El Kaide Kimin Eli?
 

El Kaide Kimin Eli?

Yusuf Gezgin - Aktifhaber

Müslümanların tepesine binebilmesi için, ABD'nin eline koz veren bütün terör olaylarının arkasından EL-KAiDE çıkıyor. Pakistan'daki saldırıyı da "EL-KAiDE" örgütünün üslendiği deklere edildi.

Bozacı-şıracı misâli bir de EL-CEZİRE var; EL-KAİDE'nin saldırılarını savunan, yayan ve sahiplenen, haberini yapan TV kanalı.

Peki bu "El"ler kimin?
Kimin menfaatlerine hizmet ediyor?
Bu "El"leri kim veya kimler kullanıyor?

Malumunuz, gerek El-Kaide, gerekse El Cezire 11 Eylül sonrası zuhur etti. Bunların her ikisi de Yahudi-Evanjelik ittifakının Ortadoğu'yu yeniden yapılandırmak, İslam coğrafyası üzerinde operasyonlar yapabilmek için oluşturduğu taşeron kuruluşlar. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) için "kaldıraç" görevi görüyorlar. "Coğrafyamızda hedeflenen düzenlemeler" için gerekçeler oluşturuyorlar. Bunlar, ABD'nin saldırılarına, işgallerine meşruiyet zemini oluşturabilmek, dünyayı iknâ edebilmek için kullandığı global figüranlar.

Bugün, 11 Eylül saldırılarının ancak servislerin yapabileceği kadar sofistike bir kurguyla planlandığı konusunda otoriteler hemfikir. Patlamaların ABD istihbarat servislerinin işi olduğu artık pek çok mahfilde konuşuluyor. Hatta bizzat Amerikalılar "El-Kaide'nin bir CIA organizasyonu olduğuna dair" film çevirdiler. ABD, bu filmi tartışıyor.

EL-KAiDE ve onun, sadece El-Cezire çekimlerinde görebildiğimiz esrârengiz lideri Usame Bin Ladin, ABD ve Yahudi menfaatlerine büyük hizmetler verdi. Belki de Usame Bin Ladin diye birisi yaşamıyor? Belki batılılar "sanal bir Usame" üzerinden operasyon yürütüyorlar? Arada bir onun adına, Batılı yığınları tedirgin edecek, tehditler yayınlıyorlar ki, bu sanal kurgu sürdürülebilsin?

El-Kaide, epeyce yıpranmasına rağmen, hâlâ Batılı dostlarımıza ekmek çıkarmaya devam ediyor. Bu kadar pörsümüş, sorgulanan bir malzemenin yerine, "yeni bir İslamcı(!) terörist örgüt" çıkarırlar diye düşünüyordum. Ama Butto cinayetinde de bunu kullandılar. Yakında dünyayı karıştırmalarına katkıda bulunacak yeni örgüt veya örgütler çıkarmalarını bekliyorum.

Bu arada El-Cezire'de, 11 Eylül ve Irak işgâli sürecinde yararlı(!) hizmetlerde bulundu. Batı kamuoyunu terörün varlığı ve işgâlin gerekliliği konusunda iknâ için çaba gösterdi. Ladin'in ve eylemlerinin reklâmını yaparak, ABD politikalarının icrâsına ciddi destek oldu.

El-Cezire'yi pek çok kimse İslamcı zannetmektedir. Oysa bu kanalın İslam ülkelerindeki bürolarında bile, pek çok çalışanı gayri müslimdir. Üst düzey yöneticileri Batı-ABD eğitimlidirler. Çalışanlarında dinini yaşama, İslâmî değerleri yüceltme kaygısı yoktur. Hemen tamamı Batı tarzı, seküler yaşamı seçmiş kimselerdir. El-Cezire, gazetecilik yapmaktan öte Neocon-Yahudi hedeflerine gerekçe hazırlamak ve onların uygulamalarına inandırıcı malzemeler sunmakla meşguldür. Arada Usame Bin Ladin'den, El-Kaide'den haberler yaparak ABD'nin ürettiği korkunun gündemde kalmasına yardımcı olmaktadır.

El-Cezire, El-Kaide'nin ve Usame'nin gizli(!), özel(!) görüntülerini yayınlamakta, ABD'ye tehditkâr ifadeler kullanmaktadır. Bu diklenici tavır, bâzı Müslümanların, özellikle Arapların hoşuna gidiyorsa da; ben, El-Cezire'nin temel misyonunun Müslümanları ve dünya kamuoyunu manipüle etmek ve ABD politikalarına hazırlamak olduğunu düşünüyorum.

Bugün cehalet, fakirlik içindeki İslam ülkelerinde maalesef Usame'yi bir kahraman, El Kaide'yi cihat yapan bir örgüt olarak görenler vardır. Pek çok insan, El Cezire'yi ABD karşıtı, Müslümanlar lehine bir kanal sanmaya devam etmektedir.

Amerika Irak'taki askeri başarısızlığa rağmen BOP'tan, İslam coğrafyasının yapılandırılmasından vazgeçmiş değildir. istikrarsızlaştırma, çatıştırma, parçalama çalışmalarına aynen devam etmektedir. Bunun için sürekli etnik ayrılıkları ve mezhep çatışmalarını körüklüyor. Ortadoğu'da bir güç ifade eden ülkeleri yeni parçalara bölmek için elindeki bütün karıştırma araçlarını kullanıyor. Başarısız denemelere rağmen Türkiye de, hala karıştırılacak ülkeler kategorisindedir.

Bölgemizde ABD (Batı) ve İsrail menfaatlerine tehdit potansiyelinde olan ülkelerden birisi de Pakistan'dır. Zira, nükleer güce, stratejik konuma ve kalabalık Müslüman nüfusa sahip bu büyük ülkeden batılı dostlarımız huylanmaktadırlar. ABD ile geçinebilmek için bütün taklaları atmasına rağmen Pakistan, kurban olmaktan, BOP'a malzeme olmaktan kurtulamamaktadır.

Batının müttefiki Butto'nun, hem de EL KAiDE tarafından öldürülmesi ABD-Yahudi ittifakının Pakistan'ı ameliyat masasına yatırdığının işaretidir. (Pakistan'la problemlere sahip Hindistan'da Yahudilerin çok etkin olduğu da hatırlanmalı.)

Zayıf bir ekonomiye ve kırılgan bir toplum yapısına sahip, Sünni-Şii gerginliğinin yaşandığı dost Pakistan umarız bu kaos ve kargaşadan kurtulur.

İnşallah bu insafsız zâlimlerin operasyonuna vücudunu teslim etmez.




Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36855887 ziyaretçi (103024206 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.