İmam Gazâlî, "Esmâü'l Hüsnâ", terc. Y. Arıkan s. 128
[5] Beyhakî, a.g.e., s.104.
[6] www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=5&sid=7
[7] www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=168
[8] Gazâlî, a.g.e., s. 128.
[9] www.biriz.biz/esma/esma35.htm
[10] İbn Kayyim & el-Cevziyye& İmam el-Kurtubî & Allâme es-Sa'dî & İbn Kesir & Beyhakî, "el-Esmâü'l-Hüsnâ", Derleyen: Hâmid Ahmed Tâhir el-Besyûnî - Eymen Abdurrezzak es-Sevvâ - Yusuf Ali Büdeyvî, Karınca Kitap.
[11] www.kuransitesi.com/Kuran/Esma-ul-Husna-2/?Goster=Gafur
[12] Buhârî, Mezâlim, 3.
[13] Buhârî, Ezân, 149; Müslim, Zikir, 47.
[14] Buhârî, 7507; Müslim, 2758.
[15] www.ihya.org/kavram/kavramlar-ansiklopedisi/dt-1297.html
[16] www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=9235
[17] www.davetci.com/99isim/esmaulhusna_gafur.htm
[18] Öğr. Gör. Akif Hayta (Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi), "Anneden Allah'a: Bağlanma Teorisi ve İslâm'da Allah Tasavvuru", s.52, www.dem.org.tr/ded/12/DED12mak2.pdf
[19] el-İsra, 25; el-Kehf, 58.
[20] Dr. Niyâzî Beki, "Abdülkâdir Geylâni ve Esmâ'ül-Hüsnâ Kasidesi", Sultan Yayınevi, İstanbul 2001, s.105-106.
[21] www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=5&sid=34
[22] www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=429
[23] Metin Yurdagür, "Âyet ve Hâdislerde Esmâ-i Hüsnâ", İstanbul 1999, s.142.
[24] Gazzâli, "el-Maksadu'l-Esnâ Şerh-i Esmâillâhi'l-Hüsnâ", tah. Muhammed Abdurrahim, Beyrut 1999, s.74.
[25] peygamberhayati.blogcu.com/allah-c-c-el-gafur-ismi-sirri-ve-faziletleri/7379475
[26] islamsayfasi.blogspot.com/2010/11/el-gafur-faziletleri.html
[27] sozluk.ihya.org/dini-terimler/gafur-el-gafur.html





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: leyla, 20.04.2015, 22:14 (UTC):
Rabbim tum gunahlarimizi merhametiyle örtsün inşallah.. Allah razi olsun emeği gecen herkese..

Yorumu gönderen: ahmet emir, 06.04.2015, 05:44 (UTC):
Allah razi olsun paylaşım icin



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36665145 ziyaretçi (102689566 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.